Para Para Para - Money Money Money (Kar©glanin 25 Aralık 2015 Vaazi)

Para Para Para - Money Money Money

(Kar©glanin 25 Aralık 2015 Vaazi)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِذَا رَأَوْا تِجَارَةً أَوْ لَهْوًا انفَضُّوا إِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِمًا قُلْ مَا عِندَ اللَّهِ خَيْرٌ مِّنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِ وَاللَّهُ خَيْرُ الرَّازِقِينَ
-----
وَأَوْحَى رَبُّكَ إِلَى النَّحْلِ أَنِ اتَّخِذِي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ

Sadakallahul Aziym Cuma Suresi 11. ve Nahl suresi 68. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve izâ reev ticâreten ev lehveninfaddû ileyhâ ve terekûke kâimâ(kâimen), kul mâ indallâhi hayrun minel lehvi ve minet ticâreh(ticâreti), vallâhu hayrur râzıkîn.

-----

Ve evhâ rabbuke ilân nahli enittehızî minel cibâli buyûten ve mineş şeceri ve mimmâ ya’rişûn.

Meali :

Ve ticaret veya eğlenceyi görünce ona yönelip dağıldılar ve seni ayakta bırakıp gittiler. De ki: “Allah’ın katında olan şeyler, eğlence ve ticaretten daha hayırlıdır ve Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”

----

Rabbin, balarısına şöyle vahyetti: "Dağlardan evler edin, ağaçlardanda al ve insanların kurdukları çardaklardan bağlardan bahçelerdende al..."

Sadakallahul Aziym Cuma Suresi 11. ve Nahl suresi 68. Ayetler

---oOo---

İbni Abbas Radiyallâhu Anhümâ rivayet ediyor:

Peygamberimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem Medine’ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.

“Bu ne orucudur?” diye sordu.
Yahudiler “Bugün ’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı Firavun’u boğdurduğu gündür. Hz. Musa Aleyhisselâm şükür olarak bugün oruç tutmuştur” dediler.

Bunun üzerine Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem da “Biz Musa’nın sünnetini ihyâya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu tutulmasını da emretti.


(Ebû Dâvud Savm: 64)

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." - Atatürk.

Söz bir, söyleyen bir.

"Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ ibrâhîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
(Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in tebasina (ona tabi olanlara) yeniden can ver . Daha önce İbrahim'e ve Tebasina verdigin gibi. Bunlar icin (Bu ceşidliliği bize verdiğin için) bütün hamd ve teşekkürlerimiz sanadır.)

"Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârakte alâ ibrahîme ve alâ âli ibrâhîme inneke hamîdun mecîd"
(Allah'ım! Muhammed'i ve Tebasini (ona tabi olanlari) çoğalt. Daha önce İbrahimi ve tebasini (ona tabi olanlari) çoğalttığın gibi'. Bunlar icin (Bu ceşidliliği bize verdiğin için) bütün hamd ve teşekkürlerimiz sanadır.)


Yolculugumuza başliyoruz :

Nikolaus baba, yahut Nail babanin yaptigini Kinayanlar kücümseyenler cikmiş, neymiş Hiristiyan kültürüymüş, bunlari yapmayin diyen, fetva veren hocalar cogaldi. Bu kadar da angutluk olmaz ya.

Biz Hz Ali den ögrenmedikmi "ilimi bilgiyi Çin de de olsa alin" demedimi, ve Muhammedden (S.A.V) den ögrendik, bir güzellik eger bir yahudide de olsa, onda aşure orucu sakliysa bile, ondan sizde alin yapin demedimi ! kinama onlari öyle kücümseme ey mehdi askeri "Nail Baba" Nikolaus babada bizden, nerde güzellik var heps bizden olmali, yahudide de olsa, hiristiyandada olsa bir güzellik gip bizde alip yapariz. Amma birak o güzellik dalinin ismi ile anilsin, yok etme onu, tüketme onu, birak Nail - noel diye seven, noel baba diye sevsin, biz aşura orucu tutariz amma, o orucdan bir sevapda, o yahudi dindar adama gider, bir sevapda onu ilk başlatan ya musa ya, yada musa ümmetine gider, hic bunu düşüdünmü, bir sünneti başlatana bir misli yazilir, Zaten sünnet nedir denince : insanligin hayri ve faydasina olan bir amel, bir söz, bir fiildir sünnet demek. Güzelliik nerde olursa olsun, müslüman onu bulur alir, amma onu tüketmez, bilkis onu bereketlendirir, çogaltir. Tüketmeyiniz cogaltiniz. dün bunu söyleyen hocalarin bazisida, trene binilmez gavur icadi diyordu, bu gün yedigi catal kaşiga varinca, namaz kildigi seccadeye varinca gavur denenlerin yaptigi, ahmakligin lüzumu yok.
Allah kuranda buyurmuyormu "ey insanlar hep birlikte Allahin ipine sarilin kutuplaşmayin."
gecenin gündüzü dövdügü nerde görülmüş, gündüzün geceyi dövdügü nerde görülmüş, hic patirtisiz gürültüsüz gece cekilir, gündüz gelir. gündüz cekilir gece gelir, varmi bir kavga? varmi bir kavga? kiş gider bahar gelir, bahar gider yaz gelir, yaz gider,.... varmi kavga, Allah bu carki ne güzel koymuş, nasil rayinda hic sekte olmadan akar gider degilmi ?
Siz benim bazen kizip sinirlenişimi degil, sakin ve akli tam ile söyledigim, durdugum vakitleri örnek alin, hic o hiddetli zamanlarim, akilimi öfkenin örttügü zamanlarim örnek alinirmi. Temsili mana ile hic icki icen adam örnek alinirmi, ne güzel iciyor denirmi? kumar oynayan adam "bak ne güzel kumar oynuyor deyip örnek alinirmi !! niye benim KIZGIN halimi örnek aliyorsunuz. herşeye itiraz eder oldunuz,dünyada kavga cikarir oldunuz. Kış yani Winter sadece kavga ile gelmez, Allah, normal bir ray koymuş, saat 12 ye gelince yelkovan akrep tepede, 6 ya gelince altta, 3 e gelince sagda, 9 da solda öyleyse zamanin sahibi onlara ayar cekip, ayarlayinca, onun işine karişmasaniz, saat 12 ye, yani 21 Aralik a gelince zaten winter olcak amma, herkes birde ben tikimi sokan diyor, işe karişiyor !!!!! ve yine saat iki defa 12 ye geliyor bir bize kuzeydekilere Winter, birde güney kutbuna winter oluyor yani, allahin kainta koydugu yasalar ne güzelken, niye siz icki icen adami begenirmiş gibi yapiyorsunuz.

---oOo---
önemli bir konuya degincegim:
Sui icmek Dimaga Format atmaya benzer, bütün eski bilgileri sil ve baştan başla demek gibidir. dimagi temizler ve önceki tatlari siler, ve sen yeni birşey yiyince, onun tam tadini alirsin, amma günümüzde öyle hale geldiki yiyecekler damaga sivaşiyor, ve su icmek onu temizlemiyor, neden GDO su (genetigi ile) ile oynaninca, işde tabiati bozuldu hepsinin, ve SIVAŞIK oldular. ya su bozuk, yahutda yiyecekler bozuk ,cünkü damakda eski yedigmiz tadlarin esintileri kaliyor, ve artik insanlar doyumsuz ve tad almaz oldular, doymuyor ve obur oluyor, halbuki doydum hissini, damak tadini alinca verir vücut . damagin tad alabilmesi icin bazen damaga format atip, su ile silip baştan başlamasi gerekir.

---oOo---
Dünyadaki elementler belli iken, dünya ya sonradan inenler
1- Adem,
2-Havva
3 -şeytan
ve birde cennet bekcisi
4-RIDVAN

yani dünyaya sonrdan inen dört element KAN - TUZ - DEMiR - BAKIR maddeleri. adem va havva bölünmez ikili yani Tuz "NACl" sodyum klorür. hep ben bunu NACL diye degilde Naci diye okumuşumdur böyle bilmişimdir.
ve gecen haftaki konudan kaldigimiz yerden devam edersek, Azazil "Ademe secde etmeyecegini, onun önünde egilmeyecegini, dimdik duracagini ibraz etti" dedi ve durdu, işde onun o isyani olmasa idi, demirde kolayca egilen bir madde olurdu, ve demir kolayca egilmez, o yüzden dünyadaki konstruktion malzemesi olarak en fazla Demir kullanilir, mesela arabanin iskeleti, yine alet erdavatlarin iskeleti, fabirkalardaki makinalarin iskeleti, evlerde direklerin icine konan demir cubuklar, yine tavanlardaki, tatlisesin de ördügü demir örgü, dabanlardaki demir örgü, Demir yani dik duran egilmeyen şeytan, hani şeytan bize asi geldiydi, lan angut hoca, angut alim, onun isyanida bizim icin rahmet. onun isyan ediyor olmasi, bizim işimize yarar olmasini sagladi, ve demiri onun icin böyle, dik diri tutmak istedigmiz heryerde konstruktion malzemesi olarak kullaniyoruz. yani melekerin hepsi itaat ederken egilirken secde ederken, elbet bir tanede dik duran olcak, ahmak hoca.
şeytan dahi senin emrine aamede olmuş vaziyette, ve şeytan dermiş zaten insani saptirdikdan sonra " ben Allah dan korkarin, ya sen Sapitan ahmak neye güvendinde isyan ettin" dermiş.

Ve Demir dünyamiza nerden inmiş olabilir? tabiki en yakin ihtimal merkür, ve merkürü demir diyorlar ,öyle ise, Azazil veya şeytan merkürün ruhu, canli hali demek olur . onun elementar hali işde demir ve merkür. ve deniyorki : şeytan aleyhillane dünyayi saniyede 24 defa dönebiliyormuş, yani merkürün güneşin etrafini öyle cabuk döndügü hesap edilirse, dünya kadar kücük bir gezegeni elbet 24 defa dönebilir, cok hizli bir varlik yani, ve o yüzden demirin elektronlari cok süratli dönüyorlar yörüngelerinde, ve daha önceki sohbetlerde bahsettigimiz maddelerdeki sertlik hissi meselesi ve o yüzden biz demiri cok sert diye biliyoruz işde.

---oOo---
Gelelim Vaaza ismini veren konuya paraya.
Hay şu Lidyalilarin, Allah cezasini versin diyecek oluyorum, amma demiyorum, hep kavga, dünyanin bütün kavgasi bu para yüzünden, ve o parayi ilk onlar buldu keşfetti, o benim, bu benim davasini başlatan şey, mesela : cünkü bunlar benim,: ben satin aldim, cünkü benim : ben kazandim, cünkü benim: benim malim mülküm, benlik ve şeytanlik davasi, ve bu kavgaya sanki onlar sebeb olmuş gibiler, ve amma yinede Allah cezalarini versin demiyorum, bu dünyanin carki artik parasiz dönmezki, nasil döncek diyenler vardir. Sizlere iki dakikalik bir tefekkür sorusu:


Hep diyoruz insan bedeni kainati alemin haritasi, ve kainat ise büyük kuran, kitabi mübin, ve kuran ise yürüyen hali ile muhammed yani gezen yürüyen kuran ve muhammed ise Ademden ve Allah Ademi kendi suretinde yaratti hadisinin orjinal metni buymuş galiba, türkcesini yazabilcek varmi, ben ugraşmadim intenetten bir yerden buldum.

بالسَّنَدِ المُتَّصِلِ إِلی الشَّيخ الجَليل عِماد الاِسلام، مُحَمَّدِ بنِ يَعقوبَ الکُلَينی، رضوان الله عَليه، عَن عِدَّةِ مِن أَصحابِنا، عَن أَحمَدَ بنِ مُحَمَّدِ بنِ خالِدٍ، عَن أَبيهِ، عَن عَبدِالله بن بَحرٍ، عَن أَبی أَيُّوبَ الخَزّازِ، عَن مُحَمَّد بنِ مُسلِمٍ. قال: سَأَلتُ أَبا جَعفَرٍ، عَلَيه السَّلام، عَمّا يَروُونَ أَنِّ الله خَلََقَ آدَمَ، عَلَيه السَّلام، عَلی صُورَتِهِ. فَقالَ: هی صُورَةٌ مُحدَثَةٌ مَخلُوقَةٌ، [و] اصطَفاها الله وَاختارَها عَلی سائِرِ الصّوَرِ المُختَلِفَةِ؛ فَأَضافَها إلی نَفسِهِ کَما أَضافَ الکَعبَةَ إلی نَفسِهِ، وَ الرُّوحَ إلی نَفسِهِ، فَقالَ: بَيتی وَ نَفَختُ فيهي مِن روحی



Buharî ve Müslim’de
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Allah, Adem’i kendi suretinde yarattı.”

(Buhari, İstizan 1; Müslim, Bir 115)

Adem ise Toprakdandi, Toprak ise elementler toplulugu, ve elementleri ise, bitkiler yer de agac olur, sebze meyva ot olur. otlari cicekleri arilar inekler yer, süt olur bal olur. ve gecen hafta dedik, toprakdaki elementler cicek olup, sonrada bal olunca, arilarin sahibi oldugunu iddia eden bir dangalak, ari kovanini soyar gecer, ve birde bu bal benim der, alip gidip pazarda satar, ve vaaza dönersek tefekkür sorumuz : Allahin kainata koydugu yasalar ile, arısından çiceğine, ineğinden otuna, elmasından karpuzuna, hiç ürettiğini satan bir bir Allah askeri varmi? soruyu iki dakika tefekkür edelim. varmi bir asker ürettigini satan, insanin dışında?

Evet biraz düşündük degilmi, yok degilmi. işde Lidyalilar belasi bizi böyle birbirimzle kavga eder hale sokdu, ondanda önce şeytanin benlik davasi, halbuki biz insaniz, şeytan hadi demirdende ondan beninde benin diyor, sen nesin? et kemik, ey insanoglu. bicak degse kesiyor, diken batsa incitiyor , nedir bu bencilik ve benlik ve benimcilik davasi, şeytan icin diyoruz k,i dünyayi saniyede saniyede dünyayi 24 defa, 24 defa .... anladinmi sen 100 metre koşsan nefesin tikanir. adamin tabiati öyle, sen ise etten kemikdensin, toprakdansin. onun kendini ateşden oldugunu iddia ettigi kadar var, insan zayif. Amma işde Allah, insana bütün kendi sifatlarini vermiş, ve bizler Allah ile duyar, Allah ile bakar, yürürüz. ve baba olur Rahman olur, anne olur Rahim oluruz, dostumuzu sevdiklerimize yedirip icirip giydirip ikram edip kerim oluruz, bazen birlerini birşeyi yapmaya zorunlu ederiz, ve cebbar oluruz. ve burda yine Reenkarnasyon veya başka mana ile haşr meselesini ve bu kounumuzla ile ilgili olan "simurg" yani "zümrüdü anka" efsanesi hatirlatacagiz :

Anka Kuşu rivayete göre bilgi ağacının dallarında yaşar ve her şeyi o bilirmiş. Kuşlar dünyasında ters giden her şeye Anka’nın çözüm bulacağına inanılırmış.

Bir an gelir Anka ortalıkta görünmez olur,diğer kuşlar onu aramak için yola koyulurlar. Ona ulaşmak zorludur hatta o Kaf Dağının tepesindedir oraya varmak için de zorlu vadiler ve tepeler aşmak gerekir.

Birbirinden farklı ve zorlu vadiler şunlardır;
- İstek
- Aşk
- Marifet
- Hayret
- Tevhid
- Yokluk Vadileri.

Hep birlikte yola çıkan kuşlar zaman geçtikçe birer birer vazgeçmişler ve sayıları gittikçe azalmaya başlamıştır.

Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp; papağan o güzelim tüylerini bahane etmiş, oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış... Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış; baykuş yıkıntılarını özlemiş, balıkçıl kuşu bataklığını. Yedi vadi üzerinden uçtukça sayıları gittikçe azalmış.

Ve nihayet beş vadiden geçtikten sonra gelen Altıncı Vadi ‘şaşkınlık’ ve sonuncusu Yedinci Vadi ‘yokoluş’ta bütün kuşlar umutlarını yitirmiş… Kaf Dağı na vardıklarında geriye otuz kuş kalmış. Simurg'un yuvasını bulunca ögrenmişler ki;

Farsça ”Si” 30 ”Murg” ise kuş demek.. Yani onların hepsi Simurg muş. Sonunda Simurg'u gördüklerinde ise Simurg'un kendileri olduğunu fark ederler; dergâh aslında bir aynadan ibarettir. Bu efsanevi kuş sembolizmlerinde simgelenen başlıca anlamlar, spiritüel aydınlanma ve reenkarnasyon olarak açıklanır. Kuşun yanması cehenneme iniş deneyimini, yeniden doğması ise arınılarak saf şuur halinin elde edilişini simgelemektedir.


yani bizlerde birer simurg uz yani, Allahin kerim kullari, Allahin kerim ismini oluşturuyor, babalari rahman ismini, anneleri rahim ismini, cebbarlari cebbar ismini, celalleri celal ismni ,yine rezzaklari yediren doyuranlari (ekmekci,bakkal,manifaturaci gibi yediren giydirenler ve yine ana baba gibi evladini yedirip giydirenler) rezzak ismini oluşturuyoruz, yine mustafalar muhammedin mustafa sifatini oluşturuyor, ahmetler ahmet sifatini, ibarihimler ibrahimi, ismailler ismaili, ve bizlerin toplamida yine temsili mana ile simurguz, biz O yuz, enel hak ve vahdeti vücut tasviri il, bizde O var yani " Allah" bizi kendi suretinde yaratti, bütün sifatlariniikn kücük bir mislini bizede verdi tam külfetinidegil amma cüzi bir miktardaki keyfiyetini bizlerede verdi, ve o yüzden biz "O " yuz. ve bizimle yardim eder, bizimle yürür, bizimle sever, bizimle şefkat eder ,veya rahmet eder, bagişlar veya cezalandirir.

---oOo---
Almanyada galiba, doktarasini yapmiş bir adamin, doktarasini verirken hazirladigi tezinde, bir bilgiye kaynak göstermedi diye, bütün doktarasini yakmişlar, bu kadarmi ahmaksiniz yahu, bu adam hicmi dirsek cürütmedi, hic emek harcamadimi madem. sende o zaman, o kanunun dogru oldgunu gösteren kaynak nerde, sende bize onu göster, sen bu kanunu nerden okudunda böyle bir kanun olmali dedin bize kaynak göster madem, o kaynak gösterdigin kimse, o da kaynak göstersin ve ,.... ve kaynak gösterme hikayesi silsile halinde uzar gider, ahmak, o zaman bir tez yazan adama mesela, alfebeyi falanci ögretmenden ögrendim, ve mesala armut kelimesi kullancak armutu da anenmden duymuşdum, bilmem windows kelimesi, kullancak bunu Bill geatsden aldim,.... demesi lazim. yani bizim ahmaklarin muhammed deyince hemen ardina (S.A.V) yazmak zorundasin demeleri gibi, lan angut ben elli kere muhammed kelimesi kullaniyorsam bir sohbette, elli kere sohbeti bölüp bölüp salavatmi getircen, trottel neymiş kaynakmiş, sen o kanuna kaynak gösteremezsin amma, benim kaynagim gecen hafta yazdigim gibi, söyledigim gibi, kitabi mübin ve kainat kitabi ve onuda yazan ve halkedip yaratan Allah, ve benim referansim Allah yani. Benim gecen hafta dédigim mesele gibi benim patente ve kaynak gösterme hikayesine karşi oldgumu söyledim, ve cübbeli diyorki dedim fikra anlatsam kaynak gösteririn diyor dedim. Bugünün insani öyle olmuş, illa kaynak göster diyor, o zaman ne oluyur sözler, ahmet dedi, mehmet dedi, muhammed dedi oluyor. muhamed den başka, mevlanadan başka, hanefiden,... başka söz diyen olmuyor. niye ben onlar dedi bunlar dedi diyecen, bilgi icin Hz Ali gidin ücretini verinde Çinden alin demedi, gidin alin dedi.

Ebû Hüreyre (ra)’den rivâyete göre, Rasûlullah (asm) şöyle buyurdu:

“Hikmet, değerli bilgiler müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa almaya daha hak sahibidir.”

(Tirmizi, İlim 19; İbn Mâce, Zühd 17)

ve pascalya cöregi ustasi bir kadin "Christine Ferber" diye bir kadini bir tv programinda seyrettim, diyorki : ben bu pastaciligi babamdan ögrendim, bizim zamanimizda tarifleri öye yazmak diye bile birşey yokdu, tarfi calmak zorundaydin diyor. nasil calmak bilirmisniz, yani babam bana pascalya cöregini yapmasini gösterdi, ve dedi ögrendimi? yazmak zorundamisin dedi hayir dedim. yani aklima yazdim. bakarakdan onu calmak, göz ile calmak, yani ciraklik, kalfalik, ustalik bizim milletimizin düsturu idi. işde o da öyle ögrenmiş. yani aynel yakin bir ilme ulaşmak, amma artik hakkal yakin zamanina geldik, bakdin ögrendin, şimdi ögrendigin pastayi hakkal yakin kendin tek başina yapabilme zamani.
bu zaman hakkalyakin zamani ve o yüzden o dedi bu dei diye kanak göstere gösrre slavat salvat getire vaaazin tesrini kacirma zmani degil zman artik bizim söz söylem zmanimiz hanbeli dedi degil maliki dedi Hanbeli dedi degil, ben bundan ne anladim, benimde buna bir söz söylemem lazim. ve sen ne anladin ise, seninde bir gäörüşün fikrin olmali bu husuda, yani muhammed ondan veda hutbutbesinde dedi : "burda olanlar, burda olmayanalara anlatsin, belki onlar daha iyi anlar ve anlatirlar" dedi, yine Cebrail, miracda muhammedi sidreye kadar götürdü, burdan öte, artik ögrendiklerinle kendin gideceksin, yalnizsin dedi. hani cocuklra yada bilmeyen birisine bisiklet sürmesini ögretirke, ardindan tutarsin, hadi bin dersin, ve bisikleti dogrultup düzeltip padellemeyi ögrenince, artik elini birakirsin, ve o artik kendi gitmelidir, hep sen elini onun ardinda bisikleti tutmaycan, bir müddet sonra elini birkacan hadi kendin git diyecen, ama ona bildrimeycenki, kendi sen var sanip sendelemeyecek, birde baksaki yalniz gidiyormuş. hep hanbeli dedi, mevlana dedi, ve hatta hep muhammed dedi de olmaz, birde ac kurani sen oku ve anla, ve sen diyeceksin bu hususda büyük kitapda oku, kücük kitapda oku, ve oku ve anla yeterki. ve muhamedin sözleri genellikle bir ayeti tefsir edip ondan anladigni bizlere anlatmiş oldu hadislerinde. Biz ise kurani anlamaya calişmaliyiz, ve herkesin istidati farkli, herkes başka pencereden baktigindan, ayni konuyu, herkes daha bir başka manada anlayacakdir. ve bunlari toplayip istişare edersek, zamanin ruhunu oluştururuz "simurg" unu oluştururuz, yoksa hala o gelcek, bu gelcek de, bizi kurtarcak diye cok beklersiniz. isa gelcekde kurtarcak, bekle bekle gelir kurtarir seni. kafir akli gibi, yahut dilenciye derlerya: "hadi git Allah versin." derlerya uyaniklar. lan angut, Allahin, gökten kese kese dolar indirdigi görülmüşmü, cüzdan sende, para sende, o fakir senden istiyor, Allah o na, seninle benimle onunla verir, başka bir yöntem varmi? o ofuruk hikayelerdeki gökten bir kese altin düşdü hikayeleri masal masal. bu dünyanin carkini lidyalilar döndürüyor, yani para döndürüyor, dogan lidyali doguyor, daha dogar dogmaz money money diye doguyor cocuklar bu devirde. yani para canli ve diri lidyalilar diri ve canlilar para money money dendikce lidya canli. Fakat dünyadaki bütün kavgada bu para, pul sikke, altin,.. yüzünden petrol yüzünden, ve benimcilik yüzünden, halbuki gecen hafta dedik, elma bu sene meyva verdi, geldin topladin sodun onu, mevsim iyi giderse seneye yine meyva veriyor, bazen dibinede suyunu Allah döküyor, senin cekirdegini dikmekden başka, o agaca faydan ne? yine ari cicek cicek ucuyor bal yapiyor, ariya senin faydan ne? yaptigin kovanmi, o arilar isterlerse bir agacin kovugunada yuva yaparlar, amma işde sen arilarda esir ediyon, inegide, danayida, ve mallarina ortak oluyorsun. Halbuki Allah askerlerinin hicbiri ürettgini satmiyor, beleş.

Amma bu cark, parasiz pulsuz nasil döncek, tamam para olmasa bariş olabilir dersen,
cevap: Hep hanbeli dedi, nihat hoca dedi, bilmem kim dedi degil, bende kendim okuyup ögrenip ve tefekkür edip, ben bu konuda ben ne dedim, ve ne anladim o önemli şimdi. ve hakkal yakin demek bali ari yapcak da yiycen diye beklemek degil, bali kendin yapma zamani. yani hep muhammedin sünnetine uyulmaz, birde Allahin sünnetine uymak lazim,

Allahin sünneti nedir:
Kuran ve büyük kuran kainat, ve Allah kaintin carkini nasil ceviriyorsa, sizde ona bakin, ve Allahin sünnetine uyun, yani sünnetullah veya fizik kanunlarina, ve Allahin kainata, büyük kitaba koydugu kurlallarina yasalarina bakin, bu carkin nasil döndügünü inceleyin, hepsini ben deyivercek digilim ya! biraz da siz bakin, siz okuyun, bu koca kitabi, kitabi mübin, kainat kitabini, bakin görün sünnetullah neymiş.
Tamam sünneti rasulallah varda, bunlarda sünnetullah, Allah sünneti, Allah yasasi ona uyan yolu bulur ve kavgasiz ve parasiz pulsuz bir dünya olabilir.

Allah ne deei kuranda :

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى

Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.

Meali:

Ve insan için, kazandığından başkası yoktur.

(NECM Suresi 39. ayet)
yani yok öyle bedavaci ilim hanbeli dedi, muhammed dedi, mevlana dedi, sende rey hakkini kullan, ve söz sahibi ol, ve kazan kesbet artik ey insanoglu.

haydi raşid devrimi yapalim, lenin yapmiş, hitler yapmiş fransizlar yapmiş, bilmem kim devrim yapamişda, buda raşid ve mehdi devrimi olsun, "yorgan gitti, kavga bitti" devrimi yani parasiz kavgasiz dünya devrimi.
hani senin atan osmanli zekat canaklarina para koyuyorduda alan olmuyordu ya. ya bunlar ofurtma öölye bir osmani vakti yok, ya da sen osmanli degil ermeni gavurusun, ( Aciklama kusura bakmayin ermeniler, bizde ermeni gavuru demek, küfür icin kullanilir, zamaninda yaptiginiz zalimlik yüzünden, zalim ve kötü birine biz ermeni gavuru deriz, o yüzden küfür olsun diye söyledik, ve Allahin yeryüzünde yer verdigi, her grup millet azizdir ve biz, Allahin aziz ettigi hic bir insan ve milleti yeremeyiz, belki sadece ahmak deyip, aklini geregince kullanmamasi ile suclar küfür ederiz belki, o yüzden ermenilerde alinmasin bundan.) cünkü adam internette daha bir grafigini veya bir fotogigrafini bir yazisini paylaşmiyor , nerde kaldi öyle sadaka taşinda malini parasini paylaşcak, dilenen dilenciye bile "allah versin" diye uyaniklik taslayan angutlar türedi. gazeteler ne, laf alip laf satiyor , Allahim ya rebbim, laf para edermi hic, ediyor işde, bazi adamlar lafi satiyor, lafi para ediyor,kitap yaziyor gazete yaziyor satiyor, biz bedeve veriyoz, almiyorlar. adam birde kilitlemiş o iki kelime lafini resimimini grafigini ya onu kopyeletmiyor, yada diyor, alirsan diyor kaynak göstercen diyor,
lan agut bilgi anonimdir, "müminin yitik mali" demedimi muhammed hani varya mesala, kesin bilmiyon amma temsili misal ile"Al fadimem, bal fadimem" türksünü, adam gitmiş fadime teyzenin türküsünü köylü fadime teyzanin bilnleri tarlda türkü diye cigirirken teyzenin birisine söyletmiş, almiş gelmiş, şarki yapmiş. herkes bu türkyüyü söylüyor kaset yapmiş satmiş birde, neymiş anonimmiş herkesin maliymiş, sahibi belli degilmiş, mesala yine yogurtu bir keşfeden var, amma devletin birisi diyor, yogurtu biz bulduk diyor patentini aliyor, lan angut yagurt herskesin yiyecegi bir mal, ona patent olurmu dangil, trottel, bilgi anonimdir. "simurg" hepimizin bilgisi birleşince olur, cengi saz calcak oynacak, berber traş etcek, ekmekci ekmek yapcak, demirci demir dövcek ,... bunlarin toplamindan "biz" veya efsane ile "simurg" oldugu gibi, bilgide böyledir, lafin satildig böyle ahmak insanlrda görülüyor işde, amma muhamed dedi diye kaynak gösteriyonda, muhammede patent ödedindinmi, kac kulhu fatiha hediye etdin, kac salavat okudun ve,
ve bizler elma yiyozda, o elemtlerden, dünya nuh vaktinde karkolurken, nuh atamizin kurtaripda dikdirdigi elma, peki sen Nuh a kac defa patent ödedin, hic "allahümme salli alla nuh nebiyullah" dedinmi ömründe, elmlari armutlari kirazlai götürüyon amma, nuh hic kalemde yok degilmi, nuh a salavat okumak "allahim nuhu yeniden haşret toplada onu yeninen dirilt demekdir. ve hani kac tane nuh veya noah isimli adam var, elli veya yüz belki, neden? cünkü gercekden bunu bilipde salli barik okuyanlarin, ve nuha salavat getirenlarin adedince, Allah nuha bereket veriyor. halbuku nuh a hepimiz icdigi südü, sagdigi inegi borclu, yedigi ekmegi borclu, hani patent hakki nerde Nuh aleyhisselamin, neymiş baklavi türkiyinin, lomum yunanin,.... o benim,bu benim. hay şeytan olupda ben ben, benim benim, diye diye cehenneme düşesiceler , daha akillanmaycanizmi
salli barikde, barik duasi o demkdir işde, Allahim muhammede bereket ver, barik et, yani barik nedir bir iken yumurtlayip iki olan, bir liran varsa,bereketlenince, iki lira üc lira oluveren. öyleyse muhammede bereket ver demekde, işde muhammed parcalarini toplada yeniden haşredip can ver demekdir. ve Salavatin manasida budur yani. muhamed dedimi (S.A.V) yazmiyor bu adam diyorlar, lan agut yazmak cizmek marifet degil, manasini bilmeden kulhu okumak gibi, sallu ala muhamed de dur sen, maansini bilmiyorsan, elinde bir maden var amma neye yaradigni bilmiyon, sakla dur, bir boka yaramaz , lan ara araştir, bu maden ne işe yariyor diye, ve o dedi bu dedi degil, artik sende bir fikir yürüt, bu ne olabilir, ve o da yürütsün, bende yürüten, toplayalim hepsini ve toplanica ve bir süzgecden de gecer , ve artik ahir zaman bilnc ve şuurunu oluştururuz, ictihad budur. bilmem kim hoca müceddidmiş, o deycekmiş, o yenileycekmiş dini, lan angut simurg hepimiziz sadcece, o hoca belki simurgin kyuruk tüyü olabilir, amma bizim toplamimiz simurg oluyor.

Rabbim, Mehdi ve cemaatine kitabi mübin, büyük kuran kainat kitabini okumayi nasip etsin, ve okuyupda sünnetullahi ögenmeyi, ve ögrenip hakkal yakin tatbik etmeyi, ve mehdi devrimi ile bu cark nasil döner ögrenip, yeryüzünde mehdi devrimini canlandirmayi, Mehdi askerlerine nasip ve müsseyer eylesin.

--oOo---


Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 25 Aralık 2015 Cuma

Original Kar©glan

Rebiul Evvelin 12. Gecesi - ve Muhammed den Öncesi - Muhammed den Sonrasi (Kar©glanin 17 Aralık 2015 Vaazi)

Rebiul Evvelin 12. Gecesi - ve Muhammed den Öncesi - Muhammed den Sonrasi

(Kar©glanin 17 Aralık 2015 Vaazi)

Rebiul Evvel 2015

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَسُبْحَانَ اللَّهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْيِي الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذَلِكَ تُخْرَجُونَ

Sadakallahul Aziym RUM Suresi 17 - 18 - 19. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe subhânallâhi hîne tumsûne ve hîne tusbıhûn. Ve lehul hamdu fîs semâvâti vel ardı ve aşiyyen ve hîne tuzhırûn. Yuhricul hayye minel meyyiti ve yuhricul meyyite minel hayyi ve yuhyil arda ba’de mevtihâ, ve kezâlike tuhracûn.

Meali :

Öyleyse akşama dogru ve sabaha dogru Allah’ı tesbih edin. Yerdekiler ve göktekiler Yatsidan sabah ererken Karanlikdan aydinliga gecerken hep ona hamdederler. işte O saatlerde aynen O, ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır. Veya arzı (toprağı), ölümünden sonra diriltir. Ve işte (tıpkı) bunlar ve benzerleri gibi sizlerde (topraktan) çıkarılacaksınız, veya ölümden sonra hayata döndürüleceksiniz.


Sadakallahul Aziym RUM Suresi 17 - 18 - 19. Ayetler

---oOo---
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللهُ عَنْهُ قَالَ؛ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؛

إِنَّمَا مَثَلِي وَمَثَلُ أُمَّتِي كَمَثَلِ رَجُلٍ إِسْتَوْقَدَ نَارًا فَجَعَلَتِ الدَّوَابُ

وَالفَرَاشُ يَقَعْنَ فِيهِ فَأَنَا آخِذٌ بِحُجَزِكِمْ وَأَنْتُمْ تَقَحَّمُونَ فِيهِ

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Benimle ümmetimin durumu; Bir adamın ateş yakıpta hayvanların ve böceklerin o ateşe hücum etmeleri gibidir. Ben ise sizin kemerlerinizden sıkıca tutuyorum sizler ise o ateşe yüz üstü girmeye zorluyorsunuz."

( Hadis-i Şerif , Müslim, Sahih, Fezail, 6. H.No; 2284 )

عَنْ إِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللهُ عَنْهُمَا قَالَ؛ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؛

مَنْ وُلِدَ لَهُ ثَلَاثَةٌ فَلَمْ يُسَمِّ أَحَدَهُمْ مُحَمَّدًا فَقَدْ جَهِلَ

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular


"Kimin üç (erkek) evladı olur da onlardan birine "Muhammed" ismini koymaz ise cahillik etmiştir."

( Hadis-i Şerif , Et-Taberani, el-Mu'cemu'l-Kebir, c.11.s.71. H.No;11077;el-Heysemi, Mecmeu'z-Zevâid, c.8. s.49 )

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammedin ve ala elihi ve eshabihi vesellem

Yolculugumuza başliyoruz :

Daha önceki vaazlarimizde demişdik ki Bendeki , yani benim bedenimdeki sen ile , ben seni , nerde olursan ol bulabilir ve ne haldesin bilebilir ve seninle alakli olan herşeyden haberdar olabiliri demişdik. Sende Sendeki beni Bulabilirsen sende beni , ben her nerde olursam olayim, her halde olursam olayim, o beni, bilebilir bulabilirsin, ve benimle alakali şeyleri bilebilirsin.
Yunus Emre Efendimiz bunu şu ilahisi ile en güzel bir dil ile anlatmiş

Seni Ben Severim Candan İçeru
Yolum vardır bu erkandan içeri.

Beni bende demem, bende değilim,
Bir ben vardır bende, benden içeru.

Nereye bakar isem dopdolusun,
Seni kanda koyam benden içeri!

O bir dilberdürür yoktur nişanı,
Nişan olur mu nişandan içeri.

Beni benden sorman, bende değilim,
Sûretim boş yürür dondan içeri.

Beni benden alana ermez elim,
Kadem kim basa sultandan içeri.

Tecelliden nasib erdi kimine,
Kiminin maksudu bundan içeri.

Kime didar gönünden şule değse,
Onun şulesi var günden içeri.

Senin aşkın beni benden alıptır,
Ne şirin dert bu dermandan içeri.

Şeriat, tarikat yoldur varana,
Hakikat, marifet, andan içeri.

Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman var Süleyman'dan içeri.

Unuttum, din diyanet kaldı benden.
Bu ne mezhepdürür dinden içeri.

Dinin terkedenin küfürdür işi,
Bu ne küfürdür imandan içeri.

Geçer iken Yunus şeş oldu dosta,
Ki kaldı kapıda andan içeri.

Yunus Emre

Ve benden icerde olan ben e, Nefis denilir, ve onu bulan "Nefsini bulan ve bilen, Rabbini bilir"

Rabbini bilene, Gaipde kalan bir nesne olabilirmi!

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَعِندَهُ مَفَاتِحُ الْغَيْبِ لاَ يَعْلَمُهَا إِلاَّ هُوَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَمَا تَسْقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلاَّ يَعْلَمُهَا وَلاَ حَبَّةٍ فِي ظُلُمَاتِ الأَرْضِ وَلاَ رَطْبٍ وَلاَ يَابِسٍ إِلاَّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve indehu mefâtihul gaybi lâ ya’lemuhâ illâ huve, ve ya’lemu mâ fîl berri vel bahr(bahri), ve mâ teskutu min varakatin illâ ya’lemuhâ ve lâ habbetin fî zulumâtil ardı ve lâ ratbin ve lâ yâbisin illâ fî kitâbin mubîn.

Meali :

Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta “Kitab-ı Mübîn”de bulunmasın.

Sadakallahul Aziym EN'AM Suresi 59. ayet

Peki Bu Kitabi Mübin Nedir Nerededir ? Denilince


Ve Allah, Kainati, bir noktadan acarak patlata patlata halkettigi varsayiliyor, yani BIGBANG Teorisi.

Yani eger Kainat Büyük Kuran ise, o acilmadan önce toplu vaziyette ise,
ve insan ogluda insan olmadan önce tohum ise meni ise toplu vaziyette ise, ve meni denen mayinin icinde binlerce sperma füzesi vardir, her füzenin icinde yeni kainatin haritasi yazili, yani acilinca kainat olabilcek yapida bir yazilim, yani insan bedeni, kainati alemin haritasi deyip duruyorduk, işde o insan olacak yazilim ise, bir damlacik kanda yazili.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ

Halakal insâne min alak.

Meali
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

O, İnsanı bir alaktan yani Kan PIHTISINDAN yarattı.

Sadakallahul Aziym ALAK Suresi 2. ayet

Ve yine

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

هُوَ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ ثُمَّ لِتَكُونُوا شُيُوخًا وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّى مِن قَبْلُ وَلِتَبْلُغُوا أَجَلًا مُّسَمًّى وَلَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

Huvellezî halakakum min turâbin summe min nutfetin summe min alakatin summe yuhricukum tıflen summe li teblugû eşuddekum summe li tekûnû şuyûhâ(şuyûhan), ve minkum men yuteveffâ min kablu ve li teblugû ecelen musemmen ve leallekum ta’kılûn

Meali :

O ki, sizi topraktan yarattı. Sonra bir nutfeden, sonra bir alakdan (rahim duvarına asılı bir damladan). Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarır ki sizin en kuvvetli çağınıza ulaşmanız, daha sonra da yaşlanmanız için. Ve sizden bir kısmı, ihtiyarlamadan önce vefat ettirilir (öldürülür). Ve (bir kısmınızın da) belirlenmiş bir süreye ulaşmanız için. Ve umulur ki siz böylece akıl edersiniz.

Sadakallahul Aziym MU'MİN Suresi 67. ayet

işde insan olabilcek bir tohumun bütün yazilimi, o sperma füzesinin icindeki, bir adet hemoglobinde yazilidir. bunu cooook cok önceki bir vaazimizda yazmişdik. ve o hemoglobine Rabbimiz işde alak diye isim vermiş, ve alak yani kan hücresi yani hemoglobin acilinca:

Kainatta imanin büyüklügü ve zulmet ve karanligin agirligi ve kara deliklerin oluşmasi. (Kar©glanin 14.05.2014 Vaazi) Adli vaazimizdan alinti yaparak



DOLAŞIM SİSTEMİ

• KAN : Her 4-5 saniyede bir oksijen alır.Heyecan anında ya da güç harcandığında kan akımı dakikada 20 ya da daha fazla litreyi bulabilir.
• ALYUVAR : Vücudumuzda 25 milyar adet alyuvar bulunur. Bu da 1 litre kanda yaklaşik 5 milyar kırmızı kan hücresine karşilık gelmektedir. Her gün bunlardan 25 milyonu (yani yaklaşik %1’i) ölerek yenileniyor. Yani saniyede 300bin kadar kırmızı kan hücremizi kaybediyoruz. Bir alyuvar,120 gün yaşar. Bu alyuvarlar yan yana getirilmeleri halinde bir futbol sahası büyüklüğündeki alanı kaplayabilirler. Sıraya dizilmeleri halinde ise 50 bin kilometrelik bir zincir oluştururlar. Tek bir kırmızı kan hücresinin bütün vücudumuzu dolaşması 20 saniyeden daha kısa sürmektedir.
• DAMARLAR : Vücuttaki tüm damarlardan oluşan müthiş ağın uzunluğu 100 bin km’yi bulur. Bu da dünyanın çevresini 2 kez dolaşabilir.

---oOo---

ve yukardaki müminun suresindeki ayette anlatilan, insanin ilk hali turab, yani toprakdaki elementler zinciridir, yani onlari bitkiler alir, elma olur armut olur, bilmem marul, sogan, karpuz ,kavun,.... olur. ve onlari yeriz vücuda girer, ve onlar sonra bir cignem et olurlar, yani nutfe cignem et olurlar, yani hayvanlar ot yiyince onlarda nutfe olur veya biz yiyince bizde hücre nutfe cignem et olur, biz bu seferde bir cignemde et yiyince bunlar birleşir, sonrasi icin ise rabbimiz alak olur diyor, yani kan hücresi alyuvar akyuvar ve hemoglobine dönüşür. kan hücresi yani (3 unsurdan oluşur: akyuvar alyuvar hemoglobin) ve sonra onun dişi olanini yaratiriz buyuruyor , yani X kromozumunu yaratiyor veya aliyor, yani X aksesini, yani ilk defa yeni kainat olcak cocugun kooordinat sistemi oluşturulurken, önce X aksesi meydana getirliyormuş yani "TIFLE" dişi yani horizontal yatay akse vaginal, sonra erkek yani Y aksesi, dikey, erkek oluşturuluyor, yani kainatin neresinde oldugu belirlenir, ve onun üzerine, yeni bir kainat bina edilcek, yani yeni bir yildizin dogaci koordinatlar belirlenmiş olur, ve bunu tespit eden yer de kalpdir, ve kalpde okunur yazilir ancak o. kani tek okuyan okuyucu, akil Kalp aklidir. kan ise iliklerinin icinde oluşmakda. yani o kainatin yeni yazilimi, yeni version bir kainat yazilimi, işde iliklerin icinde yazilmakda, ve insanin en ucuna acbüzzenb deniyor, yani en uc noktasindan cikan yeni bir kainat yazilimi. ve o yazilim kadindaki yazilim ile bir araya gelince, ve yarişi kazanan spermadaki yazilim, yeniden bir yildiz ve, haritayi kainat olarak dogmakda.
ve senin cekirdegine ayni elma cekirdegi gibi, yeni bir elma veya elma ormani yazilmakda, yani senin tohumunun icinde, senin soyunda gelebilcek olan bütün versiyonlar yazili, ic ice kainatlar zinciri halinde.
Ve muhamedin nurunun eski peygamberlerdeki halinin, o peygamberin alnindaki nur olarak taşindigi rivayetleri var. öyle olunca, senin üc nesil sonra dogacak torunun, senin alninda saklaniyor. ve letaiflerinden biri olan nefs letaifinin yeri olarak işde, iki kaşinin arasi gösterilir. yani senin dogacak olan dördüncü ve yedinci batim bir torunun işde iki kaşinin arasindaki o nefs gözündeki nur olarak yansimakda.
senin en son bilgilerin, yeni cekirdegine aktarildi, ve sen kainatin haritasi idin, ve cekirdek verdin tohum verdin,ve kainatin dürüldü, senin kainat dürülürken, sana hic bir zarari dokunmadi mesela degilmi, sonra o cekirdek, bir anne yumurtasinda can bulunca, yeniden acilmaya başladi, sanki katlanmiş bir muska gibi, her gün bir kac satir daha acilmakla, taa bir cocuk olup dünyaya gelince, senin cocugun olarak sen yeniden dogdun, ve kainatin bir iken, patladin iki oldun genişledin, senin parcalarin bir ileriye gecdi. insanda 5 olay olmakda
1 - dürülme, yani tohum verme, yeni yazilim.
2- Acilma yeniden cocuk olup dogma
3 -genişleme yani almanyadan cikolata, fransadan bouget, türkiyeden baklava, derken yedin yedin, büyüdün genişledin.
4 - Dagilma : genişlerken hergün ölen hücrelerini degişik yerlere dökerek ve oksijen alip karbondioksit vererek işde dünyaya dagildin
5 -Haşr hadisesi ile ise senin baban olcak adam, ve annen olcak kadin, seni oluşturmadan önce, işde tekrar toplancaksin, ve yine amasyadan elma manavgattan portakal, mandalina, egeden incir zeytin, derken senin parcalarin olacak maddeler toplandi. ve onlarin özünden sen tohum olarak yeniden toplandin haşroldun , ve haşrolurkende hesabin bir yandan görülüyor oldu. zeytin ise yagin cikarilmak icin, preslendin ezildin, viccirak cehenneminde yagin cikarildi. bugday isen ekmek olcaksan, degmende yine ögütüldün üstüne bilal habeşide oldugu gibi degmen taşi bastirtdilar, eze eze un ettiler, yetmedi yogurdular, yetmdi ateşe verip pişirdiler, yetmedi agizda lokma lokma cignendin. Yine eger ismail gibi koyun koc isen, yine bogazini kestiler, kanini akittilar, derini yüzdüler, vay aman allahim, ismaillik bumu, bu ya, ne sanirsin, sonra etini param parca ettiler, kemiklerinide kirdilar, ve sonra dogram dogram dogradilar, sonrada ateşe vurup pişirdiler, cehenneme sokdular, sonrada cignem cignem yediler ,eziyete bak aman Allahim.
yani senin dürülmen yeni bir kainat olmak icin lazim olan, yine dagilman parcacik meselesi icin, yani topraga yeniden karişmak icin, topraga karişman yeni bir versiyonunun yogrulmasi icin lazim olan.

ve ihlas suresindeki ehad, o bir tek bütündür, ondan başka bütün yok digerleri hepsi parcacik demekdir.

---oOo---
Mehmet Okuyan hoca bizim vaazi dinlemiş herhlade, ve bizim atomlar da canli, duyarlar, yine bitikler canlidir sözümüze itiraz edip, kurandan delil göstermeye calişiyor, ve onlar cansizdir duymazlar demeye kalkiyor, ve ve bizimle sidik yariştirip " ben senden daha iyi hocayin" demeye kalkiyor.
Bre a... hoca peygamberimizin mucizelerinden biriside, senin hocan mustafa islamoglunun anlatip durdugu, Ebû Cehil'in Elindeki Taşlar meselesi, sen bunuda yalan uydurma dersin, peygamber mucizesinide yalan dersin herhalde.

Bir gün Ebû Cehil, Peygamber Efendimiz'i denemek istedi.
Avucunun içine taş parçaları saklayarak Peygamberimiz'in
yanına gitti.
''Göklerin sırrından haberin varsa ve gerçekten peygamber
isen, bil bakalım avucumda gizlediklerim nedir?'' diye sordu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdu: ''Elindekilerin ne
olduğunu ben mi söyleyeyim? Yoksa hak peygamber olduğumu
avucunda sakladıkların mı söylesin?'' Ebû Cehil, ''İkinci
teklifin mümkün değil, olamaz'' dedi. Peygamber Efedimiz,
''Allah'ın kudreti, daha da ötesine kadirdir'' buyurduğunda
Ebû Cehil'in elindeki taşlar kelime-i şehadet getirmeye
başladılar. Her bir taş ''lâ ilâhe illallah, Muhammeden
Resûlullah'' dedi.
Ebû Cehil taşlardan bu sözleri duyunca öfkeyle onları yere
attı.

---oOO---
yine bitkilerin anladigi duyduguna peygamberden delil
Haceti defiyesni yapamsi icab eden bir yerde peygamberimiz agaclari Çağırdılar, kendini örtmelerini gizlemelerini istediler, ve agaclar ona dogru gelip onu gizlediler.

---oOo--
Mâlûmdur ki, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, ashâbına vaaz ederken mescid direklerinden bir hurma kütüğüne dayanır, öyle sohbet ederlerdi. Bu hurma kütüğü de, kendisine Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-‘in yaslandığını duyar, bu mazhariyetle mes’ûd olurdu.

Gün geldi, mescidde sohbet dinleyen ashâb o kadar çoğaldı ki, sahâbelerin mühim bir kısmı, kalabalıktan Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-‘in mübârek yüzünü göremez oldular ve:

“-Yâ Rasûlallâh! Bizler, mescid hayli kalabalık olduğundan mübârek yüzünüzü göremiyoruz!” diye haklı olarak şikâyette bulundular.

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-‘den mescide bir minber yapılmasını ve O’nun bu minbere çıkarak hutbesini îrâd etmesini taleb ettiler.

Bunun üzerine mescide bir minber yapıldı. Nûr-i nübüvvet, Varlık Nûru, artık bu minbere çıkarak sohbet edecekti. Fakat Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-‘in ilk minbere çıkışında beklenmeyen mûcizevî bir hâdise oldu:

O Âlemlerin Efendisi’nin daha evvel hutbe okurken kendisine yaslandığı hurma direği; duyan, düşünen, hicran ve hasret içinde kavrulan bir insan gibi feryâd u figân ile âh edip inlemeye başladı.

Bu, derin ve yanık bir ney sadâsı gibi öyle içten bir seslenişti ki, o sohbet meclisinde bulunan, genç ve yaşlı, bütün mü’minler bu feryâdı duydular. Feryâd bir sadâ olmaktan da çıkarak, âdetâ bir muzdarip lisân hâline geldi.

Bütün ashâb, kuru bir hurma ağacının bu kadar yanık bir sesle içindeki hasret ve ızdırâbını ifâde etmesi karşısında hayret ve dehşet içinde kaldı.

Hazret-i Mevlânâ -kuddise sirruh-, beyitlerinde bu hâdiseyi şöyle hulâsa eder:

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, minberden indi ve mübârek elleriyle hurma kütüğünü okşayarak:

“-Ey hurma kütüğü! Ne istiyorsun? Bu feryâdın niye? Nedir bu hâlin?” diye derin bir anlayışla sordu.

Hurma kütüğü, kendi hâl lisânı ile konuşmaya başladı. Sıcak göz yaşları içinde dedi ki:

“-Yâ Rasûlallâh! Senin hicrânın beni yaktıkça yaktı. İçime târifsiz bir gam, keder ve hasret doldurdu. Daha evvel hutbe vakitlerinde senin dayandığın o tâlihli ve mes’ûd direk bendim. Şimdi ise beni terkettin; bir minbere yükseldin. Şimdi senin mesnedin o minberdir. Fakat ey Allâh’ın Rasûlü! Lutfen ve merhameten bana hak ver, dünyâda hangi varlık senin bu hicrânına tahammül edebilir?

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, hurmanın bu derûnî muhabbet feryâdı karşısında onu tesellî sadedinde dedi ki:

“-Ey hurma kütüğü! Mâdem ki feryâdın böyle bir ayrılık acısındandır, dile benden, ne dilersen!..

İster misin, Allâh’a yalvarayım da; seni doğunun batının bütün insanlarına meyve yetiştiren yemyeşil, dipdiri bir ağaç yapsın? Yâhut seni bir cennet fidanı, cennette bir servi fidanı yapsın ki, sonsuzluğa kadar en güzel, en tâze vücûdlar gibi genç ve dilber kalasın!..”

Bu iltifâta mazhar olan hurma kütüğü, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-‘den, yakıcı ve kavurucu aşkının bir tezâhürü olarak şu talebde bulundu:

“-Yâ Rasûlallâh! İkisini de istemem. Tek arzum, sende fânî olmak, bunun için de beni gömüp yok etmen, beni bu fâni vücûdumdan kurtarmandır. Çünkü bir ağaç ne kadar taze ve güzel olursa olsun gıdâsını güneşten ve sudan alır. Halbuki benim hayâtım, senin nûrâniyetinin nûruyla beslendi. Sana destek olmanın, senin hararetinle ısınmanın, sende yanıp kavrulmanın lezzetini tattı. Ben artık bu hoş ve tatlı hazdan ayrılamam. Dâimâ bâkî olanı isterim. Beni öylesine göm ve yok et ki, sende senin biricik nûrun içinde dirilip ebedî olayım.”

“(Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-), o hurma kütüğünü toprağa gömdürdü. Tâ ki kıyâmet gününde insan gibi dirilsin!”

---oOo---

Devenin Sahibini Şikayet Edişi

Mehdî b. Meymûn anlatıyor: Muhammed b. Abdillah b. Ebî Yâ’kûb, Hz. Hasen b. Ali’nin kölesi Hasen b: Sad aracılığıyla Abdullah b. Ca’fer’in şöyle dediğini anlattı:

-Bir gün Rasûlüllah (s.a.v) beni terikesine bindirdi ve kimseye anlatmamam şartıyla bana gizlice bir şey söyledi. Onun (yolculukta tuvalet için) en hoşuna giden şey kendini gizleyebilecek bir hedef ya da dalları yerlere sarkmış yabanî hurma fundalığı olurdu. Bir kere Ensar’dan birinin bahçesine girmişti. Orada bir deve vardı. Deve Rasûlüllah’ı görünce inleyerek gözlerinden yaşlar boşalmaya başladı. Nebî (s.a.v) yanına gidip kulak dibini eliyle sıvazladı deve de sakinleşti: Efendimiz: Bu devenin sahibi kim?” diye sordu. Ensar’dan genç biri gelip, “benim” dedi. Efendimiz de:
“Allah’ın sana bahşettiği bu hayvan hususunda Allah’tan korman gerekmez mi idi! Çünkü, o senin kendisini aç bırakıp yorduğunu bana şikayet etti.” buyurdu. Müslim hadisi “yabani hurma” kelimesine kadar nakletti. Diğer kısmı da Müslim’in şartına uygundur.

(Müslim 342 ve 2429, Ebû Dâvûd 2549, Müsned 1/205, Beyhakî Delâil 6/26, İbni Mâce 340, Kadı Ebû Yâvla Müsned 12/6787,6788, Beyhakî Sünen-i Küb-ra 8/13, 1/94, Hakim 2/100: Ebû Avane Müsned 1/176, 117, İbni Ebî Şeybe Musannef 11/493 no 11805.)

A a.... bunlarin hepsi uyduruk degilmi ha, sana göre tabi

---oOo---

Başka konuya gecersek, Elma agaci baharda dirilip kalkip, bütün gayretini gösterip, yaprak aciyor, sonra cicek aciyor, ve ciceklerini bir dölliyen olunca, meyva veriyor, sonra o meyva büyüyor, sonra ermesi gerekiyor, ve güneşi yedikce kizariyor erip tatlaniyor, ve en sonunda tatli bir meyva olunca, ya DANGIL biri gelip onu koparip yiyor, ya bir kuş kopariyor yiyor, ve cöpünüde atiyor. ve nerde kaldi o agacin bütün gayreti, hepsi bir dakikalik işlem icinmiydi, zikkimlanip cöpünüde atmak icinmiydi.

ve işde gayretli bir müslüman calişir gayret eder, bir zikir veya bir sünneti bir ibadeti kendinde ahlak haline getirir, ve artik onu yapmadan duramaz hale gelir. ve bir gün yanina bir sofi gelir, yahut densizin biri gelir, elma mayvasini kopartan adam gibi, o ermiş tatlanmiş ibadetini calar gecer, ve bari aldigiini tutabilse, iki isirir, o onun tadini bilmediginden, firlatir atar birde. ve o müminin bütün gayreti , onu ahlak etmek icin ugraşilari boşa gitmişdir. ve o calişkan sofi yeni bir bahar bulup yeniden meyva vermek zorunda.

ve yine sen ve karin, tohum verdiniz ve cocugunuz oldu, bu bir oglan veya kiz olsun, ve yetiştirip büyüttün, ve sonunda everdin, geldi bir densiz onu yedi gecdi degilmi, ve hani bunca gayret bir densiz icinmiydi dense kural bu yapacak birşey yok.

Agac hersene ayni cileyi cekiyor, ve hersene onun dalini budagini kira kira mayvalarini topluyorlar, yemeyip birde satiyorlar uzak uzak memleketlere degilmi, vatanindan yurdundanda ediyorlar, hani nerde kaldi bukadar zehmet gayret. işde elma gibi, yahut kaysi gibi, üzüm gibi bir meyva olsan, belki bir salih kula, belkide bir densize yem olcaksin. sonuc bu ve yilmdan usmandan ayni myevayi hersen yeinden vemek icin birdah başdan başlayacaksin.

işde bir salih kul, sagdan giyip sagdan yiyorsa, onun yanina gelen, ondan halleniverir ve onun halini al.ir veya calar gecer. o yeni kul güzel hal aldida, gel sen birde ondan alinan adama sor, o ne yapacak, onun kökü onda degilki, ondan koparinca, oda boş duruma düşecek, sendeleycek belki, ve amma eger, gercek bir Allah adami ise, yilmayaak , ve gayret edip öyle yeni bir bahari beklemeden, o meyvasini, sagdan giyme yeme meyvasini, yeniden verdircek, ve o gayretini gösterip, ilk başta zor olsada, yeniden başliyacak, sagdan yemeya giymeye, ve derken biri daha gelecek, ve yine onuda calip gececek,... ve "salihlerle beraber olun" işde bu yüzden iyi, amma o salih kula sor birde sen, o elindeki hazinesini caldirinca ne duruma düşer.

Ari bal yapar amma, gelir bir adam, onun o zahmetini hice sayip, kovanini soyar gecer. ari bikmaz bir dahaki bahar birdaha kovani doldurur degilmi. halbuki ari sen yiyesin diye degil kendisi icin yapti, amma sen onun malina ortak oldun, ve Allah bize böyle bir paylaşim sistemini koymuşken, neymiş patentmiş bu benim icadim benim yapimim, benim şarkimmiş. madem öyle, bal yeme, o bal o arilarin. madem elma yeme, elma o dalin elmalari niye caliyorsun. madem süt icme, o süt inegin buzagisi icin, senin icin degil. sütü bali paylaşip onlarin elinden alan bir adamim kendi söyledigi bir şarkiyi filmi paylaşmamsi ne garip degilmi, bu da insan kuralai işde. hepsi benim hepsi benim de, biraz banada ver deyince, bunlar aci yenmez deyip, ve kimseye koklatma degilmi. artik amma öyle yapiyor amma yapmiyor amma, sen zorla aliyorsun, inegi bizagisindan ayirip, sütünü sagiyorsun amma degilmi. vaaay vay bunlarin hakki dururken, birde dünyanin zenginliklerini madenlerini, suyu selini benlige geciren ahmaklara, münasip bir selam gönderiyon burdan,

Rabbim insanliga aklini başina toplamayi nasip etsin . Ey Allah aşiklari, bu hirsizlar calmakdan bikmadikca, sizde sünnetullahi yaşamakdan bikmayin, evet bir densiz calar ve sonra yere calar, degerinide bilmez amma, ne yapalim.
Rabbim elma armut ari gayreti versin mehdi cematine bikmadan usanmadan üretmek nasip etsin.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ

Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.


Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. Ve ancak Rabbine , ona doğru yönel, birinden yorulduysan bir başkasina sevecegin yeni bir başkasina yönel, ona ragbet edip gayret göstermeye bak artik .

(İNŞİRAH Suresi 7 - 8 )

Yaklaşan Mevlid Kandiliniz şimdiden Mübarek olsun
Rebiul evvelin 12. gecesi isneyn gecesi


--oOo---



Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 17 Aralık 2015 Perşembe

Original Kar©glan

Şuur Nedir? Nasıl Şuur Kazanılır? (Kar©glanin 8 Aralık 2015 Vaazi)

Şuur Nedir? Nasıl Şuur Kazanılır?

(Kar©glanin 8 Aralık 2015 Vaazi)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ

---
نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَل لَّا يَشْعُرُونَ

---
فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 154. ve Müminun 56. Şuara 202. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve lâ tekûlû li men yuktelu fî sebîlillâhi emvât(emvâtun), bel ahyâun ve lâkin lâ teş’urûn.
---
Nusâriu lehum fîl hayrâti bel lâ yeş’urûn.

---
Fe ye’tîyehum bagteten ve hum lâ yeş’urû

Meali :

Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu şuur edemezsiniz.
---
Biz Onlar için kalıcılığı hayıratın içinde kolay kıldık. belkide onlar, bunun şuurunda değillerdir.
---
Böylece o (azap), onlara ansızın gelir iki yakalarina yapşirizda, bunun olacagini (zamanini , ne zman olacagini) ,şuur bile edemezler.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 154. ve Müminun 56 . Şuara 202. Ayetler



---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Kur'ân'ı ezberleyeni Allah, ölünceye kadar aklından faydalandırır; şuurunu elinden almaz."

( Hadis-i Şerif , 6:114, Hadîs No: 8620 Enes r.a.den


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Allah, günahları pervasızca işleyen şuursuz mü'mine gazap eder."

( Hadis-i Şerif , 2:286, Hadîs No: 1858 Ebû Hüreyre'den (r.a.) rivayetle )

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammedin ve al eeli seyyidina muhammed.
Allahümme Salli ala Seyyidina Lokman Hekimullah ve al eeli seyyidina Lokman Hekimullah.
Yolculugumuza başliyoruz :

insanlar icin bir tek hayat ve bir tek ölüm vardir diyorlar bazi hocalar.
Halbuki bir agac, hersene ölüme yatar sonbaharda, taa gelecek baharda kalkiyor, yine her sene tohuma gariyor, ve meyva verip meyvanin icine tohumunu, yani kendini klonlayip sakliyor, hemde bir tane degil yüzlerce kendinden sakliyor. herhangi bir durum olupda ölürse, bir insan veya bir hayvan tarafindan topraga kariştirilcak bir cekirdeginden, toumundan yeniden doguyor, öyleyse insan bir tek dogum icin olurmu, bir tek ölüm olurmu, Öyle olsaydi, Allah bir tek hava ile ademi yaratirdi onlara cocuk vermezdi

وَلَوْ شَاء رَبُّكَ لَجَعَلَ النَّاسَ أُمَّةً وَاحِدَةً وَلاَ يَزَالُونَ مُخْتَلِفِينَ

Ve lev şâe rabbuke le cealen nâse ummeten vâhideten ve lâ yezâlûne muhtelifîn(muhtelifîne).

Meali

Ve Rabbin, şâyet dileseydi insanları tek bir ümmet yapardı. Oysa çeşitler devam edecek.

(HUD Suresi 118. ayeti)

adem ile hava cocuk yapip, aynen elma agacinin kendini meyvasina kopyaladigi cekirdeginden dogdugu cogaldigi gibi, cocuklari ile yeniden dogup cogaldi, ayni yöntem agac yöntemi gibi yani. öyleyse agac hersene ölüme yatiyor, insanda ölüme yatiyor, belki bir başka bahardada doguyor degilmi. ve elma bir iken binlerce elma dali var dünyada, yine bir cocuk dünyaya geldi, sonra büyüdü evlendi, cocuk yapti, bir iken, iki üc dört oluverdi degilmi, yeniden dogmak kendini kopyleemek, o cocuk icin mesela: bak suratina "ayni babasi" diyorlar yahut "ayni annesi" diyorlar huyu suyu ayni. ve yeniden dogmanin yöntemlerinden sadece birisi. ve diyor hocalar, niye reenkarnasyon olsun, ayni ruhlari geri göndersin, "her an başkalarini yaratma gücü yetendir" diyorlar. evet topragina, dibine, köküne su dökülüp vitaminleri elementleri alabildigi, beslenebildigi müddetce, elma dali, her sene yeni meyva veriyor tamam anladik amma, senin anlamadigin taraf, ölünce insan yine topraga karişiyor, ve yine her gün binlerce sac kil hücre dökülüyor insanlardan, ve su ile rüzgar ile dünyaya dagiliyorlar. ve onlar yine topraga karişinca, senin elmentlerin bir başka elmaya armuta parca oluyor, o elmayi yiyende hücre oluyor,ve hatta senin hücrelrini toplasalar dagitmacaz deseler, verdigin aldigin oksinjen ve karbondioksiti ne yapacaklar, gitigi yerden okjien alip orlarada karbondioksit veriyon, ve senin ruhun oralara yayilmakda zaten, veya o yenen elmalar armutlar dahada inceldimi, meni yani insan tohumu oluyor, ve son yarişida kazanip dogarsa, yine senin parcalarin başka bir bedende dogmuş oluyor parcalarin. sen bir bütündün dagildin ve parcalarin başka başka bedenlere gitdi, yine eskiler eski insanlar hayvanlar onlar. bilmem almanyadan cikolata, manavgattan mandalina, bilmem afyondan sucuk derken, senin bedenin yine eskileri toplayan bir bütün oldu. birgün sende tekrar dagilcan, ve hatta hergün toplaniyorsun, hergün yine hücre dökerek veya haceti defiyen ve kücük abdestinle ile yine dagiliyorsun, banyo abdest suyunla yine dagiliyorsun, senin tekrar toplu vaziyette bir araya getirmek, bizim aklimizin alcagi birşey degil amma ,sen mesala sagdan yiyordun, o parcan döküldü, gitdi falanci mehmet cocuga girdi, artik onda sagdan giyip sagdan yemeya başladi. ve o senin güzel parcan idi. amma veya sen mesala hirsizik ediyordunsa, bu sefer parcalarin gitdi falanci cocuga girdi elma olup armut olup daha o cocukda 10 lu yaşlarda, senin o kötü hücren, ona fistek verdi, artik onun bedeni ile yine calmaya devam ediyorsun demekdir. ve Hz. Ademi yeniden oluşturmak, voltrani kurmaya benzemez, ve onun dagilan parcalari bütün insanlikda sakli. yine muhammed parcalari müslümanin, ümmeti muhamedin diyenleri oluşturuyor. yine museviler, musa ve harunun parcalari, onlari birleştirsen, işte hem musa hem harun olurlar. yine hiristaynlar isa ve meryem parcalari, onlari toplasan isa ve meryem olur. öyleyse bu kavga niye, hic muhammed gelse, musa ile kavga edermi? isa ile kavga edermi? Onlar, Onun peygamber kardeşleri degilmiydi, şimdi muhammed parcasi olan mülsümanlar, size ne oluyorda biz hiristinylari öldürcez havasini giriyorsunuz, ve ey hiristyan ve yahudiler sizler musa ve isa parcasi olarak, ya musalar isalari ,ya musalar müslümanlari öldürmeyi düşünüyorsunuz, nedir bu kavga ey özünü unutmuş insanoglu, uyan artik bitir bu kavgayi.


مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَى

Minhâ halaknâkum ve fîhâ nuîdukum ve minhâ nuhricukum târeten uhrâ.

Meali:

Sizi, ondan yarattık. Ve sizi, oraya (geri) döndüreceğiz. Ve sizi, oradan çıkaracağız, bunu tekrar tekrar yapacagiz

(TAHA Suresi 55. ayet)

ve kuranda "bunu tekrar tekrar yapacagiz ayeti "tareten uhra" ayeti varken, bir daha dogmanin manasini anlamaz iseniz, tabiki Allahin, bizlere koydugu kurali olan defalarca dünyaya gelip gitme hikmetini anlamzsiniz tabiki.

ve baştaki ayette "Allah yolunda ölenlere ölü demeyin, onlar yaşiyor amma, sizler şuur edemezsiniz" diyor,

فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِي فَقَعُواْ لَهُ سَاجِدِينَ

Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fe kalû lehu sâcidîn(sâcidîne).

Meali :

Artık onu dizayn edip, içine ruhumdan üflediğim zaman, hemen ona secde ederek emrine amede olun!

Yorumumuz:

(toprakdaki bütün elementler bize secde halinde, altimizda amma, secde ederler amma, elma olur cikar emrimize amede olur, bilmem armut olur,...hizmet eder yine ot olur, inek yer bu seferde, et olur süt olur hizmet eder, emrine amede olur, secde eder haldeler bütün elementler bütün melekler.)

ve ruh hakkindaki vaazimizi hatirlayin, Allah ruhumdan üfürdüm diyor dedik, ve üfürülen, bize can veren oksijen dedik, ve dünyadaki oksijen miktari belli orandadir, Recycling sistemi le dönüşüm halindedir. bizler kirletir, karbonlaştirip, karbon dioksit olarak veririz, amma agaclar alir onu tekrar, karbonunu kirarlar yanindan, ve tekrar temiz oksijen olur, ve yine o oksijenleri bir rüzgar alip götürür, bir başkalarida nefes olarak alir, ve bir başkasinin ruh ve cani oluverir degilmi?

öyleyse naylon atigi gibi kirlettigimiz oksijenler, bir daha Recycling olup temizlenmeseydi, bir tane rafineri olmasi lazimdi, dünyaya devamli oksijen üretsin insanlara, hani nerde o rafineri? varmi yok. peki öyle olsaydi, cikardigimiz kirli oksijenler semayi kaplardi, bazi yerlere cöker yigilirdi, oralar insan öldüren zehirli bölgeler olurdu, varmi öyle bir yer, yok. devamli dönüştürüyor ve oran sabit kaliyor. öyleyse sen niye ahmaklik edipde, Allah her insana yeni ruh yaratiyor, her ruh ayri hikayesi okuyon ahmak hoca, ahmak alim. aldigin nefesin yani canin , bir ay önce başka bir sokakda başka birinin caniydi, ve geri verdigi kirlettigi oksijen oldugunu unuttunmu, yoksa bunun şuurundami degildin, tabiki şuurunda degildin, biz yazinca söyleyince sendede bu şuur uyandi ve farkina vardinmi. furkan demek işde, yani kuran: insanlara olaylari farkettiren kitap demekdir.

hani bir mahalleden elli kere gecersinde, o sokakda belki kirmizi pencereli bir ev oldugunu farketmezsin, bir gün bir olay olur, haa bakarsin bu evin pencereleride kirmiziymiş dersin. işde o senin farkina varmani saglayan olay gibi, kuran insanlara farkindaliik verir. ve şuur ise bilnc demekdir, bilincli varlik olma hikmetidir. farkindalik ayri şey, bilinc ayri şey. adam her gün namaz kilar, namazinda şuur yok, yatiyor kalkiyor, bu yatip kalkma ne işe yariyor bilmiyor. muhammed dedi diye, dinimiz emrediyor diye yapiyor. yapiyonda sende şuur olmazsa, niye yatip kalkiyon diye bir gün sormazsin, mesela diyorlar, adam her gece sabahalara kadar namaz kiliyordu diyorlar, lan ahmak, karnin acikinca bir ögünde, oturup iki dilim ekmek bir dilim de peynir yedin mesela, oturupda sabah akşam inekler gibi otlancagina, sabaha kadar namaz kilcagina biraz tefekkür et, kainat kitabini oku, bu namaz ne diye, yat yat kalk buna namaz diyorlar, ve birisi elma yer, tatli diye yer, bir digeri vardir zayiflamak icin yer, bir digeri ise, icinde vitaminler var, benim vücudumun falanci vitaminlere ihtiyaci varmiş, öyleyse birkac günde bir elma iyiymiş diye yer mesala. yani farkindalik, ve öteki ise farkinda degil, canim elma cekdi diye elma yiyor, cünkü otamatik pilotta gidiyor, vücütun bilmmem ne vitamenine ihtiyaci var, mevsim kiş, ve sana emerediyor git elma portakal al ye diye, otamatik pilot, yaz geldi karpuz yedin kiş geldi portakal yedin, bir başkasi ise, bunun farkinda ve icinin ihtiyaci olanlardan biraz haberdar olmuş, ve vücudunda bir ariza cikinca, haaa şu vitamin az, o vitamin falanca meyvada sebzede var diye yiyor, yani az şuurlanmiş bilincli varlik olmuş. bilincsizler sabaha kadar namaz kilar neymiş cok abid adammiş, halbuki ahmagin biri, daha namazin niye kilindigini bilmiyor. neyemi sadece allah rizasi icin kiliyormuş, tamam güzelde sendede Allahin ruhu var bende de " enel hak " hikmeti üzre gidersek sen hangi Allahin rizasina namaz kiliyon, ahmak, gökteki tanriya kiliyor, o ellerinide acdmi semaya, allah göklerde biryerden bakiyor gizli gizli degilmi, lan angut göz denen varligin bakcagi nokta belli arkasini görmez, Allah ise herkesi her an görüyor, nasil bir göz ondaki hic düşündünmü, sendeki göz televizyona bakinca, önünden dökülen popcornlari göremez cünkü göz oraya odaklandi. nasil bir gözmüşkü sana bakarken benide görmesine engel olmayan bir göz. ve senin boyun bacagin zahiren gözüken 1 küsür metre bir adamsin, oysa Allah, senin icinide görürür, senin görmedigin bir hücrendende haberdar. ve sen, icinde ne oluyor bitiyor bilmezken, o görür ve bilir, ve basiret gözü ile bakar, sanada bir örnek vermiş, mikroskop diye birşey keşfettrimiş, ve sen mikroskopla bakinca, bakterileri, kücük varliklari hücreleri, amino asitllerin hareketlerini görebiliyorsun, oysa Allah her an hepsini görüyür, sen mikroskopun altina ne koydun ancak onu görüyon,

ve şuur işde
Bilinc demekdir, bilincli varlik, yine misal ile, bir haritaya bir köylü amca baksa, tamam bu harita der amma, harita okumasini bilmez. fakat bir şoför baksa, yol yolak arar, yahut bir inşaattaki usta plana baksa, o matematiksel bakar. ve yine adamdan adama şuur farki var. ve ve inşaat sisteminde, Allah, şunlari keşfettirmiş, alt yapi, üst yapi, proje, plan, kaba inşaat, ince inşaat, ve ic mimari ve dizayn, yani kurani yüzünden okumak, manasini bilmemek aynen kaba inşaat bakişi kücük hatlar göz ardi edilir hassas terazi degil yani, kuran okuyup anlamayan elinde hazine haritasi olan adam, amma ne oldugunun bilncinde olmayan insan gibidir, işde osmanlicilik, bizi böyle yillarca okudugunu anlaamayan ezberci veya yüzünden okumaci müslüman yapti. plan var amma, onu o şuura bilnce varmiş biri okuyunca, nerde hangi hazine var bilir degilmi?
ve mühendis ve mimar gezerken evlere mimar bakişi ile bakar . ve ben bundan epey önce bir tane toyata camry araba almişdim, o arabayi alincaya kadar, o arabadan olan arabalarin farkinda degildim ve onu alinca camry arabasi olanlar ben sokaktayken gecince haa benim arabadan gecdi bilmem mavisi sarisi gecdi demeye başladim. daha önce öyle bir arabinnfarkinda bile degildim, ve arabayi aldim, bilincine vardim, ne kadar cok camry var belli oluverdi bana,karşilaşinca HIH benim arabadan demeye başladim. ve muhammedin ahmet denen parcalari, dünyadaki ahmetlerin cokluguna bagli, ve bendeki olan örnek ile, ne kadar Toyota camry araba var gibi, yine mustafa ismi, ne kadar mustafafa var, ondan belli, ve her bakiş bir başka bilinc, ve mesela cizgi film spangebobde mister krabe var, herşeye dolar gözüyle bakiyor, para gözüyle bakiyor, ticaretci adamda öyledir, bundan nasil para elde ederin diye bakar görür. resssam bir adamin yaptigi resime bir köylü baksa, cok canli bir resim diyebilir, amma o resime o canliligi nasil yapmiş bilmez. halbuku resim ve görüntülerin tamami gölge ve işik oyununa bagli. adam gölge ile işigin yansimalarin farkina varinca, iyi bir ressam oluverir, bakiş acisi, ressam olcak adam, heryere gölge ve işik olarak bakar. yine balikcida, balik aramak gecer onun bakişlari fikirleri sözlerinde, yani ve şuurlu insan olaylara derin bir bakişla bakabilen demekdir. ve mesala bir kavga olmuş amma sebeb, ne sonuc ne bilebilen adam, dedektif bakişi ile bakar. ve miden zişuur(şuursuz) bir varlik olsa, sana sinyal yollamaz, benim canim nar cekdi, bilmem ayva cekdi, cay cekdi diye. o bilincli bir varlikki senin bilmedigini biliyor, ve sen onun aradigi maddenin, armutta elmada oldugunu bimezsin, amma o bilir, ve mevsiminde nar ister mevsiminde portakal elma zaten.

ve bitkilerde zişuur varliklar degildir, aycicegi bunun en bariz örnegi, ve o kafaasini güne dogru cevirir ve o yüzden ona günaşigi denir, güneşe aşik demek yani. ve eger o kafasinin cevrilcegini biliyorsa bitkiler zişuur degildir. Yine atomlarda zişuur degil, şuursuz varlik degil. ve onlarinda zişuur olmadiklari, japon bilim adaminin yaptigi deney ile ortaya cikdi. ve suya kuran okununca, ve güzel sözler söylenince, iyi olduklari, kötü söyleninincede bozulup kötü olduklari ortaya cikmiş, yani onlar dahi yani, elementler : taş toprak altin inci demir,.... de bilincli varlik, o halde ey insanoglu, sen niye bu kadar şuursuzsun, sen namaz kilarsin, bir defa demezsin, bu namaz ne, niye kiliniyor, neden böyle egiliriz, neden kalkiyoz, yok .emir bu anamdan öyle gördüm,hocamdan böyle ögrendim, yat yat kalk. kuran okuyon diye arpca, bilmedigin kelimeleri tekrar et dur, lan bir günde ac oku elhamdüde ne buyuruyor rabbim, yine kuranda hurufu mukata var, neymiş bunlari bir tek Allah bilirmiş, bunlar hakkinda yorum olmazmiş , ne deycen, ahmak işde ahmak. ve nasil mühendis ve mimar, olaylara plan proje babinda, matematiksel yaklaşirsa, kurandada bir proje var ve plan vardir, kainatin ömrü yazilidir onda, ve ona cahil olarak bakan görmez onu, falan yer kac metre diye, ve kömür kantarla tartilir, altin miskalle,anlamayipda birde ezberden okuncak bir kac sure, namaz kilincak birkac sure olarak, haşa kella, kurana kaba inşaat olarak bakan göz, onda teganni bulur, ne güzel okuyor der, aglar sizlar. ve amma şuurlu biri bakinca, ondaki bazi hesaplari bileverir. ve projenin plan olmuş halinde matematik cok mühümdir. matemetik bilmiyen bu işi yapmaz, elinde hazine haritasi var amma, matemetik bilgin olmazsa harita bilgin olmazsa, hazineyi arayacak amma, hazine haritada 3 cm ilerde diye gösteriyorsa, haritadaki bu 3 cm, gercekde kac eder bilmezse, bu 3 metrede olabilir, 300 kilometrede olabilir, ve o 300 kilometre uzakdaki hazineyi burnunun dibinde ararsa bulamaz tabiki.

ve harita okumasini bilen 3 cm gercekde kac eder bilir, ve taa hazinenin üstüne varir, kazar cikarir degilmi. ve kurandada gizli sirlar ve cok hassas matematik vardir.

ve kuranda SIR ve Tilsim olduguna delil Muhammed mustafa mekkeden medineye hicret etmeden önce, mekkeliler her kabilden bir adam secip, onun evinin yanin geldiler, ve haşim ogullari kim öldürdü bilipde intikamda almasin diye, her kabileden bir adam, bir bicak veya kilic vursun diye karar kiilp, muhammed ciksin diye evinin önünde yaninda beklerlerken, muhammed yatagina Hz .Aliyi yatirip ve emanetleri ona teslim edip, ve cebrailin ögretmesi ile ve kurandaki yasin suresinin

وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لاَ يُبْصِرُونَ

Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn(yubsırûne).

Meali :

Ve onların önlerine ve arkalarına set kılarak (çekerek) böylece onları perdeledik. Artık onlar görmezler.

(YASİN Suresi 9. ayet)

ayetini okuyp cikdi, ve onu bekliyenler onu göremediler,
ve deneyin birileri sizi gözetliyorsa, ve siz gözükmek istemiyorsaniz, okuyun bu ayeti on defa, veya daha fazla, o sizi bekliyenler uyuklaya kalir ve, Allahin izniyle sizi göremezler.

ve ona Kurana kaba gözle bakan, kantar hesabi gibi büyük rakamlari görür ayrintilari anlamaz, 10 ton 20 ton gibi kaba tarti hesabi, kantarla tartarken, arada kayan bir kilo iki kilo hesap edilmez. ve mesala CNC den anliyan bir mekanikci teknikci gözü, bir aluminyum parca veya altin dan yapilcak bir parcanin bazen, öyleki milyonstil bir sapmasini da hesap etmesi gerekir, ve milyonstil hesap demek mesela odanin sicakliginda alu nun milyonstul bir genişledigi, soguyunca cekildigni bilir, ve ona göre isidan stabil ortamda, o parcayi CNC makinesinde yapar, yani işde kurandada öyle bir hesap ve matematik vardirki, kac milyonsatil hesap ile bile, şaşmayan bir matemetikdir, O nda, Hak Tealanin el Hasip isminin tezahürü saklidir.

---oOo---

Allah, Ankarali Ahmeti yaratmişda, Mehmeti yaratamamişmi? dünyaya gelen insanlar, şimdiye kadar hepsi ayri bir insan, amma mesala ankarali ahmet oldugu gibi pakistanli ahmetde var, yine almanyali Hans oldugu gibi Avusturyadada Hanslar var. yani ayni bütünün parcalari. elma var amasyada amma, avusturyadada elma var, ona amasya elmasi denmsede elma yani. amsya elmasini al gel Avusturyaya dik, oldumu sana Avusturyali Amasya elmasi, ne oldu, onun isminin başina bir künye geldi, avusturyali künyesi, halbuki elma denince hepsi yaklaşik ayni meyva. Allah niye bir tek elma dali yaratmadida, bu kadar cok elma dali yaratti, özünde hepsi elma amma, künyeleri farkli işde. ve Allah yeniden ruh yaratmaya kadirdir amma, elma agacinin gecen seneki yapraklari, dalin dibine dökülüyor, ve onlar, toprak sürülünce veya capalaninca topraga karişiyor, harmanlaniyor, gelecek yada yeni sene, yine meyva yada yaprak oluyorlar degilmi?
Allah onlari yapmasaydida her sene yepyeni yaprak yapsaydi diye, Allahin kanununa karişmak olurmu, şuurlu insanin yeniden yeniden dogmayi anlamasi kolayda, zişuurlara şuursuzlara anlatmak zor işde.

Bu kadar geniş kapsamli aciklamadan sonra, baştaki ayette gecen, "onlar ölü degil, bilakis diriler" i anlamiş olmaniz lazim amma, yine anlamadiysaniz, bu kuranda sanki bir tezat varmiş gibi olur, cünkü başka ayet rahman suresinde

كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

Kullu men aleyhâ fân(fânin).

Meali :

Yerin üstünde ne varsa fânîdir.

(RAHMAN Suresi 26. ayet)

veya

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

Kullu nefsin zâikatul mevti summe ileynâ turceûn(turceûne).

Meali :

Bütün nefsler ölümü tadıcıdır. Sonra Bize döndürüleceksiniz.

(ANKEBUT Suresi 57. ayet)


herkes ölümü tadicak demesine ragmen bu "Allah yolunda ölenler ise ölü degildir" nasil oluyor bu? hani ölümü tadicakdi. işde bitkilerin, hasat edildikden sonrada bir başka yaşayişla canli olduklarini anlyinca, ancak anlarsin bunu. yine atomlarin, cemadat denen, varliklarin, şuursuz ve cansiz olmadiklarini anlayinca bunu anlarsin. ve taş toprak canli ve şuurlu ise, bir ari hem mühendis, hemde gida uzmani, sen bir damla bal yapamazken, o hem altigenlerden oluşan mükemmel bir mühendislik ile, yani matematik ile bal petegi yapip, icinede akillara fayda veren ilim ve bal katar, ve yine inek, senin otlaniyor, inekleniyor dedigin, trene bakan öküz dedigin inek, sana öyle bir süt üretiyorki, yine gida uzmani o da. hani diyceksinki farkindami o ürettiginden diyeceksin.
neye yalan söyleyen benim evimin önünde, kücük br seram var, onun üzerine ekmek parcalari atiyorum, koskaca şehirde, benim evimin arkasindaki ekmeklerden haberdar olan kargalar kuşlar gelip onlari bulup yiyorlar yine sincaplar benim bahcemde findik oldugundan haberdar. lan kosakaca köy, sen kücücük sincapsin nerden biliyon benim evimde findik oldugunu kim bildirdi onlara? ariya vahyeden Rab, onlarada vahyediyor, ve vahiy bilincli varliklara yapilir. bilincsiz varlik vahiyden ne anlar, cahilin eilne harita versen, ne anlar o haritadan. harita bilene verilir gösterilir. ve onlar zişuur olsalar bilincsiz olsalar, aynen insanin delisi gibi olsalar nereye gidecegini bilmezlerki, ve hepsi bilincli, ve senin gözüne gidecek madde belli, tirnagina gidcek belli iken, sen yerken şunlarida bir gözüme götürüverin demiyon, ne diyon? acikdim deyip yiyorsun susadim deyip iciyorsun, amma onlar işde senden daha bilincliki, ne nereye ne kadar kac gram gidecek bilirler, sen bilmezsin ey şuursuz insan .
---oOo---
ve insan namaz kilip yatip kalkiyor. ve kainati rabbimizin suretinde dedik, ve o yüzdende insani aziz kilmiş, ve kainatin kücük prototipi yapmiş. ve insan, Allah in, bütün isimlerine mazhardir, ve hal böyle olunca, halife olan insan, günde beş defa olmak üzre, namazla mükellef , ve namaz ile yatip yatip kalkiyor, ve o zaman biz kainatin haritasi isek kainatdami yatip yatip kalkiyor beş defa demek gerekmezmi. yatip kalkmak işde, dürülüp dürülüp yeniden acilmak gibi yani

يَوْمَ نَطْوِي السَّمَاء كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا كُنَّا فَاعِلِينَ

O gün, kitapların yazılı sayfalarını dürer gibi semayı düreceğiz. Onu ilk defa halketmeye başladığımız gibi (eski durumuna) iade edeceğiz (geri döndüreceğiz). Bizim üzerimizde bir vaaddir. Muhakkak ki (bunu) yapacak olan, Biziz.

(ENBİYA Suresi 104. ayet)

ve Allah bunu hergün beş vakit yapip durmakda, müsülamanlar namaz ile bunu temsil etmekde, yine elma dali elma verdi, ve allah onun cekirdeginin icine dürdü bükdü koskoca orman sakladi. onun cekirdeginde ormanlar gizli. ve dürdü bükdümü? evet dürdü bükdü hemde bir daldan birtane elma cekirdegine ondan olcak elmaninda cekirdegi, ondanda olcak elmanin cekirdegini ondan ondanda olcak elmanin cekirdegi, yine onda sakli ve bunu ne dakar uzatirsan, o kadar uzar gider, cünkü dün Hz., Adem vaktinin elmalari bugün yok, bugünküler yeni elma, ve hal böyle olunca, onun cocugunun cocugunun cocugunun,...... cocugu gibi ve ve öyle dürdükü ondan elma ormani cikabilir degilmi? yine cekirdegi dikdin, filiz verdi, sonra dal oldu, elma verdi, bu sefer acildi ve dal oldu, elmalarida dünyanin dört biryanina dagildi, bir yandan düren Allah, bir yandanda aciyor. biryandan secdeye varan, biryandan kiyam ediyor, biri secdeye varirken, bir digeri yeniden dünya gelip can bulur. biri ölüp toprak olurken, digeri filiz olup cicek olup diriliyor, şuurlu olanlar anladi bile. dünyamiza başka bir dünya gelip kariştirilmiyor, dünyadaki elmentlerin orani sabit belli, o zaman ruhlarda, onlarin can olcagi bedenlerde belli, sayida amma hersene elma dali yeni elmalar vermesine ragmen, halbuki onlar, ilk elmanin parcalari degilmi ve ayni elma olmasina ragmen, sen ben farkli saniyoruz. Bize ondan Ademoglu denmiyormu, bizler hepimiz ademin icinden cikip gelenler olmuyozmu, yani hz ademin parcalari. dün aldigin nefesi geri verdin, bugün temizlendi gitdi, rüzgar götürdü, belkide afrikada bir cana girdi, ve artmami var dünyada, yoksa eksilmemi, dünyayi kirleten insanoglu, işde dünyanin ruhu olan oksijeni tüketmekde, inşallah tükenmez amma, Recycling geri dönüşüm üniteleri olan ormanlar kurursa yanarsa, kentleşilirse, doga kalmazsa, artik bize yeni oksijen ve su üretecek Allahdan başka bir varlikda yok ve

قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَاؤُكُمْ غَوْرًا فَمَن يَأْتِيكُم بِمَاء مَّعِينٍ

Kul e re’eytum in asbaha mâukum gavren fe men ye’tîkum bi maîn maîn(maînin).

(MULK-30 ayeti)


---oOo--
Bu haftanin tefekkür konusu
Eger kiyamet varsa, ve insan kainatin haritasi ise ve " la mevcude illa hu" yani Allahdan gayri bir varlik yok ise, o zaman Allah kainati yok edecekse, kendinimi yok edecek,
ve kendinden gayri bir varlik yoksa, kainati yok etmesi, dürüp bükmesini nasil anlamak lazim, yoksa kiyamet, kiyam etmek, dürülüp dürülüp yeniden kalkmakmi? ve kainatta bir bütün bedense, onunda bir dürülme ve tekar dirilme zamani varsa, gecen haftanin ayetine atfen

يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَاوَاتُ وَبَرَزُواْ للّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve
insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın
huzuruna çıkarlar.

(İBRAHİM-48 )

ve o saat , işde bu dünya dürülcek ve sonra başka bir diriliş ilede kiyam etcekmi demek acaba, aynen namazda kiyam ruku secdeler sonra kiyam sonra ruku sonra secde sonra,.. tahiyat son oturuş günde beş, ayda bilmem kac, yilda bilmem kac, ömürde bilmem kac defa. haydi kolay gelsin, tefekkür tefekkür tefekkür edelim lütfen.


--oOo---


Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 8 Aralık 2015 Salı

Original Kar©glan

O Benmiyim, Ben O muyum (Kar©glanin 1 Aralık 2015 Vaazi)

O Benmiyim, Ben O muyum

(Kar©glanin 1 Aralık 2015 Vaazi)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ ذُو انْتِقَامٍ

....
يَوْمَ تُبَدَّلُ الأَرْضُ غَيْرَ الأَرْضِ وَالسَّمَاوَاتُ وَبَرَزُواْ للّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ

------
بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ أَدْهَى وَأَمَرُّ

Sadakallahul Aziym ibrahim ve Kamer Suresi

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

innallâhe azîzun zuntikâm.
....
Yevme tubeddelul ardu gayral ardı ves semâvâtu ve berazû lillâhil vâhıdil kahhâr
-----
Belis sâatu mev’ıduhum ves sâ’atu edhâ ve emerr

Meali :

Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

14/47

O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve
insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın
huzuruna çıkarlar.

14/48

işde onlarin defalarca cagirip durduklari saat (Kiyametin saati) bu saattir.

54/46

Sadakallahul Aziym ibrahim ve Kamer Suresi
---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular




( Hadis-i Şerif , Tirmizî, Menâkıp, 69)

Allahümme Salli ala Muhammed .
Allahümme Salli ala Seyyidina cemiil enbiya velmürselin, velmelaiketül mükarrebun
Allahümme Salli ala Seyydina Mehdi ve Ashabihim.


Yolculugumuza başliyoruz :

Gecen hafta anlattigimiz mesele olan, Mehdinin, dünyayi zaman zaman ruhen dölledigini yazmişdik, bir kac ahmak hocanin yüzünden, insanlar bu hususu, inkar edenler oldular, birkac genc erkegin bunu gururlarina yedirememesi yüzünden, yine kafirlerden tarafin yarisindan fazlasi, buna itiraz edip, isyan cikardilar.
Allah in Laneti, fitne cikaranlarin üstüne olsun.
Lan ahmak alim ahmak hocalar takimi. biz öyle biri dinin mensubuyuzki, bir erkek cocugun raşid olabilmesi icin, hani sizin söyleminizle reşid olmasi, icin bizim söylemimizle raşid olabilmesi icin, yani baba olabilcek bir erkek olabilmesi icin, onun hamamci olmasi ele alinmiş, yani rüyasinda bir kadin veya bir kizla cinsi münasebette bulunup, menisinin fişkirmasi, ve artik bir baba olabilcek yaşa erdi, yani raşid oldu denir, veya reşid oldu denir. yani raşid veya reşid ne demekmiş:
işde baba olabilcek olgunluga raşidlik deniyormuş . yani Raşid baba olabilcek olgunluk demekde, Raşid Mehdinin ahirzman da dogacak cocuklarin cogunun babasi olmasini niye yadirgarsin, reşidlik babalik onun ana görevi iken, sen veya birkac ahmak bunu ondan alip, engel olcaginizimi saniyorsunuz. eger ondan raşidlik giderse, kimse artik baba olabilcek, reşid olamaz, ve cocuklar murahik durmuna düşer. murahik demek, 15 yaşina kadar hamamci olmamiş erkek, veya hayiz görmemiş kizada mürahika denilir, yani olgunlaşmamiş, yani erkek veya kadin olamamiş insan demekdir.
ve bir kac adam diyorkli cübbeli ahmetin kitabinda yaziyormuş, neymiş kadini ile cima ederken müridler şeyhini düşünceklermiş, ve bu nedemek toplu cimami ediyonuz, grup seximi yapiyorsunuz demeye getiriyor, bu ahmaklar.
Lan angut eger sen baba olabilcek veya baba olmuş bir adamsan, senin ergin yaşa ulaşdigin 13-15 yaşlarindan beri rüyanda yattigin, sex yaptigin kadinlar kimdi, onlar dünyali degildide uzaylimiydi. ya mahellenin bir kizi, yahut gördügün bir sanatci, veya okuldan biriydi. ve sen onlarla sex yapimnca oluyorda, mehdi seninkilerle sex yapincami olmadi ahmak hoca. şeyhi tefekkür edincemi olmadi. zekerini sokan sensin amma, onun ruhu orda bulunur ve orda şeyh veya mehdinin o birleşmede hazir bulunmasi, onun senin ile birlikte o cocugun tohumunu atmasidir. sen elin karilari kizilariya 15 yaşindan beri birleşirken oluyorda seninki ile birleşince olmadi öylemi. o rüyaya giren bir kadin, rüyaya girmesini bilen bir kadin, ve sen onunla sex yapinca normalinde o kadin gercekden seninle birleşdi zaten, angut bunu biliyonda. mehdi ruh yöntemi ile kadinlarla birleşdi, ve ari gibi kadinlari dölledi deyince niye şaşiyon, ahmak hoca ahmak alim.

---oOo---
Lale icin Allah Yazan cicek diye atfedilir ve cogu dini kitap ve benzeri dini objelerde lale motifi kullnailir.
halbuki lale devri osmanlida olmuş, ve Osmanli padişahlari bir delveti bir baş yönetir, iki baş olmaz diye, tahta gecmek icin, tek baş kalmak icin, diger kafalari kestiren, bu kardeşi da hi olsa oglu da hi olsa, onlarin boynunu kestirip, tek kalan insan cibilliyati, yani osmani lalesi işde bu dmekdir. kendi başinin tekligii icin diger başlari kesip, tek kafa dikilen laledir, osmanli soyu yani onlar cbilliyatini yaşamişlarmi, yaşamişlar, Kanuni ogullarini da hi kesdirmiş, tek baş kalabilmek icin, yani sogan tek başli, ve lale sogani tek başli sogan, ve kendini tek tanri sanan ahmaklarin cicegi, yani sen gibi binlercesi (binlerce cicek varken) ve muhammedin gülü dururken, tomurcuk tomurcuk acarken, gonca gonca acarken, sende kimsin ahmak. yedigimiz sogan ise tek başli olmasina ragmen icli dişlidir, sarimsak ise birkac tane tek başin bir kafada toplanmasidir yani, müctehid imamlar toplulugu, bir kac imamin oturup bir kararda karar kilmalarini temsil eder, yani bir grup yani ümmül kura gibi .

---oOo---

Ve biz Aliden olma ARISOYUYUZ dedik bunada itiraz ettiler.
Delil ve ispatimiz:
Bizim köy Başağaç bir adama bir lakab takdilarsa, onun bir hikayesi vardir, bilipde takarlar, öyle osumuna lakab olmaz.
ve birinci delil: Dedemin ismi Ali dir baba tarafindan bize Haceliler veya HaciAliler derler, cünkü dedem askerligini mekkede medine yapmiş ve mekkeden medineye zemzem suyunun götürüldügü, zemzem hattinin ilk döşenmesi hizmetinde bulunmuş, ve bu sebeble hac görevini askerdeyken yaptigindan lakabi HACI ALiDiR
köylümüz haceli diye bilirler. ve dedem Ali oldguna göre ben ali soyundanim demem, ben Ali soyundan olmuyonmu, kimin soyundanin dedemin soyundan degilmiyin, peki dedemin birisi haceli, biriside anne tarafinda dedemde Hüseyin, amcamin biri hüseyin, biride hasan, babamda mustafa , ve ben hasan gildenin deyince yalniş söylemiş olabilirmiyin, yahut ben ali soyuyun, yahut hüseyin soyuyun, yahut babam mustafaya atfen mustafa soyu, veya muhammed mustafa soyuyun deyince,yine dayimin birisinin ismidne mehmet yani muhmmed, ve anne tarafindanda muhammed soyuyum aneannem ninemde fatima cünkü muahmedin soyu kizindan üredi, ayni anne tarafimdan muhmed soyuyyun, tabiki muhamed soyu anne tarafindan muhammede bagli degilmi bu kadarmi aciklamamiz lazim kim oldugumuzu, daha anlamaycakmisiniz ahmak insanlar.
ve amcanin birinin ismide ahmet deli ahmet derler, ben ve ben deli ahmetlerdenin deyince yalnişmi söylemiş oldum sizce haa,
ve deli ahmetin deli ahmet olmasini sebebine gelince ona deli BALI derler yani Deli bali nedir bilirimisiniz, sizin şimdi reklamlarda gördügünüz, anzer bali denilen bal. yani bir kovandaki arilar, bir kraliceye tabidirer, kiralice yaşlaninca kendisi yeni bir kralice dogmasina izin verir, amma yeni kralice o eski kraliceyi ölmeden görevden alir, yeni arilar o yeni kraliceye baglanirlar, yaşli kralicede zaten soun dmevam etmsini istr ancak ayni osmanli gibi tek başlilik taslayan yeni kralice ve askerleri,ve eski kraliceyikovandan kovarlar, kovanda ona tabi olan eski yaşli askerleri ile cikar, ve gider bir dagin oyuguna, yahut bir dalin kovuguna yuva yapar,ve orda o cicelrden yaptigi wn weaki formülü kullanarak öz bir bal yapar, cünkü püf noktasini o kralice bilir, diger toy arilar bilmez. ve bala Deli BALI denir. yani yerini yurdunu terketmiş deli divane olmuş kracilesine sadik arilarin bali. ve işde muhammed soyu yezid vaktinde dograninca, Hz Ayşenin grubu cekdigi bir Kralice ari grubu taa mekkeden medineden kalkar ve bulundugumuiz Afyonun Sandikli ilinin başagac kasabasina konarlar, ve o topluluk bir öz toplulukdur, amma yilarca onlarin seyyid ve şeerrifler olduklari ve ashbadan kimselerin soyu olduklari gizli kalmişdir. yüzlerce geldigi yeri unutmuş insan, taaki dogacak mehdi saklansin korunsun diye, ve biz 1970 de dünyaya geldik ve Deli BALI larin soyu vey Ahmetlerdenim ve hüseyin soyundanim ve ya hasangillerdenim veya fatmanin torunuyum, anne tarafindan dayim mehmet ve muhammed ve yine dedem Ali, ninem Ayşe daha ne yazan, ne yazan söyleyin babam Mustafa demedimi muhammed o benden olcak diye, ben oyun demek icin ben ne yazan size, elimde şecerem yok amma, Allah bana kapi gibi şecere yazmiş, onun bunun yazdigi tuttugu şecere degil, bizzat rabbimin tuttugu şecere, soy kütügüm anam babam dedem amcam,.... kim oldugumu ispat etmeye yeterde artar bile anlayana anlamayan anlamaz zaten, ben jüpiteri gözüne soksam kar etmez ve
ve biz diyoruzki sona yaklaştik kiyamet muhammede gaibdi amma mehdiye gaib degil neden derseniz bu gece bir ayet okudum ve o ayet baştaki ayet

"Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir."

14/47

"O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür ve
insanlar bir ve kahhar (her şeyin üzerinde yegâne hâkim) olan Allah’ın
huzuruna çıkarlar."

14/48

yani hicri takvim ile 1448 yani miladiye cevirince

2026 yi göstriyor ve yine dünyanin bütün ömrü olan takvim ile o saat icin kiyamet saati icin

"işde onlarin defalarca cagirip durduklari saat (Kiyametin saati) bu saattir."

54/46

Sadakallahul Aziym ibrahim ve Kamer Suresi

yani dünya 5446 yaşina girince o saat bu saattir diyor rabbim ,Kiyamet saati icin.

ve inslar başini avucuna alip oturup Allahdan özür dileyeceklerine, onun gazabina talip oluyorlarkine. ve Allah 14/47 de diyorki Allah öcünü intikamini alacakdir.
yani hicri 1446- 47 de bir intikam alincak. ve kafir deccal seccadelere yedigi naneninin dişinda, tuvalet kapaklarinin oturulan kismina Allah yazdiriyormuş, yani Allah yazan yere oturup siciyorsunuz, ve ve yine koltuklarinizi inceleyin gizli bir küfür yaptiriyormu. Allah ibaresi varmi otrulan yerlkerde gzilenmiş vaziyette veyahut yine her objede tek göz deccal simgesi kulanilliyor. ve Allah bu kafirlerden elbet intikamini alacakdir ve intikam günü olarakda 1446 geciyor, yani miladiye cevirince 2022 ile 2025 tarihleri arasi cikiyor En dogrusunu Allah bilir. 2026 da kapaniş dürülüş cikiyor.

--oOo---

Nefs-i Marziye Nedir? , Senin Razı oduğun değil - Allahın Senden Razı Olduğu Nefis Makami Nedir?


Öncelikle Nefis demek Vücut Denilen Araba veya Motoru süren sürücü , şoför Manasindadir. ve Bu Motor ve araba yaptiklarindan hesaba çekilcek olduğu için,

onun sanki yabani bir at misali, üstüne binip güzel işler yaptirilabilmesi için, önce terbiyet edilmesi gerekir.Yani sürüş kurallarini ögrenmek gekekir. ve burada islamin şartlari olan namaz ve

oruç devreye girer, ve işde oruç ile insan önce nefsine gem vurmayi, yani nefis atina, motoruna gem vurmayi, veyahut arabasinda, nasil fren

sistemini kullanmasi gerektiğini öğrenir. ve oruç ile yemeye helal olan birşeye gem vurulur. daha sonra cima ya gem vurlur, yani frene basmasi öğenilir. ve bunu öğrenince, artik insan islamin haram ve yasak dediği

durumlarda, frene basip nefis atinin gemini çekerek onu durdurur. ve nefis kazandiği derece ile makam kazanir ve terbiyet ehli olur. ve işde

Nefs-i Marziye Nedir? , Senin Razı oduğun değil - Allahın Razı Olduğu Nefis Nedir? denılınce

Nefsi Raziyeye Yükselmiş bir nefis artik, Rabbimizin her yarattiginin kader cizgisinde dogru ve hak olan oldgunu anlamaya başlar, ve keşkelerini birakirsa, ve sebeblerde bogulmaz ise , artik onun melekleri anlamaya başladigi zaman, nefsi Marziyeye adim atmiş olur. ve hayatta seceneklerin bol oldgunu anlamasi, ve kör cahil gibi bir kararda diretmemsi gerektigini anlayinca yine marziyede yol almaya başlar.
Ve dinimiz bize meleklerin yemedigini, icmedigini, tuvaletde yapmadiklarini, ve cinsi münaasebettede bulunmadiklarini bildirir. ve böyle olunca dünyamizda bunu yapabilen canlilara bizler elmentler diyoruz. ve atomlar ve elementler canlidirlar, iclerinde hareket halinde olmalarina ragmen, elektronlarin atomun cekirdegi etrafinda dönme hizlari, onlarin katimi sivimi oldugunu belli eder. hizli dönen elektronlar, onlari sert yapar, icine başka cisimilerin girmesine onlarin hizli dönmeleri sebebiyle engeller. aynen bir pervanenin saniyede 300 bin döndügünü düşün, ve sanki pervanenin boşluklari olmadigini, ve sanki yuvarlak bir zil ve tek bir parca dönüyormuş gibi, onun menzilinde katman oluşur. ve o icine başka bir şeyin girmesine müsade etmez. işde elektronlarin hizida yogunluguda bizim elementleri kati sert veya sivi yumuşak veyahutta gaz diye atfetmemize sebeb olur.
ve işde bu melekler ordusu, bizim sesimizi duyar anlar,duruma göre hareket ederler . ve göz denen canli organizmasinda 300 veya 300 bin tane melek görevli oldugu bilinmekde yani göz 300 bin parcadan oluşuyor. ve canli organizmalar moleküler yapilardan oluşmakda, yani molekül bir kac atom cinsinin biribiriyle kurdugu fiziksel baglara molekül diyoruz. ve moleküller ise yedigimiz icdigimiz yiyeceklerden alinan, öz maddelerden imbiklenen atom parcaciklarinin, özel bir formül ile, yaptiklari moleküler baglar. ve o elementler göz denen moleküler yapiyi oluşturunca, görme sinyallerini algilayip, beyine sinir sistemi yoluyla göndermekde, ve beyinde ise, o görüntü hakkindaki bütün veriler ile, ona karşi yapilcak hareket ve ve davrarniş hakkinda, bir karar verilir.
işde meleklik vasfi bu elementlerle algilanabilcegi icin, mesela su molekülünün kaynama noktasi 100 °C ve Demirin 1500 °C ler arasinda. ve insanda, ya meleklige dogru gider, yahut cin ve şeytanliga dogru. ve şeytanin maddesi demir ve ona yakin maddeler, işde o "galu bela da" secde etmeyecegini iddia eden yapi yani, egilmen bükülmen diyen yapi, demir gibi sert, işlenebilmesi ve yararli hale getirebilmesi icin, isitilmasi, ateşe tabi tutulmasi gereken yapi, ve ateşe maruz kalip kaynama noktasi degil amma, yüksek derecede isininica, işde onu egip büküp şekil verilir. ve demirciler işde, ona egilip bükülebilcegini ögreten, ve onu terbiyet eden, aynen at terbiyecisinin, atin sirtina eger vurdugu gibi, demir tebiyecisi bir demircide, demire şekil vermek ici, onu isitip kizdirir, ve kizan demir yumuşar, ve dövüle dövüle şekil alir. yahut dökme demir gibi 1150 °C derecelerdeki demir kaynama ergime noktasina varmiş olur, ve sivi hale gecer, ve sivi haldeki demirde kaliplara dökülerek, onun yararli bir kaliba şekle girip, insanin hizmetine verilcek birer, mesala mazgal demirleri gibi, veyahut kalorifer demirleri gibi, şekillerdeki yararli degişik demir kaliplarina dökülerek, işde insanlarin hizmetine girer. ve nasil at üstüne eger vurulunca, evcil olup hizmet ederse, demir dahi, demircilerin elinde teerbiyet olup, insanlarin hizmetine girer, ve işe yarar hale gelir.

Allahü Teala Adem Atamizi yarattiktan sonra, bütün herkese, benim halifeme secde edin dedi. o secde Adem Atamizin taşidigi Muhammed A.S min nurunaydi. yaratilişdan bu yana melekut, ceberut, lahut ve islam olanlar o nura tavaf ederler, o secdenin simgesi amma, iblis müstesna. iste iblis secde etmedi Adem Atamiza, bütün melekut ve digerlerini secdesi rabbimizin ilminde gün hesabiyla beşyüz sene sürdü, iblis lanetli herkes secdeye varirken ayakta beşyüz sene durdu kaldi. kibrinden her şeyi degişti, itaati isyana şekli şemali, melekligi herşeyi degişti, bu süre icinde hemde Adem Atamiza sirtini döndü. bir şeylere kizip sirtinizi dönmeyin insanlara, bu şeytan ahlakidir. Allahim inananlari şeytan aleyhillane ahlakindan uzak etsin.daha sonra mühlet aldi, ve cennette Havva annemizi kandirip, Bugdaydan yedirdi. bugday posali idi, Allahü Teala yasaklamişdi, bu yüzden yemeyin demişti, havva Annemizde Adem atamizi yaniltti, ikiside yediler, az sonra barsaklar calişdi ve defi hacet ihtiyaci hissettiler, Adem Atamiz aranmaya başladi, Allahü Teala Biliyordu fakat sordu Adem Atamiza, Adem Ne aranirsin , pislenecek yer, Allahü -Teala Adem Atamiza dedi, Cennette pislik olmaz, in dünyaya, oraya pislen. yani ey insan oglu dünya pislenme yeridir, defi hacet yeridir. burada mal mülk tutmak keyif yapmak yeri degil, cennetten indirilmeden önce Adem Atamizdan, Peygamberimizin nuru alindi, ilk ameliyat. ondan sonra dünyaya indirildi dünyada Adem Atamiz Havva Annemizle ayri yerlere indirildi, Adem atamiz cok üzüldü, pişman oldu, havva annemizden de ayri düşmüşdü, hem tövbe ediyorlar, hemde bir birbirlerini ariyorlardi, Adem atamizin boyu 70 ziraydi, yani parmaklarin ucundan dirsege kadar olan yer bir ziradir. yani yaklasik 28 -30 metre civarinda, tam kac metredir Allahü Teala bilir. dünyada bir biribilerini ararken, arafatta buluştular. yani konumuza geri döndük hacda tavaf ve say in yaninda birde Arafatta Vakfe yapilir. şimdi bunun hikmetini anlatacagim. Adem atamiz tövbesinde dediki: cennettin kapisinin üzerinde yaziyorduki "Lailahe illallah Muhammedün Rasulullah." "Yarabbi cennetin kapisinda yazan isminle beraber yazdigin Muhammedin hatirina bizi bagişla" dedi cenabi hak nidalarini duydu ve tövbelerini kabul etti. ve Arafattayken bütün dünya alem yildizlar herşey durduruldu, yani vakfedildi, ve Peygamberimiz Muhammed Mustafanin nuru, Adem atamiza tekrar yerleştirildi. iste arafattaki vakfe, bu sebebledir.yani ikinci ameliyat bu sünneti peygamberimizde yaşamişdir, iki defa manevi ameliyat olmuştur, yani ameliyat olanlar üzülmesin, ameliyata gidecekler desinlerki, Adem atamizin sünnetini, peygamberimiz Muhammed Mustafanin sünnetini yaşamaya gidiyoruz niyetiyle ameliyata girsinler, Allahin izniyle ameliyat şifa olacaktir.

Yine cam denen madde, silisyum veya silikat yani kum tanesi isitilarak elde edilir, ve onun terbiyeti yine ateş iledir. ateşde cehhennemde terbiyet olur. ve cehennemin sicak tabakasi ile terbiyet olur. ve isitilinca, bardak tas tapak veya pencere olur veya ayna haline girer. ve cam yine kirilgan yapidadir, onu işledikden sonra soguyunca, yine o sanki eski hali gibi sert olur, ve o halde iken, onu bükemezsin, bükmeye kalkinca kirilir.

işde Havva Annemiz icin yapilmiş olan rivayetlerde gecerki, Havva Annemiz Hz. Ademin Kaburga kemiginden halkoldu. Ve kadin kismini eger serbest birakirsan kaburga kemikleri gibi egik kalir, veya onu tamamen düzeltmeye kalkarsan kirarsin incitirisin. ve hal böyle olunca kadini ne serbest birakacaksin, öyle davulcuya zurnaciya kacacak kadar, nede zorlayip dosdogru olacaksin diye egriligini düzeltmiye kalkacaksin. ve ona yumuşaklikla muamele edip, hafif bükeceksin, ve onu kirmadan egri oldgu yerlerde ona direnc uygulayacaksin. ve fazla direnc, yine onu kirar incitir. yani elementar yapi, bu rivayet bize kadinin nasil bir elementar yapisi oldugunu anlatir. ve kemik sertttir, mesal bacak kemikleri egilmez, egersen kirilir, amma Allah, kaburga kemigini öyle halkederki, o hafif egilebilcek yapidadir.
yani kadinin terbiyetide, aynen demirinki gibi olmasada, ona yakin olarak, ne serbest birakacak, nede ip gibi dosdogru yapican onu. aynen gögüs kefesindeki gibi, ve 12. kaburgalarin agzi acikdir, ve onlar esnek bir yapidadir, ve vücudun durumuna göre esnerler, ve onun görevi kalbi ve cigerlri korumakdir. yani kadin erkegin zirhi gibidir.

Hal böyle olunca, su 100 °C de kaynar dah önce kaynamaz. ve yemek, sulu yemek kaynamadan pişmiş olmaz, ve en az 100 ° C li bir cehhennem ateşine maruz kalir o yiyecekler, veyahut yanmiş hararet yapmiş bir beden, soguk su ister, onun icebilcegi soguk su, en fazla 4 dereceya kadar olan su sogukdur, ondan ötesi donma derecesine girmeye başlar, ve eksi bir derece donma noktasidir, ondan sonra su kati hale gecer, ve artik icilmez olur . yani su ise senin cibilliyatin, su isen, seni soguk ile terbiyet edersek, sen 4 derecey kadar sivi kalabilirsin, eksi bir derecde donarsin, artik kati olursun, yani aynen sistemimizdeki uranüs gezegeni gibi, havanin ve suyun dondugu nokta. ve yani uranüsün oldugu nokta demek oluyorki, güneş sistemimizin dört dereceden daha az oldugu bir uzaklik noktasi, ve hal böyle olunca ondan daha uzaga gidildikce, sicaklik dahada düşer, ve dört dereceden az sicaklik olan bir yerde hayat olmaz degilmi, amma su molekülleri kati haldedir ve canli orgnizmalar vardir yani .

Yani sen ey insanoglu, su gibi aziz bir kimse olsan, cok faydali bir kimse olsan, senin ögrencegin yapi, yani Hz Osman gibi faydali, Hz Ebubekr gibi dini mübine faydali bir yapida olsan, sana ögretilcek olan, dört dereceden aşagi gecersen, sivi olmakdan cikarsin kati buz olmaya dogru gidersin, ve faydan azalmaya başlar istidatin bozulur, ve ondan sonra artik organizmalari saklamakda kullanilrisin. ve yine sicaga tabi tutulursan, 100 °C kaynama noktan, bu sefer ondan yüksek derecede, hiddetlenirsen, sen buhar olur ucarsin, kabina sigmamaya başlarsin, ve gaz aynen kaynayan caydanlgin tepesinin atmasi gibi, tepen ativerir, ve eger bir yerde gaz cogalir, ve kapaginida atamazsa, orayi patlatir ve dişari cikar.
su gibi saf ve temiz olsan yine olmaz ve bazen kötü olmayi ögrenmen lazim ve, Hz ömer veya
Hz.Aliye bir adam hakkinda "cok saf temiz, ve cok iyi" dediler. O da, "O adam kandırılmaya çok müsaitmiş" dedi. yani afedesiniz cok iyi olursan, bir şeytan askeri gelir ve ac donunuda bilemem ne eden demeye kalkar. ve kadin olmak o donu acmak ile başlar, yani kadin ilk kanan, yani Hz Havvadan önce Lusi diye bir Havva daha varmiş diyorlar, ve şeytan gelip ac bilmem neyini deyince ona kanan ve acan kandirilan, ve şeytan soyunu üreten kabillerin soyu, ve ondan sonra şeytanin erkekligi ve dişiligini allah yok etmiş, ve havvayi yaratmiş ve havvayi ise yine saf bulup kandiran, hain şeytan ve askerleri, yani kadin kandirilmaya müsait. erkeklik ise işde kanmamasini ögrenen, donunu acmamayi ögrenen kimse, ve eger erkekleri kandirida onlar donunu acarsa homo olur, ve artik ondan erkeklik kadinlik gider neutron drumuna düşer. afedesiniz erkelik dişiligi olmayan cibilliyatsiz şeytan olur, şeytanin tiki yokdur ve kuyrugunu kicina sokup üreyen yaratik. yani kendi kendini dölliyen yaratik. yani zekeride faza uzatmaya kalkanlara, öyle seninki o kadar uzunsa, döndürde kicina sok denir, yani o kadar uzattinsa artik kicina sokda şeytan ol demekdir bu. yani cibilliyatsiz şerrefsiz hain kalleş ahmak yaratik.

işde kuranda gecen vusta yol bu yüzden önemlidir, atomlari anla anlamasina amma, demiri ögren amma, demir olup, demirin düştügü hataya düşme, suyu ögren amma, suyun düşdügü tuzaga düşme diye sana nefis marziye makami ögretilir. yani pipisi tutisi olmayan meleklik vasfini ögren, amma sen insan kal, ve yerince baba ol, yerince anne ol, ve yerince merhmetli, yerince cebbar ol, yerince mümin, yeri gelince halid bin velid gibi ol, karşindaki bir muhammedse bile, ve kanma öyle her lafa her söze, hemen bir düşün tefekkür et, bunun önü ne olur sonu ne olur diye, hemen atilma.
ve demir oldunsa, senin yararli hale gelmen demek, önce azabi tadacan, ateşe tabi tutulcan, ve sonra yandim pişdim demek olmaz, seni terbiyet edicin, hangi kaliba sokduysa, ondan razi olabilmekdir. senin razi oldugun degil, Allahin senden razi oldugu yeri bilmekdir. ve Allah seni su yaptiysa, bilki senin kaynaman, pişme noktan 100°C, ve sen 80 ° C de yoldan cayma bekle yansanda, buhar olsanda, sen ucup melek olmak istiyorsan, önce 100°C de kaynayacan, ondan sonra ucmayi ögenirisin buhar olursun. 80°C de evliya kesilip ucuyon kaciyon numralari cekme insanlara .
Ve Allah kainata fizik yasalari diye yasalar koymuş, ve melekleri anlamak, onlari bilmek ile olur. ne ne zaman radyoaktif olur, ne nezaman işik verir, ne nezaman kaynar, ne nezaman donar, ve ne zaman agir olur, ne zaman hafif olur bunlari bilmek melek ilmidir.

Allahin kainata koydugu yasalar, melek yasalaridir. Mesala 1 dioptri gözlük olmuş bir cam, bir dioptri göstermek ile sorumlu, o onun sahibinin koydugu kaliba, %100 uyar ve 1 dioptri gösterir, buna tam itaat eden meleklik denir. onda sapma olmaz, ve sen o melegi anliyacak isen, ve gözlük olabilecek bi safliga ulaşmak istersen, önce dioptri yasalarini ögrenceksin, ve şeyh icin derlerki, onun müridi, gassalin, yani ölü yikayicinin elindeki ölü gibi olacak, o seni o yana cevirirse o yanna, buyana cevirirse bu yanna döneceksin. sen ölüsün, sende itiraz olmaz, olamaz yani. işde meleklik, canli olmana ragmen, ölü gibi olmakdir ve kapi duvar canta gömlek gibi ölü gibi davranabilmekdir, yaratan sana, hangi kural ve yasa koyduysa, ona tam itaat etmekle sorumlusun. ve su odunsa, senin kaynama noktan 100°C, bundan aşagisinda olmaz. 80°C de viyklarsan, indirirler ocakdan, ham kalir, kaynamiş olmazsin,ve makami marziyeye cikamazsin, senin razi oldugun 80°C ye degil, sen Allahin sana koydugu yasa olan, 100°C den razi olmalisin. senin razi oldugun,yeter dedigin yer degil, Allahin senden razi oldugu yer önemli. yine donma noktan belli, eksi bir derece, ondan önce hafif donarsin amma, tam donma nokta sifir ve alti, ondan önce dondum olmaz, KATI oldum olmaz. işde bunlari anladgin gün makami marziyeye cikdin demekdir. o güne ve o yere varirsan, orda bu garip Raşid kuluda, onlarin meclisinde an, olurmu unutma haaa.

Cikabilirsen o makama, makamin mübarek olsun.


Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 1 Aralık 2015 Salı

Original Kar©glan

Gercek Manasi ile Allah Rahmet Eylesin Ne Demekdir (Kar©glanin 24 Kasım 2015 Vaazi)

Gercek Manasi ile Allah Rahmet Eylesin Ne Demekdir (Kar©glanin 24 Kasım 2015 Vaazi)

(Kar©glanin 24 Kasım 2015 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Mü'minler ancak kardeştir - "İnnemel mû’minûne ihvetun" - Kardeşlik

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

İnnemel mû’minûne ihvetun fe aslihû beyne ehaveykum vettekûllâhe leallekum turhamûn(turhamûne)

Meali :
Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.

(49/HUCURÂT SURESi 10.AYET)

أَفَاء اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ مِنْ أَهْلِ الْقُرَى فَلِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينِ وَابْنِ السَّبِيلِ كَيْ لَا يَكُونَ دُولَةً بَيْنَ الْأَغْنِيَاء مِنكُمْ وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

Mâ efâ allâhu alâ resûlihî min ehlil kurâ fe lillâhi ve lir resûli ve lizîl kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîni vebnis sebîli key lâ yekûne dûleten beynel agniyâi minkum, ve mâ âtâkumur resûlu fe huzûhu ve mâ nehâkum anhu fentehû, vettekûllâh(vettekûllâhe), innallâhe şedîdul ikâb

“…Peygamber size ne verirse onu alınız, nehyettiğinden sakının (almayın dediğini almayın, yapmayın dediğini yapmayın) ve Allah’dan korkun…” meâlindeki Haşir Sûresinin 7. âyetinde buyrulduğu üzere hareket etmektir.

وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاء بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَيُقِيمُونَ الصَّلاَةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَيُطِيعُونَ اللّهَ وَرَسُولَهُ أُوْلَئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّهُ إِنَّ اللّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Vel mu’minûne vel mu’minâtu ba’duhum evlîyâu ba’din, ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munkeri ve yukîmûnes salâte ve yu’tûnez zekâte ve yutîûnallâhe ve resûlehu, ulâike se yerhamuhumullâh (yerhamuhumullâhu), innallâhe azîzun hakîm

• “Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin velileri, yardımcılarıdır. Onlar iyilikleri teşvik edip kötülükleri menederler…” meâlindeki Tevbe sûresinin 71. âyeti hükmünce vazîfesini memnuniyetle yapmaktır.

ا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تُحِلُّواْ شَعَآئِرَ اللّهِ وَلاَ الشَّهْرَ الْحَرَامَ وَلاَ الْهَدْيَ وَلاَ الْقَلآئِدَ وَلا آمِّينَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِّن رَّبِّهِمْ وَرِضْوَانًا وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَاصْطَادُواْ وَلاَ يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ أَن صَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ أَن تَعْتَدُواْ وَتَعَاوَنُواْ عَلَى الْبرِّ وَالتَّقْوَى وَلاَ تَعَاوَنُواْ عَلَى الإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tuhıllû şeâirallâhi ve lâş şehral harâme ve lâl hedye ve lâl kalâide ve lâ âmmînel beytel harâme yebtegûne fadlan min rabbihim ve rıdvânâ(rıdvânen) ve izâ haleltum fastâdû ve lâ yecrimennekum şeneânu kavmin en saddûkum anil mescidil harâmi en ta’tedû, ve teâvenû alâl birri vet takva ve lâ teâvenû alâl ismi vel udvâni vettekullâh(vettekullâhe) innallâhe şedîdul ıkâb

• “…Siz iyilik etmek, fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlaşın, günah işlemek ve başkasına saldırmak hususunda birbirinizi desteklemeyin. Allâh’a karşı gelmekten sakının! Çünkü Allâh’ın cezası çok şiddetlidir.” meâlindeki Maide sûresinin 2. âyetinin emri üzere yardımlaşmaktır.

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ

İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabrı.

• “…Bir de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler.” meâlindeki Asr suresinin 3. âyetinin tavsiyesine sarılmaktır.


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular


Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “İki Müslüman karşılaştığında müsafaha ettiklerinde (el sıkıştıklarında), birbirlerinden ayrılmadan önce bağışlanırlar.”

( Ebû Dâvûd, Edeb 143. Ayrıca bk. Tirmizî, İsti’zân 31; İbni Mâce, Edeb 15. )

Yemen halkı gelince, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Size Yemen halkı geldi, el sıkışma âdetini ilk başlatan onlardır”

(Ebû Dâvûd, Edeb 143)

"Birbirlerinii seven iki kul karşılaştıkları zaman Resulullaha (a.s.m.) salavat getirirse, ayrılmadan önce Allah'ın affına ermiş olurlar."

(el-Ezkar Trc. s.480)

Hervaazimitda ayri ayri salavatlar yer vememiz sizinde okumaniz veya dinlemeniz ile söyliyeceginiz salavatlar ile hepimiz bu salavattan dogacak ecrden nasipleniriz inşallah.

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa
Allahümme Salli ala Seyyidina Hasan vel Hüseyin
Allahümme Salli ala Seyyidina Mehdiyyul Müntezar


Yolculugumuza başliyoruz :

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim (cuma günü) yıkar ve yıkanırsa, kim erkenden (mescide) gider ve hutbenin başına yetişirse, yürür ve binmezse, imama yakın durur, dinler, mâlâyâni söz etmezse ona her bir adım için bir yıllık amelin oruçları ve namazlarıyla sevabı yazılır."

(Ebû Dâvud, Tahâret 129, (345, 346); Tirmizî, Salât 356, (496); Nesâî,Cuma 12, (3, 97); İbnu Mâce, İkâmet 80, (1027); Buhârî, Cuma 6.)

AÇIKLAMA:

1- Hadis, cuma günü yıkanması üzerine vârid olmuştur: "Cuma günü" tâbiri rivâyetin bazı vecihlerinde yok ise de bazılarında mevcuttur.

2- Yıkar diye tercüme ettiğimiz غَسَّلَ kelimesini âlimler, iki mânaya te'vil etmişlerdir:

1) Başını yıkar, bu durumda ikinci kelime اِغْتَسَلَ "bedeninin geri kalan taraflarını yıkar." Yani "yıkanır" mânasına anlaşılmıştır.

2) Hanımının da yıkanmasına sebep olur, yani cuma günü, hanımıyla münâsebet-i cinsiyyede bulunarak, onu da yıkanmaya mecbur eder, kendisi yıkanmış, onu da yıkamış olur. Böylece bu hadiste geçen cimaya zimnî teşvik tekrar ele alınmış olmaktadır.

Aynı mânada kullanılabilen bu iki kelimenin te'kîden yan yana kullanılmış olabileceği de söylenmiştir.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Her Cuma günü karısıyla cinsî münâsebette bulunamayacak olanınız var mı? İyi ya bunda hemkendisinin, hem de eşinin yıkanması sevâbı olmak üzere iki birim sevab vardır."

Peygamberimiz tarafından bunun öğütlenmesinin sebepleri Mü'minleri haftada bir defa olsun yıkanmaya iyice alıştırmak icin.

"Allah Rahmet Eylesin" diye sadece ölüleremi denilir .
Bir defa rahmet mana itibari ile su demekdir yagmur demekdir.
Halbuki Allah diriye rahmet etmiyorsa, ölüye rahmet neye yarayacak desek olmaz amma, bu manada "Allah sana rahmet etsin" yani

Mesela sana su getiren birisine

"Hayyakumullahu rahmeh, cezakumullah ul hayr" diye dua edilir. sünnette yeri vardir. ve bu ne demekdir deyince "Allah seni su ile yeniden canlandirsin ve seni hayır ile cezalandırsın" demekdir. veya birilerine bir iyilik yaptin ve dedilerki " hay anana babana rahmet" diye dua etdiler ne demek bu, hani ceddin öldü ise onlara rahmet okumak güzel tamamda, ya diriler ise ise, onlara Allah nasil rahmet eder. mesala üstlerine yagmur yagar rahmet etmiş olur, veya onlarin veya senin banyo edecegin bir sebeb halkder, ve sen banyo yaarak vücuduna rahmet yagdirmiş olursun. ve yine su icerekde icini yikayip icine rahmet etmiş olursun. Ölü öldü zaten, ölüye rahmet, onun son defa cenazesinin yikanmasi ona rahmettir, ve yine artik bedeni topraga karişcak amma, rahmet su olmadan eriyip süzülüp topraga karişamazki, ölülere rahmet dilenmesinin sebebi, onlarin eski bedenlerinin topraga karişabilmesi icin lazim olan yagmurun üzerlerine yagmasi, kabrine yagmasidir. ve mesela senin eşin sana cima teklif etti, bilki o kadin tarafindansa, allah erkegi yikayip rahmet etcek, erkek tarafindan ise kadini yikayip rahmet edecek, ve hatta ikisinide rahmet olcak. ve ayrilmaz ikili rahman rahim, anne baba, ve anne ve babaligin başi cima ile başlar, rahmet ile yikanmak ile devam eder. ve o yüzden muhammed "cuma günü bikr kimse yikar ve yikanirsa, ve cumaya giderse, ona her bir adım için bir yıllık amelin oruçları ve namazlarıyla sevabı yazılır." buyurdu yani yikar ve yikanirsa, yikayabilmesi icin perşembe akşami cima ertmek sünnettendir, ve kadin perşembe akşami yapilan cimadan cocuga kalirsa, o cocugun alim kimselerden olacaginda ittifak etmişdir alimler. tabi usulune uygun bir münasebet ile ve hayır ve dua ile yapılan bir cima ile. ve kirlendin veya baktın gördünkü, bir adam işci kir pas icinde, işde o adama öyle dua etki, Allah o adami yakasin rahmet etsin, ve ne diye dua edersin

"Hayyakumullahu rahmeh, cezakumullah ul hayr" diye dua edilir.

ve bedenlerimiz cabuk kirlenmekde ve bir Allah dostu sohbetinde dediki: "insan günah işlemese, elbisesi dahi batmaz, kirlenmez" dedi. ve kirlenmemizin sebebine gelince günah olarak zaten bedenimiz yeterde artar bile ve Muhammed dedi:

''Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter.''
Yazin sicakdan kavruldun, veya başka mevsimde de olur ve susayinca, eger Allah sana rahmet etmediyse sen su bulup icip ferahlayamazsin, Allah sana rahmet etmezse suyu nerden bulcan ve işde rahmet duasina ölülerden cok dirilerinde ihtiyaci vardir. ve Allah rahmet eylesin sadece ölülere degil ve ' "Hayyakumullahu rahmeh, cezakumullah ul hayr" diye dirilerede dua edilir. ve manasi itibari ile "Allah su ile sana yendien can versin, cezan hayır olsun" demekdir. ve cima güzeldir tatlidir melekler le sohbetin tadi verlimiş ona amma, insanin cimadan sonra yünmesi sanki eziyet ve ceza gibi gelir, amma yünmek, cezanın senin icin hayr olmasıdır ve yani hayırlı bir ceza senin icin yünebilcegin banyo edebilcegin bir durumun oluşmasıdır mesela. ve Allah dostlarindan duydugumuz ögrendigimiz kural ve edeb ve adab cima ettikden sonra, birkac saat icinde hemen banyo edip temizlenmek gerekir, muhammedin cima ettikden sonra sabaha kadar gusl etmeden yattigida rivayet olmuşdur, ancak genellikle en kisa sürede banyo edip gusl abdesti almişlardir. ve Allah dostlarida işde, cima edip cünüp oldukdan hemen sonrasi icin, taa gusl edinceye kadar ki zamani abdestsiz gecirmemek icin, bu arada teyemmüm edip, öyle teyemmümlü durmuşlardir. ve en kisa sürede, Allahin rahmeti ile yikanip durulanip abdeslenip temizlenmek edepdendir. ölümün ne zman seni yakalayacai belli degil, olurda o kisa süre icinde, Allah muhafaza bir afet oluverirde ölü yakalanirsin, Adapazari depreminde, nice ciplak ölü yatan, cima edipde yatmiş uyumuş ve afette ölmüş cünüp bedenler bulundu, bunlara Allah rahmet edip cenazeleri yikanmazsa, onlar bir daha cünüplükden kurtulamazlar, mundar mundar giderler ahirete, o yüzden ölüm yakalamdan, en kisa sürede abdestlenmek, ve gece cima edildiyse, bir saat, birbucuk saat icinde, hemen banyo edilmeli, veya beklemek zorunda isen, o sürede işde teyemmümlü bulunmak, evliya adetidir, sakınan korunan kimselerin ahlakıdır.

---oOo---

Eger bir memlekette muz veyahut temsili misal ile üzüm yetişebilcek bir havasi varsa, toprakda varsa, o devletin o muz ve üzümü hep diş devletlerden satin alacagina, kendi melektine dikmesi, veya başka agacalari o meyvalardan aşilayarak, oradada yetiştirip cogaltmasi, daha iyi degilmidir. ve cogalma yöntemi ücdür, ya onlari başka devletten satin alcak, kendi devletine gtircek, yahut oraya agaclarini dikip yetiştircek, yahutta başka dallara o agaclardan aşi yapacak.
ve Mehdi aleyhislamda bir dal ise, muhahmmedin dali ise, onuda herkesin bilmesi, ve ondan tadabilmesi icin, önce onunda cogalmasi, yani her yerde ondan olmasi lazim gelmezmi! eger temsili misal ile elma bir tane olursa, o elmadan kac kişi tadabilir degilmi. ve hal böyle olunca elma dikmek icin önce ilk elma dalinin meyva vermesi, ve o meyvaninda olgunlaşip, icinde cekirdeginin dürümesi lazimdir. ve o cekirdek olgun bir cekirdek olunca, onu alipda sen dikince, ikinci bir elma dalin olur, ve Hz. isa ise kimin dalinin meyvasi, daha önce yazdik, mehdinin meyvasi, ve o ruh yöntemi ile cogalabilen birisi dedik. ve elma dalinin elma meyvasi vemek, icin önce bahar gelmesi, ve yeterince sulanmasi, ve cicek acmasi lazim. ve cicek acmaasida yetmiyor, o cicekleri, bir ari veya kelebegin veya bir rüzgarin döllemesi lazim degilmi? döllenmemiş cicekde meyva oluşmaz degilmi? ve hal böyle olunca, o dalda biten bir elmanin, o dal babasi, topragi anasi iken ve o elmelara biz, falan dalin elmasi filan dalin elmasi diyorken, onu dölleyen bir aridan hic bahsetmeyiz, o ari o meyvanin onun nesidir? anasmi babasimi yahut ruh babasimi, yahut kelebek nesidir? halbuki onu dölliyen o, o olmasa meyva olmaz dedik. o zaman babasi anasi, o dal ile o bahcenin topragimi, yoksa dölleyen arimi. ve bir cocugun fiziki anne babasi vardir, onlar cima ederler ve fiziki olarak cocugun tohumunu atarlar, amma işde mehdi gibilerde, onun cicegini dölliyen ruh babalaridir. eger o baba mehdi gibi salih kimse ise, o cocuk salih ve said kimselerden olur, yok süfli bir ruh döllediyse, o cocuk şakilerden olur.
O zaman mehdinin, bazen zaman zaman ruhi olarak dünyayi döllemesine niye şaşarsiniz, o cocuklarin annesi, yine annesi, babasida babasi, O (Hz Mehdi) sadece aynen elma dalinin ciceklerini dölleyen bir ARI gibi, Muhammedin hz Ali den olma Ali soyu veya ruhen dölleyebilen ARI soyudur.
ve ahmaklik edipde mehdinin dölledigi cocuklari kürtaj ile kesmeyin ey kafirlerden yana olanlar veya mümin aileler.
şimdi muhammed dünyada gezer olsaydi, hangi mümin imanli kadin, ondan cocuk yapmak istemezdi, soruyorum size. ve şimdi zamanin sahibi mehdidir, ve o da muhammedin bir dalidir, ayni elmanin meyvasi gibi onunda meyva vermesi icin, dünyada tohum atmasi gerekmezmi, ve cogalmasi gerekmezmi? bir elma kime yeter 8 milyarlik dünyada,
ve yakin tarihlerde hamile kalan veya mehdi zamaninda hamile kalan kadinlar o cocuklari muhafaza ediniz, yakin zaman icinde hamile kalanlar icin, o cocuk bir başak cocuk olarak dünya gelir inşallah ve mehdi cogalir inşallaH.

---oOo---
Biz evmizde Alaturka tuvalet kullanir ve taheret ederiz. evinde alafranga tuvaleti olanlar ve artik taharet etmiyen insanlar bizi gözetleyip birde bize pis muamelsi veya lakabi yakiştirmya kalkiyorlar. ve elimizle taharet edince ellerirmiz pis oluyormuş.
Muhammeden önce taharet nedir bilinmiyordu ve gö... yikanmasi muahmmedden ögrenildi , Muhammed cokmu pisdide eliye taharet etdi ve müminlerede taharet etmesini ögretti. alfarnga tuvletli evlerde oturup ,birde elim batcak diye gö...yikamaya üşenen ahmaklarin, eli temiz amma, kiclari cakildakli malesef, cakildak ile namaz kilnmaz, biz muhmedden böyle duyduk böyle ögrendik. yüzü yüz yikamiyor, yüzüde el yikiyor koluda kicida el yikiyor. poponu popon ile yikayamazsin, yine elinle yikamak zorundasin, banyo ederken po.. kafanlami yikiyon ahmak.

---oOo---

Bu dünyada baki kalan hoş bir seda imiş. hoş seda nedir güzel bir anma ile hatirlanmadir.
Edison lamba buldu ve bize haala ışık veriyor. ve edison icin bazi alimler kafir demişler . lan ahmak hoca ahmak alim, kafir demek karanlik zulumet sahibi demek, lan angut, gece olunca lamba yakiyon, edison lambasi senin evini aydinatmiyormu? nasil oluyorda edison kafir oluyor, kafir karanlik enerji yayar, kafir aydinlik enerji yaymazki, ya gece vardir, ya gündüz, yani ya siyah ya beyaz, ya mümin ya kafir, ve sen onun ışık veren lambasinui kullanip aydinlanipta, birde ona kafir demen ne kadar ahmaklik degilmi. ve gecen dedik ki bizler Allahin yeryüzündeki halifeleriyiz, ve Allaj edisonda lamba ilmini aciga cikardi,
"Allah, göklerin ve yerin nurudur,.." diye başlayan Nur Suresi 35. ayette anlatılmak istenen nedir?

اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَارَكَةٍ زَيْتُونِةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُّورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَن يَشَاء وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

Allâhu nûrus semâvâti vel ard(ardı), meselu nûrihî ke mişkâtin fîhâ mısbâhun, el mısbâhu fî zucâcetin, ez zucâcetu ke ennehâ kevkebun durriyyun, yûkadu min şeceratin mubâraketin zeytûnetin lâ şarkîyyetin ve lâ garbiyyetin, yekâdu zeytuhâ yudîu ve lev lem temseshu nâr(nârun), nûrun alâ nûr(nûrin), yehdîllâhu li nûrihî men yeşâu, ve yadribullâhul emsâle lin nâsi, vallâhu bi kulli şey’in alîm.

Meali: Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
(Nur, 24/35)

Burada Allah bir ampülü yahut bir lambayi tarif etmiyormu bu kadarmi zor bu ayeti anlamak.

ve biz Allahi nur sacan bir ışık olarakda biliriz, ve ve edison, ne ile taninir oldu, lambasi ile, nur sacan bir lambasi ile, o zaman nur sacan Allahi nasil anlayacagiz, ve o hailfede edison halifesinde aciga cikan ilim ile anliyicagiz, Allah nasil nur sacar diye, cünkü flarason beyaz ışık sacar, yani nur yayar. ziya ise güneş işigi . ve size ziya icin alfa hareketini ögrettik, size komik bir kisa anlatayim yaşanmiş bir olay. evimizde kedimiz var, evde birde o kediye oynasin deiye koydugum plüş oyuncak tazman canavarimiz var, dün kedimin yataginin yaninda tazmani yerre düşmüş gördüm, ilahi yara rab yer gökmü ögrendi bu ziya hareketini alfa haretketini, ne oldu bilirmisiniz, yere düşen tazman oyuncaginida alfa hareketi yapar vaziyette buldum, yani Rabbime şükür ekdigimiz tohum ziya tohumlari cicek acmiş demekki hamdolsun.
işde hoş bir seda ile anilmak böyle birşey yaptigin bir güzelligin meyva vermesi, ve sen gittikden, ahirete göctükden sonrada o ögrettigin güzzelik ve ahlkin yaşanmasi, veya bir cami bir ceşme, veya hayirli bir evlat ile, yeniden cagrilip, güzel bir meclisde hoş bir sohbette anilman, yahut bizim ögrettigimiz alfa hareketi gibi, turuncu giymek gibi, veya sakal sünneti gibi, ve ögrettigimiz biligler gibi, bilgileri yaparak bizi öldükden sonra geri cagircak olanlar icin rabbime hamdedirim. ve muhammed yeniden yeniden dogmakda, muhammed anilmasasalavat edilmese ona, hatirlanmasa unutulsa, o yeniden dogabilirmi, nice adi şani unutulmjuş insanlar var, onlardan bir eser, bir ses gelmez artik, amma nice erler varki, onlardan her meclsde bahsedilir. ve biz ahirete göcünce bizi hayirla yadedeceklere şimdiden teşekkür ederim, bizi kabrimizden yeniden dogmamiz, bir anneye varmamiz icin, hoş bir seda ile cagiran ve cagircak olan mümin kardeşlerimi öpüyorum şimdiden.

Ebu Hureyre (ra)'den rivayet edildiğine göre, Rasûlüllah (sav) şöyle buyurdu:

"İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat."

(Müslim, Vasiyyet 14. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vasâya 14; Tirmizi, Ahkâm 36; Nesâî, Vasâyâ 8.)

Rabbim, Mehdi ve Cemaatine bu dünyada hoş bir seda birakabilmeyi nasip eylesin.

--oOo---


Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 24 Kasım 2015 Salı

Original Kar©glan

Ahmet - Muhammed - Mustafa - Semadaki Ben - Yerdeki Ben - Cennetteki Ben (Kar©glanin 16 Ekim 2015 Vaazi)



Ahmet - Muhammed - Mustafa - Semadaki Ben - Yerdeki Ben - Cennetteki Ben

(Kar©glanin 16 Ekim 2015 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلَيْسَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِقَادِرٍ عَلَى أَنْ يَخْلُقَ مِثْلَهُم بَلَى وَهُوَ الْخَلَّاقُ الْعَلِيمُ

Sadakallahul Yasin Suresi 81. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Eve leysellezî halakas semâvâti vel arda bi kâdirin alâ en yahluka mislehum, belâ ve huvel hallâkul alîm.

Meali :

Gökleri ve yeri yaratan Allah onlari önce nasil yarattiysa, onların bir mislini daha yaratmayada gücü yeter. O, yaratmanın her çeşidini , hakkıyla bilendir.

Sadakallahul Yasin Suresi 81. Ayetler

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Resul aleyhisselam buyurdu ki: Miraç gecesi beni göklere yükselttiler. Birinci göğe vardım.
Orada Osman'ın suretini gördüm.
Kendisine "Bu mertebeye/dereceye ne ile eriştin?" dedim.
Cevaben:
"Gece namazıyla" dedi.
***
İkinci göğe vardım.
Osman'ın suretini gördüm.
"Bu mertebeye ne ile eriştin?" dedim.
"Kur'ân-ı azim-üş-şanı okumakla" dedi.
***
Üçüncü göğe eriştim.
Osman'ın suretini gördüm.
"Bu mertebeye ne ile erdin?" dedim.
"Sure-i İhlas okumakla" dedi.
***
Dördüncü göğe ulaştım.
Osman'ın suretini gördüm.
"Bu mertebeye ne ile eriştin?" dedim.
Cevaben:
"Âl-i Resule [Resulün akrabasına] nasihat etmekle" dedi.
***
Beşinci göğe eriştim.
Osman'ın suretini gördüm.
"Bu mertebeye ne ile eriştin?" dedim.
Cevabında:
"Mescitte itikâf etmekle" dedi.
***
Altıncı göğe geldim.
Osman'ın suretini gördüm.
"Bu mertebeye ne ile eriştin?" dedim
"Allahü teâlâdan hayâ etmekle" dedi.
***
Yedinci göğe eriştim.
Osman'ın suretini gördüm.
"Bu mertebeye neyle eriştin?" dedim.
"Mihnet çekmekle" dedi.

("Menâkıb-ı çihâr yâr-i güzîn" kitabından alınmıştır.)

( Hadis-i Şerif , Menâkıp)

Allahümme Salli ala Seyyidina Ahmet Muhammed Mustafa
Allahümme Salli ala Seyyidetina Fatima ve Seyyidina Hasan vel Hüseyin
Allahümme Salli ala ismail Hacer ve ibrahim
Allahümme Salli ala Mehdiyyul Müntezar
veşşems Muhammed Vel Kamer isa
Ves Sürreyya Hüvel Mehdi
The End of Kainat
vehüve
MHD
Hu
O

Yolculugumuza başliyoruz :

Gecen haftaki kaldigimiz yerden devam ediyoruz.
ve yukardaki hadisde rivayet edildigine göre Hz Osmanin bir klonu veya bir versiyonu her sema katinda varmiş, öyle olunca peki osmandan varda muhammedden yokmuydu acaba, neden osmandan vardi dedi muhammed? o sadece bu durumu aciklamak icin kullandigi bir örnek insandi, orda bizim hepimizden bir tane vardi belkide degilmi.
ve Muhammed burda birinci gök ikinci gök,.. diye bahsediyor ve ve atomlarin ceşidine göre elektron yörüngeleri ve dizilimi farklilik gösterir ve bu dizilim ile onlarin ergime kaynama nokatlari ve benzeri özellikleri ortaya cikar.



ve atomlar böylede, atomlarin büyük versiyonu olan kainat atomlari, gezegen ve yildizlardada böyledir. ve bizim güneş sistemimiz acaba hangi elementi temsil ediyor, bir tane cekirdek onun atrafindada 12 elektron ve bazi elektronlarinda etrafinda dönen elktronlari var, yani kompleks sistemin başlangici olan yer, ve mesala dünya ile ilk uydulu gezegen başliyor, ve ondan sonrakilerin birden fazla uydulari var, hatta daha kompleks yapi bir üst sistem, bu sefer galaksiler, onlarda merkez galaksi, onun etrafinda dönen yildizlar, ve her yildizin gezegenleri, ve gezgenlerin uydulari, sonra bir üst samanyolu dedigimiz sistemler, ve onlarda icinde galaksileri yüzdüren sistemler. öyle olunca bizim sistemimiz bir elementi temsil ediyor, onun bagli oldugu üst galaksi bir başka elmentler toplulugu ile, molekülleri oluşturuyor, moleküller bir başka molekül ile organlarin parcalarini oluşturuyor, belkide hücreyi oluşturuyor, hücreler ise birleşerek organlari oluştuyur, organlar ise bir bedende birleşip, bedenin tamamini oluşturuyor, ve insanlar, hayvanlar denen bedenlerde, bir arada gezen insan ve hayvanlar toplulugunu oluşturuyor, sonra bir üst yine bunlarin toplami gezegeni oluşturuyor, gezegenler ise güneş sistemlerini, sistmlerde galaksileri,.......

Hal böyle olunca su molekülünden bedenin her azasinda bulunur, yine oksijen her uzuvda olmasi grekendir, ve böyle olunca yine kalsiyum ceşitli yerlerde olabilir. ve bu da demek olurki, Hz Osman dan niye her katta bir tane daha vardi aciklamiş oluyor. ve osmanin maddesi öyle bir maddeki yani mesela kalsiyumdan kemiklerde dişlerde tirnaklarda olabilir. temsili misal, yine demirin vücutta bulundgu yerler belli, yine glikoz şeker molekülleri en cok beyine dogru yol alan, ve orda kullanilan bir molkeül ceşidi. ve öyle olunca şekersiz bedenin akli calişmaz, onun yani beyinin yakiti şeker, yine saclar yağ yakar killar yağ yakar yağsiz killar saçlar sakallar uzayamaz , yani benzinsiz araba yürümez. sistem öyle komplex bir sistemki, biri birine, biri digerine bagli, öyleyse bu kavga ne, bu savaş ne, düşman kim dost kim, mikrop ne? alyuvar ne? akyuvar ne? vücutun askerleri kim? vücuta zarar veren diş etkenler ne? mikroplar kim?
ve böyle olunca güneşler peygamberler, ve onlar sistemin askerleri gibi ,ve onlarin arkadaşlari onun sistmeni oluşturan gezegenler gibi, ve yani atomun elektronlari gibi, ve yine moleküler sistem diger peygamber ve dinlerle olan alakamiz bagimiz, ve yine her peygamber bir rehber, yol gösterici ve ona uyan o sistemin kuralina uymuş olur, yani yag yemek kurali saclara killara mahsusken, beyinde yağ yakilmaz öyle olunca, niye falan peygambere falan falan yasak, niye filan filan, fulanada filan yasak anladinizmi. ve mesala benim ablam evinde besledigi tavşanlara, kek gibi bişeyler yedirmiş, yani şekerli maddeler. Tavşan sevmiş yemiş amma, kulaklarinin arkasi yara olmaya başlamiş, sonra yani tavşansan sana şeker yasak olabilir, havucdaki şekr degil diger insan icadi şeker pancar şekeri, sen kurali cignersen hem kendine, hem sisteme zarar veermiş olursun, mesala atlara kesme şeker verirler yine atlara arpa güzel, arpayi sen yersen afedesin baril baril gaz cikarirsin, sana elverişli degil, amma mecbura kalinca, yenilmez degil,yenebilir. daha önce yazdik vücut ve mide afedesiniz lastik donu bile yersen, ondan şeker imal edebilcek bir yapida dedik. ve böyle olunca mecbura kalirsan arpada yersin, tavşanda kek atiklari yiyebilir amma, devamli degil, devamli yiyince işde sistemi hasta etmiş olursun, ve sistem hastalanirsa, vücut hasta olur, hasta olan vücut , Allah muhafaza ölüme kadar gider. ve akil ve mantik işde, dini ve sistemi korumak icin, gerekli olan bilgi ve ilmi ögrenmekle mükellefdir, bilgisiz cahil akli ile, ne din, ne namaz, ne oruc, nede müslümanlik olmaz. müslümanlik olmayinca hiristiyanlikda olmaz, ve bütün dinler sistemin muhafazasi icin gerekli. Tirnak, tirnaklara konulan yasalara uymak zorunda, ciger, ciger yasasina, dişler diş yasasina, ve her sistem ve dinin mensbu kendi dininb kurlina uymali degilmi. Yine bir adrenalin hormonu salgilanmasi icin belli şartlarda gerekli olanlar olunca, adrenalin hormanu salgilaniyorsa, yine denizlerdeki karadaki bütün sistem herbiri ayri bir görevin mensubudurlar, ve kabe tavaf edilirken en icten dönen, cabuk döner, ve sonra iknci sira, ücüncü sira, ve en dişdan dönen en uzun sürede döner degilmi, ve kuranda gecen, ve gecen hafta yazdigimiz ayet, mearic suresindeki, bir günü, bizim senemizle ellibin sene eden sistem. bizim merkezimizi en dişarlardan dönen bir sistem, ve insanin şehadet ve baş parmaklarindaki bogumlar gösteriyorki, üstten dönecek olan bir bogum, taa baş parmagin üstünden yola cikip avuclardan dönüp bütün bedeni dolaşip, geri baş parmagin ucunda birleşen bir sistem. ve öyle olunca merkez, mührü refiki ala vaazimizda yazdigimiz yaratilişin başi hak Tealanin mühründen başlayan sistem, ve bu sistem elifsiz bir Allah yazasi ile başlayip, sonra bütün sistemi dulaşan, o elektronlarla Allah yazan sistem. ve hatta bütün bedeni dolaşinca, Allahu Tealanin bütün isimlerini dolaşip gelmiş olur. yani biz 99 unu biliriz, amma Allahin, daha bilmedigimiz binlerce ismi vadir. yani mesela Allah Rahman ve Rahim oldugu gibi, Allahin WIFI diyede bir ismi var. Allah öyle haberleşirki, yani kablosuz baglanti ilede haberleşir, ve bu ismini bizler WIFI diye biliyoruz, amma onun asli manasini Allah daha iyi bilir. ve bize, daha Muhammed döneminde açığa çıkmamiş olan bu ismini, ve ilmini, bizim dönemimize saklamiş, ve bizlerde aciga cikip yaygin bilinen bir ilim halini aldi. ve yine bizlerin bilmedigi binlerce ismi vardir. okyanusdaki bir balikda sakli belki, yahut yerdeki bir böcekde, veya gökte ucan bir kuşun kanadina gizlemiş o ismini, ve zamani gelince, o isminin sakli oldugu hayvanin cibilliyatinda olan bir kimse, o ismi aciga cikaracakdir, ve o isimi ve sifati ve ilmi ile, taninir olacakdir Allahu Teala.

---oOo---
Birisi bir dini sohbet anlatirken, bizi atfederek diyorki, eger insan söze başladiginda, kare bicimindeki dairede bahsediyorsa, orada sözün bittigi ve mantiksizligin başladigi ve sacmalandigi yerdir diyor. halbuki kare şeklinde dairenin dünyada örnegi var, ve bizler ikamet edilen bir eve daire deriz, ve ve ilk ikamet edilen daire ve ev olan yer, kabedir. ve kabe kare şeklinde olmasina ragmen onun etrafinda dönünce o daireymiş muamelesi yapariz, o yüzden hicri ismail daire şaklindedir, ve muhammed burada(yani hicri ismailde) kabedendir dedi, ve böyle olunc kare şeklinde bile, bir daire varsa, o zaman hangi olmazdan bahsediyon Allahin mülkünde, olmaz ancak Allahin olmaz yasak dedikleridir, oda ümmetine göre göreceli, muhammedin onun yasaklarini acikladiklaridir. onlarin dişinda olmaz diye bir şey yok, ve eger sen kör cahil karari gibi bir kararda saplanirsan, daire yuvlarlak dersen, kare şeklinde daire olmaz dersen, kabeyi anlamamiş olursun, ve niye tavaf ederiz hikmetinide bilmemiş olursun.
Allah kainati dürmüş bükmüş icimize koymuş, ve kainatta ne varsa, bizim icimizdede var. ve dedikki ankaradaki birisi, "ben dünyaliyin" deyince, dünyayi sahiplenmiş olur, ve "enel hak" diyerekde, bende hak tecelli ediyor, bende HAKKIN bir parcasiyin der amma, firavun gibi parca oldugunu, ondan binlercesi daha oldugunu unutupda, kendini tek tanri, tek başkan, tek halife sanan, ahmaklar, işde zamanimizin firavunlaridir. ve tek başkanlik sistemide böyle ahmaklikdir. ve buna biz küfür diyoruz. cekirdekde elma sakli amma, elmanin icindeki cekirdek, daha elma agaci bile degilken, bütün elmalari ben yarattim demeye kalkarsa, ahmaklik olur. Allah her elmaya ayni sirri sakladi, senden binlerce var, amma sen kendini tek elma agaci sanip, elmalari yaratan tek tanri ilan edersen, Allahin kudretini hice saymiş olursun, ve Allah mülkünde ortak istemez, o yüzden bize şehadet ettirtir her namazimizdaki tahiyatta, ve deriz: "tek olan Allah dir, onun dişindakiler hicdir, parcadir,denizde damladir." ve kainatin büyüklügünü düşününce, bir insanin damla bile olamayacagini, gözlerin ile görmüş olursun.
ve Allah sende olmayan binlerce yetenegi, bir kuşa, bir kurda, hatta bir karincaya vermişken, sen kendini ne zannedersin, ve mesela köye bir ceşme yapmaya karar veren adamlar, o ceşmeden bütün köy suyunu alsin diye yaparlar, amma dünyain madenlerini otlarini cöplerini; hatta internetini ve WIFI sini, yahut bir motor icadini, yahut flourasan icadini, veya ciceklere gizledigi şifayi hangi derde deva ise,o derde dücar olan herkes icin koymuşdur, bunu bir adamin tekeline vermek icin yaratmadi, ayni köyün ceşmesini benligi geciripde köyü haraca baglamaya kalkan ahmak gibi.
Rabbim , dünyamizin kaynalklarini benligine gecirmeye calişan, ahmaklarin şerrinden, mehdi ve cemaatini muhafaza eylesin.

ve 1970 lerde dünya nüfusu 4 milyar 400 milyonlar civarindaydi ve ben dogunca, ben 4 milyardan birisi oldum, bugün ise 7 milyar insan, ve 7 milyardan birisi olupda, kendini bulunmaz hind kumaşi sanan ahmaklara duyulur. sen gibi 7 milyar daha var bu dünyada, sen tek başina bir hicsin. Mesela cay icecek olsan, şekerini yapmakm icin ekip bicen ve fabrikaya götüren ve o fabrikada calişanlar olmasa, cayini kahveni içecek şeker bulmazsin onlarsiz. gömlegindeki dügmeleri icad edip, üretenler olmasaydi, caval giyerdin, dügmesiz cuval, ve yine onlarsiz bir hicsin. yine sütünü üreten inekler olmasaydi, onlarin yedigi her bir ot cicek olmasaydi, yine misla ile ankaranin cayirlari, bilmem egenin cayirlari olmasaydi, o otlarda olmazdi, o otlari dülleyen böcekler olmasaydi, onlar adem zamaninda biter kururdu dünya. ve sen bu bütün ile beraber olunca bir işe yariyorsun, hal böyle iken kafir kim? mümin kim? hiristiyan kim? müslüman kim,
ve Hz ibrahim peygamber zamaninda birileri cok yalan söylerler, ve Hz. ibrahim dua eder: "bunlari helak et" diye. tamam onlar helak olur, birleri münafiklik eder, ibrahim dua eder: "münfiklari helak et Allahim" diye münafiklar helak olur. sonra birileri zina eder : "zinakarlari öldür kahret Alahim" diye dua eder. zinkarlarda gider. ve sonunda cenabi mevla Hz ibarahime buyurur: "ya ibarahim, sen kullarimi, bu gidişle yok edip bitirceksin, benim kullarimi rahmat birak" der.
yani sevabi ile günahi ile onlar Allahin kullari iken, sen kimsin, ey firavun! bunlar mümin bunlar kafir demeye kalkiyon, gece geceligini bilmezse ve gündüze dönse, nice gözler uykusuzlukdan kan canagina döner, yine hep gece olsa, nice gözler kör olurdu, yine hep kiş kar kiyamet olsa, bahar gelmese, dünya sogukdan dolayi helak olurdu, yine hep bahar olsa meyvalar sebzeler ermezdi, tatlanmazdi. yine hep yaz olsa sular kururdu. öyleyse bizler acisiyla talisiyla mümini münafigi ile yine zinakari yalancisi hirsizi ile birlikte Allahin kullariyiz. Ey Allah bilmezler, bizler bütünü oluşturan parcalarsak, bir beden tek cins hücreden oluşmuyor, dünyamizda tek cins element, tek cins bitki, tek cins sebze yok. ve bu ceşitlilik ile bizler bütünü meydana getiriyoruz zaten.
Ahmak kafalara, rabim idrak versinde, dünyayi tek tip insana bindirmeye calişan ve kendilerine esir muhtac etmeya calişan ahmak zihinli insanlarin şerrinden, mehdi ve ashabini, arkadaşlarini, taraftarlarini, sevenlerini, sevdiklerini emaninda muhafaza eylesin.

--oOo---

Amiyn.
Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 16 Ekim 2015 Pazartesi

Original Kar©glan

Kasımın ilk Cuması "World intensiv Körper Pflege Tage" Olsun Yani " Dünya kişisel yoğun bakım günü" olsun (Kar©glanin 9



Kasımın ilk Cuması "World intensiv Körper Pflege Tage" Olsun Yani " Dünya kişisel yoğun bakım günü" olsun

(Kar©glanin 9 Kasım 2015 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ اللّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّرِينَ

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 222. Ayetden Pasaj

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
innallâhe yuhıbbut tevvâbîne ve yuhibbul mutetahhirîn

Meali :
Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 222. Ayetden Pasaj

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Her Müslüman üzerine, yedi günde bir yıkanması, Allah'ın hakkıdır."

Bu temizliğin Cuma günü yapılması, böylece Cuma namazında cemaat içine kir ve pis kokulardan arınmış olarak tertemiz bir halde çıkılması tavsiye edilmiştir.
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"İslâm temizdir. O halde siz de temizleniniz. Çünkü Cennete ancak temiz olanlar girecektir."

(Hadîs-i şerîf meâli)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Temizlik îmanın yarısıdır." (Hadîs-i şerîf meâli)

Cuma namazı için gusletmek,Cuma için Misvak Kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni, temiz giyinmek, saç, tırnak kesmek sünnettir. Tırnakları Cuma namazından önce veya sonra kesmek sünnettir. Namazdan sonra kesmek efdaldir.

(Dürr-ül-muhtar)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Cuma günü tırnak kesmek şifaya sebeptir"

(Hadîs-i şerîf meâli)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Ya Ali, Cuma günü güzel koku sür ve yeni elbise giy!"

[Deylemi]


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

Günlük giyilen elbiseden başka, Cuma günleri giyilecek ayrı bir elbisenin olması ne iyidir.

(İbni Mace)

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Cuma günü gusledenin günahları affolur"

(Taberani)

(Cumaya perşembe gününden hazırlanın!) [Hatib]

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Her müslüman, Cuma günü yıkanmalı, misvaklanmalı ve güzel koku sürünmelidir."

(Buhari)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa
Allahümme Salli ala Seyyidina Hasan vel Hüseyin,
Allahümme Salli ala Seyyidetina Fatimatüz Zehra
Allahümme Salli ala Seyyidina Mehdi ve ala Elihi ve Ashabihi ve Sellem.

Yolculugumuza başliyoruz :

Bugün sabah kalktim interneti acdim google Doodle olarak Avusturyali fakat Holywood Yildizi ve birde Mucit olan
"Hedy Lamarr" isimli Kadini baş sayfa yapmiş. Ve Bizim Hatun bu kadinin Filmlerinden olan

Rubens Samson ve Delilah'nın (Yalçın ve Leyla-Higlander- Son İskoçyalı) nin Eski Ahit'te geçmekte olan hikayesini konu alan filmini hatirladi.


bazi sebebler yüzünden "intensiv Körper Pflege Tage" mizi ileriye ileriye kaydirmamiz sonucu 40 gün gecmek üzereyken, Allahu Teala, Bu kadini googlenin Doodle yapmasi sonucu bize meleke eyleyip bizi yine uyarmiş oldu, ve Rabbime hamdolsun bu gün o görevi ifa ettik. ve bize daha önce bu konu ile ilgili olan iki vaazimizi hatirlatti ve Remzi ve Yalcin ile alakali ,Gücünü Saclarindan alan adamin konu alindigi vaazimizi hatirlatti, ve dün bakdimki o eski vaazlarima ses dosyasi linki ölmüş onu düzelttim ve konu resimi silinmiş, yeni resim ekledim ve Facebook ve twitterde yeniden sayfama link vererek yayinladim ve hatirlatmak istedim. ve ben cumadan beri icimde bu intensiv pflege SIZISI ile dolaşiyordum. bu gün yapmak ihsan oldu bu uyari sonucu. ve icimde Kasımın ilk Cuması "World intensiv Körper Pflege Tage" Olsun Yani " Dünya kişisel yoğun bakım günü" olsun hissi uyandi işde.
Konu ile ilgili o iki vazimin linkleri aşagida, onlari hem okuyup hemde sesli olanlarini dinlemeniz bu konuya iyice vakif olmanizi saglaycakdir.

okumak isteyenler icin Okun altindaki Linke TIKLAYIN
1. Vaaz KUTBUL AKTAB 06-Mayis-2011 Vaazi

KUTBUL AKTAB 06-Mayis-2011 Vaazi

2. Vaaz Ayinesi Iştir Kişinin Lafa Bakilmaz (Karoglanin 12.05.2011 Vaazi)

Ayinesi Iştir Kişinin Lafa Bakilmaz (Karoglanin 12.05.2011 Vaazi)

Dinlemek veya indirip dinlemek isteyenler icin linkler Okun altindaki Linke TIKLAYIN
1. Vaaz KUTBUL AKTAB 06-Mayis-2011 Vaazi

efsane1turk.net/vaazlarflashplayer/tracks/kutbulaktab.mp3
2. Vaaz Ayinesi Iştir Kişinin Lafa Bakilmaz (Karoglanin 12.05.2011 Vaazi)

efsane1turk.net/vaazlarflashpl…irkisininlafabakilmaz.mp3

"World intensiv Körper Pflege Tage" yapilcak olanlar yukardaki hadisde gecen:

Cuma namazı için gusletmek,Cuma için Misvak Kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni, temiz giyinmek, saç, tırnak kesmek sünnettir. Tırnakları Cuma namazından önce veya sonra kesmek sünnettir. Namazdan sonra kesmek efdaldir.

(Dürr-ül-muhtar)

Koltuk altlarını ve kasıkları temizlemek: Koltuk altında ve kasıklarda biten tüyleri 10-15 günde bir, bu mümkün olmuyorsa hiç değilse 40 günü geçirmeden yolmak ve traş etmek, fazla uzamalarına fırsat vermemek müstehabdır. Bu temizlik, bütün peygamberlerin şeriatlarında var olagelen bir temizliktir. Bu temizliğin cünüp iken yapılması mekruhtur. Uygun olanı, kişiye gusül farz olmadan bu temizliklerin yapılmasıdır. Bedenden ayrılan her parça temizken ayrılmalıdır.
Ağız temizliği deyince birinci derecede akla diş sağlığı ve temizliği gelir. Çünkü dişler, hem beslenmede, hem de konuşmada büyük rol oynarlar.
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:
"Eğer ümmetime güç gelmeyecek olsaydı, onlara her abdest vaktinde ağızlarını ve dişlerini temizlemelerini emrederdim."

ve yine buyurdular :

"Misvak ağzı temizler, Allah'ın rızasını kazandırır."

ve yine buyurdular :

"Dişlerinizi temizleyiniz. Zira bu hal mahzâ nezafettir. Nezafet ise îmana râcidir. İman da sâhibiyle beraber Cennettedir."

"Dört şey peygamberlerin sünnetlerindendir: Sünnet olmak, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek ve evlenmek..."

Burun temizliği konusunda Resûlüllah Efendimizin emirleri şöyledir:

"Herhangi biriniz abdest alacağı zaman burnuna su alsın, sonra sümkürsün."

"Herhangi biriniz uykudan uyanınca üç defa burnuna su alıp sümkürsün..."

(Hadîs-i şerîf meâlleri)

---oOo---
Gecenki vaazimizda dedigimiz yukardaki YILDIZLAR biziz deyince bazi Hoclar, hacilar ve Alimler bizim bu sözümüzü ve tezimizi cürütmek icin diyorlarki "Dünyaya gelip gitmiş olan ve yaşayan insanlarin sayisi bile sadece samanyolundaki yildizlarin sayisina yetişmiyor nasil biz olabiliriz onlar diyorlar.Milyarlarca yildiz var diyorlar.
ELCEVAP :

Ey Hoca haci ve alimler siz hic Afrikadaki bir ormandaki bir karinca kolonisindeki karinca sayisini sayabildinizmi yahut her kış gelipte balikcilarin tuttugu hamsi sayisini saydinizmi
biz onlara biziz dediysek bizizdir. biz bu dünyayi sadece insanlar olarak doldurmuyoruz, biz demek benim evimdeki kedimde, o bizin icine giriyor, yine bahcedeki agaclarimda, sokakdaki köpekler, afrikadaki karincalar, okyanusdaki balina ve yunuslarda, cicek cicek dolaşan arilarda bunun icine giriyor.
Ruh bir bedeni caliştiran ve canli tutan Enerjidir. Ayni Televizyonu caliştiran elektrik gibi Elektrik fişini cekince TV ve kutusu ve icindeki birok alet lüzümsuz bir cöp oluverir şayet elekrik üretcek birşey bulamazsak . yine arabalari caliştiran benzin ve yine elektrik sistemi, onu canli kilar. benzinsiz yakitsiz bir araba cöpdür , işde insan bedeninide canli kilan o enrjisidir, ve o enerji vücutun her zerresine, iyice yayilmişdir. ve o enerji ile tirnak büyür, göz bakar, kulak duyar, beyin calişir düşünür, karar verir, ve o enerji vücuttan ayrilinca beden topraga karişcak olan elemntler toplulugudur. Ve Allah Adem atamiz icin, "ona ruhumdan üfledim" diyor. ve üflenen şey nedir? biz Hak tealanin suretinde halkolduysak, biz ne üfleriz? hava oksijen veya karbon dioksit, ve biz üfleyince karbon dioksit, kirli oksijen üfleriz, Allah üfleyince ise, bize hayat veren oksijen üflemişki, bize can veren oksijendir. ve nefesdir ve insan nefessiz en fazla belki 5 dakika kalabilir, sonra ölmeya başlar, yani Allahsiz yaşanmaz, ve biz namzda tekbir alirken iki elimizi kulaga götürünce, ellerimiz ve kafamizla arapca Allah yazariz, ve yine kaburga kemiklerimizde ve kollarimizla Allah yazilir, yine ayaklarmizla ve ortda zekerimizle Allah yazariz, yani secde edince ise daha öceki vaazlarda yazmişdik "H2O" yazariz yani rahmet ve su yani iki güneş maddesi yani iki cihanin güneşi muhammed bu dünya ve ahiretin güneşi iki muhammed birde Allah yazariz. iki yan tarafimizda iki tane ayri ayri Muhammed yazariz.


ve Telvizyona can vermek elekrik enerjisi oldugu gibi, insanlara hayvanlara ve bitkilere can veren o oksijende işde Ruhu temsil eder. ve insanlar ruh ve enerji sahibi oldugu gibi, hayvanlarda bitkilerde ruh taşir, hatta duvar bile nefes almaz ise, nemlenir cürür yikilir gider . öyle olunca sen nasil yukardakilerin biz olmadigni iddia ediyon ahmak hoca, ahmak alim, alimin ahmaginida yeni görür olduk artik. ve biz bütün dünyayiz, taşindan topragina koyunundan kuzusuna, atindan kecisine, piresinden bitine, hamsisinden yunusuna biziz.ve bizim sayimiz da milyarlarca eder zaten. ve canli olanlar işik yayan YILDIZLAR, veya işik yansitan Gezegen ve uydulardir. ölenlerin ise enrjisi bitmiş olan yildizlardir. onalrda biz ölünce nasil topraga giriyorsak, o kara delik denen patozlarca ögütülürler ve,onlarin icinde yeni patlama ile yeni yildiz dogar, yani kara delik lafi afedesiniz argoda popo icin veya bogaz deligi icin kullanilir. ve bogaz olunca onun icine bizler elma, ekmek, peynir hep yutuyoruz. ve yutup yutup ondan enerji aciga cikariyoruz işde, ve o enerji ile nefes alip konuşup iş işleyip düşünebiliyoruz degilmi.ve o yedgimiz icdigimiz, kara deligin yuttuklari, işde secile secile ögütüle ögütüle en öz olanlari secilir ve onlar meni denen tohumu oluşturur ve o meni tohumuda aşk ateşi ile isinip bir patlama ile ileri atilir, ve eger köprü sirat kurulduysa annede müsaitse yeni bir yildiz olarak ve cocuk ve önce enerji olarak dogar işde.ve kainat genişlemiş olur.
işde Toprak ana eski bitki bedenlerini insan bedenlerini hayvan bedenlerini patoz gibi mide gibi ögütür, ve sonra onlar bir bitki ile yüze cikip can bulunca, onlari ya bir insan, meyva sebze diye yer, yahut bir hayvan yer, ve bedene dahil olur, ve bu sefer mideler ögütür, ve onlardan elenen en öz maddeler birleşir, meni spermasi ve kadin yumurtasi oluşur, ve onlara bir kod yazilir, nerelerden neleri toplayacak olan bir Adem olcagi kodu, ve o kod ile rahme dahil olunca, o cocugun rizki, yiycegi gidecegi lokmalar, taa o patozun icindeki oluşturulan kara delikdeki karişim gösterir. ve ne nereden gelcek, nerde yenecek, nerde giyilcek diye, ve can bulup dogunca, işde onun riziklari ya ona dogru akar, yahut o cocuk, o riziklara dogru akar gider. Enerjimiz ya su veya oksijen olarak bütün bedeni kaplamişdir. yahut nefes olarak yine bütün bedene yayilmişdir. ruhsuz bir beden kolunu kaldiramaz, yani insanda, Allah muhafaza beyne bir an oksijen gitmeyiverirse oksijen azligi yüzünden bilncini kaybediyor, ve artik felc veya suni hayata giriyor, ve ne elini ne kolunu kaldiramaz olup, nede düşünebiliyor, nede konuşabiliyor, yani herşey oksijene bagli ve hep derler " son nefesde iman ver" ve son nefes vücuttan cikinca insan ölür, yani nefes sayisi bellidir, bir insanin alcagi lokmave nefes taa o patozun icinde karar kilinmişdir. ne kadar metre küp nefes alcak diye, buna kader cizgisi deniyor ve bazi güzel sebebler onu uzatabilir ve muhammed dedi:
" sadaka ömrü uzatir" yani sen, senin alman icin yazilmiş olan bir riziki başkasina verince, onu geri dagitmiş olursan, o taaki geri dönüp dolaşip geri sana gelinceye kadar senin ömrün uzamiş olur, cönkü o kod icinde sana, o rizikin dahil olcagi veya yiyecegin, yada giyecegin yaziliydi. sen onu başkasina verince, senin olmadi ve zaman uzadi ki o tekrar sana dolaşip geri gelsinki, senin nefesin ve rizkin tamam olsun, ve bütün parcalarini geri toplayinca, ömrün bitmiş olur yani . yani senin Asli bedenini oluşturan puzle tamam olunca resim tamamlaninca hayat biter.
ve Hz osman icin 83 sene yaşadi, ümmetin piri diye bahsediliyor, ve ben sistemimizdeki gezegenlere bakdim, Uranüs güneş etrafindaki bir turunu 84 senede tamamliyormuş, yani uranüs burclular Hz Osman burclu, ve eger bir aksilik cikmazsa ömürleri birtam tur 4 mevsimdir ve her 4 mevsim 83 veya 84 senede tamam olur . yani osman yildizinin ömrü 84 sene. hz ibrahim zamaninda ömürler 300 sene civarindaydi ve Plüton'un Güneş'in etrafındaki dönüşü yaklaşık 248 Dünya yılı sürer diyorlar halbuki 300 sene civarinda döner.
ve Hz Nuh zamaninda ömürler 1000 sene civarindaydi, yani nuh yildizinda idi insanlar o zaman, ve Kuranda gecen ayet ile
يُدَبِّرُ الْأَمْرَ مِنَ السَّمَاء إِلَى الْأَرْضِ ثُمَّ يَعْرُجُ إِلَيْهِ فِي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ أَلْفَ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

Yudebbirul emre mines semâi ilel ardı summe ya’rucu ileyhi fî yevmin kâne mıkdâruhu elfe senetin mimmâ teuddûn

Meali:

Gökten arza kadar emri (Allah’tan gelen ve Allah’a dönen herşeyi) tedbir eder (düzenler). Sonra ona işler öyle bir günde O’na yükselir ki, (o bir günün) süresi, sizin (dünya ölçülerine göre) saymanızla 1000 senedir.

ondan önceki ayette ise

وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ

vel arda ve mâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin

(Secde Suresi 4 ve 5)

Meali :

orda bir gün ve gece dünya günü ile alti gün ve geceye denkdir.
yani nuh yildizindaki insanlarin bir günü, bizim alti günümüz gibi, o yüzden adem atamiza bilmem elli vakit namaz farz idi, nuha bilmem kac vakit nuha verildi, hic dünya günü gibi olsa elli vakit kilinabilirmi, bu dünyada hemen akşam oluverir, yani nuh yildizinin bir günü bizim günümüzle alti gün, ve bir seneside yaklaşik 1000 senedir, ve böyle bir gezegen bizim sistemimizde yok, demekki nuh yildizi sistemin cok dişinda bir yerde ve yine

تَعْرُجُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ إِلَيْهِ فِي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ

Ta'rucul melâiketu ver rûhu ileyhi fî yevmin kâne mikdaruhu hamsîne elfe seneh

Meali :
Meleklerin bulundugu gezegende sadece bir gün sizinki ile veya bizimki ile ellibin sene

(mearic suresi melekler suresi 4)
ve Adem atamizin ömrünün 3000 sene oldugu rivayetler arasinda, ve hal böyle olunca, elli vakit namaz kilicak kadar uzun bir günü olan, ve seneside dünyaninki ile 3000 sene olan gezegen, ve yildiz sistemindeydiler, ve o yüzden ademin boyuda 70 zira zaten 33 metre minare gibi burda minarelrin gezdigini düşünebilirmisin aklin alirmi orantisiz olur onun koyonu ne kadar kedisi ne kadar düşün bakalim, onun yiyecegi bir yumurta senin yumurtandan olsa, karni kac yumurta ile doyar degilmi. öyle olunca, bizim yeni tezimiz Hz Adem bir senesi 3000 sene olan bir sistemde yaşadi ve ömrüde bir tur idi yani ve o gezegenin bir günüde bizim bir günümüzden degildi, yani 24 saat degildi, ve bir merkürün günü bile bizimki ile 58 güne eşit .
ve Muhamed Mustafa mirac ederken, birinci kat semaya cikdilar bilmem kim peygamberi gördü, ikinciye cikdilar bilmem kimi gördü deniyor, ve ona dedi "bana bilmem kac vakit namaz veerildi ümmetim yapamadilar geri dön Allah biraz azaltsin" dedi diye anlatiliyor, birinci sema ikinci sema ne olaki, yani başka yildiz sistemleri, yani ve onlar orada yaşiyorlar halen demekki.

---oOo---

Serdar Tuncer Facebbokdan bir paylaşiminda bir aşk hikaysini anlatiyor

youtube.com/watch?v=Fo6XDnGZd7Y

bir adam bir kitap okur ve o kitapda bir aşk hikaysi yaziliymiş, ve sonra oda aşkini aramakdadir, ve kitap bitince, kitabin sonunda okuyanlar ismini yazmiş, ve bir kadin ismi görürür, o isme aşik olur, ve onun adresini bulur ve senelerce onunla platonik aşk yaşar, onunla yazişir, ve sonunda görmeye karar verir, ve buluşacaklari sirada, kadin gögsüne kirmizi gül takacagini ordan onu tanimasini söyler, ve fakat buluşma yerinde bir kirmizi gülde ihtiyar bir kadinda vardir, ve o genc güzel kadini aradigi buluşacagi kendi kadini zanneder, ve fakat o kadin gelip yanindan gecer ,halbuki o onu imtihan icin ihtiyar kadina vermiş kirmizi gülü, ve ve adam benim platonik aşkim bu ihtiyar kadindi diye ona yönelir, ve sonra imtihani kazanir, ve kiz ona döner koşar diye anlatirken, tam o koca kari bu giden kiz bana bu gülü verdi demeden önce ben o giden kiz benim kizimdi diyecek sandim ve serdara şu yorumu yaptim:
Ya, serdar cok güzel hikaye, mesala daldaki elmalardan birisi kurtlu ve buruşuk kalabilir, su ona az ulaşmiş olabilir amma, o elma o dalin elmasi. o dal has dal ise, o buruşuk elmanin anasi olan dal ve babasi olan dal, vaktinin en güzeliydi belki, o yüzden böyle elma veren bir dal oldu degilmi. ben hikayenin sonunu tahmin etmeye calişirken düşünmüşdümki, o kadin giden kiz benim kizim diyecek sandiydim , neyse yani o elma GILiz kaldiysa bile, soyunda nice selviler olabilir degilmi, eger o selvileri bulamadiysan, bilki işde o buruşuk elmanin cekirdeginin biryerine dürmüş bükmüş sokmuşdur rabbim, sen onu, o buruşuk elmayi alda, yeni nesil icin o selvileri onun icinden cikaran ol, ona koca, cocuklarina baba ol ki, o selviler hayat bulsun.hatce gibi kirkligin icinden nice fatma gibi güzeller, ifetli kadinlar cikaran muhammed sünnetine uyda, fatmalara baba ol. dedim.

---oOo---

yine serdar bir şiirinde

Bir Ah Etmem

Elde mızrap dilde türkü değilsin
Nasıl çalsın söylesene saz beni
Bende ben ol herkes beni sen bilsin
Bak aynaya senden gizli süz beni

.....

be hey serdar mizrap ve tel iniler, amma sözü ben söylerim,
onun derdine tercuman haline arguman eylerim,
bendeki ses olmasa onun miriltisi zrilitisi dile gelip hal olmaz,
hali olmayanin ahvalide olmaz,
ahvalsiz hikaye KISSa degil masal bilenem olmaz. dedik.

yine facebook da birisine selam haakkindaki yorumum:

Selamun aleyküm demek "Sana Allahin Selami var demekdir " hani tahiyattaki Allahin muhammedi miracda selamlamasi gibi, ve bizler muhammedleriz. yine bir misal ile, biz Avusturyada oldugumuzdan, burda bunu tam manasi ile duymakdayiz, bunlar selam verirken "GrüßGot" derler" yani" Allah seni selamliyor",veya "Allaha Selam olsun" beni, Allah selamliyorsa, ben cevabi niye Allah a degilde sana veriyorum bre muzip nasreddin, hadi bunu cözebilirsen sana pekiyi vercen karnede, unutma tahiyatta selami verenle, alan kim, Selamda farz ile sünnet ne, bir bak iyi düşün. neden vermek farz degilde sünnet deniyor, halbuki muhammede selami veren, Allah iken, niye selam vermek sünnet, almak farz? hadi cevabinida yazalim, selami veren Allah olunca, almamak cok büyük edebsizlikdir, o halde Allah kim? muhammed kim? ikinci soru. hersey vahdette bitiyor azizim.


--oOo---

Rabbim Mehdi ve Cemaatine "nefsini bilen Rabini bilir" Kurali geregi Nefsinide Rabbinide bilmeyi nasip eylesin

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 9 Kasım 2015 Pazartesi

Original Kar©glan

Rıza Makamından Marziye Makamına Doğru Yol Alış (Kar©glanin 3 Kasım 2015 Vaazi)



Rıza Makamından Marziye Makamına Doğru Yol Alış

(Kar©glanin 3 Kasım 2015 Vaazi)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ ارْجِعِي إِلَى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً فَادْخُلِي فِي عِبَادِي وَادْخُلِي جَنَّتِي

Sadakallahul Aziym Fecr Suresi 27.28.29.30. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yâ eyyetuhân nefsul mutmainnetu. İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeten. Fedhulî fî ibâdî. Vedhulî cennetî.

Meali :
Ey Nefs-i Mutmainne (Hakikati yaşamakta tatmine ulaşmış bilinç)! . Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!. Kullarımın içine dâhil ol! , Cennetim'e dâhil ol!.

Sadakallahul Aziym Fecr Suresi 27.28.29.30. Ayetler

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Yemek yerken Lokmalarınızı iyice çigneyipde yutun, hastaliklarin coğu buna uymamakdandır"


( Hadis-i Şerif )

Allahümme Salli ala Muhammed ve ala Eli Muhammed
Allahümme barik ala Muhamed ve ala Eli Muhammed
Allahümme Salli ala Cebrail
Allahümme Salli ala Mikail

Yolculugumuza başliyoruz :

Nefs-i Raziye Nedir? , Pişmanliklari Olmayan Nefis Nedir? Denilince

Nefsi Mutmainneden daha yüksek makama çikarsa bir nefis, artik Rabbinin onun için yazdiği, kaderinde yaşadiği hiçbirşeyin tesadüfen değil, bilinçli bir kader çizimi olduğu, ve her yaşananin bir sebebinin olduğunu anlamaya başlar.
yani riza rahmandan razi olmakdir. şayet ecel için bile çağiriyorsa, rahmana iman ve itaat etki, seni bir başka bahara götürmek icin çağiriyor, yeni bir doğuma hazirlamak için verdigi ruh emanetini geri cağiriyor, ve kaderine razi ol. ve artik ne zaman keşke şöyle olsaydi, bu olmazdi, keşke böyle yapsaydim, bilmem doktur olurdum, bilmem şöyle yapsaydim hakim olurdum deme, bilki bu gün ne oldunsa ne başina geldiyse, senin için en iyisi o, birak keşkeleri ve rahmandan razi ol kurtul. demişdik. ve yine ikinci olarakda Maakami Marziyenin başininda, hayatin tek şıklı degil çok şıklı olduğunu anladigin, ve bir kararda durmanin kör cahil karari olduğunu anladigin zaman, ve hayatta başka seçeneklerin de oldugunu unutma, bunu anladigin zaman makami marziyeye dogru yürüdün demekdir diyorduk. ve Hz Davud aleyhisselam, eğilmezin bükülmezin sanan, secde etmiyon diyen, demir cibilliyatli şeytani ateşde kizidirip şekil veren, egip büken ve ona başka seçeneklerin de olduğunu öğreten peygamber. Hz Süleyman ise onu demir haliyle değil, bizzat şeytan haliyle caliştirip başka seçenekerinde olduğunu öğreten peygamber. demişdik.

ve gecen haftadaki sohbettede, Ramazan orucunun riyazet icin degil, atomlari anlama oldugunu, ve atomlarin ise, cibilliyatlari geregi, yemeyip icmeyip, ciş ve tuvaletde etmediklerini ve cinsi münasebettede bulunmadiklarini, ve fakat canli olduklarinida biliyoruz, ve hal böyle olunca, bu özellikleri taşiyanlara, Rahman olan Allahin, meleklerim dedigini ,ve dinimizde bu özelikleri taşiyan gruba, melekler dedigini anlatmişdik.
ve Sayilar : sadece 1 - 1,5 - 2 - 2,5 - 3 -3,5 - .... diye sayilmaz istersen sayilari 1,2,3,4,.. diye sayarsin istersende 2,4,6,... diye ve istersende 10,20,30,40,50,... diye ve yine veya 100,200,300,... diye de sayabilirsin,
bir KISSA anlatalim, Bir zamanlar bizim ikamet ettigimiz schrems de, yeni Tekke, nakşi Tekkesi acildi, ve ben nakşilere katildim, ve yeni sofiyim, daha önce imam hatip mezunuyum.Bir aciklama yaparsak bu Avusturyada meslk okullarinda meslekler ögretilir, ve Lehr Beruf diye bir sistem vardir, ögrenci 3 ay meslek okuluna gider ,3 ay da bir firmada o meslek üzerine praktik yapip calişir, ve yine tekrar 3 ay veya alti ay okula gidip 6 ay veya 3 ay calişir, ve bu okuluna meslegine göre, ike sene üc senede veya 4 senede bu meslek ögrenilir amma, praktik yapa yapa, yani hem ögrenip, ve hem o meslek üzerine calişarak.
ve ben imam hatip mezunuyum, amma imam olmadim ve mezun olmadan önce son sene, bir kac camide ramazan dolayisiyla, ve birde bazi cumalar olmak üzre praktik yapmişligim vardi ve , ve bizim Tekkede sofiler icinde bilgili kimse az olunca biz sürünün başini cekiyorduk, Bazen imam, bazen müezzin, bazen vaiz bazen hatip oluyorduk. ve Tekkeyi acanlardan Süleyman sofi vardi, O da, daha dinini, yeni yeni ögreniyordu. ve bir gün kandil gecesi oldu, ve o duymuş gelmiş işte tesbih namazi, veya 100 rekat namaz kilmak hakkinda birşeyler duymuş ve kandil gecesi namazi kilcaz, Hani bunu yazarken evet vardir, bu caizdir demiyorum, o eski zamandaki tecrübesiziligin verdigi hal ile, öyleydi o günlerde, daha dogrusu acemi sofileriz, başmizdada daha bilgili kimse yok, Hani en yakinimizda, 130 km ilerde Viyanada, büyük Dergahda da Bazi Vekil abilerimiz vardi, onlar dahi FIKIH ilminde bilgili degillerdi, tasavvuf üzre daha bilglililerdi. Bizde bu kadar bilincli degiliz o zamanlar. ve fakat o geceyi, birazda olsa ibadet ve taatle gecirmek istiyoruz, ve O (Süleyman sofi) dedi ben bu 100 rekat namazi kilcan dedi. bende iyi bende kilan bari dedim, ve namaza başladik , ben daha önce hic 100 rekatli namaz prakatigi yapmamişim, nasil kilinir bilmiyorum. daha önce taa cocukken, bir gece kadir gecesiydi gece saat 3 te kalkip camiye gittik kurna kursu arkadaşlarmizla, ve köyümüzde, sabaha kadar iki rekat, iki rekat namaz kilmişligim var, amma 100 rekat birden kilmişligim yok, ve ben zannediyorunki bu 100 rekati bir defada kilacagiz, imamda olsan dokdurda olsan, praktigin yoksa yokdur. praktik mühim, yani insan önce bir ilmi bir meslegi önce ilmen bilecek, buna "ilmelyakin" bilgi denilir, sonra yine "aynelyakin" vardir oda birisi onu yaparken görerek ögrenecek, bilcek. sonrada "hakkal yakin" yani onu yaparak bilecek, ve biz bu 100 rekati ne ilmen biliyoruz, ne aynel yakin nede hakkal yakin, öyle o güne kadar yapmişligimizda yok. ve ben başladim namaza kendimce ikinci rekatlarda hic oturmadan arka arkaya tek rekat tek rekat tam on rekati bir defada kildim ve selam verdim. yani hic durmadan dokuz rekat ve onuncu rekatta oturdum ve ve selam verdim. ve selam verme sebebim ise, süleyman sofi görmüş veya bilmiş, bir yandan namaz kiliyor bir yandanda beni takip etmiş, ve dedi namazin arsinda: öyle kilmaycan iki rekatta bir oturcan manasinda bişeyler dedi. burayi burda birakip ikinci örnege gecelim,
ve yine bir başka örnek ikamet ettigim yerde Murat ile Serat diye iki köylümüz genc vardi, hatta ozmanlar dah cocuktular, onlar daha önce memleketteyken herhalde kuran kursuna gidip ögrenmemişler, ve ve burayada erken yaşta gelince, dinlerini ve namaz niyaz bilgileriniburda ögrendiler, Allah razi olsun, Adanali bir hocamiz vardi, onun tedrisatindan gecip, burda ögrendiler. buralarin bircok genci onun sayesinde namaz abdest hakkinda bilgili oldular, taaki cuma kildirip hutbe verebilcek kadar bir bilgi ögretmişdi o hoca. ve bu Serat ve Murat ile iki anım varki, birincisi biz her meslekden her telden biraz cakdigimizdan, bakır su tesisati döşemesinide biliriz, ve bunlar benim ev aldıgım köyden ev aldılar, ve Avusturyanın eski evlerinde banyo yok, cok eski evler, ve banyo ihtiyaclarını legenle yapıyorlarmış, sanki bizim eski köylerde varmıydı, iki göz oda varsa, hamamlik varsa var, yoksa coluk cocuk legeden yıkanır degilmi, işde ben o köyden onlardan daha önce ev aldım, ve evlerde banyo odası olmayınca, kendim, kücük bir odam vardı, orayı fayanslayıp, ve su tesisatı döşeyip, ve elekrikli sıcak su termostatı baglayıp, banyo odası yapip, ve lavabo monte ettim .ve bunları yaparken bir tecrübe kazanıp, nasıl su tesisatı döşenir, nasıl fayans yapıştrılır, bir mekanikciden ve birde fayans yapan birilerine bakip, aynel yakin gördüm, ve evimde bunları uygulayıp, yaparak bu melsek ilimlerinin hakkal yakin bilgisine vardım. ve bu ilmi hakkal yakin bilmiş oldum, ve tecrübe ve praktik yapmak, hakkal yakin bilgisi kazanmak icindir. ve bu Serat ve Muratlarda ayni köyden ev aldılar, onların evlerindede banyo odası yok, yine onlarda banyo odası yapacaklar evlerine, ve babalari Nazmi amca müsait olan bölümlerini sıvayıp sonra bizlerin göstermesi ile ögrenip, fayanslayacak ve fakat, önce su tesisatının döşenmesi lazım, ve Selim isiminde bir başka genc var, o da nerden ögrendiyse, su tesisat işini biraz ögrenmiş, Türkiyden meslek lisesi mezunu galiba amma agac ve marangozluk üzerineydi galiba , amma ordanmi ögrendi ,bu Avusturyadami ögrendi ögrenmiş, amma püf noktasını kacırmış herhalde. ve bu Murat ile Serat gil, Selime su tesisatını döşetiyorlarmış, ve ben bir meseleden dolayı bunların eve vardım, ve dediler su döşüyorduk dediler, ve o Selimin elinde iri taşli bir zımpara var, ve elindeki borunun ucunu bu kalın taşlı zımpara ile sürtmüş, ve borunun ucunda kalın ve derin oyuklar oluşmuş, ve bakır boru tesisatında, zımpara veya Tellwolle denen ince bir bulaşık teliyle, onun, borunun lehimlenecek ucunu sürtüp, üstündeki patina denen bakir küfünü almak icindir. ve fakat bizim milletimiz elinde olanla yetinmeye alışdıgından işde Nazmi amcanın elinde, bu kalın taşlı zımpara olunca, veya bilmediklerinden kalın taşlı zımpara almışlar, ve borunun ucunu sürtünce, ucundaki patinayı silcegine, borunun ucunu oyuk oyuk oymuş, ve ben bunu görünce Selime dedim : bak bu böyle olmaz, yaptıgın bu lehim tumaz, cünkü o zımparanın actıgı oyuklardan su kacırır bu tesisat dedim, ve Serat daha genc delikanlı bile degil dah cocuk sayılır, ve hemenn bilgiclik tasladı ve dedi adam biliyor, senmi bilcen bu Selimmi bilcek, manasinda konuşdu. Selim kendi evlerinide döşemiş dedi. iyi dedim, bak ben söyliyen bu tesisat tutmaz dedim. ve Selime kalın zımpara ile silme ucunu dedim, ve o dedi elimizde bu var, bunu getirdiler gibi bişeyler dedi, bende biloyorumda dercesine, ve fakat bilen insan onu kullanırmı , neysa onlar devam edip yapmışlar, ve sonunda yaptıklari yerler, tesisat bitip su basılınca, hatta öyleki Nazmi amca sıvamış ve üstünüde fayans ile kaplamiş, ve böylece kapanıp altta kalan tesisat su kacırmış, ve komşuları ile bitişik olan duvarından komşusunun evine sızmış, ve daha sonra tesisatı tekrar acıp düzeltmek zorunda kaldılar, ve hatta tamirininde bir kısmını ben yaptım. ve ben her ne kadar bir yerini düzeltsem de, o Selimin kalın zımpara ile yaptıgı bütün yerler bozuk, ve su kacırmış sayılır, ve iki defa filan söküp söküp tamir etmek zorunda kaldılar, yani hani nasrettin hoca ormana gider,ve dalın budagına oturur, ve dali kesmeye başlar , ordan gecerken gören bir cobanın, hocam bindigin dalı kesiyorsun, biraz sonra düşeceksin demesi, ve sonunda ona itimad etmeyen hocanın, biraz sonra bindigi dalı kesip düşmesi, ve sonra koşup o cobana yetişip, sen düşcegimi bildin, ölcegimide bilirsin diye, ona vefat edecegi zamani sormasi kıssası gibi, onları yalnış zımpara kulanırken biz gördük, ve bakın bu olmaz bindiginiz dalı kesiyorsunuz der gibi onları uyarmışdık, amma onlarda yine nasradınlık edip devam etmişler, ve sonunda daldan düşen olmuşlar, ikinci kıssa Seratın kardeşi Murat, o Adanalı hocadan biraz din ögrendi ve bunlar birgün bizim tekkeye, bizim cagrılamız sonu gelip sofi oldular, amma, işde bir gün ben gusl abdestini anlatırken,abdestin sonunda bütün bedenin ıslatılması icin, sag omuzdan, sol omuzdan, ve birde başdan aşagı su dökülüp ovalanmasını anlatırken, Allahu alem, önce sagdan sonra soldan, sonra başa dökülür veyada önce başa, sonra sag omza, sonra sol omza döklür demiş olabilirm. ve Muratta ayni Serat gibi hemen Bilgiclik yapıp dedi, haaa ha haha, hayir öyle degil dedi, ben önce başa dökülür dediysem, o hayır önce başa degil, sag omza dökülür gibi bir itiraz edip, ben daha iyi biliyon, ve yeni ögrendim dedi, halbuki bunun hayatta canlı bir örnegi olan, temsili misal ile, bir kazagı giyerken bir insan, önce kafasını sokup, sonra sag veya sol kolunu sokarak giyebilcegi gibi, veya yine önce sag veya sol kolunu sokup, en son başını sokarakda giyebilcegi gibi, veya önce sag kolu, sonra başını, ve sonra sol kolunuda sokabilir.
ve yani bir kararda cahil kararında saplanıp kalmamak lazım sözümüzü, bu üc örnek ile aciklamış olduk.
Yani illa senin o Adanali imamdan ögrendigin, duydugun gibi, illa sag omza, önce dökülcek, diye bir durum yok, zaten asıl gaye vücutta kuru yer kalmıyacak kadar vücutu ıslatmakdır gaye, hatta eger havuz veya akar suda yıkanırsan, sadece suya dalıp cıkman yeterli oluverir, öyle dökünmeye bile gerek kalmaz, ve insanlar işde bir kararda saplanıp kalıyorlar, ve ondan başka secenek yok sanıyorlar, yine o Süleyman sofiye sözümüz: namaz öyle aynen sayıları: bir , birbucuk, iki,ikibucuk diye bucuklu saymak zorunda degiliz. ben istersem sayıları aynen benim 10 rekatı tek defada kıldıgım gibi 10,20,30, diyede sayabilirsin, ne mecbruyetim var benim , bucuklu saymaya degilmi, yani bir rekat tam, sonra bucuk rakat ikincide otur, sonra bir rekat daha sonra otur, bu mecbur degildir, varmi dinde böyle bir kural, namaz illa iki rekat iki rekat kılınır diye,
ve Rıza makamı senin Allahdan razı olmana denir, yani sen ne zaman vay şöyle yapaydım şöyle olmazdı, veya şöyle yapmayaydım şöyle olurdu gibi, keşkelerini bırakınca, ve Allah, o an seni neye layık gördüyse, ondan razı olman ile rıza makamının kazanılcagını yazdık. ve ondan bir üst makam olan makamı marziyeyi kazanmak icin ise, atomlari veya mellekligi anlamakla olacagına hafif deyinmişdik. ve mesala su 100°C de kaynar, öyle sen 80°C de kaynadı diye ocakdan indirirsen, kaynamış ve mikroplari kırılmış olmaz, veya demir belli sıcaklıkda egilir bükülür ve işlenip su verilir, daha önce olmaz, demirin ergime sıcakligi farklı, yine portakal mesala akdeniz ikiliminde yetişen bir bitki, onu alıp gelip Alplerde yetiştiren dersen, ondan tam verim alamazsın, belki serada veya evde yetişir amma, tam sürüm verim alınmaz, yani, Allahu Tealanin dünyamıza koydugu yasaları vardır, ve atomları ve bitkileri anlamak demek, melekleri anlamak demek dedik, ve onları anlamak icinde, bu fizik yasaları denen yasaları bilmek lazımdır. ve hal böyle olunca Allahın demire koydugu yasa ile, altına koydugu yasa, aynı degil. ve cibilliyati altın olmaya talip olan birisini, demir yasaları ile terbiyet edip , işleyip altın yapılamaz. yine altınada, demir veya kömüre yapılan muamele yapılmaz degilmi, ve bunu anlamak idrak etmek demek, yani bu makam cogunlukla hastalıkla imtahanla kazanılır, ve arapca "marziye"nin kök kelimesi maraz demek hastalik veya araz demek engel demekdir. ve engel ve marazı aşmanın yolu, mesela suyu ocakdan 80°C de indirmek degil, Allahın senden razı oldugu zamana kadar sabretmek demişdik, ve ve su oldun ise yansanda pişsende 100° C ya kadar sabretcen, yandım demeycen, ve sen su oldunsa senin kaynama noktan 100°C daha önce sen vıyklarsan, yandım pişdim diye ocakdan indirirler seni, ve ham kalırsın eremezsin marziye makamına. ve ey seyri sülük edecek tasavvuf yolunun yolcusu, mehdi askeri, sen makamı marziyeye cıkmak istiyorsan
öyle renk bir tek siyah deme, şeytan gibi bir renkte ve bir kararda diretme , bilki Allahin yarattıgı bircok melek, ve bircok renk var, hatta bizim görmedigmiz bircok melek ve renklerinde oldugu bilim adamlarinca bilinmekde, ve Allah kainati cok renkli yarattı.
Eskiden bilgisayardaki bilgilerimizi kaydedebilcegimiz taşınabilir speicher medialardan, disket vardı, ve o zamanlar bilgisayarların gücüde azdi, kaydedilcek biligilerde kücükdü, ve disket denilen 1,44Mb lik veya 2Mb lik disketlere kaydediliyordu, ve o zaman bilgiler byte ve kilo byte olarak hesap ediliyordu, daha sonra 700 lük CD ler cıkdı, ve artik 100 mb lik bilgiler olmaya başladı, ve daha sonra DVD ler cıkdı bu sefer GB bazında bilgiler oldu, ve sonrada SD ler cikdi şimdi 10 GB hatta 100 GB lik SD ler var, Hatta Terabyt bazinda festplatteler yapıldı yani şimdiki bilgileri, biz hala mesala 2275Mb dedigimizde, daha kolay yazmak icin 2GB275Mb diye yazabiliriz ve bunu bugün daha byte cinsinden yazmaya kalkarsak 2385510400 yazmamiz lazım, ve böyle hesaplamaya kalkarsak, o zaman gözden kacan bir sıfır, veya bir rakam herşeyi alt üst eder, degilmi, kisaca yani:
a Süleyman sofi, namazi öyle bir, birbucuk, iki, iki bucuk, üc diye kılıp bucuklu sayılmak zorunda degil, hele birde kılıncak namaz, 4 rekat 6 rekat degilde 100 rekat ise, o zaman GB bazında veya Mb bazında kılmak uygundur. ve
ikinci rekatta oturmak vacip deniyor, nerde delil, hani kurandan delil olmasi lazim vacip olmasi icin, bana kurandan delil göster, iki rekatta bir oturulcagına dair, yok degilmi. ve işde Muratla Serata gelince bilgiclik tasladilar tabi bunu yazmakla onlari kücümsemiyorum onlar cocukdu o zamanlar ve ceremesini babaları ödedi,o tesisattan sızan sudan komşularının duvarı ıslanmiş, ve duvar kagıtlari dökülmüş, ve o yüzden komşunun duvarınıda yeniden sıvatmak, ve duvar kagıtı kapalatmak zorunda kaldılar.



Pazar günkü secimi güya AKP ve Davudoglu ve Tayyip kazanmış gözüküyor , halbuki yalan, yine yukardaki birilirinin yaptigi hile hurda, ve Atatürkün dedigi "cebren ve hile, Vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, tutulmuş olabilir" dedigi, ve o zamandan bu günü gördügü yer olan, ve cebren ve hile ile olan durum. ve miletvekillerinden biri cikdı (Boynukalın) dedi, sen kazansanda kazanmnsanda seni başkan yapacagız, ve yani cebren ve hile ile başkan yaptılar bile, millet ise uyuyor, bu ahmak muhaletfetlede işbirligi halindeler, vatanı satan satana , Allah cezalarını versin inşallah , hemde hepsininde.

Uhuddada Sanki Muhammed ve taraftarları yenilmiş gibi gözükmüşdü, daha sonra Allah, ellerindeki Halidi aldı, Müslüman etdi. ve durum degişdi. Taktik degiştiriyoruz, eger bu ahmak Muhalefet siyaset yapamıyorsa, yapacak bişey yok degil, bizde akp yi Karoglan hoca sevdalısı yapıncaya kadar, yani Muhammedi yenmeye kalkan Halidleri müslüman edinceye kadar, bu yola devam edecegiz, madem öyle olmadı, bizde onlari döndürürüz, karşi durmak işe yaramadıysa onlari ters ceviririz bizde. Artık ahmak muhalefetle benim işim bitmişdir. Bundan sonra siyasetde yazmayacagım söylemeyecegim inşallah.

Allahın kılıcı Halid(Seyfullah veya Seyfettin), henüz müslüman olmadıysa yapacak ne varki, Allah KILICINI, Kafirden Yana savuruyorsa kim Allahın kılıcını yenebilir..

Muhammed olsan ne yazar Mehdi olsan Ne yazar.

Dün Muhammedi dinlemeyenler, Uhudda MAGLUP olduklari gibi, (HDP ile Koalisyon kurup bunlari devirin demişdik) bizi dinlemeyen ahmak müslümanlarda bu gece maglup olmuş oluyor, Müslümanlar sözümüzü dinlemez olduysa , Halid bin _Velid gibi bir gün dinleyip müslüman olcak kafirler Elbet vardir. ve Mehdinin son mucizesi ve Kerametide bu olcakdır zaten "müslümanlar kafir, kafirlerde müslüman olcak"

PS DipNot : Lafı götünden anlayanlara: Tayyip Allahin kılıcıdır demek degil bizim maksadımız, sadece Benzetme yaptık, KIYAS Yaptık, Kıyas bir örnekden alınan dersin, yeni durumda uygulanmasıdır .

--oOo---

Başka bir mesela yine bizler yedigimiz ictiklerimizle, ve yeme edeblerimizle, o yiyecekden olacak olan tohumu, daha hamurken, veye yerken ekerken bicerken , yogurmuş oluyoruz, ve
Evliyânın büyüklerinden ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen bü­yük âlim ve velîlerin on beşincisi olan Şâh-ı Nakşibend Behâeddîn Bu- hârî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerinin en başta gelen talebele­rin- den Alâeddîn-i Attâr şöyle anlatmıştır: Zamânında âlim ve sâlih kim­seler ziyâretine gelip, hâlis ve helâl yemek yiyelim diye onun yemeklerini yerlerdi. Her zaman ve her işte sünnet-i seniyyeye uyar ve bilhassa ye­mek husûsunda Peygamber efendimize uymaya çok dikkat ederdi. Çoğu zaman ekmeği kendi pişirir ve sofra hizmetini kendi yapardı. Yemek yer­ken; “Sofra başında kendinizi Allahü teâlânın huzûrunda biliniz. O´nun verdiği nîmeti yediğimizi unutmayınız.” buyururdu. Cemâat ile toplu hâlde yemek yerken, içlerinden biri gaflet ile ağzına bir lokma alsa; “Önündeki yemeği, Allahü teâlânın huzûrunda olduğunu unutmadan ye! Allahü teâlâyı hatırla, başka şeyler düşünme. Allahü teâlâ, sana senden yakındır. O´nu düşün.” buyururdu. Bir yemek gafletle, öfkeyle veya zorla pişirilse, o yemekten kendisi yemez, yedirmezdi.
yani gdapal yogrulmuş bir lokmadan olcak cocuk ve nesil işde dünyaya gadab ve zulumet sacmakla meşgul olur. o yüzden Muhamed dedi "Yemek yerken Lokmalarinizi iyice cigneyipde yutun" dedi


Büyük velîlerden Bişr-i Hâfî (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerine; “Yediğin neredendir ” diye soranlara şöyle cevap verirdi: “Siz benim ne­reden yediğimi ne yapacaksınız. Kendinizin ne sûretle yediğinize bakı­nız. Çünkü gülerek yiyenle ağlayarak yiyen bir olmaz. Az yiyen el, çok yiyene denk olmaz. Yediğiniz ekmeğin nereden olduğuna, çoluk çocu­ğunun oturduğu evin hangi yoldan kazanıldığına dikkat ediniz.” buyurdu.

Peygamber efendimiz bu­yurdu ki:

“Yemekten önce elini yıkayan, fakirlikten kurtulur.”

İlk lokmayı alırken Besmele ile yemeğe başlamalı, yemeği bitirince “Elhamdülillah!” demelidir. Ev sâhibi ise, en önce yemeğe o başlamalı­dır.
Elini, elbisesini, sofrayı, örtüyü kirletmemeli, elle yenilecek şeyleri üç parmakla yemeli, yerken ağzını açmamalı, büyük lokma almamalı, lok­mayı ağzına alır almaz, çiğnemeden yutmamalı, normalden fazla da ağ­zında tutmamalıdır. Bir lokmayı yutmadan, ikinci bir lokmaya el uzatma­malı, dökülen kırıntıları toplamalıdır.
Bir hadis-i şerif meali de şöyle:
(İnsanların mizaçları farklıdır. Kimi geç kızar, öfkesi tez geçer. Kimi çabuk kızar, çabuk yatışır, bu ise kendisini telafi eder. Kimi de tez kızar geç yatışır. En iyisi, geç kızıp öfkesi çabuk geçendir. En kötüsü de, çabuk kızıp geç yatışandır.)

[Tirmizi]

yani mesela adam cig köfte yapacak yarım saat yoguruyor, onu kızdırcan pişircen diye, yarım saat ovuyor, ve cig et, gec kızıyor, öyle biberle yogurursan, ve bu yogurma işleminin uzun veya kısa olmasihani cig köfte sadece bir misla agzindaki lokmayı cignemkde ayni işlem, yine ekmeğin yoğrulmasida ayni. yine tohum ve meni olcak ekmegin hazirlanmasindaki ilk basamakdir, ve burclarla alakalidir, ve doğacak cocuğun burcu ile alakalidir. hic Muhammed sadece gec kizanin erken soguyanin iyi olcağini söylemiş olabilirmi, bu hadisde bir eksik taraf var. cünkü eğer erkek ve kadindan biri kiş biri yaz burcuysa, cocuğu yogururken cinsi münasebetteki sevişme ve sex zamaninin uzunluğu agizdan giren lokma ,hamurken yoğruldu, sonra agizda ciğnenirken yoğruldu, ve onun en son sevişmedeki son hal onun son yoğrulmasini temsil eder, ve o lokmalar, eğer sicak tabiatli ise, o cocuk olcak tohum ikisinde erkek ve kadinda, erken uyanip ve erken boşalirlar, ve yoğrulma süresi az olur, cünkü sicaklik pişmesine sebeb olur, ikisi kiş burcu olursa, ve dogacak cocukda kış burçlu olcak ise bu cift bunlar yogur yogur isinamazlar, ve gelipde gelesiye vakit alir, ve uzun süreli sex, ve cinsi münasebet, dogacak cocuk kiş burcu olcaksa soguk taaa uzakdan güneşe getirilip, muhammed olarak dogacak yani, gec kizip sonrada, cabuk soguyan dedi muhammed, mesala aluminyumun ergime noktasi yüksek

demirin erime sıcaklığı 1540 C
Oksijenin kaynama noktası –182,9 °C ve donma noktası –218,4 °C
krom un erime noktası 1875 c.
azot un erime noktası -195,8 c kaynama noktası : -210 c
Gri dökme demir ERGİME NOKTASI 1150 - 1250 °C
Alüminyum ERGİME NOKTASI 660 °C kaynama noktasi 2060 °C
Altın ERGİME NOKTASI 1063 °C kaynama noktasi 2970 °C
İridyum ERGİME NOKTASI 2454 °C kaynama noktasi 5300 °C
dökme demirden kalorifer yapilir ve cabuk veya normal isinirhata gec isinir yani suya bakrakdan su 100°c de dökme demir ise 1150°C gec isinip gec sogur, ve hic muhamed diyebillirmiki kalorifer olmak kötüdür, ve kalorifer olmamak lazim, iyi olmayan bişeydir diye. ve Allah, iyisiyle kötüsüyle, sicagiyla soğuğuyla, her insani farkli istidatta halketmiş. ve herkesin doğma sebebi olan bir hikmeti var, o kötü bu iyi olmaz, işde bunu anlamak, ve bizim daha eskiden yapmaya calişdiğimiz gibi, dünyayi sadece müslüman haline sokmak fikiri yanliştir. ve bu dünyada secenekler boldur, rabbim öyle koymuş, ve gecesiyle gündüzüyle sabahi ile akşami ile, yazi ile kişi ile, bahari sonabahari ile, hepsi yerince gerekli, ve yerince güzeldir.

Tek kararda saplanip kalmayin ve makami mariziyeye yürüyün ey insanlik.


Yoğrulma ve sex süresi, taaaa o lokma, ekilirken başlayip, yerken agizda ciğnenirken devam eder, ve sonrada onun tohum yani meni oldugunda vücüttan firlatalcaği vakitte, yine yola devam edilir, ve bunun doğacak cocuğun burclariyla alakali oldugunu, o tohumun burcu ile alakali oduğunu söyledik. ve iki başak burcu evlenirse, iki sicak birbirini yakar, yahut başak ve aslan burcu, yine cok sicak, bunlardan bir ilyasin veya idrisin doğmasi muhtemeldir. cünkü ilyas bir girdi cennete, birdaha cikmasina gerek kalmadi, ve hal böyle olunca, zeker rahme dahil olunca sicaklikdan olgunlaşip, bir daha dişari cikmadan fişkiriveren meni, ve tohumdan olma cocuk, yani iki başak veya, başak aslan gibi iki sicak burcdan olacak cocuk, ve yogrulmasi hizli olan, ve pişmesi cabuk olan, yani yufka ekmegi öyle ocakda elli saat pişirilmez, hemen tavlatilir alinir, yani hafif ateş yeterlidir.


--oOo---
Yeni Reklam ve haberler cikmaya başladi Neymiş sucuk ve cinsi kanser yapiyormuş diye, halbuki amaclari dünyadan hayvanlari kaldirmak, ve suni et icad ettiler , yani labaratuarda et üretebiliyorlar artik, onun icin , diyorlarki hayvanlar dünyamiza, ters ve dişkilari ve derileri ile kötü gaz birakiyorlar, ve atmosfermizi kirlendiriyorlar diyorlar, onun icin bu hayvnlarin tüketilip bitirilmesi lazim diyorlar, halbuki bu söz yalan, Bu söz dünyada gözleri dolardan başka birşey görmiyen ticaretci şirketlerin sözü, ve suni eti satmak makasadlari, bunun icin bu uydurduklari hikaye, ve bunlarla, insanlar bu yeni duruma aliştirilmaya calişiliyor.
Uyan insanoglu kanma bu sahtekarlara , gözleri dolardan başka şey görmeyenlere.
evet katarlar sucuklarin icine zararli bir katki, ve bak inanmiyorsan gör derler, evet yapamazlar degil yaparlar. amma sucugu avrupa icad etmedi, dedem ninem fabrika sucugu yemedi, dogal kasap sucugu yedi, biberli kimyonlu tuzlu et kiymasinin barsakdan yapilmiş kiliflara doldurulmasi ile sonrada kurtulmasi ile tüketilen bir gida idi sucuk. amm siz kattiniz onun icine başka tadlandiricilari, diger katki maddelerini biz degil , bizim sucugumuz zararli falan degildi, degilde zaten, sizin sucugunuz zararli olabilir, bizi ilgilendirmez bu . Ey insanlik artik sucuklardada bio ya gidinizi ve kasap sucuguna iltifat ediniz artik, fabrika sucugu degil, bu kafirler bunu yapmak icin ( suni et satilmasi icin) her halti geveceklerdir.

--oOo---

Makami Marziyeyi kazancaksan, lokmana dikkat et, lokman nasil pişiyor, rabbim o lokmanin ekilmesinde bicilmeside ve yoğrulup pişirilmesinde, nasil bir kural koymuş, yani cibilliyatin demirmi altinmi, cabukmu kiziyon, gecmi soguyon dökme demirmisin, o zaman istidatin bir kalorifer olmak, alu ve altin gibi isiyi cabukmu iletiyon o zaman sen düşün ne gibisin, yahut Biii metalmisin yani ISIYA cok duyarli olan maddeler gibi, yani ilyas veya idris gibi, o zaman FI schalter (FI anahtarı) olursun dünyada, dünyanin sigortasi olursun yani.
Artik senin rabbinden razi oldugun degil, rabbinin senden razi oldugu makami ögren, ey insanlik, ve kaynama noktani ögren fizik kurllarini bir oku ögren, cocugun olcak lokmayi iyi ek, iyi bic, ve ona göre, zamanina mevsimine göre, öyle cigne ye, ve ne sadece portakalla insan doyar, nede üzümle ile, her mevsimde ayri, bir güzellik veayri meyva sebzeler var, mevsimin ve zamanin en iylerini rabbim biz bildirmiş zaten.

Rabbim, mehdi ve cematine, ölüpde bedenlerimiz bozuldukdan sonra, toplanipda yeniden haşrolcagimiz zaman "sen rabbinden razi, rabbinde senden razi olarak, gir kularimin icine, gir cennetime" buyurdugu ,Salih bir bedene girecek lokma ve cocuk olmayi nasip etsin, ve yine şimdi dahi cocugumuz olcak lokmalarda da ayni kurallara dikkat etmeyi nasip eylesin.


Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Şubat 2018 Perşembe

Original Kar©glan

Bardakdan Boşanır gibi dalı budağı kıran yağmur yağmasının sebebi ve çaresi (Kar©glanin 26 Ekim 2015 Vaazi)



Bardakdan Boşanır gibi dalı budağı kıran yağmur yağmasının sebebi ve çaresi

(Kar©glanin 26 Ekim 2015 Vaazi)

28 Muharrem 2015 Pazartesi

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَاء مَطَرُ الْمُنذَرِينَ

Sadakallahul Aziym şuara Suresi 173. Ayet

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ve emtarnâ aleyhim matara(mataran), fe sâe matarul munzerîn

Meali :
Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu!

Sadakallahul Aziym şuara Suresi 173. Ayet

مَثَلُ الَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمُ ابْتِغَاء مَرْضَاتِ اللّهِ وَتَثْبِيتًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ بِرَبْوَةٍ أَصَابَهَا وَابِلٌ فَآتَتْ أُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَإِن لَّمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ وَاللّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Sadakallahul Aziym Bakara163

Ve meselullezîne yunfikûne emvâlehumubtigâe mardâtillâhi ve tesbîten min enfusihim ke meseli cennetin bi rabvetin esâbehâ vâbilun fe âtet ukulehâ dı’feyn(dı’feyni), fe in lem yusıbhâ vâbilun fe tall(tallun), vallâhu bimâ ta’melûne basîr

Meali :

Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Sadakallahul Aziym Bakara163
---oOo---
Suyu bir defada değil, iki veya üç defada içmek ve içerken içine nefes vermemek hakkinda
Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Su bardağını ağzından uzaklaştır, sonra nefes al."

( Ebu Said ra)

"Su içtiğinizde emerek (yudum yudum) için, ağzınıza dökercesine içmeyin"

(Hazret-i Ali ra)

"Sizden biriniz su içtiğinde su kabına üflemesin."

(Ebu Katade ra)

( Yukardakiler Hadis-i Şeriftirler )

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa Raufurrahim
Allahümme Salli ala Seyyidina Hasan vel Hüseyin, Evladü Kerim
Allahümme Salli ala Mehdiyyü Müntezar Hidayatür Rabbel Allemin
ve sallu ala Sübülene Mehdi, Ebül alemin, Ümmül Alemin
Ve Sallu ala Cebrail ,Vahyi Rabbel Alemin

Yolculugumuza başliyoruz :

KIYAMETi yaşiyoruz ve insanlik KIYAM ettik demişdik, ve haşri meydani kurulmuş, insanlar ise haala farkinda degiller.
ve bizler kainatin joy sticki konumundaki, kumanda merkezi gibi oldugumuz icin, bizlerin yaptigi bütün amellerimizin, bütün kainata bir etkisi var.

ve şimdi yagan yagmurlar icin diyorki meterolji uzmanlari, bir senede düşecek yagmur, mesela 20 dakika icinde falan yere düşdü, ve sel oldu diyorlarda, bunun sebebi ne acaba diye düşünüp, bu konunun FIKHI ve dini boyutunu söyliyen, anlatan bir tane hoca, tasavvuf adami cikmadi daha. ve görev bize düşdü.
Ey insanlar, bunun sebebi insanlarin edeb bilmeyip, edebsizligi.

Muhammedin hadisi var suyu bir yudumda icmeyin, icerken üce bölün ve üc yudumda icin, ve ona nefes vermeyin, ve dinlenerek icin, ve aynen bir cocugun annesinin memesini emdigi gibi emerek icin, ve yine cökerek veya oturarak iciniz buyurdu.
ve Allah, halifesi olan insni, aziz bir surette halketi ki, kendi suretinde. ve o yüzden bütün isimleri üzerinde cereyan etmekde. ve hal böyle olunca, bazi ahmak hocalar allah yemez icmez afedesiniz sicmaz ciş etmez demeye getiriyorlar, o zaman biz niye ciş ediyoruz, veya yemek yiyoruz, hani biz O nun suretindeydik, biz yiyorsak , O da yer, bizi iciyorsak oda icer, biz ciş ediyorsak oda eder demek lazim gelmezmiki . ve bu dava taa firavundan buyana sürüp gelmiş, ve musa ile firavunun atişmalari sonucu, musa der: benim rabbim gökten yagmur yagidirir der, hadi sen tanri isen sende yagdirda görelim der. ve firavun düşünür bulundugu şehire direkler diktirir, ve üstüne cadir gerdirir, ve üstünde su dökdürür, ve cagirir musayi bak bende yagdiriyorum der, hadi bana inan der, ve bu atişmalar, taaki Allah yemez icmez Tuvalate gitmeze kadar gider, ve halbuki insanlar yer icern hayvanlar yer icern ve ruh taşir. ruhsuz denilen sade elementler, yemez icmez, tuvalet yapmazlar, ve cinsi münasebette bulunmazlar, ve onlar icin veya bu özellikleri taşiyanlar icin, bizim dinimiz melekler diyor. melekler yemez, icmez, sicmaz, ciş de etmez, ve cinsi münasebettede bulunmazlar. ve o zman elmentler melekler olmuş olmuyormu, bu görevi bizim dünyamizda tek yapabilenlere biz elementler toprak daş diyoruz. Allah ise onlara meleklerim diyor. ve bizim bedenimizin asli toprak, yani elementlerden oldugu icin, işde Allah yemez icmez meselesi ondandir, öz itibari ile demir elementi yahut altin elementi, yemez icmez, cişde etmez, amma altini biz bedenimize alinca, onun suya, icmeye ihtiyaci vardir. cünkü vücuda alinan su, ciş etmek icin degil, vücudun elastikiyetini saglamak icindir. yani ekmegin kurusu nasil ogculanir kirilir dökülür ise, işde eger vücudumuzu oluşturan elementler, eger Allahin rahmeti olan su olmasa, elastikiyet kazanamaz, ve öyle el kol, hareket edemez, kol bacak bükünce kiriliverir. ve kirilmamasinin sebebi, sudan dolayidir, ve su molekülleri, onu bir jel gibi elastikiyet icinde, egilmesini bükülmesini kolay kilar, ve bu moleküler yapi icinde vücuttaki atik madde karişmiş olan, yani ölü hücrelerin kariştigi su idrar halinde vücuttan tahliye edilirki, yerine yeni canli, ölü olmayan elmentler ve su molekülleri alinabilsin diye . ve Allah bu görevi ,ferc uzvumuza vermiş. ve daha önce burclar meselesinde yazdik söyledik, ve ayin görülmesi, dogacak cocuga alametdir dedik. ve ayin yörüngesi 28 gündür bir günde kaybolur ve SIFIR nokasi oluşur, ve sayilar sifirdan başlar. ve kadinin rahmine kadar olan, yani cenine kadar olan mesafe 27 cm dir, ondan uzun bir zeker, hamile bir kadinda rahme dahil olursa, cenin zamanindan önce yirtilir ve catlak yumurtalar meydana gelir. ve catlak insanlar olur, aynen miley cyrus gibi catlak insanlar. ve itidal yani orta boy zeker pi sayisi olan 13,765....... ve muhammedin orta yolu secin dedigi yol, yani sirati müstakim demek, işde o dogacak cocuk olcak bir tohumun anne babasina girip, meni olup, sonra taa zekere ve rahme kadar olan yolculugudur. ve en son sirat köprüsü ise, erkegi kadina baglayan köprü olan zekerdir. ve ve siratin uzunluguda işde insandan insana farkeder, ve burclar işde gezegenler ile alakalidir ve uzakdan yüzüp güneşe kadar gelenuzakdann yüzüp gelen sperma. birisi en uzklari pluto burcu, ve ondan uzak bir yildiz var diyorlar, ve hal böyle olunca oniki yildiz ve oniki burc var, ve herbirisinin güneşe olan uzakligi farkli, ve aynen arabanin debriajinin üstten kavrayani ve dipden kavrayani gibi, işde kiş burcu kimseler uzun köprüden gecip gelenler demekdir yahut uzun yol yüzenler, ve yaz burclari güneşe yakin ve sicak burclar ise güneşe, bir tik uzakdaki merkür gibi kisa köprüden gecenler veya kisa mesafe yüzenler. ve zeker meniyi firlatir, aradaki mesafeyi yüzmek zorunda olan sperma, işde kuvvesi ile eger güclü ise uzakdada olsa, yani kisa köprüden yola cikdiysada mesafeyi yüzüp yumurtaya dahil olur, eger gücsüz ise yolda ölür, veya gücsüz zayif bir yumurtayada, Allahin rahmeti, onun babasini uzun zekerli uzun köprülü yapar, ve onlrin spermalari işde, taa yumurtanin agzina kadar, hatta daha uzunlari üsütün kadar varir. ve o yumurtalara sadece kapiyi tiklatmak kalir. ve kadin yumurtasi kime kaipiyi acarsa, o dahil olur, ve cocuk meydana gelir.
Ve Abdülkadir geylani icin 60 gün hic birşey yemeden durdu deniliyor , halbuki dinimizde riyazet yokdur, oruc riyazet degildir, sadece atomlari anlama ve onlar gibi olma hikmetini kavramak icindir. ve Allah olmak icin degil, ve onlar melekler demişdik, yani allahligi degil melekligi ögrenmek icindir.
Ve anlatilirki saidi nursinin talebesi veya bir arkadaşi varmiş, uzun süre riyazet yapmiş, yememiş icmemiş, güya Allah olcak Ahmak. ve said ona hatrim icin ye deyince, biraz bişeyler yemiş, ve sonra ya hasta olmuş yahuta ölmüş diye anlatiliyor, bre ahmak yemek icmek olmasaydi, bunca sebzeyi meyvayi halkeden, bunca tahili yaratan, var eden, bunca kesilip yenebilen hayvanlari, kesip yiyin diyen Allah, boşunami dedi kurban kesin diye, yiyin icin israf etmeyin diye, allah yermi? yer. seninle benimle, benim yemem ile, O da yemiş icmiş, ve benimle cişe bile gitmiş olur , yemeyen icmeyan Allah degil melekleridir, ve Allahdan gayri bir mevcudat olmayinca, onlarda yani, meleklerinde Allah tecelli edince, onlardaki hali ile, Allah yemez, icmez, cinsi münsabette bulunmaz, amma insanlarda tecelli gösterince, yer icer ,.... ve cişe gitmeyip zekeri kirmiyacaz diye ugraşan ahmaklar firavun soyudur, ve insan zekeri en fazla 27 li kadir olur, ondan uzun olmaz, hadi olduda oldu 28 veya bir gün daha ay uzadi, 29 oldu ondan uzun 90 lik zeker olmaz, 90 lik zeker kadinin neresine dahil olcak, ahmak firavun soyu, tabi oraya giremeyice bu uzattiklari zekeri, erkekleri kadinlari endoskopi yapiyoz diye, yahut sen hastasin dübüründen bakicaz diye, kandirip erkekleerin kadinlarin dübürüne sokuyorlar bu kafir soyu, ve kainatin diger ucu eksi 272 derece diyen 272 li kelvin zekeri oluşturmak icin gayret ediyorlar, Halbuki Allah insan bedeninde oranatisiz bir yer yaratmamişken, ve kadin ile erkegi, iki elmanin yarisi gibi yapmişken, ve zekeri SIRAT tayin etmişken, yani köprü geciş tayin etmişken, tohumun cennete dahili, anne rahmine dahili icin köprü yapan, ve onun sebebini cocugun erkekden kadina dahil olmasina ve dogum tarihine sebeb kilmişken, dübürden sokulan bu uzun 90 lik 100 lük veya 120 lik veya 272 lik zeker neyin nesi, ondan cocuk dogmazki ,yapma Ayten cocuk dogmaz götden, ve şeyhlik meyhlik hepsi bu zekeri uzatmak ve afedesiniz firavun adeti, ve salak sofilerin icinde zekeri taşitmak, ve aynen bir şişe takilan sucuklar veya elmalar gibi arda arda takilan, alttan takip üstten cikartip, elmayi elmaya eklemek veya zekeri zekere eklemek veya uzaya gitmek icin füzemnin götüne tüpler takip tüpü tüpe taka sonra giderkenden yakit tüplerini biraka biraka gidiyor diyorlar, kainatin diger ucuna uzanmak hikayesi, ve en uzagi kim bilir oraya uzanan bilir degilmi, ve bunun icin oradaki bilgiye ulmaşmak icin, gözlerini acmak icin zekerlerini uzatan ahmaklar, halbuki göz bir anda bakinci süreyyayi görebilcek, süreyya kadar uzagi görebilcek bir istidatta yaratilmişken, gönül gözüyle degil, afedisiniz kicindaki şeytan ve firavun tikiyle bakmaya calişan ahmaklardan bu dünyanin kurtulmasi şart oldu artik.

ve yagmur meselesine gelince işde, sen kainatsin, ve icine su dökücen, ve bu su o kainatda yagmur olcak, ve o yagmuru öyle tek seferde dökme dedi muhammed, ve üce böl dedi ve dinlene dinlene dök icine, yani öyle ic suyu dedi. ve yine icerken oturki, onun düşme damla sürati yavaşlasin, miden ve barsaklarina zarar vermesin manasinda oldugu gibi, dünyamizdada işde, öyle sert yagan civgin yagmuru degil, yavaş yavaş sine sine yagan yagmur güzel, ve mesala bir kiloluk bir taşi, bir metre yüksekden birakirsan, o bir kilo degil, artik on kilo gibi bir kuvvet kazanir yer cekimi sebebiyle, yine minareden birakilan bir cigil kafani delip gecebilir, o yüzden ebabil kuşlarinin attiklari siccinler işde üstüne düştükleri insanin, tepesinden girip altindan cikiyorlardi. cok yüksekden birakilmişlardi onlar, ve o yüzden su icerken cökmek ve karninin katlanmasini saglar ve katlanan karin sayesinde, düşme mesafesi kisalir, ve düşme agirligi ve sertligi yumuşatilmiş olur yani.
ve bazi evlerde ve sanayilerde 3 fazli elektrik kullanilirki, tek hat isinip da sigorta atmasin diye, yani tek kabloya yük binmesin diye üc kablodan sanayi ceryani veerilir, üc fazli. eski tek fazli elekrik hatti olan evlerrde işde, bir firin acip, birde bilmem süpürge calişirsa, bir de kahve makinesi, az sonra o hattin kablosu isinir, ve isinince LS lerdeki bi metel bükülür ve hattin ceryanini keser, ve sen sigorta atti dersin. ve böyle bir sigorta atinca, sen hala LS sigortayi kaldirip, yine ayni hatta cokca yüklenirsen, Allah muhafaza elektrik yanigini cikmasina sebeb olursun. işde yagmur hattinida muhammed üc defada icin, dinlene dinlene icin diye ondan dedi, ve aynen üc fazli elektrik gibi, hatlari yormayan elektrik, ve üc yudumda icince, suda yagmur yagarken, su molekülleerini yormayan, onlarin isinmasina sebeb olmayan yagmur icin, isinip buhar olup yagmursuz kalmamak icin, üc yudumda veya daha fazla yudumda dinlendire dinlendire icin dedi . Bütün mesele bundan ibarettir.

--oOo---

Biz Dünyada Merkezdeyiz, ve biz gözlerimizi kapatip uyuyunca, bizim enerji boyutumuz olan yildizlarda işiklarini kapatip uyurlar, ve ölünce ise bir yildiz dökülmüş olur. halbuki kainatin taban i nereside nereye dökülcek yildiz, ve eger biz kainatta kücücük bir gezegende iken, bunu nasil algilayacagiz, eger yildizlar daldan elma düşer gibi dökülcek olsaydi ve ,

Esteuzubillah
وَإِذَا النُّجُومُ انكَدَرَتْ
ve izân nucûmunkederat.
Meali:
Yıldızlar sönüpde döküldüğü zaman,
(Tekvir suresi 2)

ayetini biz nasil anliyacagiz, kainat elma dalimida ondan elmalar düşer gibimi dökülcek yildzilar. ve yildiz kaydi dedikleri mesele, dünya döndügü icin, sadace o yildizin bulundugu tarafi, dünya dönüp gecince, onu gören tarafdaki insanlar artik , o yildiz görünmez oldugu sirada, sanki bir yildiz kaydi gibi görünür, halbuki o sadece, o menzilden bir başka menzile, dünyanin yön degiştirmesi sebebiyle olan, bir göz yanilmasidir. halbuki yildizlar sönüpde dökülmesinden kasdedilen dökülme, o yildizin bedeni olan dünyadaki bedeninin, hayat enrjisinin tükenip, hayata gözlerini yummasidir, hayat enerjisinin bitmesidir. ve kiyamet alameti olarak yildizlar döküldügünde denmesi ise, ve yildizlar demek herkesin tanidigi, şeyhler, alimler, sanatilcar, peygamberler ve ashablari ve evliyalar gibi, ilminden sanatindan fayda feyiz alinan şahislarin, nurlari ziyalari işiklarinin kaynagi olan enerji merkezleridir. onlar ölünce hayata gözlerini kapayinca, işde yildiz söndü denilmekde, ve o ayetteki yildizlarin dökülmesi, taninmiş kimselerin bir bir ölmesi demek, ve büyükler işik sacanlar gidince, işiksiz alimsiz sanaticisiz, marifetsiz insanlar, dogru yolu bulamazlar ve kiyamet kopar işde.

ve biz merkezdeyiz demişdik, ve mesela ankara cebeci hukuk fakültesindeki bir ögrenci icin, O, ben Türkiyedeyin deyince yalniş olmaz, bütüne bakinca Türkiyededir, amma biraz ice inince, Türkiyenin hangi bölgesindensin deriz, biraz daha iceri girince, ve o derki ic Anadolu bölgesindeyin, ve onun ic andaoluda olmasi, Türkiye de ve Ankara da olmasina engel degildir, yine biraz daha ice inince, bu sefer hangi şehrinden deyince, Ankarada deyince, onun Ankarada olmasi yine Türkiye dede olmasini ve ic Andolu bölgesindede olmasini anlatmiş olur. biraz daha ice inince bu sefer Ankaranin hangi semti, dahada inince hangi cadde, daha inince hangi mahalle, dahada inince hangi sokak, dahada inince hangi ev, ve o evede gelince girince, o evdeki sen kimsin, ismin ne? sonra bu sefer tekrar dişa dogru nerelisin? annen kim? baban kim? Türkmüsün? yabancimisin? derken dişa dogru yol alinir, ve bizim dünyali olmamiz, yukardaki yildizlarin insan ve beden hallerinin, biz olmayacgini ispat etmez, bilhassa aynen cebeci hukukdaki Raşitin telefonla amerikayla görüşürken, Raşit Türkiyeden ariyor demeleri gibi, merkez en icdir, fakat benim merkezde olmam, en dişdaki bdenim olan YILDIZ olan benin icinde olmamin ispatidir. ve ben, dişdaki benliklerimiz, işte o yildiz denilen enerjimizin yogunlaştigi yerdeki nücum halimizdir, ve böyle olunca, o yukardakiler biziz. ve güneş partiküllerden oluşuyor, ve mesala biz Ankarada isek, Ankaradaki bütün agaclar, dikenler, güller, elmalar armutlar, kediler, köpekler dallar, topraklar, taşlar, ve binalar,... ile biz Ankara denen yeri oluşturuyorsak, ve her ankarali icin bu taşolsun toprak olsunveya bir kedi olsun, ben Ankaraliyin veya ben Ankarayin demesi, bir üste cikinca Türkiyeliyin demesi, bir üste cikinca dünyaliyin demesi kadar, normal bir söz olmayacagi gibi, her insaninda enel hak ( Ben HAKKIN, hak bende tecelli ediyor) demesi kadar normal bir söz olamaz. her yildiz da binlerce partikülden oluşur, ve onlar işde ahmetler, mehmetler, veya o mahellenin, kedileri köpekleri, tuzlari biberleri ile birlikte, o yildizin partiküllerini oluşturur, ve bu yüzden her soy zinciri, soyunun bagli oldugu agac zinciri, semadaki sistemleri oluşturur, ve yine sistemler sülalere soylara, soylar peygamberlere dayanir, ve bir peygamber yine başka bir peygambere baglidir, ve bütün peygamberler ademin icinden cikdi geldi, öyle olunca bütün alem Hz Ademi oluşturur. Hz Adem ise Halifeyi Ruyu Zemindir , ve Allahin Suretinde halkolan ilk beden.
ve insan bedeninde sistemler vardir, böbrek sistemi, tirnaklar, saclar, killar, dişler, parmaklar. ve mesela orta parmagin tirnaginin bir bölgesi ve yeri var, ve uzayabilcegi miktar icinde bir karar bicildiyse, ve o tirnak gurubu, diger parmaklardaki tirnaklarla birlikte, ayri ayri olmalarina ragmen, tirnaklarimiz denen bütünü oluştururlar. ve yildizlarin geziyor olmasi, yine bizim Temsili misal, Ankaradan istanabula gitmemiz, veya Ankarada, işe okula gelip gitmemiz gibi hareketlerimiz, ve sabah işe, akşam eve,sabah işe hayat sürenler vardir, ve döner durur senelerce, bazilari ise, uzun seyahatlere cikar, yani yörünge degişikligi, ve bir parmagimizdaki tirnak, o tirnak grubunu temsil eder yine bir tirnak bütün bedene atfedilir ve ahmetin tirnagi, mehmetin tirnagi oluverir.
ve parcalar bütünü gösterir, ve bütünler bir başka bütüne bagli, ve biz hepimiz, yek ve tek ve vahid olan Hak Tealanin parcalariyiz, ve bütün O diye atfedilen, Hu olan Allah, ve bizler Allahin partikülleriyiz.

ve cennette iken, Adem atamiza şu agacdan yeme denildi ki, sirattan cennete dahil olan cocuk bedeni oluşunca, o ceninin icinde büyüyor. ve orda yemek yok icmek yok, afedesiniz sicmak ciş etmekde yok, ve eger orda ciş ve tuvalet olsaydi, annenin karni, degil 9 ay, 2 ayda pislenir ve sişerdi, orda yemek yok, icmekde yok, ve sicmakda yok, ve düşünün bir akvaryumu, kücücük baliklar bile, kücücük boklariyla, akvaryumu temizlemezsen,pislikden görünmez hale sokuyorlar, ve cennette pislemek olsa idi, ne zordu bu dogacak cocugun hali, boklara belenirdi degilmi, ve taaki onun barsaklarinin calişmasi, dünyaya gözlerini acinca başlar, memeden emince başlar, ve o zaman barsak sismtemi devreye girer, daha önce cocukda barsaklar ve mide görevde degildir. ve o ayet de gecen bu meyvaya dokunmadan kasit, cennette pisleme olamaycagi icindir. anne karninda, cocugun barsak sistemi calişsa, Allah muhafaza serum yiyeninde sicabilcegi cişliyebilcegi gibi, annesinin karnina sicar batirirdi degilmi, o yüzden cennette o agacdan yememe icmeme sicmama, anne karnini temsil eder işde. ve bütün marifet din diyanet yeniden bir cocuk olarak dogabilmek, parclarimizn ölüp, bozulup dagildikdan sonra, toplanip bir araya gelip yeni beden olabilmesi icindir, ve haşr ve cennette cehennemde hepsi bunlardan ibarettir.
--oOo---
Rabbim Teala vetakaddes hazretleri , Mehdi ve cemaatine, ölüp ve bedenlerimizin, bozulup dagildikdan sonra, tekrar haşrolup, toplanip bir beden olabilmemiz icin, rahman ve rahim olan Allaha varmayi, yani babamiz ve annemiz olcak olan, ve cennet gibi bir Anne ve Babaya varmayi nasip eylesin inşallah. ordan da yeniden bilincli bir beden olarak, bir YILDIZ olarak dogmayi nasip eylesin inşallah.

Amiyn.

Elfatiha maassalavat.



--OoO--



أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 26 Ekim 2015 Pazartesi

Original Kar©glan

Irkçılıkla - Nesepce Üstünlük Özsoy ve Takvaca Üstünlük Farkli Kulvarlardır (Kar©glanin 19 Ekim 2015 Vaazi)

Irkçılıkla - Nesepce Üstünlük Özsoy ve Takvaca Üstünlük Farkli Kulvarlardır

(Kar©glanin 19 Ekim 2015 Vaazi)

21 Muharrem 2015 Pazartesi

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِن جَعَلَ اللَّهُ عَلَيْكُمُ اللَّيْلَ سَرْمَدًا إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَنْ إِلَهٌ غَيْرُ اللَّهِ يَأْتِيكُم بِضِيَاء أَفَلَا تَسْمَعُونَ
لْ أَرَأَيْتُمْ إِن جَعَلَ اللَّهُ عَلَيْكُمُ النَّهَارَ سَرْمَدًا إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ مَنْ إِلَهٌ غَيْرُ اللَّهِ يَأْتِيكُم بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ فِيهِ أَفَلَا تُبْصِرُونَ


Sadakallahul Aziym Kasas Suresi 71 - 72. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul e reeytum in cealallâhu aleykumul leyle sermeden ilâ yevmil kıyâmeti men ilâhun gayrullâhi ye’tîkum bi dıyâ’(dıyâin), e fe lâ tesme’ûn.
Kul e reeytum in cealallâhu aleykumun nehâre sermeden ilâ yevmil kıyâmeti men ilâhun gayrullâhi ye’tîkum bi leylin teskunûne fîh(fîhi), e fe lâ tubsırûn

Meali :
De ki: "Gördmediniz mi Eğer Allah geceyi sizin üzerinizde kıyâmet gününe kadar devamlı kılsaydı, Allah’tan başka size ışığı getirecek İlâh kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?
De ki: "Gördmediniz mi Eğer Allah, gündüzü sizin üzerinizde kıyâmete kadar devamlı kılsaydı, Allah’tan başka size, içinde sükûn bulduğunuz (dinlendiğiniz) geceyi getirecek İlâh kimdir? Hâlâ Kalp Gözünüzle görmeyecek misiniz?"

Sadakallahul Aziym Kasas Suresi 71 - 72. Ayetler


---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

“Asabiyet dâvâsına kalkışan (ırkçılık yapan), onu yaymaya çalışan, bu dâvâ uğrunda mücadele eden kimse bizden değildir.”

(Ebu Davut, Edeb, 121)

"Sizden câhiliyye ayıplarını ve büyüklenmesini gideren Allah'a hamd olsun. Ey insanlar, tüm insanlar iki gruba ayrılırlar. Bir grup iyilik yapan, iyi olan ve kötülükten sakınanlardır ki bunlar Allah nazarında değerli olan kimselerdir. İkinci grup ise günahkar ve isyankar olanlardır ki bunlar da Allah nazarında değersiz olanlardır. Yoksa insanların hepsi Adem'in çocuklarıdır; Allah Adem'i de topraktan yaratmıştır."

"Allah kıyamet günü sizin soyunuzdan-sopunuzdan sormayacaktır. Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız kötülüklerden en çok sakınanınızdır."

( Hadis-i Şerifler)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa Raufurrahim
Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa Afuvvul Kerim
Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa şefikul Halim.
Ve Sallu ala Cemilil enbiyai vel mürselin
Ve Sallu ala Cebrail ,Mikail, israfil, Azrail
Ve Sallu ala cemi il melaiketül mukarrebun.


Yolculugumuza başliyoruz :

"Hepiniz Adem'in oğullarısınız, Adem de topraktan yaratılmıştır. Insanlar babaları ve dedeleri ile övünmekten vazgeçsinler. Çünkü onlar Allah nazarında küçük bir karıncadan daha değersizdirler."

(Tirmizi, Tefsir sure, 49)

Hz. Muhammed (s.a.v), kendini şöyle anlatır: "Ben, atam İbrahim'in duası, kardeşim İsa'nın müjdesi ve annem Âmine'nin rüyasıyım."

(Ahmed bin Hanbel, Müsned, 4/127-128 )

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَبَّنَا وَابْعَثْ فِيهِمْ رَسُولاً مِّنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنتَ العَزِيزُ الحَكِيمُ

Rabbenâ veb’as fîhim resûlen minhum yetlû aleyhim âyâtike ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete ve yuzekkîhim inneke entel azîzul hakîm.

Meali :

“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 129

وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّرًا بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

Ve iz kâle îsebnu meryeme yâ benî isrâîle innî resûlullâhi ileykum musaddikan li mâ beyne yedeyye minet tevrâti ve mubeşşiren bi resûlin ye’tî min bagdîsmuhû ahmed(ahmedu), fe lemmâ câehum bil beyyinâti kâlû hâzâ sihrun mubîn.

Meali :
Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.

Sadakallahul Aziym Saff Suresi 6

---oOo---

Yukardaki hadisler birbirine ZIT bir mana taşiyor, Eger Irkclik, nesepcilikle ayni olsa, Muhammed, Ben Atam ibrahimin duasiyim diye övünürmü hic, yahutta hem atam ibrahim deyip ögüncek, birde Irkclik etmeyin diyecek, nasil ZIT bir mana, yani öyleyse bunlar farkli şeyler. Cünkü Mesala Bizim tTürkiye Bölgesinde elmanin iyisine, Amasya elmasi denilir, yine tuzun iyisi Himalaya tuzu diyorlar, yani himalaya tuzu diger tuzlara on basiyor, yine kayisinin iyisi Malatya kayisisi, karpuz Diyarbakir, yine kavun Kirkagac, yine portakalin iyisi Washington, Kirazin iyisi Napolyon, yani yer konum ve Lakab, yani soy ve özsoy Irkcilik degil, biz Washington portakal isteyince portakalin iyisini yemek istiyoruzda, öyleyse insanlarda yerlerine bölgelerine göre farkli özellikler gösterip, kendi türlerine göre üstün IRKLAR vardir, Yani ARISOY DURU soy zinciri, seyyidlik veya Şerriflik, yani soyu muhammedin Hasan ve Hüseyin koluna dayananlar, yani Özsoy. yine portakalin, ayvanin, incirin ve kirazin üstün IRKININ olmasi demek, her türün kendi türüne göre üstün olani demek, yine soyu isaya dayananlar, bir tür. ve onlarin icinde bozulmuş karişmiş olanlarin yaninda, irkini soyunu korumuş olanlar ,yine o peygamberin Irkinin seyyididir, yine soyu Luta dayanan ,yine soyu musaya dayanan, yine soyu Haruna dayanan, veya soyu Yakuba dayanan gibi, her tür ve irk bir peygamberi temsil eder, ve o peygamberin seyyidi olanlar, o irkin üstünüdürler, ve mesela Finike portakal yaninda, Washington portakal en üstünü, yine antep fistigi diyoruz, iran fistigida var amma, antep fistigi en krali degilmi, öyleyse soyca nesepce üstünlük vardir,

Rasûlullah (s.a.v.)'a soruldu:

"Kişinin soyunu, sülâlesini (kavmini, ulusunu) sevmesi asabiyet (kavmiyetçilik, ırkçılık) sayılır mı?" Hz Peygamber şöyle cevap verdi: "Hayır.Lâkin kişinin kavmine zulümde yardımcı olması asabiyettir/kavmiyetçiliktir"

(Ahmed bin Hanbel)


Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Rabbiniz de birdir, babanız da birdir. Dininiz ve Peygamberiniz de birdir. Arabın Acem, Acemin de Arab üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Yine kızılın kara üzerine, karanın da kızıl üzerine üstünlüğü yoktur. Hiç bir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Yalnız takva bakımından biri diğerine üstün olur."
(Ramuz- İbni Neccar)

Burdaki Takva demek Allaha yakin bilgisi demekdir .

Peki Takva yani yakin bilgisi nedir deyince:
Mesala TIB okuyup Doktor hemşire veya saglikci olan birisi, Allahin şafi ismine yakinlik gösterip, ve Allahin nasil şifa verdigini yakinen bilen kimse oldugundan doktor, mesala ciftci Mehmet amcadan, bu şifa verme doktorluk ilmince ondan üstündür, Ammaaaa Ciftci mehmet amcada, Allahin bir başka ismi ve sifatina mazhar olup, oda Allahin o ismi olan, ekmek bicmek, ve yani mesela, bugday ekmek, domatis yetiştirme, veya zeytin aşilama ilminde yakin bilgisine sahip, ve Allahin o ilmindan nasip alip, o ilmini yakinen bilmekde, ve böylece o da doktor Vedat beyden, o konuda daha bilgili, ve ondan o konuda üstündür.
Ve Her Telden cakmak, her iş elinden gelen birisi olmak demek, Mehdi ahlaki demişdik, ve onun böyle her ilimden biraz biraz cakmasi bilmesi demek, cok fazla yakin bilgisine sahip oldugunu gösterir ve
Hz Alinin dedigi
"Damdan düşenin halini, damdan düşen bilir." sözü bunun aciklamasini anlatmiş oluyor.

Bu söz kimindir? bizler Nasuriddinden duyduk diye biliriz halbuki Hz. Ainin sözü.

Peki ne manada anlatioyr deyince, Mehdinin insanliga Hidayet edici olarak, Allahin "El Hadi" isminede mazhar bir üstünlük ile gönderilme sebebi geregi, her tür insani kurtuluşa erdirebilmek, icin her tür insanin mahiri oldugu yakin bilgisinden bilmeli ki, o irk ve türü, o konuda yaptigi yanlişlardan kurtarip, hidayete ve dogru yola ulaştirabilsin, o yüzden işde, marangozun halinden, marongoz anlar, doktorun halinden doktor, ve yine Damdan düşenin halinden de, damdan düşen anlar yani.

 

ve böyle insanlardan biriside Egemizin incisi Cevat Akşit Hoca efendi ,Hem Hoca, hem vaiz, Hem avukat ,hem yazar, hem hukukcu, hem araştirmaci,... daha fazlalari vardir belki amma, ben bu kadarini bilyorum yani "Bir koltukta dokuz karpuz taşiyanlara GIPTA edip özenmişimdir hep. yani yakin bilgisi bazi insanlara göre daha fazla olan insanlar, yani iki üniversite bitirenler, hatta bazilari 3 bitiriyor, işde Takva üstünlük, işde Okudugun ögrendigin ilme göre, sen Allahin hangi isminde mahir oldunsa, o hususda digerlerine göre takvaca yakin ilmince üstünsün, amma onlarda da başka bir yakin biligisi olup, onlarda sana göre üstünlük gösterir. ve böyle olunca sonuc olarak:
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُوْلُوا الْأَلْبَابِ

kul hel yestevîllezîne ya’lemûne vellezîne lâ ya’lemûn(ya’lemûne), innemâ yetezekkeru ulûl elbâb.

De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Muhakkakki bizim bundan kasdimiz, burada andigimiz zikrettigimiz kimseler, işinin elbabi veya işinin erbabi olan kimselerdir.

Sadakallahul Aziym Zümer Suresi 9

ve Hal böyle olunca, hayatini sadece bir sepet örmeye adamiş bir adam veya insan, eger o sepet işi bitiverirse, sudan cikmiş baliga döner, ve mesleksiz kalip, ac kalir, o yüzden ey Mehdi cemaati, Mehdinin ahlaki ile ahlaklanin, ve her ilimden biraz biraz ögrenin, ve yakin bilginizi artirniz. ve böylece RIZKINIZI kazanmak hususunda biri olmazsa biri olur deyiniz . ve her ilim Allahdandir deyin, ve Allahin bir ismine mazhardir, ve sen hangi ismine mazharsin, yaptigin meslegi derinine, ve basiretinle bir incele bak, Tefekkür et ve ögren.
ve bu ilmi sadece kendinin ögrenip yapman yetmez, ve o ilimin gelecege taşinmasi icin, o nuru ve işigi ve yakin bilgini, birilerinede ögretki, o ilin senin dahada ileri varabilsin. mesal cevat hoca Muhamedin nurna ykin oldu ve muhammdin nurnu bir ileri taşidi ve allahin yakin bilgilerin ile bilgilendir ve senin veya O nun bu nuru işigi yaymasi demek, onun ilmini, vaazlari ile başkalarin aktarmasi demek, yine hukuk konusundaki araştirmalari kitaplari, yine oAllahin "El Hakim" yakin bilgisini bir ileri taşimak demek, ve aynen eski 19 mayis ve 29 ekim törenlerinde, ögrencilerin biribirinin üstüne cikarak yaptiklari, insan kulesi gibi, bilgiyi bir üste taşimak, ve dünya gibi jüpiter gibi herkes olabilir amma, Sen güneş ve Yildiz olmasini ögren, ve sen kaynak ol, ve nurunu ziyani başkalarina yansit .

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Veda Hutbesinde Buyurdular

"Benim bu tebliğ ettiklerimi, beni görenler (şâhid olanlar) burda olanlar, burada olmayip görmeyenlere teblîğ etsin, duyursun.Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur."


ve yine buyurdu ki :


"Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa, ona âittir. Zina eden için ise mahrûmiyet vardır. Babasından başkasına soy (neseb) iddiâsına kalkışan soysuz, yahut efendisinden başkasına intisâba yeltenen nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lânetine ve bütün Müslümanların ilencine uğrasın. Cenâb-ı Hak böylesi insanların ne tövbelerini ne de adâlet ve şâhitliklerini kabûl eder."

(İbn Hîşâm, IV/253; ayrıca bk. Veda Hutbesi)

Bu sözün esası nesebini inkar etmektir. Yani bir kişi babasını inkar edip başka birisinin çocuğu olduğunu iddia edemez. Bu nedenle bu, ırkçılıkla değil nesebin kime ait olduğuyla ilgilidir.
Ve Muhammedin "ben Atam ibrahimin duasiyin" demesi ve bunun kuranda geciyor olmasi, gösteriyorki, Nesepce üstünlük vardir, yani Özsoy vardir. ve özsoy taa Hz. Ademin habiline, ve bozuksoyda kabiline dayanan iki soy, özsoy veya Bozuk soy, Habil soyu veya Kabil soyu. beyazlar veya siyahlar, geceler veya gündüzler, aydinlik veya karanlik, Bahar ve yaz veya Kiş ve sonbahar, ve baştaki ayet :

De ki: "Gördmediniz mi Eğer Allah geceyi sizin üzerinizde kıyâmet gününe kadar devamlı kılsaydı, Allah’tan başka size ışığı getirecek İlâh kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?
De ki: "Gördmediniz mi Eğer Allah, gündüzü sizin üzerinizde kıyâmete kadar devamlı kılsaydı, Allah’tan başka size, içinde sükûn bulduğunuz (dinlendiğiniz) geceyi getirecek İlâh kimdir? Hâlâ Kalp Gözünüzle görmeyecek misiniz?"

Sadakallahul Aziym Kasad Suresi 71 - 72. Ayetler

---oOo---


Teyelli dikiş yapip vaazi vaaza baglarsak, bunun icin biraz geri gidip alttan alirsak, yani gecenki vaazda kabede insan öldürdüler, artik kabeyede gitcek zaman kalmdi, deccal fitnesi orayida kapladi demişdik, sesli vaazimizda.
işde yakinen bilmek hususunda aşiri gidenler, atomu parcaladilar, yani onu delip icine girdiler, halbuki onun bir zari vardi, icine almiyordu ve onun hangi madde oldugunu kimlik bilgisini tanitiyordu o atom denen kism, amma ona tecavüz ettiler, ve atom maddenin en kücük denilen yeriydi, ve orasi güvenli bölgeydi. ve kainattada kabe, kainatin cekirdegini temsil eder, ve eger atoma tecavüz edildiyse, o zaman demek olurki, hacca gidince harem bölgesine gelince, ihram giyilir, ve ot bile koparilmayip incitilmez, ve orasi emin denilen bölgedir diye geciyordu, eger emin bölgede tecavüz ve insan öldürülür oluyorsa, yani atomun cekirdegine tecvüz olduysa kainatta emin veya eman bölgesi kalkmişdir, dünyadan eman kalkmişdir, ve artik emin diye bir bölge yokdur, o yüzden
bu fitne vaktinde, evinde durmayi bize tavsiye etdi Muhmmed Mustafa Sallahu Aleyhi vesellem efendimiz.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
إِذْ أَوَى الْفِتْيَةُ إِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا

İz evâl fityetu ilâl kehfi fe kâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşeden.

Meali :

bu ayetin başindaki kelime, fityetü degil fitnetü dür, ve ayette buyruluyorki kehf ashabi dedilerki "Rabbimiz, fitne cikinca, Katindan bir rahmet olan ve bizi yeniden canladiracak olan Raşidin emrine ver" dediler.

Sadakallahul Aziym Kehf Suresi 10. Ayet

Ve buradaki "Fityetü" kelimesinin yalniş oldugunu ve bunun fitnetü kelimsi oldugunu gecen haftaki sesli vaazda bahsettik ve buna delil mustafa islamoglu hocadan duydugum bir hadis var, internete yazdim amma bulamadim, kaynak musfa hoca. ya arapca grametigi öyle, yahut hadisde böyle varid olmuş, isteyen kafasina takilan kimse, gitsin bu hadisi mustafa hocaya sorrsun hadis şudur :

"okurken, bilemediğiniz harf olursa, y harfi koyupda okuyun "
ve böyle olunca burdaki ftyetüdeki ye harfi ,o ye, nun harfininn yerine konulmuş ye harfidir. delilimiz budur. Allah rizasi icin o Hadisi birileri google amcaya eklesin arayinca bulalim inşallah.

Ebu Ümeyye eş-Şa'bânî anlatıyor: "Ey Ebu Sa'lebe, dedim, şu ayet hakkında ne dersin?" (Mealen): "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda oldukça sapıtmış olanlar size zarar vermez..." (Maide 105).

-Bana şu cevabı verdi:

"Gerçekten bunu, iyi bilen birine sordun. Zira ben aynı şeyi Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a sormuştum: Demişti ki:

"Ma'rufa sarılın, münkerden de kaçının! Ne zaman uyulan bir cimrilik, takip edilen bir heva, (dine, ahirete) tercih edilen dünyalık görür, rey sahiplerinin (selefi dinlemeden) kendi reylerini beğendiklerini müşahede edersen, o zaman kendine bak. İnsanlarla uğraşmayı bırak. Zîra (bu safhaya gelince) arkanızda sabır günleri var demektir. O günler avuçta ateş tutmak gibi (sıkıntılı)dır. O günlerde, sizin kadar amel yapabilen bir kimseye elli kişinin ecri verilecektir." [Ebu Davud, Melahim 17, (4341); Tirmizî, Tefsir, Mâide, (3060); İbnu Mace, Fiten 21, (4014).]

ve bu hadis gösteriyorki : Bizler Allahu Tealanin 99 güzel esmasini biliriz, ve en son ikisi Raşid ve Saburdur, yani bu hasdis sonda sizi sabir bekliyor demesi, ve asr suresinde sabiri tavsiye edenlerin kurtuluşda oldugundan bahsetmesi ile anliyoruzki, biz Allahin Raşid isimli kullarindan biriyiz, ve o ayette "fitneler cikinca bizi Raşidin emrine ver demek" daha zamanin Raşidin elinde oldugu zaman demek, ve biz gidince göreve sabur veya sabir girecek, ve cetin günler insanligi bekliyor, yani sondan bir önceki zaman, kiyametten hemen öncesi, ve bu fitnelerden kurtulmanin tek caresi, sondan önceki Allah ismiyle mazhar olan, ve yakin bilgisine sahip olan, Raşidin emrine girmek, ve bunun icin kehf suresi 10. ayeti, herkesin okuyup onun emrine girmeyi dilemesi lazimdir.
---oOo---
insanlar grup grup FIRKA FIRKA ve herkesin bakiş acisi farkli, senin penceren nereye aciliyor, ne tarafa bakiyor, ve nefsin halleri olan, nefsi raziyede ögrenilmesi gerekenin, hayatin tek şıklı olmadigini, ve başka seceneklerinde oldugunu ögrenmek gerektigini, ve şeytan aleyhillaneye bile bunun ögretilip, onun madesi olan demirin hz davud tarafindan isitilmasi, o egilmezin bükülmezin secde etmeyecegini söyleyen şeytaninda isitilip egilip bükülerek başka seceneklerinde oldugu ögretildigini yazdik söyledik, ve sen şeytandan daha ahmak olmak istemiyorsan, hayata herkesin, senin baktigin yerden bakmaya mecbur olmadigini, ve bunun icin rabbimizin dünyayi, ayi güneşi, tur ettirip döndürdgünü, ve dünyanin bir saat önce baktigi yere, bir saat sonra bakmadigini bilmek lazim geldigi, ve yine bir kararda saplanip kalmamak gerektigini, ve dünyada tek dindar tayyip miş, AKP miymiş gibi hareket etmemek gerektigini ögrenmsi lazim bu insanlarin, ve yine bir misal ile bir kavanoz cikolata alsan : ben ona kahvaltilik diye bakarin, al gel bir, o cikolatayi icad eden adami o mucit gözüyle bakar, satan fabrikanin sahibini düşün, o dolar görerek bakar, 10 kavanoz 50€ ederse 100 kavanoz 500 eder, ben nasil bin kavanoz satip zengin olurum falan filan, veya getir bir biyokimyaciyi o baksin, o ne görür, yag protein B vitamin bilem ne vitamin diye görür ve bakar, yine onu eken ciftci, bu sene on cuval kakao hasat ettim falan filan, yine bir cocuk da, cok tatli bir mama diye bakar. yani herkesin, bir cikolataya bile bakiş acisi, bu kadar farkli iken, nasil oluyorda herkes ahmak tayyipci oluyor anlamyirum ben zaten. herkes bu kadarmi ahmak, bir dinci onlarmi var, namaz kiliyorsa kendine, zekat veriyorsa kendine, sanane onun namazindan abdestinden, ahmak müslüman,
Ne herkes öye cikolatay kahvaltilik gözüyle bakacak, ne mikro biyoloji gözüyle bakacak, nede € $ gözüyle bakcak, Bütüne bakan hepsini görür zaten.

---oOo---

Vücutta binlerce hücre var, herbiri birşeyler istiyor, ve beyin her hücrenin istegini duyup, ona uygun ve gerekli miktardaki, şeker, yag, oksijen, su, her neyse ona gönderilmesini askerine emreder, ve bunun yapilmasini saglar, sen ise bunlarin 100 tanesinin sesini istegini, her vakit ayni anda duysan çildirirsin, ve öyle bir kavara koparki, gürültü koparki, sesleri ayirt emen bile zorlaşir, iyiki onlari duymuyoruz degilmi, öyleyse, Bir beyin bunlari ayri ayri, ayirt edebiliyorsa, sen düşün bütün insanlarin hayvanlarin bitkilerin, elementlerin, diger yarattiklarinin her birinin sesini duasini istegini duyup, onlara gerekli cevabi ve istegini verip, ulaştiran Allahin kudretini ve azametini.
ve buna mesala hani okullarda rehberlik dersi, boş ders gibiyde bizim zamanimizda, ve o dersde ögretmen ögrencileri rahat birakince, her ögrenci grubu, iki sira veya tek siradaki, iki üc kisi, kendi arlarinda konuşur, anlaşir, söyleşirler, amma ögretmen hepsininin üstünde tek baş, ve o hepimizin gürltüsünü duyandir, ve bu serbestlik ile bir ugultu kopardi, sonra bu ugultu yükselince, ögretmen bagirir: " sususun" ve sonra tek ses, tek baş, ögretmenin sesi, ve sessizlik, Tek olan, Vahid olan Allah işde ahmetin sesini duyar, o baginda armut isterken, ona güneş dogdurup yagmur yagidirip armut verdigi gibi, fatma teyzenin kizida, evinde cani armut cekince, işde Allah o Ahmet amca olup, fatma teyzenin kizina armut yedirir, yine mehmetin işini ahmetle, ahmetinkini, muratla, muratinki türkanla gideriverir, ve Allah tekdir Vahiddir, hepsini duyar bilir, ve amma o yeryüzündeki halifeleri, ile birini birine veli eyler, onun işlerini üslnecek veli eyler , ve Allah dostlari velilerde, bu ümmetin irşad yükünü yüklenenlerdir, onlari olgunlaştirmak Kamil etme işini yüklenenlerdir.
ve onlar icin Hz. Muhammed buyurdu :
“Ümmetimden kıyamete kadar hak üzere devam eden bir taife bulunacaktır”

(Müslim, iman 247)

Bu yüzden herkesin istidati farkli, nesebi farkli, irki farkli, ve üstünlkük yakin bilgisindedir.

Hz. Muhammed buyurdu :

"Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah'ın kulları kardeşler olunuz."

"Sizden önceki toplumların derdi size de bulaştı: Haset ve kin. Kin beslemek kökten kazıyan şeydir. Allah'a yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayın."

Allah'a imandan sonra aklın başı, insanları sevmektir.


Birbirinize buğzetmeyiniz, yekdiğerinizi kıskanmayınız, birbirinize arka çevirip alakanızı kesmeyiniz; ey Allah'ın kulları, hepiniz kardeş olunuz!


( Hadis-i Şerifler)

---OoO---
Bazi ahmak hocalar, ve ahmak bilim adamlari, bizim söylediklerimizin aksini ispat edecegiz diye ugraşiyor, ve bize karşi, fiillerimize sözlerimize karşi kötü nazar ediyorlar ve onlardan

"ma şaellahü la kuvvete illa billah" ile Allaha siginiyorum. ve bunlar bizim hocaligimizi araştirmak icin başagaca afyona gidip bizi araştirir olmuşlar, bu kimdir, neyin nesidir, asli fesli, soyu alim birimidir diye,
soyumuz özsoy, yani hasan hüseyine bagli soy, amma anneme bakipda, annemden benim alim olup olmadigini anlamaya calişmak, tam ahmaklikdir ki, bizden önceki büyük örnek hz ibrahim varken, sen nasil ibrahimin babasi Azere bakipda, bunun oglu ibrahim peygamber olabilir dersin, halbuki Azer Nemrutun askeri, ibrahimi öldürmeye calişan, kendini tanri sanan nemrutun memuru olan bir adam. ona bakipda ibrahim bilinmez, ahmak insanlar, öyleyse bizide annemize bakip babamiza bakipda bilemezsiniz, üstünlük Takvada, yani yakin bilgisindedir, kim daha cok yakin biligisine sahip onunla alakali.

Rabbim, bu Ahirzmanda ümmmetin ahiri olan mehdi ve cemaatine, kardeşler olmayi nasip eylesin.


وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 19 Ekim 2015 Pazartesi

Original Kar©glan

Fitneler - Cihad ve Mücahede Nedir Hükmü Nedir (Kar©glanin 12 Ekim 2015 Vaazi)

Fitneler - Cihad ve Mücahede Nedir Hükmü Nedir

(Kar©glanin 12 Ekim 2015 Vaazi)

14 Muharrem 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم


وَفَضَّلَ اللّهُ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ أَجْرًا عَظِيمًا

Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 95. Ayet

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim


Ve faddalallâhul mucâhidîne alâl kâıdîne ecran azîmâ

Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 95. Ayet

---oOo---
Hz. Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular

"Kıyametten hemen önce karanlık gecenin parçaları gibi fitneler var. Kişi o fitnelerde mü'min olarak sabaha erer, akşama kafir olur; mü'min olarak akşama erer, sabaha kafir çıkar. O fitnede oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Yürüyen koşandan hayırlıdır. Öyleyse yaylarınızı kırın, kirişlerinizi parçalayın, kılıçlarınızı da taşa vurun. Sizden birinin evine girerlerse Hz. Adem'in iki oğlundan hayırlısı olsun (ölen olsun, öldüren değil)"

( Hadis-i Şerif , Ebu Davud, Fiten 2, (4259, 4262); Tirmizî, Fiten 33, (2205))

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Ceddi Hasan R.A.

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed Ceddi Hüseyin R.A.
Allahümme Salli ala Seyyidina Hasan vel Hüseyin, Sülbü Muhammed
Allahümme Salli ala Fatimatüzzehra Ümmül Muhammed
Allahümme Salli ala Mehdiyyul Müntezar Evladü Fatima,
ve li Sabri Cemil lil ümmeti Necat Cemaatil Mehdi ve ümmetil ahir.

Yolculugumuza başliyoruz :

Fitneler Taaaki iki cihanin güneşi gidince başladi önce Hz. Ömer şehid edildi, ardina hz Osman, ardina Hz Ali onunda ardina Hz Hasan onun ardina Hz Hüseyin, yani ey ahir zaman ümmeti, siz sanirmisiniz bizler geceye giripde öyle ferah ferah yaşayalim, yoook vallahi yok, gecenin ismi zulumet demekdir, ve fitneler baş gösteripde zulum cogalinca, Muhammed isyan ve fitnelere karişmayi yasakladi .
ve buyurdu "o gün evinde, elinde silah olan, silahini biraksin"
yine
"Herc (fitne) zamanında ibadet, tıpkı bana hicret gibidir."

[Müslim, Fiten 130, (2948 ) ; Tirmizî, Fiten 31, (2202).]

Mikdad İbnu'l-Esved (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Bahtiyar, fitneden kaçınan kimse ile, belalarla karşılaşınca sabreden kimsedir. Ne mutlu ona!"

[Ebu Davud, Fiten 2, (4263).]

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Yaklaşan bir şerden yazık Araplara! Elini çeken ondan kurtulur."

[Ebu Davud, Fiten 1, (4249).]

Muharrem ayina girdik ,ve halbuki muharrem haram aylardandir, yillardir şeytan aleyhillane fiitne cikartip, haram aylarda, cana kiydirmakda, ve şimdide uşagi kafir deccal ve avenesi ile, müslümanlari, haram aylarda savaş ve kavga ettirip, veya bir sebeble yine cana kiydirmakda. yani zulum ettirmekde. Halbuki muharrem zulum etmemek gereken aydir, haram ay, haram ay, bunu bilmeyen ahmak varmi haaala, evet var, müslümanin diyen ahmak tayyip ve PKK kalmiş, bunu bilmeyenlerden, yani ya afedesiniz hinzir gibi biliyorlarda, mahsus yapiyorlar, cünkü deccal uşagi olmuşlar. yahut şeytan kandirip. bunlarida ardindan sürüklüyor. haydi ilk hedefiniz cehennem diye, onlari ardindan kovalaya kovalaya, cehenneme götürüyor böylelikle.
Dünkü patlamada Ankarda türkiyenin göbeginde Terör var nasil oluyor bu, nerde bu asker polis, nerde gaziyor bunlar, hani polis devleti oluyordukya, hani polisleer? sinekmi avliyorduda bunlar, ankaranin göbeginde patlama yaptilar. bunun olabilcegini hesap edemedilermi, niye önlem almadilar , amma yaptiran kendisi zaten tayyip köpegi. cünkü gayesi amaci 1 kasin secimleri. bilali postlamiş. ardindan kendiside kacacak duruma gelmeden iyice ortalagi kariştirmak, yani muharremmmiş recepmiş umurunda degil kendi ,ismini aldigi aydada, ayni naneleri yedi zaten. kendi ismi flan degil, insan en azindan ismnine hürmet eder, yook takma ad olunca ne gerekki recepde uslu durmaya.
Obama icin melez ve alacakaranlik dönemi demişdik. ve seneler aylar gecmişki ,Obama dönemini bitirdi, ve onun bu bitirmesi, alcakaranlik vaktinin bittiginin alameti. ve artik tam siyah zamani, gece ve zulumet karanlik zamani.
biz dedikki recebin alametini falanin filanin alametini gördük, ve muharremin alameti ise, internette forumlarima acmak icin konu ararken tarihci Doc.Dr. Muharrem Kesik in kitabinda alinti bir tarih konusunu buldum, ve konuyu acdim ve o gün cakmadim, daha dün farkina vardim bunun, ve o gün 28 september di konuyu acdim ve acdikdan sonra, kim bu adam diye resimini aradim ve buldum amma, yine farkinda degildim, megerse Rabbim bana yürüyen muharremi gösterip bak kulum Raşit, işde sana muharremide gösteriyoruz, muharremin biri 28 september akaşmi başliyor, yani 28 eylül dedi Rabbim, ve ondan bu yanna 10 gün gecince, Rabbim ihsan buyurdu iki gün oruc tuttuk, yani 28 septemberde muhrremin hilali gözükcek demekdi ,o gün ve öyle olunca biz gecen perşembe günü aşura diye oruc tuttuk, ve ertesi günüde muhammedin sözüne itafen, yani yahudillere benzememek icin tuttuk, ve iki etti oruc, ve eşi karisi ile birlikte halkoldu muharrem yani,
ve aşura demek Hz Hüseyinin şehid edilmesi ve susuz susuz ahirete göcüşü, ve düşünün son bir defa yutkuncak amma, yutkunababilcek islaklik yok agzinda, susuz kurumuş agzi dili damagi ve o yüzden

---oOo---

Ashaptan, Dıhye isimli bir yiğit vardı,
O çocukları sevindirmeyi severdi,
Cebrail, O’nun şeklinde elçi gelirdi,
Cebrail kucağında oturan yiğidim.

Hz. Cebrail dizine Hüseyin oturmuş,
Hz. Muhammed bu halden çok utanç duymuş,
Cebrail; “Sıkılma! Yâ Râsûlullah” demiş,
Cebrail tarafından sevilen yiğidim.


Küçük yaşlarda iken, Hasan ve Hüseyin,
Neşesi, coşkusu olmuştur Peygamber’in,
Hüseyin, sanki kopyasıymış Muhammed’in,
Ebu Abdillah künyeli Hz. Hüseyin’im.

Bir gün, Hasan ve Hüseyin güreş tutmuştu,
Hz. Râsûlullah Hasan’ı destekliyordu,
Meleklerde Hüseyin’den yana olmuştu,
Cebrail’in desteklediği Hüseyin’im.

Cebrail Peygamber’e elçi gelmiş,
Hasan ve Hüseyin ondan ikram istemiş,
Cebrail, Cennetten üzüm Ayva ve nar, incir getirmiş,
Cennet meyvesini yiyendi Hüseyin’im.

Meyveleri yiyecekken dilenci ister,
“Ey Ehl-i Beyt! Üzüm ve nardan bana ver” der,
Cebrail “Verme! O şeytan” deyip engeller,
Yüreği insanlık dolu olan Hüseyin’im.
Hz. Peygamber, torunu Hüseyin’i över,
“Cenab-ı Hakk, Hüseyin’i seveni sever,
Hüseyin benden, ben de Hüseyin’denim” der,
Yeryüzü merkezinin süsü Hüseyin’im.

Peygamber; Ümmü Seleme’nin evindeydi,
Hz. Cebrail Aleyhisselam geliverdi,
Resûl; “Ümmü Seleme, kapıda dur” dedi,
O sırada içeri girer Hüseyin’im.

Hz. Râsûlullah, Hüseyin’i öpüp, sevdi,
Cebrail; “Ümmetin O’nu öldürür” dedi,
Hüseyin’i Mü’minler mi öldürecekti?
Öleceğin yer gösterilir Hüseyin’im.

Cebrail, Kerbela’dan bir avuç toprak aldı,
Toprak kan olunca, o da ölmüş olacaktı,
Ümmü Seleme’ye verilen toprak saklandı,
Râsûlullah sonun görmüş Hüseyin’im.

Kerbela; Irak’ın Kûfe bölgesindedir,
Oraya “Tasa ve bela yeri” denilmiştir,
Hz. Ali oradan geçerken hüzünlenir,
Hz. Ali’de bilir olayı Hüseyin’im.

---oOo---
Cebrail cikininda ayva nar getirince hüseyin ayvayi kapar, hasan nari ve inciri kapar, üzüm mehdiye kalir.
ve ayva öyle bir meyvadirki ona bogaz aligi denilir, yani işde o hz hüseyinin susuz son yutkunuşu ile canini teslim edişi. halbuki ayvanin suyu olmasina ragmen, bogazini alir bazi ayvalar, işde o hüseyinin susuzlugunu temsil eder, ve ve mevsimnin ilk ayvasi dalindan düşünce, demek olurki o gün aşura, hz hüseyinin şehadet şerbetini icdigi gün. dün bahcedeki ayvamizdan düşmüş iki ayva buldum. Allahu alem dün düşmemiş, bizim dedigimiz aşura günü perşembe düşmüşler . ve ayvanin bogaz alikligini giderip rahatca yemek icin, her dilimin üstüne tuz ekipde yiyiniz, o zaman bogaz aligi olup, yutkunmanizi engellemez inşallah. bu da bizim formülümüzdür. Armut ayva nar sonbahar meyvalari ve yazdan kişa dönüş ve soguklarin başlamsi gecenin uzmasi ve erken hava karamya başlamsi vakti ve yani zu,met ve karanlik vakti hal böyle olunca dünyanin ömrününde sonbahar kiş arasina geldik, ve işde arap devletlerinde cikan fitneler, şimdide Türkiye ve başkentinde bomba patlatiliyor, ölenlere "inna lillah ...." ve hadisde gecen

“ölen niye öldürüldüğünü, öldüren de niçin öldürdüğünü bilmez.”

Ebu Ümame (ra)'nin naklettiği bir hadiste Rasulullah (sav):

“Öyle fitneler olacak ki, o zaman kişi mü’min olarak sabahlayıp kafir olarak akşamlayacaktır. Ancak Allah’ın ilim vermek suretiyle ihya ettikleri müstesna “

buyurarak bilgili insanların hiçbir zaman fitnenin tuzağına düşmeyeceklerini haber vermiştir.

tefrikayı Rasulullah (sav) şöyle ifade eder: “Yahudiler 71 fırkaya, Hıristiyanlar 72 fırkaya ayrılacaklardır. Benim ümmetim ise 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan 72’ si cehennem de biri cennettedir. O da cemaat yani Ümmeti Necat veyahut Mehdi cemati dir .
(Hadis)

Cünkü mehdi aşikare peygamber olmadigindan, onun ümmeti denmez, onun zamanina erişipde ona tabi olanlara onun sözüne uyanlara Mehdi cemaati denilir.

Bir başka hadislerinde Efendimiz (sav) : “Kim cemaatten bir karış ayrılır, sonra da ölürse, cahiliyye ölümüyle ölmüş olur” buyurmuştur.


Burada bahsettgimiz cemaat Fetocularin cemaati degil tabiki

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“…Sizden kim Deccal’e yetişirse, ona Kehf suresinin ilk ayetlerini okusun. Deccal, Şam ile Irak arasında bir mevkide çıkar. Sağa gider ifsat eder, sola gider ifsat eder. Ey Allah’ın kulları! Sebat edin!”

Burda Saddam hüseyin zamaninda Irakda başliyan ilk savaşin, decalin cikma alameti oldugudur, ve fitne irakda başlayip saga sola gidecek, gittimi gitdi , ondan kurtulmanin yöntemi kehf suresinin önemli olan ayeti 10. Ayeti,orda diyorki rabbimiz kuran da kehf suresinde

إِذْ أَوَى الْفِتْيَةُ إِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا

Esteuzubillah

İz evâl fityetu ilâl kehfi fe kâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi' lenâ min emrinâ raşeden.

Sadakallahul Aziym Kehf Suresi 10. Ayet

bu ayetin başindaki kelime fityetü degil fitnetü dür ve ayette buyruluyorki kehf ashabi dedilerki "Rabbimiz, fitne cikinca bizi Raşidin emrine ver" dediler.

Peygamberimiz buyurdular

" Ashab-ı Kehf, Mehdi‘nin yardımcıları olacaktır."

(Kitab-ul Burhan)

herkes bu Kehf suresi 10. ayeti okuyup, "Rabimiz dünyayi Raşidin emrine ver" diye dua etmedikce, ve gelip ona tabi olmadikca bu fitneler bitmez.
Peygamberimiz yine buyurdular:

"Hacer-i Esved'le Makamı İbrahim arasında ona (Hz. Mehdi (as)'a) biat ederler. "

(Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu'l Muhtasa Fi Alamatil Mehdiyyil Müntezar s. 20)

Burdaki hacer mekkedeki hacer degil, biz birkac hafta önceki vaazda gezen yürüyen hacerden ve evimizin bulundugu yerdeki komşumuz Hacerden bahsettik, takip edenler bilecekdir, öyle mehdiyi mekkede falan beklemeyin, bu fitnelerde mehdi mekkeye falan gitmez, ve zaten o hac görevini ifa etdi bile, iki kere hac edip sünnetten şaşmak olmaz.

Esteuzubillah

Rabbena atine min ledünke rahmeten ve heyyi i lene min emrine Raşeden.

Rabbimiz Dünyayi Raşidin emrine ver.

Sübhane Rabbike Rabbil izzeti amma yasifun, veselamun alel mürselin, velhamdülillahi rabbil alemine, amiyn



وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 29 Eylül 2015 Salı

Original Kar©glan

Mehdi ve Noah Dede Aşı Aşura - ibrahim Sofrasi ve Halil Bereketi (Kar©glanin 6 Eylül 2015 Vaazi)

Mehdi ve Noah Dede Aşı Aşura - ibrahim Sofrasi ve Halil Bereketi

(Kar©glanin 6 Eylül 2015 Vaazi)

8 Muharrem 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

سَبَّحَ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ


Sadakallahul Aziym Saff Suresi 1 - 2 - 3. Ayetler
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Sebbeha lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı), ve huvel âzîzul hakîm. Yâ eyyuhâllezîne âmenû lime tekûlûne mâ lâ tef’alûn. Kebure makten indallâhi en tekûlû mâ lâ tef’alûn.

Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir En Yüksek Karar Merciidir.
Ey iman edenler! Yapmadığınız Tadmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz ögüt veriyorsunuz?
Allah’ın katında Yapmadığınız Tadmadığınız şeyleri söyleyip birde ögüt vermekten daha büyük Terbiyesizlik yokdur.

Sadakallahul Aziym Saff Suresi 1 - 2 . Ayetler
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَهِيَ تَجْرِي بِهِمْ فِي مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادَى نُوحٌ ابْنَهُ وَكَانَ فِي مَعْزِلٍ يَا بُنَيَّ ارْكَب مَّعَنَا وَلاَ تَكُن مَّعَ الْكَافِرِينَ

قَالَ سَآوِي إِلَى جَبَلٍ يَعْصِمُنِي مِنَ الْمَاء قَالَ لاَ عَاصِمَ الْيَوْمَ مِنْ أَمْرِ اللّهِ إِلاَّ مَن رَّحِمَ وَحَالَ بَيْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقِينَ

-----

وَنَادَى نُوحٌ رَّبَّهُ فَقَالَ رَبِّ إِنَّ ابُنِي مِنْ أَهْلِي وَإِنَّ وَعْدَكَ الْحَقُّ وَأَنتَ أَحْكَمُ الْحَاكِمِينَ

قَالَ يَا نُوحُ إِنَّهُ لَيْسَ مِنْ أَهْلِكَ إِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍ فَلاَ تَسْأَلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ إِنِّي أَعِظُكَ أَن تَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِينَ


Sadakallahul Aziym Hud Suresi 42-43 - 45-46 . Ayetler

Ve hiye tecrî bihim fî mevcin kel cibâli ve nâdâ nûhunibnehu ve kâne fî ma'zilin yâ buneyyerkeb meanâ ve lâ tekun meal kâfirîn
Kâle se âvî ilâ cebelin ya'sımunî minel mâi, kâle lâ âsımel yevme min emrillâhi illâ men rahim(rahime), ve hâle beynehumâl mevcu fe kâne minel mugrakîn.
-----
Ve nâdâ nûhun rabbehu fe kâle rabbi innebnî min ehlî ve inne va'dekel hakku ve ente ahkemul hâkimîn.
Kâle yâ nûhu innehu leyse min ehlike, innehu amelun gayru salih(salihin), fe lâ tes'elni mâ leyse leke bihî ilm(ilmun), innî eızuke en tekûne minel câhilîn.

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi.
O, “Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi. Nûh, “Bugün Allah’ın rahmet ettikleri hariç, O’nun azabından korunacak hiç kimse yoktur” dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.
----
Nûh, Rabbine seslenip şöyle dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum da âilemdendir. Senin va’din elbette gerçektir. Sen de hükmedenlerin en iyi hükmedenisin.”
Allah, “Ey Nûh! O, asla senin âilenden değildir. Onun yaptığı, iyi olmayan bir iştir (onun amelide niyetide bozukdur). O hâlde, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi benden isteme. Ben, sana cahillerden olmamanı öğütlerim” dedi.

Sadakallahul Aziym Hud Suresi 42-43 - 45-46 . Ayetler


---oOo---

عن عمر بن الخطاب رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول(إنما الأعمال بالنيات وإنما لكل امرئ ما نوى فمن كانت هجرته إلى الله ورسوله فهجرته إلى الله ورسوله ومن كانت هجرته لدنيا يصيبها أو امرأة ينكحها فهجرته إلى ما هاجر إليه) متفق عليه

Mü'minlerin emîri Ebü Hafs Ömer ibni Hattab radıyallahu anh, Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim, dedi:

"Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah'a ve Resülü'ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah'a ve Resülü'ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir."

( Hadis-i Şerif , Müttefegun aleyh, )
(Buharî, Bed'ü'1-vahy l, İman 41, Nikah 5, Menakıbu'l-ensar 45, İtk 6, Eyman 23, Hiyel l; Müslim, İmaret 155. Ayrıca bk. Ebü Davud, Talak 11; Tirmizî, Fezailü'l-cihad 16; Nesaî, Taharet 60; Talak 24, Eyman 19; İbni Mace, Zühd 26)


Allahümme Salli ala Muhammed Saadikul Veadül Emiyn
Allahümme Salli ala Mehdiyyul Müntezar Evladu bin Muhammed ESSaadikul Veadül Emiyn.
Allahümme Salli ala Ehli Beytihim
Yolculugumuza başliyoruz :



Allah Dostlarinin Büyükleri Yapmadiklari bir ameli bir
sünneti tavsiye etmekden cekinmişler
ve yukardaki hadisde ve ayette gecdigi gibi kişinin amelini fiiliyle teyit
etmesi gerekir, ve fiilller ise yani yapilan ameller ise, niyetlere göredir. ve
salih bir niyeti olanin ameline, salih amel denilir. Yani kurtaran bir amel ,
kurtaran ammeller neyi kurtaracak, mesala nuhun oglu Kenanin ameli kenani kurtarmiyan amelmiş ve rabbim diyorki o
senden ve ehlinden degil, onun ameli salih amel degil diyor yani niyeti bozuk onun diyor. Peki niyet bozuklugu nerden meydana gelir . Bir düşüncenin ernerji olarak sende, beyninde ceryan haline gelmesi,
oluşmasi demek, onun enerjisi olcak olan yiyeceklerden gecer degilmi, o
yiyecekler senin vücuduna girmezse senin beynin onu tefekkür edip düşünemez ve hal böyle olunca, birinci sebeb yediklerin seni ya kurtaran bir amele götürür, yahut helak eden bir amele götürür, yani
helal yiyen, şüpheli yiyeceklerden kacinan sakinan birisinin, sözüde fiilide helal ve hak söz ve fiil olur, amma yine tehlike var, eger diş sebebler, arkadaş ve cevre bozuksa, onlarda seni yaniltir, hani bir adam gurbettedir
memleketine gider gelir, ne var ne yok memlekette diye gelince, diger hemşehrileri sorar o adama. O adam kahve adami oldugu icin, herkes iyi der, kahvede eglencede der. Bu sefer dindar bir hemşehrileri gider gelir, ona sorarlar, o da derki herkes camide namazda kuranda dinde diyanette der, yani onun arkadaşlari dindar kimseler ve cami ehli oldugundan o onlari gördü bildi, öbürüde kahve cemaati oldugu icin, digerlerini gördü ve bildi.
ve işde cevre senin amellerine tesir eder, „bana arkadaşini söyle, sana kim oldugunu söyliyen“ demiş atalar.
Peygambermiz buyurdu

اَلرَّجُلُ عَلَى دِينِ خَلِيلِهِ.
“Kişi, arkadaşının dini üzeredir.”
(Hadisi Serif, Ebu Davud, 4333)


Ve kuranda Rabbimiz der ki

Esteuzubillah


يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn.
Meali:
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve
doğrularla beraber olun.

Sadakallahul Aziym Tevbe Suresi 119 . Ayet

Peygamber Efendimiz de hadis-i şeriflerinde şu tavsiyelerde
bulunmaktadır:

“İyi arkadaş yalnızlıktan, yalnızlık da kötü arkadaştan
hayırlıdır. İyilerle dost olan, misk satanla beraber olan gibidir. Onun güzel
kokusu diğerine bulaşır. Kötülerle beraber olan da demirci çırağı ile beraber
olan gibidir. Onun kiri de diğerine yansır.”
(Buhâri, Zebaih, 31, Buyû’, 38; Müslim, Birr, 146; Ebu
Davud, Edeb, 16)


“Kişi dostunun dini üzeredir. O hâlde kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etsin.”
(Tirmizî, Zühd, 45)


“Kişi sevdikleriyle beraberdir.”
(Buhârî, Edeb, 96; Müslim, Birr, 165; Tirmizî, Zühd, 50, Da’avat, 98 )


“Mümin müminin aynasıdır.”
(Ebu Davud, Edeb, 49)


“Müminler bir binanın tuğlaları gibi birbirini destekler.”
(Buhârî, Mezâlim, 5, Salât, 88; Tirmizî, Birr, 18 )

---oOo---

Bu hadis ve ayetler bize cevre faktörünü gösteriyor, ve ücüncü sebeb ise
Kişinin saidlerdenmi yoksa şakilerdenmi oldugudur, mesela saidlerden olan birisi, yani mesala eti sütü yenen bir hayvan olan koyun, koc, inek, dana gibi iyiligi ve faidesi belli olanlar vardir, yani inege kötü hayvan denemez, tabi bazen kalaklayabilir amma, o onun fiilidir, fakat onun kalakliyor olmasi, sütünün icilmeyecegini etininde yenmeyecegini göstermez. Öz olarak iyilerdendir. Fakat muzur hayvanlar ise, zarari aşikare belli olanlar, yani zararli mikroplar, yine bir timsah, zararindan emin olamazsin, yine bir yilan zararindan emin olamazsin, yine aslani on sene terbiyet et, onbirinci sene seni yiyebilir, yine diger vahşi hayvanlar gibi cibilliyatta olanlar, işde fitraten kötüdürler, bunlari iyi edemezsin, bunlar terbiyet olmaz, ve kenan icin rabbim o senden degil diyor, peki o zaman kimden o, tabiki ya ruhen nuhun karisina tasallat eden şeytanin cocugu, yahutta pis ruhlarin birisinin tasallutu ile dogan cocuk, yine havva annemizin hakkinda, iki havva vardi birinci havvayi şeytan kandirdida, işde Allah ikinci havvayi yaratti, ve birinci havvaya „Lusi“ diyor bazi kabalacilar ve yahudiler. ve hal böyle olunca işde, Hz Adem kabeyi yapti, ve onun icinde korudu havvasini ve soyunu sülbünü, daha önceki havvayi koruyamamiş herhalde, ve cinlerden ve şeytanlardan birisi tecevüz etmiş demekki, ve yine havva annemiz öyle korunmuşken peki katil Kabil, temiz saf Adem soyu sülbü olabilirmi, hayir oda yine ademden degil,

Esteuzubillah
حُورٌ مَّقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ
Hûrun maksûrâtun fîl hiyâm, Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân, Lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânn, Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân.
Meali:
Onlar, evlerine gizlenmiş kusursuz hurilerdir.O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Sadakallahul Aziym Rahman Suresi 72 - 73 - 74 - 75. Ayetler

Ve bu ayet gösteriyorki ancak cennetteki cennetliklere ikram olarak öyle dokunulmamiş eşler var , amma dünyada demek olurki cinlerde dokunup cocuk dogurtabilirmiş ve onlarin eger pis ve kafir olanlari dogurtursa, pis kafir imansiz ve itatsiz cocuk ve insanlar dogar, yani Kabiller ve Kenanlar dogar, iyi ruhlardan iyi cocuklar dogar, yani elma agaci elma verir, elma agacini bozmadikdan sonra, elma agacinda zakkum bitmez degilmi güzel insanlar, ey mehdi cemaati. Kabil ve Kenan gibiler bizden olanlar degil onlar icin rabbim, o senin ehlinden degil diyor Hz Noah peygambere, işde onlar pis ruh ve şeytanlardan olan cocuklar, Allah geceyi yaratti, gece gündüzü ittire ittire taaa en uzun oldugu 21 Araliga kadar varir, ve 8 saat gündüz 16 saat ise gecedir, ve ondan sonra artik gücü biter ve yorulur, ve artik ondan sonra Allah gündüze güc verir, ve gündüz geceyi ittire ittire taaa 21 hazirana kadar varir, ve bu sefer 16 saat gündüz ve 8 saat gece kalir. aydinlik ve nur parlakdir, bilgi acik fakihdir, zulumet ve karanlik ise, kendi icine cekilmişdir, ve mevsim yazdir sicak ve güneşlikdir. oysaki kışın gecenin dibine vurunca, mevsim kış ve sogukdur, ve gecenki marziye makamindan bahsederken dedikki işde, soguk ile terbiyet olcak olani ,aclikla terbiyet edemezsin. öyleyse soguk zaman dogumlu birisi icin demek olur ki, biz güneşden uzaklaştigimizda dogan birisi, ve güneşden uzak olmak demek soguk ve karanlik demek, ve onlarin terbiyesi işde soguk ile, onlar soguk ile barid cehennem ile terbiyet olurlar, yine yazin doganlar, bu sefer ateş ile terbiyet olurlar, yani demek olurki, iki zit kutup, yaz ve kiş, yani soguk ve sicak, ve demir işlenmek icin isitilir, ve isinan demir işlenip yararli hale getirilir. ve fakat işlendikden sonra ise, celik olabilmesi icin, hemen soguk suya bandirlir ve soguk ile yeniden hizla sogurki, işde sert ve dayanikli olabisin. yani icine, demirin icine rahmet su katmak, şeytanlarada, ‚Allahin rahmet etmesi, demire su verilmesidir. insanin Rabbi Allahda, şeytanin yaratani ve rabbi başkasimi, hayir onuda yaratan, yine o, ve O nun rahmeti işde demirede su verilebilcegini gösteriyor. yani onlar soguk suya maruz birakilinca işde eski sertligini kazanip yeniden işe yarayan, bir bicak, keser , cekic gibi alet oluverir.

Enbiya
suresi 21. Sure ve demek olurki, bize
bildirilen 21 tane büyük Nebi var, ve
fakat toplam olarak ise enbiya suresi 112 ayet, ve toplam 112 Nebi var ve
nebiler ve peygamberler işde, Allahin
kendilerine ilim ve hikmet verdigi kimselerdir. ve herbirisi bir meslegin babasidirlar,
o meslek, o peygamber ve nebisinden ögrenilmişdir ve demirin nasil işlencegi, Davud
aleyhisselama verildi, ve ona malum oldu, ve Davud aleyhisselamdan ögrenildi, ve şeytanlarin ve cinlerin nasil adam
edilcegide ancak, Hz .Süleyman aleyhisselamdan ögrenilebilir.

---oOo---

Ve Aşura aşi
Mehdi aşidirki omnun zamaninda Kurt ile kuzu birlikte gezecek ve ceşitlilik ve
güzellik tatlilik onun aşi olcak, yani aşura aşi et aşi degil amma, icinde bir
parca kurban kavurmasida var, yine aşura aşi nohut aşi degil amma icinde nohutta
var, aşura aşi findik ve ceviz aşi degil
amma üstne birazde ceviz findik serpilir, aşura aşi bugday aşi degil amma icinde bugdayda var, yine aşura
aşi hurma aşi degil amma icinde biraz
hurma var demişdik, ve demek olurki Hz Mehdi ve onun zamaninda ve hukukunda ve
hükmünde kedi ile köpek, at ile insan, insan ile cin, cin ile şeytan bile, bir yere
sahip. ve Allah abes iş ile iştigal etmez, ve onlari yaratan O oldugu gibi, onun hukukunda onlarin hepsinin sebebi ve
yeri ve faydasi veya zararlari vardir , ve bazilari geceyi sevmesede, winteri sevmesede, gece vardir, winter vardir,
ve canlidir. ve onun yaratilmasinin sebebleri hikmetleri ve hayatimizda ve
kainatin hayatinda bir yeri yurdu ve zamani mekani vardir, ve öyle olunca ne
almanin ingilize bir üstünlügü, ne kürdün Türke bir üstünlügü vardir ve

muhammedin sözü ile:

"Rabbiniz de birdir, babanız da birdir. Dininiz ve
Peygamberiniz de birdir. Arabın Acem, Acemin de Arab üzerinde bir üstünlüğü
yoktur. Yine kızılın kara üzerine, karanın da kızıl üzerine üstünlüğü yoktur.
Hiç bir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Yalnız takva bakımından biri
diğerine üstün olur."

(Ramuz-İbni Neccar)

“ Ey
insanlar, gerçekten, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle
tanışmanız için sizi halklar ve kabileler ( şeklinde ) kıldık. Şüphesiz, Allah
katında sizin en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır. “


Kur'an-ı Kerim / Hucurat Suresi 13

Bak ey Eba Zerr ; şüphesiz ki sen takva
ile üstün olma durumun hariç, kırmızı ve siyah insanlardan hayırlı değilsin. }

Kaynak:İbni Kesir : 13.c.7421.s

Ey ahmak
kürtler, ne özerkligi ne ayriligi ne gayriligi, Allah bizi Türkleri, yani bizim hamurumuzun yanina sizi koymuş, yani mesela hani
bazi ekmeklerin üstüne keten tohumu veya susam veya cörek otu serpilir ya, işde
öyle birşey. Yani yine bir misal ile, tirnak bir bedende olunca güzel ve canli ve
faydali, tirnagi parmakdan kesince, onun adina cöp deniyor, ve artik bir işe
yaramyior, hatta birde zararli, yalnişlikla yutar falan edersen, seni onu bunu hasta eder,
yani yine sac bir bedende ve kafada iken güzel, ve faydali ve canli , kafadan
kopup aşin icine düşünce mide bulandirici degilmi? o zaman siz daha niye iki
ahmagin agziyla özerklik ayrilik
türküsü cekiyorsunuz , ahmakligin lüzumu yok ey kürtler, biz birlikteyiz, ve
birlikte bütün olarak kalacagiz, siz bizden ayrilip kopunca ancak cöp ve zararli
mide bulandirici olursunuz, ve o yüzden aklinizi başiniza toplayip, mehdinin
cok ceşitlilik icinde vahdet sirri, ve aşura aşinda yerinizi muhafaza ediniz.
eger o aşdan ayrilmak istiyorsaniz, varin kiyamete kadar yüz üstü sürünün. Ve yarin degil öbür gün bizim hesap ile Aşura günü ve yarin akşam aşura akşami ve yarin oruca kalkalim inşallah ve akşamdan bugdaylari nohutlari
islayalim, ve sabah elinden gelenler aşura pişirsin ve mehdi aşkina yenip
dagitilsin.

---oOo---



Bu gecen Pazar günü Isaviller ve Musavilerin
yortusu olan şükran günü ve gecesiydi, yani isavi papazlar tarafindan Avrupada
ekim ayinin ilk pazari ernte dank fest olarak alinmiş yani ne demek

"ersten Sonntag im Oktober Erntedankfest" Rabbimize Şükran gününüz ve geceniz Kutlu
olsun isaviler ve musaviler bizde hayat gece basliyor, ancak
uyanabildik,"Happy Thanksgiving Bayraminiz -Ernte Dank Festiniz -
Rabbimize Şükran gününüz ve geceniz Kutlu ve Mutlu olsun"
dedik facebookdan,


ve Happy
Thanksgiving günü hindi pişirip hep birlikte yeme günü degil, ordaki hindi
bütün kesip yedigimiz hayvanlari temsil eder. ve bu hal ile Happy Thanksgiving
bayrami o sene icinde ekilip bicilen ve yetiştirip kesdigimiz ve soframiza
gelen bütün hayvlanlara yiyeceklere giyeceklere ve bineklerimize,
yaptiklarimiza, o sene icin teşekkürlerimizi Rabbimize sunma gecesidir. elbet
bunu bilenler bilincli ve şuurlu olarak yapmakdalar ve bütün aileyi bir araya
toplayip, ailecek rabbimize, verdigi nimetler icin şükretmek, herhalde islama
yabanci bir bayram olmasa gerek degilmi ! ve muhammed nasil yahudi birisinin,
aşura günü oruc tuttugunu görünce, musa bize vallahi sizden daha yakindir deyip
ümmetine o günü oruc tutmalarini emrettiyse, kimden ögrendi bir yahudi dindar
adamdan, öyleyse rabbimizin bizzat kuranda bildirmedigi, ve fakat diger
peygamber hazeratlarina bildirdigi, güzel şeyler ve bayramlarda varmiş. işde
şükran günüde bizim aşura günümüz gibi, rabbimize teşekkür etme, verdigi
nimetleri anip, onu rahmetini bereketini yad edip, teşekkür etme gecesidir. ve
bizde muhammedin yolundan gidip müslamanlara Tavsiye ediyoruzki: vallahi bu
adet müslamanlara diger din kardeşlerimizden daha cok sevimli olup yapilmasi ve
tatbik edilmesi gereken, ve diger ümmetlere verilmiş güzel bir ögreti ve
bayramdir .müslümanlik güzel olan hicbirşeyin karşisinda olmaz. o yüzden bu
günü kutlayan ve kutlaycak olan, ve bütün diger din mensubu kardeşlerimizin, ve
bundan sonra senenin sonlarinda bir günüde Rabbimize verdigi nimetler icin
teşekkür gecesi kabul edip, ailesini bir araya topayip kutlaycak, ve rabbimizin
o sene verdigi nimetleri dile getirip, yad etmek ve rabbimizi sena etmek gecesi
kabul etcek mümin kardeşleerimizin, şükran gecesi kutlu mutlu ve birlik ve
bereberlik gecesi olsun .

Ernte dank fest takvimde gezici bir bayramdir, neden
derseniz bizde şimdi kabak hasatina girdik, amma düşünün brezilyayi avustralyayi,
afrikayi, onlarda daha bahar başliyor, onlar kiraz hasat etcekler degilimi? ve öyle olunca dünyanin her ayina ve her
gününe rastlayabilir bu bayram, ayni Ramazan gibi gezici ve canli , ve şükran gecesi, yani şükran
arapca rabbimize teşekkür günü demek dir.


Teşekkürler Rabbimiz bir sene boyu bizleri, yedirdin,
icirdin, doyurdun, giydirdin, ve gidecegimiz yerlere ulaşmamizi, hele bu
zamanda en kolay kilip yerlerimize vaaz ettin (ulaştirdin), hamd ve senalar,
teşekkürler, şükranlar, kullarina Rahmeti bol padişah olan Allahadir. Şükran
geceniz Mutlu olsun ey Mehdi cemaati.
ahirzman ümmeti. ve öyle bir cakişdiki bizimde, aşura günümüz bu aya geldi bu
sene ve cifte bayram oldu, ve sizde bizim aşuramizi alin, bizde sizin şükraninizi
alalim, ve soframiz ibrahim sofrasi olsun, ve rabbim gelecek seneki vercegi
nimtleerine Halil bereketi versin. daha dogrsu hicri yeni yila girdik bu yeni senede,....

ey Mehdi askerleri, Allaha dost ve Halil olmanin
yollarini arayiniz.



وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 06 Eylül 2015 Salı

Original Kar©glan

Muharrem - Hicret ve Hicri Yılbaşı ve Ebu Bekir Sadık Dost (Kar©glanin 29. Eylül . 2015 Vaazi)

Muharrem - Hicret ve Hicri Yılbaşı ve Ebu Bekir Sadık Dost


(Kar©glanin 29. Eylül . 2015 Vaazi)

1 Muharrem 2015 Salı Hicri Yılbaşı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

دَعْوَاهُمْ فِيهَا سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلاَمٌ
وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُم بِالْخَيْرِ
لَقُضِيَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ فَنَذَرُ الَّذِينَ لاَ يَرْجُونَ
لِقَاءنَا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ وَإِذَا مَسَّ الإِنسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنبِهِ أَوْ قَاعِدًا أَوْ
قَآئِمًا فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَأَن لَّمْ يَدْعُنَا
إِلَى ضُرٍّ مَّسَّهُ كَذَلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفِينَ مَا كَانُواْ
يَعْمَلُونَ وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا الْقُرُونَ مِن قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُواْ
وَجَاءتْهُمْ رُسُلُهُم بِالْبَيِّنَاتِ وَمَا كَانُواْ لِيُؤْمِنُواْ
كَذَلِكَ نَجْزِي الْقَوْمَ الْمُجْرِمِينَ

Sadakallahul Aziym Yunus Suresi 10 - 11 - 12 - 13. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Da'vâhum fîhâ subhânekellâhumme ve tahiyyetuhum fîhâ selâm,
ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîn.
Ve lev yuaccilullâhu lin nâsiş şerresti’câlehum bil hayri le kudiye
ileyhim eceluhum, fe nezerullezîne lâ yercûne likâenâ fî tugyânihim
ya’mehûn. Ve izâ messel insâned durru deânâ li cenbihî ev kâiden ev kâimâ(kâimen),
fe lemmâ keşefnâ anhu durrahu merre ke’en lem yed’unâ ilâ durrin
messehu, kezâlike zuyyine lil musrifîne mâ kânû ya’melûn.
Ve lekad ehleknâl kurûne min kablikum lemmâ zalemû ve câethum rusuluhum
bil beyyinâti ve mâ kânû li yu’minû, kezâlike neczil kavmel mucrimîn.

Sadakallahul Aziym Yunus Suresi 10 - 11 - 12 - 13. Ayetler

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem hicret ederken Hazvere mevkiinde Mekke’ye dönerek

" Sen, Allah katında beldelerin en sevimlisisin. Çıkarılmamış olsaydım senden ayrılmazdım,
senden başka bir yeri yurt tutmaz, yuva kurmazdım."

( Hadis-i Şerif , Tirmizî, Menâkıp, 69)

Allahümme Salli ala Muhammed Ebulmuhaciriyn ve Selamen Ebu Bekir , Ebul Muhaciriyn.
Allahümme Salli ala Seyyidina Hasan vel Hüseyin, Evladi Muhaciriyn
Allahümme Salli ala Hacer Ümmül Muhaciryn
ve Sübülene ismail Hicril Muhaciriyn,
Vel Mehdiyyul Müntezar Sübülena ümmül Muhaciriyn ve Hicril Muhaciriyn,
ve Sübülena Ebul Muhaciriyn ve Evladi Muhaciriyn. Farkiyyeti bila Mecbur , bila Talebi

Yolculugumuza başliyoruz :
Hicri yılbaşı, Kameri takvime göre ayın dünya etrafında 12 defa dönmesiyle oluşan, ve Hz. Peygamberin (s.a.s), Mekkeden Medineye hicret ettiği yılıtarih başlangıcı olarak kabul eden, ve 1 senesi 336 ile 354 gün olan, takvim sistemine göre, yeni bir yılın başlamasını ela alan Takvim başlangıcı.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَآمَنَ لَهُ لُوطٌ وَقَالَ إِنِّي مُهَاجِرٌ إِلَى رَبِّي إِنَّهُ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

Esteuzubillah

Fe âmene lehu lût ve kâle innî muhâcirun ilâ rabbî, innehu huvel azîzul hakîm.
Meali:Kovulmuş şeytan'dan Allah'a sığınırım.
Ve Lut (A.S), O na inandi ve dedi ki: Muhakkak ki ben, Rabbimin dedigi yere hicret edecek olanım . Muhakkak ki O izzet sahibidir (ve benim izzetimi koruyacakdir veya ben hicret ederek izzetimi koruyucagim),O Hakimdir (En iyi karari verendir).
Sadakallahul Aziym Ankebut Suresi 26. Ayeti

şimdi öyle bir bomba patlatiyorumki: bütün dünyayi ve islam alemini sarsacak bir bomba; uzun zamandir bomba patlatmiyoruz.

Bombamiz şudurki:
islam Alemi hicri yilbaşi olarak muhammedin hicretini 1 alir, ve öyleki eger hicri yilbaşi eger hicretin 1 iyse, o 1 hangi gün, muhammedin mekkeden ciktigi günmü? yoksa medineye vardigi günmü? yine ikisi farkli. cikdigi gün farkli medineye vardigi gün farkli gün, yine muhammed devlet memurmuyduda, ay başini bekledi hicret etmek icin, ve sanki şu aybaşi gelsin, maaşi alalimda yola cikalimmi ded, yoksa o gün kemeri günlerden muharremin biri degildide 15 i miydi, yani ay ayin 14 dünde görüldügü vakit dün sabahdi dün sabah görüldüyse bugün kemeri ayin 15 eder ve fakat hicretin biri eder cünkü dünkü ay tutulmasi yani KZILAY meşhur KIZILAY maden suyunun KIZILAYI yani KIZIL ay tutulmasi 33 senede bir devir daim ediyormuş, yani kameri aylar 30 senede degil 33 senede bir devir daim eder ve muhammedin mekkeden cikdigi gün degil hicri yilbaşi, bilakis medineye vardigi gün, ve bize sakli olan alametini biz biliyoruz. ve bugün işde Hcri yilbaşinin seneyi devriyesi, ve hicri yilbaşi cünkü, Ay tutulmasi dün sabah görülünce, evvelki gece zilhiccenin son gecesi, ve dün gece muharremin birinin gecesi, oluyor ve bugün ise 1 nin gündüzü demek, yani sapmaya bak, ay sabah görüldü ve sapma o kadar ki, ay tutulmasi sabah görülünce, önce gündüz gelmiş ve fakat o gündüzden sayilmiyor geceye katiliyor, ve gece önce gelir kurali geregi, ve dün akşam ise muherremin 1 nin gecesi ve bugün hicri yilbaşinin gündüzü yani.
bu sene meydana gelen bu suriyeli mülticiler (muhacirler veya hicret edenler) gösteriyorki: bu sene büyük hicretin seneyi devriyesi, ve hicret yili, yani kanli ay tutulmasi döngüsü bu sene, ve demek olurki, muhacirler ve ensar, rabbimin hikmeti ile dogal seleksiyon ile tekrar ettiriliyor, aynen her sene hac ile hac da yapilanlarin tekrar ettirilmesi gibi.
---oOo---
Muhammed Mustafanin soyu ve suyu, dört dünya suyundan devam etmekdedir, o sular akdikca, onun soyu ve suyu akmaya devem eder, ve daha önceki cok eski vaazlarmizda bunu yazmişdik. ve demişdikki muhammed dört halife ile evlilik yöntemi ile bag kurmuş ve Hz ebu bekrin kizini Ayşeyi almiş ve yine Hz ömerin Kizi Hafize annemizide Nikahina almiş, ve yine Hz osman ise iki kizi Rukiyeve ümmü gülsümü vermiş ve yine Hz Aliyde kizi fatimayi vermiş, ve düşünü bir insanda ki baş ve gövde omuzlardan kollara, ve beldende ayklara baglidir, yani muhammed belinden yani sülbünden belinden üreyen kismi hz fatima ile Hz Ali ve Osmana bagli veya hasan hüseyine bagli ve yine kollarindan ise sarilip yattgi hanimlari ayşe ile hafizdende Ebu bekr ile ömere bagli ve bir dag düşünün ve karli bir dag olsun ve karlar eriyince onun suyu dagdan aşagi dört nehi meydan getirsin ve dört yanina akan sjular dörrt yaninda dört nehiri oluşturmakda ve o nehirler icin diyorki muhammed mustfa onlar cennet nehirleridir. bunuda bu dört nehiride daha önceki vaazlarmizda yazdik.
Buradan aşagisi ALINTIDIR
Hz. Peygamber’in en büyük kızı Zeynep, teyzesinin oğlu Ebul-As’la evlendirilmiş ve bundan Ali ve Ümame adında iki çocuğu olmuştur. Ali Mekke fethi sonrası (8/630) küçük yaşta ölmüştür.

Ümame adlı kız çocuğu ise, Hz. Fatıma’nın ölümü üzerine önce Hz. Ali ileevlenmiş, onun şehit edilmesi üzerine Muğire b. Nevfelle nikahlanmıştır. Muğire’den Yahya adında bir oğlu olmuşsa da nesli devam etmemiştir.

Hz. Peygamber’in ikinci kızı Hz. Rukiyye ise, Hz. Osmanla evlenmiştir. Hicretin ikinci yılında kızamıktan dolayı vefat etmiş, Hz. Osman’dan olan oğlu Abdullah da iki yaşında iken vefat etmiştir. Böylece Hz. Zeynep gibi Hz. Rukiyye’nin de nesli devam etmemiştir.
Ümmü Gülsüme gelince; O da ablası Rukiyye’nin ölümü üzerine hicretin üçüncü yılında Hz. Osmanla evlendi. Hicretin dokuzuncu yılında vefat ettiğinde çocuğu yoktu ve soyu kesilmişti.
Hz. Peygamber’in küçük kızı Hz. Fatıma’nın sırayla, Hasan, Hüseyin, ÜmmüGülsüm, Zeynep ve Muhassin (Muhsin) adlarında çocukları oldu. Bunların hepsi Hz. Alidendir. Muhassin küçük yaşta vefat etti. (1) Fatıma’nın nesli diğer çocuklarıyla devam etti. Hz. Fatıma’nın Zeynep’ten olan çocukları “Zeynebiler” olarak bilinir.
Hz. Fatıma’nın diğer kızı Ümmü Gülsüm ise, Hz. Ömer halife iken önce onunla evlendirilmiş, Hz. Ömer’den Rukiyye ve Zeyd adlı iki çocuğu olmuşve çocuklar küçük yaşlarda vefat etmişlerdir.
Hz. Ömer, (h.23/m.644) yılında şehit edilince Ümmü Gülsüm önce amcası oğlu Avn b. Cafer’le evlenmiş ve ondan çocuğu olmamıştır. Avn’ın ölümü üzerine, kocasının kardeşi Muhammed b. Cafer’le evlenmiş ve bundan bir çocuğu olmuştur. Muhammed vefat edince de bir diğer kardeşleri olan Abdullah b. Cafer’le evlenmiş ve ondan çocuğu olmamıştır.(2)
Soru: Hz. Fatıma neslinden söz edilirken, niye Hz. Peygamber’in diğer kızlarından olan torunlarından söz edilmez?
Cevap: Hz. Peygamber bir hadis-i şerifinde “her annenin oğlu için kendilerine mensup olacağı bir asabe (baba tarafından akrabalar)vardır. Fatıma’nın iki oğlu bundan müstesnadır; çünkü ben onların velisi ve asabesiyim (erkek cihetinden akrabası sayılırım)”(3) buyurmuş ve neslinin Hz. Fatıma’nın bu iki oğlundan devam edeceğini belirtmiştir.

Bu açıdan, Hz. Peygamber’in diğer kızlarından olan torunları, yalnız birinci nesilde Rasulullah’a nispet edilirler. Fakat onun asabeliği, Hz.Hasan, Hz. Hüseyin ve bu ikisinin nesillerinde devamlıdır. Zeynep ve Ümmü Gülsümün çocuklarından olan torunları ise, bu nispete dahil değildir, kendi babalarının nisbesiyle anılırlar ve onların soylarına girerler.
Halbuki biz dedikki muhamedin suyu ve soyu dört koldan devem ertmekdir o soy taa Hz ibrhaime ordan önce Taa Hz Ademe dayanir, o yüzden Muhamedin soyune Ehli beyt denir ki Ehli Beyt Demek: O evden yani ilk evden yani Rabbimizin kurnda buyurdgu evvel beytten dogup gelen soy sülb ve ne son mekkede o evin bulndugu mevkide ve o eve girip cikanlardan muhammed dogdu sonra onun soyuna sülbünede ehli beyt denir ve onlarda Hz Ebu Bekr den Hz Ömerden ve Hz. Osmandan ve Hz. Ali den Devam eden Soy, ve dünyada bu isimde olanlarin coluk cocugunun olmasi gösteriyorki Muhammedin soyu ve sülbü dört koldan dört bir yanna dagilmaya ve akmaya devam ediyor.

Babasinin Kizi Ömer Kizi Hafsa veya Hafize

tez sinirlenen, prensipli bir yapıya sahipti.

Hz. Muhammed ile evliliği sekiz yıl sürmüştü.

Bu zaman dilimi içinde 60 hadis rivayet etmiştir.

Evlilik teklifi ile ilgili bize gelen bilgiler günümüz babalarına çok şey öğretecek niteliktedir.

Hafsa ilk eşi Hüneys b.Huzeyfe`yi Bedirde kaybeder. O sıralarda Hz. Osman da Hz. Rukiye`yi kaybetmiştir. Hz. Ömer hem Hz. Osman`ın üzüntüsünü hafifletmek hem de kızını iyi bir damatla yalnızlıktan kurtarmak istemiştir. Hz. Osman`a “Ey Osman istersen sana kızım Hafsa`yı nikâhlıyım” der. Osman düşüneyim diyerek zaman ister. Birkaç gün sonra da “Bugünlerde evlenmemin doğru olmayacağını anladım” der .

Hz. Ömer bu sefer de Hz. Ebu Bekir`e gider. Kızın`ın hayatta yalnız kalmaması ve kendisi de iyi bir damada sahip olmak için aynı teklifi Ebu Bekir`e yapar Hz. Ebu Bekir sakin yapısı ile cevap vermek yerine susmayı tercih eder. Hz. Ömer üzülmüştür. Bu üzüntü ile Hz. Muhammed`in yanına gider. Ona olanları anlatır. Hz Muhammed`in Hz.Ömer`e verdiği cevapla Hz.Ömer’de üzüntü bırakmaz.

İşte o cevap:

“ Ya Ömer sana Osman ve Ebu Bekir`den daha hayırlı bir damat Osman`a da senden daha hayırlı bir kayınpeder tavsiye edeyim mi?

Hz. Ömer,

"evet ya Rasûlullah" deyince,

"Sen kızın Hafsa'yı bana nikâhlarsın, ben de kızım Ümmü Gülsüm'ü Osman'a nikahlarım" buyurdu.

Bu cevap karşısında Hz. Ömer çok sevinir. Bu şekilde Hz. Hafsa ile Hz. Muhammed`in nikahı 13 Şevval Cuma günü 625 yılında kıyıldı. Hafsa`yı Hz.Osman ve Hz.Ebu Bekir`e teklif eden baba örneği olarak karşımıza çıkar... Günümüz babaları Hz. Ömer gibi yaparlar mı? Bu sorunun galiba cevabı Hz.Osman ve Hz.Ebu Bekir gibi adayı bulamamalarındandır. Yoksa neden babalar Hz. Ömer`in bu davranışını örnek almasınlar ki!
---oOo---

Suudiler şeytan taşlarken ölen hacılara saygı gösterirken!..

Hacda yine facia: Şeytan taşlarken çıkan izdihamda 753 kişi öldü, 887 kişi yaralandı!
Suudi Arabistan'ın Mekke şehrindeki Mina bölgesinde, "şeytan taşlama" sırasında yaşanan izdihamda en az 753 kişi öldü. 887 kişinin yaralandığı faciada, ölü sayısı maalesef giderek artıyor. İslam alemi yasta

matematikte kehr wert diye bi şey var yani tersine cevirme 1/2 yani 2 nin tersi


vallahi decal aleyhillane iş başinda ve yine hacilarin şeytan taşlamasinin frekansini bulup ters cevirmiş olabilir ve cevirince hacilar şeytan taşlayacakken, şeytan hacilari taşladi öldürdü gecdi, yine hacilar kurban kesecekken, hacilarin kendisi kurban oldular. yine deccalin işi bunlar, kehrwert 1/2 yani 2nin tersi demek, ve yani Namik Kemalin fikra gibi: gavur demiş biz sucuk fabrikasi kurduk, burdan danayi veriyoruz, şuradan sucuk cikiyor. bunun üstüne Namik Kemalde: oda iş mi bizde şurdan sucuk veriyoruz ordan dana cikiyor demiş ve yani cocuk dogurtmak meselesi, bunu biz daha cok önce bir vaazda yazdik, ve bu olay demekki sucuk verip dana cikiyorsa, o zaman her şey ters cevrilebilir demek diye, kafir decal herşeyi tersine ceviriyor, vallahi ben bu olayda, decccal aleyhillaneden şüphe ediyon, yine mes ulu o dur. yani mesela "gelmek " kelimesini şarkida söylerken "kemleg" diye tersini almak gibi, o şarkinin notasi var onu tersinden calinca ters frekans etkisi, ve enerjiyi tersine cevirince, bu sefer ters enerji etksi yaratiyor, yani duayi tersine cevirince, bu sefer siz düşünün "mümine yardim et" yerine allahu alem "azab et gibi" bir mana meydana gelebilir, ziddi olarak yani. ve enerji ve dua dönüşsüzdür yani kilici sallamak gibi, birinin kolunu illa kesecek, yani a o yannini, yada bu yannini.

---oOo---

HACDA izdiham
Bu bir KIYAMETve Mehdi Alametidir

Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) çıkacağı yıl insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler. Hep birlikte Beyt-i Şerif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf. 169)

İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler. Mina'ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır.

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 35)

dikkat edilcek nokta gruplarla gidenler grup grup belli vakitlerde taşlamaya gidiyorlar, digerleri bir gruba mensup degil başsiz komutansiz, beynel minel, ne yapcagi, nere gitcegi belli degil, ve bunlarin izdihami oluşturdugu saniliyor, yani kurala uymayanlar, ve ayni hadisde gectigi gibi.

tabi bu hadislerin orjinal metnini bulup inceleyebilsem, ayni böylemi farklimi biliriz amma, orjinal metni yok, adnan oktarin siteden aldim hadisleri, amma allahu alem bu olayi anlatiyor bu hadisler, amma hepsi ayni aynina degil, belki bazi yerleri hadisin yorumu olabilir.
---oOo--
Demişdiki dah önceki sohbetlerde islamda riyazet yokdur, bir rivayet ile
Cenabı Hak bizi ve her şeyi halk etmiş, nefsi de halk etmiş.

Cenabı Hak nefse sormuş emr-i fermanında:

— Sen kimsin, ben kimim?

Bu zalim nefis demiş ki;

— Sen sensin, ben de benim.

Rabbının ubudiyetini tabii tasdik etmemiş.

— Atın bunu cehenneme! Bin sene yansın.

Atmışlar. Cehennemde bin sene yanmış.

— Çıkarın, getirin!

Getirmişler. Sormuş gene:

— Sen kimsin, ben kimim?

— Sen sensin, ben de benim.

— Atın bu soğuk cehenneme! Bin sene de donsun.

Getirmişler. Sonra tekrar soruyor:

— Sen kimsin, ben kimim?

— Sen sensin, ben de benim.

Cenabı Hak o zaman:

— Aç koyun! Buna üç gün gıda vermeyin, aç koyun!

Üç gün aç kalınca o zaman Rabbısını tanımış demiş ki:

— Ya Rabbi, Sen ulu, azim bir Allah’sın, haliksın, bense senin bir mahlukunum.

---oOo---

Bu rivayete dayanip onu ele alanlar, islamda riyazet vardir demeye getiriyorlar.
Halbuki bizler yillardir cehennem denince, hicde öyle aclik cehennemi diye bilmeyiz, ateşe atilan cehennemi, cehennem diye biliriz. o zaman bu nefis sadece aclikla terbiyet olcak olsa, o zaman bu ateş cehennemini, Allah herhalde beyhudine yaratti halketti degilmi? ahmak sofular.

Allah; elmayi yaratmiş; elmanin bir ekme, bir dikme, bir işlenme, bir yenme usulü ve mevsimi var degilmi, yine demiri yaratmiş amma, demir toprakdan cikdigi gibi kullanilmaz, demiri onun mahiri işleyipde işe yarar hale getirinceye kadar bir sürü işleme tabi tutuluir degilmi? ve demiri tabi tuttugun işlem, elmda olmaz, yahut altinda olmaz, altini işlerken başka sicaklik, başka bir usul takip edilir degilmi? yine aluminyum, saf aluminyum elde etmek icin Boksitten elektroliz adı verilen bir yöntemle alüminyum elde edilir, bu yöntem çok fazla elektriğe ihtiyaç gösterir, bir ton alüminyum elde etmek için 17 000 kw/saat elektrik gerekir.
alüminyum oksitin ergime sıcaklığı yaklaşık 2000 °C olduğundan ekonomik olmaktan uzaktır. Dolayısıyla, alüminyum elektroliz yöntemiyle kazanılır. Yani başka usul başka yöntem ile terbiyet oluyormuş işe yarar hale geliyormuş ve sen nasil diyebilirsin insan nefsi sadece aclikla terbiyet olur diye.
insanin cbiliyati olan elementleri burclari ve dogumu ve gezegeni ile alakali ve egeer insan güneşe yakin ise ic kulvardan yarişa başliuyor demekdir, eger güneşe uzak ise bu sefeer yarişa diş kulvardan başliyor demekdir, ve gelelim tasavvufda-nefsin-mertebeleri bahsimizin en son bölümüne yani nefsi raziyeyi anlatmişdik ve bu hafta Nefsi Marziye konusuna girecegiz.


iç kulvar, Dış Kulvar kulvar farkı sebeiyle Dış Kulvardan yarışa başliyan biraz icerden başlar cünkü diş kulvar daha geniş ve uzun mesafe oldugu icin 100 metre koşusunda herkes ayni mesafeyi koşmasi icin iç kulvar ise geriden başlar, aslinda kulvarin yuvarlakligini düzlem halinde acinca, yukardaki resimdeki gösterildigi gibi, hepsininki ayni 100 metre olmuş olur.
ve insanin teerbiyertide istidatına ve yetengineve cbilliyatina göre farklilik gösterir, o yüzden bazi insanlar fakirlikle bazileeri zenginlikle bazilari hastalikla, bazilari kaza ile bazilari bela ile bazilari soguk ile bazilari sicka ile imtihan olur.

bu kadar farkli insan topluluklari olmasi o kadar farkli terbiyet yönetmi oldugunu gösterir ve her insanin kaderi farkli farkli yapidadir, cünkü cibilliyati farklidir, ve onun terbiyeti farkli yoldan olmalidir. ve hal böyle olunca istidati nefsi raziyeye kadar cikabilcek olan birisi nefsi marziyeye varamaz, o en son raziyede kalcakdir. ve ondan üste cikabilcek bir yapida cibilliyat, yetenek ve istidata sahip olanlar icin, nefsi marziye: allahin senden razi olmasi demekdir diye bilinir.
nefsi mutaminneden sonrasi nefsi raziye ,nefsi marziye,nefsi kamile ve nefsi safiyye, hepi dişi konumunda yani rahim tecelliyati, onlarin erkek versiyonu ise: Riza , Maraz,Kemal, Sefa olarak zevc gösterir, yani marziye makamina cikcak olan, en son dişilik elde eder, yani onun kazancagi ve dogaci yeni versiyonu kadin, yani kiz cocugu olcakdir . ve marziyeye cicacak olanlar icin, acikca isminde gizli, yani marziyenin erkegi öncesi yani, maraz kelimenin mastari, maraz yani maraz demek hastalik veya bir engel demek, ve bu diş kulvarda başlayacak olanlar icin onlarin cogu hastalikla sinanir, yani aynen eyyub aleyhisselam gibi, yani maraz ile sinanir taaa, allah senin sabrini kabul edene kadar. insan mesela suya kafasini soksa ve dayanabilcegi yere kadar nefsini tutar, fakat artik nefesi yetmeyince kendi nefsi ona yetti gari deyinceye kadar nefesini tutar, ve ondan sonra hemen kafasini sudan cikarir. yani insanada, Muhammedin şu sözü bu meseleyi bir nebze aydinlatmasi icin manidardir:

Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Sizden birinizin duâsı acele etmediği ve duâ ettim fakat benim duâm kabul edilmedi demediği takdirde kabul edilecektir.”

yani insan spor yaparken veya calişirken veya yüzerken bile, yoruldum bittim demeden önce, yorulmaz enerjisi tükenmez.

1957 yılında Yale Üniversitesi psikoloji laboratuvarında Profesör Curt Richter, su dolu kaplara koyduğu farelerin suyun yüzeyinde batmadan kalma sürelerini ortalama 15 dakika olarak hesapladı.

İlkini izleyen ikinci deneyde ise yeni bir fare grubunu, güçleri tükenmeden önce kaplardaki su oranlarını artırarak kap kenarlarına tutunmalarını ve dışarıya çıkarak başarılı olmalarını sağladı.

Üçüncü deneyde bu yeni fare grubunu su dolu kaplara koydu ve müdahale edilmeksizin suyun yüzeyinde kalma ortalama sürelerini hesapladı: 72 saat.
o yüzden, yüzen insan düşnür ve eger kiyiya varamadiysa, bittim der bogulur dibe batar, onun enerjisi onu dibe batirir. oysaki bogulup öldükden sonra ise düşünmesi yokdur, ve ölü ise su yüzüne cikip yüzer yukari cikar. enerjinin kütlesini anliyabilirsiniz bu misal ile.
işde Hastalikla sinananlarda ayni fare deneyi gibi, ya onlara sabrederlerse yardim birinci defada gelir, ve onlara umut verilir, ve o umut ile uzun bir süre daha yaşayabilirler, yahutda bittim deyip ölür giderler. ve bittim diyene rabbim yettim gari der derler, ve birkere Rabbimizin ona verdigi ve gösterdigi ve yaşatttgi bir mucize veya keramet ona umut olur, ve Rabbimizin ona tekrar dönüp imdad edecegi güne kadar o umut ile sabredebilirler, aynen eyyub gibi, yeni bir can verilinceya kadar sabretmiş , oysaki umutsuzlarin bunu muhafaza edebilcek bir imani yokdur. iman en büyük umut en büyük hazinedir.
"Rabbi olanin hicbirşeyi olmasa ne yazar, Rabbi olmayanin dünyalari olsa ne yazar."
cünkü cehennem onu bekliyor olacakdir. cünkü mesala lehim yapanlar bilir, bakir su techizati döşemcileri daha kolay anlayabilir, eger lehimin akişini saglayacak yag ve zin karişimi, lehimlencek yere sürüldüyse, ve eger o borular, lehim telinin ergime noktasi scikaligina gelinceye kadar yeterince isitilip, lehim onda erikyecek sicakligas ulaşmadiysa , eriyip akip lehim tutmaz, taaki ne zaman ergime noktasina ulaşdi sicaklik, o zaman lehim erir ve akar, o borularin kaynaklanacak kisminda, ve orayi kaplar, ve tekrar soguyunca tekrar donup sertleşip, orayi biribirine lehimleyip tutturmuş olur, yani atlar boşuna dememiş " Demir tavinda dövülür" diye. yani maraz ile imtihan edilen ancak, rabbimin tamam senin ergime noktan burasi deyince kadar o kul sabredebilirse yani "Marziye demek Rabbim ondan razi olasiya kadar" , onun lehimi tutup marziye makamina cikar, yoksa önce pes edenin lehimi tutmaz. yani mesala dedik aluminyumun ergime noktasi cok yüksek, onun erimesi icin, cok yüksek cehennemde yanmasi gerekirken, bir caydanlik su 100°C de vok vok vok kaynayiverir degilmi, o yüzden istidati ve cebilliyati aluminyum tabiatli birini 100° C ile adam edemezsin
yine aclikla adam olcak olani ateşle, soguk ile adam olcak olani sicak ile aclikla hastalikla adam edemezsin, istidat meselesi dostlar istidat meselesi.

Rabbim Yüksek istidatli Mehdi Askerlerimizin yardimcisi olsun ve onlara sabir ve metanet ile bu imtihanlari kazanmayi nasip eylesin. bu vaaz dan sonra bu vaaz sebei ile o imtihani başarip o makama varanlarin makamlri mübarek olsun ve vaazlarin sahibi Rabbimin Raşit kulunada arada birde olsa bir fatihayi cok görmeyeler.

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 29 Eylül 2015 Salı

Original Kar©glan

Kimseyi Hakir Görme - Allah Bazen Senin Hakir ve Küçük Gördüklerinle Büyük işler Halkeder

Kimseyi Hakir Görme - Allah Bazen Senin Hakir ve Küçük Gördüklerinle Büyük işler Halkeder

(Kar©glanin 22 Eylül 2015 Vaazi)

23 Zilhicce 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَومٌ مِّن قَوْمٍ عَسَى أَن
يَكُونُوا خَيْرًا مِّنْهُمْ وَلَا نِسَاء مِّن نِّسَاء عَسَى أَن يَكُنَّ
خَيْرًا مِّنْهُنَّ وَلَا تَلْمِزُوا أَنفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا
بِالْأَلْقَابِ بِئْسَ الاِسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْإِيمَانِ وَمَن لَّمْ
يَتُبْ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
---oOo--- ---oOo--- ---oOo---

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ وَأُنثَى
وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ أَكْرَمَكُمْ
عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ
Sadakallahul Aziym Hücurat Suresi 11 ve 13. Ayetler

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ yeshar kavmun min kavmin asâ en yekûnû hayren
minhum ve lâ nisâun min nisâin asâ en yekunne hayren minhunn(minhunne),
ve lâ telmizû enfusekum ve lâ tenâbezû bil elkâb(elkâbi), bi’sel ismul
fusûku ba’del îmân(îmâni), ve men lem yetub, fe ulâike humuz zâlimûn.
---oOo--- ---oOo--- ---oOo---
Yâ eyyuhen nâsu innâ halaknâkum min zekerin ve unsâ ve cealnâkum şuûben
ve kabâile li teârefû, inne ekremekum indallâhi etkâkum, innallâhe
alîmun habîr.

Sadakallahul Aziym Hücurat Suresi 11 ve 13. Ayetler

Meali:

Esteuzubillah
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar
kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın.
Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın,
birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü
bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta
kendileridir.
---oOo--- ---oOo--- ---oOo---
Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve
birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah
katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.
Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.

Sadakallahul Aziym Hücurat Suresi 11 ve 13. Ayetler
---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Size ateşin (Cehennemin) ehlinden haber vereyim mi? Her utul, cevvaz ve müstekbirdir”.

Utul insanlara kaba davranan kimsedir.
Cevvaz ise helal, haram demeden
hangi yoldan olursa olsun mal toplayıp ve Allâh’ın farz kıldığı şeylere
malı vermeyen kimsedir.
Tıpkı farz olan zekatı, üzerine farz olduğu halde
mazeretsiz vermeyen kimsedir.
Müstekbir ise kibirlenen kimsedir.

( Hadis-i Şerif, Buhâri ve Müslim)

Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammed ve sallu ala ademe, idrise ve nuh nebi ve sallu ala ibrahime ve ismaile, yakube ve Yusufe, Davude ve Süleymane, Zekeriya ve Yahya, Harune ve Musa, ve sallu ala Meryem ve isa, ve sallu ala Ahmedi Mahmudu Muhammed Mustafa, ve sallu ala Mehdi ve Ehli Beytina vel cemaatil müslimune ve mü minune vel mü minin.
ve Selamen Fatimetüzzehra ve Selamen Ali r.a. ve Selamen, Osman r.a. ve Selamen Ömer r.a. ve Selamen Ebu Bekr, ve Selamen Ayşeyi Sıdıka.

Yolculugumuza başliyoruz :

Diyanete ve digerlerine göre yarin Arefe bize göre ise bayram gecdi ve bu gün ögleden sonra zilhiccenin 23 ü olcak inşallah
Arefe demek o gün Adem ve havva görmek demekdir demişdik, ve olurda olur sizin arefenizde belki yarindir, dikkat edin eger uzun süredir görmediginiz Adem isimli birsini yarin veya bugün görürseniz, bugün veya yarin sizin arefeniz demek olur, hani bazi insanlar hayata erken başlar ve sabah ezaninda kalkar namazini kilar gün başlamiş olur onun icin, bazilari ise gececidir, ve gece calişdigi icin, gündüz o saatlerde yatiyor olur, ve onun günü uykudan kalkdiginda öglenleyin başlamakdadir, bu yüzden eger sizler hayata gec başlayanlardansiz, belikide sizin icin yarindir arefe, olabilir olmaz degil yani.

öyle Hac hz. ibrahime falan dayanmaz taa hz. Ademe dayanir.
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِّلْعَالَمِينَ

ALİ İMRAN-96. ayet-i kerimesi


Estuzubillah
İnne evvele beytin vudia lin nâsi lellezî bi bekkete mubâreken ve huden lil âlemîn

Meali:
insanlar için yapılmış olan ilk Beyt ( yani Ev, vudzia yani insanlarin icine girdikleri ilk ev vaadz olduklari dahil olduklari)
Mübarek Mekke şehrindedir, ve Allah insanlari (Adem ile Havayi bagişlayip) o evde dogru yola iletdi.(yeni bir sülb) soy verdi.

ALİ İMRAN-96. ayet-i kerimesi
Hz Adem Babamiz ile Havva Annemiz arafatda buluşmuşlar ve ilk defa birleşcekler, halvet edecekler, önce
kafalarini sokup koruncak bir evmi yaparlar yoksa camimi yaparlar. Ahmak olmamak lazim , Kabeye: "Allahin Evi" diyen ahmaklara duyurulur ! Kabe: Alllahu Tealanin kelami sözü ile "evvele beyt"tir nedemek peki hz adem ile havvanin kafalarini sokup zifaf ettikleri ilk ev. Evvele beyt diyor rabbim, ya bu kadar acik bir kelimeyi anlamayana ben ahmak demeyende ne diyen allah aşkina?
Hz adem ile havvanin mi evi yokduda ilk evi kendilerine yaptilar, yoksa Allahinmi evi yokduda Allaha ev yapiverdilerde, Allahin evi oldu kabe?
Angutlara laf kaaaaar etmez anlamaz yillarca öyle bilmiş öyle söylemişler ben şimdi bu kör bakanlara ac gözünü desem ne fayda.



Abdest niye alinir deyince insan yemek icin temizlenebilir, yahut
kariyla halvet etcekdir, onun icin temizlenir, yahut chefine (şefine)
güzel görünmek icin temizlenir süslenir, veya veya

Amma abdest almak demek: ne onun icin, ne bunun icin, sadece Allah icin temizlenivermekdir.

insanin fiilleri, faaliyet gösterdikleri, amma para kazanmak icin
calişir cabalar, faaliyet gösterir, amma ögrencidir, okuyup adam olmak
icin calişir, yahut sevdigi komşusu vardir, onun bir işine yardim eder,
yahut sevdigine yardimci olur, veya ben güclüyün, herkes bilsin diye,
spor yapip caka satar. yani büttün faaliyetleri düşünün ......

ve Namaza gelince:
ne o iş icin, ne bu iş icin, günde beş kere
beşer dakikanida Allah icin sarfetmedir, yani Allah rizasini kazanmak
icin calişmakdir, hani karinin gönlünü almaya calişyonya oluyorya,
peki Allahin hicmi hatri yokda namazdan köşe bucak kaciyon aa ahmak
sürüsü.

ve oruca gelince vazgecmek demekdir, birşeylerden vazgecmek. sigara icin
sagligina zararli ölürsün dedilerse birakirsin vazgecersin. yine alkol
aliyon, yine dediler sarhoş olup onun bununla kavga ediyon, başin
beladan kurtulmuyor, hem maldan hem candan hem dostttan oluyon, bakdin
olur yakasi yok alkolu birakdin, hem saglik gidiyor hem canin SIKILIYOR
cünkü alkol alinca.

ve oruc ise: ne
saglik icin ne para icin ne pul icin, bazi şeylerden, Allah dedigi icin
vazgecivermek. ve bu haramlarin nedenin neden haram yeme, harama bakma,
haram olanla cinsi münasebbete bulunmaman gerektigini anlaman icindir.
yani Allah dedigi icin bazilarindan vazgecivermek terkediveermek
icindir.

ve yine zekata gelince, ev benim, ben kazandimda aldim, araba benim, ben
kazandimda aldim, kari benim, ben sevdim aşik oldumda, kacirdim aldim
diye degil , zekat maldan ve senin oldugunu sandiklarindan gecivermekdir,
ne icin? Allah rizasini kazanmak icin,

Ve Zekat ise: benim demekden
vazgecmekdir, ev benim degil, para benim degil, cocuk benim degil,
yaradanin diyebilmekdir. ve zekat ise Allah rizasi icin maldan
gecmekdir.

Gelelim gündemin konusu Kurban ibadetine

ve muhammedin ashabi derlerdiyki, onunla bir kelam ettiklerinde "anam
babam yoluna feda olsun" derlerdi yani ne demek bu, yani ya rasullulalh
biz senin dinine girmek, senin ögrettigin Allah emirlerine uymak icin,
anamizi babamizi terkdipde bu yola girdik, anamiz babamiz yolunda feda
olsun varsin, onlar varsin yanimizda olmayiversin, biz yeterki rizayi
bariyi kazanalim demekdir.

ve Kurbana gelince: anadan babadan
degil, bu sefer kendi canindanda gecivermekdir. ve ashab Allah Rasülünü
korumak icin, ellerini kollarini şehit verenlerdir, yani

Resûlullah’la Hz. Ömer (ra) arasında geçen bir konuşma onların temel
ölçülerinin ne olduğunu bize göstermektedir. Hz. Ömer (ra):

- Ey Allah’ın Resûlü! Kendim hariç Seni her şeyden çok seviyorum, deyince Hz. Peygamber:

- Olmadı, canından da çok sevmedikçe mümin olamazsın, buyurdu. Bunun üzerine Hz. Ömer (ra):

- Seni canımdan da fazla seviyorum, deyince Resûlullah:

- İşte şimdi oldu ya Ömer, buyurdu.

yani kurban edilcek havan öyle bir sifattadirki, demişki mesela
Muhammedin kurbani olcak hayvan: "Muhammede canim feda" diyebilmiş olan
hayvan. ve demek kolay amma,cani teslim etmek zor ve sen onu üzmeden
nasil canini alcan kurban etcen. işde Hz ömerin cibilliyati yani bir dana muhammede yoluna kurban olan demiş yani canimdan cok seviyon seni demiş ve Hz ömerin cibilliyati olan bir danayida muhammed kurban etmiş demekki.

ve bize bu cani veren Allah iken, ve borc veren adamin, bir gün gelip
artik o verdigim paraya kendimin tekrar ihtiyacim var, artik borcunu
öde, geri ver parami deyince, ondan kötü kimse olmaz degilmi ? halbuki o
verdi o parayi sana, ve bir ihtiyacini gördün, ve o geri isteyince
niye kötü insan, kötü adam olur bilinmez, ve işde nedenese kötü insan
oluverir. böyle olunca,

Kurbana gelince: sana bu cani
bahşeden Allah, sana kurban ile ögretirki bir gün senden, verdigi borc
olan kendi canini, artik geri isteyince, sen öl artik, benim bu verdigim
cana tekrar ihtiyacim var deyince, ölüm kötü olur, Allah niye bizi
öldürüyor? olur halbuki

işde kurban candanda Allah rizasi icin gecmeyi ögrenme edebidir ve

can senin rabbim, al senin yoluna feda olsun, diyebilme edebini ögrenenlerin, kurbanlari kabul, bayramlari mübarek olsun.

ha bu arada tiyo: kurban bayrami oldugunun alameti , o gün ve ismail ve samuel görmekdir.
---oOo---
Bazi Teknik sebebler yüuzünden Aynelyakin sayfamizi kapadik, artik yeni
portalimiz www.hakkalyakin.com sayfamizdan radyo yayini ve yazili vaazlara devam edecegiz
inşallah.
---oOo---

bilim adamlari Atomun icindeki Neutrinos incelemek icin riesige (büyük) alet yapmişlar, ve Allah parcasi ariyorlar, onu bulunca sanki Allahi yenebilcekler, ahmak bilim adami onu keşfedince iş biticekmi sanirsin?
Allah seni annendeyken annenin icine paketleyip koydu, annenden önce babana
paketleyip koydu, babanda peket halindeydin, babandan öncede sen yine vardin, babandan önce ninenin icinde paket halindeyidin, sonra ondan önce dedenin icinde, ondandan önce önce,..... Biz müslümanlar veya iman ehli öyle iman ederizki: Cünkü Allah bütün insanlarin ruhlarini ve nefislerini taaaa "GALU BELA" da söz aldiginda yaratmişdi zaten, hal böyle olunca Allah seni annendeyken annenin icine, Allah seni babandayken babanin icine, peket halinde koydu, babandan öncede sen yine vardin, ve taaki adem atamizin icinde bütün insanlik, kiyamete kadar dogacak insanlarin hepsi, onun icinde paket halindeydi. Sen neotrinosu keşfetsen, onun icinde de bir paket var, onu neyinen inceleyecen? onun icindekinin icindede bir paket var onu neyinen,.... Hz Ademe kadar kac tane atan varsa, o kadar paket icinde pakettin sen ilk
defasinda, anladinmi sen ha, yaklaşdim sandikca uzaklaşiyorsun cünkü Kainat uzaklaşan yapida, ahmak Bilim Adami.
---oOo---

Merkel Teyze siz angutmusunuz bunlari (mülteci) topluyorsunuz, bunlarin
kendi vatanina hayirlari yok, yarin sizin vataniniza ne hayiri olcak
Bunlar (mülteciler) gemiyi terkeden hirsiz fareler, yer yer ziftlenir işine gelmeyen oldumu, ne vatan der, ne bayrak
kacar, gider bir yer daha bulur, başka bir yerden daha ziftlenir, Avrupanin akilli olup bunlari bu kadar cogaltmamasi lazim,
aman itibarimiz sarsilmasin derken, angut olamak lazim bence.
Soruyurum: Kendi Vatanini Bayragini savunmayan adamin,
yarin senin vataninda ne gibi bir faydasi hizmeti olabilir?

zecken kirimli kongo kenesi gibi, ancak beleşcilik, bunlarin derdi para pul, ziftlenmek,, akilli ol Avrupa. Türkiyedeki tayyyip ve davudoglu ahmagi gibi olmamak lazim. neymiş yardimmiş, ne yardimi lan, kime vatan hainlerinemi! senin kendi askerin eger böyle vatana sirtini döner savaşdan kacarsa "Vatan Haini " illan edilir , sen kendi askerini yargilarsin idam edersin, nerde kaldi bunlarin öyle mülteciligi neymiş insanlikmiş, sicayim ben o insanliga.

"Sen Allahdan merhametli degilsin, Allahliga soyunma, ey ahmak insanoglu"
ve yine sözün bittigi yere geldik, niye kurban kesilir, hayvanlara aci, insanlara aci, merhamet merhamet nereye kadar, lan işde kurban geldi ve Allah "acima ve kes" diyor yani
"Sen Allahdan merhametli degilsin, Allahliga soyunma, ey ahmak insanoglu"

Kainatta teasdüfe yer yokdur, ve bunu şu delil ile ispat edecigiz inşallahu rahman.

Karoglanin Hacerül Esved yönünü bulma yöntemi:






Karoglanin Hacerül Esved yönünü bulma yöntemi icin Resimlerdeki Skize 1 ve 2 ye bakiniz.
Benim evimin yönü, önü ve yola bakan yüzü "Bati" istikametinde. Biz Avusturyadayiz ve buradan, benim bulundugum yerden KIBLE istikameti ise "Güney - Dogu" istikameti. ve ben kibleye evimin arka sol köşesine dönüyürum. ve benim en yakin komşularimdan birisi Hacer ve kocasi Hasan-Osman, ve onlarin evinin benim evime göre duruş pozisyonu ise: benim evimin "Güney-Bati" istikametinde duruyorlar.
evimin yönünü el aldigimda evimin ön sag köşesindeler ve fakat kibleye göre ise kiblemin tam ters tarafindalar ve hal böyle olunca yani hacer veya hacerül esved taşinin benim evime göre yönü, komşu hacer kiblemin tersinde olduguna göre, o zaman dünya yuvarlak ve macellan kurali ile hacerden tarafa dönüp kabeye kadar giden bir yol cizince bu sefer kabenin bana bakan yönünde arka köşesine varilmiş olur. ve demek olurki hacerden taraf, hacerül esvedin bulundugu taraf, ve yani benim evimin kiblesi hacerül esvedin bulundugu köşenin tam tersine bakan köşeye bakiyir o yüzden hacerin evi, kibleyi ele aldigigimizda benim evimin arkasinda yani, ve ben hem kibleye bakiyiorum hem hacere ve hacerül esvede bu sayede hemde ters köşesine, ve bundan sonrasida var amma onlarida başka vaaza saklayalim.
o bizi hakir gören kücük gören ahmaklara sesleniyorum, Allah bizim evimizin planina böyle bir mucize gizlemişken, ve bu SIRRI daha bizden önce söyleyen olmamişken. ve dediki biz gökde recebin hilalini ararken, Allah dur kulum receb gökde degil ben sana gezen yürüyen recebi gösteren dedi receb gördük recebin biri dedik demişdik, ve benim recebim canli gezer yürür dedik ve yine HIRA dan yazdik benim HIRAM canli dedik, ve benim hacerül esvedimde canli, ey mehdi cemaati sen senin hacerül esvdini bul, taş olanini degil, canli gezen yürüyenini bul. vallahi kainat kiyam etttide insanlar bilmez haala bilmezler


Makamımız kuş misali
Daldan dala konabilir
İnsanoğlu yok misali
Birgün olur ölebilir


Dağlar taşlar kül misali
Birgün olur tozabilir
İnsanoğlu gül misali
Birgün olur solabilir


Hakikata eren erler
Mevlasım bulabilir
Kendini kemter görenler
Birgün yüce olabilir




---oOo---

Rabbim insanliga Önce Mehdi aleyhisselamin vaazlari ile istikametini düzeltmeyi nasip eylesin, sonrada onun vesilesi ile hidayete, ve dogru yola kavuşanlardan eylesin, Kabesinide, kiblesinide, Hacerül Esvedinide bulanlardan eylesin.

Amiyn, Elfatiha maassalavat.

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 22 Eylül 2015 Salı

Original Kar©glan

Allah O' na Tevekkül Edenlerin Vekilidir (Kar©glanin 08. Eylül . 2015 Vaazi)

Allah O' na Tevekkül Edenlerin Vekilidir

(Kar©glanin 08. Eylül . 2015 Vaazi)

09 Zilhicce 2015 Salı Arefe

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَمَا لَنَا أَلاَّ نَتَوَكَّلَ عَلَى اللّهِ وَقَدْ هَدَانَا
سُبُلَنَا وَلَنَصْبِرَنَّ عَلَى مَا آذَيْتُمُونَا وَعَلَى اللّهِ
فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ




Sadakallahul Aziym ibrahim Suresi 12

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve mâ lenâ ellâ netevekkele alâllâhi ve kad hedânâ subulenâ, ve
le nasbirenne alâ mâ âzeytumûnâ, ve alâllâhi felyetevekkelil
mutevekkilûn.

Sadakallahul Aziym ibrahim Suresi 12

Meali:

Esteuzubillah

“Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken,Kimin sülbünden
oldgumuzu bize bildirmişken biz ne diye O’na tevekkül etmeyelim? Bize
yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Allah O' na Tevekkül Edenlerin
Vekilidir

Sadakallahul Aziym ibrahim Suresi 12

---oOo---



Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Kurbanlarınızı büyük yapınız. Muhakkak ki onlar sırat üzerinde sizin binekleriniz olacaktır."



( Hadis-i Şerif )



Allahümme Salli ala Muhammed Sübülene ibrahim

Allahümme Salli ala Muhammed Sübülene ismail

Allahüme salli Ala Mehdi Sübülene ibrahim,Sübülene ismail,Sübülene Musa,Sülbüne isa, Sübülene Muhammed Mustafa,

Yolculugumuza başliyoruz :

Cok önceki vaazlarimizda yazmişdik insanin ayak parmaklari
peygamberleri temsil eder hangi soy irk oldgumuzu gösterir manasinda
vaaaz yazmişdik. bundan seneler aylar sonra bilim adamlari, insanlarin
ayak yapilarinin, irklarini gösterdigini tespit etmişler. ve ve Irklara
göre ayak yapisinin farkli odugunun farkina varmişlar, ve ayak
yapilarini alttaki resimdeki kategoriye bölmüşler.



---OoO---

Ayaklar insanın en önemli organlarından birisidir desek yanlış
olmaz. Ayakları olmayan sakat olanlar bu durumu daha iyi
bilmektedirler. O nedenle ayak sağlığı ve ayak bakımı çok önemlidir.
Ayak sağlığı deyince akla hemen ayakkabı seçimi gelmektedir. Gün
içerisinde gün boyu ayaklarımızı içinde barındıran ayakkabıların
seçimi çok çok önemlidir.



Ayakkabı üreticileri belli standartlara göre ayakkabıların kalıplarını
üreterek o kalıba göre ürünler yapmaktadırlar. Biz ayak yapımızı
bilirsek ve ayakkabı alırken buna dikkat edersek daha konforlu ve
sağlıklı ayakkabıları seçmiş oluruz.



Aşağıdaki resimde de görüleceği gibi her ırkın ayak yapısı farklı farklıdır.



Bu konuda çalışmalar yapan bilim adamları ayak ve parmak yapıları ile
ilgili çalışmalar yaparak bazı çıkarımlarda bulunmuşlar. Dünya
genelindeki ırkların ayak yapılarında belirginlikler bulunmaktadır.



Ayaklarımız sağlıklı olurlarsa, biz de sağlıklı oluruz. Ayaklardaki bir
hastalık, bir aksaklık bütün dengemizi bozar. Vücudumuzun bütün
ağırlığını taşır ayaklarımız. Ayaklarımızın şekli, şemali ise kişilik
testi gibi bir şeydir aslında.



Yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan olgular şunlar;



İnsan yapısı her insan ve ırkta farklılık arz etmektedir. Bunlar
genellikle cilt yapısı, cilt rengi, saç ve göz rengi, beden ve
bacakların şekli belirleyici özelliktedir. Irklara göre hastalık
eğilimleri de değişmektedir.



İnsan Morfolojisi yanı kalıtım etkilidir. Irklarda bazı özellikler
kalıtımsal olarak ırkın yeni nesillerine geçmektedir. (Antropometri)



Yapılan araştırma neticesinde son 500 yılda bütün ırklar birbiri ile
karışmış vaziyettedir. Saf ve ari ırk üyesi bulmak çok zordur. Şuan
dünya genelindeki belirgin ırkların hep birbirleri ile karıştığı ve
ortaya yeni melez ırkların ortaya çıktığı saptanmıştır.



Ayak ve ayak parmakları üzerinde yapılan Çalışmalardan çıkan sonuçlara
göre aynı özelliğe sahip insanların kişisel özellikleri hakkında şu
kanıya varılmıştır.



Büyük başparmaklara sahipseniz, zeki ve yaratıcısınız demektir. Çalışkan
ve çözüm üreten insanların başparmağı büyüktür. Bir de büyük ayaklara
sahip olmak var. O da ayrı bir mesele…



Ayak baş parmakları içe doğru eğik olanlar uzun yaşarlar, servet sahibi
olurlar fakat tutumlu olanları bazen işi hasislik derecesine kadar
getirirken bir kısmı ise savurgandır ve bencil olurlar.



Büyük ayaklara sahip olmak güç ve kudret sahibi olmakla eş değerdir,
büyük ayaklı insanlar güçlü yaratılışlı zorluklara karşı direnmesini
bilen kişilerdir. Bu kişiler güvenilir olurlar. Para savurmaya
bayılırlar.

iki Kirimizi şekilin arasi Bilimsel bir makaleden alintidir.

---OoO---



inşallah ben bu aynelyakin sayfama, forumlarima ve facebok
hesabima bir adet grup kuracigim hangi irktansin lütfen sende bil ve
gruba katil diye bir topluluk oluşturacagim bu vaazi ve bilgileri
girecegim ve lütfen bizi bilen bilmeyen taniyan tanimayan sol ayak
parmak kisminin resimini ceksin ve kücültüp hangi grupdan oldugunu
facebook toplulugumza ve forumumuza veya bu sayfada chat box acacagiz
oraya yazsin resimin linkini versin ismini memleketini yazsin soyundan
korkmayan erler eklesin ve ben ilk olarak kendiminkini ekliyorum benimki



orjinal sol ayak ön kisimim

Latin ,Misirli, Arap ve Türk Karişimi.

yani başta yazdigimiz salavatta gectigi gibi

Allahüme salli Ala Mehdi Sübülene ibrahim,Sübülene ismail,Sübülene Musa,Sülbüne isa, Sübülene Muhammed Mustafa,

esteuzubillah

“Allah, Kimin sülbünden oldugumuzu bize bildirmişken biz ne
diye O’na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette
katlanacağız. Allah O' na Tevekkül Edenlerin Vekilidir.

Sadakallahul Aziym ibrahim Suresi 12

Kimin Mehdi oldugunu kiminde olmadigini Allah in bildigi gibi kullarda bilecek.

şimdi sahneye Türklerin başina gecen assolist tayyip erdogandan
resim bekliyoruz soyu ne ermenimi, yahudimi, türkmü? ve biz
okuduklarimizla ermeni yahudisi diye bulduk, ve gavur bozmasini müslüman
türk diye başina başkan eden ahmaklara ne diyen ben, ahmakliginiza
doymayin emi.

neden türklügü bitirmek istedigini eger ayak resimini eklerse
anlayacagiz tayyibin. türk oglu türk ise türklügü savunur, gavur
bozmasiyisa elbet kani bunu ve bizi türkleri inkar edecekdir, estetiik
yüstetik yapip oymandan iki gün icinde resim bekliyoz gören bilen
eklesin yorum yazsin, 2 günden sonra eklerse biz anlarizki oynadi
oyanatti bir yerlerini demekdir.

Türkün Türkden başka dostu yokdur.

ve taaybinki yahudi demek yani misirli musavi
tarzi fakat ermeni demek ise öndeki iki ayni boyda olacak ikili kaypak
yani önce erbekan dedi sonra caydi sonra feto dedi ondandan caydi sonra
öcalan dedi ondandan caydi sonra simdi türkün demeye kalkiyor hadi
türksen göster bakalim ayagini.yigidin mali meydandadir. simdi şu dakika
cikar göster bize erkeksen Türksen yigitsen.yok kanciksan kalsin sonra
gösterirsin.

---OoO---

Rasûlüllah Efendimiz (s.a.v.) kıymetli kerîmeleri Hz. Fâtıma-i Zehrâ'ya



"Yâ Fâtıma! Kalk, kurbanının yanına git ve kurban kesilirken şu duâyı
oku: (İnne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi'l âlemîn.
Lâ şerîke lehû ve bizâlike ümirtü ve ene evvelü'l müslimîn."



Meâli: "Şüphesiz benim namazım, ibâdetlerim, hayatım ve ölümüm,
âlemlerin rabbi olan Allâh içindir. Onun ortağı yoktur. Ben bununla
emrolundum ve ben müslüman olanların evveliyim." (Sûre-i En'âm, âyet
162-163)



Muhakkak ki kurbanın yere damlayan ilk kan damlası ile ömründe işlemiş olduğun her günâh mağfiret olunur.



Muhakkak yarın kıyâmet günü kestiğin bu kurbanın kanını ve etini getirip
yetmiş kat fazlasıyla, terâzinin sevâplar kefesine koyarlar."
buyurdu.



Hz. Ebû Saîd (r.a.) der ki: "Yâ Rasûlallâh! Bu büyük ikrâm Muhammed
aleyhisselâmın âline mi mahsustur, yoksa onlarla beraber bütün
müslümanlara mı mahsûstur?" dedim. "Husûsî olarak Âl-i Muhammed'e, umûmî
olarak bütün müslümanlara." buyurdu.



(Hadis-i Şerif)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)



Büyük boynuzlu çok güzel iki koçun birisini yere yatırıp besmele çekti ve tekbir getirerek



“Allâh’ım! Bu Muhammed’den ve Ehl-i Beyti’mdendir.” deyip kesti.



Sonra ikincisini keserken



“Allâh’ım! Bu da Muhammed ve ümmetindendir.” dedi.



(Hadis-i Şerif)

Aliyyü’l-Murtezâ (k.v.) Hazretleri



Biri kendisi için, biri Resûl-i Ekrem Efendimiz için olmak üzere iki koç kurban ederler ve



‘Resûlullah (s.a.v.), zât-ı şerîfleri için kurban kesmeyi bana vasiyet buyurdular.’ derdi.

---OoO---

Bugün arefe dedik Arefenin alameti nedir. Arefe senede bir defa
olan bir şey arefe ismi arafatta vakfedildigi icin arefe denir, ramazan
bayrami öncesine verilen arefe o manada degildir, o yani rmazaninki bir
olayin öncesi demekdir. yani senede bir defa doguran bir hayvan
dogurcak demekdir ve bugünün görülmesi bugünün hilali yani sizin hesapla
zilkade 25, ve at arap ati 365 günde dogurur ve 25 li tabanca Muhammed
Mustafa. senin benim bir cibilliyatimiz, ve gezen yürüyen sifatimizi
temsil eden hayvan halimiz oldugu gibi, muhammedin kusva devesi, düldül
ati vardi. ve devede atta 365 günde senede bir defa dogurur. ve arefe
demek o gün Adem ve havva görmek demekdir. bugünün arefe yani arafat ve
vakfe oldugunun alameti kapi gibi delili bana ihya olundu bugün
Avusturya TV kanalinda sabahdan "Adam Mitchel Lamberti" ilk defa
"ghost town" klibinde gördüm. yani adem görüldüyse demek olur ki, ilk
defa arafatta vakfeden oydu Hz Adem ve Havva, biz Hacda arafata cikipda
onlarin affolundugu o vakfeyi taklit ederiz. demekki arafat demek "Adem"
veya ingilazca veya alamanca "Adam" görmek demekmiş, elhamdülillah
rabbim hem ögretti hemde hakkal yani bildirdi yaşatti.

---oOo---

Bir zmanlar taş ocaginda akşama kadar calişip ekmek
kazaniyorduk, derdimiz ekmek davasiydi. biriside "ekmegini aşini
helalinden kazan" degilde bir atasözü gibi bir söz olan

"Kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğurur"

demiş peki Dogrumudur?

dostum sandiklarima yedirdim olmadi, nasihat etdim olmadi,
sigara ikram ettim olmadi, bazilarini meslek sahibi ettim olmadi, bazi
adamlari sofi ettim olmadi,

Allah aşkina bu dost nasil kazaniliyor biri bana bir aciklasin,

Zecken yani kene hayvanlarin sirtina binip onlardan zor ile
kaoparmadikca ayrilmaz, hatta bazen insanlarada biner, kopararak
ayirisin. halbuki o onun yanindan ayrilmamasinin sebebi dostlukdan degil
,o hayvandan veya insandan ziftlendiginden, yine pireler kedilerin
köpeklerin sirtinda gezer, ayrilmaz ikili gibidirler, yani sanirsin iki
sadik dost, sirtinda gezdirir kedi köpek, amma pirenin onlardan
ayrilmama, dost gibi ikili olma sebebi hicde öyle dostlukdan degil,
onlardan yine ziftlendigindendir.

öyleyse sen hangi dostlukdan bahsediyon, menfeatin olmadigi
yerde dostluk falan olmaz. kari koca bile birbirinden faydalanmak icin
evlenir, bir menfaat var, yani ya o ona hem bakicak hem yedircek hem
giydircek veya biribirlerinin sex ihtiyacini karşilamak icin, yani işin
ucunda yine menfaat var. O tayyip şakşakcilarini siz ne sanirsiniz,
onlar tayyipden ve tayyipin sebebiyle devletten ziftelnmeseler, işden
aşdan atilsalar, bir gün bile tayyip şakşakciligi yapmazlar, menfaat
varki tayyip der dururlar. önce bu makarnaci ahmaklarin ziftlendigi yeri
kurutcan, ondan sonra tayyibin secmeni falan kalmaz. otobüs terminaline
varan müşteriyi, bütün şirketler kapmak ister, amma müşteri uyaniksa,
hem kaliteli olan, hemde ucuz aolani tercih eder. verin bunlara sizde
makarna börek cörek, bakin ardindan secmen neymiş. yani adam
ziftlencekki senin yandaşin olsun. yemin olsun sofileri schrems
dergahinda, cam fistikla marlbora sigarsi ile besledimde, birgün ev
aldim pencereleri plastik takdim, ve eski pencere ile yenilerinin
arasinda boy farki vardi, oralari tuglayla kendim ördüm, elimden
geliyor, sivada yaparim amma, dost düşman bakicak, bir usta elinden
ciksin dedim. bir sofi amcamiz sivadan anliyordu, cagirdim kac paraya
yaparsin dedim, amca demedi kac senelik sofi arkadaşiz, senin verdigin
fiyata olsun demedi, gözünü toprak doyursun, o gün 5000 schling veren
dedimde, olmaz dedi, 7 bin schling isterin dedi. bende anladimki dostluk
sofilik mofilik mümin kardeşligi falan yalanmiş, paran varmi daglar
mehmetali cagiriyormuş, yokmu vaah garibimin haline olursun. yani bütün
dostluklar menfaate kurulmuş, ve ebubekrler ahirete göc etmiş, yok
artik öyle sadik dostlar. sadik dostlar mezara girmiş ve insanlik ölmüş
be kardeşim. öyleyse bu tayyibin elinden devleti alicaksan, önce bütce
saglam bir adamin eline gececek, ve öyle babasinin parasi gibi, partinin
menfaatine, tayyibin koltugunun menfaatine savurmayacak.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

Dostuna muhabbette aşırı gitme; umulur ki, bir gün gelir

de düşmanın olur. Düşmanına buğzetmek hususunda da aşırı gitme; umulur ki bir gün dostun olur. Hz. Muhammed (s.a.v.)

--o--

Dün PKK lilarla kol kola, el ele gezenler, bugün düşman
oldular, öcü HDP oldu, onlarada bizler öcü Türkler olduk, öyleyse bu
hadis hak. yarin ne olcagi belli degil, düşmaninada dostunada
davranirken orta yolu sec, aşiri gitme. şimdi kürtlerin hepsini silip
atmayin, dün daha dün, hepimiz dosttuk bu gün ne olduda düşman olduk
demek yokmu, iki tarafda oturup düşünsün, bizi biribirimize kirdiran
kim, kaypak kalleş şeytan kim, şeytani görünmez sanmayin, bunu yapanlaar
görünen iki bacakli şeytanlar.

--oOo--

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

Kişi, yakın dostunun dini üzeredir. O halde sizden her biri
kiminle dostluk kurup arkadaş oluyorsa, ona mutlaka dikkat etsin."

Hz. Muhammed (s.a.v.)

---oOo---

Pazarlik sünnettir, fakat öyle satanin menfeati icin degil,
alicinin daha ucuza alabilmesi icindir, yoksa satici 10 liralik mali 15
liraya saticaksa adalet nerde, Allahin rahmeti nerde, ibadet şuuru
makasadi gayesi nerde. burdaki bu sünnetin gayesi maksadi, saticinin
karindan vazgecip, yahut az kar edip alicinin ucuza mal alabilmesi
iken, satici 10 liralik mali elli deyip, sonra indirip 20 liraya
kaziklayacaksa, bu sünnet ve ibadet olabilirmi Allah aşkina. müslüman
ticaretci lakabli adamlar yani MÜSIAD üyeleri işde bu yüzden pazarlik
yapan müşteri gelince sahtekar saticilar 10 lira ise mal, 20 lira
derler, sonrada indir biraz deyince, senin hatirina 15 olur derler.
halbuki alici kar etcegine satici kar eder, zengin malina mal katar.
Fakir, yine fakir, yine fakir. adalet biraz, adalet, ibadet nedir?
neden yapilir tefekkür, müslüman ticaretci böyle yapar, neymiş sünnet
işlemiş oluyormuş, pazarlik etmişmiş. lan insani kandirmanin ibadet
oldugu nerde görülmüş, a ahmak cakma müslüman.

---oOo---

Eger çobanın köpeği kurtla Anlaşırsa, sen bu Koyunlardan
birkacini her gün al götür, amma bana dokunma diye, böyle kancık köpeği,
sürünün başında tutan çoban ahmakdir, her gün birkac asker, birkac
polis, coban köpeğinin kancıklıgı yüzünden ölüyor, uyan Türkiye, bu
kancik köpeği sürünün başından at.

Rabbim, Mehdi cemaatini insanlari kandirmakdan muhafaza etsin,
ve dostunu düşmanini bilip, Onlarin arasina, menfaate dayanmayan
dostluklar ihsan eylesin.


Amiyn.



Elfatiha maassalavat.

---oOo---

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Şubat 2018 Perşembe

Original Kar©glan

Sonbahara Giriş Şeytana Mühlet Verilmesinin Hikmeti(Kar©glanin 01 Eylül 2015 Vaazi)

Sonbahara Giriş, Mevsimin ilk Armutu, ve Karanliğa ve Zulumete,
Kışı Getirmleri icin Mühlet Verilmesi Müsade Edilmesi, Şeytan
Aleyhillaneye Mühlet Verilmesinin Hikmeti


(Kar©glanin 01. Eylül . 2015 Vaazi)

... Zilhicce 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا وَأَكِيدُ كَيْدًا فَمَهِّلِ الْكَافِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا

Sadakallahul Aziym Tarik Suresi 15 - 16 - 17

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

İnnehum yekîdûne keydâ, Ve ekîdu keydâ.Fe mehhilil kâfirîne emhilhum ruveydâ

Sadakallahul Aziym Tarik Suresi 15 - 16 - 17

Meali:

Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar, Ve ben de onlara karşı bir
tuzak kurarım. Artık sen inkârcılara mühlet ver; onlara biraz zaman tanı

Sadakallahul Aziym Tarik Suresi 15 - 16 - 17

---oOo---

Muhammed Ayaklari taşlanmiş kan revan icinde Taifden Dönerken

Hz. Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

Bilmiyorlar, şayet benim peygamber olduğumu bilselerdi böyle
yapmazlardı. "Ya Rabbi Bunların Sülbünden Gelecek iyiler için Bağışla
Onları".

( Hadis-i Şerif )

Allahümme Salli ala Muhammedül Vaadül Emin,

Allahümme salli ala Yunuse Vadehu bil Avdeti

Allahüme salli Ala Mehdi Zamanül Emin vezzamanul Avdeh.

Yolculugumuza başliyoruz :

Eski terazilerle satiş yaparken, eger bu adam gercek bir mü min
ise, mesala şeker tartarken müşterisinin hakki gecmemesi icin, her
tartişinda mesela en az elli gram şeker fazla katip, tarazinin hafif
agir gelmesini saglar. üc kagitci bir sahtekar saticida terazinin şeker
koydugu kesesinin altina iki ciklem sakiz yapiştirip, daha 1 kilo
degilken o şeker, bir kilo gelmesini sagliyor, yahut bir parca lehim
yapiştirip hile yapar. Dünyada ikisinin örnekleride varmi? Evet var. ve
mü min bakkal her seferinde elli gram fazla koyunca, onun şeker cuvali,
mesala elli kiloysa, o cuval bitince, o elli gram fazlaliklar yüzünden,
mesala 49 kilo parasi alip, fakat elli kilo satmiş olur. ve böylece
bakkalin bunu hesap edip, her cuvaldan bir kilonun Allah hakki oldugunu
hesap etmesi gerekir, fakat hilekar bakkalda cuvali elli kiloysa o elli
kilo cuvali, o fazla gösterdigi elli gramlar yüzünden, her cuvaldan bir
kilo fazla para kazanir, ve 51 kilo parasi alir. ve biz taaa receb
ayindan, ve hidrellezden bu yana diyoruzki, her ay erken geliyor, ve
hilekar satici gibi, o biriken elli gramlar, her ay cogaldi ve sene
sonu, senenin son ayi zilhiceye girdik. ve biz bu hileli satiş misali
olan kameri ayin erken gelmeleri yüzünden, zilhicce erken geldi. ve ne
yapacaz şimdi, ve son on güne girmiş olduk. ve zilhiccenin 10 u arafat
ve vakfe olcak, ve kurban kesilcekken, semaya bakinca ve diyanet
takvimine bakinca ay dolunay gibiydi 2 gündür, ve diyanet takviminde bu
gün icin zilkade 17 gösteriyor ne olcak şimdi? ........... receb isimli
birini gördüm ve recebin 1 i dedik, hidrellez günü HIZIR ismili oglan
gördüm dedim. Ramazanin biri hilal görmek, ve hilal cebeci tweeti oldugu
gün dedik, ve ramazan bayrami günündede Bayram ismli adami gördüm, ve
bayram o gündü dedim. peki zilhiccenin alameti nedir, zilhiccenin
alameti haci görmekdir, uzun süredir görmediginiz bir haciyi görmek,
veya gördügünüz haciyi görmek. biz ise gecen haftaki vaazda sahtekar
hacidan bahsettik, ve tugla calan hirsiz hacidan ve eger bu zilhicce
işde böyle erken geldiyse, sebebi böyle hirsiz sahtekar hacilarin
calmasi yüzünden, böylece cal cal her kiloda 50 gram cal, ve sene sonu
12 kilo şeker parasi kar eden bakkal gibi, bu zilhiccede şimdi sonbahara
denk geldi. ve sonbahar demek yavaş yavaş kötülerin, böyle calan
cirpanlarin sahtekarlarin, kafirlerin, münafiklarin, yüz bulup kar
ettikleri vakit demek olur. ve bu zilhicce yani bu seneki hac,
hirsizlarin hacci olcak herhalde, sonbahar hacci, sahteker hacilar, yani
hacdan dönüşde hacilig satacak olanlarin hacci, yani ve erken geldik,
calinan kameri günler torbada, elde bir hazir vaziyette, yani adamlar
hacdan sonrasinida planlamişlar bile, yani yapacaklari "keyd" leri hesap
edipde haciya gidecek olanlar. ve bundan önceki sene yine hirsiz
hacilarin vakti, yani 10 gün dah gec idi yani sonbahar idi, ve daha
sonra sonra ve ve önceki seneler hepsi sahtekar hacilarin vaktiydi. taa
en son mart ayinda olan haci vaktine kadar hep sahtekar hacilarin
vaktiydi. Zilhbicce alameti olarak biz göre göre iki tane sahtkekar
haci gördük, ve fakat uzun zamandir bizi görmeyen biride geldi bizi
gördü, ve bizde hac görevimizi 1997 senesinde mart ile nisan arasinda
yaptik yani bahar ve ve yeşil ve muhammed aylarinda, yani o gelen
misafirede zilhicenin girdigi alameti olarak biz göründük, ve zilhice
girdi denmiş oldu. ve bu olay 30 ağustos günü ikindi vakti oldu, ve
zilhiccenin hilali demekki ikindi vakti, bizde ikindi vaktiyken bir
yerde zilhice girdi demek olur, ve 31 Ağustos Zilhicenin 1i Demek olur.
iki sene sonra haciya gidecek olanlar icin hac mevsimi artik yaz
mevsimine denk gelecek, ve sahtekar hacilarin vakti bitecek, evet icinde
birkac istisna olabilir, ve bu genelini bozmaz yani.

baştaki tarik suresindeki ayette gecen "keyd" kelimesi
tuzakdan ziyade hile manasindadir ve demek olurki "onlar hile
yapiyorlar, onlar yaparsa, bende onlara hile yaparim" gibi bir mana
vermek gerekir bu ayete. ve böyle olunca 1/3 saat gece 1/16 saat
gündüzken artik gündüz zamanini geceye birakmaya başlamasi demek, yavaş
yavaş iyilerin kötü olmaya, günah işlemeye, günaha hileye başvurmasi
demek olur yani. ve böyle böyle zulumet ve karanlik ve soguk cogalip
sonabhardanda Wintere, yani kiş mevsimine dogru yol alriz. Aynen bir
otobüsün terminalden yola cikip, bir başka şehire giderken, yolda
inenlerin otobüsü yavaş yavaş boşaltip, yerine yeni diger şehire
gideceklere birakamasi gibi, işde iyilik, güzellik ve aydinlik ve
müminlerde, yerini karanlik zulumet, hile ve günaha birakmya başlar, bu
taaaki en günahkarlarin vakti, zulumetin karanligin koyu oldugu, soguk
kişin cetin oldugu 21 Araliga kadar devam eder. ondan sonra bu sefer
insanlar günahdan tövbe edip, aglayip sizlayip iyi olmaya meyletmeye
başlar, gözyaşi ve bahar yagmurlarina birakir, ve gündüz uzayip bahara
dogru yol aliriz.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ
وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي
الْعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ

Sadakallahul Aziym Felak Suresinin Tamami

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Kul eûzu bi rabbil felak, Min şerri mâ halak, Ve min şerri
gâsikın izâ vekab, Ve min şerrin neffâsâti fîl ukad, Ve min şerri
hâsidin izâ hased.

Sadakallahul Aziym Felak Suresinin Tamami

Meali:

De ki: “Ben, Felâk’ın Rabbine sığınırım” , Öyleki
Yarattıklarının şerrinden,( veya Yaratıklarının şerrinden),Ve karanlığı
çöktüğü zaman gecenin şerrinden (veya Karanlik ve zulumet vakti gelince,
Zulumet ve karanligin sahibi olanlarin şerrinden),Ve düğümlere
üfleyenlerin (Büyücülerin ve sihirbazlarin) şerrinden, Ve haset ettiği
zaman, haset edenin hasedinin şerrinden.

Sadakallahul Aziym Felak Suresinin Tamami

ve bu surede öyle bir siralama varki aynen sonbahardan Kış
mevsimine ve, dünyanin ömründe, kiyametin sabahina dogru giderken ki
olacak olanlar, ve takib edilen yolu anlatiyor, yani birinci olarak
birilerinin eyvah yaz bitti diye, daha yazin sonundan bahari özlemeye
başlamasi, ve keşke yaz bitmeseydi dercesine, yazi özlemeye başlamasi,
yani zencirin ucuna yeni bir yaz zenciri takilasiya, navigationun
hedefine yaz mevsimi, yeni yaz yazmasi, ve ondan sonraki aşama ise,
"yaratiklarinin şerrinden Allaha siginirim" ve bu yolculuk önce
cibillyatlarda başliyormuş ve demek olurki, önce hayvanlar bu hali
hissediyorlar, yani sonbahar önce hayvanlara ve bitkilere gelir, ve
mevsimin ilk armutunun ermesi demek, taaa süreyya yildizina kadar tesir
eden, sonbahar burcuna girme vakti olup, ve TARIK yildizinin, sislerin
ardindan yeniden dünyamiza gözükmeye başlamasi, Dogup gelmesi demek
olur, cünkü Tarik yildidizi, kuzey yarimküre sonbahara girince, kuzeyden
görülebilir, güneyden görülmez. ve güney yarimküre sonbahar olunca, bu
sefer sadece güney yarimküreden görülebilir. yani onun menzili ve
yörünge sistemi, diger yildizlar haraketi, sagdan solayken, aynen ayin
yörüngesi gibi, tarik yildizida sagdan sola degil, aşagidan yukariya
dogru bir yörünge takip ettigi icin, böyle bir yörünge takip eder, ve
kainatimizin yazdan sonbahara gecmesini saglyan, bir cark sistemine
sahipdir, ve dünyamizin yörüngesini, milim milim işde sonbahara dogru
cevirir, ve öyle olunca işde, karanlik ve soguk vaktine geliriz. yani
onun görülmesi ile dünyamiz, güneş sisteminde dikey olarak hareket
etmeye başlar, yani hem güneşden uzaklaşacak, metre metre güneşi
arkasina alip güneşden uzklaşmaya başlaycak, ve yine bir diger
haraketide, bu uzaklaşma yörüngesindede, her metrede, bir metre metrede
yine kainatin uzak nokatasina dogru yani, o acilan devamli büyüyen
kainatin, büyüdügü derin tarafina dogru ilerler, yani aynen kafayi
kaldirdigimizda gördügümüz dikey hareket, yani kuzeye dogru olan
hareketi. hayvanlara meyvelerre yani sonbahar burclu, sonbaharda dogum
yapan hayvanlar, ve sonbahar eren meyvalar, sira sira ermeye, sire ile
dogmayy başlar. ve yine onlarin, o sifatlarin cibilliyatlarin sahibi
olan insanlarda, dogmaya başlar, veye dogum günlerini kutlarlar,bundan
sonraki aşama ise, ve son iki vaazda dedigimiz mesele yani " Ve
karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden (veya Karanlik ve zulumet
vakti gelince, Zulumet ve karanligin sahibi olanlarin şerrinden)
tanyerine agartan yani sabaha aydinliga ulaştiran ve kişdan bahara
ulaştiran Rabbe siginmak. yani öyle bir halife vardirki, dünyada onun
görevlerinden birisi, öyle Rabdirki öyle terbiyet edicidirki, o
terbiyeci halife dünyamizi ve kainattaki bütün yildizlari, yaz gelince
yaza, kiş gelince kişa dogru sürüp güden bir coban gibidir. ve onun işde
yazin sonbahara tecavüz etmemesini, ve yine sonbaharin kişin vaktine
tecavüz etmemesini saglamasi lazimdir. ve fakat işde bu sene yine kayma o
kadar cogaldiki, sonbahar normalinde başlangicdaki hali 23 eylül iken,
ve fakat daha Agustosun başina denk geldi, ve 2. veya 3. hafta yani
agustos sonuna kadar kainat sonbahar menziline girmesine ragmen, yaz
konumunda hareket ettiginden, yani güneşe dogru yaklaştigindan, işde
öyle sicaklar cogaldi 60° lere vardi. ve biz Agustoson son 2 hafta
öncesi, bu menzil ve yörüngeyi işde sonbahar konumuna getirdik, ve
dünyamiz güneşe sirtini dönüp uzaklaşmaya başladi,ve sicaklar gidip
hafif rahatlama oldu, ve yavaş yavaş bir soguma olurken , ve fakat kafir
deccal ve elemanlari, bizim yaptigimizin kehrwertini alarak dünyamzin
yeniden güneşe dogru hareket etmesine sebeb oldular. bu sefer yine dünya
ayni kaldigi yerden degilde bir haftalik bir geriden yeniden güneşe
dogru hareket etmeye başladi, güya ahmaklar sonbahara 23 septemberde
girecekler, lan ahmak idiyot illuminati köpekleri, decal köpekleri, bir
insani bir koşu yarişina kuysan, o adam 100 metreyi bir defa 2 dakida
koşduysa, ayni mesafeyi ikinci sefer koşsa ayni yine 2 dakikada koşamaz
ya biraz daha kisa zamanda, yada biraz uzun zamanda koşar. ve eger
koşunca vücudu isinip power oluyorsa, yani dizel araba gibi isindikca
hizlaniyorsa yani, yakiti isininca daha güzel yakip hizli gidiyorsa,
ikinci koştugunda daha kisa zamanda tamamlar, yahut benzinli araba gibi,
zaten ince yakit kullaniyorsa, birinci koşmasinda bütün gayretini
performansini harcayip gösterdigi icin, yorulup, ikinci koşmasinda
performans kaybedip, bu sefer daha uzun zamanda koşar ve süre uzar,
aynen böyle işde, biz yani, dünyamizdaki insanlarin hep hiz meraki
yüzünden, daha iyisi daha iyisi meraki yüzünden dünyamiz cok hizli
hareket edip bu hal, yani mevsimlerin aylarin erken gelmesi olayi ortaya
cikiyor.

Hz. Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir
hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi kısa gelmedikçe
kıyamet kopmaz."

( Tirmizi)

Bunun sebebine gelince biz sonbahar vakti gelince, dünyamiza
artik kuzeye dogru hareketini başlat, ve yazdan sonbahara ve ordan kiş
burcuna yol al diye emrederiz, ve o artik kiş menziline hareket etmeye
başlamasina ragmen daha 21 Araliga varmadan, mevsim en cetin kiş vakti
olan menziline gelince aynen, cobanin koyunlari güderken, köyden
uzaklaşmasi, ve fakat onun tekrar eve döncegi bir saat vardir, artik
köyden belli bir uzakliga ulaşinca, koyun sürülerini geri cevirir ve
artik dönüş menziline girer, ve koyunlar yine yayila yaila köye dogru
hareket ederler, ve böyle olunca biz kainati alemin haritasi insan
bedeni olan vücudumuzda, işde bu dünyamizin hangi menzile geldigini
biliriz, ve ona göre koyunlar güneşden veya köyümüzden uzaga dogrumu
hareket edip yayilcaklar yoksa geri dönmemizmi gerkiyor bilirz. ve ona
göre vardigimiz menzil itibari ile öyle sabit olarak 23 eylül, gün
dönümünü veya 21 aralik gece dönümünü beklemek zorunda degiliz, ve
sürünün cobani bilir, eger belli uzakliga gelirsek, ve ordan geri
dönmezsek evimize saatinde dönemeyiz, o yüzden saatinde evimizde olmak
niyetiyle yönümüzü yolumuzu degiştirmek gerekir, ve biz emrediyoruz
bütün yildiz sistemine geri dön diye, ve fakat ahmak deccal bunu tersine
ceviriyor, ve işde düynamiz, o kadar hizlandiki işde normalinde biz 26°
27 ° vardigimizda, dünyamiz sonbahara gün dönümü olan normalinde 23
eylülde olcak olan menzile varmiş oldu, ve biz bu kadar erken vardiysak
mevsimlerde cok kayma olur diye, o vakit geri dön demeyince, bu sefer
dünyamiz güneşe dahada yaklaşdi ve sicklar 60° lere vurdu, ve sonunda
anladik ki Allah muhafaza güneşin icine girip gitcez diye Agusotosun son
iki haftasi kalince dedikki artik geri dön, ve böylece dünyamiz ve
bütün sistem ters döndü, ve geri hareket edip kiş menziline yol
alirken,ve yagmur ve rahatlama ve serinleme olurken, gecen hafta ahmak
deccal bizim yaptigimizin kehrwertini alarak sistemi tersine cevirdi,
ve böylece dünya ve sistem yeniden güneşe dogru yol almya başladi, ve
yeniden sicaklar basdi, ve bu ahmak deccal, bizim vucudumuzda
hissettigimizi, yani sürünün köyden ne kadar uzaklaştigini bilmez,
sadece zamanin sahibi bilebilirken, bu ahmak deccal, bizim yaptigimizi
oynuyor, ve biz yaz diyoruz, o kiş diyor , biz bahar diyoruz, tersine
cevirnce, o da sonbahar demiş oluyor, ve böylece dünyanin ve sistemin
düzeni bozuldu, ve dünyamiz cok hizli hareket etmeye başladi. ve yine
eger 21 aralikdan önce, biz yani dünyamiz 21 aralikda olmasi gereken
yere menzile varipda, dünyamiza ve sürüye dön artik demezsek ve 21
Araligi beklersek, ve bu sefer dünyamiz kainatin derinine dogru hareket
ederse, Bu seferde Allah muhafaza dünyamiz fazla derine gittigi icin
güneşin cekim kuvveti menzilinden cikiverirse, raydan cikarsa, kainatin
icine ve bir kara delige dogru ucar gideriz, ve raydan cikariz, ve
muhammed dedi

"Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay
gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi
kısa gelmedikçe kıyamet kopmaz."

öylese siz oynadikca, bir gün benim bildigim ve fakat sizin
bilmediginiz bir sebebden güneşe dogru hareket etmemiz sebebiyle, dünya
neredeyse güneşin icine girip gidecekdir, ben dahi artik ona müdahele
edemem. cünkü güneşin cekim kuvvetinin cok oldugu bir menzile gidersek
varirsak, ben dön dösemde cekim kuvveti cok oldugundan, dünya geri
dönemez, ayni akintiya ters yüzülemedigi ve denize fazla acilanin artik
dalgalar yüzünden kiyiya dogru yüzemeyip bogulmasi gibi, ya kainaitin
icine savrulkuzu yahut yaz mevsiminde yakina gidince hepimiz güneşin
icin girip, ateşin ve cehennemin icinde boguluruz Allah muhafaza, ve
muhammed dedi, bu oynama 1 gün, bir saat gibi oluncaya kadar devam eder,
ve ondan sonra kiyamet kopar dedi, yani böyle hizli hizli giderken, bu
gün 15 Agustosda sonbahar menziline vardik, ve yani normalinde 23
eylülde olmasi gereken yere vardik ve coban ben oldugum ve bildigim icin
cevirdim, ve fakat bu sefer seneye, daha hizli daha hizli ve artik
mevsimler saatler kayacak, o yüzden zaten bu sene kaymayi geciktirmek
icin, ben Agustosun başinda cevirmem gerekirken cevirmeyip iki hafta
birakdim, ve sicaklar 60° vurdu ve yinede hizli yinede hizli, ve
yapabilcek birşey yokkine bu kiyametin gercegi ise, ben dahi birşey
yapamaz hale gelince sonumuz geldi demekdir.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

“Dünyanin ömrü 1 gün ve Ben insanlığın ikindi vaktinde geldim.”

(İbn-i Kesir tefsiri, 12/6549)

ve biz Obama başkan secildiginde, akşam vaktine girdigimiz
söylemişdik, ve ve bu hizli hareket sebebiyle yatsiya girdik, ve gecenin
karanligina yol aliyoruz. bu tayyib zulmu, suriyenin durumu, yine misir
ve diger yerlerin durumu, boşuna degil, zulum ve karanlgin cogaldiginin
alameti yani gecenin icine dogru daldigimizin alameti . ve sahtekar
tayyip, en dogrucu adam diye bilinir oldu, yani adam calarsa calsin,
adam müslümanya namaz kiliyorya diyorlar. yani mesala bir sepet üzüm
olur, insan en önce en begendigi salkimlari alip yer, secer secer yer,
sonra hafif sevmedikleri kalir, sonra onlarida alip yer, bu sefer cürük
carik kalir, cürük cariklarin icinden de bu sefer en yenebilceklerini
ayirir yer. ve biz gecen ugur işilak in o yanci medya gibi tayyip
uşakligi yapmasini sevmeyip tasvip etmeyip onu twitter ve facebookdan
silmişdik, ve amma şimdi eger kala kala cürük carik salkimlar kalinca,
onlarin icinde en azindan yenebilceklerini secmek gerekir hükmü ile, en
azindan allah kitap diyor, kötülerin icinde en azindan biraz yenebilcek
olanlardan o da, olsun bakalim ne yapalim, bazen onuda dinlemek lazim
dedik.

esteuzubillah

"Ve min şerrin neffâsâti fîl ukad"

Bu gecenin karanliginin bir koyu renk daha almasina, büyücüler
ve reptilianlar sebeb olcaklar, neden musanin büyücüleri attiklari
ipleri yilana ceviriyorlardi, yani reptillien büyücüleri, yani yari
yilan yari insan yaratiklar, sürüngen cinsi insanlar, yani cbilliyati
sürüngen olan insanlarin cogalmasi. ve her işini büyü ve sihir ile,
cinlerle, reptilianlarla yapanlarin cogalmasi vakti. ve hal öylemi, evet
Amerika işlerini Reptilianlarla yapar oldu artik. ve inslarda evlencek:
büyü ve dua, işe gircek: büyü dua, imtihan kazancak: büyü dua yapiyor
veya yaptiriyor. yani dügümlere nefes edenlerin vakti, ve daha sonraki
insanlar ise, en zalim ve koyu karanlik, siyahin en koyusu, kötü
insalarin vakti yani

"hasidin iza hased"

vakti ve Muhammed dedi:

"Gıybet ve hased, insanın sevabını ve iyi amellerini ateşin kuru odunu yaktığı gibi yakar."

"Hadis"

ve Yine Muhammed dedi:

Resulullah (s.a.a)'den nakledilen bir hadiste şöyle buyuruyor:
"Kalbinde bir hardal tanesi kadar kibir olan bir kimse, cennete
giremez. Kim büyüklenir ve yol yürürken tekebbür ederse, Allah kendisine
gazaplandığı halde onun huzuruna varır (haşr olur)."

(Mirac-üs Saade, s.201)

ve Hased, insanin demir cibiliyatlarina dönmesi demek olur. ve
şeytan aleyhillane, Hz. Adem yaratildiginda ona hased etti, ve o
toprakdan kendisinin ise ateşden oldugunu ima edip, ona hased etti
kibirlendi, üstünlük tasladi, ve en kötü hal o hal, ve insanlar artik
birbirine kibirinden, yüksekten bakar olunca,

hasedilik, onu bunu cekememe başlayip cogalinca, zulumet iyice
cogalir ve gecenin dibine vurmuşuz demekdir. öylemi? evet tayyip
digerlerini begenmiyor, digerleri tayyibi begenmiyor, müslüman
müslümanla kavga eder oldu, onun arabasi var, benim niye yok, o yeni
telefon aldi, benim niye, yok o aldi, onun var,....... ve böylece
hasedilk vaktindeyiz, yani gecenin dibine vurduk.

"hasidin iza hased" vaktide tamam oldu veya olmak üzre. ve felak sureside bitti bitcek, ondan sonra ne var Nas suresi, ve sonrada kiyametin sabahi.

(Kıyamet kopmadan yüz yıl öncesinde yeryüzünde Allah’a ibadet eden kalmaz.)

[Hâkim]

(Kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.)

[Deylemi]

(Kötüler dünyaya hâkim olmadıkça kıyamet kopmaz.)

[Tirmizi]

(Kıyamet ancak kötü insanların başına kopar.)

[Müslim, İbni Mace]

(Kur’an-ı kerim kalkmadıkça kıyamet kopmaz.)

[Ebu Nuaym]

(Vahşi hayvanlar, insanlarla konuşmadıkça kıyamet kopmaz.)

[Tirmizi]

Âhir zamanda kötülere, fâsıklara, imansızlara rağbet edileceğini Peygamber efendimiz haber vermiştir. Bir hadis-i şerif:

(Kıyamet yaklaştıkça, doğru konuşan Müslümanlar yalanlanır,
yalancılar ise tasdik olunur. Haine güvenilir, emin olan Müslüman ise
hain kabul edilir.)

[Taberânî]

(Yeryüzünde Allah diyen Müslüman kaldıkça kıyamet kopmaz.)

[Müslim]

Rabbimin işde, şeytan alehillaneye müsade ve mühlet vermesinin
sebebi ise, gündüzden geceye, yazdan kişa, rahmetten gadaba, ve
aydinlikdan gölgeye degil, karanliga gecilmesi icin, ve dünyanin ve
kainatin bu hased vakti, demirlerin ve demir cibilliyatlilarin vaktine
yol alip, dünyada "Allah demeyi unutan kötülerin vaktine varip ,
kainatin ömrünün hitam (The End) bulmasi icindir.

"Yeryüzünde Allah diyen [Müslüman] var oldukça kıyamet kopmaz."

(Müslim,Tirmizi)

Rabbim, Mehdi hayatta oldugu müddetce, "Allah" diyenleri dünyada bitirmesin

Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

---oOo---

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 24 Ağustos 2015 Pazartesi

Original Kar©glan

Lem Yelid Velem Yüled? Doğmamişdir Doğrulmamişdir. (Kar©glanin 24.08.2015 Vaazi)



Lem Yelid Velem Yüled? Doğmamişdir Doğrulmamişdir.

(Kar©glanin 24.08.2015 Vaazi)

27 Zilkade 2015 Pazartesi


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

اِنَّ شَرَّ الدَّوَٓابِّ عِنْدَ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۚ

اَلَّذ۪ينَ عَاهَدْتَ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنْقُضُونَ عَهْدَهُمْ ف۪ي كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ


Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 55 - 56

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnne şerred devâbbi indallâhillezîne keferû fe hum lâ yu'minûn.
Ellezîne âhedte minhum summe yenkudûne ahdehum fî kulli merratin ve hum
lâ yettekûn

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 55 - 56

Meali:

Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkar edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 55 - 56

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı."

(Müslim, Tevbe, 9)


Allahümme Salli ala Muhammedül Vaadül Emin,

Allahümme salli ala Yunuse Vadehu bil Avdeti

Allahüme salli Ala Mehdi Zamanül Emin vezzamanul Avdeh.

Yolculugumuza başliyoruz :

Haciligligini tutmayacagini bilen, gelince billah bozacagini
bildiginden, haccca gitme işini erteleyip taaa coluk cocugu everip, koca
kari ve ihtiyar adam olunca ve, kariya kiza bakamaycak işi bitimiş
vaziyete gelinceye kadar ertelyen bir milletin evlatlari, bizi yukardaki
ayette yazan antlaşmadan cayan devvabbulardan ilan etmesi cok normal
degilmi kardeşlerim, hacca gitmek ve arafatta vakfedip bekleyen sonra
müzdelifeye inen, müzdelifeden indigidine anadan dogmuş gibi tertemiz
olur demiş muhammed.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

“Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınır
ve günahlara sapmazsa müzdelifeden indigidine annesinin onu doğurduğu
günkü gibi günahlardan arınmış olarak döner”

(Buhari, Hac, 4)

Türk milleti Hacci niye erteler, coluk ocuk falan filan diye,
cünkü gelince bozcak hacci ve tövbeyi, sözünden caycak, peki ben ise
gecen vaazda bu mana ile alakasi bile olmayan bir manada bazende
sözünden avdet etmek lazim dedim diye, beni kafirlerle birmi tutarsiniz
ey ahmak sofu takimi.

biz adamin birisini biliyoz yemin olsun hacdan geldigi hafta
gitdi ev sahibinin tuglalarini sakli sakli caldi aşirdida, birde Allah
görmüyor gibi, etrafina bakiyor calarken gören varmi diye , a ahmak,
Allah görüp durur, sen hacca niye gitdin geldin, haci desinler diyemide,
daha haftasina haciligi satip gecdin. haciligi bu kadar ucuz alinca,
vermesi satmasida böyle kolay degilmi. böyle müslüman gecinen, dindar
sofu gecinenlerin bize laf söylemesi cok abes coooook.

lafi kicindan cimbizliyan ahmaklarla söz yariştirmak zor.
Muhammed vakti böyleleri muhammedi anlamadi, ibrahim vakti, ibrahimi,
nuh vakti nuhu anlamadilar. şimdi Raşit yani Karoglan hoca deyincemi
anlayivercekler. onlarin gayesi, vaazi okuyup anlamak degil, anlamasina
domuz gibi anlayipda, fakat anlamazliga vurup, eksik arayip fitne
cikarmak gayeleri. insanoglu tam tekmil eksiksiz, noksansiz olsaydi,
niye cennetten kovulcakdi, noksan akli yüzünden cennetten kovulmadi mi,
gaza geldi, şeytan aleyhillanenin gazina geldi, cenneten kovuldu. aynen
bir zmanlar bize oynanan oyun gibi, bizi gaza getirip işden cikartmak
cennetten kovdurmak hikayeleri, eskidi be bunlar, şeytan aliyhalenin
hikayeleride eskidi, ayni nasrettin masallarini ezberleyenin, artik
başklarina, bilmeynlere anlatmasi gibi, şeytanin bazi oyunlarida, o
erzberlenen oyunlar gibi ezberlendi artik. ahmete tuzagi kuruyor,
mehmetede ayni tuzagi kuruyor, yine iki sen önce kuruyor, iki sen sonra
bir daha ayni tuzagi kuruyor, yani eskidi bunlar artik eskidi.

ve insan oglu noksan yaratildi, yoksa firavun gibi tanrilik
iddia ederdide önünede gecilmezdi, tam ve noksansiz olsa . işdi bu
yüzden peygamber dedi :

"Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı."

tövbenin şartlari vardir kabulu icin

1- yaptigindan pişman olmak

2 - bir daha yapmamaya niyet edip söz vermek.

eger bir insan tövbe ettikden sonra tekrar günah işliyorsa,
bilsinki sözünden caydi demekdir. hic mü min sözünden cayarmi, evet
bütün o sözünden cayip cayip günah işleyip tövbe edenlerle dolu
müslümaniz diyenler toplulugu. adam cumadan cikinca kahveye gidip kongen
oynuyor, birde bize sözünden cayan kaypak hain sifati yüklüyor.camiye
niye gitdin, niye cuma kildin, niye gelip kumar oynadin, namaz bu
kadarmi ucuz? ucuz tabiki ucuz . işde müslümünlarin hali bu vaaah vaah.
sonrada dindar sofu kesilip onun bunun eksigini arar dururlar. işde
bizede gecenki vaazda dedigimiz sözünden avdet etmemenin eksigini
arayip, telepati ile bize bu ayeti gönderip, birde bizi nerdeyse ahdini
bozan kafir ilan etcekler. halbuki onlar hergün sözlerini bozarlar.
Halbuki galu belada hepimiz söz verdiydik Allaha, ne olduda unuttuk.
hele o alimiz diyenler derki : Allah basirdir der, yani "Allah gizlide
olanlarida görür, acikda olanlarida" derde sanki onlar günah işlerken,
Allah gözünü yumup görmüyor gibi muamele ederler, hani Allah basirdi,
seni görmedimi peki. bu ne demek galu bela sözünü bozmak demek, Allahin
onu gördügünü, şöyle yanindan baktigini göre göre günah işleyebilcek bir
cessur yigit varmi? varmiş maalesef, Allah hepsini görmesine ragmen
BASIR olmasina ragmen, çalan çaliyor, çirpan çirpiyor, zina eden ediyor,
yalanci yalan söylüyor, neden çünkü Allaha imani az onun, her an
gördügüne basir oluşuna imani yok. tuglalari caliyorda Allah görür
demiyorda, etrafina bakip, insanlardan gören varmi diye bakiyor, Allahin
hikmeti bu ya ben de gördüm o adam calarken. ordaki kurt, kuş, agac,
yaprak, dal, hava, su, gök, yer gördü degilmi. siz onlarin dili yok
konuşmazmi sanirsiniz? halbuki onlarda bilir görürde, amma şimdi onlarin
bizimle konuşmasina sadece müsade yok, yarin mahşerde yani, hesap
gününde dile gelip söyleyip şahitlik edecekler.

---oOo---

Allahu Teala insani kendi suretinde halketti, ve ve sifatlarinida insanlar üzerinde tecelli ettirir demişdik,

"Lem Yelid Velem Yüled? Doğmamişdir Doğrulmamişdir." Ayetinin tezhürü varmidir dersek

Hz Adem atamiz Ne bir anadan dogdu, nede dogruldu, yani bu ayettinde bir adet tezahür ettigi insan var, oda Adem atamiz sadece.

---oOo---

Esteuzubillah

Nun velkalemi ve ma yesturune.

Sadakallahul Aziym Kalem Suresi 1

Esteuzubillah

Ve Kalem satirlara ihtiyaci olmadan yazar

Sadakallahul Aziym Kalem Suresi 1

Yani DNA zincirinde satir yokdur.

---oOo---

Kurt işde o Kalemin DNA ya yazdiklari ile bilgilerini, yani
kurtlugu yeni kurt bebelerine aktarir, yine tilki calmasinin onlara
mübah oldugunu ve calma hünerlerini evlatlarina aktarir yine, mümin de
müminligi, kafirde kafirligi evlatlarina DNA ile aktarir, ve DNA
satirsizdir insanin hic bir yerinde öyle paragraf başi bir satir boşluk
varmi, yok elbet. öyleyse DNA satirsizdir yani insanoglunda öyle boşluk
yokdur.yani kolunun bir yerinde boşluk birakip hava boşlugu , sonra
devam et yokdur yani. yani yine ahmaklar lafi cimbizlayacaklardir burda,
karin boşlugu var diye amma, ne yapalim anlamayan ahmaklarin işi bu.

---oOo---

Düne kadar acilim sacilim uzlaşma silah kes diye her halti
geven lerin yedigi bu bu resimdekileri ve o günler geride kaldi diye
unutan ahmaklara bir hatirlatalim.



Şivan Perwer Şarki söylerken Agalayan Emine ile bülent arinc
efendilerdi burda . unutuldu degilmi, bu Türk milleti haaala bu
taayibin ardindan gitmekde diretiyorya, ne kuş beyinli cokmuş bu ülkede,
kuş olsa bunlarin yedigi haltlari unutmaz , vallahide unutmaz billahide
unutmaz, bunlarin kuş kadardami akli yokda, haala tayyip saltanatina
göz yumuyorlar, dün şehit oldu dedikleri yüzbaşinin cenazesinde biraderi
olan yarbay, "bunlarin suclusu kim, düne kadar bariş diyenler, bugün ne
olduda sonun kadar savaş diyor" diye haykirdi diye PKK li ve hain ilan
edilmiş. vaaaah vaah türk milletide bunlara seyirci kaliyor sadece. lan
bu kadarmi dizi manyagi oldunuzda gercek ile diziyi ayirt
edemiyorsunuz, uyanin artik lan, dizi bitti bunlar dizi film degil,
gercek gercek, adamlar askerler pisi pisine, niyazi niyazi öldürüyorlar,
kimin ugruna tayyibin saltanati icin. vallahi ödürende yine bunlar,
kaldiranda bu akp köpekleri.

Bu tayyip , köpek osurdukca yalan söylüyor, yalan makinesi
gibi, yalan üretiyor, bir sözü bir sözünü tutmuyor, bakin dün ne demiş,
bu gün ne diyor ne haltlar geviyor.



2.VIDEO

Tiklada videoyu izle


arizali.tv/geri-vitesin-donekligin-zirvesi--izle-1']Geri vites videosu

arizali.tv/geri-vitesin-donekligin-zirvesi--izle-1

veya linki
Geri vites videosu

arizali.tv/geri-vitesin-donekligin-zirvesi--izle-1


yine erken secim bu millete agir gelir demiş, bu gün ise hic
agir gelmiyor, herhalde bütce o kadar cok kine, 45 günde ikinci secime
gidebiliriz artik. cünkü mesele ortada, koltuk davasi var, yargilanma
meselesi var. bu kadarmi kuş beyinlisinizde haaala Tayyip şakşakciligi
yapiyorsunuz.

---oOo--

Kimse evinde tilki beslemezken, bu hirsizilari kocaman Türk
devleti, bey gibi bakip besliyor. kesin bu adamin tevellüdü kayip, ve bu
adam aslan burcu, kafa ve dudak tipi onu gösteriyor, ve bir aslani
ancak ya avcilar öldürür, yada başka bir aslan gelip devirmedikce kimse
yenemez, öyleyse ya bir avci bunu .... yada diger partiler başkan
degiştirin, aslan burclu birini başiniza gecirin, ve öyle bir aslan
olsunki gercek aslan burclu ve bunu devirebilcek bir aslan, yoksa daha
bu adam cook "bu ormanlar daglar tepeler benim" diye haykirir durur.
amma o gecen aslanda Türkiyenin başina bela olcaksa yerinde dursun daha
iyi.

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

"Allâhü Teâlâ'nın halkı görüp gözetmek üzere vali (idâreci)
kıldığı kul, güzel nasihat ve idaresi ile halkı muhâfaza etmez (onlara
zulüm eder)se elbette cennet kokusu koklayamayacaktır."

(Hadîs-i Şerîf, Müttefekun aleyh)

---oOo--

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

خَيْرُ النَّاسِ مَنْ يَنْفَعُ النَّاسَ فَكُنْ ناَفِعاً لَهُمْ

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

“insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. O zaman insanlara faydalı ol.”

(Hadîs-i Şerîf)

---oOo---

(Bir intenet sayfasindan ALINTIDIR)

Canlılar fayda yarattıkları sürece yaşarlar. Meyve vermeyen
ağaç, kurur. Üreyemeyen hayvan, yok olur. Üretmeyen insan da mutsuz
olur, sağlıksız olur. “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır.”
Bu nedenle, ürettiği fayda kendi yaşam süresini aşanlar,
ölümsüzleşirler. Örneğin, Mevlana, Yunus Emre, Mimar Sinan, Atatürk,
Leonardo da Vinci, Galileo, Newton, Einstein eserleriyle hâla yaşamıyor
mu? “İnsanların sevapları, yaşam sürelerini üç şekilde aşar: diktiği
ağaç ile, yetiştirdiği çocuklar ile ve yarattığı eserlerle.” Bu nedenle,
çalışmak, üretmek, faydalı olmak yaşamak demektir.

(Bir intenet sayfasindan ALINTIDIR)

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

"İnsan ölünce amel defteri kapanır. Ancak şu üçü bundan
müstesnadır: Sadaka-i cariye, faydalı ilim ve kendisine dua eden salih
evlat bırakan."

[Buhari]

Burada bildirilen üç amel:

Sadaka-i cariye, devam eden hayır hasenat demektir. Cami,
vakıf, çeşme, yol yapmak, ağaç dikmek, okul, su kanalları yapmak gibi,
insanlara faydası olan her şey.

Faydalı eser bırakmak, dinimize dünyamıza faydalı olan her eser
buna dahildir. Mushaf, fıkıh kitabı, tefsir kitabı, ilmihal kitabı, tıp
kitabı, fizik, kimya kitabı faydalı kitaplardandır. Kasetler, CD’ler,
filmler faydalı olmak şartı ile hepsi sadaka-i cariye hükmündedir.
Faydalı bir radyo, faydalı televizyon, faydalı gazete, faydalı dergi,
faydalı bir internet sitesi gibi her çeşit yayın, sadaka-i cariyeye
dahildir.

Salih çocukların duası ve istiğfarları, birer sadaka-i
cariyedir. Yani ana babanın defterine hep sevap yazılmasına sebep
olurlar. Çocuklar, ölmüş ana babaları için, kurban keserse, Fatiha
okursa, sadaka verirse, yemek yedirirse, yahut dua ederse ana babasının
günahları affolur, amel defterlerine sevap yazılır.

Mesela İbrahim aleyhisselam

(Ey Rabbimiz, [Kıyamette] hesaba çekildiği gün, beni, ana-babamı ve bütün müminleri mağfiret et) diye dua etmiştir.

(İbrahim 41)

Bir hadis-i şerif meali:

(Şu yedi şeyi yapan, öldükten sonra da devamlı sevap kazanır:

1- [Dine uygun] ilmi bir eser yazan,

2- Bir çeşme yapan,

3- Bir su kuyusu açan,

4- Bir meyveli ağaç diken,

5- Bir cami yapan,

6- Bir Mushaf yazan,

7- Geriye salih bir evlat bırakan.)

[Ebu Davud]

Ölen bir müslümanın hiçbir sadaka-i cariyesi olmasa bile, onun
için diğer müslümanlar dua ederse, o kabirde sevapları çoğalır. Kabrinde
günahsız hale gelebilir. Bir hadis-i şerif meali:

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

(Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir.)

[Deylemi]

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

مِنْهُ ماَ رُوِىَ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّ اللّهُ عَلَيْه
وَسَلَّم أنَّهُ قَالَ خَصْلَتاَنِ لاشَيْءَ أفْضَلُ مِنْهاَ: اَلإماَنُ
باِللّهِ وَالنَّفْعُ لِلْمُسْلُمِينَ وَخَصْلَتاَنِ لاشَيْءَ أخْبَثُ
مِنْهاَ : الشِّرْكُ باِللّهِ وَالضَّرُّ باِلْمُسلُمِينَ

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

“iki meziyet vardır ki, onlardan daha üstün hiçbir şey yoktur,
birincisi; Allah’a iman etmek, diğeri Müslümanlara faydalı olmaktır. İki
meziyette vardır ki, onlardan daha kötü hiçbir şey yoktur. Birincisi
Allah’a (c.c) şirk koşmak diğeri Müslümanlara zarar vermektir.”

(Hadîs-i Şerîf)

Koltuk ve iktidar sevdasi icin, kendi Devletinin milletine
zarar vermekden cekinmeyen bu adam (Tayyip ve AKP) bu hadisin hangi
kismina giriyor bilen varmi.

ve Aslanin ormanindaki veya bölgesindeki herkes onun
ihtiyacalrini karşilarken, aslan, erkek aslan kendi teb asinin dişinda
kimsenin ihtiyacini karşilamaz. yani Tayyip, bilo ve diger
cocuklarlarinin durumu gibi, Hepsi bana hepsi banaaaa hikayesi yani.



Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

"Allâhü Teâlâ'nın, insanların ihtiyaçları için yarattığı
kulları vardır. İnsanların ihtiyaçlarını onlar vâsıtasıyla karşılar.
Bunlar kıyâmet gününün dehşetinden emîndirler."

(Hadîs-i Şerîf, Kenzü 'l- Ummâl)


Düne kadar hainleri meclisde aylikla besleyen, bu günde türk
askerini öldürten bunlarin zihniyati iken, haala herkes tayyip diyor
cünkü adam aslan burcu istedigini öldürüyür kesip parcalyip yiyor,
istedigini sürgün ediyor, yahut kendisine mahkum esir ediyor. yokmu?
Türkiyenin başina bela olan bu aslani devircek birisi, ya bir avci,
yahut ondan daha güclü ve kurnaz bir aslan. yahut alip gidip kafese
dikcak bir hakim, yani hapse aticak bir hakim.

Yemin olsun yürüyen ariza bu adam, gecen Çine gitdi geldi
ardindan Çindede büyük patlama oldu. bunun eli her ormana uzanir oldu
artik, bütün dünyanin buna dur demesi lazim, IŞID da bunlarin ve
grubunun beslemesi yine.

Türkiyedeki hayvanat bahcelerindeki aslanlari bulsunlar yemin
olsun bu aslan onlardan birisi alip gidip hapsetsinler, ödürmeyin amma
layigi ile muamele edin biraz, ona yapilan yakinda zahirdeki halinde
tayyipdede tezahür gösterecekdir. amma onlarin ömrü ile insan ömrü kiyas
edilsin, bu ne zamanin tevafuk edecekdir bilinir böylecede, öyle hemen
kün feyekün olmaz hesap işi yani zaman meselesi yani bir sürec. Bu
kükreyen aslani kediye cevirin biraz da görsün gününü. amma kedilerde
refah icinde, artik hangi eve kedi olur, bende bilemem gayri ondan
sonra.

Rabbim insanliga ve mehdi ve cemaatine Bu zorluklarin ardinan bir kolayik ihsan eylesin

Amiyn.


Elfatiha maassalavat.

---oOo---

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 24 Ağustos 2015 Pazartesi

Original Kar©glan

Tasavvufdaki Terki Terk Nedir? (Kar©glanin 17.08.2015 Vaazi)

Tasavvufdaki Terki Terk Nedir?

(Kar©glanin 17.08.2015 Vaazi)

.. Zilkade 2015 Pazartesi

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن
نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَى فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَهَ إِلَّا
أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi
fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez
zâlimîn.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Meali:

Ve Yunus Dediğim olmuyor diye Gadablanip kizmiş ve gitmişdi ve
Karanliklarin icinden şöyle seslendi: " O ndan başka ilah olmayan Allah
Hakkı için, Muhakkak ki Ben, Zulüm ve Karanlığı, Kötülüğü Seçenlerden
oldum.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Allahümme Salli ala Muhammedül Vaadül Emin,
Allahümme salli ala Yunuse Vadehu bil Avdeti
Allahüüme salli Ala Mehdi Zamanül Emin vezzamanul Avdeh.

Yolculugumuza başliyoruz :

Gecen sene yazdik ki güneşimizin ziyasi azalmiş, güneşimiz iki
cihanin güneşi Muhammed Mustafa, güneşimizin ziya yaymasi icin alfa
hareketi yapardi, ve onun sünnetiydi diye anlattik. ve ikizler bebesi
dünyada azalmiş, eger böyle olursa güneşimiz söner gider, ve bu yüzden
ikizler bebesi yapin, ve ikizler bebesi icinde, her amelinizde
fiilinizde sözünüzde alfa dalgasi yayin dedik, ve sizlere alfa oturuşu
ve alfa hareketerinden örnekler vermişdik. ve sizleer ne güzel mehdi
askerlerisinizki alfa oturuşu ve herketleri o kadar yayildiki,
elhamdülillah bu sene kadar ziyasi kuvvetli ve sicak bir yaz olmadi ,
hepinize aferin, sizler ne güzel mehdi askerlerisiniz böyle, tamam artik
terki terk etme zamanidir, ve her evden en az bir şahis, artik alfa
hareketi ve oturuşu yapmayi terkediversin, yapmak sünnet ve sevap oldugu
kadar, teketmek de evla ve sünnet ve gerektiginde mucib olandir. artik
bu kadar sicak ve ziya herhalde yeterlidir artik, biraz biraz terkedelim
amma yine garerince kalcak kadar terkedin, tamamen terketmeyin. ve
artik sicaklar biraz biraz bizi terketsin serinlesin ortalik.

Tasavvufdaki Terki Terk Etmek Nedir : Terketmek
mesala Peygamberin abdestli gezme sünnetini aldin tuttun, ve artik o
hale geldinki, abdestsiz adim atmaz oldun, ve sonunda öyle bir noktaya
gelirsin ki, artik o terkettigin abdestsizce gezme olayina tekrar
dönmene, ve abdestsizce gezivermen, senin tekrar abdestli olmayi
terkedivermendir. önce abdestsizligi terketmişdik ve birinci terki
teketmişdik ikinci terk ise o terkettigin şeyi terkedivermendir.
sebebine gelince mesala mevsimler ilkbahar ile başlar ve ilkbaharda
bütün renkler yerini, hayat ve Hay ve diri olan Allahin sifati ile, yeni
bir can bulmak, ve haşrolmak toplanip bir bedene yol almak olan, yeşile
birakir. ve başka renkler terkedilir ve onlarin yerine yeşil tercih
edilir ve ilkbahar olur. sonra ilkbahar biterken bizlerin, yeşil bugday
yerine, sari ermiş bugday icin, yine yeşil erik yerine, ermiş erik, yine
ham karpuz yerine, ermiş karpuz icin, kirmizi sari ve turuncu rengi
tercih etmemiz lazimdirki, yaz olsun ve yaz mevsiminin rengi kirmizi ve
beyaz ve ateş sarisi ve saridir aydinlikdir yani bütün renkleri bariz
eden aydinlik tercih edilir. ve yaz bitince bu sefer, daha cok sari ve
sararma solma ve ölme, ve kahvrengi tonlari yani, camur rengi tercih
edilir, yani ölüp topraga karişma, hadisesi oldugundan toprak rengi,
yani camur rengi revacdadir, ve diger renkler rengini ölümün rengi
toprak rengine birakir kahverengi ve tonlarina, sonra sonbaharda
bitince, kış gelmesi icin, karanlik ve zulümet rengi siyah ve gri tonlar
tecih edilip, bütün renkler renklerini gece rengine birakir kendini, ve
sonbahardan kışa gidecek olanin tercihi, zulum ve karanlik olmalidir,
bunun bir nevi aciklamasini daha önceki sohbetlerde yapmişdik, mesala
kisa bir hatirlatma: dünyada kötüler yok edilip bitirilmez ve winter kış
icin gecenin koyu oldugu zaman, ve burclari winter kış burcu olanlara
zamani birakmak icin, işde karanlik ve gece yani kötülük bir nevi galip
gelmeye başlar, yaz demek ise iyiler, iman ve müminlerin galip olmasi
demekdir demişdik. ve yunus efendimiz vahdeti vücut seviyesine cikinca o
terkettigi bütün reklerden gecip zulumeti secmek zorunda birakilmiş, ve
hani insan dertlere ve cilelere, kötülerin cilesine ve zararina maruz
kalinca, bende bundan sonra zalim olcan anasina satan, "bu dünyada deveye dikken insana tiken geciyor" deyip
artik iyi olamanin fayda etmedigini görünce yazdan kişa gecildigini
görünce, bunlardan kurtulmak icin bir an sitem edip bende kötü olmk
istiyon denir ya, işde o sitem hali ile yunus efendimiz vaadinden avdet
edip, sözünden cayip "artik bende zulümeti secdim, bende kötü olcan" demiş.
amma yunus baligi zalim olamazki ne kadar sevecen bir balik, ne kadar
dost canlisi bir balik degilmi, ondan kim kötülük beklerki, yunusa kötü
ol deseler ancak belki sadece birazcik ciddi durabilir, yine gülümser
yine sevecendir, o kötü olamazkine, amma demiş Hz Yunus efendimiz
ninovalilara sitem edip bende zalim olcan deveye diken ... demiş yani.
yani ona terki terketmesi ögretilmiş bütün mesela sadece bu. yani sadece
iyiler iyi degildir bazende kötülük iyidir, yani gece hic olmasa hep
gündüz olsa, ne zaman yatip dinlencez, hep yaz olsa suyumuz nerden
gelcek, suyumuzun akip geldigi daglara kar nasil yagcak degilmi, bu
dünyanin carki nasil döncek degilmi yani. iyilerinde hayatinda bazen
kötü olabilmesini ögrenmesi lazim, dünya cok cetin. ve yine kötülerinde
hayatta iyilik nasil bir tatdir nasil bir zevkdir, iyilik yaptirilarak,
aynen hz süleymanin şeytanlari dalgic yapip, caliştirarak bir işe
yaramasini ögretmesi, bunun icin olup, kötülerede iyilik lokmasi
yedirmekdir yani, iyilligin nasil güzel bir lokma oldugunu onlara da
tatdirmakdir.

---oOo--

Halbuki Nakşibendi adabinda bu terki terk yalniş yorumlanmiş ve demişlerki

Der tarik-i Nakşibendî lâzım âmed çâr terk:

Terk-i dünya, terk-i ukbâ, terk-i hestî, terk-i terk

Terk-i dünya: Dünya menfaati için iş yapmamak, dinini dünyayı toplamakta, kazanç sağlamakta kullanmamak.

Terk-i ukbâ: Ahiret sevabı
hesabıyla da bir bezirgan zihniyetiyle hareket etmemek, cenneti ve
nimetlerini, ilahi cemali temaşa için terkedip Allah’ın rızasını,
hoşnutluğunu gaye edinmek.

Terk-i hesti: Kendi varlığını da terk edip Hak da fâni olmak.

Terk-i terk: Bu terklerin zihnine yerleşip de ben ne fedakar insanım diye bir duyguya kapılmamak, onun da unutmak.

---oOo---

Halbuki kapi kuran ve ve Hz yunus ve duasi olan o yukardaki resimdeki ayet varken

bunu böyle yorumlayip ve dervişlik dünyayi ahireti terkdip
izdivaya cekilmek diye yorumlayan nice şeyhin sanan ahmaklar birde
cukura girip sanki cukura girince ölümü anlayacak gibi, dünyayi terketme
ilhlasini kazanmak icin, cilehane dedikleri cukura girmeyi yeglemişler,
halbuki cukura girmek ile dünyadan gecilmez, daha cok dünyaya sarilmaya
sebeb olur. ölümün korkutuculugunu, topraga girmenin vehametini gören,
dünyadan vazgecebilirmi, ahmak şeyhler ahmak sofiler, sen ateşin
yaktgini farkdince ateşi sevip icine girmeyi mi istersin, yoksa ateşden
kacarmisin? bu ne ahmaklik, cocuga bile cıs dersin cıs dersin ateşi
anlatmak icinde, o anlamaz, en sonunda elini soba borusuna degdiripde
yakinca, ateş ne demek anlarda, bir daha soba borusuna varmaz, sen bu
kadarmi ahmaksin ki topragin icine gömülmenin ölmenin bu kadar
vehametini, cukura girip görünce, insan ölmü + sevebilirmi, ahmak
cocugun ateşden kacdigi gibi, nefsin ölümden kacmak ister durur o
zaman, ve hayatin zehir olur ondan sonra.

Hic bir peygamber cilehaneye girmemişken, sen yusufun girdigi
hapsi cilehanemi sanirsin, hayir o cilehane degil yusufun isminde iki
harf olan iki "UU"su, ve iki "u" daki iki kuyu, biri üstü örtülü kuyu,
zindan kuyusu, bir digeride alti örtülü kuyu yani atildigi gercek su
kuyusu, yani YUSUFDAKI iki U harfinin ondaki canlanmiş hali yani.

oysaki muhammed "nefsininizinde üzerinizde hakki var"
demişdir . kim diyor sana öyle çile haneye gir, dünyayi terket, yeme
icme riyazet yap diye, hangi peygamber yapmişda, sen böyle bir yalan
uydurdun, senin böyle yaparak elde ettigine peygamber ve islam ahlaki ve
kermet ve mucize degil, ancak istidrac denilir. yani zor ile mal
gaspetmek gibi insanin yapabildigi yetenekler belli, ahmet mehmet
yapamazken, sen nasil yapiyorsun bu keramet benzeri sihirli işleri, yani
bedeni zorlayarak yani mesala aslani teerbiyet ile sanki anlarmiş gibi
konuşturmak veya bir fiili yapmasini ögretmek, halbuku o yaptigin
terbiyet degil, onun yiyeceginin öyle verilmesi sebebiyle, onun onu
yapmaya zorlanmasindan başka şey degildir. ekmek et hatirina maymunluk
yapan aslan kaplan demek olur. yani buna kim ben aslani kaplani terbiyet
ettim derse, ben onun ta agzinin ortasina kocamanca .... emi, ahmak
insan, Aslanin tabiatinda konuşup Allah demek varmi, sen ben gibi yahut
bisiklet sürmek varmi, yahut senin hatirina sana gösteri yapmak varmi .
işde kiyametinde zamani ve saati olmasina ragmen, ahmak insanoglunun,
Allahi kiyamete zorlamak diye bir söylem geliştirmeside böyle birşey, ve
herkesin birbirne olan bagi ve netzi sebebiyle bir yeri yikmak ve
Allahi zorlamk tabiri ile, orayi yikan, başka bir yerde onun ziddi bir
güzellige sebeb olmakda, yine iyilik yapan biride onun ziddi olan
biryerlerde kötlük olmasina sebeb olmakda. halbuki dünyanin bir yeri
gündüzken, biryerinde karanlik ve gece galip ise, o zaman iyiligi
kovalamak, gecenin gelmesinemi sebeb olur, iylik kovalandikca
kacacakdir, gecede onu takip edecekdir, ve iyiligin kovalanmasi, ancak
mesela iyilik türkiyede ise, kovalaninca doguya gitse, arabistana varir,
ve gece ve kötülük ise onun yeri türkiyeye gelir, ordanda kovalansa, bu
sefer iyilik hindistana gider, eger doguya giderse, bu sefer kötülük ve
gece türkiyeyi birakip, onu takip edebilmek icin, arabistana gecmesi
lazimdir, yani gece gündüzü kovalar, yazda kışı, ve ne o ona galip
gelebilir, nede o ona. zaman geliri 21 Haziran olur, gündüz galip gelir,
ve ertesi gün ise yerini geceye birakmaya başlar, ve taa 21 Araliga
kadar gece yavaş yavaş galip gelir, 21 Aralik gelince, gece tamamen
galip geldim sannederken, ertesi gün artik yerini gündüz ve aydinliga
birakmaya başlar. yani kimse Allahi öyle kiyamete falan zorlayamaz.
Dünyayi durdursan bile, bir yani gece, bir yani yine gündüz olcakdir
"zoooone" cikiş yok burdan yani.

Allah hayir ile şerri zevc olak halketmişdir. terazinin iki
kefesi gibi, biri inince digeri cikar, digeri inince digeri cikar, vusta
yol onlari ortada tutabilmekdir. ortada durunca ilkbahar veya sonbahar
olur. hafif ağir taraf, veya hafif yeğni taraf olarak.onlarda sabit
degildir, ve yunusa kötü olmasi zulümu secmesi, terki terk etmesi
ögretillmişdir, ve görevi terkeden peygamber, sözünden cayan peygamber
olurmu, evet var, ve Allahin takdiridir bu da, vaadine avdet eden
peygamber, hz yunus. yani cok iyi olma biraz kötü olmasini da ögren
iyileri kandiran cok olur herkese herşeye evet dme hayir demesinide
ögren, veya ayet ile sabit "öyle cok cimride olma, veya cok eli acikda
olma" , diyor Rabbim, bir temsili misal olarak al bunu, bütün hayatina
ve fiillerine, amellerine ve emellerine uygula.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلاَ تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلاَ تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا

Sadakallahul Aziym isra Suresi 29

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve lâ tec’al yedeke maglûleten ilâ unukıke ve lâ tebsuthâ kullel bastı fe tak’ude melûmen mahsûrâ

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Meali:

Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 87

Vusta yol azizim vusta yol.

Ben tam delikanlilik vaktimde tirpan bicmesini ölgrendim, o zamanlar imam hatip altinci sinif falandim.

ve birgün tirpan bicip gelirken beni görenler bana özenmiş ve
bir kadin dediki sen okuyorsun amir memur olacaksindir, netcende tirpan
biciyorsun dedi, bende Dedim "ögrenende karnimda dursun" dedim cok
hoşuna gitdi.

yani sizler ey mehdi cemeati!,

öyle cok uslu kuzu koyun olmayin, bazen dişlerini gösteren bir
kurt olmasinida ögrenin, biraz kötü olmasinida ögrenin, ve karninizda
cebinizde dursun o ögrendiginiz. kötü olmayin amma, size bir kötülük
yapmak isteyen olursa, cikarin cebinizden karninizdan o kurt halinizi ve
kendinizi savunun, o zaman size kötü olmak nede yakişir, kendini,
islami, iyiligi ve mehdiyi savunmak icin kötülerden oluvermek.

Rabbim, insanliga, Mehdinin sahibu zaman, ve zamanul Emin
oluşunu, ve zaman zaman ise günah işleyip sözünden avdet edişinin
hikmetini anlamayi nasip eylesin.

Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

---oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 17 Ağustos 2015 Pazartesi

Original Kar©glan

Tasavvufdaki Enel Hak Tezahürü Nedir ve Vahdeti Vücut Nedir? (Kar©glanin 10.08.2015 Vaazi)

Tasavvufdaki Enel Hak Tezahürü Nedir ve Vahdeti Vücut Nedir?



(Kar©glanin 10.08.2015 Vaazi)

.. Zilkade 2015 Pazartesi


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَكِنَّ اللّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا
رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَكِنَّ اللّهَ رَمَى وَلِيُبْلِيَ
الْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلاء حَسَناً إِنَّ اللّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 17

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe lem taktulûhum ve lâkinnallâhe katelehum, ve mâ rameyte iz
rameyte ve lâkinnallâhe ramâ, ve li yubliyel mu’minîne minhu belâen
hasenâ(hasenen), innallâhe semîun alîm(alîmun).

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 17

Meali:

(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü.
Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından
güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah
hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 17
Allahüme Salli ala Seyyidina Mehdi
ve Sallu ala Seyyidina isa ve Seyyidatina Kutsal Bakire Meryem
Allahüme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa
ve selamun ala cemiil enbiyai velmürselun
veselamun ala cemiil melaiketül mukarrebun.

Yolculugumuza başliyoruz :



Enel Hak (انل حق ) Tezahürü ve Vahdeti Vücut Nedir?

Vahdeti Vücut: Allah insani Kamili
kendi suretinden halk etmiş ve nitekim Rahman tezahürü göstermesi yani
O nun rahman olarak görünmesi, bizlerden birsinin bir baba oldugunda
olmakda, yine Rahim tezahürü göstermesi, yine bir anne oldugunda, Yine
Rezzak ismi tezahür ettiginde bir lokantaci, yahut davet veren bir ev
sahibi, yahut iftar yemegi veren veya kurban adak eden birisi, bir
fakiri giydiren, yine fakir olmasa bile evladina karisina kocasina
elbise gömlek pantalon veya yiyecek alan birisi gibi yine

settar ismi tazahür edince bir terzi yani idris olup tazahür gösterir,
yani Allah terzi olarak görünür, yine Hakim ismi tecelli edince avukat
hakim ve adliyedekiler olarak görünür, ... daha bircok örnekleri
siralayabiliriz.

Enel Hak: Yani Allah insani kamili, kendi
suretinde halkedince, meleklerde kiskanmişlar, ve sen yeni sevgilimi
halketin bizi koyupda dediler. öyle olunca hep diyoruz insan bedeni,
kainati alemin haritasi gibi, nitekim harita en fazla mesela iki metre
olabilir amma, o iki metrenin icine bütün dünya sigdirilir degilmi, ve
Allah, topraga atilan tohum veya mesela bir elma cekirdeginin
filizlendirip acip, onu elma dali yapiyor. sonra elma dali meyva
verince, dali dürüp tekrar cekirdek yapiyor. ve insanida yine acinca
kainat gibi ve harita şeklinde, kainatin kullanma joysticki gibi,
amma onuda dürünce yedikerinden öyle bir tohum ve cekirdek yapiyor ki,
ona meni deniyor ve Allah o menideki kücücük sperma füzesinin icine
insani dürmüş bükmüş koymuş, insanla birlikte insan kainati alemin
haritasi ise, kainati dürüp bükmüş koymuş. ve Allah insani kendi
suretinde halkettigi icin, sifatlarinin cogunu insan üzerinden tezahür
ettiriyor dedik, ve böyle olunca icde diş dişda ic var, ve tevhid
demek işde vahdet demekdir ve vahdet demek "la mevcuda illa hu"
demekdir. nitekim tevhidin esas terimi olan "La ilahe illallah" Nedir? "La ilahe illallahin" Anlamı
görünürde her ne varsa, ve görünmeyen her ne varsa, onlardan
hicbirinde , Allahdan başka bir ilah ve Allahlik taslayabilcek güc
yokdur ki, o senin gördüklerinde görmediklerinde,Allahin
tezahürleridir, yani illallah kismi, yani onlarin hepsi yalnizca
Allahdir, O ndan gayri bir nesne, bir varlik yokdur, ancak O vardir
demekdir. ve böyle olunca kainatta Allahi görmege , Allahda da kainati
ve insani görmege, ve bende de O var deyince: Hadis-i Kudsi'de Allah Teâlâ
"Kulumu sevince gören gözü, duyan kulağı, tutan eli olurum. Artık o
benimle duyar, benimle görür, benimle tutar, benimle yürür."
buyurmaktadır. yani ben O , O ben yani Enel HAK tezahürüde budur .

Kainatda ne cemalullahsiz nede besmelesiz bir amel ve iş
olmazken, nedir yine her işin başinda besmele cekmek peki denirse yani
:

"la mevcuda illa hu" denince ondan gayri bir varlik yok ise, onun ismi
olmayan isimde yokdur, o yüzden ahmet gelirmisin derken, biz demeyizki
"bismillah ahmet gelirmisin" sadece "ahmet gelirmisin" deriz bu
yeterli, amma bir fiilin amelin başinda besmele cekeriz ki, bunu yapan
ben degil, benim üzerimde tasaruf eden Allahdir demek icindir.
Nitekim Kuran-i Kerimde Hz. Davud un Calutu öldürmek icin attigi
taşdan dolayi, Rabbimiz buyuruyor :

baştaki ayeti kerimede onu (o taşi) sen atmadin Allah atdi.

Yani Allah, Davud aleyhisselam o taşi atarken, O nda, o taşi
atan eli kolu olmuş, ve atan Davud degil Allahmiş, hal böyle olunca
enel hak ve vahdeti vücut meselesi

hani matrixdeki Kaşık bükme meselesi gibi, Eğilen Sensin, Kaşık eğilmez
derecesine cikinca, hani matrixdeki Kaşık bükme gösteerisi, bir
bi-metal kandirmacasi olsada, ordaki felsefe önemli olan, nasil
yaptiklari degil, yani vücudun vahdeti vücut olunca, sen kainat oldugunu
anlayinca, ve idrak edince, ve joy stick gibi kainati burdan kumanda
edebildigini görünce, sen egilince kainatin egildigini görünce, iman
etmiyen Yunus peygamberin ümmeti degil, Yunusun bedenindeki hücreleri
iman etmemiş, sonra o tövbe edince, kendisi iman edince, onun
hücreleri iman etmiş, yani vahdet azizim vahdet meselesi, burda

suc ninovalilarda degil, egilen sensin gibi tövbe edip iman etcek olan Hz. Yunus, ninova degil.

Yunus egilince, ninova otamatikmen egilcekdir zaten.

---oOo---

Hz. Peygamber ( s.a.s ), Hz. Ali efendimize şöyle buyurmuşlar:

-Ya Ali!! Her ne zaman bir darlığa ve sıkıntıya düşersen, bir bela ve müsibete değersen şöyle dua et.

Bismillahirrahmanirrahim

"vela havle vela kuvvete illa billahil'aliyyil'aziym."

- Ya Ali! Böyle dua edersen ve sıkıntılı anlarında bu duayı
okumaya devam edersen, cenabı Allah, bu duanın hürmetine düşmüş oldugun
bela ve musibetlerin, bunalım ve streslerin her türlüsünü senin
üzerinden def eder, bunlardan seni kurtarır. Buyurmuştur.

Tefsiren Manası = Ne Vasr ise Hepsi onun Tezahürü ikse o zaman Nefiy ve ispat olarak "La ilahe illallah"
yani başka hicbirşey yokdur yalnizca O vardir yani yalnizca O varsa,
her yerde, her işde, her amelde, her fiilde, her sözde, O vardir,
hayrinda şerrinde oldurani yaratani O dur. o zaman

"vela havle vela kuvvete illa billahil'aliyyil'aziym."

demek işde her güc O ndadir ve her fiilin müsebbibi ve faili O dur yokdur O ndan gayri güc ve kuvvet,

O dilemese yaprak kaynaşmazmiş

o murad edince diler ve

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 82 - 83

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe
yekûn(yekûnu). Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi
turceûn(turceûne).

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 82 - 83

Tefsiren Meali:

Bir şeyi dilediği zaman, O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen olmaya başlar.

O ,O diye tesbih eden bütün melektut yani bütün "Hu" "O" diyen
atomlar ve elektronlar,.. O nun hükmüne boyun egerlerde, O nun olmasini
murad ettigini, yerine getirmek icin gayret ederler , muhakkak ki
sizinde dönüşünüz onlaradir, yani birgün elementlerinize atomlariniza
geri döndürülceksiniz.

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 82 - 83

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ اللَّهُ الصَّمَدُ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ

Sadakallahul Aziym ihlas Suresi 1 - 2 - 3 - 4

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul huvallâhu ehad(ehadun).Allâhus samed(samedu). Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekun lehu kufuven ehad(ehadun).

Tefsiren Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Deki O Allah Birdir Yekdir bizler hepimiz onun parcaciklariyiz hani demişdi ya "O na ruhumdan üfledim"
yani yani bizler parcacigiz o ise bütün olan, o bütün görünen
görünmeyen onun tezahürleri, o hepsi ehad, yek ve tek olan Allah dir.
amma sen onun parcacigi, ruh üfledigi Ahmeti görürsün sanirsin Ahmet yek
başina bir insan, halbuki o O ndandir, onun parcasidir. O bütün olmadan
Ahmet bir güc ifede etmez, amma onun parcasi olarak bir güc ve kuvvet
sahibidir, yek ve ehad tek olan bütün olan O dur. Onun Ahmete Mehmete
ihtiyaci yokdur, cünkü Ahmetin yemek icin bugday ekicek cifticiye,
güneşe, suya,degmene firina ihtiyaci varken, onlarin hepsi onun
parcalari olunca, Allahüssamed: kendinden gayri kimseye muhatac
degildir. bugdayi ekende O cünkü, bicende O, firinda pişirende O, yine
yiyende o, hal böyle olunca onun kendinden gayri kime ihtiyaci vardir,
yani o sameddir, herkes O na muhtacken O kimseye muhtac degildir, O ne
dogurandir ne dogandir, yani hem Rahman, hem Rahimdir amma, O esas
olarak ikisinin birleştigi Allahdir. Rahmanda O dur Rahimde O dur. öyle
olunca Ademi ve Havvayi yaratan O dur, amma havva adem mahluk, yani
yaratilmiş olanlar , oysaki O ne anadan dogdu, ne babadan meydana geldi,
O nun babasi anasi olsa, ikinci bir kainat olmasi lazim, onunda anasi
babasi, onunda dedesi olmasi lazim, oyaski O eşi ve dengi olmayan, tek
ve bölünmemiş bütün ve ilk olan Ehad olan Allahdir. O ki "Hüvallâhu Ehad" dir.

daha önceki vazlarimizda yazdigimiz bir ayet yine bu konuya aciklam getirirki

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَةَ اللَّهِ

الَّتِي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ

ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe ekim vecheke lid dîni hanîfen, fıtratallâhilletî fataran

nâse aleyhâ, lâ tebdîle li halkıllâh, zâliked dînul kayyimu ve lâkinne

ekseran nâsi lâ ya’lemûn.

Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allah bu dini, dinin sahibinin Sureti üzre ayaga kaldircakdir,

Allahin Fitrati, veya Bu vechi ve sureti, insanlarin fitratina,

yaratiliş ve dogma fitratina koymuş, yan insan suretinde yaratir, islam

dininin sahibi muhammed suretinde yaratir, Allahin koydugu bu suret ve

fitrati, sakın ha iptal edip bozmayiniz, Bu din cünkü fitrat ile yani

yaratiliş hikmeti üzre (mehdi zamaninda ayaga kaldirilip zafer

bulcakdir) kiyam ve kiyamet ettirilcekdir, fakat insanlarin cogu bunu

bilemezler.

Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

---oOo---

Kuranda Nesih ve Mensuh Varmidir ? Yani birbirini iptal eden Ayetler varmidir?

Mesela çocukken tom jeriyi çok sevip seyrederdik, 20 yaşimiza geldik artik seyretmez olduk diyelim, ve sonra evlendik

çocgumuz oldu, biz hepsini ezebere biliyoruz o çizgi filmleri,
amma çocugumuzla oturup bir daha seyretmeye başlariz degilmi yani?

önce hiçseyretmedik çok cazip geliyordu, ilgi ve alaka ile
seyrediyorduk, sonra hepsini izledik ögrendik, sonra ise ikinci üçüncü
defa seyretmek sıkıcı gelmeye başladi , daa sonra ise çocuklarimiz
torunlarimiz oldu, çocugumuzla torunumuzla tekrar seyretmeye başladik.

şimdi bizim icin o film sıkıcı olsada, yeni çocukluk yaşina
ermiş için yenidir, yani ilk defa seyrediyordur. o zaman nasih mensuh bu
gibi başta

sana o ayet ilk defa seyreder gibi olcak, sonra ondan geçeceksin
onu neshden ayet sende hüküm bulcak , sonra torununla tekrar başa
döneceksin bu kadar basit.

nasih mensuh vardir amma, bu baabda yani.

---oOo---

RABITA NEDiR? MANEViYATTA ŞEYHE ÇIPLAK OLARAK SARILMAK MI DEMEK ?

Rabita yani irtibat kurmak ir tibat yani muhabere veya
haberleşmede kullanilan yöntem ve mesala USB cihazini bilgisayara
takinca bilgisayar önce USB cihazi ile irtibata gecip icindekileri
acanmi bakcanmi bilgiasayara kaydxednmi diye sorar yani hablerleşir yine
telfonun eger bilgisayara blutoot ile ve lan wireles ile baglanica
irtibnata gecer irtibat yani rabita hberleşme bagi kurmak demekken hangi
ahmak şeyh ve ya sofisi uydurmuşda Rabita demek maneviyatta şeyha
ciplak sarilmak olsun idiyiot sapik beyinliler.

Askeriyede telsizciler grubana, muhabere ve irtibat gurubu
denmezmi, haala rabita rabita nedir anlamadinizmi yani, ne ile irtibat
kuruyor? telsizle, işde Rabita demekde

aynen bir telsiz gibi manevi araclarlada iki insan arasinda
irtibat kurulabilir, haberleşilebilir, rabita o. Rabita o sapiklarin
dedikleri icin yapilamaz, Şeyhe sarilmak icin yapilmaz, Şeyhden haber
alip soru sormak, o günkü halini İstişare etmen icindir.

bilgi alişverişi icindir. o hükmün islamdaki ve tarikattaki yeri
nedir, bilmen icin, ve senin bu drum karşisinda nasil hareket etmen
hakkinda tecrübeli ve bilgili olan şeyhinden tavsiye alman icindir.

Ben mesala avrupadayim, bugün telsiz telfonlara var interfnet
var skype var bunlarla haberleşebiliyorum amm dah dün askere gidenlerele
bile sadece mektup yöntemi ile habeleşilebiliyordu degilmi, o gün o ilk
defa rabitayi kulllanan islam alimlerinin zmanina bu sitmelr yokdu
amma, o günBu Rabita yani telepati ile haberleşiyolardi yani manevi
cihazlari kullanara haberleşmenin yollario onlra äögretilmişdi hak
tarafdindan bu gün buna ihyitac yok denilebilir şeyhin profesörün ile
bir baglkantin tanimişligin varsa ac telefon görüş sor yahut ac skypi
canli görüş yikne binlere telvizyon viodeo ve intenet knalinin yer
aldigi inetenit kullanarkada hayli bir bilgiye ulaşabilirsin google amca
azbjucuk sapik şeyhden daha molla bir şeyh gibidir bilgi küpü amm
zehirli bilgileri vicdaninla ayiklaman lazim. Rabita işde bilgi almak
icin irtibata gecmek demekdir.

---oOo---

Mikropun tabiatinda öldürmek ve mesla vücutlari harap etmek
yatarken, temiz cibillyatli hayvanlarin ve müminlerin tabiatinda yapici
olup yaşatmak yatmali.

mikroplar bir tür şeytan ve askeriyse, onlar yikacaz diye çaba sarfederken, bizde tamir edip yapacağiz değilmi kardeşim.

Hizir ahlaki yikilmisş duvari yeniden yapmak: neden amma,
sahibi ona(duvarin alitindaki hazinesine) sahip cikcak güce erişinceya
kadar saglam kalsin diye degilmi .

birileri suriyeyi yakdi yikdi, Türkiyeyide yakacaz yikacaz diye
ugraşiyorlar, hani hizir askeri mehdi askerleri neredesiniz, sizde
yapsanizya, bu mikroplarla savaşsaniza, onlara müsmaha bile göstermeyin.
Tayyip gavuru gibi hem suriyei hem Türkiyeyi bir yandan da siz yikmaya
calişmayin.

suriye yikildida ne oldu, olna vatandaşlarina oldu, şimdi
pislik icinde cadira kacip gelenler cokmu raht yani, insan bindigi dali
kesermi hic, kendi yaşadigi vatanina hainlik edermi.

Rabbim uyuyan insanliga idrak versin, ve biz dedik daha önceki
vaazlarda infitar suresindeki ayette gecen "yildizlar dökülünce" den
sonraki ayet "denizler kaynayinca" ve sicaklar bizi bekliyor demişdik. o
kadar sicaklar basdiki 60° lere vardi, yani Allah muhfaza kavruluroruz,
işde bir kiyamet alameti daha yaşanir oldu demekdir, bu sene 60°
gelecek senede belki 70° olursa yani birkac sene sonra denizler
kaynamaya başlar, ve artik siz düşünün sonumuz ne olur. ve tekasür
suresine geliriz, önce ilmen bilecekler, sonra aynel yakin gözleri ile
görecekler, sonra da ateşin icine girivercekler, ve hakkal yakin azabi
tadacaklar. yani güneşin icine girecegimizden söz ediyor bu sure. vaay
vay iyi günler degil bu ahirazman, zor günlere dogru gidiyoruz herhalde,
o kadar bolluk bereketin bir ödemesi ve ceremsi var degilmi, insanlar
bu rahatlik icinde azinca, olanlar olcakdir.

Rabbim inanan mümin ve salih kullarinin yardimcisi olsun,

Amiyn.

Elfatiha maassalavat.

---oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 10 Ağustos 2015 Pazartesi

Original Kar©glan

Kutsal Ruh Sağ ve O Yeniden isa lar Doğurtabilen Bir Ruh (Kar©glanin 03.08.2015 Vaazi)

Kutsal Ruh Sağ ve O Yeniden isa lar Doğurtabilen Bir Ruh

(Kar©glanin 03.08.2015 Vaazi)

.. Zilkade 2015 Pazartesi

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

Sadakallahul Aziym Tur Suresi 48

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Vasbir li hukmi rabbike fe inneke bi a’yuninâ, ve sebbih bi hamdi rabbike hîne tekûmu.

Sadakallahul Aziym Tur Suresi 48

Meali:

Ey Ahir zaman Meryemleri o (Mehdi Gün gibi doğup herkesce Aayan
olana kadar ,bilinenene kadar , Rabbinizin size bictigi hükme ve
kaftana sabrediniz ki, ISA yeryüzünde yeniden kiyam etsin kalksin, ve
Mehdi aayan olsun bilinsin taninsin.

Sadakallahul Aziym Tur Suresi 48

Allahüme Salli ala Seyyidina Mehdi
ve Sallu ala Seyyidina isa ve Seyyidatina Kutsal Bakire Meryem
Allahüme Salli ala Seyyidina Muhammed Mustafa
ve selamun ala cemiil enbiyai velmürselun
veselamun ala cemiil melaiketül mukarrebun.

Yolculugumuza başliyoruz :

Meryeme düşen görev Babasiz bir isa doğurup O nu Babasiz Babasiz Yetiştirip isa Yapmak.

O na hem ana hemde Baba olmak taaki Rabbinin hükmü ayan olasiya kadar.

Hz. isaya ve isa olacaklara düşen babasi olmasina ragmen
babasiz babasiz büyümek baba baba diye yanip tutuşmasina ragmen Babasiz
büyümek.

Eger Kutsal Ruh yanlarinda olup onlra babalik kocalik etseydi
Ne isa isa olurdu babasiz cocuk veya ruhdan olma cocuk, nede meryem
meryem olurdu. meryemi iki cihan bilirki o kutsal ruhdan bir cocuk
yaptigi icin meryem oldu, ve onu iki cihan tanidi, eger babasi olsaydi
bu kadar farkli biri olup yillarca dillerden dile meryem ve isa diye
biri taninirmiyidi duyulurmuydu, sen, bu, o gibi olsaydi mucizenin
kerametin anlami ne olacakdi o zaman.

Hz mehdi sağ ve kutsal Ruh O durki ve ayni Yöntem ile onun
bildigi 4 Tane daha ahir zaman Meryemi anneden, Dört tane ayni yöntem
ile cocuk yapti, ilk başta o dahi bilmiyordu durumun böyle oldugunu,
sonra anladi. ve Ey isa bekliyen ahmaklar, Hz Mehdi Canli O gün ( Hz
Meryem vaktinde) Bir tane isa dogurtan kutsal ruh bu gün dört anneden
iki oglan iki kiz ayni yöntemle dogurttu, Amma o cocuklara meryemlik
yapamayan anneler, alip gidip bu cocuklari bakimevine vermeyi düşünür
oldular. nerde kaldi bunun Mehdi mucizesi ve Kerameti oluşu, ve sizin
ahir zaman meryemleri oluşunuz. Eger o cocuklara annelik ve babalik edip
meryem olamayacaksiniz, dünyada en az iki milyar daha meryem olabilcek
kadin mevcut, taaa mehdinin kerameti bilinip, onun kutsal ruh yani Hz
Mehdi oldugu ayaan olasiya, bir başka meryem bulacakdir. ve eger siz
şimdiki meryemler eger o cocuklara sahip cikmayip bakimevine verirseniz
iki cihanda yüzünüz gülmesin Allahin, meleklerinin ve hz isanin kahrina
maruz kalasiniz.

Bu cocuklar size verilen büyük bir hediye, ve Mehdinin mucize
ve Kerametine ortak olmak şerefine ermişken, bunu tepip atmak ne
edepsizlikdir. 2015 model isa dogurmak ne büyük mucize degilmi.

Hz. Mehdinin kim veya O nun O olduğunun ispatina delil olcak,
bir canliya, yeni yeni isalara meryem olmak, Keramete mucizeye ortak
olup, Hak mucizesine delil olmak en büyük bahtiyarlikdir.

Ve Rabbim buyuruyor o baştaki ayette : Rabbinin hükmü gercek
olup aaayan olasiya kadar Rabbinin sana biçtiği hükmünde sabirli ol
sabret .

Üzüm asmasi cekirdek yoluyla üreme gösterdigi gibi, birde öyle
bir yöntemle üreme de gösterirki, dalindan bir bir dal kes, suya islat,
pançak salar, ve o dali al git nereye dikersen dik, yeni asma olup üzüm
verir. yani döl verme yöntemi öyle, niye şaşarsiniz kutsal ruh (Hz
Mehdi), cinsel yani fiziki temas olmadan, niye ruh yolu ile cocuk
yapamasin, Allahin yöntemleri tek degildir, binlerce yolu ve ilmi
vardir. ve Hz meryem imranin kizi hanneden olma, imran irem, yani
dünyanin yedi harikasindan biri olan "iremin üzüm baglari "nin sahibi
yani üzüm ve üreme sistemi ve niye şaşarsiniz, isa ve mehdi böyle bir
cibilliyatla yaratilip, blöyle bir üreme sisteminde secmiş olanlardir.
üzüm cekirdek verip tohuma kaldigi gibi, hic tohuma bile ihtiyac
olmadan, asma dalindan kes, ve suya islat, pancaklat ve dik, yine ürer,
yani mehdi üreme sistemi, Kutsal Ruhdan üreme sistemi.

üzüm asmasi yine, daha önceki vaazlarda yazdigimiz gibi
daldirma yöntemi ilede ürer, yani asma dallari cok sivriilip uzar, bir
dal asma dikilir, ve bag yapmak icin, uzayan dallarindan birisi veya
birkaci asmanin altindan gömülür, ve en ucu mesela bir bucuk metre
ilerde biryerde, en uzun ucu dişarda birikalir, ve böylece bir dal
asmadan, bir veya birkac dal daha asma üretilmiş olur, yani ikinci üreme
sistemi, yine cekirdek ile ürer ücüncü ürem sistemi yine aşi yöntemi
ile ürer, yine.... buralarida sır ce saklı kalsın, dahasıdamı var
diyeceksiniz, ve evet var dahalarida var.

ve Hz isanin bakteriyel yapisinin bir nevisi Penislin
bakterisidir, cünkü erkeklik uzvu carmihda kesildigi icin, kalan nefis
uzvu onun en kücük penisli erkek olmasini sagladi ve kaf dagi vaazimizda
dedigimiz, uzun bir in kirilmasi ile ancak yeni bir bir elde edilir
yani erkek bölünme sistemi üreme sistemi yani erkek bölündükce yeniden
bir bir erkek olur yani pirsa doram örenigni vermişdik o vaazda yani onu
en kücük kirsan en kücük bir tane daha bir oluverir ve silim veya silin
penisilin manasinda yani kücük penisli manasinda yani penisilin
bakterisidir ve onun üreme sistemi yine Mehdi ve isa nin üreme
sistemlerinden yine birisidir.

ve elini yikayinca, sabun bakterilieri elinde cogalip
mikroplari yerler, ve elin temiz olur, amma 15 dakika sonra, elin
degdigi yerlerden ve havadan yeni mikrop kapip, yine mikroplar saniyede
binlerce üreyerek elini pis hale getirirler, ve dedik temizlik ve
güzellik üremiyor amma pislik ve mikrop ve kötü ahlaklar, ve şeytanlar
ve ahlaki cok cabuk üreyebiliyor. ve ahir zamanda bu şeytanlar ve şeytan
askeri deccal ve ordusuyla savaşabilmesi icin, işde Rabbim onlara yani
Mehdi ve isa ya, bu penisilin hikmetini bahşetmiş ve, cc oraninda bir
şiringanin icinde 100 000 ünite veya 200 000 ünite veya 500 000 ünite
veya 1 000 000 ünite penilsin bakterisi insanlara şiringa edilerekden,
onlarin bu şeytan askeri mikroplarla savaşmasi, ve onlari yenmesi
saglanir. ve penisilin bütün her hastallik türüne iyi gelir, ve fakat
sadece nasil kullanilmasi gerektigi bilinmediginden sanilirki bazilarina
fayda etmiyor , halbuku o bütün mikroplarla savaşabilir, Allah onu ve
teb asini mehdi ve askerleri yapmiş, nasil bir mikropla savaşamaz olsun,
o ki : "inaniyorsaniz galip sizsiniz" ayetine mazhardir.

Esteuzubillah

"Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz."

(Âl-i İmran, 3/139)

Penisilin

1928 yılında Londra'da Alexander Fleming tarafından Penicillium
Notatum adlı küfte keşfedilen antibiyotik. Bu madde, ilk olarak 1911
yılında bir İskandinavyalı tarafından tanımlanmış olmakla beraber o
yıllarda iyileştirici gücü bilinmemekteydi. 1945 yılında Fleming'le
birlikte Nobel Ödülünü kazanan Oxfordlu Florey ve Chain, penisilinin
kitle halinde elde edilebilmesini temin etmişlerdir.

A- doğal penisilinler

Penisilin G ve Penisilin V

B- Sentetik penisilinler

I. Amino Penisilinler: Ampisilin, Amoksisilin, Bakampisilin, Siklasilin, Episilin, Hetasilin, Divampisilin.

II. Carboksi, Karbenisilin, Tikarsilin.

III. Penisilinaz dayanıklı penisilinler: Metisilin, Nofsilin, Oksasilin, Dokssilin, Dikloksasilin, Flukloksasilin.

Penisilinaz dayanıklı penisilinler esas olarak Penisilin G'ye
dirençli olan stafilokok türü mikroorganizmaların yaptığı
enfeksiyonların tedavisinde kullanılır.

Penisilinlerin çok hastalıklarda ve dozlarına dikkat edilmeden
kullanılması çeşitli mikroorganizmalarda bu ilaca karşı direnç meydana
getirmiştir. Aynı hastalık eskisine oranla çok daha yüksek doz penisilin
verilerek tedavi edilebilmektedir.

ve sanilikri bazilarina fayda etmiyor ,
halbuku o bütün mikroplarla savaşabilir, Allah onu ve teb asini mehdi ve
askerleri yapmiş, nasil bir mikropla savaşamaz olsun, o ki :
"inaniyorsaniz galip sizsiniz" ayetine mazhardir.

bazilari bilinir bazilari ise, mehdi dünyada bazi düşmanlari
ile nasil savaşiyor ise, o yöntem ile savaşinca, veya penislin o şekilde
kullanilinca, o düşmana galip gelinebilir demekdir bu, bunuda Allah,
melekleri, ve peygamberleri ve mehdiden başkasi bilemez. Hicbir aan ın
ikincisi tekrari yokdur her an kendine has ve özeldir tekdir o yüzden
mehdide o aana özel savaş teknigi geliştirir ve kullanir. yani dün saat
22:35:32;39` o an icindi yani tekrari yok geri gelmez o , geri gelseydi
neler olmazdiki dünyada, kötüler gelir degiştirirdi kötülük yapardi,
iyiler gelir degiştirirdi iyilik yapmak isterdi, ve zaman kaosa ugrardi,
sadece Hz HIZIRIN Rabbimizin istegi muradi ve müsadesi dogrultusunda
bir müdahelesi vardir insanlar icinde, Tabiki Allah, zamanada istedigi
gibi tasaruuf eder.

---oOo---

Tasavvuf ehli herşeyden ziyade Allahu Tealanin Cemaline talipdirlerde, Talip olduklari Cemal nedir bilmezler.

Halbuki Cemal demek yüz demekdir, yani logo. mesela benim
sayfamin başinda bir logosu var, onu gören ha bu karoglanin sayfasi der.
Yine yeni resimlerime mehdi ve Raşit Logosu yaptim, ve onu
kullaniyorum, onu gören, bizim logomuzu gören haaa bu karoglan hocanin
dizayni, yahutda paylaşdigi bilgi, resim, yazi neyse işde o diye bilir.
yani cemal yani logo, ve Allah da, insanogluna logo olarak yüz kismini
vermiş, ve biz insanoglunu ve hayvanlari ve yine bitkileri
logosundan,yani yüz kismindan taniriz, ayagina bakipda bu kedi bu köpek
demiyoruz, yüzüne bakinca, haaa bu kedi, veya bu fare, bu aslan, bu
ahmet, bu mehmet biliriz. yani cemal allahu tealanin sana yükledigi
cemal mazhariyetine mazhar olan yerin , yani yüzün ile sendede
cemalullah tezahür edip sana ercek olan işde toprakdaki bir bir dometes
fidesi, cemalullah diledi ise, senin logon ona gösteerilip onun sana
dogru yolculukk etmesi, seni arayip bulmasi saglanir, dünyanin her
neresinde olursan ol o senin icin rizkin, ve yiyecegin, giyecegin, veya
cicegin, agacin, hayvanin olarak yazildiysa, senin logon ona
gösterilirki, o seni heryerden güneşin görüldügü gibi, görüp sana dogru
yolculuk eder durur, taaki sana vasil olana kadar. yani ve cemalullaha
talip olmak bu yüzden esas ameldir, haşrdan sonraki hedef noktamizdir.
cennet ve cehhennem sonraki işler, en mühim mesele cemalullah yani
varacagin yer, yani navigationdadaki hedef demekdir. hedefi olmayanin
varacagi yer muglakdir.

ve kainatda ne cemalullahsiz nede besmelesiz bir amel ve iş
olmazken, nedir yine her işin başinda besmele cekmek peki denirse yani :

"la mevcuda illa hu" denince ondan
gayri bir varlik yok ise, onun ismi olmayan isimde yokdur, o yüzden
ahmet gelirmisin derken, biz demeyizki "bismillah ahmet gelirmisin"
sadece "ahmet gelirmisin" deriz bu yeterli, amma bir fiilin amelin
başinda besmele cekeriz ki, bunu yapan ben degil, benim üzerimde tasaruf
eden Allahdir demek icindir. Nitekim Kuran-i Kerimde Hz. Davud un
Calutu öldürmek icin attigi taşdan dolayi, Rabbimiz buyuruyor :

Esteuzubillah

"onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın
zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından güzel
bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla
işitendir, hakkıyla bilendir."

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 17

yani o yüzden cemal tazühürü, Allahu Tealanin sende bende
logomuz yüzümüzde ettigi tasaruf yani, tezahür göstermesi görünmesi ,
yine süleyman çelebinin mevlidinde geçen

---OxO---

Allah adın zikredeyim evvela

Vacib oldur cümle işte her kula

Allah adın herkim ol evvel ana

Her işi asan eder Allah ona

Allah adı olsa her işin önü

Her gizepten olmaya anın sonu

Her nefeste Allah adın de müdam

Allah adıyla olur her iş tamam

İsmi pakin pak olur olur zikreyleyen

Her murada erişir Allah deyen

her işde besmele bu yüzden mühüm, o benlik ve gurur icinde
kibir icinde olanlara duyurulur, halbuki onlarin "Ben yaptim"
sandiklarinida yapan Allahdir. kibrinden iki cihana sigamayan ahmaklar
"Allahdan gayri güc ve kuvvet yokdur" yani

"La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim"

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لا حول ولا قوة إلا بالله العلي العظيم

ne demek bilmeyen kör cahil ahmaklar.

bir bülbül kadar olamazsiniz,

Minik serce Sezen Aksu yani bülbülün diger versiyonu

Söz: Ali Avaz

Müzik: Mustafa Sayandan olan

şarkisinda diyorki:

Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş
Tanrı istemezse insan ölmezmiş
Sen Tanrı mısın beni öldürdün
Eşime dostuma beni güldürdün.

........

Ey Mehdinin Meryemleri, Mehdi size Ateşden bir
gömlek giydirdi, Sabredin Ve Dünyamizin kutlu dogumuna, mehdinin
aaayan olmasina ve isa dogumuna yardim edin.

---oOo---

Rabbim Mehdi ve Cemaatine ve Ahir zamanda bu Cemaate katilmayi
arzu eden, ahir zaman ümmetine, hicbir güzel ameli yoksa bile, en
azindan Serçe ve Bülbül idraki versinde, yeniden haşrolunca
cibilliyatlarindan birisi, en azindan serçe ve Bülbül olsun, kücük bir
kuş, kartal kadar olmasada ucabilir. ve serce idraki ise : Her fiilin
Faili Allahdir.

"La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim"

Alan sensin, satan sensin, bakan sensin, atan sensin,..... gayri nemiz varki.

Amiyn

Elfatiha maassalavat.

---oOo---




أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 03 Ağustos 2015 Salı

Original Kar©glan

Gavura Kizip Oruc Bozmak (Kar©glanin 28.07.2015 Vaazi)

Gavura Kizip Oruc Bozmak

(Kar©glanin 28.07.2015 Vaazi)

27 Şevval 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَدُّواْ لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُواْ فَتَكُونُونَ
سَوَاء فَلاَ تَتَّخِذُواْ مِنْهُمْ أَوْلِيَاء حَتَّىَ يُهَاجِرُواْ فِي
سَبِيلِ اللّهِ فَإِن تَوَلَّوْاْ فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ
وَجَدتَّمُوهُمْ وَلاَ تَتَّخِذُواْ مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلاَ نَصِيرًا






Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 89

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Veddû lev tekfurûne kemâ keferû fe tekûnûne sevâen fe lâ
tettehızû minhum evliyâe hattâ yuhâcirû fî sebîlillâh(sebîlillâhi). Fe
in tevellev fe huzûhum vaktulûhum haysu vecedtumûhum, ve lâ tettehızû
minhum veliyyen ve lâ nasîrâ(nasîran).

Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 89

Meali:

Bu Ayet Peygamberimize Hicret etmesi icin müsade edilen
ayettir, öyle kafirleri öldürmek helaldir ayeti degil, senelerdir yanliş
yorumlandi.

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Kafirlerle inatlaşipda onlara uymayin, onlari dostta edinmeyin,
cünkü onlar kendileri kafir ve inkarci olduklari gibi sizinde kafir
olmanizi isterler, sakin onlara yakinlik kurmayin ve bu sayede küfre
sapmayin, hatta öyleki bu sebebden muzdariben Alah yolunda hicret
ediniz, başka güvenli bir memlekete cekip gidin, eger bunu yapmazda
onlara yaklaşirsaniz onlarla iddahlaşirsaniz onlari sizin katiliniz
olarak buluverirsiniz, size yardimda ulaşmaz o zaman.

Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 89

Nitekim muhammed mustafa ve ashabina o kadar zulum başlamişdiki
sokakda gördüklerine saldiriyorlardi ve ambargo uygulamişlardi, yiyecek
ve icek de aldirdmiyorlardi carşidan pazardan, böyle sıkıntılar icinde
olan aninizda dininizden dönmeyin birakin o zalimler diyarini, bir
güvenli memlekete hicret ediniz, ve eger onlara yaklaşir,ambargoyu
delmek icin onlardan olmaya kalkarsiniz, onlar sizi dost edinmeyip bir
de öldürürler demek istedi rabbimiz. ve böyle bir durumda ordan başka
yere hicret etmeniz sizin icin daha hayirlisi olcakdir, dininizden
dönmekdense, vataninizdan vazgecin, yani gecenki vaazda dedigimiz mesele
iyi tohumlarin muhafazasi toprakdan önce gelir, tohumu dünyanin dört
bir yanina dikebilirsin, amma toprak tohumsuz kalirsa, ota cöpe vatan
olur. yani daha sonra medineye gidince, kuvvet kazaninca vatanlarini
savuncak kadar olunca, onlara yine vatanlarini savunmalari emeredildi, o
yüzden muhammed medineden de kacip gitmedi, dogdugu vatani mekke iken o
hicret ettigi medineyi savundu ve uhud hendek gazveleri yapildi. onu
seven kabul edenlerin diyarini vatan ve toprak bildi.

---OOo---

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala elihi Vesahbihi ve Selleme ,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Enbiya i vel Murselun,

Allahümme Salli Ala Seyyidina Cebrail, Mikail, israfil ve Azrail,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Melaiketul Mukarrebun.

Velhamdülillahi Rabbel Alemin

Yolculugumuza başliyoruz :

Benim bu Avusrturya Gresinger firmasinda calişirken iş arkdaşim
yakub agabeyim vardi yani yakublar yakubdan, ve bir gün bir avustruyali
kadinla tartişdim ve işden cikmaya kalkdim, yakub agabey dur dedi, hele
bir dur gavura kizip oruc bozulmaz dedi. yani bu ayette gecen olayi
kisa bir izah yapmiş oldu. yani gavura kizipda onlar gibi kuvvet sahibi
degilken ortaya atilip candan maldan olma zamani degil demek istedi
Rabimiz o ayette , bir meyva ermek icin zaman istiyor, yani şimdi
ermeniden bozma yahudi köpegi Tayyip doguyu karişdirdi yetmedi ve şimdi
gaza gelenler gavura kizip oruc bozar oldular ve dün cocuklarimizin ölüm
haberi gelmesin diye acilim sacilima müsade edenler, bu gün yine bu
ahmak tayyibin gaziyla savaşa girmeye kalkiyorlar bu ahmak ermeni tayyip
dünde sizi kandirdi bugünde. dün dedi bariş yapiyoz kimse ölmeyecek, bu
günde bunlar ööö öcü kötü pis kaka PKK veya pis kaka pkk öldürmemiz
lazim, bunlari hdp yi kapatalim terör partisi. dün akliniz nerdeydi 10
sene meclisde onlara aylik verirken dün terör örgütü partisi degildide
bu günmü terör partisi. Bugün kozlar onlarin elinde, cünkü akp nin
secimde yenilmesini saglayan cellat oldular o yüzden bunlarin
öldürülmesi lazim diyor tayyip amcaniz. niye cünkü yine tayyip başda
kalsin vatani mileti sömürsün ogluna kizina yatlar katlar alsin,
milletevekillerinin soyuna sopuna aylik baglansin diye anladinizmi,
maksat ne, gaye ne. niye bunlar gidip ari kovanina comak soktular HDP
ile birleşip akpy yikmasinlar diye, daha haala angutlar gaza geldi
tayyibi vatansever saniyorlar, lan dün daha dün bayrak yakdiran
indirten, pkk bayragi astdiran ses cikarmayan polis onlarin polisi
Atütürk heykeli yiktiran, sonra bütün kamu kurumlarindan TC. ibaresini
kaldirtan sonrada Türk milliyeetciligini cignedigini söyleyen bu ipneler
degilmiydi nezeman vatansever oluverdiler , sizler bu kadar mi
safsiniz, yoksa koca koca ahmaklarmisiniz, görmüyonuzmu durum ne, dün
hdp yi kendi meclise sokarken selehatttin bizim vaazlari dinleye dinleye
bizden olunca, mehdi askeri olunca tayyip ermenisinin işine gelmedi,
oysa mehdi zamaninda kurt kuzu ile ömer vakti gibi birlikte gezecek
oynaycak, oynamiyormu kedi ile köpek dost, kedi ile kuş dost ,ayi dost
hayvanlar insanlarla dost olmadimi? kuzu ile kurt birlikte gezer
olmadimi bu mehdi kerametini siz daha duymadinizmi şimdi bu kurt ile
kuzu arasina fitne sokup ari kovanina comak sokup savaş cikarirken kendi
menfeati icin sigarisini yakmak icin ortadoguyu yakan ermeni tayyip
degilmi, uyan müslüman, uyan Tüüüüüüüüürk geri zekalilik etme gaari.

Ey selahatinin askerleri ve digerleri bizimkiler ey mehdi
askerleri gavura kizip oruc bozmayalim lütfen. bu vatan suriye gibi
yerle bir olursa, gülenler bizi birbirimize kuyanlar olur, sonrada gelip
bizide sizide sürüp cikarirlar ordanda vatansiz kaliriz. birlik olalim
vatanimizi eskisi gibi birlikte savunalim bu gavura uymayalim, suriye
yakildi yikildi binlerce senelik tarihi eser yok edilir oldu, .....
ahmaklari daha dün yerlerden cimbiz cimbiz tarihi eser cikaranlar buna
bütce ayiranlar suriyedeki tarih yakilip yikilirken nerdesiniz, bugün
ayni durum türkiyenin başinda biz size kizip yakar yikarsak, siz bize
kizip yakar yikarsaniz gülenler oturup seyredip keyfine bakan kim olur
bir düşünün, bölünmüş lokmayi yutmak isteyenler olur, ahmaklar olmayin .

Bu ahmak Tayyip,Türkiyenin götünü siniri acdi, giren belli
degil cikan belli degil, nonoş durumuna sokdu türkiyeyi, sonra sinirdaki
mayinlari döşeyen ananin hayrinami döşedide o mayinlari sökdürdün ipne
plan taa ne zaman başladi yani, şimdi beyoglu cadesi gibi oldu mayin yok
tel örgü yok afedesiniz nonoş tiker gibi türkiyenin kicinda cirit atan
atana, kim yapti bunu bu vatanperver tayyip amcaniz. bizi yutmak
isteyenler tavşana kac taziya tut diyorlar. amerika bizim askerde
olmayan silahlari aldi geldi PKK ya ucaklarla indirdi bundan alti ay
kadar önce maher zain resimlerini koymuş facebookta ben o zaman anladim
durumun vehametini, uzun uzun namlulu silahlarla donatti,Bir de Türk
askerine bu silahlari kullanmasini ögrettirdi o ögrettikleri silahlar
hangi silahlar bilen varmi, kim bunlar türk akserimi bunlar, bu pkkyi
ögretene türk denirmi şimdi. fitneyi cikardi, gazida verdi, yürü pkk
diyor, türkleri benim yerime eziver diyor. angutlarda onlarda ne
silahlar oldugunu bilmiyorlar, kimin onlarin arkasinda oldugunu
bilmiyorlar, onlarsa sanki bunu babasinin hayrina yapti saniyorlar.
valla afedesiniz tikmeycegi eşegin önüne amerika yem dökmez. yarin
sizide mal mal tikecekdir. bizi size kirdircak. lan meşhur amerikan
kovboy filimi iyi seneryo, bankayi birkaci soyar, sonra bölüşmeye
gelince, o onu, o onu öldürür bu işi planlayan parayi altini alir gider.
yine bölünmüş lokmayi türkiyeyi parcalayip yemek isteyen, ingilizden
dönme amerikan gavuru, kovboy oyunu oynuyor.









Paranin para tarafimi üstü yoksa tura tarafimi üstü halbuki
paranin hangi yüzü yukardaysa o yüzü üstündür, yani karami üstün,
beyazmi iyilermi üstün, kötülermi, yazmi iyi yoksa kişmi, o zaman kurtmu
üstün yoksa koyunmu, kurt koyunu haklayip yiyebiliyor diye kurtmu üstün
diyecegiz, yoksa allahin saf koyunu kuzusumu üstün diyecegiz üstünlük
ne? kimde ? neden? gücü sebebiylemi üstün,

halbuki Muhammed dedi üstünlük ancak takvadadir, yani Allaha kurbiyet ve yakinlikdadir buyurdu.

Rabbim mehdi ve cematini, deccalin ve şeytanlarin fitnelerinden fesatlarindan fesat fikirlerinden muhafaza eylesin

Amiyn



Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Şubat 2018 Perşembe

Original Kar©glan

Heyy i Nedir - Kaf Dağı Nerededir (Kar©glanin 22.07.2015 Vaazi)

Heyy i Nedir - Kaf Dağı Nerededir - Ölümsüzlük Suyu Nedir?

(Kar©glanin 22.07.2015 Vaazi)

Karoglan hocaya bildirilene göre 2 Temmuz 2015 Ramazan bayrami 1.gün ve 1 Şevval demekdi ondan bu yanna hesap ediniz.

Bugün 21 Şevval 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

كهيعص

---oOo---

قَالَ كَذَلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌ

Sadakallahul Aziym Meryem Suresi 1. ayet ve 21. ayetten pasaj

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kef He Ye Ayn Sad

---oOo---

Kâle kezâlike, kâle rabbuki huve aleyye heyyinun.

Sadakallahul Aziym Meryem Suresi 1. ayet ve 21. ayetten pasaj

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kaf veya Kef Dağına, Hayat Suyuna veya Heyy i Suyuna yani
ölümsüzlük Suyuna, ve Onu Gören Göze, ve içen Adama Andolsun.(içen Adam:
HIZIR ve MEHDI, zamanda yolculuk edebilen iki insan)

---oOo---

Bunun Böyle olma sebebi Sen o cocuk yahya ya deki senin
rabbin(Burdaki Rabdan kasededilen terbiyet edicin olan anan babandan
birisi olan veya dogurtan baban veya Ruh baban demekdir) hayat suyunun,
ölümsüzlük suyunun sahibidir ( veya ondan içen adamdir) diye.

Sadakallahul Aziym Meryem Suresi 1. ayet ve 21. ayetten pasaj

---OOo---

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala elihi Vesahbihi ve Selleme ,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Enbiya i vel Murselun,

Allahümme Salli Ala Seyyidina Cebrail, Mikail, israfil ve Azrail,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Melaiketul Mukarrebun.

Velhamdülillahi Rabbel Alemin

Yolculugumuza başliyoruz :

Kaf veya Kef Dağı Senelerden beri efsane olarak anlatilir ve
efsane sanilir ve nerede oldugu bilinmez, halbuki meryem suresinin
başinda gecen kef harfi veya tek başina Kef harfi

veya

yani kaf dagi öyle agri dagi gibi yahut alpler gibi bir dag
degil kef yani dagdan kopmuş olan dag parcasidir. Kef harfine bakiniz
bir kaya şeklinde yani, alin inanmiyorsaniz bakin, taş ocagindan kesilip
koparilip cikarilmiş taşlar bunlar, buyurun bakin bakalim, kaf dagi
neymiş efsanemiymiş





ve granit taşinin rahmi vardir eger siz onun rahimine uygun
civi cakarsaniz, yani yönedine uygun, o yarilir ve dogurur, bizilar, iki
parca üc parca oluverir. ve eger onun yarimina degilde damar başi
tarafindan vurursaniz yine bölünür fakat bu sefer kirilmiş olur ve ve
icinden say denen su gecitlerinin yani rahim yönetlerinin tersi
oldugundan erkek taş cogalmasi olur. yani uzun bir 1 düşünün yani mesela
pirasa gibi pirasayi dogradimi bir tane birden bir cok bir meydana
gelir birler oluşur ve fakat onlar bütün durunca birdir ve fakat
cevirince halkalardan oluşur yani dişi ve rahimlerden oluşur. ve erkek
dogurumu evet taş damar başina vuruldugu zaman erkek taş dogurtulmuş
olur, yani aynen sögüt dalinin yarimina dogru degilde, damarlarina,
yahut odunun yarilmasi gibi yarmayipda, silindir silindir kesilmesi onun
erkekden erkek cocuk dogurtulmasi bir tane birden bircok birler meydan
getirilmesi demek olur. ve bu dogal olan yöntem degil kirma işlemidir,
yine taşlarda bir de ters yüz vardir afedesniz kicindan dogrurtmak gibi,
damar başi veya yarimina degilde ters yüzüden civi vurup yararsan taş
genellikle iyi kesmez ve yılık yamuk keser yani afedesiniz "yapma ayten,
cocuk dogmaz götten" oluverir. damar başi kırık döl demek olur , yani
erkeklerde bir olan zeker kıra kıra bircok zekere döndürülür, yani kırık
döl erkek zekerli. yarimina kesince ise gercek babadan dogan uzun
birler pırasayı uzununa dilmek gibi ve birde tersine ilişkiden dogan
puşt pic pezevenk travesti olur . ve her insanin bir taş hali vardir,
onun taşi kırık dölümü yani onun taş hali damar başinami kesilmiş veya
koparilmiş yahutta yariminami yoksa afedesiniz anal ilişkimi kurulmuş
belli overir. ve hangi taşci damar başina iyi kesiyor hangi taşci
yarimina iyi kesiyor hangi taşcida tersine kesince iyi kesiyorsa onlarin
yaptigi dölverme usulunu ve girdigi ilişkiyi gösterir, ve bir sürüde
elli tane sigir olabilir amma 10 tanesini bir boga dölleyebilir hal
böyle olunca insanlarin taş hallerinide, taşcilar taş babalari olarak
dogurturlar, taşci demek insanlarin hayvanlarin elementar babalarindan
biri demekdir. demir kesici demirci yine elementar babasi, amma şeytan
eniklerinin elementar babasi demek olur, yine altinci zarraf demek ve
kuyumcu işlemcisi yine altin dogurtan elemantar babasi demekdir. ve
altinin ne yöne iyi dogurdugu da altin ve gümüş işlemcisince iyi
bilinir. biz gecmiş ömrümüzde taşcilik yaptigimiz icin, kef ilmini
biliriz, ve her maden işlemcisi kendi madeninin ilmini bilir, her ilim
ve hal, o hal sahibine münhasirdir yani. ve afyonlular lokul yaparlar
hamur acilir icine hashaş sürülür sonra bu drülür sonra uzunca bir büyük
bir oluveriri ve o büyük bir enine kesilince kücük kücük lokullar
meydana gelir, yani büyük birden kücük birler meydana getirilir, yani
burasida onlarn hamurunun halidir. ve onlar ise o birleer ise eşi olcak
kadini ile yani cevrilip halkalari üste gelcek şekilde pişirilir. o
yüzden kadinda hem x hem y kromozumu vardir yani döner erkek olur döner
kadin olur. yani halkali tarafa döner kiz dogurur, uzunlamasi tarafina
döner erkek dogurur. erkek ise biri bölünce bir tane daha bir olur yani
kadinda hem kadin kromozumu vardir hemde erkek kromozomu yani dogurgan
olan kadindir aslinda, amma tohum erkekden geldigi icin bölünen ise
erkekdir pirasa bütün ve uzun bir şeklinde erkek, amma enine kesince
halkalardan oluşuyor, bölünce kiz veya oglan cocugu olabilir yani, yan
durursa bir tane daha bir,rahman ve erkek cocuk, ve fakat eger
halklarinin üstüne dönmüşse bu sefer kiz cocuk yani delikli rahim yani
dişi ve kadin kiz. Bütün olan Allah ve bölününce
Bismillahirrahmenirrahim veya Bi ismi Allah ir Rahman ir Rahim.

---oOo---

işde Allahu Teala böyle bir insani yani Hz Ademi, kendi
suretinde halkedince, şeytandan ziyade melekler dahi kiskanmişlar, ve
sen bizi koyupda başka sevgilimi yarattin dediler, şeytan ise daha ileri
gitdi üstünlük tasladi ve ve fakat gecen hafta dedigimiz mesele haşr
demek yeniden bitki olarak bitmek demek.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

أَلَمْ يَرَوْا كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنْ الْقُرُونِ أَنَّهُمْ إِلَيْهِمْ لاَ يَرْجِعُونَ

وَإِن كُلٌّ لَّمَّا جَمِيعٌ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ

وَآيَةٌ لَّهُمُ الْأَرْضُ الْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَاهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 31 - 32 - 33

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

E lem yerev kem ehleknâ kablehum minel kurûni ennehum ileyhim
lâ yerciûn. Ve in kullun lemmâ cemîun ledeynâ muhdarûn.Ve âyetun lehumul
ardul meyteh(meytetu), ahyeynâhâ ve ahrecnâ minhâ habben fe minhu
ye’kulûn.

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 31 - 32 - 33

(Tefsiren Meali)

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Siz görmüyormusunuz, sizden önceki nice helak ettiklerimizi,
tekrar geri döndürdügümüzü, ve siz geri döndüremeyecegimizi mi
sanirsiniz. halbuki onlar hazir vaziyette huzurumuzdadirlar. ve onlari
nasil geri döndürgümüzün en büyük kevni ayeti toprakdir, ve toprak olan
bedenlerini yeni bir tohum olarak hayat verip diriltirizde, toprakdan
onlari geri cikaririz, yani bir tohum fidesi olarak can verip
yeşertirizde, sonra o (meyva, sebze verince) ondan yersinizde sizin
bedeninizde insan olurlar can bulurlar. (Tefsiren Meali)

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 31 - 32 - 33

işde gecen dedigimiz mesele yeniden haşrolcagimiz zaman, eger
duruşumuz ters dönerde, kötülerden olarak haşr meydanina cagrilirsak,
yani yeni bir can ve bitki halimiz kötülerden olcaksa en azindan
kötülerin en iyisi gibi olsun, mesala yakubun 10 oglu vahşi kurtlar gibi
yusufu öldürmek istediler, Bünyamin ise hayir öldürmeyelim dedi, onu şu
kuyuya atalimda, belki bir kervan falan bulur alir gider dedi, yani
vahşi kurtlar icinde merhametli kurt. Rabbimiz bizi, yeniden
haşroldgumuzda en azindan Bünyamin gibi kötülerin icinden en iyisi
olarak halketsin demişdik.

Ve Düşünün Dünya yaratilalidan beri dogan insan ve cin
meleklerin sesini, ve Allah hepsinin o gürültüsü icinde, her birisinin
sesini ve niyazini, yine bir insan olan ahmetinin veya mehmetinin
sesini, yine ve ahmet amcanin ineginin karni acikdiginin sesini,
susadiginin sesini, ve yine bir bardagi oluşturan elmentlerdeki
atomlarin spinlerinin sesini, ayri ayri duyar, hepsini berrak olarak
anlar, ve hepsinin istegine uygun cevap verip, isteklerini olumlu veya
olumsuz yerine getirir. ve düşünün yaninda 10 tane telefon olan bir
sekreteri,ve o bir telefona cevap vermeden, ikinci telefon caliyor
ücüncü telefon ve on telefon caliyor, o ise ancak birine bile tam cevap
veremez yetişemezken, biriyle görüşürken digerini beklemeye almasi
gerekirken, Cenabi mevlanin Azamati ve kudreti öyledirki, o ahmete elma,
mehmete fistik, zeynebe üniversite, inege ot, kediye mama, cekirgeye
bugdayi ayni anda verirde, ne yorulur, nede onlara vermekden bikip,
yoruldum bugün tatile cikiyon, ne yaparsaniz yapin, başinizin caresine
bakin demez. o ahmet amca olup, bahcedeki susayan ayni sefa ciceklerine
su verir, veya lokantaci mehmet amca olur, ve yeni evli cift fatma ile
hüseyine yemek pişirip önüne kadar koyar, yedirir riziklandirir veya o
her isteyenin istegiginin makbuliyeti dogrultusunda, onlara yönelir ve
cevap verir. O Bütün ve Büyük, Kebir ve Azamet Sahibi olan Allahdir. o
bir katilinin istegine bile cevap verirde ona tabanca olup katillik
etmesine yardimci olur, rahmetin bu kadari ohaa dedirtir. Hayrinda
şerrinde yaratani, meydana getireni odur, yokdur ondan başka Tanri.
Geceninde Rabbi odur Gündüzünde Rabbi O dur.iyilerin yaratni Rabbi
oldugu giobi senin benim kötü sandiklarimizin yaratani ve Rabbide odur.

ve Ben zikrimi duami yaparken bazen bir yandan müzik acarim,
bazen hem müzik, hem televizyon, hem internet, ve hem dua okurum, yani
coklarin icinde vahdet zikiri yaparim, o gürültünün icinde kendi sesimi
duymaya calişirim, yani ben bunu imam hatipte tranpet takimina
girdigimde hafifce ögrendim, hem tranpet calip, hemde ayaklarini gruba
uydurmak, hemde birde gecit alaninda selam vermek, yani işde hem araba
sürüp hem ayaklarla pedallara basmak, hem vites atmak, hem radyoda müzik
dinlemek, bir yandanda bazen telefonla konuşmak, veya arabadaki diger
kimselerle konuşmak, bir yandanda su icmek gibi. gürültüler icinde
vahdetime, kendime cevap vermek, ve isteklerini duyup karşilamak, cok
elli kollu olmak. biz her ne kadar cok kollu ahtapot gibi olsakda en
fazla kollu ahtapotun 9 kolu var, Allah ise yerin gögün rabbi o
ALLAAAAAAAAAAH, Allahuekber dedirtir bizlere, O büyüktür dedirtir.

Vahdet zikri: coklarin icinde kendi sesini duymakdir, gürültülerin icinde kendi sesini, icinin sesini duymakdir.

Gece olunca bir gündüz olsa deriz, veya gündüz işdeysek,
calişip yorulduysak, bir akşam olsada dinlensek deriz. veya kiş gelince
soguk kar buz derken kiş bizi yorunca bir bahar gelse yaz gelse deriz,
yazin sicakdan kavrulunca bir rüzgar esse veya sonbahar rüzgarlari
isteriz yagmur ve yel isteriz.

ve ölüm icin: ihtiyarlamiş elden etek düşer olmuş, ogluna
kizina gelinine muhtac duruma düşmüş bir ihtiyar, bir ölüm gelsede
azrail canini lsa diye dua eder olur, ölüm sevilip istenirmi, evet öyle
durumdaki ister olur ölümü, yine genc delikanli biri ölümden korkup
kacar, nasil ölmesem diye careler arar durur, o zman ölmek Ne ? Yaşamak
Ne? üstün olan Ne? Dünyami, hayatmi, ölmek ve ahiretmi. iyi ve iyiler
Ne? Yahut Kötülük ve Kötüler Ne?

Yilani biz kötü biliriz anlatilirki:

Bir adam o kadar firaset ehli bir zaatki bir gün bir yilan
görür, ve ona süt koyar icsin diye, sen iyi olunca oda iyi oluverir
bazen, yilan onun bu halini görünce, oda ona teşekkür babinda eskilerin
gömdügü bir hazinenin yerini deliklerinden birini kazarken bulmuşdur, ve
ona teşekkür icin süt kabindan süt icince, yanina, gidip o haizineden
bir altin alip gelip koyar, ve bunlar böyle uzun süre dost olarak hayat
sürerler , halbuki o ermiş adamin gayesi altin degildir, o Allahin
yarattiklarina rahmet etmek merhamet etmekdir, yilan ise ona Bu
hizmetinden dolayi teşekkür etmekdedir, ve bir gün adam hacca gitmeye
niyet eder, ve bundan haberdar olmayan oglunu cagirir bak oglum der: şu
deligin önüne bir kap süt koy, bir yilan gelir onu icer , ve sana bir
tane altin verir der. aman sakin bunu ihmal etme der, tenbihler ve hacca
gider.

adamin oglu bir gün koyar, iki gün koyar ,ve o adam daha oglunu
yetiştirmemiş oldugundan, oglunu şeytan kandirir nefsine uyar, ve der
icindeki ses yilani tut öldür, ve deligini takip et hazinenin hepsine
kon, niye böyle bir altin, bir altin bekliyorsun der. ve onu hirs bürür,
ve sütü koyar, icmeye gelen yilana saldirir, bunu farkeden yilan,
delige kafasini sokar, ve fakat oglan, yilanin kuyurugunu koprarir, oda o
aciyla döner oglani sokar ve oglan ölür.

ve adam hacdan döner, ve ve oglunu deligin başinda sokulmuş
vaziyette yatiyor görür, ve yilani cagirir, yilan durumu anlatir. ve
adam der: ben sana yine süt koyan, sende altin getir der. ve Yilan
derki:

"Bende Kuyruk acisi, Sende Evlat acisi oldukca , biz eskisi gibi dost olamayiz artik"

der.

Ve Terörist beslenirmi evet dün IŞIDA silah ikmali yapan
Tayyip, bu gün dedi, iktidarda kalmak icin, ve HDP kötüdür, ööö öcü
demek, öcü göstermek icin, ve onunla koalisyon yapilmamasi icin, ve
onlari gaza getirmek ve türklere saldirtmak icin, dün besledigi IŞIDA,
PKK yi vurdurdu, yani Teröre terör düzenleyen adam.

Karoglanin Suruc Patlamasi Risalesi (21.07.2015)

Bir olayın sonu başından gözükür ve biz seçimin hemen arkasından CHP
-MHP-HDP - Birleşsin koalisyon kursun ve bu akp yi yok edin dedik.
Tayip köpegi yaklaşik bir ay hükümeti kurma görevini vermedi, bekletti
ve karadeniz çayı demler gibi insanları alıştırdı demledi, ısıttı
demledi. şimdi chp akp ye bayıldı ve okşa beni akp, sev beni, öp beni
,,,, bilmem net beni akp diyecek hale geldi . çünkü tayyip bekleye
bekleye demledi ve olay bu hale geldi. ve şimdide bu patlama olayi
ile, resmen bizim sözümüzü koalisyon önerimiz olan sözümüzü alt
etmek olan, bu patlama olayi ilede HDP ile birleşilmez hikayesini
oluşturmak icin woltrani kurdu ipne cocuklari . herkes akp chp kursun
hükümeti diyecek. ve seve seve olmuyorsa böyle sike sike akp hükümeti
kurdurcaklar, angutlar : bunlarin gayesi bizim sözümüz alt etmek, ve
gayeleri ne vatan, ne millet ,ne din, nede devlet, gayeleri tek kendi
çıkarları bu ipnelerin.

Başağaçlı Raşit Tunca Schrems, 21 Temmuz 2015 Salı

Teröre, terör düzenleyen tek adam olarak, bu tayyip guines rekorlarina yazilmali.

Yine matrix filminden acilim gercekleşti ve filmde Mr. Smit,
gücü eline gecirince kendini oralarin tanrisi ilan eder, ve neo yani
mehdi en sonunda tanriyla görüşmeye gidince, derki bu Mr. Smit
zivanadan cikdi kendini tanri ilan etdi, onu bir tek ben yenebilirim,
bana müsade et tekrar, ve onu yeneyim der. bu tayyip ahmagida gücü eline
gecirince zivanadan cikdi, ve onu tanri ilan eder oldu askerleri,ve
düşünün PKK terör örügütü, bu adam terör örgütünede terör yapti, ve
onlari öldürttü, asker vatan sahibi olarak degil yani,bir başka terör
olarak, terörü terörle ödürdü, yani şeytanida koydu gecdi artik,
varin siz düşünün sonumuz ne olur bu sapik Mr Smit kilikli Tayyip ile.

---oOo---

EY Resulullah!

Neden herkesten çok Ali' yi seversin?

Efendimiz s.a.v.:Neden çok sevdiğimi anlatayım mı?

-Anlat derler.Efendimiz s.a.v.sorar:

-Sizlere sormak isterim; birisi size kötülük yapsa ne yaparsınız?

-İyilik yaparız efendim derler...

-Yine kötülük yaparsa?

-Yine iyilik yaparız.

-Soruyu tekrar eder;

Yine kötülüğüne devam ederse?Cevap verirler:

-Düşünürüz Ya Resulallah derler.Peygamber:

-Çağırın Ali'yi diye buyurur.Hz. Ali gelir, Peygamber Hz. Ali' ye sorar;

-Ya Ali! birisi sana kötülük yaparsa sen ne yaparsın?

Cevap verir;

İyilik yaparım, der. 7 kez tekrar eder.Hz. Ali 7 kez "iyilik
yaparım" der.Son defa sorunca da o iyilikler şahı şu mükemmel cevabı
verir;

-Ya Resulullah! Kötülük yapan kötülüğünden usanmıyorsa, ben iyilik yapmaktan niye usanayım ki...!der.

Efendimiz s.a.v. soru soranlara döner ve "neden çok sevdiğimi anladınızmı"

--oOo--

yani Yilana iyilk edilip süt verilirmi evet verilir Mehdi
zamaninda yilanda akrepde mehdi askeri olunca, gecenin gündüze
üstünlügü, gündüzünde geceye üstünlügü yokdur .

yani peygamberin agzindan :

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

"Rabbiniz de birdir, babanız da birdir. Dininiz ve
Peygamberiniz de birdir. Arabın Acem, Acemin de Arab üzerinde bir
üstünlüğü yoktur. Yine kızılın kara üzerine, karanın da kızıl üzerine
üstünlüğü yoktur. Hiç bir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Yalnız
takva bakımından biri diğerine üstün olur."

(Ramuz- İbni Neccar)

---oOo---

Ve Bir FIKIH meselesine aciklik getirecegiz:

Cem-i takdim - Cem-i tehir Nedir? Neden Yapılır? Nezaman Yapılır? Namazları Birleştirmenin Hükmü Nedir?

Karoglan Hoca Başağaçlı Raşit Tunca nın Konuya izahı:

Cem-i Takdim veya Cem i Evvel Ne Demekdir:

Bir namazı,vakti girmeden önce, önceki namazla birlikte kılmaya
Cem-i Takdim yani, öne alma, peşinen ödeme, veya evvele öne alma
denilir.

Cem-i Tehir veya Cem i Ahir Ne Demekdir:

Bir namazı, vakti çıkıncaya kadar geciktirip, sonraki namazla
birlikte kılmaya Cem-i Tehir veya Cem i Ahir sonraya alma, Sonradan
ödeme, ileri alma denilir.

Bir evin ana giriş kapisi olmasi demek mutfağa veya banyoya
veya oturma odasinada o kapidan girilcegini göstermez, içeri girdikden
sonra başka kapilarida olabilir o yüzden Muhammed Mustafanin bunu veda
haccinda arafatda yapmasi demek bu sünnettir illa araftda yapilir başka
zaman yapilmaz manasini taşimaz. bazi sünnetler maksadına binaen
yapilir, bazilari manasına binaen, bazilari maneviyatına binaen yapilir.
ve bu sünnette maksad önemlidir, ve maksad insanin vakti ne zaman en
müsait ise, yani vakit girmeden müsait ise önceye alması, yoksa sonra
müsait olcaksa, sonraya almasina cevaz vermek içindir. ve burada araftda
Muhammedin ikişer ikişer, iki namazi birleştirmeside, sadece bir örnek
teşkil etmek içindir, bu olurda olur, üç vakit namazda olabilir ve en
müsait olduğun zaman üç vakti sana uygun olan yöntemle kılmandır efdal
olan, bu öncede olabilir veya sonrda olabilir yani.



Rabbim, Mehdi ve Cemaatine Salihlerle birlikte haşrolmayi Nasip etsin.

Amiyn



Elfatiha maassalavat.

---oOo---

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 14 Haziran 2015 Salı

Original Kar©glan

Ceza Olarak Ellerimizle Yaptiklarimiz ve Allah Kalplerdekini Bilir (Kar©glanin 14.07.2015 Vaazi)

Ceza Olarak Ellerimizle Yaptiklarimiz ve Allah Kalplerdekini Bilir

(Kar©glanin 14.07.2015 Vaazi)

12 Şevval 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْاْ إِلَى مَا أَنزَلَ اللّهُ وَإِلَى الرَّسُولِ رَأَيْتَ الْمُنَافِقِينَ يَصُدُّونَ عَنكَ صُدُودًا

فَكَيْفَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ بِمَا قَدَّمَتْ
أَيْدِيهِمْ ثُمَّ جَآؤُوكَ يَحْلِفُونَ بِاللّهِ إِنْ أَرَدْنَا إِلاَّ
إِحْسَانًا وَتَوْفِيقًا

أُولَئِكَ الَّذِينَ يَعْلَمُ اللّهُ مَا فِي قُلُوبِهِمْ
فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَعِظْهُمْ وَقُل لَّهُمْ فِي أَنفُسِهِمْ قَوْلاً
بَلِيغًا


Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 61 - 62 - 63

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve izâ kîle lehum teâlev ilâ mâ enzelallâhu ve ilâr resûli raeytel munâfıkîne yesuddûne anke sudûdâ.

Ve keyfe izâ esâbethum musîbetun bimâ kaddemet eydîhim summe câûke yahlıfûne billâhi in eradnâ illâ ihsânen ve tevfîkâ.

Ulâikellezîne ya’lemullâhu mâ fî kulûbihim fe a’rıd anhum vaızhum ve kul lehum fî enfusihim kavlen belîgâ

Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 61 - 62 - 63

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Onlara: 'Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin' dendiği zaman, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün.

Başlarına kendi işlediklerinden ötürü bir musibet çattığında
sana gelip: 'Biz, iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey
istemedik' diye de nasıl Allah'a yemin ederler?

İşte bunlarin kalblerinde olanı Allah bilir. Onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver, kendilerine tesirli sözler söyle.

Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 61 - 62 - 63

---OOo---

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala elihi Vesahbihi ve Selleme ,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Enbiya i vel Murselun,

Allahümme Salli Ala Seyyidina Cebrail, Mikail, israfil ve Azrail,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Melaiketul Mukarrebun.

Velhamdülillahi Rabbel Alemin

Yolculugumuza başliyoruz :

Ve Ben bizzat Raşid, Karoglan Hoca sizin o kadir gecesi
dediginiz gece, öyle ahim şahim bir ibadet yapamadim. hatta daha onun
olma ihtimali oldugu gece birkac bilerek günah işledim.

ve düşünün: Allah muhafaza bir deprem olacak, ve sen o gün
deprem olmadan bir işin cikdi, ve seni bakkala yolladilar. yahut falan
yere yolladilar, yahut o şehirden başka şehire seyahat etdin. ve birde
duydun, sen dönesiye deprem olmuş, ev ve apartman yikilimiş, kurtulan
yok , ve senin o evden cikmiş olman, seni kurtardi. ve yine düşünün
kafir deccal bir gece yani mesalá kadir gecesi cok taat edenleri tesbit
edip onlari teker teker öldürcek veya ışıd olup camiyi tarayip
katledecek, ve ve sen o gece camiye gitmedin yani teravihe gitmedin, ve
sonrada birde kötülerin safina girdin ve günahkarlarla birlikte oldun,
ve o kafir deccal martrix sisteminde bakti ki senin rengin müminlerin
renginde degil, sarişinlar esmerlerden degilsin sen, sen başka renk
almişsin, ve seni tesbit edemedi ve sonra, sen listede olmadigin icin, o
öldrülcekler listesinden kurtuldun, ve böylece daha sonra, o günahindan
tövbe edip, bu sefer kafirin bakmadigi diger zamanda iyilerden
müminlerden oldun. ve böylece kamuflaj olup kurtulanlardan oldun.
nitekim peygamberimizden ögretmen isteyenlere yetişmiş eleman olarak, 70
bilgili ashabi ögretmen olarak gönderen muhammedin ashabina, tuzak
kurdular, ve onlari yolda kircdilar, ve böyle olunca aniden 70 tane
yetişmiş eleman, birden yok oldu, ve geride tam yetişmiş eleman da yok
ise durum ne olur? bir insan öyle bir haftda iki haftada yetişmez, ve
nitekim osmanlinin son vaktinde, Türkiyemizi kurtarmak icin yetişmiş
elemanlar hep cepheye gitmiş, ve şeyh ve evliya derecesindekiler,
cephede şehit olmuş. ve kala kala onlarin talebesi olan, cepheye gitcek
kadar yetişmiş ve erişkin yaşda olmayan cömez cocuk sofiler kalmiş ve
böylece, bu dini mübinin ahkamini, ve tarikat ve yollarin adabini, seyri
sülükünü tamam etmiş olanlar şehit olunca, daha yari yoldakiler kalmiş
ve böylece o yolun daha sonu nasil oluyor bilmeyenler, artik şeyh
durumuna düşmüş ve öne gecmişler, ve böylece evliya olmayan sahte
ermişler türemiş, ve sahte dergahlar, sahte tekkeler, ve sahte müridler
türemiş. aslinda dogru olan tohumun irisi ve arisi durusu olanlarindan,
ve hayvanlarin semiz ve iri diri saglikli olanlarindan damizlik ayirmak
gerekmezmiydi? amma vatani kurtarmak o kadar mühim hala gelmişki, onlar
canlarini feda etmişler, ve böylece din cahillerin elinde kalmiş.

gavur dedigin adamlar dünyanin gidişatina bakdilar, ve Norvecde
buzlarin altina bir depo yaptilar, ve her ari diri tohumdan oraya
sakladilar, herhangi bir durumda nuhun gemisinden alip gelir gibi, ordan
tohumlarimizi kurtarmak gayeleri. Bizim ahmaklar daha kari kiz
derdinde, gelin kaynana kavagasinda, iki kari dört kari derdinde, ve
yine köpege degmek abdest bozarmi, müzik harammi gibi ayrintilarda
bogulmuiuş, cahil müslümanlar, dünya nereye gidiyor bizim müslümanin
diyenler nereye gidiyor. Nuhun gemisi kissasi bunun bize yapilmasini
ögreten büyük bir örnek, nuhdan biz müslümanlar heder alip, tohumlari
hayvanlari bitkileri ve insanlarin bazilarini saklayacakken koruyacakken
, gitdi gavur dedigin, kafir dediklerin yapti bunu. Yarin yakub
ogullarinin, firavundan bugday istemeye gitdigi gibi tohumlar
bittiginde, gavur dediklerinden tohum istemeye gidersiniz artik.

hal böyle olunca herkes bir kefeye ben diger kefeye gecmek
niyetiyle yine herkes kadir ramazan abdest namaz derken, ben günah
işleyip günahkarlarin safina gecdimki, matrixde izimi kaybettiren diye.

ve vatan kurtarmak ve vatan beklemek ne kadar kutlsal olsada,
ümmetin bekasini saglamk icin bilgili kimselerin, korunup muhafazasi
ondan da daha mühimdir. ve kudret kaleminin cizirtilarindan bahseder
muhammed, taa mirac etdiginde, kudret kalemi nedir, insanin en son
kazandigi biligiler, insanin erkek olaninin husyesinde ki menideki
spermanin, icine bilgi küpü (DNA zinciri) olrak kopyelenir ve yazilir.
ve kudret kalemi, yani zeker ile onu bir başka kainat ve alemi misal
olarak, ve insan olarak ileriye dogru firlatilir, ve ve bilgi 2015 den,
ömrü 90 sene olcak bir cocuk ile 2105 kadar iletilmiş olur. hal böyle
olunca kudret kalemi, er olanlarin zekeridir. ve zeker yazar bu en
önemli bilgiyi, ve zeker ile bir ileriye firlatilir yani. ve kudret
kaleminin cirilitsi işde o DNA nin, bilgininn meninin icindeki spermaya
kaydedildigi yerdeki ciriltidir, ve ciziltidir.



Hadis-i Şerifler Allah yolunda nöbet tutmanın faziletinin büyüklüğünü değişik şekillerde ifade etmektedirler:

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Allah yolunda bir gün hudut nöbeti tutmak, dünyadan ve dünya
üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır. Sizden birinizin kamçısının
cennetteki yeri, dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır.
Kulun Allah Teâlâ'nın yolunda akşamleyin veya sabah erken vakitteki
yürüyüşü de dünyadan ve dünya üzerindeki şeylerden daha hayırlıdır."

(Buhârî, Cihâd 6, 73, Bed'ü'l-halk 8, Rikâk 2; Müslim, İmâre 113-114)

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Bir gün ve bir gece sınırda nöbeti tutmak, gündüzü oruçlu
gecesi ibadetli geçirilen bir aydan daha hayırlıdır. Şayet kişi bu nöbet
esnasında vazife başında iken ölürse, yapmakta olduğu işin ecri ve
sevabı kıyamete kadar devam eder, şehid olarak rızkı da devam eder ve
kabirdeki sorgu meleklerinden güven içinde olur."

(Müslim, İmâre 163. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 2; Nesâî, Cihâd 39; İbni Mâce, Cihâd 7)

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Allah yolunda düşmana karşı nöbet tutan kimselerin dışında
bütün ölülerin amel defterleri kapanır. Murabıtların ise, iyi amelleri
kıyamet gününe kadar yazılmaya devam eder ve bu kimseler kabir azabı
konusunda emindirler"

(Ebu Davud, Cihad, 15).

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Allah yolunda sınırda bir gün nöbet tutmak, başka yerlerde bin gün nöbet tutmaktan daha hayırlıdır."

(Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 26. Ayrıca bk. Nesâî, Cihâd 39)

Ve bunlar Vatanin beklenmesinin ehemmiyatini gösteriyorki, ve
vatan korunursa ordaki, kadinlar cocuklar ve nesil korunmuş olur, ve
vatan korunmazsa orda temiz bir nesil korunamaz ve nesil temiz olmazsa,
dini mübinin yaşanip korunmasida zor olur. ve toprak korunsada ona
dikcek saf temiz tohum yoksa ciplak toprak bir işe yaramazkine. o yüzden
din büyüklerinin muhafazasi en mühim mesledir, temiz ve saf salih
kullarin, ve temiz mümin ve müminelerin korunmasi, toprakdan da önce
gelir öyle olmasaydi muhammed mekkeden medineye hicret etmezdi mekkeyi
fethetmeye gayret ederdi, o halbuki müminlerin korunup yaşayabilcegi
habeşistana gitmesinede müsade etmişdir. ve daha sponrada müşriklerden
kndiside medineye hicret edip kacmişdir. yani salihlerin ve yani ARI
diri TOHUM larin muhafazsi en büyük meseledir. elem gercek elem
cekirdegi verince onu nere dikersen dik en güzel elma agaci olcakdir
amma cekirdek bozulduysa toprak iyide olsa bozuk cekirdekden güuzel
elmalar cikmaz yani. amma vatanin korunmasi hadislererde bu kadar mühim
olarak bildirilirken biz diyemeyiz vatani birakip kacin diye, amma
neslin korunmasi en büyük meseledir, topraksiz tohum yetişmez , tohumsuz
toprakda bir işe yaramaz otlara cöplere vatan olur yani. ve askerdeki
askerimize öyle davaranilyorduki bir zamanlar afedesiniz gusl abdest
alcak sulari yok, cenabet vatan bekliyorlar, bir durum olsa cünüp cünüp
gebercekler, bunun neresi şehit olcak. hem askerlik mecbur, hem birde su
verme, dogru dürüst karnini doyurma, silahini verme, verse bile sicak
su yok, soguk suyla ya hasta olcak, yada sökel olcak, veya hasta
olmakdan bikip korkup, soguk suyla banyo edip gusl abdesti alamaycak, ve
cünüp cünüp vatan bekleyecek, ne zor Allahim, ne zor, ne halde bu dünya
böyle. Asker bir adamin postallari cikarip abdest icin ayak yikadigini,
iki saat yine postal giydigini düşünebilirmisiniz, o yüzden
askerdekilerin teyemmüm veya ayaklarini meshetmeleri kifayet edecekdir.

ve muhammed dedi:

Buhari ve Müslim Ebû Hüreyre´den rivayet ederler. O şöyle demiş tir: Peygamber
(s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurdular: "Kıyamet günü benim ümmetim,
bütün abdest azaları nur gibi parlar bir vaziyette davet olunacaktır."

---oOo---

Ayrıca Müslim Kuzeyfe´den rivayetle şu hadisi bildirir:
"Benim havzım, Aden ile Eyle arasından daha uzundur. Ümmetimden olma
yanları orada rahatlıkla ayırırım." Ashab sordu: "Ey Allah´ın Resulü,
sen bizi orada nasıl tanıyacaksın?" Resûlüllah cavap verdi: "Havzmın ba
şında durup develerini sulayan bir adam, yabancı develeri nasıl tanıyıp
ayırırsa, öylece tanır ve ayırırım. Hem orada sizlerin abdest azaları
nur gibi parlayacağı için, bu gayet kolay olacaktır."

---oOo---

Ahmed ve Bezzâr Ebud-Derdâ´dan rivayet ederler.
O şöyle der: Peygamber (s.a.v.) buyurdu: "Kıyamet günü, şefaatte
bulunması için secde etmesine ilk izin verilecek olan, şefaati kabul
edilip başını secde den ilk kaldıracak olan şüphesiz benim! Baktığımda,
ümmetimi de diğer ümmetler arasında tanırım. Kimi ön tarafımda, kimi
arkamda, kimi \sağımda, kimileri de solumda yer almış olarak onları
görürüm." Bu sı­rada biri: "Ümmetini nasıl tanırsın, ey Allah´ın
Resulü?" diye sordu. Resûlüllah da şu cevabı verdi: "Onların abdest
azaları nur gibi parlak olacaktır! Bu alamet diğer ümmetlerde
bulunmayacaktır. Aynı zamanda kitapları (amel defterleri) de sağ
ellerinde olacak, sabi iken ölmüş ço cukları ve nurları da önlerinde
bulunacaktır.

---oOo---

Bir zamanlar dinsiz zihniyet kurallari yüzünden askeriyeye
dindar olanlar alinmiyordu, ve farezet alindiysa dizlerine bakilip,
dizleri nasirli olanlarin namaz kildigi ele alinip, o yüzden nasirli
diye askeriyeden atiliyolarlardi. ve ben imamhatip 3. sinifdan sonra
fikir degiştirip askeri okula gitmek icin deniz atsubayligi ve kara
atsubaylik okulu sinavina başvurdum, ve beni redddettiler, sebebi meslek
okulu okumuş olmammiş, hayir meslek okulu degil cünkü imam hatip okumuş
olmamdi. biz giremedik gidemik oraya . hani bugün dindariz diyenler
gidiyorda ne oluyor, vatan haini askerler türedi. vatan beklemek
kutsalken vatan hainligide neyin nesi degilmi. işde asker amma IŞID
teröristlerine silah ve mühimmat sevkiyati yapiyor bu hainlik degilde
ne, yine asker amma PKK yi egitiyor bu hainlik degilde ne, bunlarin
öldürülmesi caizken, asker olarak rütbe kazaniyorlar. acaba dünya
tersine döndü, güneş batidan dogdu, herşey tersde biz mi algilamiyoruz,
iyiler kötü kötüler iyi olmuş. ayaklar baş olur olmuş.

ve 21 hazirandan bu yana bakiyiorum, bizim bulundugumuz
belediyede güneş kuzeyden dogmaya başladi, az daha kaysa tam kuzeyden
dogacak, yani ve kutuplar bozulmuş. güneş nasil kuzeyden dogabilir,
muhammed arabidir ve arabistanda dogmuşdur, muhammed ingilterede, yada
kanadada dogmadiki öyle kuzeyden dogsun. ve bu gösteriyorki bir kayma
var. muhammed kuzeye gitmiş olmali yahutda az daha kutuplar kayarsa
batidan dogmasi ehven olur. ve kanadada muhammed isimli bebe dogdu
herhalde. ve amerikada amerikanin göbeginde muhammed bebe dogunca güneş
batidan dogmuş olcakdir herhalde.

ve bizde mevsim kış iken, bize düşman ve mikroplarla
savaşabilmemiz icin, Allah bizlere portakal mandalin vermiş, ve bizler
kişin C vitaminimizi portakal limondan,... aliriz oysaki Yenizelendada C
vitamini icin Kivi yetişir, onlarin savaşmak icin askeri kivi
askeridir, yöresine glöre asker ve mücahid laizimdir . portakali alip
yeni zelandaya dikmeyecen kiviyide alip türkiyeye dikmeyecen, herşey
yerinde güzel, yerinde güzel, ve

Aziz Peygamber efendimiz (SAV) bazı hadislerinde eşyanın canlı
olduklarını bildirmiş, mesela “Eşyayı lüzumsuz yere rahatsız etmeyiniz.
Çünkü onlar tesbihdedirler.” diye haber vermişlerdir. İbni Mes’ud
Hazretleri de Rasulullah Efendimiz’in (sav) önünde yemekte olduğu
yemeğin tesbih ettiğini duyardık diye rivayette bulunmuştur. Bir de
Ebuzer Hazretlerinden işitelim: “Allah’ın Rasulü’nün eline çakıl taşlan
aldığı zaman, arının vızıltısı gibi onların tesbih ettiklerini, Hz. Ebu
Bekir’in, Hz. Ömer’in elinde de taşların bu şekilde zikrettiklerini
duyardık”

Yine Peygamber Efendimiz (S.A.V.) saadetle buyurmuşlardır ki:
“Hayvanları yükleri yüklü olarak bırakmayınız. Hayvanlara binin ama
yollarda, sokaklarda onları kendi konuşmalarınızda kürsü gibi
kullanmayın. Çünkü onlar tespihtedir. Nice hayvan vardır ki üstüne
binenden hayırlıdır.

ve bu hadisler gösteriyorki bitkilerinde yerinden yurdundan
alinmasi onlarin rahatsiz edilmesi demek olur. ve evet iki cihanin
güneşi Muhammed Mustafa (S.A.V) Mekkede dogmuş yani doguda dogmuşken,
onun yeni parcaciklari yerinden yurdundan edilip şimdi kanada ve veya
kuzey kutbunda hurma dikilir olduysa, o zaman kutuplar böyle bozulur
işde, güneş bunca sene dogudan dogmuşken istermisniz batidan dogsun ve
ardina kiyamet kopsun. ve Rabbim Mehdi cemaatini kiyamete bir sabah
kala, güneşin batidan dogdugu güne, mehdi cematini birakmasin, şayet
kalanlar olursada, en azindan müslüman amma günah işlemiş, kötülerin
iyisi, vahşi kurtlar arasinda merhametli kurt bünyamin olarak halketsin
haşr meydaninda, veya şeytan amma muhammedin şeytani iyiligi emreden,
tavsiye eden şeytan, yani en azindan kötülerin en iyisi olarak yeni
beden bulup haşrolmak nasip etsin.

Amiyn


Elfatiha maassalavat.

---oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 14 Haziran 2015 Salı

Original Kar©glan

Zahir Alem ve Batın Alem - Görünen Görünmeyen - iç Dış (Kar©glanin 08.07.2015 Vaazi)

Zahir Alem ve Batın Alem - Görünen Görünmeyen - iç Dış

(Kar©glanin 08.07.2015 Vaazi)

6 Şevval 2015 Çarşamba


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لاَّ تُدْرِكُهُ الأَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الأَبْصَارَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ

قَدْ جَاءكُم بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنْ أَبْصَرَ فَلِنَفْسِهِ وَمَنْ عَمِيَ فَعَلَيْهَا وَمَا أَنَاْ عَلَيْكُم بِحَفِيظٍ

---oOo---

هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ

Sadakallahul Aziym Enam Suresi 103 - 104 ve Hadid Suresi 3

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Lâ tudrikuhul ebsâru ve huve yudrikul ebsâr(ebsâra) ve huvel lâtîful habîr.

Kad câekum basâiru min rabbikum fe men ebsara fe li nefsihi ve men amiye fe aleyhâ, ve mâ ene aleykum bi hafîz.

---oOo---

Huvel evvelu vel âhiru vez zâhiru vel bâtın(bâtınu), ve huve bi kulli şey’in alîm

Sadakallahul Aziym Enam Suresi 103 - 104 ve Hadid Suresi 3

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Onlar Gönül gözü ile bakmasini bilmezler.Gönül gözleri
algilamaz, oysaki o sizlere basire ile bakar, yani gönlünüze bakar,
icinizde ne olup bitiyor diye. O nun, o bakişi cok hassas, ve ince bir
bakişdirki, onunla herşeyden haberdar oluverir. ben sizlerin
basiretlerinize bekci degilim,i kimin gönlüne rabbinbden bir bilgi
gelirde onu anlarsa o nu tutarsa onun gönül gözü calişir işler, kimede
nefsinden,yani beden gözünden bir bilgi gelirde, onu anlar tutarsa, oda
zahiri gözüyle bakanin görmesidir.

---oOo---

O hem baştadir , hemde sondadir - Hem görünenlerdir, hemde
görülmeyenlerdir, o her bilgiye sahiptir, yani bilgi ona dogru, her şey
ile, yani her yoldan akar gelir.

Sadakallahul Aziym Enam Suresi 103 - 104 ve Hadid Suresi 3

---OOo---

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala elihi Vesahbihi ve Selleme ,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Enbiya i vel Murselun,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Melaiketul Mukarrebun.

Velhamdülillahi Rabbel Alemin

Yolculugumuza başliyoruz :

Basiret: kavrama yeteneğidir,
vukuf kazanmak, olay ve nesneleri anlayıp kavramak, vukufiyet
kesbetmektir. Basiret bilmek anlamına da gelir. Yani kalp gözü veya,
gönül gözü ile bilmekdir.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

Müminin ferasetinden sakının, çünkü o Allah-u taalanın nuruyla bakmakta ve Hak taalanın inayetiyle konuşmaktadır.

(Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 16, Suyûtî, el-Câmiu’s Sağir, 1, 24)

---oOo---

Hz. Ali (r.a.) buyurmuştur:

Her kim Hak Teâlâ’yı çokça yâd eder ve anarsa “basiret” melekesini elde eder.

Yine Hz. Ali (r.a.) buyurmuştur:

Basiret sahibi, duyduğunda düşünen; baktığında (hakikatleri) gören ve ibretlerden öğüt alan kimsedir.

Kainati alemin haritasi insan bedeninde görünenler yani zahir
olnlar: el, kol, göz, kulak, veya elma, armut, kedi, köpek, inek, dana,
demir, aluminyum gibi zahiren gördüklerimiz vardir. birde bedenimizin
icindeki akyuvar, alyuvar, hücreler, sperma, sinirlerimiz neronlarimiz,
ve bunlari oluşturan elementlerimiz, ve o elementlerin bize gecmesini
saglayan, yine elma, armut, bugday ,.. v.s. gibi yiycek iceklerimiz
vardir. yine onlari ayriştiran su vardir, ve bunlar hepsi canlidir,
elimiz canli oldugu kadar, akyuvarmizda canlidir, duyar, dinler,
konuşur, ölür, öldürür, nefes alir, yer, icer. ve bize bir element lazim
olunca, bedendekiler onu sana haber verirler, ve sen sanirsinki mesela
canim dondurma cekdi, halbuki o sana dogru yolcuk etmekde olan,
dondurmanin icindeki maddelerden haberdardir onlar, ve senin, "o senin
rizkin" diye ayrilmiş olan dondurmaya dogru gidip onu bedenine alman
icin sana istek yollarlar. "Canim dondurma cekdi" sinyali ve bu sinyal
barizdir, ve sen batinindan bir sinyal almiş olursun, ve onlari duymuş
olursun, yani onlar haberleşirler de . yine "karnim acikdi" yahut "çişim
geldi" yahut " başim agriyor" gibi bariz sinxyalleri herkes duyabilir
haberdardir.

Fakat Hz Alinin dedigi:

"Her kim Hak Teâlâ’yı çokça yâd eder ve anarsa “basiret” melekesini elde eder."

hikmeti ise özel gayret sonucu elde edilen melekelerini ve
batinini duyma, gönlü ile irtibate gecme, melekeleri ile irtibata gecme,
ne olup bitiyor onlardan haberdar olmak icin, işde cokca hakki zikredip
Allahdan gafil kalmamaya, ve böylece hangi zikir ile meşgul isen, o
zikrin melekleri seninle iritbata gecmeye başlar. amma bunlardan sorumlu
şeytan ve cinlerde vardir. dikkat edilmesi gereken, o gelen sözlerin
ilhamlarin, şeriata kuran ve sünnete aykiri olup olmadigidir. bazen
olurki Hz ibrahime gelen " hadi oglunu kes"
gibi akla mantiga ve dine diyanete uymayan imtihanlarda olabilir. amma
işde insan basiret kazaninca, olayin başka boyutlarinida bilip, duymaya
başlar, ve böylece o görünürde, yani zahirde şeriata aykiri olan bir
mesele, aslinda batinda farz hükmünde olabilir. ve bu batin alemi insan
bednindeki hücreler oldgu gibi elmanin da elementleri ve elmenttekide
elketron neutraon protonlar onun altinbdaki spinler olabilir heps canli
ve ve ilim sahibidirler. ve bunlarin hepsi batindir. ve onlarin cokca
birleşip oluştruklari cisim ve maddeler bir beden ve zahir sahibi
olurlar. yani görünür olurlar. ve işde birinci cevher burda kalp yani
gönül denilir ve cevheri sag memenin 4 parmak altinda bulunur insan kalp
ve gönül melekelerini duymaya başlayinca, onun haberleşme cihazi "kalp
veya gönül gözüdür." ondan bir üst cevher "ruhdur" ve onun cevheride
bedende sol memenin 4 parmak altindadir. ve insan önce birinci sesi
duyar sonra ondanda latif olanlarin sesini duymaya başlar, yani element
ve molekülleri duymaya başlar, sonra bir üst cevher ise, ondanda üstün
ve latif varliklarin sesi, ve oda "SIR" cevheri ile duyulur ve SIR
cevheride sag memenin dört parmak üstündedir. ve elementleri
duyabilen(demir, kalsiyum,sodyum gibi), ve zikirederk ve taat ve
ibadetlerle Allahdan gafil olmayan mümin kul, dahada ileri derecede
olan, bu sefer atomlari duymaya başlar. ve onada "Hafa" cevheri denilir.
onun ceveheride sol memenin 4 parmak üstündedir. ondanda latfi
varliklari dumya başlayan mümin günün ücte birini allah ve peygamberini
melkrinie bilrek gecirdigi zman sonrasi yani en az sekiz ssat allahdan
gafil olmayan bir mümin bu sefer quantum denilen atom alti parcaciklari
duymaya başlar, cinlerde burdan itibaren başlayan varliklardir işde ve
onada "Ahfa" cevheri denilir ve yeri girtlagin altindaki hormon
kelebeginin oldugu yerdedir. yani bir nevi hormon düzenleyicisinin
sesidir yani. gaz halindedir onun salgisi ve bedendeki gazlar halinde
dir onlar, latif varliklardir ve cinler ve şeytan ise afedesiniz bu
hormon ve gazlarin afedesiniz "osuruk" olani halindekidir. ondanda üstün
olan cevher "nefs veya can cevheridir" ona nefs denir ve "canim cekdi"
sinyali işde o nefis cevherinin sesidir. onun sinlyalleri bedenin hayat
enerjisini ve canliligi korumak ile görevlidir. o yüzden işde aş erme ve
benzeri sinyallerin hepsi onun hayat enrjisi icin gerekli olanlarin
sinyalleridir.

hal böyle olunca latif varlilklar vardir, ve onlari bügün atomu
parcalayanlar buldu, ve fakat nasil bir hareket ettiklerini
anlayamadilar henüz, ve latif varliklar dahi, düşünüp karar veren ve
birbiriyle haberleşen canlilardir. yeni duydugum bir mevlevi adeti var
mevleviler elbisesini cikarinca, öper öyle asarmiş, yine giyecegi zaman,
öper öyle giyermiş. ve buna niyaz derlermiş, yani herşeyin canli
oldugunu anlama felsefesi, ve onlarinda sevgi ile güzelleştigi, ve
kötülük ve zulum ilede, hasta veya kötü olduklari, japon bilim
adamlarinca, su ile yapilan deney ile tesbit edilmişdir. ve bu niyaz
adeti bardaga, canaga, elbiseye yani cansiz sayilanlarada sevgi ile
muamele etmesini, onlarin cansiz degil, canli olduklarini bildigini
onlara söylemek manasinda oldugudur. ve bazi mevleviler yapar amma,
nedenini bilmez. Halbuki "tatli dil..." hikayesi gibi "sevgi" onlarinda
seninle irtibatta kalmasina sebeb olur yani.

ve elementler toprakdan yaprak olur cikar, sonra dometes olur,
biber olur, elma olur, armut olur ve onlar ile bir bedene girerler ve
bedende bir aza veya enerjiye döner. ve bdenden can cikinca ve vefat
edince tahliye olup cürüyen bedenden tekrar topraga karişirlar ve
dünyamizin topragi ve elementleri devir daim olup degişmedigi artmadigi
eksilmedigi gibi ancak su haric ve böylece devir daim edeer ve hal böyle
olunca tenasuh veya reenkarnasyon manasinda bir dönüş olmasada o topraga
dönen elementler bir başka ademin dikdigi tohum ile filiz veren agac veya
fide olup yeniden can kazanirlar ve sonra yine bir başka bedende can ve
hayat olurlar ve o elementler eger iyi hal ile yaşadyisa iyi bedene yol
bulurlar yoksa cehhenemlikse dünyanin dibin e yol alip magmada veya
başka yöntemlerle yanip cehennemi tadarlar ve cehennemi tadmadan cennete
girmezler hükmü aynen bugdayin cileler ile ekilip bicildekden sonra bir
bedende can olmasi icin un olup yogrulur sonra firinda pişirilip
cehennemi tadarlar ve sonrada eger yanmadilar ise bir bedene rizik ve
lokma olurp girerler

ve fecr suresinde gecen

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ ارْجِعِي إِلَى
رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً فَادْخُلِي فِي عِبَادِي وَادْخُلِي
جَنَّتِي

Esteuzubillah

Yâ eyyetuhân nefsul mutmainneh.İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeten. Fedhulî fî ibâdî.Vedhulî cennetî.

Sadakallahul Aziym Fecr Suresi 27 - 28 - 29 - 30

Meali :

Esteuzubillah

Ey mutmain olan nefs! Rabbine dön Yani o sana beden olcak,
Rabbimizin suretindeki, bedenin olcak insana dogru (Allah’tan) razı
olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak dön . yani o kulun istegi
dogrultusunda ona dogru yolculuk et. Burdaki Fedhulî fî ibâdî.
ayetini senelerdir ahmak hocalar gir kullarimin arasina diye meal
verdiler, tefsir ettiler. nerde burda "arasina" kelimesi ahmak hocalar
"fi" icine demekdir. elma armutu aramizda dolaştirmaya mi alip geliyoruz
pazardan, yoksa yiyip icimize almak icinmi? neymiş "gir kullarimin
arasina" degil "gir kullarimin içine" demekdir, o ayet .ve elma armut
icimize girince ve böylece "cennetime gir" ayetine mazhar olur yani
batin alemi bir nevi cennetdir.

ve Böyle olunca dünya devir daim eder, dünkü musa parcalari,
bugün başka başka yerlerde yine başka musalar olarak beden bulmakda,
isada yine kuranda gecdigi üzre vefat ettirilimiş ve "teveffeyte" diyor
isa efendimiz. bizzat rabbimizle mulakat bile etmiş ve diyor "sen beni
vefat" ettirdin dönememde artik onlari düzeltmek icin, sen eger onlari
affedersen afedersin , yoksa,.." diyor ve o dahi şimdi en özel hali ile
Hz mehdide, hem muhammed ve, hem isa olarak can bulmuşdur. ve hergün
binlerce hücremiz ölür ve yerlere, gezdigmiz, gittigimiz geldigimiz
yerlere dökülür. ve böylece yeryüzüne dagilmiş oluruz . ve daha sonra o
mesela dökülen raşid hücreleri eger rabbimizin dön emrine mazhar olursa
yeniden raşid olcagi, bir başka raşid annesi babasi olcak bedene
yolculuk eder, ordanda gecip raşid bebesi olunca, yine raşid parcalari
yine ona(o bebeye) dogru rizik yiyecek giyecek olarak yolculuk edip,
onun cennetine dahil olurlar. yani eger cehenemlikse ve zebanilere
maruz kalcaksa, işde zulum gören biri olrak hayat kazanirlar, ve hangi
azaba dücar olcaksa, hangi hayvan cibiliyatinin ahlakini yaşadiysa, o
hayvan olarak can bulur mesela dünyada. dünya dünya para pul diye
koşdurduysa, ya bir karga olup 500 sene, yaşamak icin birkac lokma
aramakla gecen, bir ceza ömür verilir. yaz kiş ev yok bark yok sogukda
dişarda bir lokmaya muhtac olup, paranin pulun önemli olmadigi sana
ögretilir, ve cehennemin o olur.

Dün bir cilek yedim afedesiniz cilekden eşek kokusu geliyor,
yani eski hali bir eşek olan beden yeni halinde ölüp eşşek cennetini
boylayinca, bu sefer yagmurlar onu kaldirmiş, nerenin eşegiyse gelmiş
benim bahcedeki cilek bitkisine su yolu ile girmiş, amma hala eşek hala
eşek. ve eşek kokan cilek olmuş, agzima aldim hemen geri tükürdüm.
halbuki cilek güzel kokar amma eşşek ter kokar.....

---oOo---

ve daha önceki vaazlarda receb gördüm, hidirellez gördüm, hilal
gördüm dedik, ve hilal cebeci gördüm ramazanin birini bildim dedim, ve
rabbim bize ramazanin bittigini nasil haber vercek bekleyelim görelim
demişdim. ve ben size bu yolun kapisini gösterdim ve aynen cebrailin
sidreye kadar gidip ordan öteye ben gecemem burdan öteye, artik kendin
gideceksin dedigi gibi, burdan ötesine mehdi askerleri kendi gitmesi
gerekiyordu. ve rabbimin bana mucizeleri devam ediyordu ve ben 2 Temmuz
günü "Bayram" ismili bir adam gördüm, ben dahi önce tereddüt ettim bunu
birileri oynuyor olabilir dedim ve bekledim taa ikindi vaktine kadar,
rabbime niyaz etdim "rabbim bu gün madem bayram, bana başka alametde
göster" diye amma kuş insanin başina bir kere sicarmiş kovalarsan babayi
alirsin, başka alamet gelmedi bir daha, ve ben bayram günü oruc tutmak
haramdir hükmü geregi 2 temmuz ikindi vakti orucu bozup bayram etdim. ve
benim hesap ile 2 gün vardi bayrama amma, Rabbim, birilerini vesile
edip iki gün önce bayram gösterdi , şayet hilal görseydik demek olcakdi
ertesi gün bayram demek olcakdi, bir bayram daha görseydim o zaman ogün
cifte bayramli hem cuma hem bayram olmasi lazimdi, oda olmadi cünkü
perşembeydi o gün, ve ben sizlere haber vermedim, herkes sidretül
müntehadan kendi gececek artik, ben kapiyi gösterdim, vebal benden
gitdi, ve bugün 6 Şevval 2015 Çarşamba. ve sizler hepiniz bayram günü
oruc tutup haram işleyenler oldunuz.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

”Bizden önceki ümmetler yaşanabilecek her şeyi yaşadı, benim
ümmetime sadece onlara bakıp ibret almak kaldı” Bir ümmet için bundan
daha büyük bir lütf-û kerem olabilir mi ? Bunca rahmet içersinde bile
bizden önceki ümmetlerin hallerinden ibret almaz, gidip aynı çukura
düşersek, o zamanda “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu ?” âyeti tecelli
eder.

Rabbimiz Buyuruyor

“ Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu ? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır”

( Zummer 9 )

Peygamber Efendimiz kendi ümmeti için “Ümmet-i merhûme” diye buyurmuştur. Yâni merhamet edilmiş ümmet.

Ey Ümmet-i merhûme Uyanin artik, Kuranda gecen butün tarihi
kissalar, masal dinlemek ve uyuklamak icin degil, eskilerden ders almak
icindir, ve büyük kuran kainat kitabi ise, bize bizatihi bunlarin
canlisini gösterip ögretmekde .

Rabbim, Mehdi ve cemaatini, onlardan ve olanlardan ders alip, cehenneme ve çukura düşmeyenlerden eylesin.

Amiyn


Elfatiha maassalavat.

---oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 08 Haziran 2015 Çarşamba

Original Kar©glan

islamda Keşfen Bilmek - Yani Keşif Yolu ile Bilmek Nedir? (Kar©glanin 02.07.2015 Vaazi)

islamda Keşfen Bilmek - Yani Keşif Yolu ile Bilmek Nedir?

(Kar©glanin 02.07.2015 Vaazi)

26 Ramazan 2015 Perşembe


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ وَمَا أَدْرَاكَ
مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ
أَمْرٍ سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ






Sadakallahul Aziym Kadir Suresi 1 ila 5

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

1. İnna enzelnahü fiy leyletilkadr

2. Ve ma edrake ma leyletülkadr

3. Leyletülkadri hayrün min elfi şehr

4. Tenezzelülmelaiketü verruhu fiyha biizni rabbihim min külli emr

5. Selamün hiye hatta matle'ılfecr

---oOo---

Sadakallahul Aziym Kadir Suresi 1 ila 5

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

1. Şüphesiz, biz Onu (Gezen Yürüyen Kur'an'ı - Muhammedi ) Kadir gecesinde indirdik.

2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!

3. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

4. Melekler ve Ruhlar o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.

5. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.

Sadakallahul Aziym Kadir Suresi 1 ila 5

---OOo---

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala elihi Vesahbihi ve Selleme ,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Enbiya i vel Murselun,

Ve Sallu Ala Seyyidina Cemi il Melaiketul Mukarrebun.

Yolculugumuza başliyoruz :

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Dört nehir cennetten fışkırmıştır: Fırat, Nil, Seyhan, Ceyhan"

(Müsned, 2:261, 289, 440.)

Fahrüddin er-Râzî ise Mü’minûn Sûresinin 20. âyetinin izahında İbni Abbas’tan (r.a.) şu rivayete kaydeder:

"Cenab-ı Hak cennetten beş nehir indirmiştir: Seyhun, Ceyhun, Dicle, Fırat ve Nil."

(Futûhu'l-Gayb, 23:89)

Gecen haftaki kaldigimiz yerden devam edersek cennet ve cehennem bu dünyada kurulmuş dedik,

o zaman bu hadisleerde gecen Firatin cikdigi yerde cennet var demek olur, peki ucu nerde? Türkiyede

Fırat nehri nerede doğar ?

Erzurum’un 30 km doğusunda Dumlubaba dağındaki Dumlubaba
kaynağından çıkan Fırat nehri Erzincan, Tunceli, Elazığ, Malatya, Çüngüş
(Diyarbakır), Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra
Suriye, daha sonra Irak topraklarına girer. Irak’ta denize uzak olmayan
bir noktada Dicle Nehri ile birleşerek Şatt’ül-Arab’ı oluşturur ve Basra
Körfezi’ne dökülür. Nehrin en önemli kolları Murat, Karasu, Tohma,
Peri, Çaltı ve Munzur Çayları’dır.

Toplam uzunluğu 2.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan
bölümün uzunluğu ise 1263 km’dir. 720.000 km² su toplama havzasına
sahiptir. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha
düzenlidir. Mart ile Haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır,
Temmuz ile Ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su
akışı olur.

yani kardeşlerim, gökyüzünden akan bir nehir yok, elbet
yagmurlar semadan yagar amma, nehirler ardzdadir yani yerdedir. ve eger
firat, dicle, seyhan, ceyah ve nil cennet nehri ise, o zaman kainati
alemin haritasi insan bedeninde beş su vardir : birincisi agizda tatli
tükrük, ikincisi , burun sivisi, ücüncüsü göz suyu, dördüncüsüde kulak
sivisi, ve beşinciside insanin belinden cikan bir idrar bir de meni
sivisi ve bu gösteriyorki beşinci nehir bütün adem suyunun aktigi nehir
yani zürriyetmizi ve sülbümüzü oluşturan su ve bunlarin hepsi sudan
halkoldugumuzun delili ve ve adem suyuda nil nehri yani

Hz Adem cennettten dünyaya nereye indi ?



Hindistan toprağında bulunan Serendib Dağı’nin üzerine indi.

ve hz Ademin inmesi demek, o bedendeki beş suyunda dünyaya
indigini gösteriyor, ve dünya yine kainati alemin maddeleşmiş joysticki
konumunda, yani onda da bütün kainatin misalleri var.

ve insan bedeni yine, kainatin kumanda merkezi konumunda, onunla bütün kainat kumanda edilir.

ve insan bedeni ölünce topraga karişir , hatta ölmeden öncede
hergün binlerce hücremiz, ölüp topraga karişmakda, ve deniyorki :
kiyamette yeryüzü düzlem halini alcak, bre ahmak insanoglu , insan
kainati alemin haritasi demek dedik, insan toprakdan, ve ölüp
cürüyünce, topraga karişinca, yine eski haline dönüp elemtlerine geri
dönünce, ardz gibi düzlem halini almiyormu zaten, sen daha hangi
kiyameti hangi düzlemi ariyorsun.

hal böyle olunca, cennet ve cehhennemde burda, yeryüzünde, zaten her an kurulup kurulup, yeniden cözülüyor demek olur.

ve eger bu beş nehir cenentten inenler ise o zaman hz Ademin
cesedi paklari Türkiyde demek olur belkide firatin dogdugu yerdeki
magarada yahut nilin dogdugu yerdede ferc uzvu uzaniyor kafasida
türkiyeye degiyor olabilir allahu alem, yani hani isa bir yerdeki
topragi avucladi nuhun oglu sam in mafsali dedi hadi dirilt dediler
dirilttiydiya yani işde Adem atamizda başdaki dört suyun oldugu kismi
yani onun mübarek başlari türkiyede ve ayak kismida hindistana dogru
yatiyor demek olur, ve nilin dogdugu yerde, onun bel suyunun dogdugu
yer, ve everest demekde ,.... ve onun düzlem haline gelmiş hali bu
şekilde demek olur. Hz ademin cennette icitigi sular, ballar, şaraplar,
işde cennet nehirlerinden icdikleri ile, cenetten onunla inmedimi? işde
onlar onun cesedi paklarinda sakli idi, ve onun düzlem hali, işde o
nehirlerin cikiş yerlerini oluşturdu işde.

ve gezen yürüyen ilk kuran Hz adem atamiz ve



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ




Esteuzubillah

Şehru ramadzânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân,..

Sadakallahul Aziym BakaraSuresi 185 den pasaj

Meali: Öyleki Biz Kurani (gezen yürüyen ilk kuran Hz Ademi)
Ramzan ayinda indirdik ki insanin yani Hz Ademin icinden cikanlarida
Hüdadan ve furkandan cikardik. (kadin bedeninde yumurtanin dogdugu yer
ile, erkek spermasinin dogdugu yeri temsil eder onlarda). insan
bedeninde yedigimiz icdigimiz, bedende süzüle süzüle, ya yumurata olup
rahme, yada meni olup taa husyeye kadar inmiyormu hani! hz adem icin
ramazan yani bir ay kullaniliyor kuranda, ve ilk tabanca 45 lik revolt
ve dünya daha üstünden ve altindan eksiltilmeden önce, 45 günde bir ay
tamam oluyormuş demek olur ve,

Muhammed icin ise biz onun kadir gecesinde indirdik diyor, ve
bin aydan hayirli yani onunki ise gece ile tabir ediliyor, ve bin ay
degerinde, yani hz ademinki ramazan bir ay boyunda, muhademinki ise bin
ay kadar degerli bir gece, ve oda demek olurki yin, muhammed isneyn
gecesi dogdu, yani rebiul evvelin onikinci gecesi, ve ruh babasi onun 27
li tabanca sahibi amma, babasi abdullah 12 li yani onikinci gece
dogmuş, yani firinin küregi onikiye kadar uzatmiş, onun tohumunu demek
olur. bu yine muhammedin bedeni paklari ayin ilk devresinde dünyaya
geldi, yani ayin 14 yarisi ve 12,13.,14. gece yani ay devrini tamam
etmeye 3 gün kala, yine ikinci devresinde ise onun ruhu paklari dünya
yeryüzüne 27 tabancadan ve ayin son devresi azalan hilal konumunda iken,
ve yine tamam olmaya üc gün kala inmiş. cünkü kadir gecesini 27. gece
diye rivayetler var. ve bu her sene 27 sinde olcak diye birşey yok. bu
sene muhammed veya mustafa veya ahmet veya yasin veya mahmut, ve
muhammedin bütün isimlerinden biri olcak olan cocuk, kacli tabancali
babadan dogacak ise, onun dogum günü onun tabancasinin uzandigi kadar
gün eder, ve kadir o sene o gece demek olur. amma bu cok isim olursa,
onlardan hangisi esas kadir olcak, onuda arifi billah bilir.. ve dogum
günü demek menideki spermanin yumurtaya dogru, yola nerden başladigini
gösterir. rahmin agzindan yumurtaya kadar olan mesafa 30 günlük yoldur,
veya bir rivayet ilede bazi aylarda 31 günlük yol. ve muhamed 12 den
yüzmeye başlayinca, 30 a kadar 18 gün eder, ve 18 li tabanca yani 9
dokuzlu, o yüzden muhammed mustafanin versiyonu olan mustafa kemal 19
ludur 9+9+1 besmeleli tohum yani .

---oOo---

islamda Keşfen Bilmek - Yani Keşif Yolu ile Bilmek Nedir?

Muhammed Mustafa (s.a.v.), Kiyamet ile ilgili söylediklerini,
ve yine mehdi hakindaki söylediklerini ve yine Tibbi hususlari ne ile
bildi, tabiki keşfen bildi, ve bugün biz dahi onun keşfen bildiklerini
yanliş bilmiş diyemiyoruz. O bu keşfen bildiklerini dillendirince Ebu
cehil gibiler dediler: bunlar "esatirul evvelin" yani ona "masalci dede"
demeye kalkdilar. ve yine Muhammed mirac edince ona inanmadilar ve Ebu
Bekire kadar gitdiler, seninki Allaha gitdim geldim diyor dediler,

Evet onlarada şaşmamak lazim , ogünün şartlarinda onlar inanilcak şeyler degildi sanki inanilmaz şeylerdi.

ve Nosdradamus da keşfen bildi , ve fakat o söyleyince kehanet
dediler, Muhammed bilip söyleyince "hadis" oldu onun ismi. işde
nostradmus gibilerde Muhammedin baktigi yere bakip gördüler, amma onlar
şeytanin gözü ile bakiyorlar , Fakat Muhammed ise firaset ile bakiyor ve
o yüzden

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

“Müminin ferasetinden sakının!. Çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.”

(Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 16, Suyûtî, el-Câmiu’s Sağir, 1, 24)

---oOo---

Hz Adem ilk gezen yürüyen kuran ise, Kuran - i Kerim degişdimi
deyince, evet cünkü yeni doganlardan kisa insan var uzun insan var,
yeşil gözlü var kahvrengi gözlü var, yine şişman var zayif var , yine
sari sacli, esmer tenli var. ve şişman insan demek şişman Kuran damek
olmazmi? böyle olunca ve degişmiş olmazmi? evet insan olarak ayniyiz
amma, bazi özelliklermiz farkli ve mesela : hani bir komedi filminde ,
cocugun ismini oguz koyuyur, ve halk kuranda oguz yok deyince, niye yok,
oguzubillahimineşşeytaniracim var ya diyor, yani insanlar işde kurani
yalniş anlayip yalniş teleffuz ederek, böylece insani ve kurani bozmuş
olurlar.

Rabbim, inanan mü min kullarina kuranada, "gezen yürüyen kuran insanlarada" haassas davranmayi nasip etsin.

Amiyn



Elfatiha maassalavat.

---oOo---

أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 02 Haziran 2015 Perşembe

Original Kar©glan

Altın Harammıdır? (Kar©glanin 24.06.2015 Vaazi)

Altın Harammıdır?

(Kar©glanin 24.06.2015 Vaazi)

18 Ramazan 2015 Çarşamba


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا بَنِي آدَمَ خُذُواْ زِينَتَكُمْ عِندَ كُلِّ مَسْجِدٍ
وكُلُواْ وَاشْرَبُواْ وَلاَ تُسْرِفُواْ إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ
الْمُسْرِفِينَ

قُلْ مَنْ حَرَّمَ زِينَةَ اللّهِ الَّتِيَ أَخْرَجَ
لِعِبَادِهِ وَالْطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِ قُلْ هِي لِلَّذِينَ
آمَنُواْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيَامَةِ
كَذَلِكَ نُفَصِّلُ الآيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

---oOo---

وَجَنَّاتٍ اَلْفَافاًۜ




Sadakallahul Aziym Araf Suresi 31 - 32 ve Nebe Suresi 12

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Yâ benî âdeme huzû zînetekum inde kulli mescidin ve kulû veşrebû ve lâ tusrifû, innehu lâ yuhıbbul musrifîn.

Kul men harrame zînetallâhilletî ahrace li ibâdihî vet
tayyibâti miner rızk(rızkı), kul hiye lillezîne âmenû fîl hayâtid
dunyâ hâlisaten yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), kezâlike nufassılul âyâti li
kavmin ya’lemûn

---oOo---

ve cennatin elfefe

Sadakallahul Aziym Araf Suresi 31 - 32 ve Nebe Suresi 12

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ey ademoğulları! Tüm mescitlerde Ziynetlerinizi takininiz ve
süslü, güzel giysilerinizi kuşanın. Yiyin, için fakat israf etmeyin.
Allah israf edenleri sevmez.

De ki: "Allah'ın, kulları için çıkardığı Ziynetleri ve Temiz,
güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "işte bunlar sizin
(inananlar) dünya hayatınız için var olanlar. Kıyam gününde ise
herkesin kalktigi günde ise yalnız halis kullar içindirler." Biz, bu
ayetleri bilgili (ilimden nasibi olan) topluluk icin acikladik.(yani
ancak o biligli topluluk yani mehdi cemaati anlaycak bu ayetlerin
gercek manasini)

Sadakallahul Aziym Araf Suresi 31 - 32 ve Nebe Suresi 12

---OOo---



Sadakallahul Aziym Suresi

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala elihi Vesahibhi ve Selleme ,

Ve Sallu Ala Seyyidina Mehdi ve isa ve Selamen Meryem ve Hanne,

Allahümme Salli Ala Seyyidina Yaakuuba ve Bünyamiine ve Yuusufe.



"Lâ ilâhe illellâhu adede kelimâtihi Lâ ilâhe illellâhu adede
halkıhî Lâ ilâhe illellâhu zînete arşihi ,Lâ ilâhe illellâhu mile
semâvâtihi Lâ ilâhe illellâhu misle zalike meahü vel hamdülillâhi misle
zalike meahü,Allâhummeğfir li zunûbi"



"Allah'ın kelimeleri adedince Lâ ilahe illallah. Yarattıkları
adedince Lâ ilahe illallah, Arşin ziynetleri süsleri kadar Lâ ilahe
illallah. Semâlar dolusu Lâ ilahe illallah. Bunlarla beraber bunların
mislince Lâ ilahe illallah. Bunlarla beraber bunların mislince
Elhamdülillah." Böyle dersen ne bir melek sevabını yazmağa takat
getirebilir, ne de bir başkası."

(el-Camıu's-Sağîr)

Yolculugumuza başliyoruz.

Altin haram diyenlere bu ayet, yani araf suresindeki 31 ve 32.
ayaet apacik degilmide, kim altini erkeklere haram etmeye kalkiyor,
ahmak insanoglu, muhammede hadis uydurdunuz, ben dahi inanmişdim
nerdeyse, bu ayeti görünce gözlerim fal taşi gibi oldu, apacik ortada,
Allahin temiz kildiklarini kim haram ediyor demiyormu Allah. Altin
temizdir öyleki paslanmayan nadir maddelerden biride altindir, yine
gümüşdür.öyleyse pas bile tutmayan bu madde temiz ise, Allah temizleeri
müminlere süs kilmiş inananlara süs kilmiş ve diyorki "mescidlere yakin
olunca yani mescidlere giderken süslerinizi ziynetlerinizi takininiz,
güzel elbislerinizi temiz elbislerinizi giyininiz, ve temiz riziklardan
da riziklanin" demiyormu bu ayette? bu kadarmi ahmakisinizda altin
erkeklere haramdir hadisleri uydurdunuz, ayet apacik ortada, yine
camiussagirde gecen, diger hadissdeki duada gecen "arşin ziynetleri
demek" arşin süsleeri demek ve arş kainati alemin en yüksek noktasi
alemin haritasi insan bedeninde neresidir arşi ala kafa bölgesi, ve
kafaya takilan küpedir, hizmadir, kolyedir , bunlar arşin süsleri
olmuyormu? bunlar altindan olabildigi gibi gümüşdende olabilir, abartiya
kacmadan süslerinizi camilere giderken takinmak Allahin emri iken, kim
helalleri haram edebilir. Muhammed Allahin emrine ters hareket
edebilirmiki, altin haram desin. ve muhamede taifde bu din
misyonerliginden vazgec , yoksa seni taşlariz deyince, akrabasi olan
müşriklere karşi muhammed dediki: "sag elime güneşi, sol elime ayi
verseniz, davamdan vazgecmem"dedi. ve sag el güneş, ve güneşin
astrolojide metali altindir, ve sag el ve sag taraf altin icin, ve sol
elime ayi verseniz demiş, sol el ay ve ayi gibi nurlu gümüş ve gümüş
sol tarafa takinilir. ve atalarimiz demiş "söz gümüş ise sukut altindir"
demiş. ve fazla vak vak yapan öten SIR tutamayanlarin, vücutlarindaki
altin elementi azki ve gümüşü cokki, o yüzden söz gümüş, yani o yüzden
vak vak yaparlar. ve onlarin sag ellerine veya sag taraflarina altin
takinmalari, onlarin bu kötü huydan vazgecmelerine ve SIR saklayabilir
hale gelmesine sebeb olur. yine dili tutuk hindi gibi düşünen fakat
konuşma yetenegi olmayanlarin, yine sol taraflarina gümüş takmalari
onlarin dilinin cözülmesine sebeb olur, ve hitabet ehli olacaklarin, sol
yüzük parmagina gümüş yüzük takmalari onlarin iyi konuşmaci olmalarini
saglar, amma işde altin ve gümüş miskal ile tartilir, o yüzden
vücudunuzda miskal fazla olunca hemen etki eder, ve böylece onlarin
ayarini yi yapmak lazim, ve gümüşü fazlalaşan kimse vak vak yapmaya
başlar, ve lüzümsuzca konuşur olur, o zaman gümüşü cikarip sag tarafa
biraz altin takip ayar yapmak lazimdir. ve altin ve gümüş yine erkeklik
ve dişilik hormonunu düzenler ,biraz fazla, biraz az ayar yapamak
lazimdir . ve erkeklik rahman tabiati, ve kadinlik rahim tabiati, ve
rahmansiz rahim, rahimsiz rahman olmaz, o yüzden ayar yapmak lazimdir.
yine kainattaki veya yani dünyamizdaki erkekler ile kadinlarin oranini
ayar yapmak yine vahdeti vücud olainin görevi, ve o yine altin ve gümüş
kullanarak bunlarin oranini ayarlayabilir, ve yine müslümanlar ve islam
ve imanli kimseler altin, yine onun ziddi imansizlar gümüşü temsil
eder, yine onlarinda mikdari bununla ayarlanir, öyleyse altin erkege
haramdir denemez.

---oOo---

ve diger nebe suresinde ayette: cennet "lifafdir diyor2 lifaf
nedir yani iki tene " f" dir fe nedemek, kafir kelimesinde geciyor, ve
tek gözlü kafir demek, tek gözlü kafir kim, kafirlerin en azilisi deccal
aleyhillane.

ve cennet diyor lifafdir yani "iki fe" iki fe demek iki tane
tek göz, ve deccalin da tersi varmiş. Allah herşeyi zevc olarak cift
cift yarattigi gibi, ibrahime nemrut, musaya firavun verdigi gibi, iki
ayak, iki el gibi biribirine zit halde yarattiysa, deccal tek gözlüsünün
karşisindada Mehdi vardir. ve o tek göz ,ve iki tek gözlü birleşinca
onlar dahi, cennet oluşturabilirmiş. yani iki kutup olabilirler, ve
demekki cennetde iki kutuplu demekdir bu. vearapca "fe" nin simetrisini
yap orasi ters "fe" ve böylece onunda arapca harf ile tersi demek işde
ahirzamnda kafirler, o kafir bedene dogru yol alirken, onun bedeninde
vahdet bulup yaşarken, müminlerde onun ziddi olan ters f de yani mehdide

vücud ve vahdet bulcaklar demekdir.

---oOo---

Dün bize Bünyamin geldi, ve demekki dün, Bünyaminin Yusufu
öldürmeyelimde kuyuya atalim dedigi, onun cevherinin günüydü demekdir.
ve Hz. Yakuba, Yusufun gömlegi veya bugün ismi ile atletini kana bulayip
götürdüler diger kardeşleri. ve Yusufu bir kurt yedi dediler, ve Yakup
atleti yani gögnegi aldi bakdi, bir tane yirtik yok, bu ne merhametli
kurtmuşki atlete hic zarar vermemiş, amma yusufumu yemiş ki, dedi ve
bana sabri cemiiiiil gerek deyip yönünü onlara ters döndü ve kibleye
tuttu yönünü. ve bu demek oluyorki: Bünyamin demek merhametli kurt
demekdir. cünkü onu yemeyelim diyen kurt Bünyamindi, ve o merhametli
kurt cibilliyati işde seyyidina Hz . Bünyamindir. ve dün bize Bünyamin
geldiyse, merhemetli kurt geldiyse, demek olur ki, kurtlarin gecesi, ne
gecesidir dolunaydir yani, zaman yine hizli hizli akiyor, fakat bizim
takvim hesabimiza göre dün Ramazanin 17 sinin gecesiyken, hak katinda
ise, dolunay, yani kurtlar günü, yani ayin 15i yani Ramazanin 15 iymiş. o
zaman demek olurki, bizim hesapdan iki gün önceye geliyorsa, şaban 30
cekmedi ve 28 cekdi demek olur, ve öyle olunca ramazanin ilk hilali bir
yerde bundan 15 gün önce gözükdü demekdir.

---oOo---

kuranda gecen "fezkuruni ezkurkum" Demek "sen beni unutma,
bende seni unutmayan" demekdir zikirden kasid, Allahi unutmamakdir.
yoksa dilin ellibin Allah dese bile, senin kalbin Allah demiyorsa sana o
ellibin zikir degil 100 bin zikir fayda vermez. zikirden kasit, Allahi
hatirda tutmakdir. besmeleden ve hamdden kasit ,her işin başinda ve
sonunda bu işde Allahin muradi ne olabilir diye tefekkür edip, dini
mübine uygun, şeriati garraya uygun, Allahin muradina uygun hareket
etmek icindir, yoksa bismillah deyipde şeriata aykiri hareket edenin
besmelesi, zikiri, hamdi kabul degildir.

---oOo---

Baba yildizlar bir bir dökülür oldu, Zeki gitdi behiye gitdi
yüzüklerin efendisinden saruman gitdi,Sümer Tilmaç gitdi, şimdide
Süleyman yildizlarinin baba yildizi

Süleyman Demirel tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesi’nde saat 02.05’te
hayatını kaybetmiş. Süleymanlar süleymanda dedikya ve büyük köpek
yildiz takimina ait bir yildiz söndü demekdir.

Vallahi bunlar hayıra alamet degil.



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِذَا السَّمَاء انفَطَرَتْ

وَإِذَا الْكَوَاكِبُ انتَثَرَتْ

وَإِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ




Sadakallahul Aziym infitar suresi 1-2-3

İzes semâunfetaret.

Ve izel kevâkibunteseret

Ve izel bihâru fucciret.

.....

infitar suresi 1-2-3

Gökyüzü parçalanıp yarıldığında,

Yıldızlar döküldüğü zaman,

Ve denizler, kaynayıp karışınca.

infitar suresi 1-2-3



yani bunun ardina sicaklar bizi bekliyor demek olur bu

herhalde bir toptan temizlik var ufukda

Kiyamet yakin yakin, galiba cok yakin

Bütün sönen yidlizlarimiza Allahdan Rahmet diler

Eş dost yakinlarina sevenlerine ve sevdiklerine

Başsaglığı Dileklerimi iletirim.



innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.

Çinde köpekleri döve döve kesip derilerinden taşocağı eldivenlerini dikiyorlarmış.

bilmeden senelerce o eldivenleri kullandım tüüüü Allahın
cezaları. Allahım bunun hikmeti ne? diye tefekkür ettim ve kalbime vasil
olan ilham ise

cehennemde bu dünyada kurulur olmuş, vay başımıza gelenler ,

Hani kuranda tam olarak bilmiyon amma " cehenmlikleri
zebanilerin elinden kimse cekip alamaz" geçiyorya tam bu gibimi bilmiyon
emme, buna yakın bir ayet var, yani .

ve herkesin bir cbilliyati, bir element hali, bir bakteri hali,
bir bitki ot meyva sebze hali var diyoruz. ya işde bu köpekciklerde
birilerinin cibilliyati degilmidir o zaman. öyle olunca onlari kader
böyle acimasiz birilerinin eline sürüklediyse, ve onlari diri diri kesip
derilerini yüzdüler ise "onlari zebanilerden kimse alamaz" ayeti
teceli etti demekdir, yine suriyede olanlar başka yerde olanlarda bunu
gösteriyor ve öyle cile ve cehhenm azabiki sonunda deri eldiven olup
benim elllerim acımasin taş ocağında diye o binlerce köpeğin cani feda
olmuş. ve cile birde taşlarla boguşmak olmuş ve onlar ise bana melek
olmuş sonunda, benim ellerimi koruyan meleklerim ve benim gibi binlerce
taş ve diger işcilerin elinde, ellerini koruyan melekler olmuşlar. o
cilenin sonudna meleklik vasfi ancak, birde onalara sor taşlarlada
boguşup yirtilip eskimek püskümek düşdü onlara, en sonunda da bir
kenara cöp olup atilmak. ve ben hanima zaman ahirzaman cennet cehenem
dünyda kurulmuş ve hesaplar görülür olmuş deyince onunda kafasinda lamba
yandi, o zaman dedi sabah namazini bir defa geciktiren icin kizgin
sacın üstünde namaz kilcak hikayeside dogru dedi. ve biz afyonlular
hamurdan katmer yapariz, ve o katmer hamuru ve bugdaylar, daha önce
dünyaya gelip gitmiş ve namazini geciktirmis müslümanlarin yeniden bitki
olup un oldugu hali o zaman dedi. ve biz katmer ederken onlari kizgin
sacda bir alt bir üst pişirip kizartiriz dedi . o zaman vaay halimize
dedi. varin sizler düşünün sonumuz ne olur. muhammed boşuna demedi kizim
fatma nefsini Allahdan satin al diye .

internette binlerce o köpeklerin cekdigi işkencenin videolari
var, Çinde leather fabrik yazinca cikiyor bir tanesi, ve bu köpeklerin
halini gören birisi:

yani kendine zulmeden birisi icin: Allahim bunun ( herkim ona
zulmettiyse onun ) cezasini ver deyipde, onun böyle bir hale düşdügünü
görse, tamam Alahim, ben vazgecdim affet demezmi o kul icin, vicdani
olan herkes der, Allahim affet bagişla ben hakkimdan vazgecdim der
illaki. vaaaaaay vay garip dünya garip ahiret. SIRRI cözülmemiş
binlerce hikmet yaşanir olmuş.

hani muhammede cehennem gösterildi ya, o nasil sabretmiş
acaba, müminler cehennemlikleri görselerdi onların haline
acımazlarmıydı, acırlardı elbet onlari zebanilerin ellerinden almak
isterlerdi amma, bunlar o zebaniler gibi acimasiz, kimse onları
kurtaramamış, bunlar yaşanmış. vay insanoğlu, ne oldum deme ne olcan de,
vallahi Allah seni ölünce Çinde bir köpek olarak yeniden yaratırsa,
vay haline vay haline, diri diri derini yüzer zebaniler . belki bunu
duyarlarsa bundan sonra insanoglu edepli davranırda, belki o
zebanilerde onlara acir yapmazlar bir daha.

Kuranda zebaniler ile alakali tahmini 5 ayet geçiyor.

44:47 - Allah meleklere şöyle emreder. "Şunu tutun da Cehennem'in ortasına sürükleyin."

44:48 - "Sonra onun başının üstüne kaynar su azabından dökün."

44:49 - Ona şöyle denir! "Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.

74:31 - Biz o ateşin muhafızlarını hep melekler yaptık. Bunların
sayılarını da ancak kâfirler için bir imtihan kıldık ki, kendilerine
kitap verilenler kesin bilgi edinsinler, iman edenlerin de imanı artsın.
Kendilerine kitap verilenler ve müminler şüpheye düşmesinler.
Kalplerinde hastalık bulunanlarla kâfirler de: "Allah bu misalle ne
demek istedi?" desinler. İşte böyle, Allah dilediğini şaşırtır,
dilediğini de yola getirir. Rabbinin ordularını ancak Rabbin bilir. Bu,
insanlar için uyarıdan başka bir şey değildir.

96:18 - Biz de Zebanileri çağıracağız.

---oOo---

insanlar biribirine güzellik ve kolayik ögretcegine domuzluk
ögretir olmuş. Almanyada otoban parasi alinmiyordu, bakdi bakdi diger
devletlere herkes aliyorda ben niye almaycan dedi, ve otoban parasi
kanunu cikardilar, ve bide diyorki italya avusturya alcakda ben niye
almaycan, sebeb söyleyin diyor o bakan.

Ahmak köpek ben sana sebeb söyliyen: Devlet mileti icin ana ve
baba konumundadir. ve ana babanin asli görevi: cocugun yiyecegini
giyecegini icecegini temin etmek ve gidip gelcegi yere götürüp
getirmeyi temin etmekdir. ve bunlar icin taa erişkin olup kendi ayaklari
üstünde durasiya kadar bir para talep etmez, ve cüzi irade ile, ve
kendi istegi ile bu hizmetleri sevgi ve şefkatle yaparken, sen bir vatan
sahibi isen ve devlet aynen o anne baba gibi aslinda bütün miletinin
asli ihtiyaci olan yol, su, elektrik ihtiyacini karşilamakla sorumludur
biz diyoruzki birak otaban parasini elektrik parasi dahi almamasi lazim
diyoruz, bu ahmakda eller aliyor biz niye almaycaz diyor, yani ey
insanlik bu iyilik senelerdir almanyada vardi, yumurtlayip diger
devletlere sicramamiş, ve otaban parasini kaldiran devlet yok, amma
kötülük ve domuzluk almanyayada bulaşmiş, oda vatandaşina domuzluk etcen
diyor şimdi. yani mikrop saniyede milyonlarca üreyebiliyor amma temizlik ve güzellik cogalmiyor malesef.

---oOo---

birazda fıkıh konusuna girersek daha önceki vaazlarda dedik ki
krem sürmek igne vurunmak ilac almak orucu bozmaz diye ve bunun ispati
icin yine iki örnek verecegim:

gecenlerde kedimin dişarda gezip fare yeme olasiligi yüzünde
karninda wurm(kurtcuk) olma ihtimali ve ve birde dişarda agaclardan
düşen zeckkenlerden zarar görme ihtimali ve bit pire ilaci icin
veterinere gitdim ilac almak icin. daha önce aldigim tablet vardi wurm
icin yani barsak kurtlari icin ve bu sefer yeni veterinere gitdim ordaki
sekreter beni yabanci görünce bir tane sivi var o zecken ve bit ilaci
kedinin omzuna döküyon ve dediki bu dedi karindaki kurtlar icinde
gecerli dedi. benim tepem atdi hemen, dedim bak kadin ben müslümanin ve
günde beş defa abdest alirim ve fakat abdest alirken kolarimi yüzümü
yikamak benim susuzlugumu gidermezken susadigimda illa su icmem
gerekiren bu sirta dökülcek olan sivi nasil olurda midenin icindeki
kurtlara etki etcek dedim ve kasdi beni savuşdurmak ,birde ipnelik edip
bana ilac yutturcak, hangi ipne prospektüs yazdiysa o ilaca böyle olur
diye, o zaman arabalara benzin koymayip kokusuyla yürüsün ahmak puşt,
varmi benzin kokusuyla yürüyen araba. yahut varmi elini kolunu islatinca
susuzlugu giden insan, banyo etsen yine gecmez susuzlugun a ipne
cocugu. firlak yap para kap bunlarin derdi. tedavi falan degil yani.

yani asil mesele orucu bozanlar konusunda krem sürmek ilac
almak tablet almak bozmaz dedik işde krem sürmek aynen abdest alirkan
kollari islatmak gibi yani ha suyla islatmişsin kollarina su deri yolu
ile dahil olmuş, ha krem sürmüşsün, krem dahil olmuşdur, su bozmuyorsa
kremde bozmaz anladinizmi. ve yine igne deri altina dahil olan bir ilac
beslenme kasdiyle degil o yüzden ignede bozmaz ilacda bozmaz. oruc hasta
olalim diye tutulmuyor ahmak hocalar, oruc sihhattir deyipde sihhat
icin gerekli ilacida almaycan diyen ahmak hocaya ben daha ahmak
demiyende ne diyen. insan orucu tutup sihhat bulcakken, eger hasta
olursa, o oruc sihhat olabilirmi ahmak hoca.

Rabbim, ahmaklarin ahmak fetvasina uyup hasta olmakdan, yalniş yola sapmakdan mehdi ve cemaatini muhafaza eylesin.



Amiyn



Elfatiha maassalavat.

---oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 24 Haziran 2015 Çarşamba

Original Kar©glan

Asıl Din islamsa, Dinlerdeki Farklılıklar Nereden Kaynaklanıyor (Kar©glanin 17.06.2015 Vaazi)

Asıl Din islamsa, Dinlerdeki Farklılıklar Nereden Kaynaklanıyor

(Kar©glanin 17.06.2015 Vaazi)

11 Ramazan 2015 Çarşamba

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَعَلَى الَّذِينَ هَادُواْ حَرَّمْنَا كُلَّ ذِي ظُفُرٍ
وَمِنَ الْبَقَرِ وَالْغَنَمِ حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ شُحُومَهُمَا إِلاَّ
مَا حَمَلَتْ ظُهُورُهُمَا أَوِ الْحَوَايَا أَوْ مَا اخْتَلَطَ
بِعَظْمٍ ذَلِكَ جَزَيْنَاهُم بِبَغْيِهِمْ وِإِنَّا لَصَادِقُونَ

---oOo---

وَقَوْلِهِمْ إِنَّا قَتَلْنَا الْمَسِيحَ عِيسَى ابْنَ
مَرْيَمَ رَسُولَ اللّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَكِن
شُبِّهَ لَهُمْ وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُواْ فِيهِ لَفِي شَكٍّ
مِّنْهُ مَا لَهُم بِهِ مِنْ عِلْمٍ إِلاَّ اتِّبَاعَ الظَّنِّ وَمَا
قَتَلُوهُ يَقِينًا


Sadakallahul Aziym Enam Suresi 146 Nisa Suresi 157
Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve alâllezîne hâdû harramnâ kulle zî zufur(zufurin), ve minel
bakari vel ganemi harramnâ aleyhim şuhûmehumâ illâ mâ hamelet zuhûruhumâ
evil havâyâ ev mâhteleta bi azm(azmin), zâlike cezeynâhum bi bagyihim
ve innâ le sâdikûn

Sadakallahul Aziym Enam Suresi 146
---oOo---

Ve kavlihim innâ katelnâl mesîha îsâbne meryeme
resûlallâh(resûlallâhi), ve mâ katelûhu ve mâ salebûhu ve lâkin
şubbihe lehum. Ve innellezinahtelefû fîhi le fî şekkin minhu. Mâ lehum
bihî min ilmin illâttibâaz zann(zanni), ve mâ katelûhu yakînâ

Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 157

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram
kıldık. Onlara ayrıca sığır ve koyunun yağlarını da haram kıldık.
Sığır ve koyunun sırtlarının ve bağırsaklarının taşıdığı yağlarla,
kemiklerle karışan yağlar bunun dışındadır. Bunu onlara azgınlıkları
yüzünden bir ceza olarak yaptık. Biz elbette sözünde duranlarız.

Sadakallahul Aziym Enam Suresi 146

---OOo---

"Biz, Allah'ın resulü Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük"
demeleri yüzünden. Oysaki onu öldürmediler, onu asmadılar da; sadece o
onlara benzer gösterildi. Onun hakkında tartışmaya girenler, onunla
ilgili olarak tam bir kuşku içindedirler. Onların, ona ilişkin bir
bilgileri yoktur; sadece sanıya uymaktalar. Onu kesinlikle
öldürmediler.
Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 157

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammedin ve Ala elihi Vesahibhi ve Selleme ,

Ve Sallu Ala Seyyidina Mehdi ve isa ve Selamen Meryem ve Hanne,

Ve Sallu Ala Zekeriya ve Yahya

Yolculugumuza başliyoruz.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

اَسْتَعِيذُ بِاللهِ : يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا
كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذِينَ مِنْ
قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 183

Allahu Teala Vetakaddes Hazretleri Kuran i Kerimde Buyuruyorki:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

“Ey imân edenler, sizden evvelki ümmetlere farz kılındığı gibi sizin
üzerinize de oruç farz kılındı. Tâ ki (günahlardan) sakınıp takvâya
erebilesiniz.”

(Bakara Sûresi, âyet 183)



bu resimin orjinalnin linki sag tikla indir





bu resimin orjinalnin linki sag tikla indir

Ramazan gireli cok oldu daha bizim müslümanlar diyanetin,
bilmem kimin ramazan gircek dedigi tarihi bekliyor, bu kadar ahmaklik
olmaz, diyanetten kim gözetliyorsa bana dünün bugünün hilalini gösterin
madem, ben gözetledim ve Şaban ayinin en son Hilali 13 haziranda görüldü
ondan sonra hilal filan görülmedi hadi o gün 28 iyse 29 tamam edeilim
bir gün atsin ileri ve 15i ramazanin biri hadi o günde bulutlu diyelim
ve 30 a tamamliyalim o zamanda 16 si 1 i olur kimse muhammedin sünnetine
uymuyor.

Muhammed dedi: "hilali görün oruc tutun, hilali görün bayram edin."

ve ben size iki resim koyuyorum.

ikisini başka programla kücülttüm onlar görsel olsun diye
sayfada gözüksün diye amma altlarina orjinalllerinin linkini verdim
cünkü o büyüklükteki bir resimi bu sayfaya görsel olarak koyarsak sayfa
genişligi 3000 küsür px olmasi lazim ve sayfa ayarlari bozulcagi icin
ben kücüklerini görsel ve orjinlerinide link olarak verdim ve
orjinlerini acin ve sag tiklayin indirin ve yine bilgisayranizda
üzerlerine sag tiklayin ve özellikler seceneginden details yani
ayrintili bilgi olabilir allahu alem türkcede bizde almancada detailse
tiklayince resimin hangi tarihde saat kacda cekildigi hangi kamere ile
cekildigi yazili ve görceksinizki bu resimler 13 haziran günü 3 bucuk
siralarinda cekildi ve daha fazlasida var videosuda var elimde ve o
geceden sonra ben bir dah hilal görmedim ve bu hilaller agzi saga dogru
yani şabanin son hilali ve ve ondan sonra agzi sola dogru görülcek ilk
hilal Ramaznin biri denilcek amma işde hava kapali olunca ay görülmedi
ve gören varsa delilleri ile ispat etsin.

ve biz dediki biz hillal cebecinin haberi patladigi gün
ramazanin biri idi cünkü ayni bu son hilaldan sonra iki gün artik gün
ekledigi gibi taaa bu önceden böyle kaya kaya bu güne geldi vve o yüzden
ramazan gireli cok oldu ve rabbim bize mucize ve keşf yolu ile bunu
gösterdi ve bu gün Ramazanin

11 i hadi sizin hesapla olsa 14 haziran veya 15 haziran 1 i olmasi lazim yine onada uymadiniz ve "bütün ibadetlerde tek ortak farz vardir oda vakittir."

vakitsiz hac ziyareti hac olmaz umre olur , vakitsiz namaz o
vaktin namazi olmaz, vakitsiz orucda böyledir, vakitsiz kesilen hayvan
kurban olmaz, vakitsiz hic bir ibadetin farzi yerine gelmezken, aaaa
ahmak diyanet sen ne diye kendin gözetlemeyipde gavurun verdigi takvim
ile ramazan hesabi yaparsin. bir sene önceden ramazin şu gün, bilmem
kadir gecesi bugün dersiniz, öyle şey olurmu. sen sadece tahmini olarak
olabilir diye bildirip takvim hazirlarsin, o günlerde müminler uyanik
olup kednileri arasin diye acik kapi birakirsin, yok amma acik kapi yok,
gavur da teknik var, onlar yanilmaz hesabi ile takvim hazirliyorlar bu
ahmaklar.

ve böylece ramazan ya erken yada gec girsede onlarda takvim
ayni veya ramazan bayrami günü herkese oruc tuuturup haram işletiyorlar.
yine bu senede eger böyle gec başlarsaniz elbet bayram günü oruc
olursunuz. yillardir Kafirler, müslüman düşmanlari, haram aylarda, bir
yerlerde savaş edip ve ettirip haram işletti. ve ramazan bayramlarindada
oruc tuturdular haram işlettiler, ey muhmmed ümmeti uyan mümin
uyaaaaan artik.

ve biz daha önceki vaazlarda dedikki hilalin görülmesi demek o
ayin ilk gününde dogan cocuk dedik. ve bizde müminlerde görülmemesi
demek o cocuk bizlere meşhud yani hiristiyan veya yahudilerde dogan
cocuk demek dedik. ve böyle olunca ve hava kapali olunca onlar kendi
hesabinca bunu planladilar, yani mason grubu yapti allahu alem, ve HARP
ilede yani havaya, hava durumuna müdahele ilede bunu gercek yaptilar. ve
fakat onlarin biri dedigi gün ramazanin biri olmadigindan, yani hilalin
(Hilal Cebecinin) haberi patladigi gün ramazanin biri oldugundan
bizlerde, yani müminlerde ramazan bebe dogmadi amma, bir kiz hilal bebe
dogdu demekdir bu. yan i canli ramazanimiz bu sene sadece birli hilal
ile ile dişi ramazan yani hilal, gezen yürüyen ramazanin biri yine bizde
elhamdülillah. ve bizler hilale şahidiz yani hic kimse görmediyse ben
gördüm dedimya ben gözetledim dedim ya. yani o cocugu kimse görmesede,
allahin izniyle biz görecegiz demekdir bu. yani benim HIRAM CANLI
RECEBIM CANLI VE GELDIK RAMAZANIM VE HiLALiMDE CANLI GEZER VE YÜRÜR
DURUMDA ELHAMDÜLILAH YANi KIYAM ETTiK yani kiyameti yaşiyoruz demekdir
bu. Ve Muhammed demedi "Ramazani görün oruc tutun" oysaki dediki "hilali görün oruc tutun" dedi yani ramazanin biri hilal demekmiş, yani kiz bebeymiş.

ve Da Vinci şifresi filmi cikali cok oldu biz daha dün gece
seyredebildik ve her seneryoda da bir gercek yer oldugu gibi ondan da
bir nasihat cikardik kendimize ve ve baştaki ayette isa efedimizin
kafirlerce öldürülmedigi bildiriliyor ve fakat o ölmediyse o zaman kacdi
demekdir ve öyle olunca ölesiyede yaşadi olabilir veye hala yaşiyor ve
2015 yaşinda demekde olabilir ve öyleki onun bir sevdigi yine anesinin
ismi ile isimli Mari maddelanasi varmiş, ve oda isa efendimizin soyu
devam ediyor demekdir ve nasil bizim seyyidlerimiz varsa onlarin da
kutsal soyu o maria madelenadan olan cocugun soyu ve Mehdide o soy ile
muhammed soyu birleşince ve iki suyun birleştigi yer yani.

---oOo--

daha önceki vaazlarimizda yazdigimiz herkesin
bir bakteri hali var ilk üreme sistemini oluşturan yapi, ve Hz muhammed
fatmadan üredi ve ve fatma icin babasinin annesi dermiş dedik, yani
"babasinin annesi, annesinin babasi" şeklinde üreme, oysa isada isa
maria maddelenadan üreyince ve aneside maria olunca "anesinden dogan ve
anesini dogurtan" üreme şekli yani dedikya isa gelcekden gelip gecmişde
isa dogurtan yani anesinin kocasi ve kocasinin anesi yani ve mehdi
gercegi ve ispati

---oOo--

cenabi mevla Buyuruyor musaya Hizirla buluşmasi icin iki suyun
birleştigi yere git deniyor iki su nerde birleşiyor karedeniz ve ege
marmarada birleşiyor ve böyle olunca istanbul hizirin buluştugu yer ve
Ayasofya yine muhamedilerin ve isavilerin buluşma noktasi birleştigi
yer, müslüman devletteki hiristiyan cami, veya müslüman devletteki
hiristiyan, veya hiristiyan devletteki müslüman SIRRLI hikmeti ve Mehdi
isaya en cok benziyen olcak demiş muhammed, öyle olunca hem muhammede
benziyecek hem isaya öylede olunca iki suyun birleştigi yer, ve iki
soyun birleştigi can nokatasi yani mavi kan ve kirmizi kanin birleştigi
can havzasi yani kutsal kadeh de meryemin rahimine deniyormuş ve hal
böyle olunca onlarin agzi ile "Tanri doguran kadin" ve tanrinin Havzesi
veya kasesi de meryemin rahmi imiş ve illuminati ve masonlar tarikatida
işde o soyu korumaya yemin etmiş askerler demekmiş ve bizler nasil
muhammed soyunu korumaya calişirsak onlarda isa soyunu korumuşlarki işde
iki soy yani ayasophia veya aya safiye veya safiye ile muhammed soyunun
birleştigi yerden dogan cocuk mehdi demekdir. ve o monalisa resimide
kayaliklar prensesi yani hz meryemin Resimi yani o zaman o dahi canli
demekdir o meryemin resimi 1400 lerde yaptiysa meryem yaşiyor isa
yaşiyor ve iki soy birleşdi ve Mehdi hayatta demekdir. bizler kirmizi
bayrakliyiz ve kaniin kirmizisini temsil ediyoruz ve ve alman ve
fransizlar mavi gözlü ve mavi kani temsil ediyorlar ve kirmizi ile mavi
birleşince mor olur bir lut askeri olur. oysaki mehdi nonoş degildir er
kimsedir ve hal böyle olunca Turuncu Renk onun rengidir amma o ibrahim
soyu oldugundan isa limon küfü penisilin ve rengi limon sarisi ve
kirmizi ibrahim soyu karişinca isa ile taaa yukarda birleşmişki yani
zamanda geri gidip ve böylece kirmizi ile sari turuncu oluşturur mor
degil nonoş degil, ve o rahipler işde moru temsil ederler pipisiz yani,
oysaki mehdi turuncu renk yani pipili erkek yani gözleride penisilini
oluşturan limon küf yeşili ile kirmizinin karişimi olan kahverengidir.

ve marmara mesane demek dedik yani iki rengin birleştigi yer
yani Hz Lut ve çooook önce dedikki mehdi öyle bir cizgide dururki onun
kiblesi bütün dinleri birleştirir ve o kibleye dönünce hz meryem
kilisesine döner, sonra ayasofyaya dönmüş olur, sonra mekkeye sonrada
medineyi münevvereye ve sonrada mescidi aksaya ayni istikamette dönmüş
olur demişdik. işde bütün dinleri bileştiren mehdi, kiblesi o cizgide
duran adamdir.

ve isa son yemeginde bu ekmek benim etim şarapda benim kanim
icin demişdir ve öyle olunca hiristiynlar şarabi su gibi icerler ve
bizim dinimizde şarab haramken onlara helal bu nasil demeyin, bizde
haram diye onlardada haram sanmayin, cünkü yukardaki ayette deniyorki
yahudlere ic yagini haram kildik diyor, bizde ic yagi haram degil, o
zaman onlarin grubu ic yagi yiyince zarar görcek bir cibilliyat
türündeler. Allah bazi cezalarida rahmet olsun diye verir. ve O nun
yasaklamasida rahmettir cünkü. yani onlar zarar görmesin diye onlara
merhemetinden dolayidir yani. bize ise şarap haram hiristyanlara
serbestmiş o zaman. yani isa kuşu yarasaya kan şerbeti helalken bize kan
ve şerbeti haram kardeşim, bu kadar mi ahmaksin başina tokmaklami
vuralimda anlaycaniz bunu.

Rabbim hakki hak bilip, hakka ittiba eden, ve batilida batil bilip, ondan ictinab eden kullarindan eylesin.

Amiyn


Elfatiha maassalavat.

---oOo---






أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 17 Haziran 2015 Çarşamba

Original Kar©glan

Akıl Baliğ Olmak - Akıl Baliğ Edici Ramazan (Kar©glanin 10.06.2015 Vaazi)

Akıl Baliğ Olmak - Akıl Baliğ Edici Ramazan


(Kar©glanin 10.06.2015 Vaazi)

28 Şaban 2015 Çarşamba


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِذْ أَرْسَلْنَا إِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُوا إِنَّا إِلَيْكُم مُّرْسَلُونَ

قَالُوا مَا أَنتُمْ إِلاَّ بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَمَا أَنزَلَ الرَّحْمن مِن شَيْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلاَّ تَكْذِبُونَ

قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ إِنَّا إِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ

وَمَا عَلَيْنَا إِلاَّ الْبَلاَغُ الْمُبِينُ

قَالُوا إِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ لَئِن لَّمْ تَنتَهُوا لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ

---oOo---

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِ






Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 14 - 15 - 16 - 17 - 18

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

İz erselnâ ileyhimusneyni fe kezzebûhumâ fe azzeznâ bi sâlisin fe kâlû innâ ileykum murselûn.

Kâlû mâ entum illâ beşerun mislunâ ve mâ enzeler rahmânu min şey’in in entum illâ tekzibûn.

Kalû rabbunâ ya’lemu innâ ileykum le murselûn.

Ve mâ aleynâ illel belâgul mubîn.

Kâlû innâ tetayyernâ bi kum, le in lem tentehû le nercumennekum ve le yemessennekum minnâ azâbun elîm.

---oOo---

Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 185 den Pasaj

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Her nekadar biz, onlara iki elçi
gönderdiysekde, Onları yalanladılar. Bunun üzerine üçüncü bir elçiyi
onlarin üzerine Aziz Kildik. Onlar: Biz size gönderilmiş Allah
elçileriyiz! dediler.

Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi
birer insansınız. Rahmân, herhangi bir şey indirmedi. Siz ancak yalan
söylüyorsunuz.

(Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Biz size Mübinin Ana kitabin açıklayicilarindan başkasi degiliz.

Doğrusu siz bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işten
vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlarız. Ve bizden size mutlaka fena
bir kötülük dokunur, dediler.

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 14 - 15 - 16 - 17 - 18

---OOo---

Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 185 den Pasaj

Allahümme Salli ala Seyyidina muhammedin ve ala elihi vesahibhi ve selleme ,

Ve sallu ala seyyidatina Hüda

Ve Sallu ve selim seyyidina Mekke i Mükerreme

ve Sallu al seyyidatina Medine i Münevvere

Ve Sallu ala Mükerrem ve sallu ala Münevver.

Ve Sallu ala seyyidina Mübin.



Yolculugumuza başliyoruz.



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ , عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ كَانَ إِذَا دَخَلَ رَجَبٌ ، قَالَ : " اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبٍ وَشَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ "




"Allahumme bârik lenâ fi Recebe ve Şa'ban ve belliğnâ Ramazan"

"Allah'ım! Recep ve Şaban aylarını bizim için mübarek kıl ve bizi
Ramazan ayıyla Akıl baliğ et yani aklımızı buluğa ulaştır". Âmin!

Ve Yukardaki Yasinde gecen ayet isanin havarilerine atfedilir
olmuş, halbuki sure Yasin yani muhammedin sifatlarindan biri veya
isimleriden biri olan YASiN suresi, yani muhammed (Yasin) suresinde
neden muhammed degilde havariler olsun ve öyle ki iki tane elci
gönderdik yani isa ve muhammed geldi ve o kafirler onlari yalanladilar
ve ücüncüsünü aziz kildik diyor muhammedden sonra peygamber yok diye
biliyoruz, ve onun bir aziz izzetli biri oldugunu bildiriyor kuran bize,
ve o Ahirzamanin sahibi mehdidir. ve o dediki ben size mübin kitabi
yani kainat kitabini aciklayandan başkasi degilim, siz kitaplarda yazili
kurana bakarsiniz, ben ise size kainatta yazili olan kurani okur ve
ögretirim dedimi dedi. yani işde Ramazan ayinda kuran indi diyor, yani
Hz Adem büyük kitap yani gezen yürüyen büyük kitap idi, onu cenabi mevla
yeryüzüne Ramazan ayinda indirmiş ve sonra onun nüshalari olan diger
peygamberler ve insanlar onun nesli nüshalari olarak cogaltildik, ve
Muhammed icin ise, o kadir gecesi indi deniyor, ve o günde ruhda indi,
yani isa ve mehdide o gün indi demekdir bu, yani ruhullah lakabli
peygamber Hz. isa dir. ve onun ruhullah olmasi fiziki babadan degilde,
ruhi bir babadan dünyaya gelmesi sonucu verilmiş isim ve lakab, cünkü
mehdinin daha dogmadan önceki ruh hali yani, Mehdi gelecekden alinip
gecmişe gidince, o gecmişde sadece ruh halinde ve ruh halinde iken onun
(isa) nin ruh babasi oldu, ve o ruhdan olma, meryemden dogma isa oldu.
ve gelelim günümüze şimdi mehdi dogdu, ve fiziki bir bedene sahip ve o
dahi zamanin ruhudur. ve böyle olunca muhammedde isada mehdide
ramazanda, kadir gecesinde inmiş dünyaya demek olur.yani kadir gecesi
doganlar demekdir. yani karar gecesi takdir gecesi doganlar demekdir. ve
bu karar gecesi o sizin hesabinizla yildönümü olmaz, ve burccular
bilirki her insan dogarken hergün yildizlar başka bir duruş sergiler ve
başka bir kombinasyon oluşturur hal böyle olunca, her insanin ahlaki,
huyu, ismi, sifati başka olur. o yüzden Muhammed dogarkende kainatin
karar gecesiymiş, yani kadir ve takdir gecesi, yine isa dogarkende,
muhammed Mehdi dogarkende

kadir gecesi imiş. ve böyle olunca Muhammedin isimlerinden
birsi Yasindir, ve bu üc rasul bu surede gecdigi icin, yine isa nin
diger ismi yasin dir, ve yine mehdi o gece dogdugu icin ve o surede
ücünücü Aziz kişi oldugu icin onun bir ismide Yasindir, bir simide Aziz
dir, yine Ramazanda dogduklari icin bir isimleri de Ramazandir, cünkü
gercek ramazan ismi ramazanda doganlara verilirse Ramazan olur, gezen
yürüyen Ramazan olur, yine kadir suresinde, yani takdir suresinde, biz
onu kadir gecesi indirdik diyor ve o gece melekler ve ruhda indi
deniyor. ve burdaki melek kelimesini tefsir edersek, senin annen senin
koruyucu melegin degilde ne, yine baban koruyucu melegin degilde ne,...
böyle olunca o ücünün anneside babasida o gece inmiş. yine onun
yardimcisi ebu bekr sag kolu gibi, yine hz ömer sol kolu gibi, yine
Osman sol bacak, yine hz Ali sag bacak gibi, yani dört yardimci melek
degilde ne, o zaman onlarin ruhlarida yine o takdir gecesinde inmiş,
yine onlarinda iki ismi daha var Ramazan ve Kadir isimleri, ve yine Hem
isa in ismi kadirdir hem Muhammedin bir ismi kadirdir ve mehdinin bir
ismide kadirdir. yani kadir gecesi demekde yüksek şuaranin kainatin
gidişati hakkinda karar aldiklari gece demekdir, bu gece 30 nisan
olabildigi gibi yine 31 aralikda olabilir yani,...

gelelim püf noktasina ve kafirler dediki diyor "sen bize
ugursuzluk getirdin ya bundan vazgecersin ya seni kovar taşlariz"
deyince muhammed dediki vallahi güneşi sag elime verseniz ayi sol elime
verseniz ben davamdan vazgecmem deyince, onu taşladilar, ve ayaklarindan
kan akacakken bunu bilen rabbimiz cebraile hemen emreder, "habibimin
kanini yere düşürme yakarim kainati yoksa" buyurdu ve cebrail ayni bir
çan çınlaması gibi şimşek gibi kainati yarip yeryüzüne indi ve onun
ayklarinin altina kanat tuttu kani yere damlamasin diye. ve ordan bir
adam koşarak geldi ve onu alip bagina götürdü, ve ona üzüm ikram etdi,
onu onlara karşi himaye etdi, ve ve bu ashab icin Addas diyorlar,
halbuki peygamberimizin azatli kölesi oldu sonra o ZEYD idi, ve
peygambere üzüm ikram etdi o gün, birazcik ferahlasin diye, ve peygember
yemeden önce bismillah deyipde yemeye başlayinca "o ismi Allah olan
kimdir" diye sordu. ve O da "Almelerin senin benim hepimizin Rabbi
koruyani gözeteni" dedi ve o köle benimdemi dedi, cünkü o onun kendinden
bir farki olmadigini, Allahin kullarinin eşit oldugunu ima edince o
imana geldi ve Taifden birlikde döndüler, Yasinde anlatilan bu iken, biz
seni taşlariz demeleri o ayette, ve taşlamalari vuku bulmuş iken, ve
birde yasin suresinde (muhammed) suresinde gecmiş iken bunu
tefsirciler, mealciler isanin havarileri diye atfetmişler, halbuki
taifde taşlanan muhammeddir. yani recmedilen "le nercümenneküm" edilen peygamber ve "Le yemessenenküm". edilen yani taifden kovulan.

---oOo---

Receb erken geldi hidrallez erken şaban erken berat erken peki
ramazan ne oldu diyenlere Ramazan demek hilal demekdir ve hilal
cebecinin haberi medyada tiwittere attigi yazi ile patladigi gün 6
haziran ve 6 yi 7ye baglayan gece hilal gözükmüş ben dahi o gün duydum
fakat farkina varmadim, dün uyandim bundan haberdar oldum. ve böyle
olunca secimin oldugu gün Ramazanin 1 i ve bu gün ise Ramazanin 4 ü
demek olur.



bir fitneye sebeb olmamak icin ben dahi diyanetin ramazanin
biri dedigi günü bekliyecegim ve fakat ramazandan sonra bu keseden
yediklerimi ödeyecegim, fakat ramazan erken bitcek, ve bayram günü oruc
tutulmaz yasak, orasi kelek, nasil bilcez o günü, bakalim rabbim ne
mucize göstercek, hayirlisyla bir ramazani tutalimda, gerisi Allah
kerim.

---oOo---

Ve yine başdaki ayette o derki biz Baliğ Ediciden başkasi
degiliz demeleri onlarin ücününde biz ramazaniz biz kadiriz biz yasiniz
demeleri demek olur. ve böyle olunca Baliğ yani Buluğ yani cocuklukdan
cikip aklini başina aldigi zaman demek ve Adam 11 ay icki icsede, ben
müslümanim diyorsa ramazan gelince aklini başina alirda o ay icki icmez,
yine kumar oynuyorsada ayni durum, Yani Ramazan Akıl Baliğ Edici
demek olur.

Zamanimizin gezen yürüyen Ramazani kadiri yasini hz mehdide,
işde insanlari Akıl Baliğ Edici demek olur. ve onu dinliyenler aklini
başina toplayip güzel işlerle meşgul olmasini ögrenirler.

Her nekadar doguşdan, havva anamiz gibi, Adem babamiz gibi,
hepimizin yasaga karşi zaafimiz varsada, en azindan, günahdan sonra,
tövbe edebilmekdir.

---oOo---

ve daha önce dedik ki: insan akli beyinde cereyan etmekde, ve
beynin enerjisi yakiti şeker demişdik. ve demişdik ki yine, vücut öyleki
yedigin herşeyi şekere cevirebilir, ve hatta bu lastik bir don olsa
bile dedik. ve buna gülüp alay edenlere cevabimiz:
insanlara en yakin uyum gösteren fare caput lastik don yemiyormu caput
kirkmiyormu, niye kirkiyor yiyor, ac kalinca birşey bulamazsa caputta
yiyor. yani onunki eger yakita döndürebiliyorsa, biz ondan daha üstün
insan formundayiz, bizim bedenimiz hayli hayli döndürür, anladinmi
itiraz eden ahmak adam.

ve insan yedigindendir sen lastik don yersen lastikden olursun,
yine et yiyorsan üstüne besmele cekilmiş ve kani akitilmiş, ve bize
dini mübinin helal diye bildirdigi hayvanlari yemek helal ve makbul
iken, zorunlu olunca domuz bile ölmeyecek kadar helal deniyor, yine
lastik donda herzaman yenmez mecbur kalinca yenir yani. ve yine helal
kesip helal yemek ne zaman farz oldu muhammede, daha peygamber olmadan
ne yedi, o zamanda kesiyormuydu, ondan önce besmele biliyormuydu?
bilmyordu ve ondaki o lokmalar onun bedenini oluşturmuşken, bugün bazi
şeyhler bazi şüphelileri cok göze alip onlari yiyince gaflet olur
elektrigini cok yayar oldular, onlarin elektrigi beni dahi zorluyor,
halbuki muhammed muhammed olasiya o besmelesiz yedi icdi, amma tabi
tefekkür etmişdir bir an, amma daha önce o yol bilmezken ona cebrail
ögretmedimi



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدَى




esteuzubillah

Ve vecedeke dâllen fe hedâ.

Sadakallahul Aziym Duha Suresi 7

Meali:

Sen daha delaletteyken seni bulup sana yolu göstermedikmi

Sadakallahul Aziym Duha Suresi 7

o zaman herkesin bir miladi, bir milattan öncesi varmiş yani,
eger o şüpheli lokmlar muhammedi muhammed yaptiysa, helal olmayan ve
şüpheliler hep zarardir demek ahmaklikdir. ve biz ecnebilerin kesip
sattigi tavuk etini yiyoruz, yani onlar haram degildir diyebilriz cünkü
muhammede din 40 yaşinda geldi 40 yaşina kadar muahammed ne yedi ne icdi
demek yokmu onun bedeni nelerden inşa oldu demek yokmu, hemen yok olmaz
memnuuu demeyin, olur onlarda olur, amma miladindan sonra dikkat etmen
lazim, yani muhammede peygamnberliik gelince artik ona haramlar haram
helaller helal diye bildirildi, ve yine şüphelilerdende sakinmasi
ögretildi, yani insan bir günde 40 yaşina girmyor, 40 sene lazim kirk
yaşinda olmak icin, ve öyle şeyhin kapisina gitdi, bir günde erdi
hikayeleri safsata, onlar calinti iman. onlar aynen zehirli bakira kalay
calmak gibi, yahut tenekenin üstüne altin kaplama yapmak gibi birşey.
bir zor duruma gelince, bir cizik, onun üstündeki o kalayi ve kaplamayi
silmeye yeterde artar bile. ve sonra görüyoruz, o şeyhin yaninda
cezbelenen, hay huy eden adamlari, acik zoru görünce namazi bile kilamaz
oldular, cünkü üstlerindeki islam takma islamdi onlarin. ve kazanilmiş
iman sahihdir yoksa calinmiş hirsizlik iman bir işe yaramaz, sirattan
gecirmez adami.

ve hirsizlik edene gelince gecen haber duydum, Adamin biri
camiden parami calmiş, halimi calmiş, bunlarin Allahi nerde, yahut
bunlar camiyi calarken Allah nerede diyeceklerdir. yani bunlar öyle
hirsizki ve diyorlarki:

"Allah olsan senden de calar geceriz, Allahim senide soyariz "
demek olur. Allahdan calinirmi caliniyormuş, namazdan caliyon namazi
kilmiyon oluyorda, orucdan caliyon orucu tutmuyon oluyorda, biride
gitmiş camiden calmiş olmazmi, insan be insan, Amma tilki insan
cibilliyati tilki oluyor, işde o kadar acaip hirsizki resmen Allahdan
caliyor, başkalari caktirmadan caliyor, namazi kilmiyor orucu tutmuyor,
birde kumar oynuyor icki iciyor işde.

işde insandaki bozulma o dereceki arsizlik o dereceki bu adam
camiden calipda başina birşey gelmedigini birde birşey olmadigini
görünce, Allahami imani artar, yoksa Allahin olmadiginami imani artar.
Ameller hem imana götürür Allaha imani artirir, yada işde böyle
imansizligini artirir. ve kafir herşeyin fiziki boyutunu ariyorki
imansizligi artsin diye, oysaki biz görmedigimiz Allaha iman ile
emrolunmuşuz. ve biz Allah herşeyden haberdardir diye iman ederiz, ve o
hal ile Allah beni görüyor diye hareket etmek, yani vicdan polisi onun
görevdeyse, o adam yalniş yapmaz, yapsada en kisa sürede düzeltir
kendini. amma işde calip cirpip icki icip zina edip başina ceza
gelmiyeninde imani eksilir, ve bak zina etdim bişey olmadiki o zaman
bir kere daha eden, icki icdim birşey olmadi, o zaman cennet cehhennem
yalan der gecer, ve kirmizida bir kere gecen, polise yakalanmayan gibi
bir daha illa deneycekdir , havva annemizin cennette günaha meyli gibi
yasaga karşi zaafimiz var. cünkü şeytan fistekler durur, o adam amma bir
gün canindanda olabilir unutmamak lazim, bütün haramlarda yasaklarda
kirmizi işik gibidir.

ve muhammed dedi: "Allahdan korkmuyorsan, kuldanda utanmiyorsan diledigini yap"

vicdan polisi calişan bir ümmet olursak dişarlarda asker ve
polis olmasina gerek kalmaz. amma bu mümnkün olmadigi icin, birilerinin
imani zayif oldugundan, onlar dahada zayif imanli olmak icin birkere
daha bir kere daha Allahi sinarlar, calarlar cirparlar zina ederler
yani. vicdan polisi, bu dünyada güzel bir hayat sürülmesi icin gerekli
olandir, yoksa ahiret icin degil.

Ve Allah kullarini yasaklarla haramalarla korumak ister yoksa
size zulmetmez, yani mesela toprakdan elma agaci topragin elementlerini
su ile süzüp elma diye bir meyva üretir, ve düşün sen o elmayi soyup
topraga düşürsen batti pislendi diye yemezsin oysaki o toprakdan, amma
Allah, elma agacina öyle bir fabrika kurmuşki, senin icin, icine bir kıl
bile düşürmeden hassas hijyenik elma peketletiyor, en dikkatli kadin
bile yemek yaparken ömründe bir kere sacini yemege katmişdir, oysaki
Rab, bu elma agacina öyle hijyenik fabrika kurmuşki, kıl bile düşmez
icine. rabbin kullarina bu kadar hassas davranirken, onun icini DNA sini
bozup, onu bunu karişdiran bilim adamlarinin Allah bin belasini versin
inşallah. Allahmi böyle hassas terazili ve hijyenik fabriklarla
kullarini seviyor koruyor, yoksa insanoglumu Allahina böyle hainlik
edip, onun yaptiklarini bozarak isyan ve küfür ediyor,hadi siz tartin
hangisi daha güzel

esteuzubillah

gayril magdzubi aleyhim veladzallin.

Rabbim imandan sonra küfre düşürmesin, delalete düşürmesin bizleri

Amiyn



Elfatiha maassalavat.

---oOo---


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 26 Mayıs 2015 Salı

Original Kar©glan

Marifetullah - Marifet Makami (Kar©glanin 03.06.2015 Vaazi)

Marifetullah - Marifet Makami

(Kar©glanin 03.06.2015 Vaazi)

21 Şaban 2015 Çarşamba


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِ وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِ إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌ


Sadakallahul Aziym Adiyat Suresi 9 - 10 - 11

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

E fe lâ ya’lemu izâ bu’siramâ fîl kubûr.Ve hussıle mâ fîs sudûr. İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kabirdekilerin halleri ortaya cikdiginda, ve onlarin
gögüslerinde olanlar (iman veya inkarlari ) bilinince ortaya cikinca . O
izin verilmiş biliglerdende, O gün Rabbiniz Haberdardir.(Rabbinizin
müsadesi kadarini bilebilirsiniz).

Sadakallahul Aziym Adiyat Suresi 9 - 10 - 11



Allahümme Sallai ala muhammedin ve ala elihiu vesahibhi ve selleme teslimen, vettebiiyne illa anhü, ile yevmil kiyamet.

Yolculugumuza başliyoruz.

Berat gecesini geride biraktik ve yine sizin o berat gecesi
dediginiz gece, berat gecesi degildi, ve fakat biz bir fitneye sebeb
olmamak icin, bunu dah önceden yazmadik ve kimseyede bugün degil, diye
gecen seneki hataya düşüp tartişmak durmunda da kalmadik. ve gecen hafta
cuma gecesi 15 iydi ve berat gecesiydi bizim hesabimiza göre, ve fakat
rabbimizin ise bize dahi senin hesabinda yalniş, bu gece degil yarin
gece dercesine, Allahu alem gecen hafta cumartesi sabahdi, Seda Akgülün
programinda, babasi dövecek diye evden kacan kücük berat in haberi
verildi, ve o gün gercek berat görülmüş oldu, ve o gece beratdi, her ne
kadar bunun icin "tvem" özel bir müdahale ve gayret ettiysede, takdirden
öte köy yok. ve bu nasil olur denilince size kisaca anlatalim, ve
halbuki sizin o nisfuşşaban dediginiz gece, gercekden ay aynen aynin 15 i
gibi dolunaydi yani şabanin ortasi gibiydi amma, gel gelelim durum o
degil, cünkü eger bundan üc ay önce eger ayin son günü görülmemiş olsa
ve sonraki günde görülmemiş olursa , o ay 30 a tamalanir ve halbuki ay
ikinci gün görülse bile ikinci gün o ay 3 günlük bir hilal kalinliginda
olmasina ragmen, ikinci günü, daha biri alindigi icin, 3 üncü günde
ikisi demek olur. ve böylece aylarda bir sapma meydana gelir, ve yine
ikinci ayda böyle, ücüncü ayda böyle, son gün 30 tamamlaninca demek
olurki: şabanin kameri 3 günlük olunca daha eger her ayda 2 gün sapma
olduysa biz Kameri 3 ayda 6 günlük hilal kalinginda kamer görülünce biz
daha birinde diye zannederz veya kabul etmemiz gerekir, cünkü Muhammed
dedi : "Hilali görün oruca başlayin , hilali görün iftar edin veya
bayram edin". dedi.

Böyle olunca bizim o Receb hidrellez ve mirac ve berat mucizelerimizin gercek oldugu ortaya cikmiş olur.

Berat demek ise "bare e" kelimesinden türemiş "El Bariu Allah"
yani eski borclari davalari mahkemeleri berat ettiren Allah, ve öyle
olunca berat demek işde önceden kalmiş o takvim sapmalarininda tekrar
düzeltildigi gece demek olur, yani eski hesaplarin affedildigi gece "Berat gecesi"
davalarin berat ettirildigi gece, yani falanci falani dövdü, dava iki
senedir sürüyor, filanci filani caldi, amma tövbe etdi, dava sürüyor, ve
berat gecesi oldu ve Berat ettiren Allah, Peygamberin sözü ile "o gece Allah, Mudar kabilesinin koyunlarinin yünleri sayisi adedince insani bagişlar yani (davalarini berat eder)."

---oOo---

Gecenki vaazlarmizda yazdigimiz Mehdinin zekriyanin hanimi ile
görüştürüldügünü ve zekeriyanin bir cocugu olacagni cebrail habeer
verince, ve cebrailin: zekeriyanin "bu naasil olur bu kasir karindami ve
bu yaşimdami dmesi üzre (o vakit 90 yaşinda idi) biz onu mehdi ile
görüşdürdük o olacakdir demesi. ve bizim dedigimizde isminde "R" olan
herkesen Mehdinin bir R yani ruh cikarabildigini cocuk yapabildigni
yazdik veya söyledik. ve amma zekirayada bir "R" var fakat zekeriyanin
hanimindada bir "R" varmi bilmiyoz cünkü haniminin ismini bilmiyoruz
dedik, bizim bu konudaki aciklamamizi duyan bir üstad ve prof. dediki bu
gece: Zekeriyanin haniminin ismi elizabet idi dedi, ve öyle olunca
marifet toprakda degil zekeriyada sakli imiş yani ZekeRiya
yani "R" onda sakli imiş. belli oldu yani. teşekkürler üstad. ve yine
Meryemdede Bir "R " var ondan dogan isanin da işde o babam dedigi ruh
babasi mehdinin, zamanda yolculuk edip geri gidip, meryemden isayi, ruh
yoluyla dogurttugunu yazmişdik zaten. ve geldik haziran ayina ve Arnold
teminatorun son filiminde bize ne fisildiyacak merak ediyorum, fim
yayinlandimi acaba, haziranda yayinlancakdi? hani terminatorun en son
bölümünde kurtariciyi zamanda geri gönderip kendi annesinden
dogurtuyorladi ya, dünya mahvolunca. bakalim son sürümde ne olcak, Allah
onlara ne keşfettirmiş.

---oOo---

Ve Mehdi bereketine Turunce rengine bir bereket geldi, ve fakat
turuncunun afetlerini yazmişdik daha önce, fakat tekrar hatirlatalim:

1 - Eger turunucu sevmeye ve giymeya başlayinca yalan söylemek
ihtiyaci hissder oldunsa, hemen turunucuyu terket ve kendine bir siyah
giy ve sonra beyaz giy ve format at. cünkü trunucu kürklü tilki bazen
yalan söylemeya başlar, masal masal maniki, Tilkinin kuyrugu var 12
olur.

2 - Eger hirsizilk ediyoyrsan, ufak ufak calmaya başladinsa
hemen trunucuyu terket format at. aynen turuncu meclis koltugunda oturan
tayyip amcalarin ve milletelvekillerinin devletin malini parasini
caldigi gibi. yani mehdi askesri calarmi hic? calmaz, amma Mehdi askeri
degilde, aslan degilde tilki olduysa calar.

3 - Kimseler sana inanmmaz olduysa yine turunucuyu terket,
cünkü sen mehdi Askeri degilsin, Aslan kürkü degil, tilki kürkü
giymişsin.

4 - Senin kicina heves edenler olmaya başladiysa turuncuyu
terket, sen mehdinin askeri olabilirsinde olmayadabilirsinde, yani
tilkinin kuyruguna hevesli cok kadin olur, yani kicina hevesli kadinlar
unutma.

5 - Anal ilişki yasak, yani her ne kadar portakal yerken,
portakala parmak atilsada, yani kadinlarin G punktunu uyarmasini
bilsende, penis ile oraya müdahele yasak. sende buna karşi cok istek ve
ilgi olduysa turuncuyu terket, Allah muhafaza bir gün sabir, iki gün
sabir ücüncü gün sabredemez surlari deler girersin.

5 - Aslanda olsan tilkide olsan yani turuncu kürk giyince,
kürkünü yüzmek isteyen yani derini yüzmek isteyen bircok düşmanin
olcakdir, eger mehdi askeriysen korkma yürü, demirden korksak trene
binmezdik de, gec o köprüyü.

---oOo---

Türklerde bir deyim vardir "Elimle koymuş gibi buldum." ve
bizim evmizide düzenlermizi koydugumuz bir odamiz var ve orda (matkap
anahtar tornavida pense,..) düzenlerimizin herbirinin bir yeri var, ve
fakat cocuklar oraya girnce düzeni alip kullandikdan somnra geri yerine
koymayi unutuyorlar. ve böyle olunca eger alinan aynen yerine geri
konmaz ise tekrar araninca yerinde bulunamaz. o bulamaz bu bulamaz,
hatta oradaki düzene bir yer tahsis eden bana sorsan, ben falan yerde
derim, ve fakat alinip yerine konmadiysa orda bulunamaz.

hani naasrettin hocadan biri adam para ister der ki: IRAFDA
tencere var onun icinde, git al istedigin kadarini der, adam gider bikr
mikdar alir gider. ve zaman gecer tekrar adam gelir tekrar para ister
yine nasrettin git ordan al der.

ve sonra yine zamaan gecer, ve adam yine gelir para ister, ve nasrettin yine, rafda tencerede var git onun icinden al der.

Adam almya gider, ve döner: "hoca icinde para yok" der

Nasrettin Kizar ve der:

Bre adam sen aldiklarini geri yerine koydunmuki tekrar isteyince yerinde para olsun der.

Yani gecen hafta anlattigimizi insanin dogasinin bozulmasi
bahsinede birazcik daha deginirsek, yani Allah insan icin "biz onun en
güzel surette halkettik yarattik" buyuruyor,

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ

ثُمَّ رَدَدْنَاهُ أَسْفَلَ سَافِلِينَ

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

Sadakallahul Aziym Tin Suresi 9 - 10

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Lekad halaknel insâne fî ahseni takvîm.

Summe redednâhu esfele sâfilîn.

Meali:

Gerçekten de biz, insanı, en güzel bir sûrete sâhip olarak yarattık.

Sonra onun esfele safiline kadar derece derece rütbelendirdik.

ve her güzel ve salih iyi amel ile insanlar onda mertebe ve
derece kazanirlar, taaki onlarin üstünde memnun olmadiklari hicbirşey
kalmayasiya kadar.

Sadakallahul Aziym Tin Suresi 9 - 10

ve Allah, insani en güzel surette yaratmişken ,bilim adamiyiz
diyen ahmaklar sürüsü, onun dogasini bozup, burasi emme zekeri emme
kulagi, amma kuyrugu olsun, oralari degiştirip kendi istekleri
dogrultusunda oynarlarsa, insanoglu insanlikdan cikar, ve sonra insan
ararizda, insan yerinde bulunmaz olur, ey insan kardeşler.

Rabbim insani muhafaza edip, aradigimizda rafda insan bulmayi, mehdi cematine naasip ve müyesser kilsin.

---oOo---

Marifet nedir konusuna gelince hepimizin anasiri erbeasi, dört ana elementi: toprak, hava, su,ateş

ve bir cekirdek topraga dikilince, kökü topraga dogru,
filizleri havaya dogru, ve damarlari ile ve köklleri ile suya dogru, ve
yapraklari ile de güneşe dogru uzanir. ve sonra agac olunca gayesi
yeniden hayata gelebilmek ve soyunu muhafaza icin tohum vermek olan
meyva vermekdir. ve meyva ilede insan bedenine yolculuk eder, ve tohumu
ilede gelcege dogru yolculuk eder. işde dal ve budak veermesi gaye
degil, onun gayesi meyva vermekdir. ve meyva verince insanogluna
yolculuk eder, ve insan meyvasini yiyince onun cekirdeginide dikmesini
ögrenmişdir, ve böylece onun yeniden dogmasi meyvadan ve insandan gecer,
ve insana kendini yeniden dikdirtip yeniden yeniden dogmak isteyen agac
bile, kokulu kokulu tatli lezzetli meyvalar verirken, ey insanoglu sen
niye yeniden dünyaya glemk icin elzem olan yaratan yerini oynayip
zekrrini ve meninle tohumunla oynayip onu fasit tohuma cevirirsin.
dölsüz meyva, dölsüz insan oluşturmya calişirsin, bir agac kadar aklin
yokmu? bu kadarmi ahmaksin.

işde marifet meyva vermekdir ve hal böyle olunca bütün dinlerin
gayesi peygamberlein gayesi, bu insan denen varligin soyunun muhafazasi
icindir, ve din nedir denince, eger sen bundan başka birşey anliyorsan ,
savaş cihad anliyorsan, ahmak cihadda yine insanin korunmasi, özsoyun,
paksoyun korunmasi icindir. yoksa din neye gerekli olsun. ve hal böyle
olunca insan bozulunca kiyametinde kopma vakti gelmiş olur, aynen Nuh
tufani gibi bir tufan kopar, yahut büyük kiyamet kopuveririr başimiza.
yani insan gidince, bozulunca, dünyaninda bir önemi kalmaz olur.

Rabbim mehdi ve cemaatina insan kalmayi nasip etsin, ve
icindeki marifetini cekirdegini bulup, onu muhafaza etmeyi nasip
etsinki, ona cibilliyat denilir, ve o da elma ise, elma, at ise at,
sinek ise sineksin demekdir.

Amiyn

Elfatiha maassalavat.



أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Şubat 2018 Perşembe

Original Kar©glan

Ecid Mecid - Bozuk Soy - Frankeştayn Canavarlari (Kar©glanin 26.05.2015 Vaazi)

Ecid Mecid - Bozuk Soy - Frankeştayn Canavarlari

(Kar©glanin 26.05.2015 Vaazi)

12 Şaban 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يُرِيدُ اللّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ الَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَاللّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

---oOo---

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ




Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 26 - Şuara Suresi 5

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Yurîdullâhu li yubeyyine lekum ve yehdîyekum sunenellezîne min kablikum ve yetûbe aleykum. Vallâhu alîmun hakîm.

---oOo---

Ve mâ ye’tîhim min zikrin miner rahmâni muhdesin illâ kânû anhu mu’ridîn

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Allah size Dasha önceki kavimlerden Tövbe edenlerin
sünnetlerini yani yollarini göstermeyi murad etti (Cünkü Neden onlar
Kurtuldu). Allah, hem herşeyi bilendir, ve hemde herşey hakkinda bir
hüküm ortaya koyandir.

---oOo---

Ve allahin size cizdigi kader yani sizin başiniza gelenlerveya
allahu telanin sizin başiniza getirdigi hadiseler Onlarin (sizin) kendi
irade ettikleriniz veya murad ettikleriniz veya kendi quantum
enerjinizden başkasi degildir.

Sadakallahul Aziym Nisa Suresi 26 - Şuara Suresi 5

Bu haftanin salavatini resime ekledik

Yolculugumuza başliyoruz

Daha önceki vaazimizda dedikki sezen aksu quantum yaparken
merdivenden yuvarlanmiş. ve quantumun dini ve istilahi manasi saf iman
demekdir dedik.yani safaca inanmakdir dedik, şayet bir hasta ise, bir
ilacin, bir otun cöpün, onu iyi edecegine, sofiyse onun şeyhi tarafindan
şifaya kavuşturulacagina, veya yine bir doktorun eliyle iyi olacagina
inanmasi dedik. Ve kime musanin asasinin denizi nasil yardigini
bilmezken bize kuran diyorki ona dedikki fedrib bi aske



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فاضْرِب بِّعَصَاكَ




Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Fadrib bi asake

Sadakallahul Aziym Kuranin bir yerinde amma ben bilmiyon nerede

Meali:

Ve Allah Musaya asani denize vur dedi.

Sadakallahul Aziym Kuranin bir yerinde amma ben bilmiyon nerede

Ve kuranin oynandigi ortada bu ayet "Biz ona dedikki asani
denize vur" degilde haacere vur diye geciyor, yani asani taşa vur diye
geciyor, ve bu ayetin böyle oynanmasi yüzünden musa asasini taşa vurdu
pinar fişkirdi mucizesi uydurulmuş, halbuki bu ayette Allahu Teala
musaya "asani denize vur" dedi ve asasini denize vurdu ve deniz yarildi
diye bilmiyozmu? nerden cikdi asasini taşa vurduda taşdan pinar fişkirdi
ayeti? ve hal böyle olunca kafir deccal senelerdir bu kuran üzerinde
tahrif yapmaya devam ediyor ,ve hemde gizli gizili tüm müslümanlari
uyutarak yapiyor bunuda, ve bircok hadislerin mevzu oldugunu bilen biri,
yani uydurma oldugunu bilen biri, o hadislere tesadüf eden ayetlerinde
uyduruldugunu anlamasi lazim degilmi! her hadis bir ayetin tefsiri
babindadir, ve öyle olunca eger hadise uyan ayet yoksa, ya o ayet
calinmiş silinmiş, yada hadis uydurmadir. Ve muhammed gezen yürüyen
kuran idiyse, onun üc kolu, beş ayagi dört cigeeri yokdu, oda biz
gibiydi o zaman her ademoglu gezen yürüyen kuran, ve kafir deccalin
anamoli dedigi o alti parmakli cocuklar, birbirine kafasi yapişik
insanlar dogurtmasi, yahut köpek gibi, yahut fare kulakli insanlar
dogurtmasi yahut, vampir hikayeleri, işde o yaratiklar frankeştaynden bu
yanna devam eden, insan oynamalari ile, işde bir kolu eksik, yahut bir
fazla kollu insan dogduysa ve insan kuran ise, kafir deccallar ve
askerleri işde, bir kol fazla kattiysa binlerce hücre fazla, binlerce
ayette oynama yapti demekdir. yine bir parmak fazla bile olmasi demek,
işde onun bir parmak hücresi kadar ayeti oynadiginin zahiri ispatidir.
ve bizim bu ayet kuranin neresinde bulamamiz ve taha 77 gecmesi
gerekirken orda "feadrib bi asake" gecmemesi bu ayetin birde yerinin
oynandigini gösteriyor.

ve konumuza dönersek, Allah Musaya dediki "asani denize vur" ve
aninda Rabbinin emirini tatbik edip ondan yardim bekliyen Musa ve
ümmeti öyle bir mucize ile karşilaşdiki, deniz ikiye yarildi ve o rüya
ve iman sadece musa ve ümmetinin rüyalari quantumlari o an öyle oldgunu
irade ve murad etmeleri idi ve imanlari öyle inanmalari idi. o rüyaya
giripde, ona inanmayan, musanin rabbine inanmayan firavun imansizligi
sebebiyle, onlar(musa ümmeti) gecince o rüya bitti, ve deniz yeniden
birleşince aynen Inception filmideki rüyadan rüyaya gidenler gibi,
firavun onlarin rüyasinda bogulmak üzereyken dediki "ben musanin rabbine
inandim" ve o dahi kurtuldu amma, civa olarak kurtuldu civa oldu yani.
ve transportasyon öyle olduki, rüyadan rüyaya veya gercek aleme
gecemedi, ve arada civa oldu kaldi ve cökme yaşadi ve transportasyonun
en büyük tehlikesi işde, eger arada kalirsan civaya dönme tehlikesi
vardir. yani dibe cökme tehlikesi, yani moleküler ayrişma tam olmazsa,
civaya dönersin. ve bir yildizin cökmesi, veya bir kainatin, bir parelel
evrenin cökmesi, yani civaya dönmesi bu dünyadaki hali, uzayda ise kara
delik halini almasi yani.

kuranda maide 45 de gecen ve isanin incilinde gecen göze göz
dişe diş ayeti sebebiyle biz bir vaaazimizda : kafir firavunun
denizlerin dibine gömüldügünü yazip onlari tehdit edince , kafir deccal
askerleri işde, hüsame bin ladini tutup, aynen göze göz dişe diş
dercesine, onu ayaklarindan baglayip denizin dibine yolladilar, oysaki
firavun civa oldu, amma hüsameyi belki bir balik yedi, o balik oldu,
belkide o baligida bir insan yedi, ve tekrar dünyada insan oldu bile.
oysaki civa yenmezki, yeniden insan olabilsin, zehirli ve zararli
maddeler bellidir, onlar yeniden yeniden insan olamazlar, şayet yesen
bile bir hücre olamazlar, vücüt onlari hücre olarak üretemez, ancak bir
parca yabanci dürre olur vücutta yani, paket yapip dürüp onu kara nokta
yapar vücut yani, veya kanser hücresi gibi yabanci zararli hücre olur ve
hayat verici degil öldürücü hücre, yani zehir zehir, yani civa firavun
maddesi yani .

ve başta yazdigimiz ayette gecen onlarin başina gelenler ve
getirdiklerimiz, onlarin kendi murad ettikleridir ayeti, yani kendi
imanlari demekdir ve imansiz birinin başina gelende, işde bir daha can
olmayacak derecede tahrif olmakdi. onlar yani taaa firavundan bu yana
bunu bilip, firavun askeri ve deccal askeri, işde o tahrifi kuran
üzerinde, yani insan üzerinde deney yaparak yapmakdalar ve

kuranda gecen onu biz indirdik ayetide tahrif edilmiş ve



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ




Esteuzubillah

İnnâ nahnu nezzelnâz zikre ve innâ lehu le hâfizûn.

diya kuranda yaziyor hicr suresi 9 da

halbuki kuran tevrat gibi öyle tabletler halinde inmedi onu biz
indirdik kiyamete kadar koruyacakda biziz gecmesi lazimken o zikri biz
indirdik geciyor, yani Allah neyi indirdi: hz Ademi cennetten ardza yani
dünyaya indirdi, ve ademoglu yürüyen kuransa hz ademde de kuran vardi,
imami mübin vardi, ve insanoglu kiyamete kadar gezer vaziyette oldukca
Allah kurani korumuş demekdir. ve işde insanlara cazip gelen bir
sentetik deccal ürünü ile ilk önce zekerden başlayan oynama yani zekeri
büyütme hikayesi ile dünyaya önce attanda büyük yarakli insan
dogurttular aynen bir bacak kadar kalin ve adam daha dogrusu oglan,
pantalonuna ücüncü bir paca dikdirmiş ve aynen bacagi gibi onuda taşiyor
gecen sene googlede resmini buldum hikayesini buldum bugün aradim
aradim bulamadim resimini koyacakdim, ciplak degil tabiki, pantolunlu
hali ile, amma kahpe deccal ne müsade edeerse onu bulabiliyoz malesef,
daha önce gören rastlayan elinde olan, o resimleri medyaya dagitsin,
allah rizasi icin. işde o deneyler sonuc buldu ve insan zekerini
oynamayi ögrendiler istediklerini isterlerse at yaragi gibi büyütüyorlar
ve DNA da kücük bir oynama ile bunu keşfettiler. ve insanda yarak demek
yaratan yer demekdir dedik, ve yaratani oynayinca ne olur artik siz
düşünün gerisini. ve bugün herkes beş dakikalik zevk ugruna, Bu kafir
deccalin eliyle yaratanla oynuyor, onu büyütme derdinde, ve hal böyle
olunca insan bozulunca kuranda bozuldu demekdir ve dünyanin bir yerinde
bio insan kalmasi demek, Allah haaala kurani koruyor demekdir. ve Allah
buyurdu kiyamette kadar biz onu koruyacagiz, ve eger kiyamete
gidiyorsak, ve ben mecbur edilmedikce, bu bedeni bozmaycagim, ve o ayet
benim üzerimde tezahür etsin, ve kiyamet koparken, rabbime, zekeri
yaratani ve vücudumun tamamini bozmadan Allaha vasil olayim diye.

---oOo---

Bir Avusturyali kadindan bal kabak satin almak istedik daha
dedi ermedi, tek meyva verdi tam boyutuna ulaşmadi dedi, biz bakiyoz
kocaman olmuş, o hayir dedi ben dedi tohumlari yani cekirdekleri dip
firize atip donduruyorum, cünkü eger kabak eripde icindeki tohumu birde
kurutursan, ertesi sene boyu kücülüyor, o yüzden dondurunca, en azindan
ayni kaliyor dedi. ve bizim ufkumuzda bir lamba yakdi. ve Hz adem
atamizin 70 zira yani 33 metre oluşu ve sonra tohumun tohumu, tohumun
tohumu, kücüldü ve o Avusturyali kadinin dedigi gibi, kücüle kücele
tohumlar , işde bugünün insan boyuna ve ömrüne düşdük demekdir. Eger
Allah koyduysa bu yasayi, bugünün insanina nuh kolu eli takarsam,
kocaman bir el olur, yine adem zekeri takarsan olur yani dogasinda var,
olabilir amma, şamda kayisi, şalvar üstüne papyon gibi olur. yani olmaz
uyuşmaz. işde insanoglu ilk bilgisayarin keşfedilgindeki, o bir odayi
kaplayan bilgisayara dönmek istemezken, nasil olurda nuh zekerine, adem
zekerine dönmek ister. ve bu zekeri ücüncü bacakli adami dünyaya
dogurttular. işde böylece denge bozuldu ve kurandada oyananmiş fazla
ayetler yani kelimeler veya eksik kelimeler ile oynandi, ve kafir deccal
ve firavunlar soyu, ne yapmak istiyorsa,kurani oynayip, bizim kuranin
anlamini bilmeyen insanimiza kuran diye onu yutturur oldular, ve hemde
beyin yikama ile herkesde öyle saniyor. ve kuranda halig isminin sayisi
ve adeti mesela diyelim en fazla 27 li ise yani kadir gecesi gibi
27.gece yani veya ay takvimi ile bir ay 28 veya 29 gün ve eger bulutlu
olursa, onu otuza tamam edin diyen muhammed ile, zekerin en büyük boyutu
30 cm olurken, bu ayni ücüncü bir bacak gibi kalin ve uzun zekerli
oglani dogurtan frankeştayn sapiklari, işde demek olurki o kuranda
zekeri temsil eden kelime sayisini falzlalaştirdilar ve ve böylece onu
şişirdiler demekdir.yahut onun rakamsal degerini yükselttiler, frekans
boyutunda yani.yani DNA moeilen orayi temsil eden halik ismini temsil
eden yerin rakamsal degerini oynadilar yani ve dünya günü ile bir ay en
fazla ay takvinine göre 30 cekebilir veya güneş takvimine göre ise 31 ve
böyle olunca kafirlerde 31li olabilir belki, amma müminlerin en büyük
zekeri olsa olsa 30 lu olabilecekken, nerden cikdi bu hayvan cocuk, işde
sapikligin daniskasi ve bizleri kiyamete götürcek olan sebeblerden
biride bu insanin dogasinin oynanmaya başlamiş olmasi. ve ne zaman bu
özü bozuk insanlar yeryüzünü kapladi ecid mecid yeryüzünü kapladi
demekdir. ve bilirosunuz tavugu oynadilar, oktay usta tavuga kokusunu
gidermek icin biber bilmem ne sürün diyor, kokuyor diyordu bir zamanlar.
yani işde o yecüc mecücün yeryüzünde leş gibi kokacaklari rivayeti var
işde bunlari yiyen insanlarda o bozuk DNA bozuk hücreli oynanmiş
insanlari oluşturcak ve dogasi ve ter kokusu bozulan insanoglu artik
işde o ecid mecid denen varliklar haline döncek demek olur, ve bozuk soy
yani ve kiyametide, bu noksan ve bozuk soy getirecek demkdir. ve sizin
başiniza gelenler kendi ellerinizle yaptiklariniz diye buyuran rabbimiz
bize kiyametten bahsediyorsa ve oda insanlarin başina gelcekse o zaman o
dahi insanlarin kendi elleriyle kendi belalarini bulmalari demek olur.

---oOo---

Ve bu meselede yine cbilliyat konumuzda, insanin bir bitki
hali, ilk hali bir madde hali, bir hayvan hali sifati var dedik, ve öyle
olmasaydi, nuh tufaninda sadece insanlar helak edilir, hayvanlar ve
bitkilere zarar verilmezdi, oysaki o zamanin hayvanlari o zamanin
insanlarinin cibiliiyati ve sifatlari yine bitkileri onlarin ilk halleri
yani tohumlarini oluşturan maddeler ve yine elementlerde o bitikleri
oluşturan elementlerdi, ve böyle olunca bütün bitkiler ve havanlar
insanlar helak olduysa üc boyutuda silindi demekdir ve onlarin hepsi
bozulmaya ugramiş demekdir, ve bozulan soy yok edilip yerine sadece
temiz kalan soydan üredik. ve günümüze gelince yine bozulma had safhada
yani.

---oOo---

ve bir başka mesele ben bir biçakla ekmek keserken, katil
biriside insan kesebilir, ve yine ben dahi yine, o biçakla koyun koç
kurban edip, veya et yemek icin onlari kesebilir, can alabilirim, fakat
benim can almam sonucu bana katil denmez, amma haksiz yere cana kiyan
bir katile, o kiydigi candan dolayi, katil hükmü ve cezasi gerekir.
halbuki ikimizde can almadikmi, o zaman fark nerede, işde fark haksiz
yere cana kiymak diye geciyor kuranda, yani ne demek bu, bu can bir
köpegin canida olabilir veya bir sinegin karincanin canida olabilir
degilmi, eger haddi aşdiysa veya allahin kes emri içinse o katillik
degil, amma bir köpege, koça, koyuna, eziyettde olursa yine zulumdur
katillikdir.

---oOo---

Bugün iki kitap okuyan bir imamhatip veya ilahiyat bitiren veya
üniversite bitiren alim kesilir oldu başimiza, halbuki kuran 23 senede
indi deniyor, yani muhammed 23 senede kemal bulmuşken, sen nasil olurda
bir üniversite bir lise ile öyle 3-5 senede alim oluveriyon, ve o
ögrendiklerini hayatinda yaşadinmi, yoksa sadece teoritik bir bilgimi
sendeki. yani yüzmeyi kitaptan ögrenen ve hic havuza denize girmemiş
yüzme ögretmeni gibi, yine araba sürmesini ve ehliyet kitabini su gibi
icen ezbere okuyan, ve fakat hic arabaya binmemiş, piraktik yapmamiş
şoför gibi. yani öyle Muhammedin ashabida kuranin tamamini falan
bilmiyorlardi, yani bugünkü alim kesilen hocalar gibi falan degillerdi.
cünkü birisinde 50 ayet var, digerinde 30 ayet 20 hadis, yani öyle
kuranin tamanini bilen falan bile yokdu. yani mesela bir insanin hem
ucagi, hem füzesi, hem fili, hem atlari, hem meyva bahceleri, hem
sarişin esmer zenci kadinlari, ve yine elli tane cocugu, yine pastanesi,
yine züccaciyesi,... olmak zorunda degildir. ve herkes bütcesince ve
ilmince kapasitesince bunlara ve bunlarin bir kismina sahiptir. hal
böyle olunca ashabinda birinde kulhu ve kevser suresi, digerinde
bakardan 50 ayet olabilir, ve kuranin tamami olmak zorunda degil yani.
ve avrupada yaşayan birisine, illaki fil sahibi olcan dersen, adam 3
katli bir apartmanda kiraci ise, bu fili nereye sokucak, nerde ne ile
besleyecek degilmi, fil yerinde güzelken, herkes kuranin her ayetini
tamamen bilcek, anlamini manasinda bilcek diye bir durum yok. ve Hz ömer
dahi ögrenip tatbik etmegidi kuran ayetlerini ögrenmemişdir sadece
sindirdigi ögrendigi ayetleri ezbere biliyordu . ve daha cocuk yaşda
iki 3 yaşinda cocuklari kuran ve namaza zorlamayiniz, biz yaptik
biliyoruz. ve yine bir misal ile anlatirsak: ve sen ve ben kocaman
insanken, eger bir hafta veya iki hafta, her gün üc ögün bal kaymak
koysalar önümüze, onu yesek, 2 hafta sonra bikdim gayri bu bal kaymakdan
demezmiyiz, musa ümmeti bildircin ve kudret helvasi ile yani mantar ile
beslenirken bikdilar ve musaya dediler: rabbine dede bize mercimek
sogan sarimsak versin dediler, bikdik biz bu bildircindan dediler.
hepimiz beşeriz, ayni insanlariz yani, halbuki o bal kaymagi
bulamayanlar var amma biz ise yemekden bikariz hatta bir daha görmek
bile istemeyiz belkide iki haftanin sonunda. ve cocuklara daha cocukken
din yedirip kuran iciriseniz, bunlarda yani din bilgisi ve kuran elzem
bir bal kaymak bile olsa, onlar az büyüyünce, onlara kuran ve din
biktirici birşey olur cikar, ve istemeden yaptiklari şeyler oluverir
öyle cocuklari falan SIK bogaz etmeyiniz.

---oOo---

Mustafa islamoglu diyorki kurani hayatin merkezine koyacan ve
hayata vahyin penceresinden bakican, öyle mürşid falan yokdur, gercek
mürşid vahiy ve kurandir diyor.

bre adam sen konuşamaz vaziyetteyken annen baban sana mürşid
oldu konuşmasini onlardan ögrendin, yine ekmek yiyemez, süt icerken,
ekmek aş yemesini anan babanda ögrendin, yürümesini,... büyüdün beş sene
ilkokula gitdin ve ilkokul ögretmenlerin ögretmedide kuranmi ögretdi
sana okumasini, yine sonra kuran kursuna gittin belkide ve kuran
ögrendin caminin hocasi mürşidin olmadimi yetmedi misira araba gitdin,
orda beş sene on sene neyse, yine mürşidlerden ögretmenlerden ders
almadinmi? kendin binlerce ögretene ve ögretmene ve mürşide muhtacken
şimdi din yolunu bilenlerden ögremek adabi olan gercek mürşidleri niye
inkar eder oldun. ve ehliyet alirken bile, kitaptan okudun okudun
yetmez, bir bilen hocanin yaninda arabaya binersin sürersin, ve o sana
praktik yaptirmazsa, senin kitaptan ögrendiklerin bir işe yaramaz. hani
tek mürşid kurandi? sen bilgisayar kullanmasini kurana bakipdami
ögrendin, bilgisayari icad eden ayri mürşid, senin onu kullanmsini
ögrendigin kimseler ayri mürşidken, tek mürşid kuran ve vahiydir demek
ne kadar abes degilmi?

---oOo---

Hz. Hacer Misir yerlisi, ve ve kuranda kadin icin toprak
deniyor, ve misirin topragi hakkindaki rivayetlerde cok verimli, nil
nehiri onu cok verimli kiliyor deniliyor. ve hacerden ismail, ismail
soyundanda Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem dünyaya geldi. ve
evet misir topragi verimli humuslu toprak, yani firina tohumu verince
pişiripte veriyor, o yüzden matahari ve kleopatra icin ateşli kadin
tabiri kullanilir, cünkü tohumu aninda pişiren kadinlar, ve vitamini bol
verimli toprak humuslu toprak kadinlar, herkes topragina baksin onun
topragi olan anasi ne kadar humuslu ondan ne meyva cikmiş. tohum ari
diri olsa bile toprak verimsizse, o tohum neşvi neva bulmaz.

---oOo---

Rabbim, Mehdi cemaatinin genclerine, onlarin sülbünü koyacagi humuslu verimli topraklarini arayip bulmayi nasip etsin.

Amiyn



Elfatiha maassalavat.

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.



--OoO--



أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 26 Mayıs 2015 Salı

Original Kar©glan

25. Kare ve insanin Kör Noktasi ve Decal (Kar©glanin 20.05.2015 Vaazi)

25. Kare ve insanin Kör Noktasi ve Decal,
Deccal ve Askerlerinin, insanlara, Müminlere ve Mehdi ve Askerlerine Müdahalesi

(Kar©glanin 20.05.2015 Vaazi)

6 Şaban 2015 Çarşamba


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّا أُنذِرَ آبَاؤُهُمْ فَهُمْ غَافِلُونَ

لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلَى أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

إِنَّا جَعَلْنَا فِي أَعْنَاقِهِمْ أَغْلاَلاً فَهِيَ إِلَى الأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ

وَجَعَلْنَا مِن بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لاَ يُبْصِرُونَ

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 6 - 7 - 8 - 9

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Li tunzire kavmen mâ unzire âbâuhum fe hum gâfilûn.
Lekad hakkal kavlu alâ ekserihim fe hum lâ yu’minûn.
İnnâ cealnâ fî a’nâkıhim aglâlen fe hiye ilel ezkâni fe hum mukmehûn.
Ve cealnâ min beyni eydîhim sedden ve min halfihim sedden fe agşeynâhum fe hum lâ yubsırûn

Meali:

Babalarida Kendileride, bakipda görmeyen gafil kavimlerin, nazarini celbetmen icin.
Allah onlara son sözünü söylemiştir, onlar asla iman edemeyeceklerdir.
Biz onlarin gözlerine öyle bir açı koydukki bakarda görmezler,
ve yine akillarinada ayni anlayişi koyduk, duyarda muhakeme edip
anlamazlar.
Ve onların önlerine ve arkalarına set kılarak (çekerek) böylece
onları perdeledik. ve onlar, set cektigimiz o kör noktaya (25.kare) ye,
şaşi bakişi ile bakarlarda görmezler.

Sadakallahul Aziym Yasin Suresi 6 - 7 - 8 - 9

---oOo---


Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi vesahbihi ve selleme, nebiyyen ve rasulen ve imamen ve emiren lil müminine,

Allahümme Salli ala Mehdi ve ala elihi ve sahbihi ve selleme,
vehüve imamen lil müminine, emiren lil müminine, hücceten lil müminine,
vehüve sahibulzaman.

Yolculuğumuza Başlıyoruz.

25.Kare hakkinda internetten buldugum kisa bilgi:

Araştırdığım kaynaklardan doğruluk payına emin oldum . Evet
bilim 1900 lü yıllardan buyana insan beyni üzerinde derin
araştırmalarına her geçen gün daha da hiz vermekte yeni yeni buluşlara
imza atmaktadır.İnsan bilinç altına –şuuruna etki eden bir tekniğin
kullanıldığı bunada “ subliminal Teknoloji yada 25.kare “ adı verdikleri
bilinmektedir. Gördüğümüz bir ânlık görüntü : 655 satır ve
frame/çerçeve denilen 24 küçücük kareden oluşur. Sinema şeridinde, saat,
dakika, sâniye olarak bir diziliş vardır. Her sâniyeden sonra bir
yabancı kare gelir ve bir sâniye 24 karedir. Her 24 kare ise bir ekran
büyüklüğündeki kareyi oluşturur. Her 327.5 satırda bir de
"control-track" denilen aralık vardır. İşte bu aralıktaki görüntüler
kesilip, aralarına başka görüntüler atılarak 25inci kare oluşturulur ve
bu son kare olan 25inci kare ânlıktır. Yani görüntü sâniyede 1/24
olacakken, bu 1/25'e çıkar. Kareler 25 olunca bir anda bir görüntü gelir
ve ânında kaybolur. Genellikle göz ve beyne görünmez, daha doğrusu
görülür ama şuuraltında kalır. 25. karenin temel mantığı da mesajı
şuur-altına göndermek olduğu için, artık dünya sinema sanâyii’nde bu
tekniği kullanmayan yok gibidir. Yani sizler evlerinizde rahat
koltuklarınıza oturup herhangi bir televizyon kanalındaki herhangi bir
dizi/ film ya da bir belgeseli seyrederken aynı zamanda 25 karelerle
şuur-altınıza gönderilen mesajlara/ telkinlere/ saldırılara ma’ruz
kalabiliyorsunuz. Göz bunları görmüyor ama sâniyenin 3 binde biri gibi
bir zaman aralığında bu görüntü şuuraltına ulaşıyor, orada depolanıyor.
Bu gizli mesajlar sâyesinde, o reklâmı, diziyi, filmi ya da herhangi bir
resmi hazırlayan kişi/ yapımcı/ yönetmen kendi hedefine, niyetine ve
ideolojisine göre vermek istediği mesajı “25inci Kare”lerle şuuraltına
göndermiş oluyor. İşte 25. karenin ve subliminal reklamların temel
mantığı budur! Hedefteki kitlenin şuurlu tercih hakkını gaspederek,
onları gizlice zehirlemek! . Psikolog ve psikanilistlerin insanla ilgili
uyguladıkları, gözlemledikleri ve deneylerle ortaya koydukları bilgi ve
bulgulardan yola çıkarak “İnsanı nasıl etkileyebiliriz” sorusuna cevap
aradılar. İlk başta ticarî hedefler ve büyük şirketlerin mallarını halka
pazarlamanın bir yolu olarak gördüler bu şuur-altı telkinleri. Daha
sonra ise bu taktiği öğrenen her kişi ve her yapımcı kendi niyet, inanç
ve ideolojisine göre vermek istediği mesajları bu yolla insanlara zerk
etmeye başladılar. İşte o gün bugündür uygulanan 25inci kareler sâdece
bir insanı ya da bir topluluğu değil ; bütün insanlığı tehdit
edegelmektedir.







Dikkat interneten indirdigimiz veya
dinledigimiz videolarin ve şarkilarinda bir noktasinda bir kesilme ve
duraklama var, sonra devam ediyor, o duraklama icinde, neyi bize empoze
ediyor bu illuminatlar acaba.


Ve kafir deccal ve şeytan aleyhillane, yapacagini yapti, ve
bütün dünyaya müdahele edebiliyor, ve o hemde kör noktadan, ve kuranda
gecen bu yasin suresindeki ayeti, ve peygamberin mekkeden medineye
hicretinden önce, onu öldürmek icin toplananlarin arasindan, onlarin
üzerine toprak sacip gecdigi hadisinin vacibi mutlaki olan "Yasin 9 "
ayeti mehdi bir zamanlar cokca okudugu icin, burdaki SIRRI ilahiyi cözen
kafir Deccal , ve o 25. kareye artik, böyle subliminal mesaj yerine,
kendi askerlerini, transportasyon yöntemi ile gönderip gizliyor. ve
bilinki her mehdi askeriyin diyen, müminin diyenin evinde yaninda
yöresinde, bir deccal askeri şeytan uşagi vardir. yani şeytanin var
olmasina ragmen, bizim onu göremedigimiz nokta, yani 25. karede durup
bizim namazimiza yedigimize, ictigimize, sözümüze, fikrimize dahi
müdahale edebilen şeytan gibi, deccal ve askerleride müdahele edip,
dünyayi kargaşaya, kavgaya sokmakdadir. istedigine kavga ettirmekde
istediklerinide dost etmekdedir.

Tayyibin bu sahte oylarla nasil kazandigida,
yine bu 25. kare SIRRI ile calinan oylar, sahte oylar ile kazaniyor.
halbuki onunda bu kadar secmeni falan yok yani. bu illumnati hirsiz
köpeginin SIRRIDA yine 25 . kare ve görülmeyen yerde duran, deccal
askerleri, illuminat askerleri.


Meseleyi biraz daha anlamak için o anın tanığı Ebu Bekr Sıddık(ra)’a bir kez daha kulak kesilelim:

“Biz mağarada iken başlarımızın üstünde (bizi aramaya gelen)
müşriklerin ayaklarına baktım: ‘Ey Allah’ın Resulü! Bunlardan biri
eğilip de iki ayağı hizasından baksa bizi muhakkak ayak hizasının
altında görecektir’ dedim. Allah Resulü (sav): ‘Ey Ebu Bekr! Üçüncüsü
Allah olan iki kişiyi ne zannediyorsun?’ buyurdu.”

Yani Allahu Tealayida biz göremiyoruz, halbuki o bize şah
damarimizdan daha yakin oldugunu söylüyor, Kuran ayetlerinde Allah
genellikle üçüncü şahıs olarak anılır ve yani ikilinin Üçüncüsü Allah
dir. O Heryerdedir.

ve yine şeytan aleyhillane sonunda bu hikmetide Deccala ve askerlerine fisildadiki bunuda keşfedip cözdüler herhalde.

ve ben bizatihi yaşiyorum: biraz önce suya yani abdeste veya su
icmeye niyet ettimse, su moleküllerine müdahele eden deccal, suyu
bozuyor, ve su molekülleri sanki mikrowelle ile öldürülmüş vaziyette
elime akiyor veya icioyorum ve faidesi yok yani, ölü moleküller, yahut
da müdahele edilmiş, iyi ve yararli olacagina zehir olmuş vaziyette, o
yüzden şu siralar abdestten cok teyemmüm ile zikir fikir eder oldum.

ve bu siralar şu duaya başlamişdim onuda birakir oldum.

"Allhümme inni es elüke hayri ma fi hezel
(buraya her ne yiyceksek iceceksek giyeceksek veya yapacaksak onun ismi
gelcek) ve hayri ma hüve lehü, ve euzubike min şerri mafi hezel (buraya
her ne yiyceksek iceceksek giyeceksek veya yapacaksak onun ismi gelcek)
ve şerri ma hüve lehü."


bunu yapiyordum artik bu duamda calindi, bunada müdahele
edebiliyor. yani bu duanin manasi "Allahim bu "giyecegim veya yiyecegim
elma armut gömlek veya yapacagim iş her ne ise" onun hayrini senden
isterim şerrindende sana siginirim demekdir. kendimin zamana münhasiran
geliştirip ürettigim bir dua idi. bu durumlarda olan mehdi askerleri,
bir müddet kullanabilirler bu duayi.

---oOo---

Gecen Gün Tuvaletteyim ve iki defa tiksirdim ve ardina
tuvalette tefekkür ediyorum ardina elhamdülillah diyenmi demiyenmi diye
ve kiyas ettim ve namazda secde ayeti okuyanin secdeyi geciktirip,
namazin secdesi ile secde etmesini el aldim, ve dişari cikinca zaten
tuvalet duasinin ikinci kismi olan elhamdüyü okuyacan, o zaman okurun
dedim, ve hacetemi gördüm elhamdü demeden tuvaletten cikacakdim, sag
ayagi dişari atdim ve tuvaletin eşigine topugu carptim, topuk aciyinca
anladim, duuur elhamdü demeden cikma deniyor, döndüm adimimi geri iceri
aldim, elhamdülilah dedim ve sonra cikdim. o gün hic aklima gelmiyor
"aksirmak melekden, esnemek şeytandan" demiş Muhammed. böyle olunca ben
tuvallette aksirdim tiksirdim ise melek girmiş ve beni tiksirtmiş
olmazmiydi, hani bunu az önce yeniden tuvalete gidince tefekkür
edebildim ancak, gec kalan cevap biraz.

ve o cübbeli cabbalilarin dedigi gibi tuvalate melekler
girmezde kokusundan bilir olsa, Allah oraya hic ugramiyor olsa, bu kafir
şeytan ve deccal bütün tuzaklarini tuvalatte otak kurupda orda
yapardida, o zaman o tuzaklardan, ne müminler, ne melekler, nede Allah
haberdar olmazdi , halbuki Allah bize bu hadise ile diyorki, Allah
heryerdedir melekleride onun oldugu heryere girebilirler yani, öyle
tuvalete melekler girmez safsatasi yalan dolan yani.

---oOo---

Rabbimizin bize mucizeleri devam ediyor, ve recebi gördüm erken
geldi hidrellez erken geldi isra mirac erken geldide şaban ne oldu
derseniz vaazin başinda yazdigmiz gibi bugün şabanin 6 si, ve o sizin
mirac gecesi dediginiz gün şabanin biriydi o gün 27 receb falan degildi
yani. neden derseniz benim başka tandigim şaban yok, ve o gün uzun
süredir görmedigim Kemal Sunali gördüm, ve yani şabani ve böylece
şabaninda o gece başladigini bilmiş olduk, ve şaban dahi canli gezer
görünür insanlara. Sirada Berat ve Ramazan kaldi ondan sonrada Kadir
veya Kadiriye.

Kadiriyede yola cikmiş dünden gördük bile yani artik, kadiri
extra görmege gerek yok yani belkide, kadiriyeyi gördük, ve kadiri
görürüz O nun gecesindede.

---oOo---

Yine islamdaki yanliş bir ictihadda süt annelik konusunda ve
denmişki bir damla süt yutmuş olmasi yeterli o cocugun süt annesi olur
demişler . iyi pekiiiii

evli olupda yeni cocuk dogurmuş hanimi olan, herkes hanimi ile
cima ederken memeleri agzina alip öpüp emmişdir, ve emince ona süt
gelmezmi, ve o sütü tükürcekmi, yahut yuttuysa ne olcak peki, ve o kadin
onun süt annesi olur o zaman, ve süt anne ile nikah haram deniyor, ve o
adamin karisi nikahdan düşdümü, onu emince harammi oldu o kadin artik
ona haaa , islami böyle idiyotlar dini yapan ahmaklar nerde? bir cevap
versinler baken bir, hadis uyduran pislikler nerde? gösterin bana baken
bir , o halde kadinin bir yudum degil üc yudum sütünü icmeyen yokdur, o
kadin harammi oldu artik onlara, cevap bekliyon burda hadi cevap
veriniz.

---oOo---

Erken Kalk ki Evde Senin Borun Ötsün

Ey evde borusu ötmiyen kilibik horuzlar veya ördekler, yeniden
dogdugunuzdada kilibik olmak istemiyorsaniz, hayata erken başlayin, ve
ezanla birlikte kalkip namazinizi eda edin, ve eger evde kiliyrsaniz,
ezan okuyup kamet getirinki, erkenci horuz olun. Evde sizin borunuz
ötsün. Horuz olupda, birde ciftliginde eger, horuz degilde tavuklar
ötüyorsa, onlardan horuz falan olmaz, ancak kilibik ördekler olur.

---oOo---

Bazi Sünnetler Yanliş Yorumlaniyor


Yemekden önce ve sonra Tuz ymek hadisini el alip her yemekden
önce ve sonra tuz yemege kalkanlar var. yine Hz Alinin hergün 21 tane
kuru üzüm yiyen hasta olmaz dedigini duyup hergün hergün üzüm yiyenler
var.

Yani ilac niyetine alinan hic birşey devamli alinmaz. sadece
hasta oldukca alinmalidir. cünkü bugün üzüm yarin kabak derken hergün
biraz karpuz biraz hiyar biraz avucado biraz findik biraz ceviz neremize
aldircaz bütün bunlari dokturlar diyor, her gün bir avuc ceviz,biride
diyor hergün bir avuc badem, biride diyor hergün biraz cörek otu
neremize aldircaz bu dünyayi dolduran bütün yemekleri yiyecekleri. Allah
o kadar ceşitli yiyecekler halketmişki saymakla bitmezken hangi birini
midemize sigdiralim. o yüzden hadisler , yani sünnetler ilac gibidir,
bazisi: bazi iyi olmayan hastalara verilen ilaclar gibi devamli alinir,
amma bazilarida, sadece hasta olunca alinan ilaclar gibidir, alinir ve
birakilir , yani öyle hergün hergün olmaz, bütün hadisler ve sünnetler
icin gecerlidir bu kural.

---oOo---

Biz diyoruzki "la ilahe illallah" diyen cennete gider, bazi
ahmak hocalarda diyorki "muhammedun rasulullah" demiyen cennete gidemez.


nasil olur bu Cennetin tapuisu muhammedin elindemiki
başkalarini cennete sokmasin. muhammedden önce isa vardi, ve isa ümmeti
ve 12 havari muhammedun rasulullahmi diycekde cennete gitcek, hayir
onlar la ilahe illah dediler ve isayi peygamber kabul ettikleri icin
cennete gidecekler. yine ibrahim ümmeti ismail ümmeti, hepsi O ndan
önce, ve onlarin da ehli iman ümmetleri vardir elbet, onlar ne zaman
muhammedun rasulullah diyecekler. oysaki hz ibrahim muahedun
rasulallahmi dedi de cennete yol aldi, yeniden bir ibrahim olarak, bir
anneden dogdu. hayir onlar "La ilahe illallah ibrahim halilulah" dedi ve
cenneti buldu. ve onun imanli ümmetide böyle oldu, ve fakat hepimiz
kiym ettik dedik. ve yine bugün mümin olanlara din sadece islam deniyor,
ve öyle olsa hiristiyan cocuk dogmazdi, dünde bugünde bir hiristiyan
veya bir yahudi cocuk doguyorsa, o cocugun menisini oluşturan yani
tohumunu oluşturan maddeler işde "muhammedun rasulullah" degilde "isa
ruhullah" veya "musa kelimullah" diyenler, ve böylece musa ümmeti veya
isa ümmeti olrak dogdular ve cennet gibi anne buldular ve yine baba
buldular yani.

---oOo---

Kenan paşa vefat edince, Bülent Ersoy demişki: "O bana zulmetti" manasinda bir laf etmiş ve "sonunda bütün rütbesi elinden gitdi." demiş.

Götveren, götü kaptiran ipnelere pirim veren kimdi: illuminati .

ipneleri ve Lutileri cezalandiran ve yasaklayan kimdi? Muhammed
ve Allah. sen o dilinden düşürmedigin Allahami karşisin, yoksa
muhammedemi, yoksa onlarin sözünü söyleyen ve uygulayan Kenan paşayami ,
Ahmetler Ahmetdendir kurali geregi "Ahmet (Muhammed) Kenan" paşayami
itiraz ediyon. "Köpeklerin duasi gecseydi gökten kemik yagardi" demiş atalar. ipnelerin Lutilerin duasi makbul olsaydi, dünya hepten ipne ve Luti olurdu zaten.

Ve Allah kainattaki yaklaşik bütün atomlara koydugu kural ile
yine bu dünyada üc tür insan halketmiş. birisi arti sayilar olan :
1,2,3,4,.. gibi ileri dogru cikintili zekeri tiki olan erkekler, ve
sonra yine eksi sayilar gibi: eksi1, eksi2, eksi3,... gibi ice ve dibe
dogru rahimi olan kadinlar, ve birde atomun nötrü gibi sifir etkisiz
eleman olan, ne tikebilen nede tikilebilen göt insanlar nötr ve nonoşlar
yaratmiş, ve sen nötrlügünü bilde öyle konuş, eger göt oldunsa götü
kaptirmamaya bak, yoksa bir daha dogunca cehennem ehlinden olursun ve
ölüncede cehenneme dogru yol alirsin, yani götten cikan bok yoluna gider
helaya gidersin yani. senin Kenan paşaya konuşabilcek ne hakkin, nede
hukukun var, sen konuşcak en son kişi olabilirsin ancak. Eger sen Lut
askeriysen haline şükreder, Lut lugun kiymetini bilirsin. yok götü
kaptiripda birde ona buna cemkirirsen o zaman yasakli Ipne Luti yani
homolardan olursun.

ve senin baban veya deden işde Muhammedin hadisi olan vusta yol
hadisi
ni veya ayetini yanliş yorumlamiş ve sen işde öyle bir
meyvasinki, ne tikebilen nede tikilebilen, halbuki vusta yol öyle
degildir. ya erkek olcan rahman tabiatli yada kadin gibi rahim tabiatli
olcan. yani orta yol öyle hic günah işlememek degil, gecenki vaazdda
dedigimiz gibi yani. yani bazen günah bazen sevap ve nefsinde üzerimizde
hakki oldugnu unutmayacan, ve kadinla evlenmek ve cima etmek sünnetdir,
ve erkekligin geregidir, kadinlikda merhamet ve verici ve verimli
toprak olmakdir Anne olmakdir, bunun ortasini arayan sen gibi evlat
bulur işde.

---oOo---

Rabbim Mehdi ve Askerlerine dogruyu bulup dogruya ittiba etmeyi nasip eylesin.

Amiyn


Elfatiha maassalavat.

--OoO--


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 20 Mayıs 2015 Çarşamba

Original Kar©glan

Hayat Enerjisi -Ahiret Enerjisi ve Ölüm ve Hayata Gec Kalanlar (Kar©glanin 12.05.2015 Vaazi)

Hayat Enerjisi -Ahiret Enerjisi ve Ölüm ve Hayata Gec Kalanlar

(Kar©glanin 12.05.2015 Vaazi)

27 Receb 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يُرِيدُ اللّهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلاَ يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ

---oOo---

فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا


Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 185 - Elemneşrah suresi 5 - 6

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra.

---oOo---

Fe inne maal usri yusran. inne maal usri yusrâ.

Meali:

Allah toplam hepinizin (Mümin ve müşrik, münafik,kafir bile
olsa) iyiligi icin ugraşandir , o sizin zorluk güclük ve kötülügünüzü
istemez.

---oOo---

Allah iyilikle veya kolaylikla, güclük ve kötülügü birleşik
kilmiştir, veya beraber, şahid ve meşhud eylemişdir, ve yine veya zevc
eylemişdir. Evet muhakkak her zorluk ve kötülügün, bir iyilik veya
kolayligi vardir.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 185 - Elemneşrah suresi 5 - 6

Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi vesahbihi ve
selleme, nebiyyen ve rasulen ve imamen ve emiren lil müminine, vel mehdi
hüve hüve.

Yolculuğumuza Başlıyoruz.

Yukardaki ayet irregular formdadir, ve bizim dedigimiz sag ve
iyiler üstün ve önce gelir kuralina ters bir gramatikde gelmiş bu ayet.
ve önce zorluk güclük ve kötülük manasidna olan "El usr" önce gelmiş ve
sonra kolaylik ve iyilik manasidaki "El yusr" gelmiş yani bunlar
kainatta ters duran bir yer olmali degilmi. yani kainati alemin haritasi
insan bedenine bakinca, bunlar ters durmali yani, ve bir iş kolayda
olsa, zorda olsa, onun kolay veya zor olmasi ellerle belli olur, ve
ellerimiz kafamiza oranla ters durup havaya bakacagina yere bakiyor,
yani irregular form normalinde iyi olan üst olsaydi amin derken elimizin
üstünü yukari tutardik, halbuki amin derken ise, elimizin icini yukari
tutariz. yani neresiymiş orasi anladiniz degilmi yani ellerimiz. ve
Allah buyuruyor: biz güclük ve kolayligi birbirine eş ve kardeş veya
zevc eyledik diyor. evet elimizin ici ve dişi bibirine "maal"
olmuş yani birleşik olmuş, nerde bir güclük var, kafasi calişip
becerikli olan birisi, onu elleriyle, hayira cevirebilirmiş demekdir bu,
ve eller işde hem zorlaştiran yerimiz, hemde kolaylaştran yerimiz.

Allah buyuruyor " Ben sizlerin tamami icin, hayri murad ederim, kolaylik murad ederim" ,
yani sizin işlerinizi kolaylaştiririm buyuruyor , cünkü Allahdan gayri
bir nesne yok ise, eller kollarda da Allah var, ve elimizle, Allah bizim
işlerimizi, el ve kol olarak kolaylaştirir, hatta o kimse bir kafir
olsa bile, o kafire onun eli kolu, o nun kafirlik yapmakda iken, eli
kolu, iki yardimicisidir. bu bir kafirilik icadi icin olsa veya, bir
mümini öldürmek icin olsa, hatta bir peygambere veya onun kitabina
saldiri bile olsa, onun eli kolu o kafire itaat edip, o kafirlik
ederken, ona yardimci olur, ve "Allah hepimizin iyiligini murad eder" ne demekdir bunuda kisaca anlamiş olduk.

---oOo---

Ve bu günler "LATE" Günleri Allahini peygamberini ve Mehdiyi seven, "Late" Gec kalanlara müsamaha göstersin.

Yani "LATE= LUT" günleri latince LUT demekdir LATE

ve hz Lutun karisi isyankar cikinca Allah iki elci gönderip
arinda bakmadan bu köyü terket dönüp bu karimdir diye karina bile bakma
denildi. ve ve o millet hememn helak edildiki ve

işde insan olacak tohum meninin icindeki spermalar dogmak icin
ana rahmine girince yumurtaya dogru süratle yüzerler, ve peki
yetişemeyenler ne olur, onlar boşunami üretildi, boş işmi yani bu
binlerce tohum : Elbette hayir ve işde onlar hayata gec kalanlar yani
Late olanlar yani müminligi yakalayamayanlar ve sonradan kafir olanlar
isyan edenler olarak yeniden hayat bulurlar onlar. ve Hz LUT un karisi
isyankar cikinca ve Hz Lut un cinsel ihtiyaci giderermek icin yapilan
mastürbasyon ile helaya atilan tohumlar, yani terslige atilan tohumlar.
mastürbasyon olmasada cinsel ilişkide dogacak kadar yumurtaya
ulaşamayan, veya engellenen meni ve tohumlarin, ilişki sonrasi kadin
veya erkek tarafindan gidip yikama ve temizlenme ile helaya birakilmasi.
yani terslige birakilmasi ve böylece terslikde biten mor kirmizi sari
güller. işde BRiANNA diye bir romanyali şarkici var ve o cikiş klibinde
bir mor kiyafet giymiş ve sanki isyanmi ediyor, yoksa üzgünmü yoksa,
mutlumu beli belirsiz yani, hayata gec kalipda gec acan mor gül ve
almanca Annamari veya misir dilinde Hannamari veya türkce meryemin
annesi hanne annemiz demekdir.o yüzden anal ilişki yasak ve ve terslige
tohum atmak iyi görülmemiş ve muhammed demişki "Terslik gülüne itibar etmeyiniz"
ve kadini ile anal ilişki kurmayi Kuran degil Muhammed kerih görmüş, ve
Muhammed demişdirki " Karısı ile ters ilişkiye giren bizden degildir."
dedigi rivayet ediliyor. halbuku "hannemari" isimli misirli bir cariyesi
vardi, ve o hanna mari idi ve hanne mari veya anna mari veya brianna
yani mor gül demekdir. mor gül tersde acan gül demekdir.Yasak olan
Lutilik: erkegin erkekle birleşmesidir. yoksa kuranin bakara suresi 222
ve 223 ayetinde bildirildigi üzre temizlendiken sonra kadininiza
istediginiz gibi yaklaşip getirebilirsiniz "fe tü" yani "eta, ye ti, fe tü"
burda Allah kadinla anal ilişkiyi yasaklayacaksa niye resmen acikca
"dübürden yaklaşmayin" diye bizzat yazmadida bizi böyle karmaşik
düşüncelere sokdu. namaz farz ise kuranda namaz kilin diye belirtir,
oruc varsa orucu tutun diyor, niye kadinla anal ilişki yasaksa resmen
acikca , oruca oruc , dedigi namaza namaz dedigi gibi , kadinada
dübürden yaklaşmayin yazmiyor. ne diyor temiz oldukca temizlendikce
istediginiz yoldan yakinlik yapin diyor, fakat işde terslik gülüne
itibar etmeyin diyen muhammed ve yine anal ilişki yapan bizden degildir
demekle işde mümin kimselerde yarişi kazanamyan spermalar işde kafir
veya münafiklarda yarişi kazanabilir ve onlar bizden degildir zaten, ve
işde ters kelimesi orada "harese" kelimesinden türemiş olsa, harese
pulluk demekmiş, ve kadin icin o sizin topraginiz diyorsa, topragi
sürmenin tersi nasil oluyur, biri Alah aşkina bana söylesin, saga dogru
topragi pullukla sürüncemi ters, sola dogru sürüncemi, ileri dogru
sürüncemi, veya geri dogru sürüncemi ters, ters hangi taraffi oluyor
eger kadin topraksa ona temizlendiken sonra isteginiz yoldan varip onuda
getirin diyor. fakat işde gübre veye ters tohumu yakar ve ve ters
sadece toparkla kariştirilarak verirlir ekilmiş tohuma bitkiye, sade
terse gömülen bir bitkiyi ters yakar atar ve yeşeremez. kuran hüccetdir
ve bir harami böyle daletdede birakmaz. ve kuranda tam hüküm olmayan
hicbirşeyi kimse tefsir edip haramdir helaldir diye hüküm bicemez.
Allahin yerine hüküm koyamaz şayet bu muhammed bile olsa. Ve yine altin
haramdir diye kuranda hicbir yerde gecmezken, muhammedin altin hadisini
ele alip, haramdir diye hüküm konmuş. Allah resmen niye altin haramdir
demedide, yahut muhammed zamaninda altinmi icad olmadiydida altin
haramdir diyemdide kiypitti haa ., aaaa ahmak insanoglu, haram olsa
haram demezmiydi.

DiKKAT VAAZA YENi EKLENTi :

Allahu Teala insan bedeninde yani kainati alemin haritasi insan
bedeninde her peygambere bir yer vermişdir. ve melek grubunu temsil
eden bir yer vermişdir. ve LUT aleyhisselamada insanin kanilizasyon
sistemi olan barsak ve dübür yolunu vermiş, ve orasi LUT aleyhisselamin
insan bedenindeki makamiinin oldugu yerdir. ve eger sen bizim bu
yazdiklarimizdan cesaret alipda akşam hanimina harisden yani tersden
vurdunsa, sabah olunca ertesi akşama kadar evinin kanalizasyon sistemi
tikanairsa anlaki sen LUT aleyhisselamin yoluna arabayi parkettin, ve
yol tikandi ve artik ugraşabilirsin kanal temizlemekle, yani varsa
cesaretin bok ayiklamaya vur gec o zaman. yahut akşam hanima arkadan
vurdundsa ertesi gün işe giderken ya senin arabaya yada hanimin arabaya
biri gelir arkadan vurup kaza yaparsan o zman şaşma bu kazada nerden
geldi diye anlaki akşam sen ters vurdun hanimin kasaya, ve geldi bir lut
askeride senin arabaya ters vurdu yani. yani LUT yolunu kullancak adam
önce getirisi oldugu kadar gideride oldugunu hesap etsinde öyle bu
masaya oturup kumar oynasin yani.

))))))

Ters köşeye attim degilmi topu . sabret gör daha neler var.

---oOo---

ve htm yazilimda < br > demek bosluk demekdir veya boş
satir demekdir. yani gül yapraklari arasindaki degil yani < P >
degil katmanlari arasindaki boşluk yani < br > veya <BR >



Raşid veya "R" veya mehdide işde Html ve PHP de yerini böylece "B" ile birlkite almişdir yani "< BR > "RABiA"

Raşid erkek versiyonu Rabia dişi versiyonu yine "A" si Hz. Ayşe
yine "B" gül veya kadinda gögüs memeler veya erkek ve kadinda ortak
olan popo dersek olmaz cünkü po po yani < P > yimiş yani B gögüs
ve meme onun önüne birde Büyük "R" gelince kül katmanlari arasindaki
boşluk yani gülü gül yapan yeri katmer gül yapan yeri. halbuki "P"
bedende esi olmayan yeri temsil ediyor yani kalbin karşisi boş yani tek P
ve popo ise iki yuvarlák ile tam olur yani "B" ile yani BOBO olur o
zaman hatta boooo sunada gerek yok sadece "B" . yine gögüslere almanca
yani "BH" yani sütyen demekdir yani "B" meme gögüsü temsil ederr yine
popoyu yani insanin gül acan yerlerini.

LUT aleyhiisleam "L" harfinin birinci mes ulu ve sahibi olmuş ve "L" yide yaratan Allah

ve hayata gec kalanlar dogamayanlar, yani cinsel ilişkide
yumurtaya ulaşamayanlar , ve Allahin hicbirşeyi zayi etmedgini bilen bir
insan, o tohumlarinda zayi edilmeyecegini iyi ve iyi bilmelidir. ve
onlar kainattaki mor gülller olarak veya ,... olarak acarlar ve sonra
onlar tekrar bir beden bulup yeniden hayata gelme yolculugu yaparlar.
ve gecenki dedigimiz gibi biz bazen günah bazen sevap işleriz yani
muhammed elektrigi adinin harfi "M" de oldugu gibi dalgali elektrik
bazen pick yapip en üst seviyede dindar bir aziz bazen bir günahkar gibi
en dibe inen ve ordan pullugunu daldirip bir tohum daha yüze cikaran
muhammed ümetiyiz, ve topraga daldirmadan dipden tohum cikmaz tohumu
topragain üstüne sacarsan topraga tutunamaz, kökü olmaz, amma kayanin
üstündede tutunan keciler vardir elbet. ve işde Muhamed ve Nuh elektrigi
yani dalgali su, dalgali hava, ve yine rahmet yagarken ise, bir cizgi,
sonra kesik bir cizgi, daha sonra bir kesik cizgi daha, ve elektrikte
buna gleichstrom denilir yani, yagmur veya rahmet elektrigi yani pil
elektrigi. ve hal böyle olunca osiloskopda yaşayan insanin elektrigi,
dalgali elektrik resimi gibi gösterilir ve yine ahirete gecerken önce
yagmur elektrigine döner kesik kesik cizgi, sonra tek düz cizgi
oluverince öldü denilir.yani ahirete gecdi demekdir, artik tek cizgi
olunca, ve öldü demekdir bu. hayat ve yaşamak demek: günah ve sevap
işledikce ve dalgalandikca olan birşey. Eger sen muhammed gibi günahsiz
olan dersen, bu dünyadan bekaya göcmen lazim, önce günahsiz bazen bir
durup devam edersin, sadece kesik cizgi oursun sonrada direk ölüverirsin
artik günah işleyebilceksevab işleyebilcek bile bir canin kalmaz, hayat
ise dalgalandikca devam edendir. öyleyse günahda sevapda insan icin be
azizlerim.



o yüzden evliyalar demişki "siz yeterki viz viz yapin, bali yapacak olan Allahdir, ari bal yapmaz" demişlerdir. siz hayata icinde günahi ile sevabiyla dalgalanmaya devam edin o yüzden.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Sleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı."

(Müslim, Tevbe, 9)

---oOo---

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Sleyhi ve Sellem Buyurdular:

“Bütün âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir.”

(İbn Mâce, Zühd, 30)

---oOo---

“Günahtan tam dönen ve tövbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir.”

(İbn Mace, Zühd 30)

Allahu Teala ve Tekaddes Buyurdular:

“De ki: “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük
etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz.
Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O, çok affedicidir,
merhamet ve ihsanı fazladır.”

(Zümer, 39/53)

Ey mehdi ve cematti, dünya döndükce, güneş üstümüze dogdukca, günahda işleseniz sevabda, umutlarinizi tüketmeyiniz.

---oOo---

gelelim mirac bahsine: buraya kadar bize recebi gördüm hiziri
gördüm dedin, hadi şimdi miracda gördünmü, mirac ne günü diyenler
cikabilir. ve mirac demek erkek, esra demek kadin, yani seyyid ve
seyyide yani mirac görebilirsin veya esra israda görebilirsin. ve bizim
kiz evladimizin ismi isra yani bize her gün mirac ve isra var. biz beş
vakit mirac ederiz zaten, ey siz mehdi cemaati siz bakin artik en son ne
zaman mirac ve isra gördünüz, veya ikisinide birden gördünüz. yani
sizin miraciniz ne zaman. senin ibadetlerin en son ne zaman allaha vardi
bir bakin kendinize. mirac sana bana göre degişir az önce esra erolun
doguma bakdim ve hicriye cevirdim diyorki 18 receb yani miracda öyle
fix 27. gece falan degilmiş yani, esra erol 18 recebse, bizim
evladimdizda bir başka dogum tarihine sahip, yani birak öyle miladi
takvimin cakişmamasini hicri takvim dahi ertesi sene ayni güne
denkgelmez yani sabit degil yok öyle yagma miracda mirac edivermek,
mirac demek senin namazlarinin Allaha kadar varabildigi zaman demek.
eger sen namazlarda, veyl namazi kiliyorsan senin miracini cok bekleriz
be azizim. o yüzden esra erolun dogumu 18 recebse, o sene mirac ve isra
olayi 18 recebe denk gelmiş yani ,....

isranizi ve Miracinizi arayip bulun ve namazinizi rahmana vasil ediniz.

olurda olur o gün namaziniz yükselir rahmana, olurda olur
yaptiginiz bir sadaka veya iyilik veya iyi bir sözünüz . yahutta o gün
yaptiginiz bir günah ve zulum yükselmiş oluverir Allah muhafaza.

israniz ve Miraciniz mübarek olsun.

Amiyn

Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 12 Mayıs 2015 Salı

Original Kar©glan

Halilullah Makamı - ilyas Makamı - Hızır Makamı - Hıdrellez (Kar©glanin 08.05.2015 Vaazi)

Halilullah Makamı - ilyas Makamı - Hızır Makamı - Hıdrellez


(Kar©glanin 08.05.2015 Vaazi)

23 Receb 2015 Cuma


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ فِي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِّن قَبْلِكَ الْخُلْدَ أَفَإِن مِّتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ وَنَبْلُوكُم بِالشَّرِّ وَالْخَيْرِ فِتْنَةً وَإِلَيْنَا تُرْجَعُونَ




Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 33 - 34 - 35

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve huvellezî halakal leyle ven nehâre veş şemse vel kamer(kamere), kullun fî felekin yesbehûn.

Ve mâ cealnâ li beşerin min kablikel huld(hulde), e fe in mitte fe humul hâlidûn.

Kullu nefsin zâikatul mevt(mevti), ve neblûkum biş şerri vel hayri fitneh(fitneten), ve ileynâ turceûn

Meali:

Geceyi ve gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan O’dur. Hepsi
feleklerinde (yörüngelerinde, kendi sistemleri icinde) devir daim eder
dururlar.

Senden öncekileride ilk haline dahil etmedikmi (döndürmedikmi)
biz. öldüklerinde onlarida o ilk hallerine dahil edecek (döndürcek) olan
biziz.

Her can ölümü tadacaktır, sizi imtihan olsun diye iyilik ve kötülüklerle sınarız. Sonunda hepiniz bize döndürüleceksiniz.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 33 - 34 - 35

Allahümme salli ala Muhammedin ve ala elihi vesahbihi ve
selleme, nebiyyen ve rasulen ve imamen ve emiren lil müminine, vel mehdi
hüve hüve.

Yolculuğumuza Başlıyoruz.

Hidrellezi geride biraktik, fakat yine Rabbimin bize gösterdigi
mucizeleri devam ediyor. ve ben 5 mayis günü arabamin lastiklerini
degiştirmeye gitdim ve orada HIZIR ile karşilaştim yani HIZIR isimli bir
ademoglu ile karşilaşdim. ve gecenki receb olayini bilen, bunuda cözmüş
olur, biz dahi bunu onunla kiyas ettik, ve demek olurki, "Hidrellez günü Hizir ile ilyas buluşurmuş"
işde kim HIZIR ile buluşdu? ben. ben ilyas oda Hizir makamina girdik.
ve 5 Mayis Hidrellez günüydü, sizlerden yine belki bazilarniz bu
kerameti tadip bildiler. bazinizda şartlanmiş vaziyette, hidrellezi
illaki 6 mayisda oluyor sanip, 6 mayisi beklediniz. halbuki 5 mayis
hizir ile ilyas buluşdu, ve o gün Hizir isimli akrabasi olupda her gün
veya iki güne bir görenler degilde, uzun zaman sonra ilk defa HIZIR
isimli arkadaşini, akrabisni görenler , belkide bizimle bu kerameti
taddilar ve ilyaslik makamina erdiler.

HIZIRLIK makami
ilyaslikdan sonraki makamdir. ve HIZIR olan, Allahi o kadar yakinen
bilirki, ve aynen Allahu tealanin yaninda zaman ve mekanin hepsinin
hazir vaziyette durdugu gibi, HIZIR da onlari hazir vaziyette bulur
yani, mesela ben, bunu yazarken iki saat sonra ne olcak? Allah
bildirmedikce bilemem. amma HIZIR icin, o iki saat degil, kiyamete kadar
olan ve olcaklar onun önünde hazir vaziyette durur. ve O, eger gerekli
görürse, zamanin ve şahislarin failiyetlerinin zamanda ve mekandaki
akişina müdahele edip degiştirebilir.

Halilullah makami ise, bir alt
makam ve O kimse, Allaha o kadar yakinki, ve yakinen bilirki, Allahdan
ona gelen mesajlar, vahiyler o dereceki, baştaki ayette gectigi gibi,
hayirlarda şerlerde sadece bir imtihan meselesi, yani bu öz evladinin
cani söz konusu olsa bile yani. ve hal bölye olunca HIZIRLIK Allahin
öyle bir kulu ki, ona "bunu öldür, veya şuna yardim et" deyince, daha
sözü ikiletmeden, orda hazir olup bitip, yardim ise yardim edip, zarar
verilcekse zarar vermekle memurdur. işde bu makama cikmadan önce
halilullah makami vardir işde, bu hakdan gelen vahiyi duymaya başlanilan
yer, ve burda tilsim, bu vahiydeki yapman gereken emir, hatta öz
evladin hakkinda, veya kendin hakinda, veya ehlin akraban hakindada
olabilir, amma emir demiri keser kurali geregi, emre itaat edebilen
kimseler bir üst makam olan HIZIR makamina cikarlar.

Amma burdaki tehlike, ayni ibrahimin oglunu kesmesi olayini,
icinde hastalik haline getiren dogulu bir adam, bir belgeselde
anlatildi, evladini kesmiş. ve bu mahkeme kayiltari ile sabit, ve o adam
demiş " Bana oglunu keseceksin" dediler demiş. halbuki Allah işde
ismaili kesilmkeden bir koç ile bagişlamiş, o olay sadece, ibrahimin
Allaha güvenci yakinen tammidir degilmidir sinanmak icin, ve Hz. ibrahim
yakin biligisine sahip oldugunu, Ismaili kurban edcecek dereceya
varmasi sonucu ispat etmiş. ancaak işde burda o ses şeytanlardan ve
cinlerin iyileri veya kötülerinden de gelebilir, ve seni
kandirabilirler. ve bu gün ibrahim aleyhisselam bir pisikiyatra görünse
ve dese, böyle böyle ona deli raporu verip deli diyeceklerdir. amma biz
kurandan Hz ibrahimin, deli amma, Allah delisi oldugunu biliyoruz. yani
evladini kescek kadar deli, Amma Allah delisiki, Allahin emrine itaatin
bu kadar zor ve zahmetlisini kabullenebilmek zor iş yani. ve böyle bir
yakine ulaşanin ondan sonraki makami HIZIR makami artik. ve onun bütün
faaliyetleri vahiy ile, ve yakin biligisi ile olurki, ve Allah "as " derse asip "kes" derse kesebilcek kadar cevik kuvetli ve yakin bilgisi olan ve felekleri görebilme yetenegi verilen kimse demekdir.

---oOo---

Ceviklikden bahsedince işde Engin Noyan Ezan duasi icin diyorki "insani dik ve diri tutan Namazin Rabbi" diyor
yani namaz, işde insan yaşlaninca ve calişip spor yapmayinca, kaslari
cözülme gösterir, ve cocuklaşip gücsüzleşir demişdik. işde beş vakit
namazin gayelerinden biride Engin Noyan in dedigi gibi insani dik ve
diri kuvetli tutmak icindir. ve her secde şinav cekmekdir, ve günde beş
vakit ile en az kac şinav cekmek yeterli imiş onu ögreniyoruz, ve yine
ruku bel hareketi, yine tahiyatta ayaklarin parmaklirinin kibleye
dönmesi,yien selam vererek saga sola kafayi cevirmek, boyun kaslari
icin, yine tahiyattan kalkarken parmak esnetme hareketi ve sonra ziplama
ile ayaga kalkma hareketi hepsi, insani yaşli piir dede olsada, bütün
kaslarini, spor yaptirtip, O kimsenin, ölüm gelene kadar gücden
düşmesine, muhtac duruma düşmesinie engel olmak icindir. yani "insani
dik ve diri tutan namazin Rabbinin " kullarina ikrami yani. Namaz öyle
kücümsencek bir amel degildir, binlerce fazileti ve faydasi vardir. ve
işde o bazi insanlarin kullandigi "iman kuveti ile aykda" dedikleri,
namazin spor Kuvveti ile, yaşlansada kaslari cözülmeyip, Ayakda
kalabilenler demekdir.

---oOo---

Gecen Mesut Yar in programina katilan Sezen Aksu, birinci
agizdan anlatti : "kuantum hikayesini duydum ve ögrendim, ve o gün
yukardaki aynanin karşisina gecdim, ve kendimi motive ediyordum, ve sen
güclüsün kuvvetlisin diyordum. ve merdivenden yuvarlandim ayagimi
kirdim." dedi.

insanin kiramen katibin melekleri iki yanindaki melekler, namaz
kilinca, onun namazini alip, semalari kat kat gecerek, cenabi mevlaya
götürürlermiş. eger namaz yalniş, şuursuz ve noksansa daha birinci kat
semayi gecemezmiş, ve alip gelip o kimsenin başina calarlarmiş o
namazini. işde sezen quantum ögreniyorda, yaptigina itimadi yok. yani
iman demek :Allaha peygamerlere,... inanmak tamamda, esaaaasen iman
inanmak güvenmek demekdir.

Daha önce yazdigimiz vaazlarimzda gecen bir peygambere Allahin ,
"senin ümmetin iman etmedikleri icin onlara azap edecen, sen inanan
ümmetini ve ehlini köyün ortasina topla, ve etrafiniza bir cizgi cizin,
ve orda icinde durun, ben sizi onunla korurum ve digelerini helak
edecegim" diye vahyetti ve o peygamber ve ümmeti öyle yapip o deynekle
cizilen bir cizginin ardinda rabbimizin oldugunu, ve O nun, onlari o bir
cizgilye koruyucagina inandilar ve onlarin bu imanini, yani ona
inanmalarini zedeyebilcek, hicbir nesne yok. ve böylece onlar o cizgi
ile kurtuldu ve allah o inancsiz ümmeti helak etdi, yine hz peygamber
bir gazaada, yani savaşda sulari kalmayinca, askerleri sulamak icin,
getirin kalan suyu dedi, ve ve bir eline kalan suyu aldi, diger elinin
parmaklarini acip uzatdi, ve kalan suyu üsütüne dökdü ve parmklarindan
beş pinar fişkirip bütün askerlere su icirdi , amma burdaki tilsim ise,
kalan suyu ve parmaklarini kullanmasi, yani bunu yaptiki, onu gören
ashab, onun böyle bir şey yapacagini akillarinda hayal edip inandilar ve
O ndan zaten bir mucize bekliyorlardi hepsi, ve oda onlarin inanci ve
imani ile bu mucizeyi gösterdi. yani o ashabin öyle inanmalari bunu
böyle yapti. yineMuhammed mustafa sallallahu aleyhi vesellem bir gece
mescidde ders veriyordu, ve gaz lambasinin gazyagi bitti, ve baktiki
karanlikda kalcaklar, ve muhammed Ebubekre dedki: "kandilin icine tükür"
dedi ve Ebubekr şek şüphe etmeden icine tükürdü ve kandil günlerce
yandi ve ve taaaki bir mendebur, Ebubekrin evinin yanindan gecerken hic
kandil tükrükle yanarmi diye, imani bozup şom agizlilik edesiye kadar, o
kandil sönmedi. yani iman demek saf olarak, şeksiz şüphesiz inanmak
demekdir kardeşlerim. Yine insan hasta olunca , hastayi hap, ilac,
doktur iyi etmez, iyi eden senin inanman, iyi olcagina bir sebeb bulup,
bu sebeb bu bir ilac veya bitki veya doktur olsun, onun sebebiyle iyi
olacagina inanip, bu imanina sakin ha sakin leke ve şüphe getirmemen ile
olur. ne zaman " hic tükürek ile kandilmi yanar"
deyip imanin bozuldu, bilki o tedavi boşa gider . ey Sezen Aksu! önce
yaptigina iman et, inan. vallahi quantum demek iman demekdir, amma
gavurcasi qunatum, biz müslümanlar saf iman deriz ona. yani safca
inanmak, inanirsan olmayacaklar, keremet ve mucize ile oluverir. ve
ayrica işde "iyilik yap kötülük bekle" derler
neden?= cünkü Allah herşeyi zevc halinde, yani ciftler olarak
yarattigini kuranda beyan ediyor. sag el ile sol el , aci ile tatli,
gece ile gündüz , musa ile firavun, ibrahim ile nemrut gibi. ve sen bir
iyilk yaptinsa, bilki onun meşhudu olan bir kötülk zevci ve eşi vardir,
unutma bunu ve o yüzden iyilik karşiliginda sana bir kötülük yapan
cikar, ve her kötünüde karşisinda bir iyi vardir. tam ziddini alirsak
ve ve biz müminler iyilikle emrolunduk, ve kafirler ise katlarda
yatlarda cünkü onlarin ettigi kötülügün zevci iyilik oldugundan, onlar
islah olsun diye onlari iyilik bulur, yatlar katlar bulur, bilzer ise
cennetin yoluna dizilmiş olan cileleri ceke ceke cennete dogru gideriz.
onlarsa ceheneme dogru giden yolun üzerindeki iyi şeyleri toplaya
toplaya cehenneme dogru giderler . ve ey sezen şunuda ögren ve sen bir
iyilk yaparsan, senin amelin bir cocukda ruh olcak demekdir, ve o cocuk
bedenini bulunca, istermisin onun elvenecek bir eşi, kiz arkdaşi
olmasin, ve müzmin bekar ömür gecirsin. yani herşey ziddi ile müsamma ve
zevc zevc, o yüzden eski evliyalar başlarina bela gelmeyince "herhalde
Allah bizi unuttu" diye korkarlamiş. ve yine ey sezen! gece namazi kilan
kimse şeytanin gözünü kör eder.

Gece veya gündüz sadaka veren, şeytanin bacagini kirip ya felc eder , yada sakat eder.

ve sen gece namazina devam edip şeytani kör edecegine, ve
sadaka verip şeytanin bacagini kiracagina, şeytan senin bacagini
merdivenden yuvarlayip kirmiş, "Acaba nerede yalniş yapiyon demek yokmu?

---oOo--

şeytanin Peygamber Efendİmİz (s.a.v.) İn sorularina verdİğİ cevaplar:

Soru: oturma arkadaşın kimdir?

Cevap: faiz yiyen

Soru: dostun kimdir?

Cevap: zina eden

Soru: yatak arkadaşın kimdir?

Cevap: sarhoş

Soru: misafirin kimdir?

Cevap: hırsız

Soru: elçin kimdir?

Cevap: sihirbaz

Soru: gözünün nuru nedir?

Cevap: karı boşamak (eşini boşayan)

Soru: sevgilin kimdir?

Cevap: cuma namazını terkedenler

Soru: kalbini kim kırar?

Cevap: allah yolunda cihada koşanlar

Soru: senin cismini ne eritir?

Cevap: tevbe edenler

Soru: ciğerini ne parçalar?

Cevap: gece ve gündüz allah’a yapılan istiğfar

Soru: yüzünü ne buruşturur?

Cevap: gizli verilen sadaka

p. gözlerini ne kör eder?

Cevap: gece namazı

Soru: başını ne eğdirir?

Cevap: cemaatle kılınan namaz

Soru: sana göre insanın en saadetlisi kimdir?

Cevap: namazı bilerek kasten bırakanlar

Soru: sana göre insanların en kötüsü kimdir?

Cevap: cimriler

Soru: seni işinden ne alıkoyar?

Cevap: ulema meclisleri

Soru: yemeğini nasıl yersin?

Cevap: sol elin parmak uçlarıyla

Soru: sam yeli estiğinde ve sıcaklar kavurduğu zaman çocuklarını nerede gölgelendirirsin?

Cevap: İnsanların tırnakları arasında

Soru: rabbinden neler talep ettin?

Cevap: 10 şey istedim

---oOo---

Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin SECERET' ÜL KEVN eserinden özetlenerek alınmıştır.

Şeytanın Hileleri

Muaz b, Cebel rivayet ediyor :

- Bir gün Resullullah (s.a) ile beraberdik. Ansardan birinin
evinde toplanmıştık.. Tam bir cemaat olmuştuk. Sohbete dalmıştık.

Bu arada, dışarıdan bir ses geldi :

- Ev sahibi..... içerdekiler... Eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var.

Resullullah (s.a) Efendimiz,

-Bu seslenen kimdir bilir misiniz?

-En iyi bilen ALLAH ve Resuludur.

- O, lain iblistir. 'Şeytandır' Allah'ın laneti onun üzerine olsun.

Hz. Ömer :

-Ya Resullullah, bana izin veriniz onu öldüreyim.

- Dur ya Ömer, biliyomusun ki; ona belli bir vakte kadar mühlet
verilmiştir... Öldürmeyi bırak. Kapıyı ona açın gelsin... O buraya
gelmek için emir almıştır. Diyeceklerini anlamaya çalışınız. Size
anlatacaklarını iyi dinleyiniz.

Kapı açıldı...

Bir ihtiyar. Şaşı. Aynı zamanda köse. Çenesinde altı veya yedi
kadar kıl sallanıyor. At kılı gibi. Gözleri yukarı doğru açılmış.
Kafası, büyük bir fil kafası gibi. Dudakları da, bir manda dudağına
benziyordu.

Sonra, şöyle bir selam verdi ;

-Selam ya Muhammed; selam size ey cemaat-i müslimin.

-Selam Allah'ındır ya lain. Bir iş için geldiğini duydum; nedir o iş?

-Benim buraya gelişim kendi arzumla olmadı. Mecburen geldim.

-Nedir o mecburiyetin ?

-İzzet sahibi Rabbın katından bana bir melek geldi. Ve dedi ki;

"Allah-ü Taâlâ sana emir veriyor: Muhammed'e gideceksin. Ama düşük ve
zelil bir halde. Tevazu ile. Ona gideceksin ve ademoğullarını nasıl
kandırdığını anlatacaksın. Onları nasıl aldattığını söyleyeceksin bir
bir ona. Sonra o sana ne sorarsa doğrusunu diyeceksin."

Sonra ... Allah-ü Taâlâ buyurdu ki :

"Söylediklerine bir yalan katarsan, doğruyu sölemezsen... seni kül
ederim; rüzgara savurur... Düşmanlarının önünde, seni rüsvay ederim."



İşte ... böyle; ya Muhammed, o emir üzerine sana geldim. Arzu
ettiğini bana sor. Şayet bana sorduklarına doğru cevap
vermezsem;düşmanlarım benimle eğlenecek. Şu muhakkak ki , düşmanlarımın
eğlencesi olmaktan daha zor bir şey yoktur.

Halk Arasında En Çok Sevmedikleri

Bundan sona Resullullah (s.a.) Efendimiz şöyle sordu :

-Madem ki, sözlerinde doğru olacaksın. O halde bana anlat: Halk arasında en çok sevmediğin kimdir ?

Şeytan şu cevabı verdi :

-Sensin ya Muhammed. Allah' ın yarattıkları arasında senden daha
çok sevmediğim kimse yoktur. Sonra senin gibi kim olabilirki?

-Benden sonra, en çok kimlere buğuzlusun ve sevmezsin?.

-Müttaki bir gence ki ... varlığını Allah yoluna vermiştir.



-Sonra kimi sevmezsin?

-Kendisini sabırlı bildiğim şüpheli işlerden sakınan alimi ...

-Sonra ?

-Temizlik işinde... yıkadığı yerleri üç defa yıkamayı adet eden kimseyi.

-Sonra ?

-Sabırlı olan bir fakiri ki ; ihtiyacını kimseye anlatmaz... Halinden şikayet etmez.

-Peki, bu fakirin sabırlı olduğunu nerden bilirsin ?

-Ya Muhammed, ihtiyacını kendi gibi birine açmaz. Her kim
ihtiyacını kendi gibi birine üç gün üst üste anlatırsa, Allah onu
sabredenlerden yazmaz. Sabırlı kimselerin işi buna benzemez. Hasılı ,
onun sabrını; halinden, tavrından ve şikayet etmeyişinden anlarım.

-Sonra kim ?

-Şükreden zengin.

-Peki, ama zenginin şükreden olduğunu nasıl anlarsın ?

-Onu görürsem ki , aldığını helal yoldan alıyor ve mahalline harcıyor. Bilirim ki: şükreden bir zengindir.

İbadet Esnasında Şeytanın Hali

Resullullah (s.a.) Efendimiz bu defa mevzuu değiştirdi ve ona başka bir sual sordu :

-Peki, ümmetim namaza kalkınca, senin halin nice olur?

-Ya Muhammed, beni bir sıtma tutar. Titrerim.

-Neden böyle olursun; ya lain ?

-Çünkü bir kul, Allah için secde edince bir derece yükselir.

- Peki ya oruç tuttukları zaman nasıl olursun ?

-O zaman da bağlanırım. Taa, onlar iftar edinceye kadar.

-Peki ya hac yaptıkları zaman nasıl olursun ?

-O zaman da çıldırırım.

-Peki, ya Kur'an okudukları zaman nasıl olursun ?

-O zaman da, eririm. Tıpkı ateşte eriyen bir kurşun gibi eririm.

-Peki ya sadaka verdikleri zaman halin nasıldır ?



-Ha, işte.. o zaman halim pek yaman olur. Sanki sadaka veren, bir testere alır eline, ve beni ikiye böler.

-Neden öyle testere ile ikiye biçilirsin, ya Ebamürre ?

- Çünkü sadakada dört güzellik vardır. Şöyle ki ;

1-Allah-ü Teala, sadaka verenin malına bereket ihsan eyler.

2-O, sadaka veren kimseyi halkına sevdirir.

3-Allah-ü Teala, onun verdiği sadakayı , cehennemle arasında bir perde yapar.

4-Allah-ü Teala, belayı sıkıntıyı ve ahları ondan defeder

---oOo---

Saf iman Adem safiyullah ve havva gibi inanmak, uyanik iman ise neye iman ettgini inandigini bilerek yapilan imandir.

Adem ve havva o kadar safdilarki şeytanada inandilar, oysaki
imanin güclü olani, kime neye iman edip inandigini sorgulayip bilmek,
ve senin iman ettigin veya iman edecegin alemlerin rabbi, bunu
bilmekdir, yine sözüne kitabina inandigin onun rasuludür.

---oOo---

Microsofta yeni yazilimindaki hataya uyari: "4 Temel Yasa"

insan nefes alirken:


[1] ya burundan alir agizdan geri verir. yani 2 yi birleştirip 1 yapar
[2] yahut agizdan alip burundan verir: yani 1i ikiye bölüp 2 tane bir yapar yani oda 2
[3] yahut burundan alip burundan veririr: yani 2=2
[4] yahut agizdan alip agizdan verir yani 1=1




---oOo---

Hz Ebu Bekr kendini övenlere karşi demişki: "Rabbim beni
onlarin bildiginden dah hayirli kil ve onlarin bilmedikleri günahlkarimi
affeyleve vebeni bundan dolayi muhaeze etme cezalandirma"

Bizde diyoruzki bizi övenlere veye yerenlere karşi:

Ben ne beni övenlerin beni yücelttigi kadar yüce bir dagim,
nede yerenlerin alcalttigi kadar alcak biriyim, bunu onlara beni onlarin
gözünden düşürmeden onlara anlativer. bazen en dürüst olurum, bazen
yalan bile söylerim, bazen dürüst dogrucu olurum, bazen hirsiz olup
belkide calarim, bazen bol zikir namaz niyaz ederim, bazen acip kuran
bile okuyamaz olurum, yani velhasil kelam bende "o, bu, şu " gibi
Allahin bir kuluyum.

Rabbim sen buyurmadinmi "Ben kulumun zanni üzreyim" diye

Zannetmek ve birini övmk onu kesmekdir diyen muhammed, ondan
böyle dedi. cünkü zan etmek onu ya yüce dag yada yerip alcak yapmakdir
.şeyh ucmaz mürid ucurur kurali yine. büyü ve sihirin tamami bu kuraldir
yani, ayni imanin insani iyi ettigi gibi birkac densiz cinci ve ve onu
yaptiran ahmagin birisini hasta olcak veya düşcek diye zannetmeleri ile
gönderdikleri elektirigin, o saglam kimsenin ayagina dolanmasi, ve
"kulumun zanni üzeriym" ayetinin tezehür etmesidir ve hal böyle olunca
büyünün careside yine imandadir ve

para ile iman kimdedir bilinmez yasasi ve böyle olunca sen
hirsiz zannedersin en dgru alim cikabilir her gördügünü hizir her geceyi
kadir bil söylentisi yani.



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ




Sadakallahul Aziym Kalem Suresi 51

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn

Meali:

Muhakkak ki o hakikat bilgisini inkâr edenler, Zikri
(hakikatlerini hatırlatıcıyı) işittiklerinde az kalsın bakışlarıyla
seni devireceklerdi! ve diyorlardiki o cinlendi delirdi.

Sadakallahul Aziym Kalem Suresi 51

yani nazarda böyledir kötü gözle bakmak, yani kötü zan ve
düşüncenin qunatum etkisi, düşünce gücü, yani iman veya quantum gücü.
iyide olabilir kötüde olabilir, hepside birer imtihandir yine.

kim bu gücünü hayirdan yana kullancak, kimde şerden ve kafirlikden yana, yani Allah halife edeceklerini sinar, "Allah olsa ne yapacak iyilikmi kötülükmü" diye.

---oOo---

Güzellik iyilik iman ve dürüstlük, en güzel mümin ve
müslümanlara yakişirken, quntumu bulan, gavur dediklerimiz olmuş,
düşüncenin gücüne iman eden onlar olmuş.

ve bugün bir video gördüm, "hangimiz daha hayvaniz"
yarişmasini insanlar kazanmiş. ve videoda bir karga insan müsveddesi
hayvanlarin attigi dozeleri cöpleri alip, cöp konteynesine atiyor. yani
hayvanlar bile anladi arif olduda, bizim müslüman gecinen hayvanlar,
daha tepişip itişip kakişmakda, velhsail hayvanligi artik, hayvanlar
degil insanlar kazanir olmuş, ve bu insan müsveddesi, tepişip birbirini
öldüren, oraya buraya cöp atan hayvanlarin, yeniden dogduklarinda hayvan
olacaklari kesinleşmiş , ve o insanlik kazanmiş karga gibi hayvanlarin
da insan olacaklari kesin ve kesin gözüküyor.

Rabbim mehdi ve cemaatinin quantumlarini, düşnce güclerini
hayir yolda kullanmalrini, ve insanligi kazanmalarini nasip etsin, ve
onlari hayvanlikdan da berii eylesin.


--OoO--

Amiyn

Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Şubat 2018 Perşembe

Original Kar©glan

Cennet Ekip Cennet Bicmek (Kar©glanin 28.04.2015 Vaazi)

Haydi Dikiltip Can Vermeğe, Haydi Karanlıklardakileri Aydınlığa Çıkarıp Diriltmeğe Can Vermeğe

(Kar©glanin 28.04.2015 Vaazi)

13 Receb 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

الله لا إله إلا هو الحي القيوم

--oOo--

إن ربكم الله الذي خلق السماوات والأرض في ستة أيامٍ ثم استوى
على العرش يغشي الليل النهار يطلبه حثيثًا والشمس والقمر والنجوم
مسخرات بأمره ألا له الخلق والأمر تبارك الله رب العالمين

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 255 - Araf Suresi 54

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 255

--oOo--

İnne rabbekumullâhullezî halakas semâvâti vel arda fî sitteti
eyyâmin summestevâ alâl arşı, yugşîl leylen nehâre yatlubuhu hasîsen veş
şemse vel kamere ven nucûme musahharâtin bi emrihi, e lâ lehul halku
vel emr(emru), tebârakallâhu rabbulâlemîn(âlemîne).

Sadakallahul Aziym Araf Suresi 54

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Haydır (Diridir Canlıdır), kayyumdur (Yeniden dirilebilendir, Canlanabilendir)

--oOo--

Semaları ve arzı altı günde yaratan, muhakkak ki sizin Rabbiniz
Allah'tır. Sonra arşa istiva etti. Gündüz, onu süratle talep eden
(takip eden) gece ile örtülür. Ve güneş ve ay ve yıldızlar O’nun emrine
musahhardır (boyun eğmişlerdir). Yaratma ve emir O’nun değil mi?
Âlemlerin Rabbi mübarektir, şanı yücedir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

عن عمر رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال ((
من دخل السوق فقال لا إله إلا الله وحده لا شريك له له الملك وله الحمد
يحيي ويميت وهو حي لا يموت بيده الخير وهو على كل شيء قدير كتب الله له ألف
ألف حسنة ومحا عنه ألف ألف سيئة ورفع له ألف ألف درجة ) )* الترمذي

--oOo--

Ebû Zerr (ra) anlatır ki: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki:

“Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak,

konuşmadan önce on kere

“Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü

Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve huve hayyun lâ yemût, biyedihil hayr,

ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”

Anlamı:

“Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur.

O birdir; Onun hiçbir şeriki yoktur. Mülk Ona ait, hamd Ona mahsustur.

Hayatı veren de Odur, ölümü veren de Odur. O, kendisine asla ölüm

ârız olmayan Hayy-ı Ezelîdir. Bütün hayır Onun elindedir.

O her şeye hakkıyla kàdir dir.derse

kendisine onlarca sevap yazılır,

on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden

emin ve emniyette olur, Şeytan’dan korunur ve o gün hiçbir günah

ona ulaşarak amelini iptal etmez”

(Buharî, Ezân: 155; Teheccüd: 21; Müslim, Zikir:

28, 30, 74, 75, 76; Tirmizî, Mevâkıt: 108; Hac: 104; Nesâî)

Allahu hayyun haligun adlun ganiyyun Haadiyen ve Salli Allahu
aleyhi ve Selleme Muhammedu Ahmedu Mahmudu Hamidu Emin bil Cebrail, ve
Aalihi vesahbihi ve selllem.

Yolculuğumuza Başlıyoruz.

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellem hazretleri buyuruyorlarki “ Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz “Lâ
ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî
ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayr ve hüve alâ külli
şey’in kadîr”.

Manasi:

“Allah’dan başka ilâh yoktur, O birdir ve dengi, ortağı yoktur.
Mülk O’nundur ve hamd O’nadır. Diriltir ve öldürür. Kendisi ölümsüz
hayat sahibidir. Hayır O’nun elindedir ve O herşeye muktedirdir”

Ezan ve kamette dedigimiz "hayyalessalah ve hayyalelfelah" ne demekdir?

"Hay" demek hayat vermek can vermek demekdir. "salat" demek
yani insan iskeletine verilen isimdir yani omurilige verilen ismdir, ve
bunu şimdiye kadar namaz diye yorumlamişlar. halbuku namaz ile yeni
dogacak iskeletine can vermek demekdir. yani iliklerin icindeki meni
üretimi demekdir. haydi iskelete can vermeye, yani yeni cocuk yapmaya
demekdir. cünkü burun nefes alarak kendi kendimize can verir, oysaki
erkek zekeri yeni cocuk tohumu atarak, toprakdan cikan elmaya bibere
yeniden can vermiş olur. ve saga dogru döneriz bu dünya ya salih olarak
geleceklere can vermeye diye cagiririz, ve sola döneriz, bu dünyaya
gafil olarak gelecek olanlara karanlikdan aydinliga cikcaklara can
vermeye diye cagiriz. ve namazimiz işde o biberin dometesin ruhu cani
oluyormuş yani. yani işde o biber dometes bedende meni haline dönüyor
demekdir. vücut fabrikasinin salih tohum, veya müfsid tohum, veya hasid
veya habis tohum ,,, üretmesi demekdir.

Allah hayyun haligun, yani kainati alemin haritasi insan
bedeninde, iki yer hay edicidir, yani can vericidir, yani gecen haftaki
vaazda dedigimiz iki yer, ucu iki kikirdak cinsi yer, yani birisi
kikirdak kemikden olan burun, digeri erkeklerin zekeri, kadinlarin
klitorisi.

yani birisi kendi bedenimize hayat enerjisi verir digeri
yumurtlamamizi yani cogalmamizi saglayan yerler, yani biri kadindaki
biride erkekdeki yer. yani Allahu hayyun dur, ve haligundur. ve ayetel
kürside gecen kayyumdur: yani ölsede
yeniden dirilen, yani isa kuvveti, ölüncede kendini diriltebilen kuvvete
sahip olan Allah, kayyyum olan Allah. yine Allah la yemutu olandir,
yani hic ölmeyen veya baki kalan, herkse ölsede o diri kalabilen Allah
kuvveti, yine Allah zahirdir: yani bütün görünen herşey, yani işigi kendinden olan, veya işik alip işik yansitan cinsi herşeyde o var. yine Batın olan Allah:
yani görünmeyen herşeyde o var, yani amma gözle görünmeyen, amma
cibilliyati karanlik tabiatli gece tabiatli herşeyde de o var. yani
Ezzahiru Allah, el Batinu Allah, hem iyilerde o var, hemde senin benim
onun kötü sandigimiz karanlik şahislardada o var, yine el Evvelu Allah: yani herşey onunla başlar, yine el Ahiru Allah:
yine herşey onunla biter dedik, ve burada kaintai alemin haritasini ele
alirsak insanin en sivri ve ileri giden noktasi burun ve zekerdir, ve
burun devamli ilerde, fakat zeker ise, yeniden hayat verecegi zaman
ileri dogru atilir ve ileri cikar, ve birde bir füze yani, meni diye bir
tohum firlatirki, oda dahada ileri gitmemizi saglar, yani kainati bir
ileriye taşimak, yine bilgileri bir ileri ilerletmek, ve her bilgi dünde
ise, eskidir. Bilgi, bugün ve yarin daha ileri taşinmiş ve taşincak
olandir.ve Meni ve DNA burda göreve girip, en son bilgileri icine
kopyalar, ve bir ileriye dogru firlatir ki, ve ordan dahada ileriyi
görerek, bizler dahada ileri bilgi ile, Allah in müsade ettigi yere
variriz, ilmde ve bilimde yani.Yani Allahi bilme yolculugumuz, her dogan
cocuk, ve her atilan meni ile ve kadin yumurtasi ile, bir ileriye dogru
daha adim atmiş olur. El ilmu (Alimu) Allah: yani Allah Bildigir, ve bilmekdir ve bildiklerimizin tamamidir.

insandaki bilgi beyinde, ve beyinin tek yakiti şeker, ve beyine
şeker icdenmi gider, yoksa dişdanmi dedikmi, yani icden gidecegi zaman,
mide ve aygitlarimiz, ekmekde yesen, peynirde yersen ye, hepsini şekere
cevirelebilcek bir yetki ve yapiya sahip. o zaman bedendeki en önemli
yakit akimi, beyne dogru ve, vücudun salahi islahi, iyi durumda olmasi,
beyne bagli. Beyin calişdikca, ve onun yakiti ona aktikca, insan bedeni
saglilkli yani. ve o yüzden bedenin icine giren herşey, ihtiyac halinde,
isterse bu bir lastik don olsun, şekere döndürülebilcek yapidadir. ve o
yüzden icden beyine şeker gitmesi böyledir.Tamam o zaman , bilgi
şekerde sakli dersek, bu sefer gercek şeker pancara variriz, ve o zaman
bilgi pancarda sakli deriz. veya peynirde ekmekde vücutta şeker
olabiliyorsa, bilgi peynir yapilan sütte otta deriz. ot veya pancar
,güneş olmadan ne pancar nede ot olamaz. Bu sefer bilgi pancarda degil,
güneşde sakli deriz. ve güneş yani, iki cihanin "bu dünyaninda
ahiretinde güneşi Muhammed mustafa sallallahu aleyhi ve sellem" o zaman
bilgi muhammedde sakli deriz. ve yine dedik ki "her dogan islam fitrati üzre dogar, ve sonra ana babasinin dinine döner"
hadisi mucibince o zaman bizler hepimiz muhammed parcasi yani,
güneşimizin parcalari olarak dogariz, amma o zaman bizim tamamimiz
güneşi ve, diger güneşleri oluştururuz. Bugün bilim "bigbang" "ilk
patlama" diye bir variya vardiysa, o zaman güneş merkezse, bütün diger
güneşler ve gezegenler gaz bulutlari, aylar ve seyyareler, hepsi bu ilk
güneş parcasinin parcalari. ve böyle olunca, muhammed ilk yaratilan, ve
varolan Allahin varliga cikardigi ilk işik, ve o patlama ile bu işik,
bir ileri bir ileri gitdi ise, o zaman bizlerin tamaminda bilgi sakli,
amma bizler tek başimiza bilginin cüzi miktarina sahibiz. Hepimiz geri
dürülürsek ve toplanirsak, o ilk bigbang bilgisine varabiliriz. ve
insandaki tohum meni, işde o dürülmenin gercekleştigi yer, ve onun
tilsimi, DNA zinciri ve DNA da bütün bilgi sakli, amma her DNA farkli
bir kombinasyon oluşturmuş, böyle olunca bütün olan muhammed, ve onun da
icindeki bilgiyi aciga cikaran Allah, bilginin kaynagi. ve "Allah
alimdir" veya "ilimdir" ve bütün bilinenlerdir. ve hepimiz onun ve
bilginin bir parcasiyiz. sen sendeki bilgiyi "alim olan Allah" bilgini
bul, ve onu zahir et aciga cikar ey insanoglu. yani ice dogru yolculuk
işde burda, DNA aya girip, ordan taa "Alim ve ilim olan Allah"
bilgisinin sendeki kombinasyonunu bulmaya kadar gider yani. ve güneş
Toplam hepimiz isek, bizlerin amelleri, ya güneş işigi olur, yada
güneşin önünü geren kara bulutlar olur.

---0=0---

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

رَّسُولًا يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِ اللَّهِ مُبَيِّنَاتٍ
لِّيُخْرِجَ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ
الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ وَيَعْمَلْ
صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ
خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا قَدْ أَحْسَنَ اللَّهُ لَهُ رِزْقًا


Sadakallahul Aziym Talak Suresi 11

Okunuşu:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtin li yuhricellezîne
âmenû ve amilûs sâlihâti minez zulumâti ilen nûr(nûri), ve men yû'min
billâhi ve ya'mel sâlihan yudhilhu cennâtin tecrî min tahtihel enhâru
hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), kad ahsenallâhu lehu rızkâ(rızkan).

Sadakallahul Aziym Talak Suresi 11

Meali:

Size Allahin kevn i ayetlerini ortaya koyan, ve inanip iyi
ameller yapanlari, karanliklardan, yani yerden toprakdan, yeniden
aydinliga, dünyaya cikarcak olan bir rasül gönderiyoruz (ki o Hz. Mehdi
aleyhisselamdir), sizden her kim ona ve Allah a inanip güzel işler
yaparsa , onlarin mükafati olarak onlari bir kurban a (kurbanda Allah
ugruna kesilen bir kurbanlik hayvana) dahil ederiz, böylece salih olarak
yeniden dogmasi icin, insanlara gececek ete ve kana dahil olmuş olur.
ve o nahr eti (kurbanin Eti) Allahin riziklarinin en güzeli, en
hasenidir, bilirseniz.

Sadakallahul Aziym Talak Suresi 11

Yukardaki meal herkesin ayni verdigi kopyeci şakşakci meali degil, bizzat bizim tefsiren verdigimiz mealimizdir.

O yüzden cocuk isteyenler Kurban eti yiyip "Rabli Heb li
minessalihiyn "desinler kismetse onlara bir salih evlat, öncekilerden,
salih amel işleyen bir ibrahim, bir ismail, bir bünyamin yeniden dogup
salih evlat oluverir inşallah. şayet bu kurban bir adak ve akika kurbani
bile olsa yani.

---OoO--

Ve Mehdi Kerameti

ve Mehdinin özelligi kerametinin biriside isminin icinde "R"
olan herkesden bir R cikarabilmesidir. yani cocugu olabilmesi ihtimal
olan herkesden yani isminde r harfi olan anne veya babadan bir "ra" yani
raşid evlat cikarabilmesidir ve o , o "R"cocugun ruhuyla konuşur ve
bunun örnegi: hz zekeriyanin kisir karisi olunca, cocugu olmaz ve
kendiside yaşlanir karisida. ve Hz ZekeRiyya Rabbimize nida edip şöyle
yakarir " Rabbi la tezerni ferden ve ente hayrül varisiyn" Allahim beni, benim mirasimi devralcak bir evlatsiz birakma
diye. ve Rabbimiz onu ve hanimini mehdiyle, mehdi daha sabi bir
cocukken onlarla görüştürüp, mehdi kerametine onlara cocuk ikram
edecegini haber verince, zekeriyaya cebrail senin bir cocugun olacak
diye gelince, zekeriyya sordu:

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِي الْمَهْدِ صَبِيًّا

Sadakallahul Aziym Talak Suresi - 11

Okunuşu:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe eşâret ileyh(ileyhi), kâlû keyfe nukellimu men kâne fîl mehdi sabiyyâ(sabiyyen).

Meali:

Onun veya o dogacak cocugun alameti nedir diye sorunca zekeriyya: Dedi ona cebrail: biz onu

o sabiyi yani cocugu mehdi ile görüşdürdük ve bu olacakdir ZekeRiya. (yani ve mehdi senin icindeki "R" yi yani raşid cocugu cikaracakdir)


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌ

Sadakallahul Aziym Adiyat Suresi - 11

Okunuşu:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr(habîrun).

Meali:

Muhakkak ki Rabbiniz, iz gününde onlara, herşeyden biraz haber vercekdir.

Sadakallahul Aziym Adiyat Suresi - 11

---oOo---

Cocuk bilgi ile dogarmi yani "Alim veya ilim" Kalbde Dogar, ve o
bilginin canlanmiş hali, nasil bir proejnin hayata gecirilmiş hali ise,
cocukda önce ruh olarak tasavvur edilir, sonra o dogup hayat bulur.

ve bu konuda tafsili manada: Araba, televizyon , bilgisayar
internet icad edildi amma, araba ve araclar benzinde varsa calişir, yine
gidebilcegi yolda varsa öyle hareket edebilir, ve yine onu sürcek
şoförde varsa gider. Teveziyon ve internet varda, televizyon ve internet
birde yayin varsa işe yarar ve birde onlari seyreden varsa işe yarar.

ve gecen hafta dedikki dün cennet ekenler bugün cennet bicdi,
ve uzatinca ellerini her istediklerini market denen yerlerden, uzanip
alabiliyorlar dedik fakat, böyle olunca herkes cennet ehli olmak ister
oldu, ve köylüde kentlide bende ekmeycen bicmeycen, bende uzanip alcan
dermiş gibi oldu, ve bu nidalari bize kadar ulaşir oldu. halbuki ey
ciftci sen ekmeyecen, o ekmeyecekde, kim ekcek o zaman. sen şeherli
olcan, ben şeherli olcanda, kim köylü olcak peki, sen dahi ekiyon
biciyonda, eger o ektiklerin bictikleirini, alip yiyecek birileri
olmazsa, kime satican, satamayinca elinde cürür gider. ne sen doyarsin
sonra, ne onlar. Bu düzeni Rabbimiz böyle koymuş, birileri cennetlik
olcak, hazira koncak, digerleri biraz calişcak, sonra sen güzel ammeller
işleyince, senin yeni versionun cennetlik olcak, bu sefer sen uzanip
yiyecen, onlarin bile bilmedigi nimetlere erivercen, sonra onlar
calişcak bu sefer, yeni versiyonlarinda belkide yani, cünkü dedemin ne
televizyonu vardi, ne bilgisayari ne cep telefonu, benim ve cocuklarimin
bunlara sahip oldugu gibi, şimdi bizim bilmedigimiz ilim bilim ve
buluşlarda bizden sonrakilerin, cennetliklerinin elinde olanlar olcak.
Birileride, o buluş ve icadlarin bulunmasinda, yapilmasinda,
cogaltilmasinda, ve dagitilip satilmasinda, hizmet edip, para kazanip
karnini doyurcak .birileride o buluşlari kolayca alip faydalancak olan
hazircilar olcak. ve hal böyle olunca neden zekat vermeliyiz deyince
işde birilerinin yaptigi bazi güzel işler onlarin calişip cabalamadan
bir rizka sahip olmalarina sebeb olan ameller işlermiş, yani allah "iman
edip salih amel işleyenler" diye bahsediyor onlar icin kuranda. ve
zekat işde insanin yeni versiyonunun hazir bulacagi riziklari
kolayliklari, şimdiden gönderen gibidir. bu gün zekat verdin ve demedin
fakire: "o da calişip kazansaydi" diye, ve senin yeni dogacak
versiyonuna, cennetine hazir riziklar nimetler göndermiş oldun demkedir,
"insana ancak kazandigi kesbettigi ekip bictigi vardir" zekat ve sadaka eken zekat gibi sadaka gibi kolayliklar bicer elbet tarlasindan.

ve muhammed aleyhisselam dedi ki:

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

الثَّالثُ والْعشْرونَ : عَنْ عدِيِّ بنِ حاتِمٍ رضي اللَّه
عنه قال : سمِعْتُ النَّبِيَّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقول : «
اتَّقُوا النار وَلوْ بِشقِّ تَمْرةٍ » متفقٌ عليه

وفي رواية لهما عنه قال : قال رسول اللَّه صَلّى اللهُ
عَلَيْهِ وسَلَّم : « مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ سيُكَلِّمُه ربُّه
لَيْس بَيْنَهُ وبََينَهُ تَرْجُمَان ، فَينْظُرَ أَيْمنَ مِنْهُ فَلا
يَرى إِلاَّ مَا قَدَّم ، وينْظُر أشأمَ مِنْهُ فلا يَرَى إلاَّ ما
قَدَّمَ ، وَينْظُر بَيْنَ يدَيْهِ فَلا يَرى إلاَّ النَّارَ تِلْقَاءَ
وَجْهِهِ ، فاتَّقُوا النَّارَ ولوْ بِشِقِّ تَمْرةٍ، فَمَنْ لَمْ يَجدْ
فَبِكَلِمَة طيِّبَةٍ »

Adî İbni Hâtim’den bir başka rivayetlerinde, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Allah, sizin her biriniz ile tercümansız konuşacaktır. Kişi sağ
tarafına bakacak, âhirete gönderdiklerinden başka bir şey
göremeyecektir. Soluna bakacak, âhirete gönderdiklerinden başka bir
şey göremeyecektir. Önüne bakacak, karşısında cehennemden başka bir
şey göremeyecektir. O halde artık bir hurmanın yarısı ile de olsa,
kendinizi cehennem ateşinden koruyun. Bunu da bulamayan, güzel bir söz
ile kendisini korusun.”

(Hadis-i Şerif - Riyazüssalihiyn 141)

Buhârî, Edeb 34, Zekât 10, Rikak 51, Tevhîd 36; Müslim, Zekât
66-70. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 1, Zühd 37; Nesâî, Zekât 63-64;
İbni Mâce, Mukaddime 13, Zekât 28

Buhârî (Zekât 10, Rikak 31, Tevhid 36) ve Müslim’in (Zekât 97)

--OoO--

Yemek yerken, Başkalarinin lokmalarini saymayin, bakmayin. Bu
hareket insanda, hased olarak meyva veriyor, ve o insanda hased
tohumlari yeşeriyor. ve gözü başkasinin lokmasinda rizkinda olup hased
ve kin kibir icinde olan insanlar doguyor ondan sonra.

Hased ---> Kin ---> Kibir

Günah günahi doguruyor ve sonundada: Kibir ---> Cehennemde yanmak.

ve Temizlik cogalmaz amma mikroplar binlerce yumurtlar.

ve elini yikayinca, elin ya temizdir, yada pis. "cok temiz"
diye birşey olmaz, amma "cok pis" diye birşeyler var. yani "cok pis" hem
kirli ve mikroplu olanlar icin gecerli, hemde mikrop amelleri olan
kötüler icin gecerli. cok pis insan demek, sadece eli kolu kirli degil,
gönlü ve kalbide kirli olanlar icinde gecerli. ya akdir insan yada kara ,
ya mümindir yada yada kafir. oda olmazsa inaniyor gibi yapan
münafiklar. tamamen duygusal insanlar , yani menfaatciler, bugün buna
şakşak yarin digeri gelir ona şakşak, bugün tayyibin yerine zenci bir
köle olsaydi, bu şakşakcilar onada şakşak yaparlardi, yani tamamen
duygusal. receb ivedik gibi biraz sancil biraz bancil olcan diyorya
yani, bukallemunlar, oynak insanlar, sonra müfsitler dedik düzen
bozanlar, bu türkiyenin bir anayasasi, bir kanunu, bir hukuku, askeri
varken, onu begenmeyip kendine ve şakşakcilarina uycak, kanun yazan
düzenbazlar gibi yani. müfsit müfsit, namazda olsan namazida bozar bu
pislikler, yarin namazada yeni kurallar getirirse bunlar şaşmayin, yemin
olsun. hani afgandaki taliban bir zaman dedilerya, namazda sac alninin
önüne gelmiyecek dediler, saci önüne gelenleri kesdiler ya. yine IŞID
kendi kitabini yaziyor. yani müfsid düzen bozucular. yani bunlarin ayni
bu ahlakda mikrop ve bakteri halleri var. inanin vücuda girip hasta
eden bakteri ve mikrop ceşitleri incelense ayni bu özelliklerden birini
taşiyor oldugu görülcekdir. cünkü insan bedeni kainatin haritasi, ve
kainatta ve dünyada bunlar varsa, bazi hasta insanlarin bedeni olan
kainatlarindada, işde o mikroplar var demekdir.

---oOo---

Muhammed mustafa namazdan sonra camide kalip tesbih bile
cekmemişken bugün uyduruk uyduruk regaip namazi, mirac namazi,.. tesbih
namazi diye uyduruk namazlar kilanlari kiniyorum. hepsi bidattir,
namazdan sonra muhammedin ashabi dagilirlardi ki, bilhassa yatsidan
sonra hemen evlerine giderlerdi. hic bir hadis varmidir namazdan sonra
muhammed ve ashabi oturdu tesbih cekdiler diye, varsada uydurukdur o
hadisler. aranizda yaşlilar var olabilir diye namazi cemaatle kilarken
uzun tutmayin diyen muhammed nerdeee, rukuda secdede bilmem 100 kere
"subhanallahi ...." okuyan regaipci kandilci tesbih namazcilar nerde.
tefekkür tefekkür tefekkür allah aşkina. Bu din ahmaklarin dini degil,
akilli insanlarin dinidir. ahmaklar kendine başka din arasinlar, bu dini
mübinide bozmaya kalkmasinlar.

ve herkes, falanci hocaya, filanci hocaya, bana dua edermisin diye dua dileniyor.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قَالَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ أَبْخَلَ
النَّاسِ مَنْ بَخِلَ بِالسَّلَامِ، وَأَعْجَزَ النَّاسِ مَنْ عَجَزَ
عَنْ اَلدُّعَاءِ

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

“Muhakkak insanların en cimrisi selam vermekte cimrilik edendir. İnsanların en âcizi de duâ etmekten âciz olandır.”

(Hadîs-i Şerîf, Beyhakî, Şuabu’l-Îmân)

ve camide kadir mirac diye toplanip, o hoca bu hoca dua
edecekde amiyn diyecegiz diye bekliyenler, işde size ve yaptiklariniza
kapi gibi delil olan hadis. ona buna şakşakci kukla müslüman olacagina,
önce kendin bir dua etmesini ögren. Dua senin ile Allah arasinda olan,
sana özel bir görüşme. kendi duaniz: kendinizin evinizde veya işinizde,
sizin icinizden geldigi gibi, ya sesli yada gizli yakarişindir. ve
makbul dua öyle arapca kelimatlarla süslü püslü dua degil, makbul dua
senin samimi icden, ve icinden geldigi gibi rabbine yakarişin, ve ondan
istemen veya, ona şükrün hamdindir . acizler dua etmesinide bilmez,
birde müslüman devlettir burasi.

Allaha arapca kelimatlar düzen hocalar, Allahi dil bilmeyen, ve
başka dillere fransiz kalmiş bir adammi sandiniz. Allah her dilde
yapilan duayi duyar bilir anlar, köpeginin karincasinin kurdunun duasini
anliyan Allah, seni niye anlamasin. ve sana bana niye dua ederken
arapca konuş desin. Allah Almanyadami yaşiyorda, benimle illa almanca
(arapca) konuşaniz integrasyon desin sizlere.

( : ))))))))

hani burdan kürtler gazi koz anlayip kürtceye paye verdigimizi
sanabilir, birileride almanyayi yerdigimizi sanabilir . hayir köpeklerin
icine girersen köpekler yabanci dil bilselerde köpekce bellidir "hav
huf" eger sen bir köpek olup köpeklerin icinde yaşayacaksan, illa
köpekce konuşmak olan hav huf dilini ögrenip konuşman lazim. yani din
dili ibadet dili birdir ulusaldir, yine ingilizce ulusaldir amma almanca
türkce millidir, kendi aranda anlaşacagin dil. amma hükümete gidince
senin milli dilin degil, bulundugun o milletin dili ne ise onunla
konuşman görüşmen efdal olandir. köpeklerin icine giripde birde miyav
dersen kuyrugunu koparirlar.

Havf huvf miyav girnaaaaaav.

Rabbim Mehdi ve cemaatine, Güzel işlerle meşgul olup, cennet ekip, cennet bicmek nasip etsin inşallah.

--OoO--

Amiyn

Elfatiha maassalavat.


أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Nisan 2015 Salı

Original Kar©glan

Bir Eksik Bir Fazla Diyod mu? idiyot Mu? (Kar©glanin 21.04.2015 Vaazi)

Bir Eksik Bir Fazla Diyod mu? idiyot Mu?

(Kar©glanin 21.04.2015 Vaazi)
6 Receb 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ

فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Sadakallahul Aziym Rahman Suresi 19 - 20 - 21

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Merecel bahreyni yeltekıyân,Beynehumâ berzehun lâ yebgıyân.Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân

Sadakallahul Aziym

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İki denizi birbiri ile karşılaşacak (birbirine kavuşacak)
şekilde akıttı. İkisi arasında berzah (engel) vardır, ikisi birbirinin
sınırını geçemez (birbirinin özelliğini, düzenini bozamaz). O halde
siz (insan ve cin toplumu), Rabbinizin hangi ni’metlerini
yalanlıyorsunuz?

Recep ayının başlangıcında Peygamberimizin şöyle duâ ettiği rivayetler arasında yer almaktadır:

"Allahümme barik lenâ fi Recebe ve Şa'ban. Ve belliğnâ Ramazân."

“Ey Allah’ım! Recep ve Şabanı bize mübârek kıl, bizi Ramazana kavuştur.

(Hadîs-i Şerîf Ahmed b. Hanbel; Müsned, I/259 beyhaki şuabul iman 3/375 ; ebu neim,hilye 6/269 ; bezzar,müsned , 1/285)

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

“Muhakkak zaman Allah’ın yarattığı günkü şekliyle akıp
gitmektedir. Sene oniki aydır. Onlardan dördü haram aylarıdır. Bunlardan
üçü peşpeşedir: Zilkade, Zilhicce, Muharrem, bir de Cemâziyel-âhir ile
Şaban ayları arasında olan ve Mudar Kabilesi’nin ayı Recep’tir.”

(Hadîs-i Şerîf Buhârî, Ehâdî, 5, Tevhid, 24; Müslim, Kasâme, 29; Ebû Dâvud, Menâsik, 67; Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/37, 73)

Allahümme Salli ala Akli Küll Muhammedu Mahmdul Emin Bil Cebrail.

Yolculugumuza başliyoruz

Tabulari yikmaya Devam ediyoruz: Bu gece bizi izliyenler, bu
adam idiyot diyecekler, birileri hayir diyecekler, omu bumu, bir ileri
bir geri, bir eksik bir fazla, herkes diledigi gibi düşünmekde serbest,
kimsenin düşüncesine zincir vurmak, ne bizim derdimiz nede tasamiz.

Sizler ey müminler Receb üc aylar Allahin ayi diye oruca
ibadete sarilirken, ben bu gece, acdim 5 dakika kadar sex filmi baktim
ejekulation. Bütün nehirler bir yana akarsa dolar taşar, Allahin kücük
kainatinda yasasi, kan vücuda atar damarlarla ileri dogru akarken,
toplar damarlar geri dogru akar ve devir daim olur. ve sizler hepiniz
recep diye diye ibadete sarilirlrsaniz, bu nasil geri döncek, geri
döndüren gök nedir, en azindan bir irmak tersine akmali degilmi.
nasreddin hocaya sordular "herkes, biri o yanna biri bu yanna gidiyor,
bunun sebebi nedir" dediler oda dedi "Dünyanin dengesi bozulmasin diye ,
yoksa bir tarafa agdirir" dedi. kisa laf ile, bizim bu geceki olayimizi
nasuriddin rahmetli iki kelime ile aciklmiş oldu.

konumuza bir gif resimi yaptimki, ayni bu gece gibi, bir eksik
bir fazla, biri girince bir fazla bişeyler var sanki, o gidince bu sefer
eksik bişeyler var sanki , omu bumu artik siz düşünün.

Ve bu gün sizin sandiginiz gibi Recebin ne ikisi nede 3 ü,
bugün Receb 6 dedi amma, benim boyutumda. sizlerde receb daha yeni
doguyor olabilir. "bu ne demek bire sapik" diyecek yine birileri:

Bre ahmak: japonyada güneş kacda doguyor da, viyanada ise ondan
kac saat sonra doguyor? bu oluyorda, benim boyutumda Recep erken dogmuş
olamazmi. ve Gecen Çarşamba gündüz bir işden dolayi bulundugum
belediyeden şehire Gmünde indim ve işimi gördüm, alişveriş edip
dönüyorum, döner kavşaga geldim ve kavşakdan ben cikacagim, o sirada
Ketchup lakabli Receb isimli bir ilkokul arkdaşim var, o kavşaga girdi
ve selam diye şöyle bir el etti ve geciverdi . bende ona selam verdim.
ve unuttum ben bunu o gündüz gecdi gece oldu, gece saat üc falan oldu,
Hakdan varidat inmeye başladi, ve senin HIRAN canli, muhammedin canli,
Ademin canlida, Recebin canli degilmi? o Recebdi işde ve şöyle HIZLICA
dogdu ve hemen geciverdi, bu gece recebin 1inin gecesi hemen oruca niyet
et denildi, ve hemen koşdum bir fincan cay ekmek peynir yiyip perşembe
güne oruca niyet etdim. ve benim icin Perşembe günü, yani 16 Nisan günü
Recebin 1iydi, bu gün ise Receb 6 oldu, ve sizler o üc gün hikmetini
pas gecenlersiniz. siz uyanisiya sabah oldu , amma hak yerini bulsun
belki siz viyana konumundasiniz, ben ise güneşin ilk dogduyu yer japonya
konumundayim, o yüzden bana receb erken dogdu, siz yine bu üc gün oruca
niyet edip, sünneti yerine getiriniz.

Receb-i Şerîf’in birinci gününde oruç tutmak üç senelik, ikinci
günü oruçlu olmak iki senelik ve yine üçüncü günü oruçlu bulunmak bir
senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir
aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.” buyuruyorlar.”

(Camiu-s sağir)

Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.

[Gunye]

“Recep ayında sevaplı ameller kat kat sevaplandırılır . Günahlar da kat kat cezalandırılır. ”

Hadis-i Şerif

Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de
sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevap verilir.

[Miftah-ül-cenn e]

“Kim takva üzere Recep ayında bir gün oruç tutarsa, o oruç dile gelir
ve Ya rabbi bu kulunu afv-ı mağfiret eyle diye niyazda bulunur.”

Hadis-i Şerif

Kaynak: Ramuz El –Ehadis (Hadisler Deryası)

Gecen haftaki vaazimizda dedigimiz: abdestin bir hikmetide su
ile bedenimizin son halinin klonunu aldirmak icin, ve o halimizin
topraga kavuşmasi, ve ona göre, ya ceza yada mükafata kavuşmamiz icin
dir dedik. ve Bazi kendini akilli sanan ahmaklar diyorki: abdest diyor, o
gün arabistanda hava sicak, ve insanlar terleyip kokuyor, hemde
sicakdan pişiyor, hem bir serinlemek, hemde temizlik icindi diyor!
dikkaaaat, bre ahmak hadi abdest temizlik icin tamam diyelim, peki
cenaze niye yikaniyor? aaa koca ahmak cenaze az sonra topraga gömülcek,
kime temizleniveriyor o cenaze, kurd, yilan, cigan onu yerken,
igrenmesin terli diye pis diye, igrenmeden yesin diyemi? niye cenazeyi
yikiyoz demek yokmu? eger temizlik icin olsaydi, cenazeyi gömerdik
giderdi, topraga karişip gitcek demezmiydik haaa, bir tefekkür edin
Allah aşkina.

---oOo---

Samed demek: Allah Hiçbirşeye Muhtaç Değil, Amma Herkes O na (Allah) a Muhtaç dir demekdir.

Misal Peynir Yemek icin, Ota, inege, süte, sütü sagcak ciftiye,
onu satcak saticiya ihtiyac

ve muhtacken

Ben Allahdan gayri kimseye muhtac degilim Demek Ne Demekdir?

Bu sorunun Tassavvuf ilimince Cevabi:

"La mevcude illa Hu" hikmeti geregince, kainatta Allahdan gayri bir nesne yokdur.

Ve böyle olunca, Ot dada Allah var, Inekdede Allah sakli,
Süttede Allah gizli, Ciftcinin elinde kolunda da Allah var, saticiyada o
kudreti veren Allah iken, O zaman, Allahdan gayri bir nesne yokken, ben
süte muhtac degil, yine Allaha muhtacim, cünkü süttede Allah var. ben
yine inege muhtac degilim, cünkü inekdede Allah var,..

---oOo---

islamda cihadin yeri Nedir? Denilince

Cihad "cehd etmek" fiilinden türemişdir, ve cehd etmek demek "gayret etmek" demekdir.

'' Tebuk savaşından Medine'ye dönerken Hz. Peygamber sav. şöyle diyor : Küçük Cihaddan büyük cihada dönüyoruz.

Sahabeden(r.a) birisi soruyor : Ey Allahın rasulü Büyük cihad nedir?

peygamber efendimizde : nefisle cihaddır . Diyor ''

(Hadîs-i Şerîf )

Ve buradaki "nefisle cihad" i insanlar günah işlememek diye algilamişlar , dogrumudur?

Tilki Fitraten yani yaratiliş hikmeti geregi kümeslere girip
tavuk yumurta calar yine hirsizlik yapar ve tilkisinin karnini doyurmak
isteyen Rab, ariya bal yap diye vahyettigi gibi, tilkisinede cal diye
vahyetmezmi? "falan yerde yumurta var git onu cal" diye vahyetmezmi
sence bre ahmak, tilkiye kim söylüyor falan yerde kümes var, git tavuk
yumurta cal diye demek yokmu?

Bu insanlik beni yorar oldular, daha önce demedikmi gecemi
üstün gündüzmü, iyilermi üstün kötülermi yoksa, bir vakit gelir, gece
uzun gider karanlik ve zulumet galip olur, sonra döner gündüz uzar, yaz
olur ve, iyilik galip olur demedikmi, o zaman hayir ne? günah ne? sevap
ne? günahsiz kulmu olur bre ahmak.

Tilki eger calmayi biraktiysa, sen onu ev tilkisi yaptiysan,
Rabbimin ona koydugu hikmeti bozdun demekdir, tilki caldigi sürece
tilkidir, calmazsa ona tilki denmez artik.

Tilkinin calmamasi Fitratina ters.

Kandaki Akyuvar, Vücuda giren ve vücudu tehdit eden bütün
teröristleri, mikroplari ve nevisini öldürmekle sorumludur. ve cihad
vardir islamda peki ne zaman dedikmi işde burda: insanliga tehdit
oluşturan, ve Allahin koydugu fitrati bozan her kimse düşmandir, ve
düzeni bozan herkes teröristtir, ve akyuvarlarin onlari öldürdügü gibi,
teröristlerin, düzen bozanlarin öldürülmesi, hem vacip, hem farz, hem
fitridir.öldürmeyen akyuvar, vücudun hasta olmasina sebeb oldugu gibi,
düşmani teröristi öldürmeyen asker, haindir, ya o askerleri öldürüp
kurtarmak , yahut o vatandan atilmasi, vatan haini ilan edilmesi
gerekmezmi sizce?

ve cihad sadece tank tüfekle olmaz, Allah yolunda yapilan her
gayret cihaddir. sinegin karincanin kimildamasindan tut, arinin bal
yapmasina, inegin süt yapmasina, agacin meyva yapmasin kadar hepsi
gayret gerektirir. ciftcinin ekmesi bicmesi süt sagmasi gayret ister, ve
Allahin kullarina yapilan hizmet, yine tasavuf ilminde, hakkin hakka
hizmetidir. Heryerde Allah varsa, Allah ekdi, Allah bicdi, Allah yedi
olur.

ve vücudda bazi kabuk nevisinden şeylerde vardir, ve kepek
cinsi, ve onlar işde yenen yiyeceklerin posasidir, ve onlar teröristin
bir başka nevisi, onlar dişki olarak vücuttan atilirlar, vücutta
tutulmazlar, yine görev yapamayan akyuvarlar alyuvarlar ve ölmüşleri ,
işde sidik veya dişki olarak vücutan atilirlar, cihad meseleside budur.

---oOo---

Agnostik diye birşey cikmiş, bunu sadece bana ilham olunan
kadar biliyorum, araştirmadim ve araştirmayacagim şimdi, ve yani benim
anladigim kadari ile öylemidir böylemidir diye kararsiz insanlar grubu
yani felsefeciler, felsefi akim, aklicilik gibi birşey:

ve kainati alemin haritasi insan bedeninde neresi agnostikdir,
yani vücudun kantari neresidir, ve kantar tartarken işde, agirmi hafifmi
diye bir sallanir, bir oyana bir buyanna, ve başda yazdiigimiz ayette
gecen, ve insanligin diyod denen cihazi keşfetmesinin vacibi mutlaki
olan ayet, ve bunun dünyevi boyutu denizler arasina konmuş olan diyod.
ve diyor Rabbimiz "onlari saliverdik ve biribirine karişmazlar, ve
birbirinin düzenini bozmazlar" diyor. o zaman ey IşID ahmaklari, sen
kimsinde kafirleri bitirmeye kalkiyon, kafir biterse, gizli gizle
evlerde islam başladigi gibi, gizli gizli evlerde sakli zina edenler,
sakli icki icenler, sakli kumar oynayanlar türer. bunlardanda dahada
ziyade Allaha isyan edenler, şeytanlara tapanlar türer. gizli düşman
daha kötüdür, birak kim düşman kim dost bilelim.Bugün kafirde belli,
hiristiyanda, yahudide, münafikda, mecuside budistte, sen kimsinde
bunlari yok etmeye kalikyon. ve insanin günah işlemesi icin, o diyodun
öbür tarfina gecmsi yeter. ve diyodda cok ince bir katman vardir, ve o
katman elektrigin öbür tarfa gecmesine engel olur, amma öyle diyod
vardirki zehne diyod denilir, ve 10 voltage ceryan gelince, azicik
azicik sizdirmaya başlar ve volt yükseldikce, ceryen öbür tarafa akmaya
başlar, yani insanin günaha gecmeside böyledir, yani ben gece tercihimi
günahdan yana yaptim. işde evliya olsan, peygamber olsan, ferişdah
olsan, senin sinir aşmak gibi bir niyetin varsa, seni tutan yok,
gecebilirsin. amma işde orda devreye askerler girer, ve sinirdan
pasportlu vizeli gecenler ve tehdit iceren madde ve aygit taşimiyanlar
gecebiliyorsa, o zaman insan zaman zaman günah işler, beşerdir yani. ve
vücutta gözün bakmasi, kolun kalkmasi, ayagin yürümesi icin, enerjiye
ihtiyac vardir. ve senin evine gidecek lokmalarin riziklarin, taa
tarlaya ekilirken bellidir, ve o rizik senin ta kapina kadar gelir, ve
sen alirsin ve zamaninda yersin, ve sonunda sen zina ederkende zina
edecegin vakitki enerjin, yine hirsiz olan hirsizlik edecegi vakitki
enerjisi taaa bugday toprakda filizlenmeden belliydi, o zaman bu ilk
bugdaya kadar geri gidersek, yani ademdeki senin olan parcanda, senin
halin belliydi demekdir. ve vücdun kantari bir gram eksik tartmaz, tam
tartar ve sen elini kaldircaksan, tam kaldirirsin, yine gözün tam bakar
eger saglikli biriysen. ve eger kilic sallayip savaşiyorsan, yediklerin
enerji olur, ve kol kilic savurur durur, ve amma bir yerden sonra vücut
askerinin taşidigi rizik biter, ve yetiştiremez olurlar, ve artik kolum
yoruldu dersin, direncin biter, ve eger düşman hala tükenmemişse, bir
kilic darbesine karş koyamaz ve canindan olursun.

Yani agnostizim yokdur, Allahin yaratmasinda, öylemidir
böylemidr yokdur, yani ya vardir , ya da yokdur, ya iman ya inkar,
müminler ve kafirler,ve sonra yine münafiklar var, inaniyor gibi
yapanlar vardir, sonra müfsitler vardir, yani düzen bozanlar, sonra
hasedciler vardir, hep banacilar, başkasinda olanlara razi gelmeyenler,
sonra giybetciler vardir, yani kaypak diyodlar gel götür işlemi
yapanlar,... işde mikrop ve bakteri türleride, yine hastaliga ve vücüdün
düzeninin bozulmasina sebeb olanlarin türleride bunlardandir,

---oOo---

diyorki birisi: Dünyada birileri ekmek,
bal börek, BMW araba üstündeyken bir digeri, su bulamiyor, ne üstünü
yuyacak su, ne icecek su, bir sürü zehmetle su buluyor diyor ve bu
adaletmidir diyor?


Elcevap: bugün, Allah: "namaz kil" dedigi halde, erinen, su
soguk sicak diyen, vaktim yok diyen, yarin ölünce, ve sonra onun yeni
versiyonu insanda toplanip, meni olup dogarsa, ona ceza olarak, o
erindigi namaza karşilik, erinmeden yorulmadan yaşmak icin, caba gayret
icinde, bir sürü zahmetler icinde yaşamaya mecbur edilirki, ona o
erinmemesi, soguk sicak dememesi ögretilir. yoksa yine akillanip
ögrenmezse, bu sefer daha büyük belarla dogar o insan.

biride diyorki, hadi adem yasak meyvadan yedide atildi bu dünyaya ve cilelerine, peki hayvanlardan böcükler sürenenler niye bu haldeler? diyor.

Cevap: ayni durumu kiyas etemeniz cevap icin yeticekdir.
onlarda zaten o insanlarin cibilliyatlari halinde zaten. yani cehennemde
dünyada yaşanir olmuş, cennetde dünyada yaşanir olmuş velhasil kelam.
sanki burda cennette ömür boyu kalirimsanma ey insaoglu! cennetden adem
atilmadimi? senin yeniden atilmayacagin, cile dünyasina düşmeyecegin,
hangi kitapda yaziyor, adem atildiysa sen ben o yine cennet gibi hayatda
yaşasak, eger cennete layik olup adam olmazsak, bir dahaki versiyon
işde sana cehennem oluverir. velhasil kelam.

---oOo---

Ve cennet tasvirlerinde deniyorki: istedikleri herşeyi ellerini uzatip alicaklar deniyor ,

Ve bunu anlamayan insanlar öyle cem yilmazin filimdeki dalda sucuk misali zannediyorlar.

dedikya cennetde dünyada cehennemde dünyada kurulmuş, amma insanlar farkinda degillerki.

yani dün muhammedin döneminde kendine cennet ekenler, bu gün
cennet bicdiler, ve market sistemi diye bir sistem oluşdu dünyada, ve
markete gidiyon, ciftci ahmet amca bilmem adanada karpuz ekmiş ammave
kamyona yükleyip istanbula satmiş, istanbuldaki halk markete gidiyor, ne
ekiyor, ne biciyor, ne suluyor, ne gübre atiyor, elini uzatiyor, bir
kilo, iki kilo tartip, elini uzatinca alip geciyor,temsili misal: yine
fadime teyze başagacdaki inegeni sagmiş yarisini peynir etmiş, artan iki
kiloyuda süt kurumuna satmiş, onun süt gibi sütler toplanmiş, ve gelmiş
istanbulda ankarada, neyse sandiklida, afyonda markete, ve şeherli
Demet Akalin, HIRA bebek icin elini uzatiyor, ve hemencecik iki litre
mis süt alip geciyor, eeee nereee cennet o zaman. Ey cem yillmaz dalda
sucuk mu? markette sucukmu? önemli olan .

---oOo---

incilde gecen Baba Ogul Kutsal Ruh Demek, Baba Demek Peygamber,
ve ogul: kullar, ve kutsal ruhda: Allahmi kastediliyordur.ve sadece
isanin dogmasi ve isa icin degil bütün insanlik icinmidir?

Cevap: hayir hayir bu incilde sadece bir bölümdür, yine zeburda
bir bölümdür, yine tevratta bir bölümdür, yani aynen kuranda musanin
anlatilmasi, yine meryem suresi ibrahim suresi olmasi gibi, bir bölümdür
sadece. yani bütüne bakmayinca, parcalar bir anlam ifade etmez, bu
konuda yani, güneş olmazsa, dünyanin var olmasi, dünyadaki hayat
olmasina sebeb olmaz. yine ay olmazsa düynadaki hayat zorlaşir yine
jüpiter olmasdda aynidir, yanbi isa olmasa hiristiynlar diye bir grup
olmazdi degilmi, o zaman herşey babasina rucu eder, ve bizim üstümüzde
babamiz, onun üstünde onun babasi varken, isanin kitabi incilde gecen
baba, hangi baba acaba, yani babanmi, babanin babasimi, yoksa dedenin
babasimi, yoksa Hz ademmi, yoksa, iki cihanin sahibi muhammedmi, yoksa
onlarin meyvasi mehdimi? Burasi bir dahaki dersler icin tefekkür
konumuz.

---oOo---

Beni günahkar ilan edenler, siz melekmisiniz peki, bana
Allahlik taslayip o günah bu günah, Allahdan korkmuyorsunda, kuldandami
utanmiyon diyenler, sen bana Allahlik taslama yeter, oto kumandaya
gecipde, bana Allahlik taslayip, elime bicak, başima taş atmaya kalkma.
her koyun kendi bacagindan asiliyorsa, benim günahimi benimle Allah a
birak, seni ilgilendirmez, sen iyi müslümansan, sen melek gibi olda
görelim, evliya olda kapina varip elini öpelim, ders alalim. amma bana
ceza kesmek, ne senin, ne onun bunun, ne o hocanin ne bu şeyhin hakki.

---oOo---

Kainati rulo gibi dürcez ayetinin manasi tafsili manada Nedir?

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَوْمَ نَطْوِي السَّمَاء كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِ
كَمَا بَدَأْنَا أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُ وَعْدًا عَلَيْنَا إِنَّا
كُنَّا فَاعِلِينَ

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 104

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yevme natvis semâe ke tayyis sicilli lil kutub(kutubi), kemâ
bede’nâ evvele halkın nuîduh(nuîduhu), va’den aleynâ, innâ kunnâ
fâılîn(fâılîne).

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 104

Diyanet İşleri (eski) MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk
başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var
edeceğiz. Doğrusu Biz yaparız.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 104

Elcevap: insan kainatin acilmiş
hali, ve kainattan yani temsili misal, amerikadan gelen fistik,
afrikadan gelen mango, yenizelandadan gelen kivi, ve böylece toplanan
lokmalar, taşşakda yani, husyede meni olarak toplaninca, onu rulo gibi
dürmüş olunur, yani SIKIŞTIRILMIŞ kainat. yani insan ve tohumu bunun
tafsili manasida budur .

ve yine bitki ve meyva, dikince agac ve meyva olur, meyva
verincede icinde dürülür cekirdek verir. yani bu ayet her an olmakdadir,
yani biri sikince, biride dikince devamli hem acilip hemde
dürülmekdedir.

Allahin gücü yetiyormuymuş? yetiyormuş degilmi?

---oOo---

Gecenki vazimizdaki şinasinin şiir akimina
kapilipda asil görevini unutmasi bahsini alipda, yine kazi koz anlayan
ahmaklar diyorki, islamda şiir şarki yasakmidir diyor
.

Elcevap: a ahmak, islam dini cennette tuba dali var diyor, her
notayi calar durur diyor, yine kuran dönemindeki küfür iceren şiirlere
şarkilara karşi, en güzel frekansi olan, notasi olan şiir, ve şarki
halinde mucize ile indi, yine incilden bir bölüm şiir halindedir, yine
zebur şarkilardan oluşur, şarki şiir yasak olurmu, şeytani şarki ve
şiirler yasakdir, yoksa şarki ve şiir yasak degildir. yasak olsa
kasideyi büreydeyi nereye koycan o zaman, yani mümin şiir helaldir
serbestir yine, mümin müzik helaldir serbesttir. şiirin şarkinin mümini
olurmu demeyin, benim sözüm degil muhammed kasideyi bürdeyi yazan şaire
"senin şiirin mümin oldu şimdi" demişdir yani şiirinde şarkininda
şeytaninda mümin olani varmiş yani.

---oOo---

yardim kurumlarina kimse güvenmez oldu, cünkü milletin elindeki
parasina göz diken hainler türedi ve yardim ayagi ile milletten para
toplayip parsadani götürenler var, ve bu konuya, muhammedin cevabi:
hadisi aramadim amma şu manada bir hadis var, bulan acip okusun:

sadaka ve yardim etmeye en yakin akrabanizdan başlayin, sonra
en yakin ve en uzak komşunuzla devam edin (en uzak komşu kirk ev
ötesidir) ve herkes böyle davranirsa ve birinci elden yardim ve hayir
yaparsa, hem güven sorunu olmaz, hem mahalle kalkinir mahalleler
kalkinirsa köyler , köyler kalkinrsa şehirler, ve memlekletler ,ve
memleketler kalkinirsa dünya kalkinmiş olur, ve dünyada fakir koymamak
marifet degildir,

Cünkü bu düynain carkinin dönmesi icin birilerinin düyanin
cöpünü birlerininde yükünü taşimasi lazim, yani birileri cöpcü,
birileride kamyoncu minibüscü taksici olmasi lazim,...

---oOo---

Astral seyahete ve ufolara ve gelenlere gidenelere inanmayanlar var,

ben ismim gibi biliyorumki gidip gelinen bir yer var , amma neresi orasi ben dahi bilmiyorum,

astral seyahat vardir, ruhumun bedenimden, fiy fiy fiy ederek
bir metre kadar yükselip tekrar indigini bir defaya mahsus bizzat
yaşadim, ve inanmayanalara cevap: sen at eti, midye yemiyon diye midye
yenmez, at eti yenmez deme, birak at etini, eşşek eti sütü , timsah eti,
yilan eti yiyenler bile var, sen hayatinda tatmadin ve görmedin diye,
ne astral seyahate ne ufolara, nede gidip gelmeyi yokdur diyemeyiz,

Bunlar: tatmiş, görmüş, ve gidip gelmiş olanlarca bilinebilir,
ben, daha dün sayilir, tayyip diye birini, ne tanir duyar, ne
haberdardim, amma bugün başimiza, türklerin başina bela olasiya kadar,
kendini duyurdu tanitti, o zaman dünkü raşit, yani taayibi duymayan
raşit, tayip diye biri yok olamazdami demesi lazimdi, yoksa bekle
görelimmi daha güzel.

---oOo---

Kainat Dölveren yapidadir, yani devamli acilan yapidadir, yani genişleyen kainat

Süreyya kainatin hem bir ucunda hemde, dünyadaki süreyya
davulcuoglu gibi, burda yanimizda. ve kuranda tarik suresinde diyorki
işde

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَلْيَنظُرِ الْإِنسَانُ مِمَّ خُلِقَ خُلِقَ مِن مَّاء دَافِقٍ يَخْرُجُ مِن بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ

Sadakallahul Aziym Tarik suresi 5 - 6 - 7

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fel yenzuril insânu mimme hulık(hulıka).Hulika min mâin dâfik.Yahrucu min beynis sulbi vet terâib.

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

insan neden yaratıldığına bakmiyormu? Kuvvetle atılan bir sıvıdan yaratıldı. O sıvı, erkeğin beli ile burnu arasindan cikar.

Sadakallahul Aziym Tarik suresi 5 - 6 - 7

yani kainat omurilikte sakli, yani bir ucu kan gidince dikilen
zeker kemikleşen et, diger ucu burunda biter, yani kikirdak et halinde.
biri can veren, yani nefes alan yer, oksijen giriş cikişi, bir digeride
döl cikişi.

Sik yani yaraah dedigimiz yer, yani insani yeniden yaratan yer,
digeri hayy eden yer. ve doksandookuz esma bu zincirde biribirine
baglidir işde. Birini ders edip ögrenene, diger zincir ders olarak
okutulur ögretilir.

Rabbim Mehdi ve cemaatini, Rabbimizin güzel esmasini kendi iclerinde bulup, ögrenenlerden eylesin.

Amiyn

Elfatiha maassalavat.



أَأَللَّهُمَّ أَرِنَا الْحَقَّ حَقاً وَ ارْزُقْنَا اتِّبَاعَهْ وَ أَرِنَا الْبَاطِلَ بَاطِلاً وَ ارْزُقْنَا اجْتِنَابَهْ


''Allahım! Bizlere, hakkı Hak gösterip ona tabi olmayı, bâtılı da Bâtıl gösterip ondan yüz çevirmeyi nasib eyle..! '

وَآخِرُ دَعْوَاهُمْ أَنِ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîne,
Amiyn.
Elfatiha maassalavat.

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve

etûbu ileyk.

--OoO--

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 21 Nisan 2015 Salı

Original Kar©glan

Peygamberimizin Babası Abdullah Kimdir? - Kutlu Doğum Haftası (Kar©glanin 14.04.2015 Vaazi)

Peygamberimizin Babası Abdullah Kimdir? - Kutlu Doğum Haftası


(Kar©glanin 14.04.2015 Vaazi)

14 Nisan 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

قُلْ إِنِّي أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ اللَّهَ مُخْلِصًا لَّهُ الدِّينَ

Zümer-11

اتَّبِعُوا مَن لاَّ يَسْأَلُكُمْ أَجْرًا وَهُم مُّهْتَدُونَ

وَمَا لِي لاَ أَعْبُدُ الَّذِي فَطَرَنِي وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Yasin -21 - 22

أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

وَأَنْ اعْبُدُونِي هَذَا صِرَاطٌ مُّسْتَقِيمٌ

وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا أَفَلَمْ تَكُونُوا تَعْقِلُونَ

Yasin - 60 - 61 - 62


Sadakallahul Aziym Zümer Suresi 11 - Yasin Suresi 21 - 22 - 60 - 61 - 62

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Kul innî umirtu en a’budallâhe muhlisan lehud dîn. (Zümer Suresi 11)

İttebiû men lâ yes’elukum ecren ve hum muhtedûn.Ve mâ liye lâ a’budullezî fataranî ve ileyhi turceûn. Yasin Suresi (21 - 22)

E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş
şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn.Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun
mustekîm.Ve lekad edalle minkum cibillen kesîrâ, e fe lem tekûnû
ta’kılûn.Yasin Suresi (60 - 61 - 62)

Sadakallahul Aziym

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

De ki: "Muhakkak ki ben, Allah’a, Dindar ve ihlasli bir kul olmakla emrolundum."(Zümer Suresi 11)

Sizi Sorgulamayan, yani ne kazandiniz yani ahiret azigi olarak
ne ecir kazandiniz diye sizi sorgulmayan Mehdiye Tabi olun. ingilizcede
zamirler "He,She,her,him" ayni arapcanin benzer yapisinda ve o ayete
gecen "vehüm" yani ingilzcede "him" demekdir ve yani türkceside "O na"
demekdir Onlar demek degildir o cümlede ve mühtedün demekde: "hani sizi o
dogru yola cagiran mehdi varya, işde O na tabi olun itaat edin
demekdir." bu ayetin genel manasi.Yasin Suresi (21)

Ben Neden O na itaat etmek zorundayim derseniz: Cünkü dönüşünüz O nadir.Yasin Suresi (22)

yani önceki vaazlarda dedigimiz Muhammedin ümmeti olmak icin
onun cikdigi daga hiraya cikariz ve sevre cikariz ve onun dagi var,
herkesin bir dagi var. ve anneye vaaz olcak cocuk icin toplanan en saf
maddelerden meni üretilir, ve o menideki cocuk tohumunun, cennete, anne
karnina vaaz olmasi gecmesi icin, o son dag yani dikilimiş kalkmiş
zekeri tirmanmasi lazimki, annesine gecebilsin ve cocuk olup dogabilsin.

Sirat nedir köprü yani Cennete gecilen Köprü. Erkegin zekeri
babadan anneye gecilen köprü degilmi? cennet Analarin altinda, veya
ayaginin altinda ise, yani altinda alt kisminda, ferc uzvu rahmi ise,
yani zeker ona gecilen, cennete gecilen bir köprü degilde ne? ahmak
insanoglu! sen daha hangi sirat köprüsünü ariyon aaa ahmak. o köprü
kildan incedir diyor ve zekerden geciş yapan olmadigi zaman kapaninca
onun icinde borusu incecik bir cizgi gibidir amma, ondan sidik veya meni
gecerken o meni veya sidik gecicek kadar acilir.yani kildan ince bir
köprüymüş.

ve daha önceki vaazlarin sesli olaninda söyledik: muhammed
ümmmeti demek, onun dagina cikip onun dagindan inenler yani onun
zekerinden dökülenler onun ehli ümmeti demekdir, yani o zaman O ayette
gecen dönüşünüz onadirdan kasit, yani şimdi zamanin sahibi mehdidir ve
sizler eger onun ashabi(arkadaşlari) veya ümmeti iseniz, o zaman onun
dagina cikanlarsiniz, yani onun dagina cikmak icin, ona dogru geri
dönenlersiniz demekdir bu yani.

"Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza
dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir
düşmandır. Bize itaat edip tabi olunki bu sizi sirattan gecircek olan
yoldur. Sizden coklari, bunu anlamayan cibilliyatsizlardir, daha haala
aklinizi caliştirip kullanmayacakmisiniz." Yasin Suresi (60 - 61 - 62)

Sadakallahul Aziym

Ettehiyyatü Duası okunuşu ve anlamı



Okunuşu: Ettehıyyâatü lillahi vessalevâatü vettayibâatü

esselâmüaleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâatühüü

esselâamü aleynâa ve alâa ıbâadillâhis salihıyn

Eşhedü ellâa ilâahe illallâah

ve eşhedü enne Muhammeden abdühüü ve rasüülüh.

Anlamı: Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah'a mahsustur.

Ey şânı yüce Peygamber, selam ve Allah'ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun

ve selam bizlere ve Allah'ın sâlih kulları üzerine olsun.

Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur.

Ve şehadet ederim ki Hazret-i Muhammed Allah'ın kulu ve Resûlüdür.

OKUNDUĞU YERLER

Namazların her oturuşunda okunur.

İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana,

avucum avuçlarının içinde olduğu halde, Kur'ân'dan süre öğretir gibi teşehhüd'ü öğretti." "

Tahiyyât, tayyibât ve salavat Allah içindir. Ey Nebi, selam, AIlah'ın rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun.

Selam bizim üzerimize ve Allah'ın sâlih kulları üzerine de olsun. Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur,

yine şehadet ederim ki Muhammed AIIah'ın Kulu ve Resüludür."

Abd demek Kul demekdir yani "ahmet mehmet fadime fatma" Allahu
Teala, Peygamberin babasinin ismini öyle tesadüf eseri Degil, bizzat
bir hakikati, bir SIRRI gizli ve hafi bir bicimde haykirmak icin
Abdullah yapmişdir. Abdullah demek Allahin kulu demekdir. ve Muhammedin
babasi Allahin kullarindan bir kulmuş, ve bu da demekdirki, yani hem
ahmet, hem mehmet, hem kenan, hem ridvan, hem cebrail, hem Michael,
yani baba olan herkes, yani Allahin kullari onun babasiymiş. ve bizler
Muhammed ümmetiysek,yani hemde muhammedin yeni versiyonlari klonlari
isek, o zaman muhammed, hem ahmetten, hem mehmetten, hem tayfurdan, hem
ferdiden,... olma bir fatma, bir fadime bir ahmet veya mehmet,....
olabilir.

ve Bizler namazlardaki her tahiyatta Ettahiyatüyü okuyarak O
nun yani Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellemin, Allahin hem
Rasulu hemde kulu, bir abdi oldugunu ikrar ederiz, yani herhangi bir
kulu oldugunu ibraz ederiz, ve bunada şahid oldugumuzu söyleriz.

Hz. Peygamber; namazların sonunda daima oturmuş, ettehiyyatü'yü okumuş ve okunmasını ashâbına da emir buyurmuştur

(bk. Buhârı, Ezân, 148, 150; el-Ameli's-Salât, 4; Müslim,
Salât, 56, 60, 62; Ebû Dâvud, Salât, 178; Tirmizî, Salât, 100, Nikâh,
17).

Başka bir hadiste; "Namazı ben nasıl kılıyorsam siz de öylece kılın"

(Buhârî, Ezân, 18, Edeb, 27, Ahâd, 1) buyurulmuştur.

Öyle olunca her Dogan Muhammed dogar yani

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

"Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar."

(Buharî; Müslim)

Her dogan muhammed ise, bütüne dogru gitmek yöntemini kullanirsak bu bilgide, yani o zaman

Muhammedin babasi Abdullah demek, Allahin bütün baba olan
kullarina hasmiş ve bütün babalar muhammedin hem babasi, hemde onun
klonlariymişiz.

ve böyle olunca, muhammedin dogumunda hicri takvimi ele almak
demek, senenin her günü, her saati, muhammed doguyor , ve dogmuş demek
olur. o yüzden muhammedin dogumunu, öyle miladi takvimde, bir gün veya
bir haftaya hapsetmek zulumdur.ve ahmetler mehmetler fatmalar franzlar
her an her saatte doguyorsa, ve her dogan muhammed fitratinda doguyorsa,
o zaman, her an, her saat, ve her doganin dogum günü, muhammedin dogum
günü demek, ve o yüzden işde hicri takvim, dini hükümlerde, en itibar
edilcek takvimdir. ve hem manevi uhravi manasi, hemde fiziki boyutu,
hemde gizli icerikleri vardir onun cünkü. cünkü hicri takvim ile
hesaplaninca , ve ramazanin her sene on gün önce gelmesi demek, ramazan
yaklaşik 83 sene icerisinde bir defa tur atar, ve her aya gelir ,
sonra bunu 30 la carp senede bir belkide her güne, ve yine onuda 60 la
carp her saate, ve onuda 60 la carp her dakikaya gelir,... ve her an o
dogar ve dogmakdadir. ve onun dogumuda her gün her an her saat her
şehir her köy her vakittedir. öyle nisanda bir haftada degildir.

Peygamber Efendimize Sarımsak haram mıdır? Ey Allah’ın Rasûlü! diye sorunca

“Hayır fakat ben kötü kokusundan dolayı hoşlanmam. Cebrail ile Konuşuyor olmasaydım, ben dahi yerdim ” Buyurdular.

(Hadîs-i Şerîf )

Allahümme Salli ala Muhammedin, sahibul mahi

Allahümme Salli ala Muhammedun, sahibul meclis

Allahümme salli ala Muhammedun sahibus sohbet

Allahümme salli ala Muhammedun sahibul mürşid Cebrail Aleyhisselam

Yolculugumuza başliyoruz

Donunu toplayamayan ahmaklar, bize akil vermeye kalkar olmuş şu dünyada.

ve sogan sarimsak yiyenin yan tesirinden dolayi yellenmek
veya insan hali gaz yapanlari yiyince gaz cikişi afedesiniz osurmak
abdesti bozar .

Ebu Hureyre r.a dan Resulullah s.a.v şöyle buyurdu :

“ Herhangi biriniz hades ettiğinde - abdest alıncaya kadar - namazı kabul edilmez.”

Hadramavt’ten bir adam Ebu Hureyre’ye : Hades nedir ? Ya Eba
Hureyre, dedi. Ebu Hureyre : Sessiz veya sesli yellenmektir, dedi.

amma osurmaninda abdesti bozmadigi istisnai durumlar vardir:
yani bektaşi alevi namazi bunlardandir. yani osurdugunu unutupda
abdestim var diye iman edip, inanip öyle namaz kildinsa, ve vakit
cikasiyada aklina osurdugun gelmediyse, namazin sahihdir kabuldur, şayet
diger şartlarida uygun ise.

yine uyumak abdesti bozar

Ali b. Ebi Talib r.a dan Resulullah s.a.v şöyle buyurdu :

Gözler makadın bağıdır. Herkim uyursa abdest alsın.

amma uyumanin da abdesti bozmadigi haller vardir, yani uyurken
osurdugunu bilmezsin bazen, o yüzden uyku makada bagli diyor Hz Ali. ve
eger sen bir namazdan bir namazi bekliyorsan, şeytan aleyhillane
gelirki, seni abdestsiz namaz kildirmak icin gaflet basar, gözlerin bir
an kapaniverir. Hani mescidi Nebevide sünnet olan 40 vakit bulunmak icin
calişirken, bazen iki namazi yani, akşam girersin ve yatsiyida kilip
öyle cikarsin ya, hocalar ve kafile başkanlari böyle yaptirirlarya. işde
orda yatsi girmeden herkesi bir uhuvet ve gaflet basiverir, cünkü
şeytan abdestsiz namaz kildircak, ve maun suresinde gecen, miskin
kelimesinin manasi işde, miskin yani uyuklayan veya pinekleyeni
uyandirmayin yani "vela yahudzu" yani "ala taamil miskin"
o onun (miskinin pinekliyenin) taamidir gidasidir diyor cenabi mevla .
yani uyuklayani uyandirirsan akli karişabilir, birakin o kendisi
belinleyip kalksin, cünkü onun gözleri kapanir, akli ikinci namazdadir
zaten, kalbi ve akli uyumaz, ruhu uyku ile ciksada, bedenden irtibati
kesmez, o kücük miskinlik hali onun gidasidir diyor Rabbim. yani o
azicik uyuklama, onu kalkip kilacagi namzda dipdiri yapar.ve onda hem
şeytanin, hemde pinekleyen insanin gidasi vardir.

Katade dedi ki : Enes’ten işittim, şöyle diyordu :

Resulullah s.a.v’in ashabı uyurlardı da sonra abdest almadan namaz kılarlardı.

(Müslim : 1.c.376/125.n – Tirmizi : 1.c.78.n – Ebu Davud : 1.c.200.n)

Abdullah ibn Ömer r.a şöyle tahdis etti : Resulullah s.a.v bir
gece yatsı namazından alıkonuldu. Bu sebeple namazı o kadar geriye
bıraktı ki bizler, mescidde uyuduk, sonra uyandık, sonra tekrar
uyuduk, yine uyandık. Daha Resulullah s.a.v yanımıza çıktı. Ve şöyle
buyurdu : Bu gece yeryüzü ahalisinde sizden başka bu namazı bekleyen
hiç kimse yoktur.

(Buhari : 2.c.631.s – Müslim : 2.c.639/221.n – Ebu Davud : 1.c.199.n)

Enes r.a şöyle dedi : Resulullah s.a.v’in ashabı yatsı
namazını beklerken - oturdukları yerde - uyurlar bu sebeple başları
önlerine düşerdi. Sonra kalkar abdest almadan namaz kılarlardı.

(Ebu Davud : 200.n - Müslim : 1.c.376/125.n - Beğavi : 216-el-Mesabih)

Ebu Hureyre r.a den Resulullah s.a.v şöyle buyurdu :

"Gözlerim uyur fakat kalbim uyumaz."

(Ahmed : 2/251- 438 - İbni Hibban : 2124-el-İhsan - Albani : 3000- S. Cami)

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا فِطْرَةَ اللَّهِ
الَّتِي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَا لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ
ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ


Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Fe ekim vecheke lid dîni hanîfen, fıtratallâhilletî fataran
nâse aleyhâ, lâ tebdîle li halkıllâh, zâliked dînul kayyimu ve lâkinne
ekseran nâsi lâ ya’lemûn.

Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allah bu dini, dinin sahibinin Sureti üzre ayaga kaldircakdir,
Allahin Fitrati, veya Bu vechi ve sureti, insanlarin fitratina,
yaratiliş ve dogma fitratina koymuş, yan insan suretinde yaratir, islam
dininin sahibi muhammed suretinde yaratir, Allahin koydugu bu suret ve
fitrati, sakın ha iptal edip bozmayiniz, Bu din cünkü fitrat ile yani
yaratiliş hikmeti üzre (mehdi zamaninda ayaga kaldirilip zafer
bulcakdir) kiyam ve kiyamet ettirilcekdir, fakat insanlarin cogu bunu
bilemezler.

Sadakallahul Aziym Rum Suresi 30

ve Hiristiynlarda dogunca taufen etmek yani kutsal suyla
yikamak farz, bizde ise ölünce onu yikayip kefenlemek farz, ve ne
demekdir bu peki. ve daha önce dedigimiz gibi, senin üzerinden, pul pul,
her an, hücrelerin ölüp dökülmekde, ve yaşarken banyo ve abdest ile,
her animizin klonu alinmakda, yani son halimizi, biz beş vakit abdest
alarak, o berzaha, abdest suyu ile topraga göndeririz. ve topraga
karişan o parcalarimiz, eger biz iyi hal üzre isek, ya cennete yeni bir
anne ve babaya dogru yeniden rucu edip döner, yahutta cehennemlik ve
günahkar ve agir maddler halione gelmişse, dibe cöküp cehennemi boylar.
yada karişik kuruşuk işler yaptiysak, bir anne ve baba bulmasi, yol
bulmasi, bir süluk bulmasi, bir siratttan gecmesi zor olur. ve işde
hiristiyanlarda dogan cocugun vaftiz yapilarak klonu aldirlir. bizde ise
ölenin klonu aldirilir. ve toprak onun o, en son halini, ot gibi, bitki
gibi, meyva sebze gibi, bitirir ve onlar toplanipda, yedikden sonra bir
bedende yer bulursa, ve onlari beden secip meni haline getirirse, ve
babada etine tikine söz gecirebilen bir adamsa, iktidarsiz degilse, ve
birde eşi sevdigi veya, sevgilisi, ona cocuk dogurmak isteyeni varsa,
ondan ya evladi salih, yahut evladi zina olarak dogabilir. o yüzden
bizim abdestimiz, guslumüz, mühimdir. hiristyinlarinda cocuk dogdukdan
bir kac hafta veya kücükken vaftiz edilir o yeniden dogmak icin
mühimdir.

Wikipedia diyorki:

Vaftiz, kişinin alnını ıslatmak veya tüm vücudunu suya batırmak
şeklinde icra edilen bir dini "arınma" ve "yeniden doğma" törenidir.

İncil'in Matta Bölümüne göre (Matta 28:18-20) Mesih,
dirilişinden sonra ve göğe alınmadan biraz önce şöyle dedi: 'Gökte ve
yeryüzünde bütün yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları
öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un
adıyla vaftiz edin; size buyurduğum her şeye uymayı onlara öğretin. İşte
ben, dünyanın sonuna dek her an sizinle birlikteyim.' Diye geciyor.

ve papazlar her kliseye girişde, girenleri kutsal suyla
islatir, veya giren kkendisi kilse kapisinin yanidan duran suyla kendi
vaftiz eder kutsar, yikar yani islatir, vaftiz klonunu alma törenidir
halbuki amma, o bir aadet seremoni halini almiş, aslina uygun degildir.
bizde ise, beş vakit abdest ile, bizler cünüp ve hayiz lohusa oluncada
guslederiz, ve ölüncede cenazeyi yikar kefenleriz, ve onun son klonunu
örnegini topraga hemen kariştiririz, yani bedeni aslisinin tamaminin
cürüyüp karişmasi beklenmez.

Hristiyan inanışına göre vaftiz edilen kişi Mesih İsa ile
birleşmek istediğini ifade eder. Mesih İsa öldü ve tekrar dirildi. O'na
iman eden insanın eski günahlı hayatı ölür ve yeni kutsal bir hayat
başlar. Vaftiz töreninde eski hayatın gömüldüğü ve yeni hayatın
dirildiği simgesel bir anlamda gösteriliyor (bkn.: İncil, Romalılar
6:3-6).

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

هَلْ أَتَى عَلَى الْإِنسَانِ حِينٌ مِّنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُن شَيْئًا مَّذْكُورًا

إِنَّا خَلَقْنَا الْإِنسَانَ مِن نُّطْفَةٍ أَمْشَاجٍ نَّبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا

إِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا


Sadakallahul Aziym insan Suresi - 1- 2 - 3

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Hel etâ alel insâni hînun mined dehri lem yekun şey’en mezkûrâ.

İnnâ halaknel insâne min nutfetin emşâcin nebtelîhi fe cealnâhu semîan basîrâ.

İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiran ve immâ kefûrâ.

Sadakallahul Aziym insan Suresi - 1- 2 - 3

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

İnsanın üzerinden, henüz “anılmaya değer bir şey”
değilken,(anılmaya değer bir varlık olana kadar) uzun bir zaman
geçmedi mi? (ilk defa tek hücre olarak yaratılmasının
üzerinden,anılmaya değer bir varlık haline gelmesine, doğmasına ve
ona isim koyulmasina kadar geçen süre) .

Muhakkak Biz, insanı (iki hücrenin) birleşimi olan bir nutfeden
yarattık. Onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işiten, gören (bir
varlık) kıldık.

Biz O na yani insana, birde soyuna giden veya suyuna giden bir
yol cizdik, yani hidayet verdik, Fakat o yol onu, ya şükredenlere
götüren bir yol olur, ya da küfredenlere götüren bir yol olur. yani
sonunda, ya iman eden bir Baba ve Anneden dogar. yahuta, küfreden kafir
bir Baba ve Anneden dogar.

Sadakallahul Aziym insan Suresi - 1- 2 - 3

Sacmalamak Neden olur? deyince kücük bir kissa ile anlatalim .

Osmanlinin Son zamaninda, ilmi elimizden kaptirdigimiz avrupaya, ilim calip gelmeleri icin

Edebiyatci şinasi ve bir kac kişiyi yollarlar , fakat onlar
oraya varinca, onlar Avrupalilar salakmi onlari alip götürüp edebiyat
cöplügüne birakirlar, bunlarda edebiyat şiir ögrenip gelirler. padişah
ne ögrendiniz der ,avrupa da bu vardi derler, salak salak şeytanin
kullaklarini fisildadigi sacmaliklari söylemeyi ilim sayarlar, halbuki
tufaya gelmişlerdir. cünkü avurpa iyi tarafini saklamiş, kendilerinde
birakmiş, islamdan caldiklari ilim onlarda kalmiş, bizim ahmaklar,o fen
fizik, kimya teknoloji ilimleri yerine, şeytandan hallenmeyi sacma sapan
konuşmayi secmişler, haci arif beyler türemiş. avrupa amerika
elektirigi motoru jucagi icad etmiş, bizimkile haala failatün failatün
derdinde, koca ahmaklar. uzaya gitdiler bizimkiler haala futbol dizi
derdinde yine, bilgisayari interneti icad ettiler, bizimkiler
internette hava atmak, mevlana laflari ile, birbirine laf sokma
derdinde, o benim, bu benim, sarki benim, sayfa, telifmiş bilmem neymiş
davasinda adamlar. cep telefonu televizyon icad etdi onlar, bizimkiler
alamadim veremedim davasinda, adamlar ucak fabrikasi kurdu, bizimkiler
sakiz patlatmak derdinde, yani işde o zirtlayasica şinasinin yedigi
nane, haala üstümüzden kalkmadi, sacmalanirda, işde böyle sacmalanir.
yani sacmalamak: senin bir akima, ayni sel gelince sele kapilan bir adam
gibi, koministilik bilmem ne oloji akimlarina kapilvermen demekdir. ve
sen o akima kapilinca, sen sen olmazsin başlarsin onun bunun uşagi
olarak sacmalamaya,yani o yüzden Allah, salihlerle bereber olun
buyuruyor.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَمَن يُطِعِ اللّهَ وَالرَّسُولَ فَأُوْلَئِكَ مَعَ
الَّذِينَ أَنْعَمَ اللّهُ عَلَيْهِم مِّنَ النَّبِيِّينَ
وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاء وَالصَّالِحِينَ وَحَسُنَ أُولَئِكَ
رَفِيقًا

Nisa - 69

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ

Tevbe - 119


Sadakallahul Aziym Nisa - 69 - Tevbe - 119

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu
aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves
sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ.(Nisa - 69)

------

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve kûnû meas sâdikîn.(Tevbe - 119)

Sadakallahul Aziym

MEALi:

Kim Allah ve Peygamberlerine intika etmek isterse , o zaman o
kimseler üzerine Allahin nimet verdigi Nebilerle Sadiklarla dogru
kimselerle şüheda ile yani müslümanlarla yani teşehhüd edenlerle,
salihlerle ve iyilelerle birlikte olsunki, (yani onlarla takilirsa
dilinde sözünde fiilinde amelinde onlar olursa) , onlarda
nimetlenenlerden olmuş olurlar, ki onlar ne güzel refaktcidirler, yani
birlikte olunan kimselerdirler.(Nisa - 69)

Ey iman edenlere ittika edenler, yani onlara takilanlar ,
Sadiklarla iyi ve sadik dostlarla birlikte olunuz, onlarla (iman
edenlerle) SIKI arkadaş olunuz.(Tevbe - 119)

ve bu ayetler gösteriyorki iyi akimlarla iyi cereyenla, sakin
akan nehirlerle birlikte olan, onlarin nimetlerinden faydalanir, yani
namaz kilanlarin icine giden, bir gün namaza başlar, sofilerin icine
giden bir gün sofi olur, oruc tutanlarin icinde duran, bir gün orucun
hikmetini anlar, mesela mis parfüm dökünenin bile yanina varsan, en
azindan sendede mise ve güzel kokuya karşi bir sevda başlar, sende misci
kokucu temiz birisi olmaya başlarsin,

Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem

"Müminin yanina varan hicbir şeyinden istifade etmesede en azindan misk kokusundan istifade eder." buyurdular.

Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem

“İyi kimselerle arkadaşlık yapan güzel koku satanın yanında bulunan ve o güzel kokudan istifade eden birine benzer.” buyurdular.

“Temiz, faydalı iyi bir arkadaş, misk satan kimseye, kötü
arkadaş da körük sallayan bir demirciye benzer. Misk satan kimseden
sana zarar gelmez, bilakis ondan misk satın almak veya koklamak
gibilerle yararlanabilirsin. Demirciye gelince, elbiseni yakmak veya
kötü bir koku allmak gibi ancak zarar alırsın.”

(İmam Suyuti; Camiu’s Sağir Ve Tercemesi / Üstün Ahlak)

Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

“Kişi arkadaşının dini üzeredir. Kiminle arkadaşlık yapıyorsunuz ona bakın.”

o şinasi gibi şiircilerin ve, şeytanin ilham verdiklerinin
yanina gidersen sende şiirci cikletci baybaloncu olursun. berber ciragi
berberlige, dökülen saclari süpürmekle başlar, ve sonra usta traş
ederken traş ettiklerine baka baka, bir gün eline makas gecince, birde
deneme tahtasi bulursa, kalfaliga yükselir, ve artik yerleri süpürmez,
yeni cirak süpürür yerleri, sonra kalfikdanda gecip, usta dükkanda
yokken dükkana bakmaya başlayinca, ustaliga cikar, ve birgün gelen
müşteriler beni o ciraklikdan yetişen ahmet usta mehmet usta traş etsin
demeye başlarlar, ordanda gecince bir gün olur kendi dükkanini acar.
öyleyse iyilerle bereber olmak insani usta yapar. hemen ilk iki günde
usta olunmaz, belki önce yerleri süpürmek gerekebilir amma, sabredip
başaran usta olur. bizim ahmaklar gibi olursan, motoru icad edenlerle
birlikte olup motor yapmasini ögrencegine, gider şeytanin aylak
ahmaklari ile olursun, ve neymiş kahvede galatasaray fenerbahce kavga
edersin, o mac seyretmeye gidenlere, gel birde cemiye gidelimde, orda
bagirdigin gibi salavat getirelim, tekbir getirelim desek, on tanesini
bulamazsin, salavatida pisirik pisirik okur, tekbire dili varmaz, neymiş
utaniyormuş. lan daha demin galatasaraya gol atti diye, fenerbahceye
sahada küfür tezahürü yapiyordun, bagira bagira tekbire gelincemi
utancagin tuttu. işde bizim müslümanlar, iman itikad ilim akil yerine,
ciklet spor şiir dizi sinema secenler, birde bunlar cennet beklerler.
hani gecen bayram namaz kildiya ona o namaz bir sen yeter kayri cennetin
bir köşesi onundur gayri.hani gecen bayram kurban kesdiya, işde tamam
sirattan onunla gecivercek artik, vaaaay vay, ahmakligin ucu bucagi yok,
bunlarla bizi uyuttular şimdiye kadar. yani sacmalik akima kapilmakdir,
iyilere kapilan iyi sacmalilkar yapar, kötülere kapilan kötü
sacmaliklar yapiverir, sacmalamak kapildigin akimdan dolayi yaptigin
istem dişi hareketlerindir, senin olmayan hareketlerdir. asil olan akli
başinda bilincli hareket etmekdir. ne iyilerin ,ne de kötülerin akiminda
kumandasinda hareket etmekdir, özünü bulup özündeki iyiligi ortaya
cikarmakdir. iylerle beraber olunca sende özündeki iylige yani nefsine
ve rabbine erersin, sendeki rabbini bulunca, Allah senin özüne, mayana
ne saklamiş onu bulur, o cevheri zahir edersin.

ve reklamlarda Tokai cakmagi reklam ederken diyorki: cakar
cakmaz cakan yani yaniveren cakmak diyor. ve dedikki zeker demek sirat
köprüsüdemek erkek ile kadin arsindaki köprü demek dedik. ve

ilyas aleyhisselam ile idris ve hizir aleyhiisselamlar, işde
farkli cakmaklar, farkli zekerler. ve ilyas cennete girince bir daha
cikmaycan demiş. yani cakar cakmaz cakan cakmak vardirda, işde ilyas
cakmagi demekde, rahme dahil olunca, daha bir daha gidip gelmesi
gerekmeyen, ve yani sürtünmeye ihtiyaci olmayan zekerden ve rahimden
olan , ateşli kadin ve erkegin cocugu, yani girer girmez patlayan tüfek
gibi. ve ikinci olrak zekai veya zekair demek veya zülkarneyn demek işde
aklina bir şey düser düşmez onu anlayan kavrayan akil demek, yine Allah
Basir dir yani bakar bakmaz hemen herşeyini görüp biliveren göz, yani
göze o işik girince göz basiret ile göremn göz olur yani bakar bakmaz en
incesine kadar görür, hem zahirini, hem batinini hem atomlarini görür
hem fiziki bedenini yani, hani matrix filminde en son bölümde neonun
gözleri kör olunca, bu sefer onun gözleri öyle bir göz oluyorki artik
batinini görmeye başliyor ya, yani enerji boyutunu görmeye başliyor ya,
yine Alah Baki dir yani var olupda birdaha yok olmayacak olandir, artik
digerlerinide siz tefekkür ediniz.

ve atalar demişki testide ne varsa dişina o sizar, pekmez varsa
pekmez, su varsa su, katran varsa katran , yani testisine iyi şeyler
dolduran namaz abdest oruc sevgi ihlas gibi sevgi saygi güzel ahlaklar
gibi, yanina yöresinede onlari ögretir gösterir. o testi su testisi
oldugu gibi, erkegin testisleri, yani husyesinede iyi tohumlar
dolduranin, iyi soyu, iyi has cocuklari olur, iyi cocuklara baba olur,
kötü tohumlar dolduranin da kötü cocuklari olur yani kötülere baba
olur.veya kötü fiillerin amellerin babasi olur, onun elinden kötü
fiiiler dökülür.

Rabbim iyilerle beraber olup, testisine iyi şeyler dolduranlardan eylesin, mehdi ve cemaatini.

Amiyn


Elfatiha maassalavat.

Sübhâneke Allahümme ve bihamdik, eşhedü en lâ ilâhe illâ ent, estağfirullahe ve etûbu ileyk.


Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 14 Nisan 2015 Salı

Original Kar © glan

Maya - Mahi - Nisan Yagmuru - Çiğ Düşmesi (Kar©glanin 07.04.2015 Vaazi)

Maya - Mahi - Nisan Yagmuru - Çiğ Düşmesi

(Kar©glanin 07.04.2015 Vaazi)
07 Nisan 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَمَثَلُ الَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمُ ابْتِغَاء
مَرْضَاتِ اللّهِ وَتَثْبِيتًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍ
بِرَبْوَةٍ أَصَابَهَا وَابِلٌ فَآتَتْ أُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَإِن لَّمْ
يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ وَاللّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 265

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve meselullezîne yunfikûne emvâlehumubtigâe mardâtillâhi ve
tesbîten min enfusihim ke meseli cennetin bi rabvetin esâbehâ vâbilun fe
âtet ukulehâ dı’feyn, fe in lem yusıbhâ vâbilun fe tall, vallâhu bimâ
ta’melûne basîr.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 265

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Mü'minlerden, mallarını Allah'ın rızasını kazanmak ve
gönüllerinde olan imanı kökleştirmek için harcayanların durumu da, tepe
üzerinde olan bir bahçeye benzer ki, bol yağmur değince ürününü iki kat
olarak verir, bol yağmur yağmasa bile, en azından bir çisinti düşer de,
yine çokca ürününü verir. Allah tüm yapmakta olduklarınızı görendir.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 265

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال : قال رسول الله صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم :
« مَنْ جَلَسَ في مَجْلس فَكثُرَ فيهِ لَغطُهُ فقال قَبْلَ أنْ يَقُومَ
منْ مجلْسه ذلك : سبْحانَك اللَّهُمّ وبحَمْدكَ أشْهدُ أنْ لا إله إلا
أنْت أسْتغْفِركَ وَأتَوبُ إليْك : إلا غُفِرَ لَهُ ماَ كان َ في مجلسه
ذلكَ » رواه الترمذي وقال : حديث حسن صحيح

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kim bir mecliste oturur ve orada bir sürü faydasız ve mânasız sözlerle vakit öldürür de,
o meclisten kalkmadan önce,
Sübhâneke Allahümme ve bihamdike eşhedü en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyke:
Allahım! Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve hamdinle tesbih
ederim. Senden başka bir ilâh olmadığını kesinlikle belirtirim. Senden
bağışlanmamı diler ve sana tövbe ederim, derse, o mecliste yapmış
olduğu hataları bağışlanır.”

(Hadîs-i Şerîf -Riyazussalihin -829 veya 833 - Tirmizi)

Allahümme Salli ala Muhammedin, sahibul mahi
Allahümme Salli ala Muhammedun, sahibul meclis
Allahümme salli ala Muhammedun sahibus sohbet
Allahümme salli ala Muhammedun sahibul mürşid Cebrail Aleyhisselam

Yolculugumuza başliyoruz

Karakeçili yörüklerin tamamı yerleşik hayata geçerken, Orta
Asya’dan getirdikleri gelenek ve adetlerini yerleşik hayatta devam
ettirmişlerdir.

Bu gelenek ve göreneklere göre, hıdrellez günü doğaya hiçbir
şekilde dokunulmaz. Yani, odun kesilmez ya da hayvanlara zarar verilmez.
Çünkü doğa tüm canlıların evidir. Bu ev ancak ortak ve beraber
yaşanırsa güzelleşir. Hıdrellez doğayla olan kardeşliği bozma günü
değil, onunla dost olma, onun şifrelerini çözme günüdür.

Bilimadamlarına çiğ damlası ile nasıl yoğurt mayalandığı
sorulduğunda verilen cevap ise; sütün içinde zaten var olan yoğurt
bakterilerinin çiğ damlaları ile çoğalarak yoğurt olabileceğidir.

Gavur Küfürü: Hıdrellezden 10 gün öncedir Bugün içerisinde
özellikle uyulması gereken yasaklar vardır; çamaşır yıkanmaz, banyo
yapılmaz, ekmek pişirilmez un Çuvalına varılmaz varılırsa un böcesi
dürür diye bilinir. ve Hıdrellez 6 Mayıs ve gavur küfrüde 26 Nisan
demekdir.

Bu 26 Nisanda bütün firinlar ekmekciler uncular tatil edilmeli ve dünya Uncular ekmekciler günü ilan edilmelidir,

Ne demekdir bu Gavur Küfürü işde o bizim dedidgimiz Kiş
mevsiminin cikip baharin ve sicakligin galip gelmesi ve karanligin
arttik aydinlkiga yerini birakmasi yani küfürün galibeyitini birakip
yani zulumet ve karanlgin yani Kiş ve kötülügün galibiyetinin bitip
artik iyilik ve nur ve aydinlik ve imanin galip geldigi zmana girdigimiz
dönüm noktasidir. ve bahar yorgunlugunun gitmesi icinde"Gavurun
yengiliği bizim, bizim ağırlığımız gavurun olsun!” denir. ve bu mevsim
işde Çiğ Düşmesi ile belli olur. ve baharin girdiginin bir alametide
sabahlari Çiğ Düşmesidir. ve kafir Deccal aleyhillane iş de mevsimleri
bozduki işde bizim daha önceki vaazlarimizda dedigimiz nisanin ilk
yagmuru mayadir ve suyu maylaarki dünyamiz ölümden sonra yeniden dirilir
dedigimiz durumu bozmak icin, işde nisanda yagmur ve Çiğ Düşmesi yerine
kar yagiyor buz yagiyor. yani bu kafirlerin HARP denen bir merkezi
varki burdan dünyanin havasini oynuyor falan yer buz olsun kar yagsin,
filan yere yagmur yagsin diye oynuyor bu kafir. ve herkes agaclarini
bekler olmuş soguk vurmasin, üstüne kar yagmasin diye . ey insanlar
birlik olun ve o HARP denen merkezi gidip hep birlikte yikin, bu kafirin
zulumu insanliga hepimize, meyva olmazsa hepimiz zarar görürüz, yine
cok yagan yagmurlar bugdaylari kesdi, bugday olmazsa ac kaliriz. bu iki
... kafirin yedigi nane, oturdugu yerden dünyayi karişdiriyor, gidip
yikin o merkezi, yoksa daha sizin yiyecek ne meyvaniz olur nede
ekmeginiz kalir.

"bir kötülügü elinle düzletebiliyorsan elinle düzelt" dedi
muhammed eliniz kolunuz sag ve varken gidip yikin bu ..... cocuklarinin
merkezini, böyle iki .... cocugunun yedigi nane ile dünyamizin cekdigi
cileye bakin.


ve O maya icin rabbimizi o baştaki ayete diyorki şayet yagmur
yagmasa bile en azindan Çiğ Düşer diyor . bu Çiğ Düşmesi ilede yine
ekinler canlanir verim verir diyor. bu kafir öyle azili kafirki , omnun
bur harp teknolojisi ile yaptiklari sonucu Çiğ Düşmez oldu. anlayin ne
kadr bir azili kafir amaci gayesi? insan kendi soyunu bitirmeye
calişmaz, ve eger bu insan degilde şeytan ve enikleri ise, insana
düşman, ve insanlari ac koymak kendine muhtac etmek ve taptirmak icin
işde, dünya ekonomisini eline gecirmek, istedigne ekmek istedigine
petrolu pahali pahali satmak istedigini öldürüp istedgini hasta etmek
icin yine bütün saglik kurumlarini ve ilac sanayisini ele gecirmiş ve
yeni yeni mikroplar hsatlaiklar türetiyorki ve insanlarin soyunu
kurutmak icin ugraşan şeytan ve onun hizbi deccal ve hizbidir. bu
hizibin gizi ismi illuminati veya masonlar grubudur. tek gözlü deccal
kafiri. yani allahin güclerini ele gecirmeye calişiyor yani öldürürüm
drilitirim, yagmur yagidiririm kar yagdiririm, hasta ederim iyi ederim,
kimin kudreti bunlar: biz müminler bunlari Allah yapar diye bilirken, bu
kafir dünyadaki bu gücleri eline gecirip tanriligini ilan etmeye
calişiyor.

neyle yapiyor bu yagmur kar hikayesini: peygamberin
parmaklarindan 5 pinar gibi su akitmasi hadisini cözmüş, ve havanin
nemini kullanarak kar yagmur yagidiriyor ve nemi biten havadan da Çiğ
Düşmez oldu.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَاسْتَعِينُواْ بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَةٌ إِلاَّ عَلَى الْخَاشِعِينَ


Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 45

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne).

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 45

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ey mü'minler! Sabır ve namaza sarılarak Allah'tan yardım
dileyin. Bu tam bir sığınma duygusu içinde yürekten Allah'a yönelenler
dışında, herkes için zor bir iştir.

Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 45

ihram ve hac ne demekdir hic bir şekilde insanlara hayvanlara
bitkilere ve dogaya zarar vermemekdir o zaman ne demek olur arafat yani
işde havva anemizle adem atamizin ilk defa dünyada tekar buluştugu gün
hidrellezmiş ve türklerin atalari bilirki yukarda dedigimiz gibi

"hıdrellez günü doğaya hiçbir şekilde dokunulmaz.
Yani, odun kesilmez ya da hayvanlara zarar verilmez. Çünkü doğa tüm
canlıların evidir. Bu ev ancak ortak ve beraber yaşanırsa güzelleşir.
Hıdrellez doğayla olan kardeşliği bozma günü değil, onunla dost olma,
onun şifrelerini çözme günüdür"


Ve bu günü türkler bu ahlak ile yaşarlar, onlarda bir adet ve
gelenek görenek olmuşdur bu gün ve bu ahlak. ve onlar bilmezlerki bu
günün asli arafatdadir, ve o gün arafat daki ihramli olunan gündür ve
günlerdir. Ey insanoglu daha sizin dogaya hayvanlara bitiklere insalara
karşi ihram giyme vaktinitz gelmedimi! sizin hacciniz gelmiş derler ya
hani, sizin haccinizi gelmedimi daha.

Ve eger gece zamanla gündüze dönüyorsa, yine kiş mevsimi
bahara, ve yaza dönüyorsa, yine vücud denen fabrika yumurtayi sütü et ve
kasa döndürüyorsa, öyleyse demirin bakirin altina dönebilcegine şaşma ,
cünkü eski islam alimleri bunun ilmini bilirlerdi, ve bakiri altina
cevirebiliyorlardi. öyleyse kendini degersiz sanan ve ben niye dünyaya
geldim diye isyan edecek kadar zulme ugramiş mazlum insanlar ve
hayvanlar, bitikler olabilir, sizlerde mehdinin vaaz ve sohbetleri ile,
zaman gectikce eriyip, altin ve gümüş gibi degerli olan imana
erebilirsiniz, cünkü o mehdidir, hidayet rehberidir. ondan bu güzellgi
alamiyorsaniz bilinki zamani gelmemişdir, cünkü güneş bile hergün
yeniden doguyor yenidende batiyor, öyleyse yine her sene yeniden bahar
ve, yeniden yaz, yeniden sonbahar ve kiş oluyor, senden baharini
yakalaki, sonra sendede yaz olsun, sonra sonbahar ve kiş, dört mevsimi
yaşa. cünkü gecenki haftadaki vaazimizda rabbimizin buyurdugu
"sizi ondan (Toprkadan) yarattik yin ona iade edecegiz,
sonra yine ondan cikaracagiz sonra bunu tekar tekrar yapacagiz"

, buyurdugu ayet ile sen, bir bahardan bir bahara, ölümden sonra
yeniden dirilmeye, yeni bahara dogru yolculuk etmesini bil, eger gece
bile tekrar tekrar oluyorsa, yine yaz ve bahar bile tekrar ediyorsa,
sende ölünce yeniden dogabilirsin, sakin buna şaşma Allahu Teala "
vehüve ala külli şeyin kadir" dir.

Senin mundar dedigin kara sinek, dünyaya birmilyon gözle
bakiyor , sineklige eren birisi 1 milyon kişiyi ayni anda ayri ayri
görebilir , hepsi ayri ayri ne yapiyor bilebilir, onlarin yaptigi 1
milyon harekte karşi uyugun bir defans hareketini yapabilir, manevra
yapabilir.ve bizler gecern degimizi gibi dünyada iyisiyle kötüsüyle,
alimiyle zalimiyle müslümani ve yahudisi ile bir kartalin iki kanadi
gibi birlikte hareket edip semada ucanlariz,

"Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize,
günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı."


Kurandan bir ayet iken bunu bugün aradim, ve diyorki internet
ve google amca: bu Müslimde gecen bir hadisdir diyor. ve kudsi
hadislerin hepsi ayetdir hadis degildir. fakat kuranin neresinde yer
aldigi bilinmemekdedir sadece.

ve öyleki kara sinegin bir kanadinda zehir oldugu ve ve bir kanadinda şifa oldugu şu hadis ile sabittir:

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

"Sizden birinizin (yemek) kabına sinek düşecek olursa, onu
iyice batırın. Zira onun bir kanadında hastalık, diğerinde şifa vardır.
O, içerisinde hastalık olan kanadıyla korunur."

(Ebû Dâvud, Et'ime 49, Buhârî, Tıbb 58, Bed'ü'l-Halk 14; İbnu Mâce, Tıb 31, Nesâî, Fera' 11)

öyleyse sinek bile bir kanadinda zehir bir kanadinda şifa ile
dolaşiyorsa mehdi askerlerinin kanat kazanmasi demek, bu hikmete raam
olmasi demek, son 3 vaazi iyice sindiren bu hikmete kavuşur demekdir,
yani iki kanatli olmak, ve dogaya karşi ihramli olmak, iyinin yaninda
kötününde varligininin mucip olmasini bilmek demek, şeytan ve kötülerin
varliginada razi olmak, amma haddi aşanin haddini bildirmeninde
müslümanin üstüne vacip oldugunu, ve haccin ardindan kurban kesmenin
vacip oldugunu unutmamak ve onlarinda seyreltilip azalatilmasinin vacip
oldugu hikmetini anlamakdir .yani dogaya hayvanlara ihramli oldukda,
sinegi sen öldürmezsen seyreltemezsen, o da haddi aşar heryeri sinek
kaplarsa, sana yer birakmaz o zaman.yani gece gecede kalmaz, gündüz
gündüzde, insanlar hic ölmiyen diye ugraşmasin, amma öldükden sonra
yeniden dirilmenin yolunu arasin demekdir, bu mevsimler ve ve gece
gündüzün cereyan etmesi demek, ve yeniden dirtilmeyi Allahu Teala, Büyük
Kuran, kainat kitabina nasil yazdiysa, Allahin adetullahi öyledir,
ondan başka yolda aramayin demekdir bu.

ve sineklige ermek demek, dünyaya bir milyon gözle bakmak
demek, ve kafir deccal tek gözle dünyaya nasil bakiyor sanirsiniz, işde
şeytanliga ermenin ilk basamagi yine kara sineklikdir, amma iman yoksa
sol kanatta yer alir şeytan olursun ve ya onun askeri, yok iman varsa
sag kanatda yer alirsin ve melek olursun kovulmuş melek, ve Deccal ve
illimunatiler işde sinegin ve şeytanin sol kanadinda yer alanlar, yani
zehir kismi, ve müminlerden bu seviyeye cikanlarda işde sag kanatta yer
alanlardir, şifa kanadinda. yani mikroplar şeytan askerleri ve sol kanat
demek olur, ve onlara şifa olan bitkiler maddelerde melekler ve sag
kanat dmek olur. amma öyleki sinegin hangi kanadinda zehir vardir,
hangis sag sol bilinmez, cünkü her sinekde farklidir, sanmaki sag
kanadinda şifa var bir kandinda var amma sen ben anlayamayiz hangi
kanadi o, o yüzden muhammed sol kanadi battiysa saginida batirin degil,
bir kanadi battiysa diger kanadinida batirinda öyle yiyin dedi o
hadisde, yani belli degilmiş o şifa hangi kanatta yani. ve bu da demek
olur ki gecemi üstün gündüzmü sözüme ispat ve delil yani, iyilermi üstün
yoksa kötülermi, iyilermi yararli yoksa kötülermi, bunlar bir zaman
gelir gece üstün gelir, bir zaman gelir kiş iyice cetinleşip zemheri
olur, amma sonra döner yaz ve bahar, veya gündüz oluverir, o zaman kim
üstün Allah bilir.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّا خَلَقْنَاكُم مِّن ذَكَرٍ
وَأُنثَى وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ لِتَعَارَفُوا إِنَّ
أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ


Sadakallahul Aziym Hucurat Suresi 13

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Yâ eyyuhen nâsu innâ halaknâkum min zekerin ve unsâ ve
cealnâkum şuûben ve kabâile li teârefû, inne ekremekum indallâhi
etkâkum, innallâhe alîmun habîr(habîrun).

Sadakallahul Aziym Hucurat Suresi 13

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ey insanlar! Bakın biz sizi, bir erkekten ve bir kadından
yarattık. Sizi birbirinizi tanıyasınız diye, milletlere ve kabilelere
ayırdık. Şüphesiz Allah katında şerefli ve itibarlı olanınız,
yaşantısını, yolunu, yordamını Allah'ın kitabıyla bulmaya
çalışanlarınızdır. Çünkü Allah, herşeyi bilendir, herşeyden haberdar
olandır.

Sadakallahul Aziym Hucurat Suresi 13

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

Rabbiniz bir olduğu gibi, babalarınız, dininiz ve Peygamberiniz
de birdir. Arabın Aceme, [Arap olmayana] Acemin Araba üstünlüğü
olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur.
Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.

(Hadîs-i Şerîf, İbni Neccar)


Peygambermiz veda hutbesinde insanlari kardeş olmaya cagirdi :

Peygambermizin Veda Hutbesi:

"Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

"İnsanlar! bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu
aylarınız nasıl mukaddes ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl bir mübarek
şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınızda öyle mukaddestir, her
türlü tecavüzden korunmuştur.

"Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. Oda sizi
yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski
sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız!Bu vasiyetimi
burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan
kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

"Ashabım! "Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine
versin.biliniz ki faizin her çeşidi kaldırılmıştır.Allah böyle
hükmetmiştir.İlk kaldırdığım faizde Abdulmuttalibin oğlu (amcam)abbasın
faizidir.lakin ana paranız size aittir.ne zulmediniz nede zulme
uğrayınız.

"Ashabım! "Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler
kaldırılmıştır, ayağımın altındadır.cahiliye devrinde güdülen kan
davalarda tamamen kaldırılmıştır.Kaldırdığım ilk kan davası
Abdulmuttalibin torunu İlyas bin Rabia’nın kan davasıdır.

"Ey insanlar! "Muhakkak ki şeytan şu toprağınızda kendisine
tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir.Fakat siz bunun dışında ufak tefek
işlerinizde ona uyarsınız bu da onu memnun edecektir.Dinimizi korumak
için bunlardan da sakınınız.

"Ey insanlar! "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta
Allahtan korkmanızı tavsiye ederim.Siz kadınları Allahın emaneti olarak
aldınız ve onların namusunu kendinize Allahın emri ile helal kıldınız.
Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınlarında sizin üzerinizde hakkı
vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız yatağınızı hiç kimseye
çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize
almamalarıdır.Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize
alırsa Allah size onları yatakların yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa
hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir.kadınlarında sizin
üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini
temin etmenizdir.

"Ey müminler! "Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp
uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allahın kitabı Kur an-ı
Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.

"Müminler! "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman
müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir
Müslüman kardeşinin kanıda, malıda helal olmaz.Fakat malını gönül
hoşluğu ile vermişse o başkadır.

"Ey insanlar! "Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını
vermiştir.Her insanın mirastan hissesi ayrılmıştır. mirasçıya vasiyet
etmeye lüzum yoktur.Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise ona aittir.Zina
eden kimse için mahrumiyet vardır.Babasından başkasına ait soy iddia
eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle Allahın
meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın.Cenab-ı hakk bu gibi
insanların ne tevbelerini nede adalet ve şehadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar! "Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz
Ademin çocuklarısınız. Adem ise topraktandır.Arabın arab olmayana arab
olmayanında arab üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah
üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.Üstünlük
ancak takvada, Allahtan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız
Ondan en çok korkanınızdır. "Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir
olarak tayin edilse sizi Allahın kitabı ile idare ederse onu dinleyiniz
ve itaat ediniz. "Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba
oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. "Dikkat
ediniz!şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:Allaha hiçbir şeyi ortak
koşmayacaksınız.Allahın haram ve dokunulmaz kıldığı cani haksiz yere
öldürmeyeceksiniz.Hırsızlık yapmayacaksınız. İnsanlar "la ilahe
illallah" deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emr olundum.Onlar
bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar.
Hesapları ise Allaha aittir.

"İnsanlar! "Yarin beni sizden soracaklar ne diyeceksiniz?
Sahabe-i kiram hep birden şöyle dediler; "Allah’ın elçiliğini ifa
ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz,bize vasiyet ve nasihatte
bulundunuz,diye şehadet ederiz".Bunun üzerine Resul''i Ekrem Efendimiz
şehadet parmağını kaldırdı, sonrada cemaatin üzerine çevirip indirdi ve
şöyle buyurdu;

"Şahid ol Yarab! Şahid ol yarab! Şahid ol yarab!"

Allahim Bütün insanliga, kardeş olmayi ilham buyurup yaptirsin.

Amiyn

Elfatiha maassalavat.

Sübhâneke Allahümme ve bihamdike eşhedü en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyke.



Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 07 Nisan 2015 Salı

Original Kar © glan

Rızkın Onda Dokuzu Ticarettedir (Kar©glanin 31.03.2015 Vaazi)

Rızkın Onda Dokuzu Ticarettedir

(Kar©glanin 31.03.2015 Vaazi)

31 Mart 2015 Salı

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

مِنْهَا خَلَقْنَاكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَى


Sadakallahul Aziym Tâhâ Suresi 55

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Minhâ halaknâkum ve fîhâ nuîdukum ve minhâ nuhricukum târeten uhrâ.

Sadakallahul Aziym Tâhâ Suresi 55

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

sizleri ondan (Toprakdan) yarattik ve yine ona Torpaga iade
edecegiz, sonra yine ondan cikaracagiz, ve bu bir kere daha (yani
defalarca kerrelerce devam edecek).

Sadakallahul Aziym Tâhâ Suresi 55



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

كن شجاعا و التجارة. تسعة أعشار الرزق هي التجارة



Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:



“Cesur olun ve ticaret yapın. Rızkın onda dokuzu ticarettedir.”


(Hadîs-i Şerîf - Suyûtî, el-Câmi'u's-Sağîr, 3, 244)

(Said b.Mensur)

Allahümme Salli ala Muhammedin, Hüves Sahibul Kervan

Allahümme Salli ala Muhammedun,Hüver Reisul Kervan

Allahümme salli ala Muhammedun hüve sahibutticaret, failutticaret.

Yolculugumuza başliyoruz

Gecen haftaki vaazdan devam edersek demişdik ki insanin
hücrelri topraga karişir ve sonra eger onlar demir gibi agir
elementlerden oluşmuyorsa toprakda cözümlenen elmentlerimizi yagmur
inceltir ve onlari bitkilerin yemesini saglar, su yoluyla bitkiler
onlari yer ve onlar tekrar bitkide canlanir, sonra yine o bitkiler ot
ise hayvnlar yer, eger meyva sebze olduysa insanlar yer ve böylece
tekrar insan bedenine girmiş olurlar. işde bu bedendeki, o ahmetin
mehmetin maddelerinin toplanmasina haşr denilirki, ve bundan da öte, o
insanda meni haline dönünce, ve eger o erkek ise meni ,kadin ise yumurta
olur, ve sonra babadan anneye gecen, o en saf meddeler, sonra yeniden
dogacak cocugun ana DNA sini oluşturur. ve böylece ölmüş ahmet amca,
ölmüş fatma teyzenin hücreleri, o cocuk ile yeniden can bulur, hayat
bulur. ve bunun icin işde o namazlardaki tesbihat bölümünde tesbihatdan
sonra müezzinler amin demeden önce derlerki:

Allahümmehşürna fi zümretis salihin.

Allahim, bizleri: haşrolcagimiz yeniden toplanacagimiz, yani
bir bedende yeniden meni olcagimiz, sonrada cocuk olcagimiz zaman,
Bizleri Salihler zümresinde, yani Salih Kullarinin icinde topla,
haşreyle.

bu dediklerimizin ispati olan ayet ise işde başda yazdimgimiz Taha suresi 55 de gecmekdedir.

işde yine bahar geldi ve nisan giriyoruz yarin nisan, ve ilk
nisan yagmuru mayadir dedik, ve o yagmur, suyu ve topragi mayalayinca,
işde toprak canlanir dirilir, ve yeniden ahmetin, mehmetin, ibrahinin,
ismailin eski hücrelerine can verir. bakalikm bu bahar kimler kiyam
edecek. ve artik eskisi gibi ibrahim, ismail,ayşe, fatma isimleri konmaz
olmuş, ve viddirivizik isimler koyar olmuşlar, kim bu haşrolup yeniden
kiyam edenler o zaman acaba. iyiler bitti tekrar döndüde kötülermi
kiyam eder oldu acaba, ve bu dünyanin başindaki felaketler, bu önceki
ömürlerinde kötü ve kafir olanlarin yeniden dirilimesi sonucu onlarin
elektirigimi bu acaba, ve kafir deccal ve ordsdusu cerndeki atomu
SIKIştirmalari sonucu, herkesde bir enerji SIKIşmasi meydana geldi, ve
herkes o, ona beriki, berikine ya patladi, yada patlaycak durumda. a
ahmak kafir sen bunu yaparak hepimize zarar veriyon. elementlerin özünü
patlatcazda ilk patlamaya bakcaz derken bizlerin özünün onlar oldugunu
unuttular, ve olanlar ortada hepimiz patlaycak hale geldikmi? geldik.

Bir hiristiyan papaz dediki: televizondan duydum: Mezardaki ölüler diyorlarki "dün sizler bizdiniz veya bizlerdeydiniz, bu gün ise bizler siziz ve sizlerdeyiz."
yani bunun manasi dün bizler anne babamizin icinde ki yedigi ictigi ve o
cocuk olcak olan maddeler halin de onlarin icindeydik ve bugün ise
bizler dogduk ve şimdi ise onlar bizlerin icindeki maddeler halindeler.
ve bilmiyorum bu incilden bir ayetmidir, yahutta o papazin yorumumuydu
amma, bizim demek istedigmizde buydu bunu iki cümle ile aciklamiş oldu, o
papaz amca.

ve "Cennet Annelerin ayaginin altindadir." demek öyleki mesela
cebeci de oturan ahmet amca bir evin icinde o ev bir sokakda, sokak bir
mahallede, mahalle bir semtte, yani cebecide, cebeci anakarada, ankara,
ic anadolu bölgesinde, bölgeler ise türkiyede, türkiye asya ile
avrupanin arasinda bir yerde, asya avrupa kuzey yarimkürede, ve kuzey
ve güney yarimkürelerde dünyayi oluşturuyor , dünya güneşden sonraki
ücüncü sirada ,.... ve öyle ise seni doguran annen var onu dogurtan
baban var, babanin da bir annesi var, babaninda babasi, babaninda
babasi, babasi var, anneninde annesi, annesininde annesi, annesi, annesi
var . ve senin hücrelerinin döl olmasi icin ana hücren icin, DNA yapin
icin babana, ve fakat cocuk olcak parcalarin icin annene ihtiyacin, ve
annenin köyündeki kentindeki gezdigi topraklarin yetiştirdigi sebzeler,
meyvalar, etler, sütler seni meydana getirdi. ve ilk insan cennette halk
oldugu gibi, her dogan insanda yine cennetin şubesi olan anne karninda
meydana gelip halkolur. öyleyse senin cennetin önce annenin karniydi
sonra dogdun ve ahirete topraga dogru yol aldin, ve ölünce ya yeniden
yagnmura suya karişip, haşrolup bir bedende tekrar toplanip, belki
yeniden yarişi kazanip dogacan, belkide milyonda bir şansini kaybedip
dogamaycan, işde o senin yolu ögrenmiş olman, demek topraga karişinca
nasil yeniden bir anne ve babaya gidecgini ögrenmene bagli, eger
binlerce ömer, ali, varken yusuf, yakub varken bilmem sandra yoksa,
belki elli tane sandra varsa, anlaki sandra daha yolu tam ögrenmemiş zar
zor elli defa dönüş yapmiş, amma hz ibrahim binlerce, ve onlarin icin
yollar artik basit, bazisi sirattan yildirim gibi gecicek diyor, yani
babasi onun tohumunu öyle fişkirtcakki ta yumurtanin yanina varcak bir
hamlede yumurtaya girivercek ve yeniden dogacak, veya zayif olanlarin
bazisi icin, eger uzun zekerli baba olursa, taa firinin agzina kadar
götürüp birakirki, o döl yoksa hayatta başaramaz yarişi, ve böylece
Allahin zayiflarada rahmeti, uzun zekrli babalar sayesinde saglanmiş
olur, firinin agzina yani yumurtanin yakinina birakinca, gücsüzde olsa
yarişi kazanma şansi dogar, ve oda gücü yettigince yumurtay dahil olup
dogar, yani sirattan gecmek yani, sirati müstakim, yani işde o telef
olan milyonlarca döl, ve kazanan bir veya iki yumurta, ikiz veya ücüz
veya tek cocuk .

ve başka bir konuya girersek, müslümanlar kizilhaci düşman
bellemişler kizilhaclilarda müslümanlari düşman bellemiş, bu kadar ahmak
olmayin, allah aşkina ey müslüman sanane kizilhacdan, sanane onlarin
yardim kurumundan, senin kizlayinda calişanlara mingir vermesen bir gün
durmazlar, amma bu adamlarin kizilhacindakiler hepsi gönülü asker
itfaiyesi gönüllü asker,

sen koyuna et yedircen diye ugraşma, koyun et yemez, köpegede
ot yedircen diye ugraşma. O ot degil et ile beslenir , öyleyse insanlar
grup gurup, cibilliyat cibilliyat, ve ayni kazak dansi gibi, sag el sag
tarafa, ve fakat sol elde sag tarafa dansedilmez, ey kandini şeyh
sanan salak şeyh şamiller, cünkü kartal ucarken sag kanati saga acip,
sol kanadida saga acmaz, ahmak şamilleer. sag kanat saga, sol kanatda,
sola acilir. ve sag kanat sol kanat birlikte hareket ederse ucabilir
kartal degilmi? yoksa kanadin birinde ariza olsa, ucamaz. öyleyse, sen
niye hiristiyani yahudiyi bitirmeye kalkiyon, yahut ey israil köpekleri,
ey amerika siz niye müslümanlari yok etmeye kalkiyonuz, bu dünya da
insanlr kartalin, yahut şahinin iki kanadi gibiyiz, iyisiyle kötüsüyle,
alimiyle zalimiyle . Afedesiniz yeri geldimi, vakti geldimi erkegin
zekeri ayaklanip dikilmezse cocuk dogmaz, hep merhamet, hep yumuşak
olursan, zeker nasil kemikleşcek ahmak insanoglu, şeytan ve demir ve
kötüler olmasa, dünyanin siki dogrulmaz, ciplaklar olmasa şehvet kuvveti
hareket etmez. osmanlisida arabida, şarabida dansöz kullanmişlar şehvet
kuvvetini celbetmek icin, yani dogal viyagra, ahmak isanoglu ve
afedesiniz o gavur dediklerin sex filmi cekiyorsa bilki senin icin yani
zekerinni dogrultmak icin şeytan askerlerini yani şeytan silahlarini
kullanasinki zekerin demirleşsin egilmez bükülmez olsun dogal viyagra,
amma yan tesiri varmidir, vardir fazla alirsan gönül gözün kör oluverir.
Dün muhamedin ümmetinin korktugu sakindigi ciplaklik bile bugün serbest
olduysa, buna müsade edenin bir emgi icrati yokmu bunda ,

sen görüyon o ciplaklarida, Allah gözünümü yumuyor, sirtinimi dönüyor sanirsin, onlar soyunup sex filmi ceviriken a ahmak.

Tasavvufda Besmelenin Manası:

Tasavvufun bir ögretiside " La mevcude illa Hu" yani ondan gayri bir mevcudat, yani varlık Yokdur demekdir.

Bu seviyeye ulaşan bir tasavvuf ehlinin besmele ile varacağı mana:
mesela yemek yerken, peynir için kullanılan mana ile, O ndan gayri nesne
yok ise, peynirde de O vardır. ve yani onu yiyen kendinde (sendede)
onun ruhu saklıdır. Yani bir nevi Vahdeti vücut ve "enel hak" tezahürü
ile 'O' O 'dur zaten. o zaman, O'nu (yani peynir için, (peynirdede O
haliki zülcelal saklı) yine ellerimde onun eli, ondan gayri mevcudat
yoksa yine,

Yani o zaman geniş kapsam ile " O 'nu ,O'nunla , O'nun için , O' na,
O'nun ismi ile O'nlarla gönderiyorum" manası tezahür etmiş olur.

Burdaki onun ismi yani işde bu cümledeki besmele ile kasdedilen, ondan
gayri mevcudat yoksa:peynirde, ekemkde O ise o zaman onun ismi ile
demek yani Allahin ismiyle yani bismillah demek yine o peynir için,
onun peynir oldugu zaman, peynir ismi ile "O" yine O ' olan O'nun ismi
yani Peynir yerken onun ismi peynir olmuş demekdir. daha faza derin
gittikmi bu seferde çıkamayız bu kadar açıklama kifayet edecekdir
umarım.

Besmele Çekmeyi Unutursak Ne Dememiz Lazım

Ekmek Yerken, yahut elbise giyerken, veya işe başlarken, o
işin ketum, yani sonu kesik iş aş olmamasi için, her işin önünde
besmele çekmek sünnetdir.

insan hali hepimiz beşer şaşar olduğumuz için, olurda olur,
başinda besmele çekmeyi unutursak, ne yapmamiz gerektiğini,
Peygamberimzin dilinden şöyle açıklayabiliriz.

Peygamber Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem Buyurdular:

"Biriniz yemek yerken besmele çeksin. Şâyet yemeğin başında
unutursa, (hatırladığı zaman) 'Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî'
desin."

(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)

Ve Besemele Demek: "Bismillahirrahmenirrahim" veya kısaca söylenmek istenirse "Bismillah"

Kuran okumadan önce ise Allahu Teala istiaze etmemizi emrediyor, yani kuran okumadan önce Euzu Besmele çekmek Farzdır.

ve istiaze demek:

"Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim" Demekdir.

ve eger kısaca söylenmek istenirse "Esteuzubillah" Demek kifayet eder.

Kuranda istiazeyi emreden ayet:



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَإِذَا قَرَأْتَ الْقُرْآنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ




Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Fe izâ kare’tel kur’âne festeız billâhi mineş şeytânir racîm.

Meali:

Şimdi Kur'ân okumak istediğin zaman önce o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

Nahl Suresi 98

ve hal böyle olunca eger tevvhid kelimisinin manasini biliyorsak, allajhdan gayri hicbirşey yokmuş.

Ozamn bu sex filmi cevirenler allahdan ayri millet ayri bir
devletmiki .Yok eger allahdan gayri yok diye iman ettin ve la ilahe
illallah muhammedun rasulullah dedinse, bilki iyi ile kötü, aci ile
tatli, zalim ile hayirsever ayni dünyadayiz, ve bir kartalin kanatlari
gibi veya bir insanin iki kolu gibiyiz, bir tarafimiz hayra bir
tafimizda şer işlere yatkin halkolmuş. Dünyamizda bir tarafamiz geceye
bakarken bir tarafimiz gündüze bakmiyormuki, bir taraf kişken bir tarafa
yaz degilmi , sen bunu nikye anlamak istemezsin ahmak insanoglu,
kendini müslüman dinci sanan yobaz ahmak.

tarkan ne diyor "seni gidi findikkiran yilani deliginden cikaran. "

Bizim dinimizda ruhbanlik yokdur, muhammed evlenmiş cocuk
yapmiş. cocuk yaparken herhalde havuc kullanmadi degilmi. ve dedikKi
herkesin dagi var, ve muhammedin ise iki dagi var, hem hira hem sevr,
sonra medineye gidincede uhud dagina yaslanmiş, ve bu daglara cikmak
demek, onun ümmeti olarak dogmak demek dedik, nitekim arafata cikmakda
insan olarak adem soyu olarak dogmak icin lazim olandir dedik. ve bugün
parisdeki demir kulenin yapildigi veya acildigi günmüş, ve fransaya
gidenler ise nereye cikiyor, viledemir tiki demire cikanlar, yani demir
kimin maddesi, şeytan aleyhillanenin maddesi, ve şeytanin dogasinda yani
dünyamizda demirdan dag yokdu, ve onunda tiki yokdu, ve fransizlara
sonradan icad, demirden tik dikdirdiki, ona cikanlarda, işde egilmez
bükülmez, angut, tikinin dogrultusuna giden, şeytan enigi olarak dogacak
olanlardir. bunu anlamak ve kiyas yapmak bu kadar zormuyduda bana bu
edebsiz laflari döktürmek zorunda

birakdiniz. onada ihtiyac varmi? ve evet varmişki cenabi mevla
müsade etmişde, insanoglu icad etmiş. Allah, şeytaninda hakkini gözetir,
onuda yaratan o dur.

oysaki Allah, tik cinslerinden mehdi askerlerine tik cinsi
olrak havucu ikram etmiş, yani onunda demirden geri kalir yani yokdur,
demirden daha iyidir turuncu ve mehdi askerlerine özel, hak yapisi
saglam stabil, sert erkek gibi erkeklere özel. amma demir gibi degildir
zorlamya gelmez, şeytan tiklillerin krank mili kirdigi gibi, hassas
mehdi askerleride kirilir . muhamed ashabina ise kök tik cinsi misvak
vermiş hak teala

Ve görmezmisiniz bilmezmisiniz kuzeyde ilkbharken güneyda
sonbahar, kuzeyde yazken güneyde kiş olur, ve dedikki güneş olmak bile
nöbetleşe yapilan bir görev, öylese sen görmüyonmu, bahar sonbahar bile
nöbetleşe yapiliyor, bir kuzeydekiler,bir güneydekiler, sen niye
şaşarsin güneşin nönbetleşe olmasina, a ahmak adam. gece bile gündüz
ile nöbetleşirken sen niye şaşarsin güneşin nöbetle yapilan görev
olmasina.

ve internete bir yazi okudumki bir yabanci ülkeye gitmiş galiba
Diyorki :" o degilde kapali dükkan görmek beni cok üzdü" diyor.

ve bu sözden sonra dükkan acmaya karar verdim ve internette sayfama dün gece dükkan acdim.

ve ey insaoglu ben alip satip ticaret yapiyorum sizlerde yapiniz bu cark dönsün dünyanin carki dönsün.

ve ben peygamberimizin o kazancin 9/10 u ticarettedir hadisini
yaşamak icin, alip satmaya karar klldim, zaten herzaman aliyoruz amma
satmayada karar kildim kazanmak satabilmek önemli degil kendi capimda
satiyonmu satiyon hadis tezehür ediyormu üstümde ediyor, size yapmadanda
tavsiye etmiş olmadim degilmi.



Buraya Tikla ve ne sattigima bak

evet bizim oturdugmuz memlektte bircok dükkana kilit vurdular
cok üzücü, ve ben de biliyorum dah önce ki grafikcilerde dükkan
kapadilar amma ve ben grafik yaptim ve en sonunda icimde tefekkür
ediyorum, bu grafikler güzel oldu bunlari satsam diye düşünüyordumk,i o
sirada müzik dinliyon, ve bana gotyeyi acdirdilar ve diyorki, evet sende
paraya soyundun, artik senide tanimiş olduk diyor birileri,

eger bakkal amca bakkali kapatirsa, o zaman mahallende alip
satamazsin taa uzklardaki markete gitmek zorunda kalirsin, ve ben
avusturyaya geldigimde, bir levha cok dikkatimi cekdi, ve levhada
pension yaziyordu. normal bir evin duvarina pension diye levha asmişlar,
ve demekki gencken yapti evi, o zaman coluk cocuk dedi geniş ev yapti,
ve fakat coluk cocuk kendi evine cikince, koca ev kari kocaya kaldi,
herhalde, ve onlarda boş durmakdansa, burayi pension yapalim demişler,
ve ben zaten avsturya geldikden bir sene sonra evlendim, ve hanimi
avusturyaya getirince yine ayni öyle bir pension kiraladim ve balayimi
orda yaptim.

ve onlar gibi evinin boş yerini pension yapan, yahut bahcesinde
biberi var hepsini yiyemiyor, cikip satan, yahut evinin önüne tezgah
acan, yahut tarhana corbasi kardi, bir guşane fazla kardi, onuda satan
dedi, yine bir tane inegi var, sütü artiyor, bir litresinide satti, yani
tavugu var üc beş, yumurtanin fazlasini bakkal amcayla degişdi takas
yapti, işde bunlarin hepsi helal yoldan ticaretdir, ve yalanci reklam
yapmadan, kimseyi kaziklamadan, başkalarinin müşterisini ayartmadan,
dogru dürüst, kendi capinda yapilan her ticaret helaldir, makbuldur. ve
Allah katinda elbette üstün olan ticaretdir, ve ey insanoglu cesur
olunuz kendinize ek masraf yapmadan yapabilceginiz ticareti herkes
yapmaya calişsin elbet muhamedin sözü hakdir. becerebilen ilerletir,
hirslanmadan büyük işlere gecebilir

bu cark dönsün kapanmasin dükkanlar, üzülmesin insanlar, hayalet köylere dönmesin memleketler.

ve bahar vakti mülayim olma vakti dedik kötülükleri iyiliklerle
salma vakti dedik. birakin artik şu savaşlari. ve eger caldin kesmedi ,
dürttün gecmediyse birakivercen artik. ve Tayyibe saydik sövdük bu adam
vatani satiyor dedik dedik kimse anlamadi, artik caldim kesmedi dürttüm
gecmedi birakdim artik neresi ne olcaksa olsun, vatanimi saticaklar,
donunuzumu saticaklar namusunuzumu saticaklar bakalim görelim ne olcak.

Türkiyeyi polis devleti etcen diye ugraşiyor.

insan bedeni kainati alemin haritasi ve vücdun dört grub askeri var:

1 - Kandaki alyuvar akyuvar, bunlar aynen bir vatani bekliyen ve savunan askerler gibi.

2 - harama bakmamak icin ve küfretmemek icin haram yememek zina
etmemek icin kendini tutmanda kullandigin askerlerin var bunlara vicdan
askerleri deniyor ve vücudun asayişinden sorumlu yani aynen polisler
gibi.

3 - Cişin , kakan geldiginde tuvalete gidesiye kadar tuvaletini
tutmak icin kullandigin askerlerin var, yani dünyadaki zabita ve gümrük
memurlari gibi.

4 - Oruc tutarken kullandigin helal olanlari frenlemende
kullandigin sabir melekelerin var, bunlarda alamanca wachter denilen
koruma poliseri gibi.

eger sen kandaki alyuvarin görevini vicdana verirsen, vicdan
askerleri bu vatana yani bedene giren mikroplari, vicdani caliştirarak
bu vatandan kovabilirmi, bibbiiiiip tayyip bibbiiiiip akp, bu devleti
sen niye polis devletine döndürmeye calişiyon bibbiiiiip
bibbiiiiip.bibbip yazisim korktugumdan degil freni kullanmak istedigim
icin.

daha fazlasini siz tefekkür edin artik.

Rabbim Mehdi cemaatini ahmaklikdan ve ahmaklarin şerrinden emin eylesin

Amiyn



Elfatiha maassalavat.

Kar©glan

Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 31 Mart 2015 Salı

Original Kar © glan

Rıdvan Biatı ve Dünyada Cennetle Müjdelenen 10 Ashabi Kiram (Kar©glanin 24.03.2015 Vaazi)

Rıdvan Biatı ve Dünyada Cennetle Müjdelenen 10 Ashabi Kiram


(Kar©glanin 24.03.2015 Vaazi)

24 Mart 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا

وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ وَاصْبِرُواۜ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَۚ

وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ خَرَجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بَطَراً وَرِئَٓاءَ النَّاسِ

وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَاللّٰهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُح۪يطٌ

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 46 - 47

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe
rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn.Ve lâ tekûnû kellezîne haracû
min diyârihim bataran ve riâen nâsi ve yasuddûne an sebîlillâh , vallâhu
bimâ ya'melûne muhît

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 46 - 47

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim

Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin.
Sonra gevşersiniz ve gücünüz, ve Ruh eşiniz cekip gider. Sabırlı olun.
Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.

Allah yolunun açıklarını çatlaklarini (Hatlarini) hedef alipda
Evlerinden yurtlarından çıkanlar gibi olmayın. Allah kimin hata
yaptığını en iyi bilendir.

Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 46 - 47



Kim müezzinin okuduğu ezanı dinler de tek ve ortağı olmayan
Allah'tan başka hiçbir ilahın bulunmadığına, Muhammed aleyhisselamın
O'nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet edip

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

عن أبي سعيد الخدري قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

من قال رَضِيتُ بِاللهِ رَبَّاً وَبِالإسْلامِ دِينَاً وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَسُولا ً

وجبت له الجنة

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem Said El hudriden Rivyetle buyurdular:

Kim " Rab olarak Allah'ı, Peygamber olarak Muhammed'i
(sallallahü aleyhi ve sellem) ve din olarak İslamiyeti seçip, razı
oldum, derse günahları bağışlanır.

(Hadis-i Şerif Müslim)



Rıdvan Biatı’nda bulunanlar hakkında Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

“Rıdvan Biatı’nda ağacın altında bey’at etmiş olanlar Ashab-ı Şecere’den hiç kimse ateşe girmez” buyurdu.

(Ebu Davud 4653, Tirmizi 4113, Müslim 2496/163)

Peygamber efendimiz tarafından Cennet'e girecekleri dünyadayken
müjdelenen on Sahabi (Peygamberimizin arkadaşı). Aşere-i mübeşşere
şunlardır: Hazret-i Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talha, Zübeyr,
Abdurrahman bin Avf, Said bin Zeyd, Sa'd bin Ebi Vakkas, Ebu Ubeyde bin
Cerrah (radıyallahü anhüm).

Ahmed bin Hanbel'in Müsned'inde bildirdiği hadis-i şerifte
Peygamber efendimiz buyurdu ki: "Ebu Bekr Cennet'tedir. Ömer
Cennet'tedir. Osman Cennet'tedir. Ali Cennet'tedir. Talha Cennet'tedir.
Zübeyr Cennet'tedir. Abdurrahman bin Avf Cennet'tedir. Sa'd ibni Ebi
Vakkas Cennet'tedir. Said ibni Zeyd Cennet'tedir. Ebu Ubeyde
ibn'ül-Cerrah Cennet'tedir."

Muhammed aleyhisselamın ümmetinin en üstünleri O'na iman
ederek, mübarek yüzünü görmekle şereflenen Eshab-ı kiramdır. Eshabın da
en üstünleri Hudeybiye'de Resulullah efendimize biat edip söz
verenlerdir. Bunların da en üstünleri Bedir Savaşında bulunanlardır.
Bunların da en üstünleri ilk Müslüman olan kırk kişidir. Bunların da en
üstünleri Aşere-i mübeşşere; bunlardan en üstün olanları da, Hulefa-i
raşidin yani dört halife olup, üstünlük sırasıyla hazret-i Ebu Bekr,
hazret-i Ömer, hazret-i Osman ve hazret-i Ali'dir.

Gecenki vaazlarimizda anlattigimiz, insanin insan olmadan
önceki hallerinden birisi de, yedigimiz bitkilerdir. ve insan onlari
yiyince, onlar bedende insan olacak olan tohum, yani meni haline gelir.
ve onuda anne rahmine vaaz edince, insan olarak halkolur. öylese işde
bu cennetle müjdelenen 10 ashab demek, ve onlarin bitki halleri demek,
yani onlar daha dünyadayken ateş görmeyen bitkiler halinde diye daha
önce anlatmişdik. ve yukardaki hadis bunun ispati ve delili olan
hadisidirki, o şecere ateş görmez demişdir muhammed mustafa. peki bunlar
nelerdir, bunlar: karpuz , kavun ,hiyar,marul,turp,... tamamini bende
bulamiyorum bilemiyorum, allah aşkina, bilim adamlari bunu test
etsinler, hangi bitkiler pişirilince eger yarar yerine özelligini
kaybediyorsa, işde o 10 bitki ve yiyecek onlardir yani.

Çiğ sebze ve meyvelerin hazmı kolaydır ve sağlıklı beslenme
için yeterlidir. Meyve ve sebzelerdeki su, organik asitler, vitamin ve
mikro-elementler vücut için arındırıcı ve şifa vericidir. Tüm bu
maddeler, meyve ve sebze çiğ olarak yendiği zaman kıymetli olur.
Pişirilen sebze ve meyveler, suyunu, organik asitlerini ve
proteinlerindeki doğal yapıları kaybederek vitaminlerden yoksun kalır.
Kısacası, canlı olanlar can verirler. Mesela, domates veya ıspanak
suları çiğ olarak tüketildiği zaman vücudun kireçlerini temizler,
kansızlığı düzeltir, hastalıklara karşı direnci arttırır. Domates çiğ
yendiğinde kemik erimesini ve hatta kanseri önler. Fakat pişirildiğinde
içerdiği oksalasid zararlı hale gelir, kireçlenme, damarlarda daralma,
kansızlık, böbrek ve safra taşı yapar.

işde bu 10 aşerei mübeşşere ismi verilen 10 Ashabin bitki
halindeki cibilliyati olan bitkiler pişirilmeden tüketilmesi gereken
bitkilerdir, her kim bunlari pişirise, hem o ashabi kiramlara zuilmetmiş
olur, hemde kendi bedenini harap etmiş olur, cünkü o bitkileri
pişiripde tüketirse, kendine fayda yerine zarar vermiş olur, velhasil
kelam.

ve Bu Ashabi kiramin özelikleri, yine anlattigimiz burclar
meselesindeki, şahid ve meşhud burclar kisminda, işde Muhammed
Mustafanin zamaninda dogan, ve fakat O (Muhammed) aydinlik Yani Güneş
yani, sicak ve Bahar yaz ve aydinlatici burc olmasina ragmen, onlar (10
Ashab) sanki karanlik yani soguk ve kiş tabiatli olup, yani onun
zamaninda dogmalarina ragmen kişin dogmuş olan, veya onun zamaninda
meşhud olarak dogan, ve fakat buna ragmen Muhammedi bilip, ona tabi
olup, onu ölümleri bahsine bile olsa terketmeyenlerdir.yani yazin
yenilen kiş ve soguk tabiatli bitkiler gibi yani, tabiati soguk ve
serinletici, ve soguk ve serin demek kiş demek, kiş demek güneşden uzak
olmak demek, ve o ashab güneşden, yani Muhammedden uzak olmalarina
ragmen, muhammmede yani, güneşimize baglanmiş olan 10 gezegeni temsil
ederler, 2 taneside güneşin yanindadir, digerleri ondan uzak toplam 12
burc ve 12 gezegen ve birde dünya ve ay var.

ve başta yazdigmiz ayette ne buyuruyor Rabbimiz: islamin
açiğini çatlağini arayipda, ordan islama saldirmaya kalkan ahmaklar gibi
olmayin diyor. yani sanki hiyari ateşe sokunca o ashabi yakmişmi olcak?
gecen dedik yani zeker ve rahim: Rahman ve Rahim olan Allah demek dedik
yani anne ve Baba dedik. ve bir tane ahmak kendi Zekerini (sikini)
kesmiş, güya sanki Rahmani kesmiş olcak, a ahmak sen kendini
cezalandirdin, senin Zekerin (sikin) eksik oldu amma, Allahin binlerce
mümin kulu, binlerce yarattigi hayvani, bitkisi var, maddesik var,
hepsindede rahman da var rahimde var, sen Zekerini (sikini) keserek
ancak kendine azap etmiş olursun, yani sanki sen mesela newton yasasini
tersinemi cevirevercen, a ahmak kafir, senin zararin sana. yemeyiver o
zaman o bitkileri, ve senden dogcak cocukda, kanadi kolu eksik olsun o
zaman. Bu Rabbimizin kainata koydugu bir yasa, sen onu
degiştiremezsinki, ahmaklik etmen ancak, kendine zarar verir, müminlere
degil.

Sual: Cocuk Rizkiyla gelir diye bir Söylem var Dogrumudur?

Cevap: Başimizdan gecen bir kissa
ile bunu aciklayacagiz. Biz Ekmek fabrikasinda calişirken benim ögle
vakti 10 dakika molam var ve ben 5 dakida lavoboya gidip abdest almam
ve diger 5 dakikada da namazi farzlamam lazimki, hemen lavobaya gitdim,
ve öglen namazini kilmak icin abdest almaya calişiyorum. ve muslugu
bolca actim, ve su hizli ve bol akiyorki, hizli su ile, hizli abdest
alabileyim, yoksa yavaş yavaş akan su ile, ancak yavaş abdest
alinabilir. ve abdesti aldim, ve tam ayaklarimi yikayacagim, Michael
isimli bir iş arkdaşimda, işi paydos etmiş, evine gidecek, giyincek
elini yüzünü yikiyor diger lavoboda. ve benim abdest aldigimi ve suyuda
öyle cok actigimi görünce dediki: "Bütün Yollar Viyanaya cikar "dedi.
Yani bence diyorki "ne acele ediyon böyle suyuda sona acipda, hepimizin
yolu Allaha gidiyor" diyecek yani, Hz. Mikail aleyhissellam, onun
dilinden bana sesleniyor.

Mesala şimdi baban para verdi, ve kahvalti icin git ekmek
peynir al gel diye. ve gittin aldin geldin ve annen kahvalti hazirladi,
cay, peynir, ekmek, recel neyse yedin kahvaltini. ve Baban sonunda
elhamdülillah dedi Rabbine şükretti, sende dedin ve Allaha teşekkür
etmiş oldun. peki burada Babanin hakki nerede, o parayi Baban verdi,
baban nerden kazandi verdi, calişdi yoruldu kazandi geldi o paradan
verdi, peki babana kim verdi, onu patronu, onun patronuna kim verdi,
neyse bu devam edip gidiyor,.... ve sonra Annen hizmet etdi sofra
hazirladi, ve sen yine ekmegi cignedinde yuttun, böldünde yuttun,
dişlerin hizmet etdi, yine ekmek dilimlemek icin Annen bicak kullandi, o
bicak nerden geldi, pazardan, pazara nerden geldi, bir bicak yapicidan,
bicak yapici, o bicagi yaptigi demiri nerden aldi, bir celik
fabrikasindan,ve orda ve ordan ötede yine binlerce insan hizmet ettimi?
ettiki, ve sen bunlarin (Bu Hizmeti gecenlerin) hepsine teşekkür etmek
icin, sadece elhamdülillah dedin, ve islamda bu yeterliymiş. öyleyse,
senin bir elhamdün, öyle olmaliki, bu hizmeti gecen bütüüüün, Hizmeti
gecen ve Allahin tecceliyatgahlari olan, insan, bitki, hayvan ve
maddelere teşekkür etmenmiş. ve öyle insanlar varki, bu kadar hizmetli
onun icin hizmet etmişken, o elhamdüyüde söylemiyor. ve dost tv deki
hocanin birisi diyorki: evet ekmegin yapilmasinda ahmet, mehmet, bilmem
ciftci bilmem ne amca vesile amma, hepsinden öte yukardaki güneşi
üstümüze dogdurup, o bitkileri yetiştiren Allah en üstünü diyor, o zaman
sen aradakileri cikar, ve sadece Allaha şükret diyor. ve bunu
söylemesindeki gayesi, gecenki vaazda bahsettgimiz: Sabancida, Allahin
Rezzak ismi sakli oldugunu ve onun icine Allah, Rezzak olan Allah ruhu
üfledigini , sakladigini, ve onun eli ile, bazilarinin
riziklandirildigini yazdik, ve buna itiraz edip diyorki: sabanci nerden
zengin oldu, olurmu öyle şey, Rezzak Allahdir sadece demeye kalkiyor. ve
diyorki o cocuk icin Allah ekmek ve sütten ziyade, oksijen, su ve
güneş yani, işik yaratiyor. onlarda rizik degilmi öylese, Allah herkesi
rizkiyle gönderiyor , onunn yiyecgi olcak olan bitkiler güneş hava
olmasa nasil yetişcek , o yüzden burada Allahin hakki en üsttedir tabiki
demeye getiriyor. iyide kardeşim Mikail aleyhisselam, evet senin
dedigin gibi bütün yollar viyanaya cikar, yani her şey yaradani gösteren
bir şehadet parmagi gibidir, amma görenlere. ve fakat Rabbim Teala
Cicegin özüne bal saklamiş, ve o bali senin yemen icin ARI halketmiş, ve
arilar binlerce kilometre katedip cani pahasina bal topluyor, ve sen
onun hissesini bile ayirmadan, bütün kovani alip geciyon, birde bunlar
anzer bali diyon, o arilain hakkini nerde ödemeyi düşünüyon, o
ciceklerin özündeki bal olan yani o arilarin lokmasini bitiren,
bitkilerin hakkini nerde ödemeyi düşünüyorsun, ve onlari bitiren
topragin hakkini nerde ödemeyi düşünüyorsun, Bitkilerinm yeşermesi icin,
topragi islatan rahmet yagmurlarinin, bulutlarin hakkini nerde ödemeyi
düşünüyorsun, yine bitki filizlenince cicek actiran, güneşin hakkini
nerde ödemeyi düşnüyorsun. ve bunlarin hepsi sana meleke olmuş, hic
itiraz etmeden, yorulmadan usanmadan, hizmet eden, melekler grubu,
melekler ordusu degilde ne.

yine balin icindeki maddeler canli, ve onlar senin bedeninde
hizmet ile görevli, melekler ordusu degilde ne, kainatin haritasi insan
bedeniyse, o zaman melekler de bu bedende olmali degilmi, o zaman, melek
ne? peygamber ne? kitap ne?

işde kalsiyum maddesi senin hizmetindeki melekler ordusundan
birisi, yine C vitamini hizmetli melekler grubundan birisi . ve sen
diyemezsinki, bu balin bana gelmesinde benim hakkim cok gitdim, pazardan
aldim geldim, yahut arinin hakki cok, veya ciceklerin hakki cok. yahut o
carşidan aldigin ekmegin bana gelmesinde, benim hakkim daha cok, cünkü
ben gittim aldim geldim, yahutta babamin hakki cok, para verdi, yahuttda
annemin hakki cok, o sofra kurdu diyemezsin. cünkü aynen senin
kulaginmi senin icin önemli, gözünmü, dudaginmi, dişinmi, kolunmu,
elinmi? eger bunlardan birisi önemsizse senin icin, onu kesip alalim
dersek, veririmisin hic birini, hicbirini bize vermeyecegin ortada,
hepsi önemli degilmi? o zaman sen Allah dedin, elhamdülillah dedinde,
aradakileri sildin attin, olmazki, baban bir teşekkür, yahutta en
azindan kendine saygi duyulmasini istemezmi? yine mesela baban sana
harcligi, babana iyi evlatlik ettiginde ve terbiyeli ve ona saygli
oldukca daha ziyade verir, ve sen ona edebsizlik etsende, onla,r
babandir anandir, yine acir verir, amma ziyadesi ile degil, belki
ihtiyacin kadar veriri o zaman degilmi, ve

işde cenabi mevla bu yüzden, aynen babana teşekkür etmen gibi, ve hizmeti gecenlere teşekkür etmeni

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٌ

Sadakallahul aziym ibrahim suresi 7

Okunuşu :

Ve iz teezzene rabbukum le in şekertum le ezîdennekum ve le in kefertum inne azâbî le şedîd

Sadakallahul aziym ibrahim suresi 7

Meali:

Rabbiniz: 'Şükrederseniz and olsun ki, size karşılığını
artıracağım; nankörlük ederseniz bilin ki azabım pek çetindir' diye
bildirmişti.

Sadakallahul aziym ibrahim suresi 7

bu ayette bildirilmiş oldu ki, hic firmada sorun cikaran birini
patron caliştirirmi, ve bir gün kovar gecer degilmi, öyleyse senin
patrona saygili olman, yine arilara, ineklere, kedilere, köpeklere
bitkilere saygili olup, onlarin hakkini gözetmen, onlara karşi fiiili
bir teşekkürdür. yine aşereyi mübeşşereye dikkat edip,onlarin
cibilliyati olan bitkileri, ciğ yemen, pişirmemen, onlara karşi hem
saygi, hem teşekkür, hemde sendeki Allahin ruhundan olan parcana, saygi
duyman demekdir. bedenini sagliklli beslemen, o sendeki ruhu gözetmen
olmuş olmazmi.

sendekini gözettigin kadar, komşunu, akrabalarini,
arkadaşlarini, hemşehrilerini gözetmen, yine onlardaki cenabi mevlanin
sakladigi ruhlarini gözetmen demek olmazmi. ve yine onlara saygi demek
ilede, yine Fiili elhamdü ile, onlara hizmet eden binlerce maddeler
halindeki, melekler ordusuna teşekkürü gerektirmezmi.

mahellenin cöpünü, cöpcüler bir ay almasa, paranlada olsa
almayiverseler, mahalle kokar, heryeri mikrop kaplamazmi, sonunda hasta
olmaniza sebeb olmazmi. öyleyse cöpcüler bize teşekkür etmedi diye, o
hafta gelmeseler, başin nasil büyük bir belaya girer degilmi. ve sen bir
defa Elhamdüyü unutsan, bu binlerce melek ve insan ordusuna, ve
onlardaki "nefahata ruh" olan rabbimize teşekkürü unutmuş olmazmisin,

ve her gördügünü, aldigini, tuttugunu, yedigini, ictigini,
Rabbimizin koydugu yasalarina ve kurallarina uygun şekilde kullanman,
onlara zulum etmemen, senin benim birinci vazifemiz. ve bizler
etrafimizdaki hayvanlara bitkilere Dogaya saygi duyarak, onlarin
hizmetini severek yapmalarina sebeb oluruz. Nitekim japon bilim
adamlarinin, su üstünde yaptiklari deneyde oldugu gibi, su molekülleri
iyi sözlerden ve kurandan, iyi etkilendikleri, ve kötü sözdende kötü
etkilendikleri kanitlandi. ve hal böyle olunca onlar hepsi birer canli
melek ordusu. ve melekler: senin onlara muamelen gibi, sana ya iyi yada,
yaratilişlari geregi zulum verebilir. ve eger, hz. ömer, kendisinin
düşmanlarini zehirlemesi icin ona hediye olarak zehir getiren, bir ehli
kitabin verdigi, zulumet veren bir zehiri icip, benim nefsimden büyük
düşmanim yok diyerek, onu hayra ceviriyorsa, ve o zehir onu
zehirleyemiyorsa, senin imanin, elbet bütün meleklerinde, seni
sevmesine, ve onlarin sana zulmetmemesine sebeb olur. ve sen kendi
yaptigin kötü fiillerinle, ya bu hayvan ve bitkileri zulmete
döndürürsün, yada imanin ve hayrili amellerinle, hayra cevirebilirsin.

yine başka bir mesele ve hocanin biri diyorki, burc murc yokdur diyor:

Cevap: Burc demek kalenin en
yüksek yerlerine konmuş olan, kalenin güvenligini saglamak icin yapilmiş
olan, yerlere verilen isimdir. ve sen kainatin haritasini taşiyorsun,
ve senin bedeninin iki burcu, iki omuzun, ve iki omzunda iki melek var,
ve onlara kiramen katibin deniliyor, ve yine ardindan önünden giden
meleklerin var, hafaza melekleri deniyor onlara. öylese senin burclarini
bekliyen melekler varmi var, iki omzun iki burcun, yine kafan en yüksek
gözetleme tepesi degilmi?

ve bu iki sagindaki solundaki melek işde, senin sag elin ve sol
elin. ve sag elindede, sol elindede Allah yazar, ve sen onlari
sallayarak yürüdükce, etrafindaki şeytanlari cinleri kovalarlar. ve yine
ardinda ve önünde, yine gögüs kafesinde yine aynen, önden bakinca
kollarinla birlikte Allah yazar.

Ayakalrinlada aşagi dogru Allah yazar.

yine tekbir alirken, yine ellerin sag dan gelceklere karşi saga
dogru, sol elinde soldan gelcek şeytanlara karşi sola dogru "Allah"
yazip, yine öne dogruda iki eliinle birlikte ortada kafan büyük "Allah"
yazar, yani namazda her hareketin "Allah" yazarak hereket eder, yani
şeytanlari ve kafir cinleri kovalar. ve secdede ise yanlardan "muhammed"
yazar ve biri sagda biri solda olmak üzre bir ters bir düz "muhammed"
yazar. yine tahiyattada yanlardan "muhammed" yazar. hani kiraman
katibiyn, ve hafaza melekleri nerdeymiş o zaman, anladinmi! ve eller
insanda simetri halindedir, ve yani şahid ve meşhud halinde, ve senin
bedeninin ilk cocuk olarak yartilmasi icin, annen ve baban ekmek peynir
elma armut ,.. yedide senin tohumun onlardan halkoldu, ve sonra cocuk
olarak yaratilman icin yine, annenin yedikleri sende ilk hücrelerin
oldu. ve Allah sana hangi cibilliyati sakladi ise, senin annen baban
seni ne olarak kazandilar ise, en son kemalatlari ne olduysa, sen
ondansin, ve temiz yediyse temizsin, pis yediyse pissin, ve besmele
cekdi yediyse, imanli, allah, kitap bilen, yok cekmediyseve mundar
hinzir yediyse birde , belkide bir ateistsin. ve senin annenin o yedigi
elmanin armutun bir mevsimi var degilmi? armutun mevsimi sonbhaar
mesela. ve bizde kuzey yarimkürede biz sonbahar diye "elyül, ekim,
kasim" a diyoruz, oysaki güney yarimkürede ise sonbahar "mart, nisan,
mayis" aylarinda, ve hal böyle olunca işde, Rabbimizin Buruc
suresindeki, burclar şahid ve meşhud burclar olarak ikiye ayrilir
buyurdugu yer. ve senin cibilliyatin ve yildizin eger güney yarimkürede
ise, ve sana Allah, armutluk verdiyse, senin dogacagin mevsimin belli
güney yarimkürede sonbahar " mart nisan mayis" aylarinda.

ve armnut en iyi ne ile yenir, yani rabbimiz sonbahar
meyvalari olarak neyi yarattiysa, onlarla yenir. ve onun şahidide
bunlardikr ve meşhuda karşi mevsim olan "eylül ekim kasim" meyvalarida
bunlardir. ve onunla anlaşabilcek burclarda onlardir. ve yani bakkala
gitdin ciklet alcan, bakkal amca dedi ciklet 50 kuruş, ve sen elli kuruş
verirsen karşiliginda ciklet alcan, yani senin burcun iki elin gibi
simetri gösterir, ve ve eşin karin veya kocan senin elmanin iki yarisi
gibi, ikinci yarin gibi seni tamamlasin istiyorsan, para karşiliginda
ciklet aldigin gibi, seninki armutsa senin karşiligin, yani armut
eylülde eriyorsa eylülün ilkbahardaki tam karşi istikamette durani yani,
iki kol iki el gibi onun simetrisinde durani, yani marttaki ilk meyva
olabilir.senin insan olmadan önceki halin bir meyvada sakli, yine bir
otta sakli, yine onu yiyen bir hayvan cibilliyatin var, ARI isen bal
arisi, her cicegen bile bir mevsimi var degilmi? ve hal böyle olunca
insanlar, cibilliyat cibillliyat dogarlar, ve buna işde burc ilmi
denilir. burclar vardir ve hakdir. ve hatta senin iki melegin, elin
kolun ve elindeki o Allah yazan yerin, yani maneviyattaki melegin olcak
olan, melek halin var, onlar dahi,, iki simetri halinde, biri digerinin
tam tersi gibi, şahid ve meşhud halinde. ve bedenin bu iki kolu yapmak
icin kullandigi maddeler, yine senin annenin en saf meddeleri degilmi,
ve onlarinda: ben kol olcan, ben el olcan, ben tirnak olcan, diye
bilmesi, nasil bir ilim sanirsin.

ve senin annenin babanin iyi amelleri, onlarin gidecek
olduklari yeri tayin ediyor işde, ve onun taati ibadeti, senin ruhunu ve
hislerini oluşturuyor, annenden merhamet babandan kuvvet gadab ve
şefkat kuvveni aliyorsun. ve cennet neresi? cehennem neresi? egeer sen
demir cok alip, demir gibi egilmez, bükülmez, secde etmez kibirli biri
oldunsa, sen ölünce, senin bedenini oluşturan o demirler, dibe cöke cöke
dünyanin magmasina kadar iner, ve eger kibirlide olsan, imanliydinsa
sen, magmada yanar, sonra muhammedin dedigi gbi "icinde hardal tanesi
kadar kibir olan, cehennemde o kibiri yanmadikca, cennete giremez"
buyurdu. ve magmada yandin ve sonra bir yanardag püskürdü ve
cehhennemden lav ve kül olarak cikdin, ve sonra ya kükürt oldun, ve
senin kükürtünüde alip gitdiler, isparta üzümlerini kuruturken, ari
yemesin diye kurutma ilaci olarak kullandilar. ve artik bir işe yaradin,
ve sonra yine kuru üzümdeki kalan o kükürt tanecikleri olarak, kuru
üzüm yiyenlere gecdin, ve kainati alemin haritasi insan bedenine, yani
cennete ulaşdin

Allah "gir kularimin icine gir cennetime demiyormu" kuranda.

o zaman insan bedeni bir nevi cennet, ve cennetden de öte ise,
senin yeniden haşrolman, yeniden toplanip dogmak icin, o bedende tohum
yani meni olman. ve demir gibi olmayan hafif maddeler ve iyi maddeler
dibe magmaya inmez, ve onlari bitkiler yiyip tekar hayat verirler. ve ve
o bitkileride insanlar yerler, öyleyse hz ibrahimin iyi maddeleri, yine
hayat bulup yeni ibarahimler olmakda. yine senin iyi amellerin, senin
yeni dogacagin haşrolacagin toplanacagin beden olan, baban ve annene
dogru götüren yolundur, yani Tasavvufdaki "seyri sülükundur". ve o anne
baba senin cibilliyatin olan maddelerini, sevip alip yemeleri onlara
gaip degil, onlar şu elma güzel, bu armut tatli diye yediler, ve fakat
sana mechul, cünkü sen hangi armuta gitdin tatlimisin, ekşimisin, sana
mechul, ve fakat anlaki: sen tatli ameller işledinse, sen belki tatli
bir elma, yemsel bir meva, yok aci ve zalim işler tuttunsa, zakkum agaci
olursun.

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

اَللّٰھُمَّ احْشُرْنَا فِي زُمْرَةِ الصَّالِحِينَ

Allahümmehşürna fi zümretis salihin.

Allahim, bizleri: haşrolcagimiz yeniden toplanacagimiz, yani
bir bedende yeniden meni olcagimiz, sonrada cocuk olcagimiz zaman,
Bizleri Salihler zümresinde, yani Salih Kullarinin icinde topla,
haşreyle.

Amiyn

Elfatiha maassalavat.

Nöbetci Güneşler - Güneşin Doğması için Bazen Bir Güneş Yetmez (Kar©glanin 17.03.2015 Vaazi

Nöbetci Güneşler - Güneşin Doğması için Bazen Bir Güneş Yetmez

(Kar©glanin 17.03.2015 Vaazi)

17 Mart 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

بَلْ مَتَّعْنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ وَاٰبَٓاءَهُمْ حَتّٰى طَالَ عَلَيْهِمُ الْعُمُرُۜ

اَفَلَا يَرَوْنَ اَنَّا نَأْتِي الْاَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ اَطْرَافِهَاۜ

اَفَهُمُ الْغَالِبُونَ

قُلْ اِنَّـمَٓا اُنْذِرُكُمْ بِالْوَحْيِۘ وَلَا يَسْمَعُ الصُّمُّ الدُّعَٓاءَ اِذَا مَا يُنْذَرُونَ

وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

وَنَضَعُ الْمَوَاز۪ينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـٔاًۜ

وَاِنْ كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ اَتَيْنَا بِهَاۜ وَكَفٰى بِنَا حَاسِب۪ينَ




Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 44 - 45 - 46 - 47

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Bel metta’nâ hâulâi ve âbâehum hattâ tâle aleyhimul umur, e fe
lâ yerevne ennâ ne’til arda nenkusuhâ min etrâfihâ, e fehumul
gâlibûn.Kul innemâ unzirukum bil vahyi ve lâ yesmeus summud duâe izâ mâ
yunzerûn.Ve le in messethum nefhatun min azâbi rabbike le yekûlunne yâ
veylenâ innâ kunnâ zâlimîn.Ve nedaul mevâzînel kısta li yevmil kıyâmeti
fe lâ tuzlemu nefsun şey’â ve in kâne miskâle habbetin min hardelin
eteynâ bihâ, ve kefâ binâ hâsibîn.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 44 - 45 - 46 - 47

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve gecenki hafta anlattimgiz sabancinin özüne allahu tealnin
kendi ruhundan sakldigi ruhu rezzak olan Allah ruhuymuş ki , o yüzden
onlarca yahut yüzlerce kişinin rizki onun eliyle o kimlsre verilmkdeydi
dedik ve bu ayet bunun ispati ve deili olan ayet ne diyor dünya metaasi
olanlari onlarin babalarina analarina nasil verdik ise sizede öyle
diyor. ve yine taaala diyor yani onlar tala olunca dogunca yani onlarin
güneşleri dogdugu vakit diyor yani omnlarin güneşleri dogup batikca
onlara ömür bictik ve sen senin güneşin batmadan senin güneşini bul
acele et. ve siz hicmi dünyanin etrafindakileri nasil meydana getziriyoz
kissalarini okumadinizmi görmedinizmi, yani ay dogup batar, güneş dogup
batar, hic mu bunlara bakmazsiniz diyor .burdaki lam fazladir ve o ayet
gaibi fehmedesiniz diye size killsar yazdik demekdir yani o ayet fehmul
gaibun dur. yani gelcegi anlayasiniz diye demekdir, yani etrafimizda
olanlar, bizim gelecegi "futuru" anlamamiz icinmiş.ve biz ona vahy ile
sizin görmediklerinizi gösteriyoruzki, kiyamet gününde yani herkesin
kiyam ettigi günde ( nededik hepimiz kalktikmi kalkdik ve dünki Hz yusuf
mekkedeki falanci ahmetin oglu yusuf, bilmem falanci fatmanin babasi
yusuf olrak kalkdik kiyam ettik, yine selman ashabdan selman bilmem
irandaki selman israildeki selman bilmem amerikadaki selman olarak
kalkdik kiyam etti o zaman kiyamet ne kiyam etmekmiş, kalkdimi kalkdi hz
ayşe kiyam ettimi etti, hz züleyha kiyam ettimi etti, onlarca yüzlerce
züleyha var dünyada yine nuhun oglu kenan bile kiyam etti, şimdi
dünyada kenanlar varmi var, yine kabil afganistanda bir şehirin ismi
kabil, yani kabilde o şehirdeki bazi insanlarin ismi olabilir, illaki
vardir. yoksa bile almanyada avusturyada kabel fernsehen diye bir isim
var yani kabel canlimi canli ve kablolu televizyon yayinlarina kabel
fernsehen denir yine kabel fernsehen canli yayin yapinca kabel canli
yayin yapiyor demek kabel 1 diye bir kanal var canlimi canli, yine
zaten katiller yaşadikca kabil yaşiyor demekdir. Azrail varmi var
cebrail varmi var mikail varmi var israfilde var galiba, o zaman herkes
ayakda ve kiyam ettik ve kiyameti yaşiyoruz. kiyamet zaten kiyam etmek
degilmi öylese yoklama yapiyon misal 00000006519554 hz. zülkarneyn
kalkdimi burdami! Burda biryerlerdeki zülkarneyn isimli adam,
000000001Hz Adem burdami ! Burdaaaaa 000000002havva kalkdimi burdami!
burdaaaaaa ve adem neler yapmiş bütün amellerine bakiver görürsün ademin
sevaplari ne günahlari ne belli oluveriri yine yusuflar ne yapmiş
yusuflara bakiver görürsün" o gün elleri kollari konuşcak" dedi ve öyle
olunca yusufa ne yaptin diye sormaya gerek yok al, on tane yusuf,
yusuflar ne sevap işledi ne günah işledi onlarin yaptiklarini bir gözden
gecir görür bilirsin. ve yusuf kendine baksin ne yapmiş neler yapiyor.
Hz süleyman ne yapmiş neler yapiyor, bakiverin. görülüyormu evet
süleymanlarin elinden kolundan hangi fiilller zuhur etti diyorsa,
herkes bilsinki işde Hz süleymanin ammelleride bunlardir. Hz süleymanin
yani ilk süleymanin kalkipda bunlari söylemesine gerek yok, ve bak
dünyadaki yeni süleymanlar onun eli dili (hücreleri) insan olmuş ve
yaptiklarini haber verir olmuş. eli kolu artik can giymiş ve gezer yürür
söyler fiil işler olmuş ve biri eli biri kolu biri bilmem neresi. bu
ayeti bu kadar uzun tefsir edersek vaazi tamamlayamayiz . ayetin
tamaminin mealini ve tefsrini vermedik, bir miktari bu anlattigimiz.

Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 44 - 45 - 46 - 47

Allahümme sali ala seyyidinel evveliyne vel ahiriyn ve selamun
alel mürseliyn velhamdülillahi Tabbel Alemin (Hamd Herkesin Taptigi
kulluk ettigi Allahadir).

Yolculugumuza başliyoruz

Bahar burclari hasta olmuşlar ve onlara dedimki ateş sarisi
renginde yani turuncusu tam turuncu olan havuc yiyin ve ayaklanin
kalkin. ve dedimki Burcu Güneşe yanina S.C ve N .Y.yi al kalk gel, bazen
güneşin dogmasi icin bir güneş yetmez dedim. Gel amma az bir mesafe
birak dedim. ve daha sonrda hasta olan Işin karaca icin ve Ferdi Tayfur
icin yani Turuncu havuc yiyin dedim ve hastaligi atlatin ve kalkin
gelin. ve sonrada eger niye geldiginizi anladiniz ise Yidizlarin
sahibinin yildizlari da istedigi gibi tasarruf etme hakkina sahip
oldugunu, yani saga gidin, sola gelin gibi, onlari cagirip veya
uzaklaştirma hakkinada sahip oldugunu bilirsiniz. ve siz sizinle
birlikte güneşinde baharinda hafifce bize dogru geldigini ve dogdugunu
bildiniz ise, ve siz sizi, yani sendeki senlerinizi bildinizse, ben
kimim o zaman, benide bilirsiniz. ve zamanin sahibi mehdinin
yildizlarada tasarruf etme hakkina sahip oldugunu anlamiş olursunuz. ve
bende bu daglarin nesine geldim demez, ben tamam gari gidin diyesiye
kadar benim yakinimda olmaya devam edersiniz. ve gecenki vaazda
anlattigimiz gibi sirat köprüsü, yani elhamdüdeki ihdinassiratel
müstakim dedigimiz yer, kildan ince bir yol, ister iman edersiniz kabul
edersiniz sözlerimizi, istersenizde kil kadar ince olan bu cizginin öbür
tarafina gecip inkar edersiniz, ve ey azizlerim, iman ince bir
cizgidir: ister imanlilar tarafina gec kurtul, ister inkar edenler
safina gec helak ol.

1997 nin sene sonu Bu gördügünüz dünya gözlermizle Görüp müşahede ettikki yani şahid oldukki

güneş ortdaki bir merkez ve ona dogudan bir başka nöbetci güneş
geliyor onun yerinde bir kac saniye ve dakika güneşlik yapiyor o
gelince önceki nöbetci güneşde batiya dogru akip gidiyor ve ikici ücüncü
güneşler gelip ve batiya akiyorlar bunu bizzat bir kac dakika seyretme
keyfiyetine sahip olduk, ve gördük ve anladikki güneş olmak demek
nöbetleşe yapilan bir göreve o gelir o güneş olur, o gelince beriki
gidiyor, beriki geliyor, onlar gidiyor ve

ve hal böyle olunca bizde bahar gelsin cagrisi olan
risalemizden sonra, herkes vicdan ateşini yakmiş ve gögüsdeki ateş
aynen caydanlik kazaninin kaynayip buhar yapmasi gibi semada buhar
yapti, amma bu buhara soguk bir rüzgar escekki, yani caydanligin agizini
acinca sogukla carpişcakki, buhar suya dönüp yagmur taneciklerine
dönsün amma kimsenin gözünden öyle yaptigi hatalarindan günahlarindan
dolayi yaş dökülmedi, gercek bir pişmanlik degil, fakat icin icin kazan
kayniyor ve hava pusarikdi ne yagabiliyor nede bulutlar dagiliyor, ve
bunu görünce biz facebook ve twetten bu yukardaki burcu güneşe
seslenişimizi yayinladik amma sözümüzü tuttu, amma Allah o bilmeden,
onun kabeye dönüşü ile onu bize gertirdiki, bizde hava güneş acdi.
dünyanin neresine gidersen git, doguya batiya amerikaya avrupaya
afrikaya asyaya namaza durunca kibleye döncen. amerikanin kiblesi doguya
dogruyken asyanin yeni zelenda japonyanin kiblesi ise batiya dogru yani
yine kabeye dogru. yani kan cigere dogru böbrege dogru akar tamam amma,
merkez kalpdir, merkeze geri dönmeyen kan pis kan olur, vücudu zehirler
.yani zamanin güneşi yani merkez mehdidir, herkes ona dogru
yönelmedikce, cigere böbrege, amerikaya avruypa avustralyaya gidebilir,
amma günün bir saati acip mehdiye bakmak ona dogru akmak zorundadir.
mekkke sana gelmez sen mekkeye gitcen, namaza durunca hemen mekkeye
ucmazsin yani, en azindan yönünü başka yönlerden kesip yönünü kibleye
ve kabeye dogru tutarsin.

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

Beş şeye bakmak göze cila verir:

1- Kabeye bakmak,

2- Mushafa bakmak,

3- Ana babanın yüzüne bakmak,

4- Âlimin yüzüne bakmak,

5- Akarsuya bakmak.

(M. Ç. Yâr-i Güzin)

Sizin günün bir vakti ona bakmaniz, ona yönelmeniz, kanin
temizlenmek icin kalbe dogru geri akmasi gibidir, ve namaza durup kabeye
merkeze yönelmeniz, yine dünyadan arinip dünya kirlerrini birakip hak
nurunda yünüp temizlenmek icindir. kalbe varmak icindir, herkes beş
vakit kabeye ucup gidemez amma, en azindan ona dogru dönmemiz bunun icin
yeterliymiş, yani istikbali kible farzdir, ve beş vakit farzdir.
öyleyse günde beş defa merkeze bakmak, ve merkeze dogru akmak
gerekiyormuş, birde bunun üstünde vitir yani bucuk namaz ve birde
teheccüd var gecenin bir yarisinda.

Ve zamanin sahibi şimdi mehdidir, ve merkez odur ve zamanin
güneşi odur, diger güneşler ona dogru yönelerek işde o bizim müşahede
ettigimiz nöbetci güneşlik görevlerini ona bakarak ve namaza durunca
kibleye dönüp, ona dogru bakarak yaparlar. ve bir beş dakika namaz, işde
dünya 24 saatinde müminler sayisinca namaz kilanlar sayisinca hesap
edince bir kac saniye gibi bir nöbet vaktine tevafuk eder. ve sen
zamanin merkezi olan güneşi yani mehdiyi o batmadan bul, ve sende
sendeki güneşine er, ve nöbetini kacirma ki, güneş dogup bahar cicekleri
acsin artik. ve sen demet akalin olabilirsin, rihanna olabilirsin,
obama olabilirsin, jello olabilirsin, yahut, hafiz ahmet ,veya imam
hatipli mehmet olabilirsin, amma seninde bir güneşlik vaktin ve nöbetin
var sen senin nöbetin gelince, nöbetini almasini bil ve uyan artik uyan
ey insanoglu, ey mehdi askeri. Namazlarinizi kiliniz ve mehdiyi arayip
bulunuz, ona rabita ile baglaniniz. bu gün rabita internet ile
televizyonlar ile sanal alemde direk müşahede edilerek
yapilebilmekdedir, eski sofilik yöntemi olan gözlerini kapatip ikina
ikina görcen diye ugraşmana gerek yok, ac interneti, ac kanalini, bak ve
gör, o ne diyor ne yapiyor.

Ve Yunus efendimiz Derviş Yonuz diyorkine:

"Seni ben severim candan içeru

Bir Ben vardir Bende Benden içeru"

Bizler hepimiz kainatin haritasi olan beden taşiyorsak, sende
bir ben (Raşit Hoca var) var bende de sizlerin hepinizin bir misli
örnegi var, ben sizden birini aramak bulmak isteyince bendeki sizi
bulunca sizi bulurum, size söylerim konuşurum, veya siz bana ne
diyorsunuz, soruyorsunuz duyar bilirim.

sizde beni bulmak icin cokieslerinizi silmeyin, ve internette
cokies diye bir sistem var, ve cokies demek, gezdigin internet
sayfalarinin, senin bilgisayarinin browserine iz birakmasidir. ve o iz
sayesinde senin browserin, o gezdigin bir sayfayi, tekrar aramak bulmak
isteyince, kolayca ona erişmen ve bulman icin, google search cubuguna
veya, adres cubuguna, o sayfanin baş harfini yazinca hemen cikarir
hatirlar, burayami gitmek istiyon diye, sana kolaylik gösterir. ve bu
sistem mehdiyi arayip bulcak olanlar icinde aynidir. eger mehdiyi siz
bulmak ve onunda sizi bulmasini ve sorularinizi duymasini istiyorsaniz,


cokies icin misal:

Senin evinde elektrik önce saat kutusuna geliyor, ve saat
kutusundan ara hole, ara holdende o yukardaki kutucukdan diger kutucuga
kadar salona geliyor. ve salondaki bir kutucukdanda, diger kurtucuklar
olan, yatak odasi, mutfak oturma odasina dagiliyor, ve eger sen saatten
sonraki ara holdeki kabloyu cikarsan, ve fakat salondaki kablo
mutfakdaki kablo hala duruyor olmasina ragmen mutfakda ceryan olmaz .
yani sen islami ilk kimden ögrendin, mehdiyi kimden duydun, mehdiyi sana
kim tanitti, sen onu nerde gördün, bir inernet sayfasindami,
televizyondami, bir akrdaşinmi tavsiye etti, falanci sayfayi bir okumu
dedi, tweetermi facebookmu neresi, işde orasi senin ara holdeki kablon
gibi, sen o kabloyu hatirladikca, ona baglandikca, sana saatten ceryan
gelir, ve ondan sonra ne yaptinda mehdiyi tanidin, ilk vaaz ilk sohbet
ne onu hatirlayinca, senin onu sevmene sebeb ne onu bulunca salondaki
hattida cekdin demekdir, ve ondan öte artik mutfaga banyoya ve oturma
odana mehdiyi alacak ve onun hattina baglanip ondan bilgi almak ve ona
bilgi sormak artik senin bu hatlari dogru kullanmana bagli yani. ve
sanayi ceryani denen elekttrik hattinda bir üc kablolu sistem birde dört
kablolu sistem vardirki ve üc gelen ceryan birde tanede giden ceeryan
veya iki gelen birde giden hat yani sen hatini saglam tutki hem ondan
haber al, hemde ona senin haberlerini sorularini sorunlari gönder sor ve
cevap al.



ve yine misal sen hacca gidecen, ve bilmem ankaradan yola
ciksan, ve havalanina varman, senin kabenin ilk duragina varman demek,
ve sen eger kabe yoluna cikdinsa artik senin icin o havalanina varinca,
artik aklin fikrin sadece kabe demeli artik, kari kiz oglan cocuk yemek
icmek iş aş derdini bir kenera birakacan artik, kabede kabe, kabede kabe
diyecen. ve ordan öte senin ucaga binmen yine ikinci durak, bir durak
daha kabeye yaklaşdin, senin cideye varman biraz uzak amma o ucakda
artik bir nevi kabedir kabe konagidir, yine ciddeye vardin ucak indi
yine kabeye biraz daha yaklaşdin atik sana ikram olarak zemzem
getirdiler, haa dedin kabenini suyu rehmeti gelmeye başladi, rahmet
kapilari acildi bile dedin. ve onda sonra mekkeye vardin, ve artik
kabenin oldugu şehirdesin, ona dogru akin akin gidenleri görmeye
başladin, yani yol arkadaşlarini tanimaya başladin, ve sonunda vardin
kabeyi dişdan gördün, ve sonra insanlara karişip rehberinle ona varip
tavaf ettin, ve hakkal yakin onu bildin ve onu tavaf edenlere
karişiverdin. ve mehdiye varmak da böyledir, onun icin yola cikmak ona
varmanin ilk duraklarindan biridir, ve ona varmak, onu görmek, onunla
tanişmak, son haddesidir bunun.



Nefs-i Raziye Nedir? , Pişmanliklari Olmayan Nefis Nedir?



Daha önce söz verdigimiz, aciklaycagiz dedigimiz, nefsin bu makamini tasavuf bölümümüzde yayinladik

ve bu vaazin son temasi olarak da bu konuyu ele alacagiz:

Nefs-i Raziye Nedir? , Pişmanliklari Olmayan Nefis Nedir?

Öncelikle Nefis demek Vücut Denilen Araba veya Motoru süren sürücü ,

şoför Manasindadir. ve Bu Motor ve araba yaptiklarindan hesaba çekilcek

olduğu için,

onun sanki yabani bir at misali, üstüne binip güzel işler

yaptirilabilmesi için, önce terbiyet edilmesi gerekir.Yani sürüş

kurallarini ögrenmek gekekir. ve burada islamin şartlari olan namaz ve

oruç devreye girer, ve işde oruç ile insan önce nefsine gem vurmayi,

yani nefis atina, motoruna gem vurmayi, veyahut arabasinda, nasil fren

sistemini kullanmasi gerektiğini öğrenir. ve oruç ile yemeye helal olan

birşeye gem vurulur. daha sonra cima ya gem vurlur, yani frene basmasi

öğenilir. ve bunu öğrenince, artik insan islamin haram ve yasak dediği

durumlarda, frene basip nefis atinin gemini çekerek onu durdurur. ve

nefis kazandiği derece ile makam kazanir ve terbiyet ehli olur. ve işde

Nefs-i Raziye Nedir? , Pişmanliklari Olmayan Nefis Nedir? Denilince

Nefsi Mutmainneden daha yüksek makama çikarsa bir nefis, artik
Rabbinin onun için yazdiği, kaderinde yaşadiği hiçbirşeyin tesadüfen
değil, bilinçli bir kader çizimi olduğu, ve her yaşananin bir sebebinin
olduğunu anlamaya başlar.

Hani Hz Musa ile Hz HIZIR yolculuk ederlerken

Musa HIZIRIN Gemiyi deldiğini görünce, ona razi gelmedi, ve
dedi bu gemiyi niye deliyon dedi, bak bunlar bizi gemiye aldi zaten
fakirler falan filan,

HIZIR dedi bir canin gitti, sana bana karişma dedim dedi,

sonra ikinci olay HIZIR çocuğu öldürdü, hemen itiraz etdi Bu
çocuk günahsiz sabi dedi, sen bunu niye öldürüyon, hadi büyük günah
işlemiş suçlu biri olsa, neyse dedi.

Hizir dedi ikinci caninda gitdi, sana bana karişma dedim dedi,

Ve üçüncü olay oldu bir köye gitdiler, o köylü onlara iltifat
etmedi, yiyecek ekmek dahi vermediler, fakat Hz. HIZIR yikilmak üzere
bir duvar gördü, ve o duvari ustalik edip yeniden yapip düzeltti.

yine musaya ters, bunlar iyi insanlar degil dedi, sen niye
bunlara yardim ediyon dedi, bari karşiliğinda yiyecek birşeyler
isteseydik dedi.

Ve HIZIR benim işlerime karişma dememişmiydim dedi, artik senin
benimle yolculuk edebilcek bir canin yok, Allah sana üç can verdiki, üç
caninda öldü malesef, artik yollarimiz ayrildi dedi, bundan sonra sen
beni göremezsin manasinda yani. ve dedi birinci olayin sebebi: çünkü
ortada dolaşan korsanlar veya devlet memurlari var, onlar sağlam
gemileri topluyorlar, ve ben o gemiyi hasarli yaptimki, onlar o gemiyi
almasinlar, ve bu korsanlar gemiye baktikdan sonra, gemi sahipleri
gemilerini tamir edip, tekrar calişip ekmeklerini kazanmaya devam
etsinler diye yaptim dedi.

ikinci olayda, çocuk büyüdüğü zaman çok kötü biri olcakdi, ve
anne babasinida günahkar yapicakdiki, onu öldürdümkü, Allah onlari daha
salih bir evlat ile, günaha girmekden koruyacak dedi.

ve üçüncü olay ise, o duvarin altinda bir hazine vardi, ve o
evde yetim veya öksüz çocuklar vardi ve o çocuklar daha küçük olduğu
için, eger duvar yikilirda hazine ortaya çikarsa, o çocuklara vermeyip
hazineyi başklari alicakdi, ben duvari yaptimki, çocuklar büyüyünce o
hazineyi, kendileri bulsun diye yaptim dedi.

ve musa anladiki kaza, bela, ceza, tokat, hepsinin bir sebebi
var. o zaman, Rahman abes iş işlemez anladi, sen hiziri görmezsin,
bilmezsin, musaya bile hizir ile gidebilcek, onu görebilcek, onun
yaptiklarina bakabilcek üç can verildi, üç cani ölünce dedi hizir, sen
dünyaya ben bu gizli aleme dedi. ve musa anladiki Rahmandan razi olmak
lazimmiş. her olan kaderin ve olayin bir sebebi, sebebin bile, bir başka
sebebi var, sebebin sebebinin bile bir başka sebebi var. yani
vaazlarimizdan birinde anlattiğimiz temizler temizlerdendir ve
temizler içindir, peki biber fidesinin altina ters gübresi dökdük, ve
biber o gübreyi yedi , pis gübreyi yedi, amma bize cillop gibi tertemiz
biber verdi, hani temizler temizlerdendi, hani avaramu fimi var ya,
hakimin çocuğuda hirsiz olabiliyor, nuhun bebeside kenan olabiliyormuş,
ve yine bir üste çik yine o ters gübre dediğin bir inegin yediği
tertemiz otlar idi, o yedi ve ayrildi ters oldu, hani pisdi, ters ot
iken tertemiz degilmiydi, yani her olayin binlerce versiyonlari var
kainatta, sen o kapi, bu, şu kapi hangi kapyi açdin. ve rahman abes işle
iştigal etmez, bunu bilirsen, kötü sandiğin bir olay gelirse başina
hamd et, iyi olay gelirse şükret, ve yoluna devam etki, hakktan razi
olan kul ol. ve maddeler bunun için metin ismini çekerler, ve hiç bir
madde, bitki, metin çektigi sürece bozulmaz ölmez diridir. ne zaman
ziikirden kesildi ölür. ve o yüzden bardak bardaklikdan memnundur,
zikrettiği müddetçe. ne zaman senin ondan razi olmadiğin onun kulağina
gitdi, üzülür ve metanetini kaybeder ve sen onu terkettikce, sevgin
bozuldukça,onun şükrünü eda etmedikçe, metaneti bozulur. ve sonunda
bitap düşer ve zikirden kesilir, ve zikirden kesilince, bir bardaksa
düşer kirilir, bir koyunsa kasap alip gidip keser, bir bitkiyse sahibi
gelir toplar alip gidip satar, biride alir yer, insan ise hasta olur
ölür gider. yani riza rahmandan razi olmakdir. şayet ecel için bile
çağiriyorsa, rahmana iman ve itaat etki, seni bir başka bahara götürmek
icin çağiriyor , yeni bir doğuma hazirlamak için verdigi ruh emanetini
geri cağiriyor, ve kaderine razi ol. ve artik ne zaman keşke şöyle
olsaydi, bu olmazdi, keşke böyle yapsaydim, bilmem doktur olurdum,
bilmem şöyle yapsaydim hakim olurdum deme, bilki bu gün ne oldunsa ne
başina geldiyse, senin için en iyisi o, birak keşkeleri ve rahmandan
razi ol kurtul.

Ne zaman keşkeleri birakdin, ve ikinci olarak hayatin tek şıklı
degil çok şıklı olduğunu anladin, ve bir kararda durmanin kör cahil
karari olduğunu anladin, ve eğer dünkü kararda kalsaydik, bu gün atomun
da parcalancağini bilmezdik, amma atom en kücük değil, ondan da kücükler
var deniyor bu gün, neden çünkü bir kararda saplanip kalmadilar, acaba
bölsek birşeyler vardimir deyince, araştirip buldular, yani cahil nefis
inatcidir, ve mesela illede elma isterin, illede şu kizi isterin diye
viyklar durur, o olmayinca muradim olmadi der. halbuki , Hz. Davuddan
ilmi ögrenen kurnaz şeytan, sana bir günah sunar hadi kumar oyna der,
sen kumar oynamammi dedin, o zaman içki iç der, onuda yapman dedin, o
zaman yalan söyle der, seçenek bol, yani sende şeytanla savaşmasini
öğrenceksen, sadece kurusıkı tüfekle savaşilmaycagini öğren, ve hayatta
başka seçeneklerin de oldugunu unutma, ve görelim mevla neyler neylerse
güzel eyler dedinmi, bilki sana riza veya raziye makami bir göz kirpti
demekdir, artik gir o kapidan ve makami marziyeye doğru yürü.

ve Hz Davud aleyhisselam, eğilmezin bükülmezin sanan, secde
etmiyon diyen, demir cibilliyatli şeytani ateşde kizidirip şekil veren,
egip büken ve ona başka seçeneklerin de olduğunu öğreten peygamber. Hz
Süleyman ise onu demir haliyle değil, bizzat şeytan haliyle caliştirip
başka seçenekerinde olduğunu öğreten peygamber. pirimiz Davud aşkina gir
ve eğilmezin bükülmezin sanan nefsini demir gibi kizdir, ve döve döve,
eğ bük ve davud gibi, o nefisden zencirler kalkanlar balkon bahçe
demirleri yap.

varabilirsen taaa oraya, MAKAMI RIZAYA ve RAZiYEYE, makamin mübarek olsun.

Amiyn



Elfatiha maassalavat.

Ecelini Aramak Bulmak ve Haşrolup Yeniden Kalkmak (Kar©glanin 10.03.2015 Vaazi)

Ecelini Aramak Bulmak ve Haşrolup Yeniden Kalkmak

(Kar©glanin 10.03.2015 Vaazi)

10 Mart 2015 Salı


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلَئِن قُتِلْتُمْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَوْ مُتُّمْ لَمَغْفِرَةٌ مِّنَ اللّهِ وَرَحْمَةٌ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ

Sadakallahul Aziym Al imran Suresi 157

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve lein kutiltum fî sebîlillâhi ev muttum le magfiretun minallâhi ve rahmetun hayrun mimmâ yecmeûn.

Sadakallahul Aziym Al imran Suresi 157

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Şayet Allah Ugrunda öldürülcek olsaniz sizi öldüren (muttum
olan) yani eceliniz o vakit sizin icin bir rahmettirki ve sizin
toplanacaginiz veya haşrolacaginizi yahut dirilip yeniden kalkacaginiz
gün icin daha hayirlisidir.

Sadakallahul Aziym Al imran Suresi 157

Allahümme sali ala seyyidinel evveliyne vel ahiriyn ve selamun
alel mürseliyn velhamdülillahi Tabbel Alemin (Hamd Herkesin Taptigi
kulluk ettigi Allahadir).

Yolculugumuza başliyoruz

Neden Hüseyin efendimiz kerbalaya giderken, ecelime gidiyorum
dedi, cünkü onun eceli icin orasi takdir buyrulmuş, ve onun yeniden
kalkacagi yer orasiydi. yani toplanip yeniden cem olcagi yer beden
olcagi yer orasiydi. yani cem olmakdan kasdimiz alevi cemi degil. Her
gün binlerce hücre dökeriz, yeni hücreler giyeriz ,ve bu hücrelerin
toplanipda yeniden can bulmasi demek, denilen o ayetteki onlarin yecmaun
olmasi icin, yani haşr ve kalkma hadisesinin vuku bulmasi icin
demekdir.

Rabbim bizleri iyi yerlerde bitirmişki üzerimizde Ezanlar
okunan bir devlettte Tanri uludur Allah kebirdir diye müezinlerin
haykirdigi bir vatanda müslüman ve mü min bir anne babadan dünyaya
getirdigi icin rabbimize ne kadar hamd etsek azdir. olurda olurdu
afrikada fakir ve vahşi, buzdolabisi camaşir makinasi olmayan bir
devirde ve insan eti yiyen biri olarakda dogabilirdik, Allah muhafaza
degilmi yani. yahut Hz adem zamaninda sabanla cift sürüldügü vakitte,
iki lokma ekmek icin cileler icinde calişip, el degmeninde ögütülmüs
undan ekmek yapan bir anneden de dogabilirdik degilmi. dogma hadisesi
icinde ölme hadisesi icinde hem zaman hem mekan mühimdir. Muhammedin
peygamberlerin ahiri olcagi belliydise o zaman onun illaki 571 yilinda
dogmasi lazimmiş, 2015 de dogsaydi olmazmiydi diyemeyiz yani ve yine
mekkede dogmasi elzemmiş.ve ölüm icinde işde Hüseyin efendimiz icin
kerbala takdir edilmiş. ve kerebela bir kere oldu ve defter dürüldü, ve
hüseyinler yeniden dogdu amma her hüseyinin bir kerbelasi vardir yani
ecelini yakalayip bulcagi yer, yani mekan ve zaman. ve onun cesareti
ile ona dogru yürümek de, işde bilirsek bizim icin hayirli olanmiş
yani. yeniden dogacagimiz annenin yanina varmakmiş. ve onlarn lokmasi
olup annesinde babasinda cem olcagi toplancagi cem edilcegi yani yecmaun
olcagi ve sonra o toplanan hüseyin lokmalarinin özel bir süzgecden
gecip yeniden insan olabilcek bir insan tohumu meni olmasi ve
babasindan annesine gecip ana rahminde yaratilcagi yer icin hayirli
olandir diyor o ayette Rabbim teala ve tekaddes hazretleri.hüseyin icin
takdir edilmiş bir kerbala ve ecel ve yer ve zaman varda, senin benim
icin yokmu? ne diyor ayette sebillilah icin seninde var benimde var yani
Allah yolunda olanlar icin, yeniden dogma var yani, haşr ve cem
herzaman var yani.

Haşr meydani icin yapilan tasvirlerde ölyle deniyorki bir ucdan
bakinca diger uctaki yumurtanin görüldügü bir mekan ve zaman. öyleyse
haşr meydani kurulmuşda insanlarin haberi yok.

bakin ben bilgisayari acdim, burdan bakinca amerikadaki
rihannayi görüyon, o ordan acinca beni istese görebilir, yani msn ve
skyp diye birşey cikdi ve istersen uzaya cik uzaydan bakinca beni
görebilir ve ben uzaya bakinca süreyya yildizini görebiliyon bu taaki
en yükksek haddesinde süreyyada yaşayanlar varsa onlari dahi görülmesi
ve bilinmsi demekdir ve ve yeryüzü kainatin cekirdegi ise kainatta ne
varsa ardzdada o var. o zaman biz ardzda yani yeryüzünde skyp ile böyle
bir ucdan bir ucu görüyorsak o zaman sürreyyadakide bizi görür bizde
süreyyayi görebilirz demekdir bu.

daha ne haşri ararsiniz ey insanlik o gün bütün peygamberler
kalkar kalkdimi, kalkdi Hz yunus bilmem afyonlu yunus bimem avusturyali
johannes olarak kalkdi ve hazir nazir vaziyette. yine muhammed ahmed
mahmud mehdi olarak ayakda, yine adem ayakda, toplandikmi toplandik
ademinden sürreyyasina kadar toplandikmi toplandik. ve o zaman kapanişa
az kaldi demekdir ey insanoglu. kapaniş ve cennetin siratin kurulmasi
onlarda oldumu oldu ve olmak üzere kediyle köpek dost olmuş bu cennet
degilde ne, neymiş cennette uzandigini yiyecek herkes: dün, kivi nedir
bilmezken kivi bugün heryerden uzanilir duruma gelmiş. dün patetes bizde
yokken bugün patetes domates heryerde uzanilir olmuş, elini uzatma
mesafesinde ve yeni satişlar icin ne diyorlar bir TIK ötende diye
interneten satiyorlar. o zaman herkes herşeye uzanabiliyor insan. o
zaman burasi neresi cennet neresi bir tefekkür edin. ve yine cehehennem
kuruldumu kuruldu, ve bazilari hayati cehennem ediyorlar ediyorlami,
ediyorlar işde IşID adami diri diri kesiyorlar yahut işkence yahut
binlerece katil ve hikayeleri. ve cehennem tasvirlerinde zina eden
kadinlar gögüslerinden asilir, ve bu dün daha sinema afişleri vardi
raptiye ile o sex filimlerinin resimleri afiş olarak asiliyordu ve zina
edenler teşhir ediliyordu, amma onlara o azap degil rahmet oluyordu
onlar bu filimleri ile ekmek yiyorlardi. etlerini satip ekmek
yiyorlardi. yani kendi etlerini yiyorlardi ve hala yiyenler varmi var.

Zamaninda sabanciya 100 kişi veya 1000 kişi her neyse bu bin
kişinin rizkini verme görevi verilmiş ve onun fabrikasinda calişan 1000
kişiyi sabanci taa ekmeginden peynirine evinden ayakkabisina yedirip
geydirmiş ve seyahat edecegi zaman seyahatini da o para ve rizik ile
saglamiş olmuyormu? ve Rezzak olan Allah nedir o zaman? Sabancimi,
Rezzak olan Allah, yoksa sabanciyada o zenginligi verenmi. ve Allahin
Rezzak ismini Dünyada sabanci gibilere yaptirdigini bilmeyen ahmak,
calişip cabalayip kazanmak yerine, el acip tenbel miskin miskin, allahim
para ver, ev ver at ver diye ahmaklik eder. aaa ahmak, allah vermeyi
bile sabancinin koclarin bilmem kimlerin eliyle yapiyorsa sen, gökten
rizik insin, allah bana piyango versin yarisini dagitcan dersen cok
beklersin.

Ve Mehdinin afedesiniz donuna kadar araştirip inceliyorlar, ve o
zaman neymiş şeffaf dünya varmiş gizli kapaklisi olmazmiş. o zaman sen
bana banka kartini ver, birde şifresini gizli tutma, bana verde, ben
sana her insanin gizlisi kapaklisi olmasi gerekip gerekmedigini bir
ögretiveren, bütün parani cekip birde üstüne aciga ödemeler yapanda gör
ve anla. herkesin gizlisi saklisi olmalimi, varmi yokmu?

ve Dost tv deki Ali cetinkaya hoca bir dersde diyorki sen kendi
kedinin mamasini verip suyunu verince tamam ben görevimi yaptim bilmem
afrikada kediler cukura düşmüş bilmem ac susuz kalmiş beni ilgilendirmez
demiyorlar ve televizyonlar afrikadaki kedinin görüntüsünüde
yayniliyorlar diyor, ilgi varki gösteriyorlar diyor. ve evet güzel amma
püf noktasi: Hz Muhammed Mekkeye ilk gidişlerinde anlaşma geregi hac
edemeyince kimse hac etmeden geri dönmek istemiyor ve annemiz dedi sen
kurbanini kes başini traş et ihramdan cik bak onlarda yapicaklardir
kendiliklerince dedi, ve sen onlara dönün demeyi birak dedi. yani faal
kaaldan daha mühim demiş oldu. yani amel sözden daha üstünmüş ve sözünü
amelinle desteklemen gerekiyor. öyleyse sen kendi kedinin yemini
verirsin o kendi kedisinin berikide kendi kedisinin yemini suyunu versin
ve herkes kapisinin önünü süpürürse mahalle temiz olur, mahelle temiz
olursa, bütün mahelleler temiz olunca şehir temiz olur, şehirler temiz
olunca memleketler temiz olur yani faal kardeşim faaal

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى

Sadakallahul Aziym Necm Suresi 39

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.

Meali:

"insan icin ancak yaptigi vardir (caliştigi kazandigi icad ettigi bulup buluşturdugu)" demedimi Allah

öyleyse bu dünyayi cennet etcekde, cehenneme cevircekde bizleriz.

ve bu pazar kadinlar günüydü



8Mart Kadınlar Günü Kutlu Olsun,

Sen Bir Kız Çocuğu Olsaydın,Sana Nasıl Davranılmasını isterdiysen, Kadınlara ve Kızlara öyle Davran.

Sen Bir Genç Kız Olsaydın, Sana Nasıl Davranılmasını isterdiysen, Kadınlara ve Kızlara öyle Davran.

Sen Bir Erkeğin Eşi Olsaydın, Sana Nasıl Davranılmasını isterdiysen, Kadınlara ve Eşine öyle Davran.

Sen Bir Evde Gelin Olsaydın, Sana Nasıl Davranılmasını isterdiysen, Kadınlara ve Gelinlere öyle Davran.

Sen Bir Gelinin veya Damadin Kaynanasi Olsaydın, Sana Nasıl
Davranılmasını isterdiysen, Kadınlara ve Kaynanalara öyle Davran.

Sen Bir Anne Olsaydın, Sana Nasıl Davranılmasını isterdiysen, Kadınlara ve Annelere öyle Davran.

Sen Bir Büyük Anne (Nine) Olsaydın, Sana Nasıl Davranılmasını
isterdiysen, Kadınlara, Kızlara, Annelere ve Ninelere öyle Davran.

Aynı Cümleleri al, ve Erkek Çocuk, Genç Deliklanlı,Koca,Damat,Baba Kayinbaba ve Dede için de kullan,

Bak hayat ne güzel o zaman.

ve Ahmak amerika ve digerleri FIRATIN altindaki ALTINLARA göz
dikmişler, ve ahmak kürtlere ve PKK ya, size özgür mezopotamya kuralim
hikayesiyle, onlari kandirip, bu acilim sacilim hikalyeleri ile FIRATI
Türkiyeden koparma hikayaleri, ve türkiyeden kopuncada gelip o ALTIN
larin üstüne abancaklar, bir avuc pkk li itde birşey yapamaycak ve
ellerinden alip gecme hikayesi bu bütün acilim sacilim hikayeleri. ve Ey
ahmak amerika sen bilgisayari icad edip buldun bunu bilirsin, ve
bilgisayarin çipinin altindan yapilmasi demek onun en iyi iletken madde
sayesinde daha hizli olmasi demekdir. ve bilgisayarin eski cipleri
altindan idi, şimdi ise carbondan icad etmeye calişiyorlar. a ahmak
amerika yeryüzü yani ardz eger kainatin en ortasindaki cekirdek ise, ve
ve insanogluna, Allah, herşeyi size musahhar kildik diyorsa, bu kainatin
cekirdegi yani cip sistemi bütün bilgisayari caliştiran ve kumanda eden
ana kart yani bellek ve cip o FIRATIN altindaki ALTINLAR ve hemde neden
firat nehirinin altinda, cünkü dogal sogutmali sistem, su sogutmali
sistem, ve sen onu yerinden alirsan, bu kainatin dünya ile irtibatini
kesmiş olursun, neden muhammed o altindan kimse almasin dedi demek
yokmu, a ahmak. sen onu yerinden koparirsan dünyayida kainattaki
yerinden kopardin demekdir, cünkü zamanin sahibi kainata o ileri git,
saga gel, sola git emrini verince o beyin ve cip eger kainata o kumutu
gönderemezse kaianatt ile dünya anlaşamaz, ve sagmi solmu derken, bir
kayaya dünya, diger kayaya güneş, diger kayaya jüpiter,.... carpar ve
kiyamet kopar a ahmak.

ve isinmak icin, ocakdaki ateşin icine giripde oturulmaz, bir
miktar mesafeden elini uzatirsin, eger dişarda sogukda bir ateş yakdinsa
isinmak icin yani. öyleyse, Mehdi zamanin imami olarak kainati
yönetirken, onun icine girip işine karişip müdahele etmen, aynen mesafe
birakmayip isinmak icin ateşin icine oturmak gibidir. ve iki allah
olursa kainat fesada ugrar ve bozulur biri a derken biride be der ve bu
kavgadan kainatin birbirine karişmasi dogar ve kiyamet olur yine. Allah
ahir zamanda bu halifelik görevini yani kainati yönetme görevini mehdiye
verdiyse, mehdinindir o görev, kim müdahele ederse bilsinki, ocagin
üstüne oturcagi gün yakindir.

ve Mehdi , Muhammed, Ahmed,Mahmud, Hamid

arapcada hepsi Hamd kelimesinin harflerinden türemişdir . ve
mehdi de hidayet ismi zatin bir uzantisidir. ve hamd demek iyiyede
kötüyde bir nevi teşekkür etmek demek, ve Mehdi yani iyisiyle kötüsüyle
senin kötü sandikllarinlada hepsiyle birlikte bir yol cizen adam
manasindadir. yani öyle Hiristiyani yahudiyi müslüman eden degil hepsi
iyisiyle kötüsüyle bir bütün ve insan olsunlar demekdir. eger bir köpek
insan gibi düşünebildigini insanlara gösteriyorsa bu mehdi kerametidir,
yani köpeklerin özünde köpeklik yatar, köpege eger kiravat takip mecilse
oturtursan, meclisde kendi dilinde havlaycagi malum degilmi. köpegi
köpek olarak kabul etmek demek, köpegin özünü bozmaman demekdir, eger
sen angut pkkli itleri, ve eşşekleri meclise oturtursan, olcagi budur
işde. tabiki itler en sonunda meclisi ele gecirmek isteycekdir. ve
yüzüklerin efendisi filminde oldugu gibi herkes yüzügü ele gecirmeye
calişiyor, amma o yüzük lanetli, onu ele geciren tahti ele gecirmek
istiyor, cünkü bu arapda olsa, tayipde olsa amerikada olsa ayni, taht
kavgasi. ve o saltanat bir yakici gömlek, ve bu ugurda dünyada savaşlar
olup canlara kiyilmakda, ve en başta o tahti saltanati ele gecirmek
isteyen şeytan aleyhillane. ve sizler bu politika ve taht kavgalari ile
işde, dünyadaki cehennemi oluşturuyorsunuz . onu öldür, bunu cal, bunu
yik , şunu döv, bunu kes, kavgasi, ve mehdi bu kavgaya son vermek icin
gelmiş olandir. Herkese kendi kainatinin sultani olursa, yani sen senin
vücüt ülkenin sultani olursan, senin taht saltanat aramana gerek yok,
sultanda sensin padişahda sen. Sabanci bilmezdi bunu belki amma, Allah
onu Rezzak olan Allah kilmiş, sen sendeki INRIYI (ALLAHI) bul sen nesin,
Allah senin özüne kendinden ne saklamiş onu bul, ve o ugurda canini bu
yola ada caliş cabala gayret et, ve rezzaksan bir gün sabanci gibi
olcagin kesin, veya şafi ismini sakladiysa bir gün dokdur hemşire veya
prof doc olcagin kesin, ve yolun sebilillah ise ölsende yeniden
dirilcegin kesin ve kesindir. yani sebillilah demek sen Alahin ruhundan
bir nebze taşiyorsan, ahmette de bir başkasi var, mehmettede bir
başkasi, ve sen dokdur isen bu yolda ahmetlere mehmetlere şifa veren
diye gayret edersen bilki yolun onlardaki Allahin ruhu icin olur, yani o
zaman yolun fi sebillilah olur yani, yolun ve amacin Allah olmuş olur.
ve Allah burda hakimdir, şurda bir mümin , şorda malikdir, şurda
rezzakdir. ve sen rezzaksan şafi olan bir dokturun da sana ihtiyaci var ,
sen şafi isen rezak olan biri hasta olunca senin elinden şifa bulmaya
muhtac. bizler gezen yürüyen, Allahin halifeleriyiz, insaniniz insan.
haşa Allah hic birşeye muhtac degildir, amma bizler onun parcasi olanlar
muhtaciz cünkü hepimiz birlikte bir bütünüz, yalniz başimiza ancak bir
parcasiyiz. Allah o yüzden biz yaptik biz dedik diye yani biz zamirini
kullanir.

Ve Casferi Sadikdan Rivayet olan bir hadise göre

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:

“Allâhü Teâlâ dünyaya şöyle emretti:



‘Ey dünya! Bana hizmet edene hizmetçi ol. Sana hizmet edene de sıkıntı ver.”

ve mehdi diyorki ey insanoglu işde cennetde burda cehhennemde
kimler cennet istiyorsa cennete layik amel ve işle zikirle iştigal etsin
kimde cehhennem istiyorsa, hakeza hakeza.

ve bir söz vardir "Çin işi Japon işi, bunu yapan iki kişi"

ve Allah yaratma sifatini bu iki kişi ile göstermekde, kendini
mümin müslüman sanan ahmak, yerken icerken giyerken calişirken
"Bismillahirrahmenirrahim" yani hem rahman hem rahim der yani "rahim
rahim rahim" der dururur, rahim ne demek, afedesiniz am demek, kadinin
ferc uzvu ve bunu derken terbiyesiz olmazda, ben rahim isminin bir başka
söylenişi olan am ve rahmanin bir başka söylenişi olan ve babadan,
veya daha kabaca, sikden yani zekerden bahsedince, terbiyesiz hoca deyip
kacip gider. lan ahmak daha düne kadar sen demiyormuydun "rahim, rahim"
yani "am am am am" ben am sik göt deyince niye garibine gidiyor aa
ahmak.

hepmizi bir sikinen am meydana getirmedimi, halik kim o zaman
ahmak, senin rabbin kim, seni kim yaratti, bir baba ile anne, rahman ve
rahim olan Allah. yarah nedir bilen gavsdir zaten dedik. Bizi anlayanlar
arifdir zaten evliya nerede

şeyh nerede arama, sen seni bilirsen evliyada sensin, şeyhde sensin zaten.

iman ile inkar sadece bir cizgidir. ister öbür tarafa gecersin
ister bu tarafa. ve peygamberlerin birinin zamaninda üc beş kişi dişinda
iman eden olmadi, cenabi mevla o peygambere buyurdu, onlara azap
edecegim, sen inananlari topla ve şehirin meydanina git, ve etrafiniza
degnekle, şöyle bir cizgi ciz ve ve o cizginin icinde durun buyurdu, ve
peygamber bunu yapti ve koptu bir kasirga ve kasirga ile o milleti ,
Allah helak etti . ve o bir cizgiye onlar öyle iman ettilerki, Allah
bizi bu cizgi ile koruyacak ve bunda kati surette şek ve şüphe yok diye.
ve Allah onlari bir cizgi ile korudumu korudu. iman bir cizgidir be
azizim, ister Allahin korumasina gir, istersen helak olup yok olanlara
gec.

ve Mehdi bunlari size bir bir aciklarken siz haala zamanin
imamindan ve onun Rabbi olan Allaha imandan yüz cevirirseniz, şeytan
sizi kazandiklarinizla kandirip hezimete ugratmak ister, ayni uhud
savaşinda kazandik sanipda peygamberin emrinden tevellev edenler
cayanlar gibi sonunda hezimete ugrayanlardan olursunuz. ve ayette
buyruldugu üzre:


أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ الَّذِينَ تَوَلَّوْاْ مِنكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ إِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ

مَا كَسَبُواْ وَلَقَدْ عَفَا اللّهُ عَنْهُمْ إِنَّ اللّهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ




Sadakallahul Aziym Al imran Suresi 155

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

İnnellezîne tevellev minkum yevmel tekal cem’âni, inne
mestezellehumuş şeytânu bi ba’di mâ kesebû, ve lekad afâllâhu anhum
innallâhe gafûrun halîm

Meali:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Eger sizden birileri o toplancagi vücuta gitmekden, cem edilip
toplancagi yerden yani ecelinden cayarsa, Allah onlari ayni şeytani
kendi kazandigi ameli ile zelil ettigi gibi zelil eder, sabredip takad
getirip dönmiyenlerede yeniden hayat ve avf ve afiyet verir. Allah en
cok bagişlayandir.

Sadakallahul Aziym Al imran Suresi 155

Ey Rabbim muhammedin urvetül vüsga ise yani güzel bir örnek ise
mehdin nedir? anlamiyor bunlar. hem iyilikde, hem kötülükde müsavi
olanlara örnek, hatadan sonra, hatasindan dönenlere örnek. ben hatasizin
diyenlerden degil, bazende hatalar yapanlara örnek.

ve muhammed Dediki: "nikah düşen bir kadinla tenhalaşmayin."
işde yusuf züleyha, işde zekeriyya meryem kissalari, yusuf züleyha ile
yalniz kaldi, ve sonunda züleyha iftira atdi, yusuf zindanlarda nerdeyse
cürüycekdi, zekeriyya ve yahya meryemin yanina tek girip cikanlardi, ve
onlarin ümmeti meryemi zekeriya hamile birakdi diye şehit ettiler. yani
zekeriya gibi peygamber, yusuf gibi peygamber olsanda, muhammd dedi
nikah düşen kadinla tenhalaşma. ya sende meyleder kendini kaybeder ve
zina edersin, şeytan fistekler ve yaptirir sana, yada şeytan tuzaga
düşürür ve ya yusuf gibi iftira ile zindana atilirsin, yahutda zekeriya
gibi boynun ucurulur.

bir de FIKIH meselesine deyincegiz, ve önceki alimler demişki:
şayet namaz kilarken örnek, dört reklatli bir namazda, beşinci rekata
kalkip, birde secde ettinse, namazini iade etmen lazim demişler, ani
yeniden kilman lazim demişler. Biz ne diyoruz: kalenin bedenleri
koyuverin gidenleri kalan saglar bizimdir.

ve mesela elma dali, fazla budak verdi diye, elma dalini söküp
yerine yenisi dikilmez, budaklarini budarsin gecersin, yani namaz iade
edilmez, sen namazinin bozulduguna degil sahih olduguna iman et yeter,
fazla bir budak cikarmiş önemli degil, bir dahikine dikat et. Belkide
sünnetinde yahut gecenki öglende bir rekat az kildin onun ödemesi oldu o
bir fazla rekat . ayni vitirin sonunda elleri kaldirip o eksik
kalanlarin iadesi gibi. iman bir cizgi sen önce iyi hakkini kullan ve
islamda kural

Arapca dilbilgisi yani Kuran dilbilgisi kurali :önce iyi olan
zikredilir sonra şer ve kötü olan, yani önce mümin sonra kafir, önce
aydinlik sonra karanlik, önce tatli sonra aci, ve eger cümle olumsuz
cümlesi ise ve "la" ile veya olumsuzluk edati ile başliyorsa o zaman
yani mesela: "La ilahe illallah" kelimei tevhid gibi önce allahlik
taslayan ahmaklar yokdur, ancak tek bir ilah olan Allah vardir. yani
yani "la" ile olumsuzlukla başlarsa, kötüler önce zikredilir. Fakat iyi
şeyler icin sag el ile yenir, yani sagdan giyilir, eve camiye sagdan
sag ayakla girilir amma tuvalete gelince soldan girilir.

Karoglanin Bahar Çağrısı 06 Mart 2015 Cuma

Hepimiz kardeşiz -
hiristiyani,yahudisi,mecusisi,müslümani,hindusu, hepimiz huzur
istiyorsak, hepimiz güzel yiyip güzel giymek istiyorsak, hepimiz iyi bir
iş iyi bir eş istiyorsak, o zaman bizleri birbirimizle kavga ettirien
nedir, herkes nasibini yer, yarin son cemre torpaga düşecek (Üsteki
tarihe dikkat ne zamandan bahsediyoruz), ve görecegiz bakalim kimler bu
bahar iman nuruna erecek, ve filizlenip yeşerip dal budak vercek, ve yaz
gelincede meyva vercek. ve kimlerde dinden cayip soguk vurcak. ey
insanlik bahar gelsin artik, hem dünyamiza hem gönüllerinize, bilinki
kavgaya mahal yok kavgaya mahal yok. artik isitin bu havalari simsicak
bir dünya, herkesin biribirni kucakladigi bir dünya, görmüyormusunuz
hayvanlar bile anladi mehdinin yaşadigni, ve birbirlerini kucakliyorlar,
siz ahmakmisinizki bunu anlamiyorsunuz, kucaklaşin, hepimizi Hz. Ademin
cocuklariyiz. geslin artik bahar ve son cemre topraga düşünce bahar
girdi demekdir ve toprakda isininca, artik gönülleerinizin bahar
yagmurlari ile filiz vermesine kaldi. haydi hidayete, haydi dogru bir
istikamete, ahir zamanin imamini bulmaya,Mehdiyi bulmaya, onunla hakka
vasil olmaya. yaşasin bahar yaşasin ve yeşersin islam ve muhammed, ve
yeni muhammed fitratli bebeler,

Bahariniz mübarek olsun ey Mehdi Cemaati,

Geçen Mevsim Kış Mevsimiydi ve Kış Mevsiminin babasi isa
efendimizdir 1.1.1 dogumlu yani kainatta ona verilen yasa ve kural
incilde gectigi gibi: göze göz, dişe diş, yani bana tokat atana, bende
hem tokat hemde tekme atarim yasasi, ve bu geride kaldi, ve yarin bahara
adim atacagiz ve bize kainat kitabinda bahar mevsimine girmemiz icin
uymamiz gereken kural, önce yaptigimiz hatalardan pişman olup vicdan
ateşini yakmak, ve keşke şu hatayida yapmasaydim, keşke dövmeseydim,
keşke sövmeseydim deyip vicdanini caliştirmak, ve vicdan ateşi yaninca,
ondan sonra gözyaşi yagmurlari ile tövbe sabunu ile yikanmak ve
günahlarina tövbe etmek. ve ayet ile sabittir ve bundan sonrada

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَأَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِّنَ
اللَّيْلِ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّئَاتِ ذَلِكَ ذِكْرَى
لِلذَّاكِرِينَ


Esteuzubillah

Ve ekımis salâte tarafeyin nehâri ve zulefen minel leyl(leyli),
innel hasenâti yuzhibnes seyyiât(seyyiâti), zâlike zikrâ liz zâkirîn

Sadakallahul aziym. (Hud suresi 114)

Baharda uyulmasi gereken genel kural:

Kötülükleri iyiliklerle savma zamani, günahlari sevaplarla silme
zamani, yani ellerimizi sabunla yikama, gönüllerimizi tövbe ile yikama
zamani

Bahariniz mübarek olsun ey Mehdi Cemaati

Rabbim inanan mümin kullarini, ve mehdi cemaatini, iyiyi dogruyu ayirt eden kullarindan eylesin.

Amiyn



Elfatiha maassalavat.

Yeryüzüne Sonunda Salih Kullar Hakim Olacak (Kar©glanin 03.03.2015 Vaazi)

Yeryüzüne Sonunda Salih Kullar Hakim Olacak

(Kar©glanin 03.03.2015 Vaazi)

3 Mart 2015 Salı



أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَلَقَدْ كَتَبْنَا فِي الزَّبُورِ مِنْ بَعْدِ الذِّكْرِ اَنَّ الْاَرْضَ يَرِثُهَا عِبَادِيَ الصَّالِحُونَ


Sadakallahul Aziym Enbiya Suresi 105

OKUNUŞU:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Ve lekad ketebnâ fîz zebûri min ba’diz zikri ennel arda yerisuhâ ıbâdiyes sâlihûn.

Sadakallahul Aziym Suresi

MEALi:

Euzubillahimineşşeytanirracim

Bismillahirrahmenirrahim

Buna inanamayan ahmaklar baksinki , Biz Kurandan başka Zeburdada Yeryüzüne sonunda Salih kullarin hakim olacigini yazmişdik.

Allahümme salli ala Muhammed ve Mehdi ve ibadiyes Salihiyn.

Yolculuğumuza başlıyoruz.

Tayyib birden mekkeye gitdi medineye gitdi umre yapti hikayaleri okunuverdi .

Muhammed Mustafa kabrinin yan tarafi icin cennet bahcesi dedi
(Ravzai Mutahhare-Yani Temiz bahce) ve eger şeytan cennete girmenin
yolunu cennetin kapisinin bekcisi ridvani kandirip bulduysa ve Hz. Ademi
kovdurduysa, Muhammedin cennet bahcesi dedigi yere bu illuminat
mikrobunu sokan arap fellahlar yarin ruzu mahşerde kalkdiklarinda aynen
cennet bekcisi ridvanin sürüngen yilana döndügü gibi sürünür vaziyette
kalksinlar inşallah. ve bunlar hepsi anlaşmali şirketler, şiracinin
şahidi bozaci ve alttaki resimde görüldügü gibi illumniati örgütünün
arabistandaki şubeleri ve üyeleri bunlar. yani mekkeye gitdi umre yapti
hikayeleri bizi irgilamaz, eger sen bir illuminati köpegiysen ve senin
başinda oturan 33. derceden mason makaminda kör deccal ve onun icine
giren ve yöneten, Hz. ismailin, bir gözünü kör ettgigi kör şeytan ise,
şaşman senin cennete kacak girmene, ve o şeytan cennete sizmanin yolunu
daha öncede bulmuşdu ve girmişdi. bulmuşsunuzdur bir yilan daha,
kicindan girip cennete gecilcek bir sürüngen daha . O arap fellahin,
Allah cezasini versin inşallah, cennete mikrop sokulmaycagini anlamayan,
yani kafir sokulmaycagini anlamayan ahmak. Taa adem zamaninda,mikrop
şeytanin, cennete yani cenneti asliyeye girmesine yasak vardi, oraya
cennete girme yasagi. ve girdi bir defa, ve böylece cennetin altini
üstüne getirdi, Ademle havvayi, Allaha isyan ettirdi , ve cennnette
bozguncuk cikardi, ve ademi havvayi kandirdi, aa ahmak arap, muhammedin
cennetine sen bu illuminati köpegi kafir mikrobu ne diye sokarsin
bilmezmisin medinede makkede bundan sonra sarsilir artik, o cennete
mikrop bir kere girmiş olmaya göre yani, ayni okulda birinin grip
olunca bütün sinifa grip bulaştirmasi gibi yani, bekleyelim görelim
mevla ne göstercek bunun sonunda.



illimunati grubunca karşilama

















Angut kürtler bile bilir , bir şeyhin yanindan bir sultanin
yanindan ona sirtini dönmeden cilkilcagini, ve geri giderken sirtini
dönmeyip, taa kapiya kadar geri geri giderler, aaa ahmak, ya sen, eger
bu fotograf montaj degilse, ben cikaramadim, burasi mescidi Nebevinin
neresi, hem muhammedin kabirlerinin önü resimi, hem yeni resimde kabirin
önünde gergi var o yok, hemde eski resimi kolaj yapmişlar, ve o duvar
nerede allah aşkina, mescdi nebevinin neresi burasi, şayet mescidi
nebevide, Muhammedin önünde, kibleye dönüpte dua etdi hikayesiyse, cok
ahmakca fotografi photoshoplayanin cahilligi, din biligisinin az oluşu
seni ele veriyor. ve senin kör cahil dinsiz oldugun ortada, muhammede
kıçının dönülmeycegini bilmyen ahmaksin demekdir. Allah ile muhammedin
arasinda başka kimse olamaz, mirac edip onunla yegane görüşen
muhammedin önüne gecipde kibleye dogru dönüp dua ederek muhammedi ardina
almiş olursun, sen kimsinde muhammedi ardina alcan, taaa sidretül
müntehayida koyup gecip, Allaha yörüyvercen, aa ahmak illuminati köpegi.



vay başima gelenler, hacca artik böylemi gidiliyor, Başağaçlı
Fadime teyzemin ineğini sığıra katmaya giderken giyip takiverdigi
şalvari ve cemberiylemi, hacca umreye gidiliyor artik. ben buna inanmam
be tayyyip, senin cokca şakşakci enayilerin var amma, ben onlardan
degilin. bizim milletimiz hacca gitmeden aylarca önce hac elbisesi
dikdirir be, yemedim ben bunu, yiyen enayiler vardir tabiki.

evet yeni trend başlatiyor tayyip. 2015 Mode Trendi artik hacca böyle gidilcek herhalde .

ve son nokta bu kadar resim cekenin vardida hani hicmi tweet
etmedi bu umreciler be tayyip, tabi bizden bu resim ve vaazdan sonra
yeni tweetler gelcekdir, artik bildin ya acigini.





Ve Rabbim başta yazdigimiz ayette yeryüzüne en sonunda
illuminati ve mason grubu hakim olcak demiyor be tayyip illuminati
köpegi. Rabbim diyorki Yeryüzüne Allahin salih kullari hakim olcak
diyor. seni yaniltan yer, kafirlerle birlik olupda, birde zafer
kazancagini, dünyaya hakim olcagini zennetmek, bu ayet mehdiye
atfedilmiş ayettir, ve mehdi ve grubunca dünya hakimeyeti kurulcak, her
ne kadar israil ve mason ve illuminati köpekleri dünya hakimeyetini ele
gecirmeye calişsalarda bütün cabalari boşa cikcak. ve bu ayet kuranda
21. sure yani 21. yüzyila atfediliyor ve 105 inci ayet yani 15 sene
sonra yani 2015 demek ve 2015 inde; kuranin 331. sayFasi senenin 331
günü gecince dünya hakimiyeti mehdinin eline gecmiş olcak bile. sen
masonlara selam söyle bizden, varsa mehdinin elinden dünya hakimeyetini
alcak bir yigitleri, ciksin karşisina, en son olcak olan, vuku bulmasi
gereken o kesme hadisesi ve sonunda mehdinin tüm hakimeyeti ele
gecirmesi vuku bulcak demekdir. selam söyle selam sen.

Sizler ey Ahir zaman insanligi ve kendine müslümanin diyenler
grubu, Eger ondan (Mehdiden) yüz ceviriseniz, Allah sizin yerinize,
Kafirleri Muhtedin edip, sizin yerinize onlari, onun arkasinda
muhtedinler ve iman edenler cemaati yapicakdir. Ahir zaman büyük mehdi
kerameti vuku bulcakdir.

Fein tevellev, hasbiyallahu, la ilahe illa, hüve tevekkeltü, vehüve rabbül arşil aziym.

Ve yukardaki resimde elini kaldirmiş tayyip ve elinde sanki M
yaziyor yani sag elinde arapca seksensekiz yaziyor gibi
photoshoplamişlar, halbuki senin ismin Muhammed Tayyip degil o isimde
birisi yokki, Mohammed tayyib var amma senin ismin muhammed degilki,
muhammedin soyundanda degilsin ki, sag elinde Muhammedin ve Mehdinin M
si ve ya 88 yazsin, ve mehdinin en son resimlerinden birisini alip onun
elinin icini ona photoshoplamişlar ve mehdinin sag elinde 88 yazar
arapca yani 1988 de göreve başlar ve arapca 88 birbirine gecik vaziyete
yazinca Muhammedin M si gibidir yahut mehdinin M si gibidir. o görev
sahibi ve gercek muhammed soyundan gelen mehdinin sag elinde 88 yazar,
ahmak idiyot, sen kimsin, soyun nede, senin elinde hemde sag elinde 88
yazcak. sahte mehdilerin sol elinde yaziyor olabilir Allahu alem.

senin soyun:

ALINTI:



RECEP TAYYİP ERDOĞAN KİMDİR. ?

Türkiye’de kökenleri en çok merak edilen, araştırılan ve

önyargılarla yorumlanan suçlanan bir kişi: Recep Tayyip

ERDOĞAN'ın Rum, Ermeni, Gürcü, Yahudi asıllı olduğu

hakkındaki görüşler yoğundur.

Kurtuluş yıllarında yani 1918 yılında İşgal kuvvetlerinin

işgaliyle birlikte TRABZON ve RİZE civarında RUMPONTUS

hükümdarlığı kuruldu. BAĞIMSIZLIK ilan ettiler. Üç yıl

kadar BAĞIMSIZ DEVLET olarak yaşadılar. POTAMYA

denilen bölgede buraya dahildi. 1922 Yılına kadarda

kendini yönetti. Devlete vergi yi kestiler ve OSMANLI'ya

askere gitmeme kararı aldılar. Ülke işgal den kurtulduktan

sonra ATATÜRK'ün emriyle HAMİDİYE savaş gemisi

denizden buraları bombaladı karadanda kuşatıldı

RUMPONTUS hükümdarlığı yıkıldı. Bu tarihi gelişmenin

doğal sonucu olarak Bizans Pontus Rumlarının

“POTAMYA” adını verdiği bölgenin adı Türkleştirme

hareketi sonrası adı GÜNEYSU oldu.

Osmanlı Arşiv araştırmacısı ve uzman Muhammed Safi’nin

Osmanlı Arşivinde bulduğu 1850 tarihli Rize Tahrir-i Öşür

defteri bu konuda ayrıntılı bilgiler vermektedir. Osmanlı

yönetimine bağlı memurlar acil askeri ihtiyaçlardan dolayı

Rize köylerini dolaşarak mahalle ve köylerde hanelere

uğrayarak isimleri deftere yazdılar. Aynı defter içinde

Ozamanki adı POTAMYA nın “Karye-i Pulihoz Kaluharaf”

köyü başlığı altında yazılanlar günümüzde Güneysu ilçesi

Dumankaya köyünde yaşayanlardır.

Dumankaya köyü de R.T. ERDOĞAN’ın ve atalarının

köyüdür. R. T. ERDOĞAN’ın nüfus kayıtlarında BABA

Sülalesinin RUM kökenli HIRISTİYAN BAGATA lı Eşkiya

MEMİŞ sülalesinden olduğu, ve baba tarafının isimleri

genelde RUMCA olduğu sabittir

(R.T.ERDOĞAN'ın dedesinin adı TEYUP gibi). ANNE

SÜLALESİNİN İSE GÜRCİSTAN BATUM CİVARINDAN

GELME MUSEVİ bir aile'den geldiği ve ANNE tarafında

Havuli, Farfuli ve Fatuli gibi gürcüce isimlere rastlanıldığı.

’Ahmet ve Yunus ERDOĞAN’ın ana adı Havuli'dir. R.T

ERDOĞAN'ın annesi olan Vesile ERDOĞAN’ın ana adı

Fatuli’dir. FATULİ ERDOGAN’ın ana adı Farfuli'dir. Bu

köyün 1800 yıllarında tamamı hıristiyan iken 1900 lü

yılların başında köyün inanç durumu yarısı müslüman

yarısı hıristiyandı .

R.T.ERDOĞAN'ın ana dili RUMCA'dır. Zira 6 kasım 2002

tarihinde Yunan Başbakanı SİMİTİS le 2 saat. başbaşa

Müşterek bildikleri tek lisan anadilleri RUMCA ile görüştün.

SEN YUNANİSTAN'A TÜRKİYE'NİN BAŞBAKANI SIFATIYLA

GİTTİN. NEDEN TERCÜMANSIZ VE KRİPTOSUZ 2 SAAT

BAŞBAŞA GÖRÜŞTÜN. NEYİ PAZARLIK ETTİN. ???

ANADİLİNİN RUMCVA OLDUĞUNU NEDEN NİÇİN

SAKLIYORSUN.

R. T . ERDOĞAN'IN TÜRK'LÜKLE ANADAN VE BABADAN

ASLA BİR İLİŞİĞİ YOKTUR. KAN BAĞI YOKTUR. ANA

TARAFINDAN YAHUDİ KÖKENLİ GÜRCİSTANLIDIR. BABA

TARAFINDAN PONTUSLU RUM DUR. TÜRKİYE

CUMHURİYETİ'NE SADECE VATANDAŞLIK BAĞI VARDIR.

R.T. ERDOĞAN'ın. Eşi EMİNE ERDOĞAN Siirt'li ARAP

soyundandır. R.T.ERDOĞAN'ın Çocuklarının dahi TÜRK'lük

ille bir illiyet ve kan bağı yoktur. Sadece vatandaşlık

bağları vardır..

11 AĞUSTOS 2004 tarihinde GÜRCİSTAN ziyaretinde

GÜRCÜ olduklarını ve GÜRCİSTAN dan RİZE'ye göç

ettiklerini söylemiş isede 2007 yılında NTV de katıldığı bir

programda TÜRK olduklarını söylemiştir.

16 nisan 2011 tarihinde GÜNEYSU ilçesine gittiğinde

kendisini RUMCA POTAMYAYA HOŞGELDİN diye

karşıladıkları halde itiraz etmememiştir.. hoşlanmıştır..






ey illuminati köpekleri sizler birşeyler duymuşsunuz heberini
almişsiniz amma siz ic ice iki ücgen yaparsiniz, yani sizin yildiziniz
ic ice iki ücgen, mehdi yildizi ise yanyana iki ücgen, mehdi simgesi
Logosu, yanyana iki ücgen, yani hemde alt cizgisi olmayan ücgen yani
arapca 88 yani yan yana bir Ters V ve bir tene de1



Bun yukardaki Hak Tealanin mehdi icin cizdigi hak ve gercek mehdi logosu



Bu alttakide Tayyip ahmaginin logosu



güya muhammed yaziyormuş logoda altinda erdogan yaziyor .
muhammed yazmiyor zaten , hem" Mh" hemde erdoganmi kancik doganmi vatani
bayragi koyup kacan kancik doganmi şahinmi artik bilmiyoz gariminen.

ve Tayyibin soyu yahudi ve hiristiyan karişimi
israilogullarindansa o zaman yine olmaz, Gercek mehdi olamaz cünkü,
Gercek Mehdi, Muhammed soyu yani ismailogullarindan olcakdir.

Zaten isa ise mehdinin gecmişe gidip isa olarak dogdugu
versiy